TV İZLE

Canlı TV'ler burada...

Aromaterapi, Fitness ve Beslenme: Doğal Yağlarla Bütüncül Sağlık Rehberi

Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!

BYD HAN | Test Sürüşü

BYD HAN 3.9s | Avrupalı Premium otomobillere kafa tutar mı?

En Seksi Voleybol Frikikleri

Birbirinden seksi voleybolcular plajda ve salonlarda ter dökerken zaman zaman da verdikleri frikiklerle yürek hoplatıyorlar…

TV’de Spor Ekranı

TV’de Spor Ekranı ile TV'de canlı spor yayınları ve canlı maçlar hangi kanalda öğrenin.

UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri

2024-2025 UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri TRT farkı ile burada...

Vodafone Sultanlar Ligi'nde biten transferler (2026-2027 sezonu)

Vodafone Sultanlar Ligi ekipleri, 2026-2027 sezonu öncesi kadrolarına takviye yapıyor. İşte şu ana kadar biten transferler...

UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri

UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri​ TRT farkı ile burada ...

UEFA Avrupa Ligi Maç Özetleri

UEFA Avrupa Ligi​ Maç Özetleri TRT farkı ile burada...

özel açıklamalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özel açıklamalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2024 Salı

Aykut Kocaman, Oğuz Çetin ve Rıdvan Dilmen HT Spor'da! (Full Video | 22 Ekim 2024)

3 Büyük Efsane Fenerbahçe'yi Konuştu! - HT Spor

Rıdvan Dilmen, Aykut Kocaman ve Oğuz Çetin HT Spor'da!


8 Ekim 2024 Salı

Fatih Terim, Mustafa Denizli ve Şenol Güneş Konuşuyor - İzmir Spor Zirvesi 2024 (Full Video)

Fatih Terim, Mustafa Denizli ve Şenol Güneş Şansal Büyük'a moderatörlüğünde İzmir Spor Zirvesi 2024'te bir araya geldiler.


İzmir Spor Zirvesi 2024

2 Haziran 2021 Çarşamba

"Ersin ve Rıdvan’a teklifler var"

Beşiktaş’ta Başkan Ahmet Nur Çebi, yeni sezon planlamaları, transfer çalışmaları, borç yapılandırmaları gibi birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Süper Lig’de 2020-2021 sezonunu şampiyon olarak tamamlayan, bunun yanında Türkiye Kupası’nı da müzesine götüren ve gelecek sezon Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edecek olan Beşiktaş’ta Başkan Ahmet Nur Çebi, İhlas Haber Ajansı’na önemli açıklamalarda bulundu. Geçmiş sezon değerlendirmesi, yeni sezon planlamaları, transfer çalışmaları, borç yapılandırmaları gibi birçok konuda konuşan Çebi, TFF Tahkim Kurulu’nun siyah-beyazlıların eski teknik direktörü Abdullah Avcı'ya 17 milyon 130 bin TL fesih tazminatı ödenmesine ilişkin verdiği kararı da değerlendirdi.

“Yalnızlığımızı birbirimize sahip çıkarak gidermeyi başardık”

Sıkıntılı bir süreci geride bırakıp başarılara ulaştıklarının altını çizerek sözlerine başlayan Ahmet Nur Çebi, “Zor bir dönemdi, pandeminin olduğu bir dönemdi. Geldiğimizde ekonomik olarak kulübün çok büyük sıkıntılı olduğu bir dönemdi. Maalesef bu ekonomik krizle biz bu işi nasıl yapabiliriz diye konuşurken, tedbir ararken birdenbire önümüze bir de ikincisi, bir pandemi geldi. Pandemi zaten malum yani şirketlerin, sponsorlarınızın bile sıkıntı yaşadığı bir süreç. Artı seyirci yok, taraftar yok, herkes uzaklaşmış bir vaziyette. Biraz kendimizi yalnız hissettik açıkçası. O günkü duygu öyleydi. Ama o yalnızlığı sadece birbirimize sarılarak, futbolcu ailemizle, sporcularımızla, hocalarımızla, teknik kadromuzla birbirimize sarılarak aşmayı başardık. Yalnızlığımızı birbirimize sahip çıkarak, destek vererek gidermeyi başardık. Bence işin sırrı buydu” ifadelerini kullandı.

Siyah-beyazlıların başkanı, sezonun kırılma maçı olarak Fenerbahçe karşılaşmasını gördüğünü aktardı ve şu cümlelere yer verdi:

“Benim için çok önemli olan, yani bu işin virajını döndüğümüzü hissettiğim maç Fenerbahçe Stadı'nda 10 kişi kalarak 4-3 yendiğimiz maçtı” dedi.

“Belki sezon başlamadan taraftarla buluştuğumuz bir gün olur”

Korona virüs pandemisinin etkilerinin azalması halinde şampiyonluk kutlamaları için taraftarla buluşmayı istediklerini de sözlerine ekleyen Çebi, “Yani ertesi gün hayat devam ediyordu ve Beşiktaş'ın sorunları, çözülmesi gereken konuları vardı. Değişen bir şey yoktu yani hatta daha da artarak gelmeye başladı. Bir taraftan tebrik edenler, bir taraftan insanların telefonlarına yetişmek, çıkmak ve en önemlisi bir de tabii o süre içerisinde çok çabuk süratle kupa törenine hazırlanmamız gerekti ve İstanbul'da değildik. Maalesef İzmir’deydik. Maalesef derken yani uzaklık anlamında, İstanbul'da olabilseydik belki kupa törenine daha sağlıklı hazırlanabilirdik. O da bizi biraz yordu. Çünkü arkasından kupa maçı var diye buraya gelemedik, bekledik orada. Onu da alıp gelelim, ikisini beraber diye. Fakat buradaki kupa törenindeki uygulamalarımızda biraz aksaklıklara sebebiyet verdik. Çünkü kendimizi buraya çok veremedik. Onun için buradan tüm taraftardan, camiamdan özür diliyorum. Onları bu işin içerisine dahil etmekte sıkıntı çektik. Ama bu işin sağlıklı olmamasının, bizim istediğimiz gibi camiamızla birleşemememizin nedeni aslında pandemi. Çünkü tekne kaldıracağız, futbolcularımızı getireceğiz, maviliklere süreceğiz. Bu bizim için bir ritüel. Bunun için ben İçişleri Bakanlığı'nı defalarca aradım. Vali Bey'i defalarca aradım. Onun için buradan her ikisine de canıgönülden çok teşekkür ediyorum. Yani ekonomik olarak önümüzü açan Cumhurbaşkanımız vardı. Ona da defalarca teşekkür ettim ama bu ritüel de çok önemliydi bizim için. İçişleri Bakanımız ve Valimize de binlerce kere teşekkür ediyorum. Bu Beşiktaşlıların en tabii hakkıdır, bu ritüel. Bunu size bizim yaşatmamız söz konusu olmaması gerekir diyerek, nezaketle bunu yaptı ama vakit çok geç olmuştu. Sadece tekneleri kaldırabildik. O ritüeli yaşattık ama burada davet edemediklerimiz oldu. Adetimizi çok sınırlı tuttular kutlamada, 300-500 yüz kişiyi geçmeyin dediler. Eski yöneticilerimizi çağıramadık. Eski kurul üyelerimizi çağıramadık, taraftarımızı içeriye alamadık falan. Ama elimizden geldiği kadar en kısa sürede belki sezon başlamadan pandemi biraz daha yumuşarsa inşallah taraftarla buluştuğumuzda bir gün olur inşallah diye bekliyoruz, sezon başlamadan” diye konuştu.

“Montero, Mensah ve Cenk’in yerine transferler düşünüyoruz”

Başkan Ahmet Nur Çebi, şampiyon kadroyu bozmak istemediklerini vurguladı. Belli mevkilere transfer düşündüklerini ancak daha önce belirttiği gibi popülist davranmayacağını söyleyen Çebi, şöyle devam etti:

“Şimdi transfer çalışmaları daha henüz fiili görüşmeler başlamadı ama bizim kendi çalışmalarımız yaklaşık 1 seneden beri scaoutla, hocalarımızla görüş alışverişi oluşturduğumuz kafamızda isimler var. Tablolar, mevcut gidecek olanlar var, gitmemesini istediklerimiz var. Hep söylüyorum; benim gayem ve arzum şu an çifte kupayla kapattığımız kadroyla, teknik kadroyla, idari personelle ve futbolcularımla yola devam etmek istiyorum, 1-2 takviye yaparak. Özellikle eğer başarabilirsem, sadece stoper konusunda gidecek Montero’nun yerine bir arkadaş. Mensah'ın yerine bir transfer. Bir de sakatlanan Cenk kardeşimizin yerini tamamlayacak iyi bir santrforla yolumuza devam etmek istiyoruz. Ama bu benim popülist davranmayacağım söylemimden beni geri bırakmayacak, değişmeyecek yani. Her bir şekilde biz doğru olanı yapacağız ve ekonomik anlamda da başarılı olmak zorundayız. Aksi halde her zaman söylüyorum, maaşını zamanında veremediğiniz futbolcuların, iki ay sonra yeni kurallara göre kontratlarını feshetme hakları var. Bu ne kadar tehlikeli biliyor musunuz? Yani iki ay parasını vermediniz, 3 milyon, 5 milyon kontrat yaptınız iki yıllık, üç yıllık. Adam bir yerde 1 milyon Euro’ya oynarsa aradaki farkı gelip sizden iki yıllık, üç yıllık, 3 milyon, 5 milyon, 10 milyon Euro tazminat alabilir. Yani getirdiniz, uçakta fotoğrafları verdiniz. Yer yerinden oynadı. Sonra parasını bulup ödeyemediniz. Ekonomi ortada, borçlar ortada. O zaman da kulübe çok büyük zarar vermiş olursunuz. Bütün mesele başarıyı sağlıklı bir yapıyla gerçekleştirebilmek. Yoksa geçici olarak kazandığınız başarılar üç ayda 3 tane maç, 5 tane maç, 10 tane maç almakla bu işler çözülmüyor. Bu işin sürekliliği çok önemli.”

“Ersin’e, Rıdvan’a teklifler var”
Bu sezon gösterdikleri performansla büyük beğeni toplayan Ersin Destanoğlu ve Rıdvan Yılmaz’ın transferin gözde isimleri olduğunu dile getiren Başkan Çebi, “Ersin'e, Rıdvan'a hepsine çok teklif geliyor. Bunlar da bizi gururlandırıyor. Bu çocukların yetişmesine katkı veren hocalarıma da buradan çok teşekkür ediyorum. Altyapıdan gelen, üstyapıda da bunlara oynama şansı veren teknik direktörümüze de çok teşekkür ediyorum. Bu çocuklara talep var. Yalnız bu çocuklarla biraz daha devam etmeyi ben tercih ediyorum, şahsen benim tercihim bu. Ama çok önemli rakamlar yakaladığımız zaman da Beşiktaş'ın menfaati için gitmelerine müsaade edebiliriz ama şu anda kafamdaki tablo kalmaları” şeklinde konuştu.

“Görüşmelere bu pazartesi itibariyle başladık”

Ghezzal, Rosier ve Aboubakar’ın gelecek sezon takımla devam edip etmeyecekleriyle alakalı bir soruyu siyah-beyazlı kulübün başkanı, şu şekilde cevaplandırdı:

“Hepsiyle ilgili biz görüşmelerimize bu pazartesi gününden itibaren yeni başladık. Çünkü herkesin bir dinlenmeye, nefes almaya ihtiyacı vardı. Herkes ülkelerine gitti ve bu çocuklarımızın bir de şu anda öyle veya böyle kendi ülkelerinde milli takımların içerisinde vazifeleri var, yerine getirmeleri gereken görevleri var. Çok da kafalarının karışmaması lazım. Acelemiz yok, önümüzde kampa kadar 1 aylık bir süre var. Sakin ve sessiz yapılabilecek her transfer bir de popülist davranmıyorsanız, iyi de araştırmışsanız sağlıklı sonuçlara sebebiyet verecektir.”

“Hocamız uygun olduğu zaman görüşürüz”

Beşiktaş’la olan sözleşmesi sona eren Teknik Direktör Sergen Yalçın’ın bir dinlenme sürecinden geçtiğini ancak yeni mukavele için her iki tarafa da uygun bir zamanda oturup konuşacaklarını ifade eden Çebi, “Son zamanlarda evet yani beni de üzen şeyler okuyorum, duyuyorum, özellikle sosyal medyada. Bir defa şunu söylemek istiyorum; taraftar benim için çok kıymetli. Zaten onlardan uzak kaldığımızı hep vurguladım. Yani bir başkanlık yaptım, tadını tuzunu onlar olmadığı için çok alabildiğimi düşünmüyorum, bir tat alamadım. Ancak şunu da bilmelerini istiyorum ki ben yapılan yorumları okurum ama bildiğimi de okumaya devam ederim. Yani orada yazılanlarla, orada çizilenlerle bir karar almayacağımı, çok sağlıklı, sık eleyip sık dokuyacağımı ve bunları da Beşiktaş için yapacağımı, popülist davranmayacağımı taraftarıma buradan bir kere daha söylemek istiyorum. Bu meyanda hocayla ilgili görüşüm baştan beri belli. O konuda bir santim değişiklik yok. Hocamız da futbolcularımız gibi yorgun bir sezon geçirdi. Çok da kolay değildi. Dinlenme ihtiyacı olan süreçte dinleniyor. Kendisi uygun olduğu zaman, biz de uygun olduğumuz bir tarihte hocamızla görüşürüz. Şu anda sanki ara verilmiş gibi gözüken bir olay, aslında verilmedi. Sadece kağıt üzerinde bir şeylerin yapılması gerekiyorsa onları da yaparız” dedi.

“Sergen hocayı gündemimize getiren Mesut Urgancılar’dır”

Ahmet Nur Çebi, Beşiktaş Genel Sekreteri ve İcra Kurulu Başkanı Mesut Urgancılar’ın, Sergen Yalçın’ı takımın başında istemediğine yönelik çıkan haberlere de açıklık getirdi. Bunların gerçeği yansıtmadığını söyleyen Çebi, “Çalışan profesyonellerimizle ilgili bazı şeyler var, yazılanlar var. O orada kalmalı, bu buraya gitmeli falan... Başkan şimdi benim, müsaade etsinler, bu kararları ben vereceğim. Kimin nerede, ne kadar faydalı olacağını benden daha iyi şu anda kimse bilemez. Onun için taraftardan, sosyal medyada yazan, çizenlerden rica ediyorum. Onu oraya koyun, bu burada kalsın gibi söylemlerle lütfen gelmesinler. Kendilerini de yormasınlar. Çok garibime giden bir şey var. Mesut Urgancılar benim genel sekreterim. Geldiği günden beri kulübün her türlü hizmetine koşmuş, genel sekreterlik vazifelerini dört dörtlük yapmaya çalışmış bir yöneticim. Benim için çok da değerli. Sergen hocayla ilgili onun, onu istemediği şeklinde söylemler var. Ben net bir şekilde söylüyorum; bizim yönetim kurulumuz da hocanın gelmesine muhalif olan hiç kimse yoktu. Hepsi de destek oldular ve zaten karşılığını da hocamızdan aldık, gördük. Yöneticilerimizden Mesut Urgancılar, net bir şekilde söyleyebilirim ki benim sportif danışmanım. İbrahim Altınsay’la beraber Sergen hocayı gündemimize getiren Mesut Urgancılar’dır. Dolayısıyla o, onu istemediği gibi söylemler tamamıyla bu yönetime zarar vermek adına başkaları tarafından planlanmış oyunlardır. Biz bu oyunlara gelmeyeceğiz” diye konuştu.

“Federasyondan hoşgörülü davranılmasını talep edeceğiz”

Harcama limitleri konusunda kendilerine hoşgörülü davranılması için önümüzdeki günlerde Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) yetkilileriyle görüşeceklerini aktaran Başkan Çebi, “Borçları düşünmemeniz mümkün değil ki. 3.5 milyar borcunuz var. Yüzde 20 de faiz, 700 milyon TL her sene faiz yükü gelecek bir kulüp var. Bütün mesele bunların şu anda kulübümüzün yaşayacak şekilde yapılandırılması söz konusu oldu. Onun için de tekrar tekrar Cumhurbaşkanımıza yolumuzu açtığı için teşekkür ediyorum. O günkü Maliye Bakanımız Berat Albayrak'a buradan gerçekten içtenlikle teşekkür ediyorum. Banka genel müdürlerine, Ziraat Bankası'nın, Halk Bankası'nın, Deniz Bank’ın ve onların yanında çalışan çok değerli kadrosundaki arkadaşlarımızın verdiği katkılarla bugün önümüz açılmış bir şekilde burada sportif faaliyetlerimizi sürdürebilmiş bir Beşiktaş var. Bundan sonra da bunu eğer o kurallara uyar isek yaşama şansımız olacak. Süre 10, 12 seneye yayılmıştır. 4-5 seneden bu bize nefes aldırmıştır. Bu rahat nefes değil. Bu kulüpler uzun yıllarca rahat nefes almayacaklar, ekonomik anlamda. Bunu buradan söyleyebilirim. Dolayısıyla yapılacak transferlerde bankaların önümüze koyduğu ki haklarıdır ve federasyonun da önümüze koyduğu bir limit durumumuz var. Bunları bir, iki gün içerisinde federasyonla gidip konuşarak ülke puanına katkı da vermemiz adına biraz bize hoşgörüyle davranılmasını talep edeceğiz. Aksi halde mevcut limitlerle mevcut kadroyu bile ayakta tutamıyoruz. Bunu taraftarın da bilmesi gerekir. Onun için de ifade ediyorum ki bilsinler. Bilmedikleri zaman haklı olarak başka türlü hesap kitap yapıyorlar. Ama şunu da bilsinler ki geçen sene hiçbir şey yapamayacak dedikleri kadro, son dakikada motosikletle tescili yapılmış olan Ghezzal ve diğer futbolcularımızla biz başarıyı kucakladık. Her şey pahalı futbolcuyla olmuyor. Olsaydı, çok şey olurdu. Evet, artı bir sorumluluğumuz daha var bizim. Ülke puanını yükseltebilmek için Avrupa kupalarında başarılı olmamız gerekiyor. Ona da yakışır bir şekilde transferlere oturtmayı tercih ediyoruz, planlıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Abdullah Avcı ile anlaşamazsak hakkımızı aramaya devam edeceğiz”

Siyah-beyazlıların, eski teknik direktörü Abdullah Avcı'ya 17 milyon 130 bin TL fesih tazminatı ödenmesine TFF Tahkim Kurulu’nun verdiği karara da değinen Çebi, “Unutuluyor, biz hocamızla konuştuğumuzda anlaşalım hocam madem dediğimizde, yani gitmeyi bile düşündüğünü ifade etmemesine rağmen çok da buraya katkı veremeyeceğini ifade edecek kadar dürüst olan Abdullah Avcı'nın bana verdiği ifade şuydu; ‘Başkanım ben para konuşmam. Zaten kontratımda yazıyor. Ben de iyi bir hocayım Türkiye'de. Birkaç ay sonra muhakkak iş bulacağım. Dolayısıyla iş bulunana kadarki ücretimi almam, kontratta yazıyor. Böyle yapalım’ dedi. Ben de o şekilde buna tamam dedim ama bugün 12 milyon TL maaştan, 6 milyon TL'ye Trabzon’da hocalık yapıyorsanız o zaman bir şey sorgulanır. Ya 12 milyon yanlıştı ya da orada aldığınız 6 milyon yanlış. Hangisi doğru? Evet mahkemede bunlara bakmayabilirler. Kağıt üzerinde yazılan kontratlar önemlidir ama insanların beyinleri bu soruyu sorar. Ben de diyorum ki hocamız her ne kadar bunu kazanmış dahi olsa, ben inanıyorum ki bu camialar yarın birbirleriyle, hocalarıyla kucaklaşabilirler. Dolayısıyla hocamızın bu konuda halen daha fedakarlık yapma ümidi bende var. Çünkü kendisinden ben o vicdanı ve adaleti gözlerinde gördüm. Ama belki hukuki mücadele vermiştir. Belki avukatı o şekilde getirmiştir. Ancak şunu söylemek istiyorum ki eğer herhangi bir şekilde uzlaşamazsak, ben yine uzlaşma taraftarıyım. Uzlaşamazsak mahkeme uzun yıllar devam edecek. Yani UÇK ve Tahkim Kurulu’nun vermiş olduğu kararları teminat mektubu vererek, diğer yargıya taşımayı planlıyoruz ve orada hakkımızı aramaya, buradaki verilmiş olan adaletsiz kararın düzeltilmesi için mücadelemize devam edeceğiz. Ben UÇK'ya da Tahkim’e de buradan sesleniyorum; bu kulüpler olmadığı takdirde o lehlerine karar verdiğiniz futbolcu ve hocaları yarın hiçbir yerde bulamazsınız. Öncelikleriniz bu değerli kulüpleri korumak olmalı ki bu hocalar dava açanlar, davayı açmayıp, daha sonra gelip burada hocalık yapacak olanlar bu güzide camianın kapılarını kendilerine açık bulabilsinler” şeklinde konuştu.

“Bu sene Beşiktaş tarih yazmıştır”

Futbol A Takımı’nın kazandığı 2 kupanın yanı sıra Kadın Futbol Takımı’nın ligde şampiyon olması ve Erkek Basketbol Takımı’nın da play-off’a oynamasıyla Beşiktaş’ın bu sene tarih yazdığını belirten Başkan Ahmet Nur Çebi, “Beşiktaş tarihi, bu seneyi altın harflerle yazacaktır. Bu kazanılan çifte kupa futbolda, kadınlarımızın aldığı kupa, şampiyonluk kupası, basketbol takımının da yarı final oynamış olması bir büyük başarı örneğidir. Bunların örnek olması gerektiğini düşünüyorum. Diğer kulüplerin de bizim bu yaptıklarımıza bakarak, örnekleyerek ve cesaret alarak hem ekonomilerine hem de başarılarına katkı vermelerini bizi örnek alarak öneride bulunuyorum. Tavsiye ediyorum demeyeyim biraz da öneride bulunuyorum. Denesinler, baksınlar biz nasıl yaptık diye. Basketbolda biz yarı final oynadık. Bu çocuklar daha 19-20 yaşında yoklar ve her biri bugün Beşiktaş Kulübü’ne belki de milyon Euro’lar getirecek tarzda bonservisleri oluştu. Onun için onları da buradan tebrik ediyorum. Bu projeyi bizim önümüze getiren Ahmet Kandemir hocaya da buradan teşekkür ediyorum. Çalışan yöneticilerimin oldu projede, Mesut Urgancılar ve Umut Şenol beyefendiye de teşekkür ediyorum. Herkese teşekkür ediyorum, herkesin emeği var” dedi.

“Kimi nerede, nasıl çalıştıracağımı en iyi bilecek olan benim”

Son olarak siyah-beyazlı camiaya da seslenen Çebi, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Kimi nerede, nasıl çalıştıracağımı en iyi bilecek olan benim. Bunu da ispatladım, bana güvensinler, kafalarını karıştırmasınlar. Bizlerin de kafalarını karıştırıp, bize de baskı altında bizi hissettirtmesinler.”

5 Mart 2021 Cuma

Metin Sipahioğlu TRT SPOR'a konuştu (Video)

Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi Metin Sipahioğlu, TRT SPOR'da yayınlanan 'Başlama Vuruşu' programına telefonla bağlanarak özel açıklamalar yaptı.

Metin Sipahioğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:

"Son günlerde yaşanan bazı gelişmeler ve söylemler üzerine Fenerbahçe Spor Kulübü olarak bazı açıklamalar ve değerlendirmeler yapma gerekliliği gördük. Ve bu anlamda da devletimizin, millietimizin kanalı olan TRT SPOR'a bağlanmayı uygun gördük."

"Hepinizin bildiği üzere kulüp olarak taraftarlarımız tarafından bu konuda eleştirilmiş olsak da başkanımız önderliğinde bir çizgimiz var. Bize bir cevap hakkı doğmadıkça konuşmamayı ve kirli gündemle meşgul olmak istemiyoruz. Başka camiaların zeytinyağı gibi üste çıktığı açıklamalar üst üste geliyor. Son günlerde bazı açıklamalar oldu, hepinizin malumu."

"Ülkemizi tırnak içinde 'kirli' gündemlerle meşgul etmek istemiyoruz ama Fenerbahçe'yi hedef alan demeçler oldu. Penaltının yangından mal kaçırır gibi iptal edilmesi belki dünya rekoru oldu. Büyük resmi göstermek istiyoruz."
"Penaltının yangından mal kaçırır gibi iptal edilmesi belki dünya rekoru oldu ama bizim konuşma sebebimiz dünden, bugünden farklı. Biz büyük resmi göstermek istiyoruz."

"3 Temmuz 2011'de kahpe örgütün yaptığı saldırıdan sonra en büyük kumpası gördü Fenerbahçe. Bundan sonra hangi takımın zirveden dibe geldiği ve hangi takımın dipten zirveye çıktığı ortada...Bu camianın yaşadıklarını başkası yaşasa belki de o kulüpler yok olurdu."

"90'lı yılların sonundan başlayarak bu ülke, 10 yıl TFF başkanlığı yapan ve içindeki büyük aşkı ortaya çıkarıp, hayalinin Galatasaray başkanlığı olduğunu belirten, dolayısıyla TFF başkanlığı yaptığı dönemde de takımına büyük hizmet etmiş isimleri gördü. Aynı dönemlerde ne tesadüf ki ülkemizin başbakanının takımının neredeyse her maçına gittiğini gördük, yaşadık."

 "Bu sezon başından beri 'Rıdvan Dilmen Sezonu' algısı yaptılar. Serdar Tatlı'yı MHK'ya bizim getirdiğimiz algısını yaptılar. 25 senedir oynanan tiyatronun adı 'Yavuz hırsız, ev sahibini bastırır'dır. Fenerbahçe, 2011'den beri sadece 1 kez şampiyon olmuştur ve 7 yıldır şampiyonluğu yoktur. Bu tablo varken hala utanmadan adalet adalet diye çığırtkanlık yapıyorlar."

"Beşiktaş, her kelimesine imza atılacak bir açıklama yaptı. Baba Hakkı, Şeref Bey gibi isimler, Türk futbolunun değerli isimleri, Beşiktaş'ı Beşiktaş yapan isimler. Ama keşke Kadıköy'deki Beşiktaş maçı öncesinde hakem için 'Fenerbahçe Başkanı'nın şirketinde çalışıyor' algısı yapmasaydı da bu açıklamaları anlam bulsaydı."

"Zorlu algısıyla bizim doğratılmamızı sağladılar. Sonra da Rıdvan Dilmen Sezonu algısını yarattılar. MHK başkanı sayın Serdar Tatlı'nın bizim göreve getirdiğimizi iddia ettiler ama 'MHK başkanını göreve getirmek için çok uğraştım' açıklaması ortaya çıktı."

"Gördüğünüzü, her takıma karşı çalın. Kimseden korkmayın, etkilenmeyin. Hata yapacaksanız da kendi iradenizle yapın. 4 dakika 17 saniye bizim golümüz incelendi! Dün akşam gri denecek pozisyonu tek açıdan değerlendiriyorlar ve 9 saniyede yangından mal kaçırır gibi iptal ediyorlar ve sonra iyi niyet bekliyorlar. Fenerbahçe nasıl iyi niyet göstersin?"

"PFDK, dirsek atan bir oyuncuya (Mustafa Muhammed) sadece 1 maç ceza veriyor. Bunu veriyorsa, Türk futbolu sadece bağırma, çağırma ve algılarla yönetiliyordur. En az 2 olması lazım da, 1 maç ceza veriyorsanız Türk futbolu farklı denklemlerle yönetiliyor demektir. Galatasaray başkanının bu demecini herkes gördü."

"Gerçi biz bu ülkede neler gördük... Kulübümüz kuşatma altındayken, 2012 yılında rakibimizin stoperleri ve teknik direktörü sahaya çıkabilsin diye bir uygulama yapıldı. Ceza erteleme uygulaması. Kadıköy'e o sayede çıktılar. Türkiye bunları görsün ve konuşsun."

"Hakem hataları olmasa, şu anda liderlik koltuğunda Fenerbahçe olurdu. Her maça final olarak odaklanacağız ve adım adım zafere yürüyeceğiz. Son 13 hafta kenetlenelim, bu yapıya karşı tek şansımız kenetlenerek mücadele etmek."

Kaynak : TRT SPOR

2 Mart 2021 Salı

Batuhan Karadeniz Şimdi Ne Yapıyor? Yanına gittik! (Video)

Beşiktaş günlerinden, Avrupa macerasına severek oynadığı bilgisayar oyununa kadar Batuhan Karadeniz'den çok özel yanıtlar... Hekimoğlu Trabzon FK'nın tecrübeli forveti Batuhan Karadeniz ile markaj...

Beşiktaş günlerinden, Avrupa macerasına severek oynadığı bilgisayar oyununa kadar Batuhan Karadeniz'den çok özel yanıtlar... Hekimoğlu Trabzon FK'nın tecrübeli forveti Batuhan Karadeniz ile markaj...

Tecrübeli oyuncu TRT SPOR Dijital ekibine özel açıklamalarda bulundu. Hekimoğlu Trabzon FK'da futbol hayatına devam eden Karadeniz, futbola başladığı günden bugüne kadar sorulan tüm sorulara yanıt verdi. 

Benzetildiği futbolcu, unutamadığı maç, unutamadığı gol,  oynadığı kulüpler, Avrupa macerası, futbolun onun için anlamı ve daha merak edilen bir çok soruların cevabı markajda....



Kaynak : TRT SPOR

25 Şubat 2021 Perşembe

Çebi'den Sergen Yalçın açıklaması

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, Hürriyet Gazetesi'ne konuştu. Ahmet Nur Çebi, Sergen Yalçın’ın sezon sonu bitecek olan sözleşmesinin sıkça gündeme getirilmesinde art niyet aradığını söyledi.

Çebi, "Şampiyonluğu hedefleyen takımımızın, hocamızın ve bizlerin huzurunu bozmak için bu yollara başvuranlar, başarısız olacaklardır. Hepimiz, Beşiktaş’ın şampiyonluğu için kenetlenmiş vaziyetteyiz." dedi.

Takımda güzel bir arkadaşlık ortamı olduğunu belirten Ahmet Nur Çebi, "Biz büyük bir aileyiz. Aileyi zor günlerde birlikte tutmak, ailenin tüm bireylerine sahip çıkmak önemli. Kulübün tüm çalışanlarıyla, yönetim kuruluyla bunları şu ana dek başardığımıza inanıyorum. Başarının şifresi de bir olmak, birlik olmak, ‘biz’ olmak." şeklinde konuştu.

Takımdaki kiralık oyuncular hakkında da görüşlerini dile getiren Beşiktaş Başkanı, "Mevcut kadromuzda başarılı olan kiralık futbolcularımız var. Bu oyuncular ile ilgili olarak önümüzdeki sezon planlamalarımızı teknik direktörümüz Sergen Yalçın ile birlikte yapıyoruz." diye konuştu.

Avrupa'da da başarının mümkün olduğunu söyleyen Ahmet Nur Çebi, "Bu öncelikli hedeflerimiz arasında. Ancak her şeyi planlı programlı yapmalı. Bunun için öncelikle darmadağın olmuş ekonomimizi düzeltmeliyiz." dedi.
Kaynak : TRT SPOR

23 Ocak 2021 Cumartesi

Daum'dan Fenerbahçe ve Sergen Yalçın yorumu (Video)

Bir dönem Beşiktaş ve Fenerbahçe'yi de çalıştıran Alman Teknik Direktör Christoph Daum, TRT Almanca'ya özel açıklamalarda bulundu. Daum, Fenerbahçe ve Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın ile ilgili dikkat çekici değerlendirmeler yaptı.

TRT Almanca'ya konuşan Christoph Daum, "Bence Fenerbahçe yaptığı transferler ve kadro kalitesiyle şampiyonluk yolunda" dedi. Daum, Sergen Yalçın'ın futbol bilgisi ve yönetimiyle Beşiktaş’ı zirveye taşıdığını da belirtti.

Fenerbahçe yorumu: "Ben bu takım şampiyon olur diyorum"

Alman teknik adam, Mesut Özil, transferine dikkat çekerek, Fenerbahçe'nin şampiyonluk şansı ile ilgili şunları söyledi: 

"Fenerbahçe teknik direktörü Erol Bulut’un teknik ekibinde yer alan Emre Belözoğlu, Selçuk Şahin, Volkan Demirel, Mehmet Yozgatlı ve Aurelio gibi isimleri yakından tanıyorum. Teknik heyetteki görevleri açısından kariyerlerinin henüz başında bulunuyorlar; ancakben yine de onların başarılı olacağına inanıyorum. Fenerbahçe'de başkan Ali Koç, şampiyonluğa oynayacağını düşündüğüm iyi bir takım kurmuş. Türkiye’de tabii bunlar şampiyon olmak zorunda diyeceklerdir; ama hayır, ben bu takım şampiyon olur diyorum. Bir de şimdi acil ihtiyaç olan 10 numara mevkiine oyuncu gelecek. Yanlış anlaşılmasın, o mevkide oynayabilecek olan Yunan Pelkas’ta çok iyi bir ofansif orta saha oyuncusu, fakat şimdi Mesut Özil’de gelince daha da güçlü olacaklar. Toplamda büyük maddi yatırımlar yapıldı ve ben 20'de saymayı bıraktım, ama çok sayıda yeni oyuncu alındı. Bence şampiyonluk yolundalar ve bu yolda sadece kendilerine yenik düşebilirler."

"Sergen Yalçın'ın Bayern Münih’e transferinin gerçekleşmemesine çok üzülmüştüm"

Lider Beşiktaş'ın teknik direktörü Sergen Yalçın'dan da övgüyle bahseden Daum, şunları kaydetti:

"Sergen Yalçın aslında çok sakin, içine kapanık ve pek ilgi çekmek istemeyen bir oyuncuydu. Top resmen ayağına yapışırdı, teknik kapasitesi çok yüksekti. Bence o dönem teknik bakımdan birbirine benzeyen dünyada iki tane büyük oyuncu vardı. Birisi Juventus’un Roberto Baggio’su, diğeri ise henüz gelişme aşamasında olan bizim Sergen’di. Ve ben Sergen’e çok büyük bir dünya yıldızı olabileceğini söyledim, fakat bunun için çok çalışmalıydı. O dönem Bayern Münih’e transferi gerçekleşmemesine çok üzülmüştüm, çünkü neredeyse bütün anlaşmalar sağlanmıştı. Bu transfer gerçekleşseydi, eminim daha disiplinli bir hayat tarzını da tanımış olurdu. antrenör olarak Sergen’den bahsetmek gerekirse, Gaziantep’te çok büyük tecrübeler kazandı, çok güzel işler çıkardı. Yıllar içerisinde topladığı antrenörlük tecrübesi şimdi Beşiktaş’ta çok işine yarıyor. Zira bu sene Beşiktaş küçük bütçelerle bir takım kurdu. Bu yüzden bir yandan akıllıca kararlar veren Beşiktaş yönetimini tebrik etmek lazım, diğer yandan Sergen’le birlikte tecrübeli oyuncularla çalışmayı bilen bir teknik adamın varlığı, takımı bir ekibe dönüştürebilme yeteneği Beşiktaş’ı haklı olarak zirveye taşıdı. Sergen futbol bilgisi ve insan yönetimi göz önüne alındığında, Beşiktaş’ı şampiyonluk yarışında zirveye taşıyacak bir antrenör."

 



Kaynak : TRT SPOR

20 Ocak 2021 Çarşamba

Ahmet Nur Çebi'den transfer açıklaması (Video)

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, siyah-beyazlı ekibin YouTube kanalında taraftarlardan gelen soruları yanıtladı. “Kadro dışı olanlar gitmedikçe transfer yapamayız” diyen Çebi, Talisca'nın da gündemlerine hiç gelmediğini ifade etti.

Beşiktaş Kulübü Başkanı Ahmet Nur Çebi, kulübün YouTube hesabında siyah-beyazlı taraftarlardan gelen soruları yanıtladı. 2 kez Kovid-19 atlatan Çebi, sağlık durumunun iyi olduğunu söyleyerek sözlerine başladı. Hastalığın atlattığını söyleyen Çebi, “Kovid’in herkesin üzerindeki etkisi farklı oluyor. Ama sonuçta adı üzerinde, pandemi. Bundan en çok etkilenen spor faaliyetleri oldu. İnşallah Kovid’i bitirerek güzel günler göreceğiz” dedi.

“Şımarmadan devam etmeliyiz”

Takımın ligde lider durumda bulunmasının çok güzel olduğunu söyleyerek sözlerine devam eden Ahmet Nur Çebi, “Şu anda bulunduğumuz yer çok güzel. Ama lig uzun bir maraton ve mayıs ayının 16’sını görmeden kimin şampiyon olacağın belli olmayacak. O nedenle ayaklarımızın yere basması, daha çok çalışmamız ve şımarmamamız gerekiyor. Bu işin tek pozitif takımı birbirimize olan sevgi ve saygıda, bağlılıkta çok büyük mesafe kat edildiğini görmek, diğeri de Beşiktaş camiasına ‘Sabırlı olun’ mesajının doğru olduğunun görülmesi. Şu anda takımın lider olmasının en büyük artısı budur. Rakiplerimiz bizden daha fazla transfer yaptılar, beklentiler rakiplerimizin daha başarılı olabileceği şeklindeydi. En azından biz de bunun içinde olduğumuzu ispat ettik. Bunu yeterli görmeyen ve inanmayanlar vardı. Rakipleri destekleyen medya mensupları sürekli onlara enerji verirken, bizi de aşağılara doğru çekmeye çalıştılar. Şu andaki mutluluğun ilk nedeni camiamızın mutluluğudur, diğeri de atılan tutulan bu kadar söylemin yersiz olduğunun ispatlanması. Taraftarların mutlu olduğunu görüyorum ve bundan da huzurluyum” açıklamasını yaptı.

“Pandemi planlarımızı etkiledi”

Çebi, başkanlık koltuğuna oturduğunda takımın 13. sırada olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:

“Sezonun başlangıcından geriye dönüp baktığımda 15 ay önce geldiğimiz bir süre var. Geldiğimizde 13. sırada olan ve özgüvenini kaybetmiş bir takım vardı. Geldikten sonra bunu toparlamak çok önemliydi ve bunu başardık. Kimse beklemezken Şampiyonlar Ligi’ne katılma başarısı elde ettik. Ancak pandeminin getirdiği süreç çok olumsuzdu. Mart, nisan, mayıs ayında oyun oynanmadı. Haziran ve temmuzda bu süreç tamamlanmaya çalıştı. Transfer tarihleri ertelendi, oyuncuyu gönderemiyorsunuz ve aynı zamanda ligde yarışıyorsunuz. Bunun bitişinde Şampiyonlar Ligi’nde mücadele hakkını kazandık. Trabzonspor’un cezası nedeniyle bu durum bizim önümüze konuldu. Böyle olunca da çok çabuk şekilde transfer yapmamız gerekti ancak bu da mümkün değildi. Beklediğimiz tarihler çok öne geldi. Planlarımız başkaydı ve durum böyle olunca eksiklerimiz oldu. PAOK maçında sağ bek Douglas’ı oynatamadık. ‘Sakatım, oynamak istemiyorum’ dedi. Bunlar bile bizim planlarımızı alt üst etmeye yetti. Ama zaman içinde doğru transferler, birlik beraberlik, hocamızın emekleri ve çocukların da birbirlerine olan sevgi, saygısı ve bizlere inanmasıyla büyük bir mesafe kat edildi. Ama daha işin yarısını bile yakalamadık, çok yol var ama bunlar bizim için motivasyon. Yine de rahat olabileceğimiz bir liderlik olmamalı.”

“Keşke 2-3 sene önce yönetimden ayrılsaydım”

Vodafone Park’ta kale arkası tribününde koltukların sökülmesiyle ilgili soruyu yanıtlayan Çebi, “Vodafone Park’ın kale arkası koltukları için gerekli müracaatı yaptık. Gerekli analizler yapıldı. Spor Bakanlığı yetkilileri tarafından bu onaylandı ancak pandemi süreci bitmeden yapılmayacak. Taraftarı özledik, onlar da bizleri özledi ve onların istediği gibi bir yer inşa etmek istiyoruz” diye konuştu.

Geçmişte pişman olduğu konularla alakalı da konuşan Çebi, “İnsan yaşarken, iş yaparken çok ‘keşke’ der ama en önemlisi eski yönetimden 2-3 sene daha önce ayrılmalıydım. Orada hata yaptığımı düşünüyorum. Belki daha faydalı olabilirdim Beşiktaş için” ifadelerini kullandı.

“Kadro dışı isimler gitmedikçe transfer yapamayız”

Ahmet Nur Çebi, takımdaki futbolcuların maaşlarının arasında uçurum olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

“Maaş skalasına baktığımız zaman çok düşük ve çok yüksek arasında uçurum var. Birlik, beraberlik ve huzur için bu yanlış politika. Başarıya odaklı ve birbirine yakın ücretlerle daha da başarılı olacağımızı düşünüyorum. Geçmişten gelen, başımızın belada olduğu ve Beşiktaş’ı transfer anlamında önünü kapatan oyuncularımız var. Bunların da tercihlerini geldiği zaman hocamız yaptı ve ‘Bunlarla devam edemeyeceğiz, katkı vereceklerini düşünmüyorum’ dedi. O kadar ilginç şeyler yaşadık ki. Şu anda ücretleri çok yüksek olan ve katkı alamadığımız futbolcuların hiçbirisi şu ana kadar gitmedi. ‘Gitmeyi düşünmüyoruz, aldığımız ücreti başka yerde bulamayız. Eğer teklif gelirse önce teklif gelen şehre sonra da paraya bakarız’ dediler. Bu şekilde 6 ay geçti. Yaz sezonunda yollarımızı ayırmak istediğimiz arkadaşlarımızdı ve yerlerine transfer yapmamız gerekiyordu. Onları çok zor realize ettik. Şu anda başarılı olan isimlerin aldığı ücretlere bakıldığında, başarısız isimlerin ücretlerinin ister istemez yapılan politikaların Beşiktaş’ı yorduğunu, 1,5 yıl daha yoracağını görüyoruz. Kadroları değiştirmeye çalışıyoruz. Mevcut arkadaşlarımızdan kontratlarını feshedemediklerimiz oldukça transferde önümüz açılmıyor. Onlar da bu desteği vermiyorlar. Tabii ki futbolcuları da yargılamıyorum, onlar da kontratlarını yapmışlar. Neye istinaden bu şekilde kontratlar yapılmış, kamuoyunu değerlendirmesine bırakıyorum.”

“Ben kimseyi etkilemek istemem”

Fikret Orman dönemini ibra edip etmeyeceğiyle ilgili soruyu yanıtlayan Ahmet Nur Çebi, “Bizim futbol anonim şirketinde 2 kez genel kurul geçirdik ve başkan ve yönetim kurulu olarak tavrımız belli. Dönüp oraya bakıldığında cevabını bulursunuz. Ancak ben kimseyi etkilemeyi sağlıklı bulmuyorum. Ben o gün gelince oyumu nasıl kullanacağımız görürler. Kimseyi etki altında bırakmak istemiyorum. Beşiktaş Genel Kurul Üyeleri özgür iradeleriyle karar verirler. İbra konusunda da doğru karar vereceklerinden şüphem yok, benim etkim altında kalmaları gerekmiyor” dedi.

“Voleybolda da basketboldaki projeyi uygulayacağız”

Basketbol takımının başarısıyla ilgili konuşan Ahmet Nur Çebi, “Gençler ileride büyüyorlar ve büyürken de hayalleri ve projeleri oluyor. Kimi çok zengin, kimi çok başarılı olmak istiyor. Biz gençlerle yola çıktığımızda, onlar hayalleriyle başarıyı kovalıyorlar. Onlara çok iyi teklifler geldiğinde, oyuncuların da kararlarına destek oluruz, kulübümüz de bundan menfaat sağlar. Banvit projesi başarı odaklı ve uzun vadeli bir projedir. Kısa vadede ekonomik anlamda gelir düşünmüyoruz ve basketbol takımını daha ileriye taşıyacaklarını düşünüyoruz. Futbolda da bunu düşünüyoruz ama kontratlar o kadar büyük ki, basketboldaki hamleyi yapamıyoruz. Diğer amatör branşlarda da bu tarzı takip edeceğiz. Voleybol takımımızın küme düşme sorunu var. Düşebilir, spor mantığı budur. Rakipleriniz de kazanmak için oynuyor. Ama bizim önümüzü tıkayan bir transfer yasağı var. Yıllardır voleybolcu arkadaşlara yüksek verilen paralar nedeniyle haciz altında olan bir kulübümüz var ve bu nedenle transferimizi açmadılar. Biz de altyapıdaki arkadaşlarımızla yola devam edelim dedik ama maalesef altyapıda maaş alanlar olmasına rağmen, burada kimseyi bulamadık. Ama bu çocuklarla devam edeceğiz. Bugün küme düşebiliriz ama ileride başarılı olacaklar. Bu takımlarımız gençlerle uzun vadede daha başarılı olacaktır. Buna inanıyorum. Basketbol projesine voleyboldan 1 sene önce başlamıştık. O nedenle basketbola bakarak voleybolun geleceğini görün” diye konuştu.

“Rosier, Ghezzal ve Montero’nun bonservisleri bizi zorlayabilir”

Beşiktaş’ın tam anlamıyla borçsuz hale gelmesi için önemli bir süreye ihtiyaç olduğunu söyleyen Çebi, “Beşiktaş’ın borçsuz günlerini isterseniz 3-5 senede halledebilirsiniz. Ama burası spor camiası ve başarı da gerekiyor. Böyle olunca süre uzuyor. Benim beklentim 10-12 sene içinde kontrol edilebilir bir ekonomik yapı olmayacaktır ancak daha sonrasında kesinlikle olacaktır. Basketbolda olduğu gibi, futbolda 1 sene, 1,5 sene sonra bitecek kontratlardaki oyuncuların yerine seçerek koyduğumuz oyuncularla ve bunların ilerideki satışlarından sağlanacak gelirlerle Beşiktaş’ın önünde 10-12 sene var” dedi. Kiralık olarak forma giyen Rosier, Ghezzal ve Montero’yu takımda tutmak istediklerini söyleyen Çebi, “Kiralık oyuncuları tutabilirsek önümüzdeki sene daha iyi olabilir. Ancak bu bahsi geçen 3 kiralık oyuncumuzu takımları, geçen sene çok istememize rağmen ‘Önümüzü görelim’ diyerek konuyu uzattılar. 3 oyuncumuz ‘Biz görmek istiyoruz, Beşiktaş’ı tanımak istiyoruz ve bu seneyi tanıma yılı olarak görmek istiyoruz’ dediler ve bu süreyi yaşıyoruz. Rosier, Ghezzal ve Montero’nun bonservisleri bizi zorlayabilirler. Bunu söylemek zor ama söylemek zorundayım” diyerek devam etti.

“TFF pandemi döneminde gereken desteği vermedi”

Türkiye Futbol Federasyonu’nun sisteminde bir sorun olmadığını ifade ederek sözlerini sürdüren Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, “TFF sisteminde sorun olduğunu düşünmüyorum ama sistemi uygulamak için cesaret ve atak olmak gerekiyor. Bu konuda TFF’de yavaşlık görüyorum. Anlayışlı davranılması gereken bir süreçten geçiyoruz. Hepimizi zorlayan bir süreç. Bu süreçte TFF’nin bazı konularda kulüplerin önünü kapatmak yerine pandemi var diyerek önümüzü açması gereken çok konu oldu. Yabancı sayısı 14’ten 16’ya çıkarıldı. Bunu plansız yapmadık. Bu talebi ben istedim, isteme nedenim sadece bu süreç içindi. Çünkü 3-0 hükmen mağlup sayılırsınız şartını koyuyorsanız, önümüzü açmanız gereken yerler olmalı dedik. 2 aydır yapılan görüşmeler sonucunda bunu geçen hafta aldık. Ama bu sefer kur artışı oldu ve bizi eksiye geçirdiler. Ülkenin enflasyon politikası yüzde 10’sa bunu yüzde 10 yaparsınız. Pandemi ile ilgili konularda biraz daha hoşgörü içinde olunmalı. UEFA ve FIFA her ne kadar ‘Yanındayız, kulüplerin durumunu anlıyoruz’ deşelerse bile, futbolcular mahkemeye gittiğinde futbolcuları haklı bulmaları, TFF’nin de bu konuda yanımızda olmamaları konusunda rahatsızız. UÇK’da kontratı feshedilen kişiler hakkında yüzde 25 indirim yapılırdı, şimdi Tahkim Kurulu yüzde 100 ödenecek kararı alıyor. Bu durumda yapılmaması gereken bir durum bu. FIFA pandemi nedeniyle gelirlerin yüzde 15’ini kestiğini beyan ediyor ama futbolcudan kesinti yapamazsınız diyor” diyerek devam etti.

“Talisca hiç gündemimizde olmadı”

Çebi, daha önce Beşiktaş forması giyen yıldız oyuncu Talisca’nın gündemlerine gelmediğini kaydederek, “Talisca gündemimizde hiç olmadı. Bizim de onun gündeminde olduğumuzu düşünmüyorum. Marka değeri çok yüksek oyuncuların etrafında çalışanlar var ve takipçi sayılarını artırmak için bu tarz işler yapıyorlar. Taraftarlar bu tarz şeylere inanmasından. Biz zaten bir şey yapacağımız zaman söylüyoruz. Herkesin bir şeyi 3 gün önceden öğrenmesinin ne faydası oluyor bilmiyorum, herhalde merak ve sevgiden kaynaklanıyor” dedi.

Maçlardan önce tesislerde takımı ziyaret etmesiyle ilgili “Maçlardan önce futbolcular sahaya çıkarken ‘Biz de buradayız, yalnız değilsiniz’ demek için gittiğim oluyor tesislere. Belki kendi moralimi düzeltmek için de gittiğim oluyordur” diyen Çebi, takımdaki genç oyuncularla ilgili olarak da “Futbolcu oynadıkça başarılı oluyor. Hocamız kaleci düşünmedi. Ersin’in de Utku’nun da başarılı olabilmesi için oynaması gerekiyor. Onların şans bulması için de risk alınması gerekiyor. Belki 1-2 maç kaybedersiniz bu riskle ama yıllar boyunca 100 maç kazandıracak birini kazanabilirsiniz. U19 ligleri ocak ayında başlıyor. Çocuklar kilo aldı mı, kasları eridi mi? Bu nedenle projemizi tam olarak gerçekleştiremedik, 6 ay sekteye uğradı diyebiliriz” ifadelerini kullandı.

Kadın futboluna da değinen Başkan Çebi, “Kadınlar konusunda Beşiktaş her zaman bir adım yukarıdadır. Onlara verdiğimiz değer her zaman fazla olmuştur. Kadın futbol takımının olması ve mesafe olması bizim adımıza çok önemli bir olay. Oynamalarını çok istiyoruz. Ancak konu sağlık olunca üst otoritelerin verdiği kararlara saygı duymalıyız. Temennim ve arzum, bir an önce kadın futbolcularımızın sahaya çıkması yönünde” dedi.

“Bizi seven futbolcular (!) gitmeden transfer yapamayız”

Transfer döneminde eksikleri kapatmak istediklerini söyleyen Ahmet Nur Çebi, “İnsanların eksiklerini kapattığı zamanlar, başarıya daha çabuk ulaştığı zamanlardır. Bizim de takımımızda eksiklerimiz var, transfer yapmak istiyoruz ama maalesef daha önce yapılan kontratlar, TFF’de limitlerimizi aşıyor. Bizi çok seven (!), gitmeyen ve yüksek ücretler alan futbolcuların ayrılması durumunda başka oyuncu alabileceğiz. ‘Canım cennet istiyor ama günahlarım bırakmıyor’ lafı vardır. Bunun gibi bir durum var. Ben hiç yalan söylemedim. Bu durumun hallolabilmesi için bazı isimlerin gitmesi gerekiyor. Yıldız oyuncu getirebilirsiniz, getirdiği oyuncunun kontratında istediği rakamın altına imza atabilirsiniz. Ancak bunu ödeyemezseniz zaten oyuncu oynamadan gider ve fesih ihbarnamesini gönderip geri kalan parasını ister. Diğer oyuncuların parasını nasıl ödeyeceksiniz? Artık bu ücretler, camianın taşıyacağı ücretler olmalıdır, başkanların taşıyacağı ücretler olmamalı. Bir başkan 1 ay taşır, başka bir başkan 3 ay taşır ama sürekliliği olmaz. Yıldızlarımızı kendi içimizden yetiştirelim. Rıdvan hangi yıldız oyuncudan geri. Hocamız ısrar etti. Dorukhan iyi bir oyuncu. Kalede Ersin olgunlaşıyor. Rosier’i hanginiz tanıyordunuz, bana göre yıldız bir oyuncu, tartışmam bile. 600-700 bin Euro’ya getirdiğiniz oyuncu yıldız değil de 7 milyon Euro’ya getirdiğiniz mi yıldız? Bırakın o yıldızlar başkalarına kalsın” açıklamasında bulundu.

“Beşiktaş TV’yi almak isteyen varsa biz de seviniriz”

Beşiktaş TV’nin yeniden açılıp açılmayacağıyla ilgili olarak konuşan Çebi, “Şu andaki imkanlarımız da televizyon kanalından aşağıda değil. Dolayısıyla çok külfetli olan televizyonu açmak kolay değil. Birileri eğer Beşiktaş TV’yi alarak yürütmek istiyorsa, seve seve kabul ederiz. Birlik ve beraberlik bu manada çok önemli. Değerli iş adamlarımız var, birisi çıkıp kanalı teknik ve ekonomik anlamda hayata geçirirse olabilir. Genel Kurul Üyelik ücreti 5 bin TL’den aşağıya çekilmeyecek. 1200 TL’lik dönemde ilgi ve alaka beklediğimiz kadar olmadı. O günkü kura göre bugünkü karşılığı 5 bin Lira’nın da üzerinde. Bunlar genel kurulun vereceği kararlar. Önerge verilirse oylama yapılır. Bu konulara çok müdahil olmak istemiyorum. Ama ne kadar çok genel kurul üyesi olursa daha iyi olur. Başkalarının aidatlarını ödeyenlerle ilgili çalışmalara başladık. 31 Aralık’ta yapılan ödemelerin birçoğunu iade ettik. 1 kişi 300-400 kişinin parasını yatırmış. Üyelik ve yatırmış oldukları aidatlarla ilgili de bilgi verildi. Hala anlamıyorum ben. 1 kişi Beşiktaş Kulübü’ne aşıksa 120 TL’yi öder. Bu şereftir. Miktar önemli değil. Genel Sekreter Mesut Bey’e, ‘Birisi annesinin, eşinin parasını yatırmış. Soyadı tutuyor ve buna muhalefet edemeyiz’ dedim. Bunları kabul ediyoruz. Ama körün gözüne parmak sokmanın anlamı yok. Mahkemelere evrak verilmiyormuş. Bunu söyleyen varsa, hangi evrak lazımsa ben vereyim, gitsin mahkemeye versin. Gereksiz spekülasyonlar yapılıyor. Bizim küçük muhalefetimiz vardı seçimde. Küçük muhalefetin büyümesi için doğru muhalefet yapması gerekiyor. Ufak işlerle uğraşmasınlar” diye konuştu.

“En sevindiğim gol, Sergen’in golü’

Bugüne kadar en çok sevindiği golün Sergen Yalçın’ın 2003 yılında Galatasaray’a attığı ve 100. yılda şampiyonluğun geldiği gol olduğunu söyleyen Çebi, “‘Sergen attı şampiyonluk geldi’ benim en çok sevindiğim gol oldu” dedi.

Ağır bir süreçten geçtiklerini ifade eden Beşiktaş Başkanı, “Ağır bir dönemden geçiyoruz ve bu süreç 1 sene daha sürecek. Biz buraya geldiğimizde bunu bekliyorduk ama beklediğimizin dışında bir zorlukla karşı karşıyayız. Yalnız hissetmiyorum çünkü Beşiktaşlıların beni sevip saydığını hissedebiliyorum. Şu anda bu görevi yaparken en mutlu olduğum şey, taraftarlarla iç içe gelebilmek. Ama maalesef ben görevdeyken pandemi patladı. Maçlardaki başarı ve Beşiktaşlılarla yan yana yürümekten büyük keyif alıyordum” dedi. Başkan olarak hedefinin ekonomik anlamda kulübün kendine yetmesi olduğunu sözlerine ekleyen Çebi, “Ekonomik anlamda gelir-gider dengesini sağlamak ve sportif faaliyetlerde başarılı olan Beşiktaş’ı oluşturmak istiyoruz. Oyuncularını parlatıp satışlarından gelir elde edebilen bir model doğrultusunda gidiyoruz. Ama bizden sonra gelecek olan arkadaşların da bu modele uyum sağlaması gerekiyor. Popülist davranışlar bunu yaptı. ‘Çıldırt beni başkan, topçu getir başkan’ denildi. Yıldızların olmadığı dönemde 2 şampiyonluk, yıldızların olduğu dönemde ise havanda su dövdüğümüz bir dönem oldu” ifadelerini kullandı.

“Bir çocuğu yıldız yapabiliyorsanız o zaman yıldız sizsiniz”

Gençlere yatırım yapılacağını ifade eden Çebi, “Beşiktaş formasına saygı duyan, bunu sevgiyle giyebilen her çocuk bizim çocuğumuzdur. Bizim için mühim olan onların zeki, çevik ve ahlaklı olanlarını bularak Beşiktaş’a kazandırmak ve yol yürümek. Beşiktaş’ın geçmişten gelen ve altyapıdan gelen büyük başarıların olduğu bir dönem var. Bizim için de bu bir örnek. Altyapıdan olması çok iyi olur ama bunun yanı sıra mesela Manisaspor’un, Eskişehirspor’un altyapısından genç bir çocuğu alarak yıldız yapabiliyorsanız, o zaman yıldız sizsiniz. Aksi halde, Kartal Yuvası’ndan forma alanların paralarını yok pahasına dağıtarak gelinen sonuçlar hayırlı olmayacaktır” dedi.

Pilot takım uygulamasıyla ilgili olarak “Pilot takım uygulamasını düşündük. Ama sezon başlamadan önce TFF genç takımlardan bir lig daha oluşturulmasını gündeme getirdi. Rezerv lig için biz başvuru yaptık ve bu nedenle pilot takım uygulamasını düşünmedik. Ama enteresan şekilde tek dilekçe veren biz olmuşuz. Geçen sene pilot takım uygulamasını yapamadık ama bu sene düşünebiliriz” diyen Çebi, bir taraftarın “Pandemi bittiğinde taraftarla iç içe maç izlemek ister misiniz?” sorusuna “Biletimi alırlarsa gider taraftarla birlikte maçı izlerim” cevabını verdi.

“Şubat sonuna kadar revizeyi yaparız diye düşünüyorum”

Bankalar konsorsiyumuyla ilgili konuşan Çebi, “Bankalarla yeniden yapılandırma konuşuluyor. İçinde bulunduğumuz kredi çok sağlıklı değil. Beşiktaş’ın önünü kapatan, faaliyetleri yapmasına engel olan bir sözleşme var ortada. 10 aydan bu yana kredinin yeniden yapılandırılması için mücadele ediyoruz. Ancak bankalar da haklı olarak verdikleri kredileri sağlama alabilmek için biraz bizimle kavga içindeler. Haklılar bu konuda. Onlar olmasa kulüpler de bu kadar yaşayamazdı. Çok daha iyisini yapmak mümkün ama bankalar müsaade etmiyor. Yine de şubat sonuna kadar biraz daha iyi şekilde revize ederiz diye düşünüyorum” dedi.

Denetimin devam ettiğini de sözlerine ekleyen Beşiktaş Başkanı, “Önceki dönemle ilgili denetim raporları hala devam ediyor. Bunu şubat ayında ihale ettik. Mart ayında pandemi başlamadan 1-2 hafta önce sözleşmeyi yaptık. Ancak maalesef genç arkadaşlarımız çalışırken Kovid-19’a yakalandılar. Hem 10 yıl denetleniyor hem de pandemi döneminde bu denetleme yapılıyor. Bizim kendileriyle anlaşmamız 1 yıldı ve mart ortasına kadar anlaşmamız var. Rapor çalışması devam ediyor. Raporun gündeme alınmaması söz konusu değil. Beşiktaş’ın ilgili kurulları var. Onlarla da değerlendirme yapacağız ve nasıl bir yol alacağımızı soracağız. Bunu da yapmadan önce hukuk komitesine ilgili dosya verilecek ve alınacak olan rapor değerlendirilip sonrasında gereği yapılacak” açıklamasında bulundu.

“Futbolcuların Alanyaspor’da oynaması kötü mü?”

Sezon başında Alanyaspor’a kiralık olarak verilen oyuncularla ilgili algı oluşturulduğunu söyleyen Ahmet Nur Çebi, şunları dile getirdi:

“Alanyaspor’a giden oyuncularla ilgili algı oluşturanlar, Beşiktaş’ın küçük muhalefeti. Yönetim kurulunu yıpratmaya çalışıyorlar. Ben ‘Hiçbir zaman camiaya yalan söylemedim ve söylemeyeceğim’ dedim. Ayrıca Beşiktaş’ın 1 kuruşunu kimseye yedirmem dedim. Artık genel kurulda bindirilmiş kıtalar olmayacak dedim ve geçmişi inceleyeceğiz, kimin günahı varsa, ben de dahil olmak üzere gereğini yapacağız dedik. Ben hepsini yapacağım ve yapmaya devam edeceğim. İnsanlar evlerinde oturup laf olsun diye gruplardan bunları yazıyor ve bizleri yoruyor. Gelin aday olun, seçimde konuşun. Biz futbolcuları Alanyaspor’a kiraya verdik diyoruz ama anlamıyorlar. Ben Beşiktaş’a harcayacağım zamanı kötü zihniyetli insanlara harcamak istemiyorum. Beşiktaş’ın Alanyaspor’a verdiği oyunculardan birisini Welinton transferinde kullandık. Diğer 2 oyuncumuz da Alanyaspor gibi zirveyi kovalayan bir takımda forma buluyorlar ve bonservisi bizde. Bazen genç oyuncuları 2. Lig’de oynatacak takım bulamıyoruz. Şimdi tam tersi olmuşken eleştiriliyoruz. Keşke Alanyaspor’a diğer oyuncularımızı da gönderseydik. Bizim çocuklarımız Alanyaspor gibi başarılı bir kulüpte top oynuyorlar” dedi.

Son olarak bir taraftarın başkana “Nasılsınız, sağlığınız iyi mi” sorusu karşısında şaşıran Çebi, “Genelde bu sorulara alışık değilim. ‘Parayı ödedin mi, transfer yaptın mı’ diye sorular oluyor genelde. Sağlımı iyi, ailem iyi. Mutluyum. Geçen hafta 2 önemli rakibimizin birini basketbolda, diğerini futbolda yenmişiz, gayet mutluyum. Beşiktaş bundan sonra daha iyi olacak, kimsenin şüphesi olmasın” ifadelerini kullandı.

Camiaya da mesaj veren Çebi, “Beşiktaş’ta muhalefet olmak için muhalif olanlara itibar etmeyin. Sahte hesapları dikkate almayın, birlik ve beraberlik içinde olun. Yöneticinizi, hocanızı, futbolcunuzu sevin. Ekonominiz el verdiğince de Beşiktaş’a formayla, biletle destek olmaya çalışın” diyerek sözlerini tamamladı.



3 Aralık 2020 Perşembe

Ahmet Nur Çebi: "Ben algı yapmadım, yanlış anlaşıldım"

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, TRT SPOR'a konuk oldu. Çebi, Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinin hakemi ile ilgili ''Ben algı yapmadım, yanlış anlaşıldım sanırım. Zaten hakem de baskı altında kalmamış, bunu gördük.'' dedi.

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, TRT SPOR'da merak edilenleri yanıtladı. Çebi, Fenerbahçe - Beşiktaş derbisi, teknik direktör Sergen Yalçın'ın geleceği ve transfer çalışmalarına dair önemli açıklamalarda bulundu.

Çebi, "Derbide Beşiktaş'ın canı yandı. Emre Kocadağ'a 'Hakemle ilgili bir şey söyleme, genç hakemdir, olan oldu' dedim. Fenerbahçeli yönetici, benim algı yarattığımı söyledi. Maçın güzelliğini ortadan kaldırdı, gündemi değiştirdiler. Algı yaratmak için konuşmadım. Gazeteciler, hakemle ilgili soru sordu ve ben de yanıt verdim. Sanki soruyu ben sordum. Keşke Fenerbahçe Kulübü, ben açıklama yapmadan açıklama yapsaydı. Ben algı yapmadım, yanlış anlaşıldım sanırım. Zaten hakem de baskı altında kalmamış, bunu gördük." ifadelerini kullandı.

Ahmet Nur Çebi'nin açıklamalarından öne çıkanlar:

''Yeniden yapılandırmayla ilgili sözleşme imzalamadık. Düzeltmemiz gereken şartlar var. Yılda 900 milyon TL ödeme yapmamız gerekiyor, yarısını toplayamıyoruz.''

"Dorukhan Toköz ile görüşmelerimiz devam ediyor. Bana göre % 90 anlaştık. İmza atıldığı zaman açıklayacağız. Ayrılacağını düşünmüyorum.''

"Sergen Yalçın ne zaman bırakmak isterse bırakabilir. İstediği kadar Beşiktaş takımının başında kalabilir. Mustafa Denizli ile en son 3-4 yıl önce görüştüm. Hocalığını beğenirim ama bizim şu an çok iyi, çok başarılı bir hocamız var."

''Futbolcularımız Beşiktaş'ı çok seviyor. Hiçbiri gitmek istemiyor. Ljajic bana "Mucizeler yaratacağım, söz veriyorum düzeleceğim" dedi. Keşke Vida ve Ljajic ücretlerinde indirim yapsa.''

''Başkalarına göre olabilir ama bana göre Aboubakar'ın sakatlığı yok. Rosier'i beğeniyorum, satmak isterlerse alırız. İmkan olursa, Cenk Tosun'a kapımız açık.''

''Atakan Üner'den çok umutluyum, Altınordu'dan zor aldım. Ahmet ve Alpay'ı Aytemiz Alanyaspor yerine 3. Lig'de bir takıma mı verseydim?''

''Abdullah Avcı ile uzlaşma yolu bulacağız. 3 yıllık 12 milyon TL anlaşma. İş bulana kadar parası Beşiktaş tarafından ödenir. Eksik varsa Beşiktaş karşılar diye kontratında yazıyor zaten. Çözeriz ama. Kontratını yeni yaptı"

 ''Atiba, Türk gençlerine örnek olabilecek çok iyi bir sporcu. Atiba'nın heykelini diksinler, ben de başında dikilirim.''

Kaynak : TRT SPOR

12 Kasım 2020 Perşembe

Sergen Yalçın: "Ben Beşiktaş kimliği olan biriyim"

Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, takımdaki görevini bıraktığı iddialarını yalanlayarak, "Beşiktaş benim için normal bir kulüp değil. Ben Beşiktaş kimliği olan bu camianın adamıyım. Bu tür haberlere inanmayın" dedi.

Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, hakkında çıkan 'Görevi bırakma kararı aldı' iddialarını yalanladı. Kulüp televizyonuna açıklamalarda bulunan tecrübeli çalıştırıcı, "Bu sosyal medya ile uğraşmak çok zor. Herkes istediği şekilde istediğini yazdığı için cevap vermek durumunda kalıyoruz. Bugün 'ayrılık kararı aldı' diye haberler çıkmış. Bu haberler kulübü yıpratmak, bizi yıpratmak için çıkıyor. Oyuncular hakkında da çıkıyor. Bunları anlamak mümkün değil. Bir senden beri pandemi yüzünden zor bir süreçteyiz. Seyirci yok, covid vakalar meydana geldi. Bu tür haberler üzücü. Herkesin bilmesi gereken bir şey var, Beşiktaş benim için normal bir kulüp değil. Belki normal bir kulüpte çalışsam bunlar gündeme gelebilir ama burası bunların gündeme gelebileceği bir yer değil. Benim görevi bırakmam gibi şeyler burada söz konusu olamaz. Benim böyle bir şey yapma lüksüm de yok. Beraber zor şartlarda yola çıktık. Bazen işler yolunda gitmiyor olabilir ama futbolda bunlar var.

Toparlayamayacağımız bir durum değil. Geçen sene de zor şartlarda başladık. Yavaş yavaş toparlayacağız. Çocuklar iyi çalışır. Covid olmasa daha iyi. Lütfen bu tür haberler yapmayın. Ben zaten Beşiktaş kimliği olan ve buranın adamıyım. Camianın sembol isimlerinden biriyim. 'Hoca bıraktı, bırakma kararı aldı' gibi şeyler burada mümkün değil" ifadelerini kullandı.

Ahmet Nur Çebi'den Sergen Yalçın açıklaması

Beşiktaş Kulübü Başkanı Ahmet Nur Çebi, Sergen Yalçın'la yolların ayrılacağı yönünde çıkan iddiaları yalanladı.

Tecrübeli çalıştırıcı ile yola devam edeceklerini söyleyen Çebi, "İkimizi de yan yana getiren şey Beşiktaş. İkimizin de tek amacı var. Böyle bir ayrılık söz konusu değil. Zor günler geçiriyoruz ama ne hocam ne biz Beşiktaş'ı yalnız bırakmayız" dedi. 

"Sergen hocam doğruları yapıyor, yönetimimiz de"

"Ben geldiğimden beri Beşiktaş için doğruları yaptım. Sergen hocam da doğruları yapıyor, yönetimimiz de. Beşiktaş amaçladığımız gibi düzlüğe çıkacaktır. Gidişatımızın çok iyi olduğunu en kısa sürede görecekler. Rahat ve huzurlu olsunlar, camiamıza söz veriyorum."

"Beşiktaş'ın hedefi şampiyonluktur"

"Beşiktaş'ın hedefi şampiyonluktur. Benim hedefim bu. Hocamın da hedefi bu. Futbolcuların da hedefi bu. Bizim hedeften şaşmamızı gerektiren, 1-2 mağlubiyet söz konusu olamaz."

"Bankalarla yapılan sözleşmelerin düzenlenmesi, revize edilmesi için uğraşıyorum"

"Beni itibarsızlaştırarak, beni yorarak göndermek isteyenler varsa Beşiktaş'a ihanet etmiş olurlar. Varsa akılları, fikirleri ben buradayım. Şayet Beşiktaş'a yararı varsa gelsinler, anlatsınlar. Beşiktaş Başkanı'nı itibarsızlaştırarak bir yere varamazlar. Çok şükür, aklı selim çoğunluk hala yanımda. Ağabeylerime, kardeşlerime, derneklerime ve taraftarıma çok teşekkür ediyorum. Huzurlu olsunlar, rahat olsunlar. Beşiktaş'ı çok güzel günler bekliyor. Bankalarla yapılan sözleşmelerin düzenlenmesi, revize edilmesi için uğraşıyorum. Bir noktaya kadar gelindi. Beşiktaş'ım adına diyorum ki 'Ben buradayım'. Bankalara verdiğim sözlerden ötürü borçlar tasfiye olana kadar görevime devam edeceğim."

 Kaynak : TRT SPOR

2 Eylül 2020 Çarşamba

Ahmet Nur Çebi'den transfer ve limit açıklaması

Harcama limitleri konusunda federasyondan bir beklentileri olduğunu belirten Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, transfer önceliklerinin santrfor, sağ bek ve kanat bölgesi olduklarını söyledi.

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, katıldığı bir okul töreninde gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.
Türkiye Futbol Federasyonu’na, harcama limitleri konusunda itirazda bulunduklarını ve bir geri dönüş beklediklerini belirten Başkan Çebi , “TFF’nin kulüplere vermiş olduğu limitler var. Bu limitler dışında transfer yaparsanız, futbolcuya top oynatamıyorsunuz. Beşiktaş’ın limitlerine geldiğinizde şu anki limitler mevcut kadroya bile az. Bir iyileştirme bekleniyor. Bunun yapılıp yapılmayacağı konusunda tereddütlerimiz var. Olması gerektiğini, Covid’in buna bir gerekçe olması gerektiğini federasyona ilettik. TFF, kurulları ile çalışıp, değerlendiriyor. Herkes transfer bekliyor ama limit olayı çözülmeden transfer olmaz” dedi.
“Adımız limitçi başkan olmuş ama ben limit koymadım”
Hakkında yapılan eleştirileri dikkate almadığını ve kulübün geleceği için hareket edeceğini belirten Çebi, “Bugün 4 futbolcuya vereceğimiz maaşı bir futbolcuya veriyoruz. Bazı futbolcuların gitmesini rica ediyoruz. Artık taraftar bana küsebilir ama Beşiktaş’ın selameti için sabır ve anlayış gerekiyor. Beşiktaş’ın önündeki transfer engelini kaldırmaya da çalışıyoruz. Takipte olduğumuz 7-8 futbolcu var Önümüz açılırsa bu ihtiyaçlarımızı gidermeye çalışacağız. Popülist davranmayacağız. Bana yazıyorlar, çiziyorlar, eleştiriyorlar ama çok da umursamıyorum. Adımız limitçi başkan olmuş limiti ben yapmadım. Beşiktaş’a doğruları yapmaktan başka çarem yok. Ne yorum yaparlarsa yapsınlar, ne yazarlarsa yapsınlar bizim yolumuzu değiştirmeyecekler. Biz doğruları yapacağız” şeklinde konuştu.
“Beşiktaş’ın parasını sokağa atarsam hesap veremem”
Beşiktaş’ın parasını sokağa atmayacağını belirten Başkan Çebi, “Bütün takımların transfer yapması lazım. Ama mümkün değil diyorlar. O zaman Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray taraftarları Federasyona yürüyecek önümüzü açın diyecek. Biz imza atalım, sonra futbolcuyu sahaya çıkarmayalım mı ? Yapamadığım transferin hesabını veririm ama Beşiktaş’ın parasını sokağa atarsam hesap veremem” dedi.
Çebi, öte yandan transferde önceliklerinin de santrfor, sağ bek ve kanat bölgesi olduğunu da belirtti.

31 Ağustos 2020 Pazartesi

Şenol Güneş: "Hedefimdeki 1 numaraya Dünya Kupası'nı koyuyorum"

A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Şenol Güneş, "Benim için Dünya Kupası önemli. Oldukça fazla maçımız var. 3 kategoride yarışmamız var. Bunların içinde 1 numaraya Dünya Kupası'nı koyuyorum" dedi.

Şenol Güneş, UEFA Uluslar B Ligi 3'üncü Grup'ta 3 Eylül'de Sivas'ta Macaristan ve 6 Eylül'de Belgrad'da Sırbistan ile oynanacak maçlar öncesinde Demirören Haber Ajansı'na (DHA) özel açıklamalarda bulundu.
A Milli Futbol Takımı'nın Sivas'ta ilk kez maç oynayacağını, bunun için de maçın oynanacağı tarihle ilgili de anlamlı bir karşılaşma olacağını belirten Şenol Güneş, "Biz 2020 yılının ilk resmi maçını oynayacağız. Uzun bir aradan sonra Kasım ayından sonra Mart ve Haziran aylarında maçlarımızı yapamadık. Şimdi 3 Eylül'de yeniden başlıyoruz. 2020'nin ilk milli maçını oynarken ilk kez resmi maç oynayacağız. Benim için de Sırbistan ve Macaristan maçı teknik direktör olarak rakiplere karşı oynayacağım ilk maçlar olacak. Ama tabii maçlara gelmeden önce maalesef, ülkemizde Mart'tan itibaren dünyayı olumsuz olarak etkileyen bir pandemi olayı, koronavirüs vakası yaşıyoruz. Bu çok üzüntü verici bir durum, ayrıca devam ediyor. Zaman zaman bu savaşı iyi kazandığımızı düşünüyorduk, özellikle Mayıs ayında çok daha iyi duruma gelmiştik. Ama şimdi yine artarak devam ediyor. Bu tabii insan hayatını etkiliyor, dolayısıyla ekonomiyi, sporu, hayatını her şeyi etkiliyor. Şu anda önce pandemi sonra işlere bakıyoruz. Burada kampa girdiğimizde bütün dikkatimizi ön plana çıkararak restoranı, oturduğumuz, çalıştığımız yerleri. dizayn etmeye çalışıyoruz. Gelen oyunculara ne yapması gerektiğini, daha önce yapılan testleri yeniden yaparak kontrol altına almaya çalışıyoruz. Riskleri azaltmaya çalışıyoruz. O konuda özellikle sağlık çalışanlarına çok teşekkür ediyoruz. Maalesef can kayıplarımız da var. Doktorlarımız, hemşirelerimiz... Çünkü onlar bu savaşın ön saflarındalar, insan sağlığını iyi yapabilmek için olağanüstü çalışıyorlar. Ölen bütün sağlıkçılara Allah'tan rahmet diliyorum. Kalanlara da sabır, mücadele ve sağlık diliyorum. Çünkü onlar için de hayat devam ediyor ve yeni hayatlar kurtarmak için uğraşıyorlar. Türkiye için de büyük bir handikap. Hem sosyal yaşamı hem ekonomik hayat, hem de dünyayı etkiliyor. İnşallah bir an evvel çözümü bulunur ve bu hastalık geride kalır. Ona bağlı olarak da geçen yaz Haziran ayında Avrupa Şampiyonası finallerine gidemedik. Çünkü pandemi çıkmıştı. Mart ayında da yine müsabakalar vardı, onları da yapamadık. Şimdi bu kampta düşündüğümüz bazı oyuncular vardı, Mart ayında görmemiz gereken ama onları göremedik. Ama şimdi direkt olarak Uluslar Ligi'ndeki Macaristan ve Sırbistan maçlarıyla yarışa gireceğiz. Bugün itibariyle toplanan oyuncularımız var. Burak, Yusuf Yazıcı, Zeki gelecek. Onlar maçlarını oynadı, bitti. 1-0 kazandılar onlar da. Onun dışında tüm oyuncular burada. Kampımız başlayacak. 31 Ağustos ve 1 Eylül'de buradayız. 2 Eylül'de Sivas'a gideceğiz ve ertesi gün Macaristan maçını oynayacağız. Temennimiz oydu ki Mayıs ayındaki görüntü de bunu göstermişti. Bu aylarda pandemide çok daha mesafe alacaktık. Seyircili müsabaka oynamayı düşünüyorduk. Anlam itibariyle de 4 Eylül'deki Sivas Kongresi'nin bir gün öncesinde müsabakayı yapacaktık. Ama maalesef seyircisiz oynamak zorunda kaldık. İlk defa Sivas'ta A Milli Takım maç oynanacak. Taraftarların gelmesini istiyorduk. Onlarla bütünleşmek istiyorduk. Aldığımız karardan geri dönmedik. Şu anda maalesef seyircisiz oynamak durumundayız" diye konuştu.

"Moralli ve iyi başlamak istiyoruz"
Grupta yer alan 4 takımın da yarışın içinde olacağını, ancak arzularının grubu 1'inci sırada bitirmek olduğuna dikkat çeken Güneş, "Rakibimiz Macaristan, FIFA sıralamasında 52'nci ama ekolü olan bir ülke. Onlar da Avrupa Şampiyonası'na katılabilmek için play-off oynayacaklar. Diğer rakibimiz Sırbistan da Norveç ile oynayacaklar. Şu anda grubumuzdaki her iki takımın da Avrupa Şampiyonası'na katılma şansları devam ediyor. Play-off maçları oynayacaklar. Macaristan'da da iyi oyuncular var. Sırbistan'da daha da iyi ve yetenekli oyuncular var. Onun için güzel maç olacağını bekliyorum  Baktığınız zaman futbol oynayan ülkeler. Zaten başından itibaren Rusya'da bu konuda daha disiplinli, takım oyununu iyi oynayan bir ülke. 4 takımın çekişeceği bir yarışma olacak. Beklentimiz, arzumuz 1'inci olabilmek. Çünkü bu yoldan da Dünya Kupası'na katılma şansı doğabiliyor. Ama şöyle bir belirsizliğimiz var. Ne kendi oyuncularımızla ilgili ne de rakiplerle ilgili net cevaplar veremiyorum. Az önce de söylediğim gibi uzun süre ayrı kaldık. Liglerin geç başlayanı, erken başlayanı var. Hazır olan var, olmayan var. Pandemiden çok etkilenen, az etkilenen oyuncular var. Macaristan Ligi, 3 haftadır oynanıyor. Onlar bizden öndeler. Rusya Ligi'nde oyuncular oynuyor. Bizde sadece Fransa Ligi'nde olan arkadaşlar var. Yusuf sonradan girdi. Burak ve Zeki 11'de oynadı. Bunların durumlarına bakarak karar vereceğiz.  İdmana çıkan, transferi olan oyuncu arkadaşlarımız var. Kulüplerinden ayrılmış olan, yeni kulüplerine gidenler var. Sezonu geç bitiren Başakşehir, Trabzonspor, Alanyaspor gibi takımlar var. Bunun yanında daha erken bitirenler var. Oyuncularımızın performanslarında dalgalanma yaşayabiliriz. O yüzden zorluklar var. Şu 2 maçı atlamak istiyoruz. Sonrasında Rusya maçı final olur diye düşünüyoruz. Macaristan ve Sırbistan maçında sonra Ekim ayında Rusya ile önce deplasmanda, sonra kendi sahamızda oynayacağız. Bu 4 maç çok şeyi gösterebilir. Moralli, iyi başlamak istiyoruz. Oyuncu arkadaşlarımızın genel bir oyun yapısı, birlikteliği var. O kadroyu bozmadan yapmaya çalıştık. Birkaç tane arkadaş vardı; izlediğimiz, takip ettiğimiz. Onları Mart ayında değerlendiremedik. Bir kısmını şimdi aldık, bir kısmını alamadık" şeklinde konuştu.
"Ferdi kararını henüz netleştirmedi"
Fenerbahçeli Ferdi Kadıoğlu'nun kararını henüz netleştirmediğini söyleyen Şenol Güneş, "Alınamayan iki oyuncu var, işlem olarak yetişemeyen. Bir de karar olarak geç kaldığımız bir oyuncu yani alınması geç olan bir oyuncu var. Bunlar Fenerbahçe'den Ferdi ve Sinan Gümüş. Sinan Gümüş; iki pasaportlu olduğu için hakkını kaybetmeden alabilmek için önce evet demesi, sonra işlem yapılması gerekiyor. Bu maça yetişmedi, daha sonra yetişirse değerlendireceğiz. Ferdi, o konuda henüz kararını netleştirmedi. Daha önceden karar vermiş olsaydı, evet dedikten sonra imza atacak, evraklar hazırlanıp FIFA'ya gidecekti. Dolayısıyla o süre şu anda yetişmiyor. Bundan sonrası için bir karar verip işleme koyarsak o zaman değerlendiririz" dedi.
"Son maçta Oğuzhan'ı beğendim" 
Beşiktaş'ın PAOK ile oynadığı karşılaşmanın ikinci yarısında oyuna giren Oğuzhan Özyakup'un performansını beğendiğini belirten Güneş, "Sakat olan oyuncularımız var. Daha önce bizle beraber olup, sakatlığı olan, bizle beraber olup daha sonra ayrılan oyuncular var. Mesela son müsabakada Beşiktaş'tan Oğuzhan'ı beğendim. Dorukhan, ilk defa süresi kısa da olsa resmi maçta oynayarak yeniden başlamış, dönüş yapmış oldu. Abdülkadir burnundan ameliyat olduğu için bizimle olamadı. Onun dışında Cenk'in sakatlığı var ama kampta bulunacak. Onun da Kasım ayını bulabilir. Düşündüğümüz oyuncular var ama elimizdeki oyuncular da var. Daha önce mevcut kadro içerisinde ve yeni kattıklarımızla değerlendirerek bir 11 ile çıkacağız. Bir görelim değerlendirelim" ifadelerini kullandı.

"Türkiye Cumhuriyeti pasaportu olan bütün oyuncuları taramaya çalışıyoruz"
Aday kadronun açıklanmasının ardından Galatasaray'dan 1 oyuncu alınması, Beşiktaş'tan ise hiç kimseyi kadroya davet etmemesi konusuna da değinen Güneş, "Yani bunlar konuşulabilir. Eleştiri olabilir. Eleştiri yapana kızmam, eğer hata yapmışsam kendime kızarım. Sayısal olarak kimden ne kadar aldığımla ilgili sorunlar var. Biz Türkiye Cumhuriyeti pasaportu olan bütün oyuncuları taramaya çalışıyoruz. Her oyuncunun bu takıma girme hakkı var. Yeter ki biz tercih edelim. Birçok takımda yabancı oyuncular daha fazla, yerli oyuncular az. Aynı mevkide fazla oyuncu olduğu zaman almıyoruz. Takımı yeniliyoruz, onları görüyoruz. Kriterlerimiz çok daha fazla. Genel eleştiriyi şöyle yaparlarsa daha iyi. Şu oyuncuyu ben düşünüyorum, bir bakın diye. Bakarım, ama benden niye oyuncu almadınız? Öyle bir kulüpten oyuncu alacaksınız diye bir kural yok. Geçmişte bir takımdan çok fazla aldığımız oyuncular vardı, o zaman da neden fazla aldın deniyordu. Bunlar konuşulacak şeyler, normaldir. Önemli olan bize yararlı olduğunu gördükleri, bak şu oyuncu var size de şu mevkide lazım derlerse dikkate alırım. Ama genel ifadeyle, niye almadın. Ben veya ekibim kimseyi severek, sevmeyerek almıyoruz. İhtiyacımız olan oyuncuyu alırız. Yine alacağız. Belki bugün aldıklarımızı yarın almayacağız. Onları hep zaman gösterecek. İfadeler biraz boşlukta kalıyor. Bizden birini neden almadınız? Sizden birisi kim mesela. Neden alacağımızın kriterini koyun. Ben kendime göre cevap veririm. Şunu şöyle düşündüm diyebilirim. O tip oyuncularda var. Bizim takıma gelmiş, başarılı olmuş. Ama şu anda onun yerinde başka oyuncu var. Onu alıp bekletmek yerine, başka bir oyuncuyu bekletiyorum. Şu anda bunu konuşmaya gerek yok" dedi.
"Türkiye'nin uluslararası platformda alacağı başarılar hem değer hem de moral olarak bizi yukarıya çıkartacaktır"
Milli takımla birlikte uluslararası platformda yakalanacak başarılarla birlikte altyapıdaki yapılanmayı daha kolaylaştıracağının altını çizen Güneş, şu ifadeleri kullandı:
"Parçadan gidersek sorunu çözmeyiz. Bütün her zaman parçadan büyüktür. Ama bütünün parçaları da önemlidir. O da nedir mesela. Yabancı sorunu, altyapı, rezerv ligi, sayarak çoğaltabilirsiniz. Kulübün ekonomisi, antrenör eğitimi. Bunların hepsi konu başlıkları. Ben bunların hepsine girmek istemiyorum. Bunlarla ilgili çok hazırlık yaptık. Şu anda uygulanabileceğini görmediğim için hiç onlara girmiyorum. Şu anda bizim yapacağımız şey milli takımın uluslararası alanda başarısı. Türkiye'nin de beklentisi bu. Bizim diğer alanda krizlerimiz var, kulüplerimizin ekonomik sıkıntıları var. Kulüplerin hepsinde ekonomiden kaynaklı bir şikayet, beklenti var. Peki parayı nereden alacaksınız? Ürettiğinizin karşılığını alacaksınız. Ne üretiyorsunuz? Yok işte televizyondan alacağız, hasılattan alacağız, sponsorlardan alacağız. Olmadığı zaman ürettiğinizi satarsanız da alırsınız. Bu sıkıntı olunca giderek tehlike büyüyor. Bizim için de kulüpler için de olmazsa olmaz, kaynağına inip oyuncu üretmek zorundayız. Ürettiğimiz oyuncu yeterli değilse, yabancı oyuncu almaya saygı duyarım. Ama seçimi de iyi yapmak kaydıyla. Sık sık oyuncu almak, fazla oyuncu alıp oradan zarar etmek yanlış politikadır. Yabancı oyuncu şu kadar olsun, bu kadar olsun, sınırsız olsun değil. Ben kendi oyuncumu üretecek ve oynatacak imkan vermeliyim, bu haksızlık olsun diye yabancıyı kısarak değil, böyle bir politika yapmadığım zaman bunun sürdürülebilir olmadığını görüyorum. Şu anda sürdürülemeyecek bir duruma geldik. Neden? Biz hep yabancı oyuncu sayısını çoğalttık. Kulüplerin ekonomisi kötüye gidiyor, uluslararası başarımız sıkıntıya gidiyor. Eğer bugünkü durum buysa, bunu dikkate alıp tartışalım. Bu tartışmanın içinde genç takımda oyuncu üretemedik, eğiticilerimiz eksik kaldı, yabancı oyuncu fazla, B ligidir. Hepsini konuşuruz o zaman. Yani bir takım kriterleri konuşarak koyalım. Konuşmadan yaparsak saçma oluyor, mantıksızlık geliyor. Yerli oyuncular çok pahalı oluyor. Neden pahalı oluyor. Ben bakıyorum Türkiye'de şu anda en değerli oyuncu kim piyasada gördüğümüz, milli takıma da aldığımız Mert Hakan var. Türkiye'de son yılda yapılan transfer. Onun maliyetine bakalım, aldığımız bir yabancının maliyetine bakalım. Geçmişte böyle hata yaptı, o hatayı yapmayalım, bu ayrı bir konu. Hata yapacaksak yerli, yabancı fark etmez. Kaldı ki Türk oyuncularla, Türk parasıyla anlaşıyorsun, dövizle anlaşmıyorsun. Ben niye onu aldın, almadın da değilim. Siz az üretirseniz onların fiyatı da yükselir. Sizde oyuncu olmazsa, dışarı gittiğiniz zaman oyuncu gelirken sizden neden yüksek para istiyor. Kendi kriterlerini koyuyor. O paralar size büyük maliyet getirip, hem borcunuzu büyütüyor hem de ceza almanıza sebep oluyor. Birçok oyuncunun FIFA'ya başvurduğunu, birçok kulübünde ceza almamak için uğraştığını biliyoruz. Ama bu hiç yabancı olmasın, yabancı yasak olsun değil. Yabancı alırken dikkatli alalım. Bu şuna benzer. Benim 3 tane ceketim var ama pantolonum yok. Bir ceket daha almak istiyorum. Senin durumun bunu uygulamaya müsait değil. Bunu sürdüremezsin. Bugünü kurtarırsın gibi görünür, yarın yine bu para karşına çıkacak. Bunları tartışacağız. 2, üretim nedir? Bizim genç çocuklarımız ne yapıyor. Adana'da, Van'da, Kayseri'de, Gaziantep'te, Trabzon'da, Urfa'da fark etmez. Futbolcu fışkırmaya müsait bir ülkeyiz. Bir de işsizlik var diyoruz, iş alanı. Hem okusunlar hem oynasınlar. Büyük kulüplerimizin altyapılarında iyi taraflar var. Bunları daha iyi hale getirebiliriz. O zaman hem üretip hem yarış olur. Ama yönetici haklı olarak diyor ki ben bugün geldim, seneye ne olacağını bilmiyorum. Bugün sonuç almam lazım. O zaman gidiyor hazır oyuncu alıyor. Hazır oyuncu da bizde yok, üretmedik ki. Bugünkü ürettiklerimiz bu kadar. Yenileri olmadığı için bu sıkıntı. Biz sayının çoğalmasından yanayız. Bir ürün piyasada fazla olduğu zaman fiyatı düşer. Herhangi bir sebze, meyve fazla olursa fiyatı düşer, az olursa fazla oluyor. Demek ki az ki bizde pahalı oluyor. Onun için üretmek durumundayız. Her alanda üretime ihtiyaç var. Üretimi yaptık, yabancı oyuncunun da kalitelisini aldık. Bunun karmasını yaptık, bu kulübün de işine gelir. O bütçeyi ben değil, kulüp ayarlayacak. Denetim şart. UEFA da bunu yapıyor zaten. Benim yarışıma geldiğin zaman bana sorunlu gelemezsin diyor. Onun diyeceğini, biz diyeceğiz. Bu konular halledilebilir ama tekrar söylüyorum; rezerv ligi, yabancı oyuncu konusu, antrenör eğitimi, kulüplerin ekonomik yapıları bunlar tartışacağımız konular. Ama benim için öncelik milli takımın alacağı başarı. Türkiye'nin uluslararası platformda alacağı başarılar hem değer hem de moral olarak bizi yukarı çıkartacak. Tepede moral ve güç bulmamız aşağıyı, yapılanmayı daha da kolaylaştırır. O zaman izah ettiklerimizin savaşını veririz. Direkt bunun içine girersem bu işi bırakmam gerekir. Meslek olarak teknik direktörlüğü bırakıp, oraya gitmem gerekir. O da doğru değil. Bunun için hazırlıklar var. Bilgiler, dokümanlar var. Oğuz Çetin, Tolunay Kafkas, Rüştü Reçber, Hami Mandıralı, altyapı hocaları var. Sadece onlar değil. Antrenörler derneği başkanı İsmail Dilber, futbolcular derneği başkanı Hakan Ünsal, gazeteciler, birçoğuyla görüştüm. Fatih hoca, Mustafa hoca ve ligdeki birçok antrenörle görüştüm. Hepsinin idari, teknik, ekonomik bilgilerini alıp, toparlayıp, düşünerek planlayıp, karar alıp, uygulamamız gerekiyor."
"Şu an iki kaleci de hazır, ikisini de oynatsam olur"
Milli takım kadrosunda yer alan kaleciler Mert Günok ve Uğurcan Çakır'ın oynamaya hazır olduğunu belirten Şenol Güneş, savunma hattında da sayısal olarak üstünlük olduğunu belirtti. Savunmanın sağında Mert Müldür'ü görmek istediğini belirten tecrübeli teknik adam, "Takımın bütünü önemlidir. Hepsinin iyi olması gerekiyor. Kalede elimizde olan isimler Mert Günok ve Uğurcan Çakır iyi kaleciler. Mert daha tecrübeli. Uğurcan'ın da hem bugünün hem geleceğin çok iyi kalecisi olacağını düşünüyorum. Zaten oynamaya hazır. Şu anda ikisi de hazır. İkisini de oynatsam olur. Maçına göre değerlendirebiliriz. 3, 4 ve 5'inci kalecileri bulmak istiyoruz. Hem A takım için hem de Ümit Milli takımlar için. Zaman hızlı geçiyor. Bugün için acil bir sorunumuz yok. Savunmada da stoperde sayısal bir üstünlüğümüz, fazlalığımız var. Hatta Ozan Kabak, başta düşünmeme rağmen oynatmaya sıra gelmedi. Sakatlığı oldu, geldi, diğerleri oynadı. Kullanamadık. Onu da değerlendirebiliriz. Mert Çetin yine orada var. Le Havre'de Ertuğrul var. Ligimizde tecrübeli oyuncular da var. Ama gençlerimiz başarılı olunca, yapılan hamle bizi iyi bir yere getirdi. Dolayısıyla çok sıkışsak tecrübeli bir oyuncu da alabilirdik. Sağ bekte Gökhan Gönül ile başlamıştık. O da gayet iyiydi. Zeki oynayınca Gökhan Gönül'ü kenarda bırakmak yerine ihtiyacımız olursa yeniden alırız. Nazım var. Şimdi Mert Müldür'ü görmek istiyorum. Daha önce bildiğim, izlediğim bir oyuncu. Sol tarafta sayısal bir sıkıntımız var. Orada bir arayışımız var. Ama ben Umut Meraş'tan memnunum. Hasan Ali gittikten sonra Umut kapattı orayı. Şimdilik sayısal olarak idare ediyoruz" dedi.
"Orta sahada bir zenginliğimiz var" 
Orta sahada bir zenginlik olduğunu ve rekabetin de başarıyı getireceğini vurgulayan Güneş, şöyle konuştu:
"Orta sahada bir zenginliğimiz var. Defansif olarak Mahmut oynadı, Okay oynadı. Yine orada Ozan'ı kullanabildik. Hücuma dönük olarak Hakan Çalhanoğlu var, Yusuf var. Şimdi Mert Hakan ve Orkun var. Kadroda olmayan oyunculardan da söyleyeceklerim var. Oğuzhan ve Berkay var. Dolayısıyla sayısal sıkıntımız yok. Açık olarak da şu anda Cengiz oynuyor. Abdulkadir var sol ayaklı, Yusuf orta saha ama açıkta da oynayabiliyor o da sol ayaklı. Sağ ayaklı oyuncu tipi az. Deniz Türüç vardı o da bize katkı yaptı ve o da sol ayaklı. Sol tarafta da Emre Kılınç var. Sol açıkta Hakan'ı oynattık ama asıl yeri orta saha ama orada da iyi oynadı. Orada sayıyı biraz arttırmak lazım. Ahmed Kutucu hem kanat hem santrfor oynuyor. Kenan Karaman'ı oynattık bazen açık bazen santrfor. Orada Ferdi'yi de düşündük açık olarak. Şu anda onu kullanamadık. Bir de Sinan Gümüş var. Milli takımı bir takım haline getirip, bunlar içerisinde ideal 11, 18 yapıp kendi arasında yarışırken yeni geleceklerin onları geçmesini istiyoruz. Rekabet bize başarı getirecek, beklentim o. 2,3, 5, 10 sene sonra bunu daha iyi hale getirebilmek için bu oyuncuların yaşadığı başarının manevi hazzını yaşayan toplumun içinden gelen oyuncunun da 'benim de onu geçmem gerekir' demesi gerekiyor. O da hazırlamaktan geçer. O zaman biz Türk futbolu olarak mesafe aldığımızı gösteririz. Yoksa bir grubu kullanıp ondan sonra bırakıp gitmeyi doğru bulmuyorum." 
"Keşke lige 1 hafta önce başlayabilseydik"
Fransa Ligi'nin 2'nci haftasında Lille'nin deplasmanda Reims'i 1-0 mağlup ettiği karşılaşmayı takip eden Güneş, "Lig onlar için de yeni başladı. Yüzde 100 tempolu bir maç olmadı. Son 10 dakikada Lille 3, 4 tane pozisyona girdi. Öncesinde kısır bir oyun oldu. Burak gayretliydi, oyunun bir parçası olmaya çalıştı. Yeni gittiği bir takım. Zeki, görevini yapıyor. Sade ve gösterişsiz. Ama o da sakatlandı. Onun da sakatlığını göreceğiz. Sanki bir çekme vardı ayağında. Yusuf iyi girdi, topla alış-verişleri iyiydi. Ama süresi kısaydı, sakatlık sonrası yeni yeni başlıyor. Daha önce daha kısaydı süresi. Bütün oyuncular sağlıklı bile olsanız, pandeminin bu döneminden sonra, idmansızlıktan sonra tekrar sahalara dönmek kolay değil. Maç performansı ayrı bir şey. En azından onlar 2'nci maçlarını oynadılar. Bizde hiç maç oynayamayanlar var. Hazırlık maçı yapacak olanlar var. Keşke lige 1 hafta önce başlayabilseydik" ifadelerini kullandı.

"Oyuncu 45-50 maç oynayacak duruma rahatlıkla gelmeli"
Gelecek sezon Süper Lig'de hafta içinde de maçların oynanacak olması hakkında da konuşan tecrübeli teknik adam, şu ifadeleri kullandı: "Onları aştık artık. Bu tabii alışkanlıklara bağlı. Günümüz futbolu hem ekonomik tarafı hem show business tarafı itibariyle çok fazla sayıda maç yapılması istenen bir spor dalı oldu. Çünkü; işin ticari boyutu da var. Siz oynarsanız, size para gelir. Bunun bir değeri var ama o değeri böyle kullanmak istiyorlar. Bugün baktığınız zaman dünyanın en iyi futbolcularından iki tanesi Messi ve Ronaldo'nun maç sayısına bakalım. Oyuncu 45-50 maç oynayacak duruma rahatlıkla gelmeli. Onun için boş zaman diye bir şey yok. Ama bu sene olağanüstü bir durum oldu. Çok uzun süre boş zaman oldu. Hazırlık oldu, maçlar oynandı ve şimdi tekrar ara. Ara vermeyi ben doğru bulmuyordum. Bazı hocalar iyi yaptılar, 1 haftalık zihinsel bir dinlenme oldu. Fiziksel kayıpları yerine koymak için çok daha uzun sürelere ihtiyaç duyuluyor. O yüzden sıkıntılar oldu. Bizde küme düşme olayını da kaldırıp, takım sayısı çoğalınca maçlar sıkıştırıldı. Biz bir karar alıp sonrasında nasıl yapacağız dediğimiz zaman iki ayağımızı bir pabuca sıkıştırıyoruz. Sonra da hata oluyor. Şimdi ne olacağını biz de göreceğiz. Yani bu ligde kadroların sayısı nedir, kaç kişi var, bu ligi kaldırabilecek mi ? Avrupa'ya katılmayan takımların durumları ile hem Avrupa'yı hem ligi hem de kupaya katılan takımların durumları, bir de bu oyuncular aynı zaman milli oyuncular. Bunların hayat felsefesi değişecek, değişmeli. Kendilerine bakmalı, çalışmalı, tempoyu ayarlamalı. Maçlar da oynarken zaman zaman dinlenmeli ki Lille'de hoca onu yaptı. Ikone ile Burak Yılmaz'ı dışarı aldı. Bir süre sonra zorlamıyor artık. Zeki o zorlama sebebiyle çıktı. Belki hissetseydi onu da dışarı alabilirdi. Oyuncular buna hazır olmalı. Yani iyi oynarken belki 1 maç, belki de oynamayacaksın. Şimdi ben antrenmanda konuşup, göreceğim. Ayın 3'ünde Sivas'ta maç var, 6'sında Sırbistan maçı var, oraya gideceğiz. Oyuncuların durumuna göre belki bazı oyuncular burada oynamayıp orada oynayabilir. Bazıları iki maçta da az oynayabilir. Fiziksel durumların ne olduğunu bilmiyoruz. Şu an belirsiz. Ne kadar iyi olursa olsun, sağlıklı olsa bile bunu test etmek için maç performansını göremedik."
"Onlar için de uzun soluklu ve başarılı bir dönem olsun istiyorum"
Süper Lig'de çok sayıda Türk antrenörün görev aldığını ve bu isimlerin de başarılı işlere imza attığını belirten Güneş, "Mehmet Hoca ve Rıza hoca daha önceden geldi. Okan hoca da epeydir çalışıyor. Erol hoca daha sonra geldi ama Malatyaspor ve Alanyaspor'da başarılı oldu, iyi geliyor. Fenerbahçe'de de inşallah başarılı olur. Hepsine hayırlı olsun. Okan hoca geçen sene şampiyonluk yaşadı. Daha önce sıkıntılar gördü, düşmemeye oynayan takım çalıştırdı. Gittiği kulüpten ayrıldığı da oldu. Kalması gerekirken ayrıldı, kupa da gördü. Başarı ve başarısızlık. Antrenörlük ve oyunculuk böyle bir şey. Burada duruşunuz vardır sizin. O duruşunuz size bir yere getirir. Kaybettiğiniz zaman ayakta kalmasını bilmeniz gerekir. Ezilmeyeceksiniz, yok olmayacaksınız. Kazandığınız zaman da havaya girmeyeceksiniz. O iş o zaman sizi bir yere götürür. Yola gireceksiniz, o yol sizi bir yere götürür ama yol sizi beklemez. Onun için genç arkadaşlarımızı başarılı buluyorum. Çok arkadaşımız var. İnşallah da başarıları devam eder. Zaman zaman başarı yakaladıklarında takılmaması gerekiyor. Zaman zaman başarısız oldukları zaman da yıkılmamaları gerekiyor. Kesinlikle sürdürülebilir olmak lazım. 5, 10, 20 sene. Örnekleri var. Ben 33 senedir antrenörlük yapıyorum. Fatih hoca öyle, Mustafa hoca, Yılmaz hoca, Samet hoca öyle. Çok uzun yıllar bu işte görev yapanlar da var. Onlar için de uzun soluklu ve başarılı bir dönem olsun istiyorum. İnşallah onlar da kıymetini bilirler, onlara da layıklar" şeklinde konuştu.
"1 numaraya Dünya Kupası'nı koyuyorum"
Avrupa Şampiyonası'nda oynayacakları futbolla ses getirmek istediklerinin altını çizen Güneş, "Benim bu anlattıklarım dışında aklımın ucunda 3 Eylül'de başlayacak maçlardan sonra, Dünya Kupası da dahil, o döneme kadar milli takımla en iyisini yapabilmek. Uluslar Ligi'nde tabii ki gruptan 1'inci çıkmak isteriz. Ama zor bir dönemden geçiyoruz. Haziran 2021'deki Avrupa Şampiyonası'nda oynayacağımız futbolla ses getirip, gruptan çıkıp üst turlara gitmeyi hayal ediyorum. Özellikle 1 numarada Dünya Kupası'na katılmayı istiyorum. Benim için Dünya Kupası önemli. Tekrar Dünya Kupası'nda olmak, orada ülkemizi temsil ederek uluslararası alanda ses getirmek istiyoruz. Ondan sonra da başarı anlamında söylüyorum. Hedeflerimi yeniden çizmek zorlaşabilir. Ama Türk futbolunun geleceğiyle ilgili projeleri de hayata geçirebiliriz. Ama şu anda önceliğimiz Eylül, Ekim ve Kasım aylarında 3 rakibimiz var. Bunları oynayarak Uluslar Ligi'ni bitiriyoruz. Aralık veya Ocak ayında da Dünya Kupası elemeleri kurası çekilecek. Mart ayında elemeleri oynayacağız. Haziran ayında Avrupa Şampiyonası finalleri var. Dönüp seneye bu aylarda Dünya Kupası elemeleri var yine. İnşallah gruptan çıkıp, ondan sonra da Dünya Kupası finallerine katılıp, güzel bir sonuç yapmak istiyoruz. Oldukça fazla maçımız var. 3 kategoride yarışmamız var. Bunların içinde 1 numaraya Dünya Kupası'nı koyuyorum. 2 numara Avrupa Şampiyonası, 3 numara da Uluslar Ligi" diye konuştu.
"Burak Yılmaz'ın takdir edilmesi gerekiyor"
Burak Yılmaz'ın Lille Kulübü'ne transfer olmasını da değerlendiren Şenol Güneş, şu ifadeleri kullandı:
"Burak Yılmaz'ın takdir edilmesi gerekiyor. Yetenekli bir oyuncu. Bize de katkı yaptı, kulüplerine de katkı yaptı. Ama daha da katkı yapabilecek oyuncu özellikleri var. Geçmiş yıllarda kaybolan zamanları var. O yüzden altyapıları önemsiyoruz. Biz 19 yaşına geldiği zaman oyuncuları hazır tutmamız gerekiyor. O konularda eksik kalıyoruz. Biz 19'dan sonra yeni başlıyoruz. 25'ten sonra oyuncu olur mu, olmaz mı karar veriyoruz. Avrupa'daki futbolun 8, 10 sene gerisindeyiz. Eğitimde de, yarışmada da. Zaman zaman aldığımız sonuçlarla onlarla eşit gibi görünüyoruz. Burak şunu ters çevirdi. Yaşlı alıp ülkemize getirdiğimiz oyuncular yerine, kendisi o yaşta Avrupa'ya gitti. Bu takdir edilmesi gereken bir durum. Ama daha önce de baktığımızda yaşlı olmasa bile Tugay'ın gidişi, Arda'yı genç kabul ediyorum, önce Atletico Madrid'e sonra Barcelona'ya gidişi. Emre'nin gidişi, yani böyle oyuncularımız dışarı gidiyor. Sayılar çoğaltmamız lazım. Bunu bir plan içerisinde, hedef doğrultusunda yapmamız lazım."

"Alt ligler, gençlerin hakim olduğu bir lig olmalı"
Altınordu'nun yaptığı eğitimi büyük kulüplerin de yapabileceğini vurgulayan Güneş, "Altınordu'nun yaptığı eğitimi büyük kulüplerimiz de yapabilir. Eğitim ayrı, yarışma ayrı olur. Sizde varsa alırsınız, satışını yaparsınız. Ekonomik olarak da karlı olursunuz. Bunun için zaman ayırmıyoruz. Benim de içinde olduğum kulüpler de öyle. Ne kadar zorlasanız da herkes o andaki yarışı düşünüyor. Şu anda alt takımlara, 2'nci, 3'üncü Lig'e gidin orada da herkes şampiyon olmak isteyip, 'aman ayakta kalayım' diyor. Süper Lig'de oynamayanı 1'inci Lig'de, orada oynamayanı 2'nci Lig'de, orada oynamayanı 3'üncü Lig'de görüyoruz. Oysa alt ligler, gençlerin hakim olduğu bir lig olmalı. 11 oyuncudan en az 7, 8 tanesi genç olması gerekiyor. Bizim de oraları taramamız gerekiyor. Oradan ya da amatörden çıkarmamız gerekiyor. Ama şu anda biz Süper Lig ekiplerinin PAF takımlarına bakıyoruz. Havuzu genişletip, daha iyi hale getirmek gerekiyor. Hep örnek veriyorum. Yayladaki çiçeği almak yerine bahçedeki çiçekleri çoğaltmamız gerekiyor. Bahçedeki ayrık otları da temizlemek gerekiyor. Faydalı olanları tutmak gerekiyor" dedi.
"Milli takım için pazarlık yapıyorsa..."
Milli takım için yurt dışında görüştükleri genç oyuncular olduğunu söyleyen Güneş, "Görüştüğümüz genç oyuncular var. Bir kısmı diğer ülkeleri tercih ediyor. Ona saygı duyarım. Oyuncuların özgür iradesi var. Yeni nesil o konuda adaletli, demokratik, bağımsız ama bir şey üretmeye çalışan bir nesil. Dolayısıyla kararı kendi verebilecek durumda. Bize bir şey düşerse yardımcı oluruz. Ben bir oyuncuyu düşünüyorsam onunla konuşurum. Talip olduğumu da gösteririm. Ama o tercihini yaparken kendisiyle, ailesiyle, geleceğiyle ilgili bir karar verirse hangi kararı alırsa saygı duyarım. Türk oyuncunun Türk takımında oynamasından gurur duyarım. Ben buradayım, böyle düşünüyorum. Bu ülkenin bireyi olduğum için mutluyum. Ülkemle de gurur duyuyorum. O oyuncular yurt dışında ya da burada yaşayabilir. Tercihlerini oynayıp, oynamama, istikbalini düşünebilir. Çünkü; Milli takım, kulüp takımı değil. Gönül ister, ruh ister. Buradan bir şey beklemezsin, vermeye gelirsin. Ayrıca karşılığını alırsın ayrı konu ama gelirken bunu düşünmezsin. Milli takıma gelirken şöyle olacak, böyle olacak dediğin zaman hiç gelme, oraya ait olma duygun yok. Çünkü kendini teslim ediyorsun. Ülke için savaşa giden bir insana giderken hiçbir şey söylenmez. Sen de ülkenin adına yarışacaksan bir şey söylemeyeceksin. Karşılığında maddi, manevi kazançların olabilir. Olmasa da kendini feda etmen gerekiyor. O yüzden Avrupa'da yetişen izlediğimiz bazı oyuncular oraları düşünebiliyor. Buradan da daha önce giden oldu. Azerbaycan'a giden oldu. Onlar da bizim kardeşlerimiz. Orkun'un kardeşi Azerbaycan'a gitti. Daha önce de giden oldu. Bunlar olacak. Bizim talep ettiğimiz bir oyuncu başka bir yeri seçiyorsa ona saygı duyuyorum. Çünkü tercihini kullanmıştır. Zaten ona diyecek bir şeyimiz yok. Ama talep edipte düşünüp, orası, burası pazarlık yapıyorsa o zaten bize ait olması daha iyi" diye konuştu.
"Trabzonspor, Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş 'ikincilik için oynuyorum' diyemez"
Büyük takımların isimlerinin her zaman şampiyonluğa oynayacağını söyleyen Güneş, "Ligle ilgili benim bir şey söylemem doğru olmaz. Pandeminin gölgesinde, ekonomik krizlerle beraber gidiyoruz. Ekonomik krizler, lig içinde bir kulübü etkiliyorsa o yarışta geri kalıyor. Birinci madde ekonomik. Bakıyorsunuz kulüp iyi gidiyor. Ödemeleri iyi yapıyor. Ödemeler sorun değilken, oyuncunun aklına gelmezken iyi gidiyor. Birden bire bakıyorsunuz ödeme beklentisi varsa takım darmadağın oluyor. Takım için dengelerde sıkıntı var. Onun için ekonomi birinci madde. Pandemi zaten etkiledi. Yarış durdu sonra tekrar devam etti. Takımları ve oyuncuları etkiledi. Büyük takımların hepsinin adları şampiyonluğa oynar. Trabzonspor, Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş 'ikincilik için oynuyorum' diyemez zaten. O isimler şampiyonluk yarışında olur. Başakşehir zaten şampiyon olduğu için bu sene o da bu yarışın içinde olacak. Burayı zorlayacak takımlara bakmamız lazım. Geçen sene çıkış yapan Alanya vardı, Sivasspor vardı. Ben Sivasspor'u çok başarılı buldum. Olağanüstü bir çıkıştı o da pandemi sonrası transfer sebebiyle bazı oyuncuların gitme durumuyla bir düşüş oldu. Şampiyonlar Ligi'ne gitmesi kesinken şimdi Avrupa Ligi'ne gitme durumunda kaldı. Akılcı bir politika yapıyor. En iyi yönetilen kulüplerden bir tanesi görüntüsü var. Ne yapacağıyla ilgili planını iyi biliyor. Antalyaspor yeni bir yapılanma içinde. Borç yapmadan, kulübün ekonomisini düşünerek hem de altyapıyı planlayarak gittiğini görüyorum. Biraz zamana ihtiyacı var. 3, 5 sene sonra belki çok daha fazla ses getirecek bir Antalyaspor olacak. Hem üretecek hem de ürettiğini kullanacak. Şimdi mevcut durumu düzeltmeye çalışıyor. Onu da iyi yapıyor. Ben Bursaspor, Adana Demirspor'un da ligde olmasını isterdim. Onlar da potansiyeli olan, taraftarı olan hem de geçmişi olan takımlar. İzmir'de Göztepe var ve bir takım daha olabilir. Samsunspor geliyor. Geleceğini düşünüyorum. Kocaeli, Sakarya, Eskişehir buralar futbol bölgesi. Bunlar Süper Lig'de olmasalar bile futbola büyük renk katarlar. Ama aynı kulüpler hata yapmasalar buralara düşmezlerdi. Onun için sadece yönetimlere bırakılacak durumlar değil bunlar. Camia sahip çıkmalı" dedi.
"Kulüp takımlarına dönmeyi düşünmüyorum"
Milli takımda herkes tarafından sevildiğini, ortak bir değer olduğunu belirten Şenol Güneş, tekrar kulüp takımlarına dönmeyi düşünmediğini belirtti. Güneş sözlerini şöyle noktaladı:
"Ben zaten düşüncemi az önce söyledim. Benim gizlim, saklım yok. Ben epeydir söylüyorum. Kulüp takımlarına dönmeyi düşünmüyorum. Ülke içinde söylüyorum bunu. Milli takıma geldikten sonra tekrar bu yarışın içine girmek istemiyorum. Zaten yaş itibariyle belli bir döneme geldik. Bu dönemde de az önce söyledim. İlk hedefim Dünya Kupası'na katılmak. Arkasından Avrupa Şampiyonası ve Uluslar Ligi. Ondan sonra kararlar vereceğim. Bazı projelerle ilgili, Türk futboluyla ilgili bana düşen ne görev varsa onu en iyi şekilde yapmaya çalışacağım. O zaman onlara müsait olurum. Bu tip bir görevde olmamam gerekir. Şu anda 3 sene için bir şey diyemem ama yurt içini sorduğun zaman düşünmüyorum. Milli takımda ortak bir değerim. Ben Trabzonluyum, Trabzonspor'un içinde büyüdüm. Ama Trabzonsporlu olmam onun yanlış yaparak başarılı olmasını istemem. Doğru yaparak başarılı olmasını isterim. Çünkü hep öyle oldu zaten. Bu Beşiktaş için de geçerli. Büyük takımlar için söylüyorum. Antalya, Bursa bunlar hep potansiyeli olan yerler. Ben Fenerbahçe'nin içine girmedim, Galatasaray'da çalışmadım ama onlar da büyük kulüpler, büyük camialar. Kabul etmek lazım. Hepsi tarafından sevilip, sayılıyorum. Ortak değer olabiliyorum. Ben bu ortak değerin kaybolmasını istemem. Lig yarışında gergin ortamlar oluyor. Ben ona girmek istemiyorum. Yeniden başlasaydım bu savaşı verirdim, Türkiye'de tekrar kulüp savaşına, bu kavgalı ortama girmek istemiyorum."
Kaynak : DHA