TV İZLE

Canlı TV'ler burada...

Aromaterapi, Fitness ve Beslenme: Doğal Yağlarla Bütüncül Sağlık Rehberi

Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!

BYD HAN | Test Sürüşü

BYD HAN 3.9s | Avrupalı Premium otomobillere kafa tutar mı?

En Seksi Voleybol Frikikleri

Birbirinden seksi voleybolcular plajda ve salonlarda ter dökerken zaman zaman da verdikleri frikiklerle yürek hoplatıyorlar…

TV’de Spor Ekranı

TV’de Spor Ekranı ile TV'de canlı spor yayınları ve canlı maçlar hangi kanalda öğrenin.

UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri

2024-2025 UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri TRT farkı ile burada...

Vodafone Sultanlar Ligi'nde biten transferler (2026-2027 sezonu)

Vodafone Sultanlar Ligi ekipleri, 2026-2027 sezonu öncesi kadrolarına takviye yapıyor. İşte şu ana kadar biten transferler...

UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri

UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri​ TRT farkı ile burada ...

UEFA Avrupa Ligi Maç Özetleri

UEFA Avrupa Ligi​ Maç Özetleri TRT farkı ile burada...

Sinan Gümüş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinan Gümüş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Haziran 2021 Pazar

Göztepe, Fenerbahçeli yıldızların peşinde

Yeni sezon hazırlıklarına devam eden Göztepe transferde bombaları patlatmak istiyor. Ege temsilcisi Fenerbahçe'nin yıldızları Filip Novak ve Sinan Gümüş'ü radarına aldı.

Süper Lig'de transfer döneminde şu ana kadar sadece Altınordu'dan defans oyuncusu Kahraman'la sözleşme imzalayan Göztepe, bu hafta vites yükseltecek.

DHA'nın haberine göre gurbetçi stoper Şefik Abalı, Nijeryalı orta saha Vincent Onovo ve Brezilyalı kanat Lourency do Nascimento Rodrigues'i resmen kadrosuna dahil etmesi beklenen Sarı-Kırmızılılar, Fenerbahçe'nin yıldızları Filip Novak ve Sinan Gümüş'le de ilgileniyor. Fenerbahçe'de Başkan Ali Koç'un yeniden seçilmesinin ardından Göztepe Yönetimi bu hafta içinde resmi görüşmelere başlayacak.

Göztepe'nin Novak'ı bonservisiyle almayı planladığı, Sinan'ı ise kiralayabileceği öğrenildi. Fenerbahçe'ye geçen sezon Trabzonspor'dan gelen Çek sol bek Novak genelde yedek kulübesinde bekledi. Ligde 18 maça çıkan 31 yaşındaki futbolcu 1 gol attı. Antalyaspor'dan gelen kanat Sinan da Novak gibi 18 Süper Lig müsabakasında forma giydi. Sinan Gümüş takıma 3 gol ve 1 asist katkısı verdi. Göztepe yeni sezon hazırlıklarına yarın Urla Adnan Süvari Tesisleri'nde yapacağı antrenmanla başlayacak.

2 Aralık 2020 Çarşamba

Fenerbahçe'ye iyi haber

Fenerbahçe'ye, koronavirüs testi pozitif çıkan iki oyuncudan iyi haber geldi. Test sonuçları negatife dönen Enner Valencia ve Sinan Gümüş, yakın zamanda takıma katılacak.

Fenerbahçe'de, koronavirüsten kurtulan ve testi negatife dönen Enner Valencia İstanbul'a geldi.

PCR testi yapılacak Ekvador'lu oyuncunun testi bir kez daha negatif çıkarsa, takıma dahil olacak.

Bir süredir takımdan ayrı kalan ve bu süreçte iki kez Covid-19 testi yapılan Sinan Gümüş'ün iki testi de negatif çıktı.

Bireysel çalışmalarını sürdüren 26 yaşındaki oyuncu, karantina süresi tamamlanınca takımla birlikte antrenmana çıkacak.

Diğer yandan Yukatel Denizlispor maçı öncesinde eksik oyuncuların çokluğu teknik direktör Erol Bulut'u düşündürüyor.

Beşiktaş derbisinde sakatlanan Mauricio Lemos, Diego Perotti ve Kemal Ademi birkaç hafta takımdan ayrı kalacak.

Sivas Belediyespor maçında problem yaşayan Mbwana Samatta'nın da Denizli deplasmanında forma giyme şansı bulunmuyor.

Sakatlıkları sebebiyle bir süredir takımdan ayrı kalan Tolga Ciğerci, Nazım Sangare ve Harun Tekin de takımdan ayrı bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor.

Denizlispor maçında bu oyuncuların da görev yapması beklenmiyor. Fenerbahçe'de bir diğer önemli eksik, sarı kart cezalısı Luiz Gustavo.

Kaynak : TRT SPOR

3 Eylül 2020 Perşembe

Ali Şafak Öztürk: "Beşiktaş ve Fenerbahçe ile görüştük"

Antalyaspor Başkanı Ali Şafak Öztürk, Nazım Sangare için hem Fenerbahçe hem de Beşiktaş ile görüşmeler yapıldığını söyledi. Öztürk, "Antalyaspor’un menfaatlerine ne uygunsa öyle ilerleyeceğiz" dedi.

Antalyaspor Başkanı Ali Şafak Öztürk, sosyal medya üzerindeki canlı yayınında taraftarlarla bir araya geldi.
Başkan Öztürk, yaklaşık 1 saat süren yayında geçen sezonu değerlendirdi, yapılacak transferleri, Nazım Sangare ve Doğukan Sinik transferleri hakkında açıklamalarda bulundu.
Başkan Öztürk, geçen sezonun başının sıkıntılı, sonunun ise güzel olduğunu söyledi. Geçen sezon art arda gelen yenilgilerin ardından Bülent Korkmaz ile yolların ayrıldığını ve Stephan Tomas ile deneme yaptıklarını dile getiren Öztürk, "İstediğimizi yapamadık. Sıkıntıların ardından ciddi hamleler yaptık. Başta teknik direktör Tamer Tuna ve oyuncularla herkes gördü zaten. Ligin ikinci yarısında rekor üzerine rekor kırdık. Yeterli değildi yolun sonunda Avrupa’yı isterdik. Türkiye Kupasını kazanmak isterdik. Pandemi döneminde aile olabilme adına önemli işler yaptık. Dünyada bu süreci en iyi geçiren kulüplerdendik. Son maçlarda genç oyuncularımız oynadı. Geleceğe yatırım yaptığımız bir ikinci yarı oldu. Bu sezon bunu devam ettirmek istiyoruz" şeklinde konuştu.
Başkan Öztürk'ten, Emre Uzun transferi eleştirilerine tepki
Antalyaspor’da bu dönem planlama çerçevesinde 8 futbolcu ile yolların ayrıldığını ifade eden Öztürk, "Sayı olarak gerçekten ciddi sayıda oyuncu ile yollarımızı ayırdık. Özellikle kontratı bitenlerle. Bunun dışında gitme ihtimali olan, ya da kiralanacak birkaç oyuncu daha olabilir. Bakıldığında ciddi şekilde Türk futbolunun mali sıkıntısı var. Kadronun daralması gerekiyor. Maç sayısının yükselmesine rağmen, daha fazla oynayacak katkı verecek gençlere şans vereceğimiz bir kadro oluşturmak istedik. Transfer olacak bölgeleri saptadık. Forvete Origil’i aldık. Serdar Gürler fırsat transferi oldu. Sakatlığı var ama 3 yıllık sözleşmemiz var. Serdar’ın takımımıza çok büyük faydasının olacağını düşünüyoruz. Gökdeniz Bayraktar geldi, 18 yaşına göre ciddi fizik yapısı ve performansı iyi olan bir futbolcu. Büyük geleceği olduğunu düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
Nuri Şahin açıklaması
Nuri Şahin transferine de değinen Ali Şafak Öztürk, "Nuri Şahin, çok büyük bir marka. Türk futbolunun en kariyerli futbolculardan biri. Sadece sportif değil, Antalyaspor’un geleceğinin içinde olan bir transfer yaptık. Türk futbolunun içinde ciddi şekilde rol almak istediğini biliyorduk. Hocalık beklentisi olduğunu ve daha fazla katkı vereceğini yönetimsel olarak düşündük. Buna göre de konuştuk planlamalarımızı anlattık. Planlamamızda yanımızda yer aldı. Nuri Şahin, pozitif etkisini göstermeye başladı. İkili oyunlarda 16 yaşındaki gençlerle çalışıyor. Onları yanına çekip sohbetler ediyor. Gurbetçi futbolcuları Türkiye’ye getirmede de ciddi etkisi olacak. Genel vizyonumuzu, planlamamızı gösteren bir transfer olarak görüyoruz" değerlendirmesini yaptı.
"Sinan Gümüş'e Fenerbahçe tatlı geldi"
Sinan Gümüş konusunda hayal kırıklığı yaşadığını dile getiren Başkan Öztürk, "Kariyeri için doğru kararı vermedi. Bizimle güzel bir kimyası olmuştu. 'Gel bizimle bir sezon daha geçir, daha güçlü şekilde istediğin kulübe gidersin' dedim. Fenerbahçe tatlı geldi. Türkiye’nin en güçlü kulüplerinden biri. Burada ayrı ve özel bir yeri vardı. Kendisinin kararında doğru yönlendirilmemiş olabileceğini düşünüyorum. Bence yanlış karar verdi" diye konuştu.
"Tercih edilen kulübüz"
Başkan Öztürk, oyuncular arasında Türkiye’de en fazla tercih edilen kulüplerin başında geldiklerinin altını çizerek şu ifadelere yer verdi:
"Çok güzel bir şehiriz. Özel taraftarımız var. Bilinçli bir taraftarımız var. İşler kötü gittiğinde kulüp basmıyorlar. Kulüp alt yapısı çok iyi. Stadımız güzel. Döşemealtı’ndaki tesislerimizin dünyanın en iyilerinden. İyi bir yönetim, teknik heyet, kaliteli bir oyuncu grubumuz var. O nedenle oyuncular tercih edebiliyor."
"Stoper transfer edilecek"
Transfer konusuna da değinen Başkan Öztürk, "Bir stopher transferi düşünüyoruz. Bir oyuncu alacağız. Belki son transferimiz olabilir. 4-5 oyuncuyla iletişim halindeyiz. Kiralık değil, Antalyaspor’a 2-3 sene faydası olacak oyuncuya bakıyoruz. Defanstaki kimyanın devam edebilmesi için bence stoperin değişmeyen pozisyon olması lazım. Yabancı, yurt dışından bir oyuncu gelecektir" ifadelerine yer verdi.
"Antalyaspor menfeaatleri yönünde olmalı"
Transferde ismi büyük kulüplerle adı anılan Nazım Sangare ve Doğukan Sinik hakkında da açıklama yapan Ali Şafak Öztürk, "Fenerbahçe ile bazı görüşmelerimiz oldu. Nazım Sangare ve Doğukan Sinik’le ilgili. Beşiktaş ile de Nazım Sangare için görüşme oldu. Antalyaspor’un menfaatlerine ne uygunsa öyle ilerleyeceğiz. Bazı beklentilerimiz var. Bu oyuncular illa Antalyaspor’da kalacaklar diye bir düşüncem yok. Bazen serüven değişikliği güzel oluyor. Nazım Sangare, Almaya’nın 3. liginden geldi ve milli takıma kadar yükseldi. Benim için mutluluk kaynağı oldu. Başka takımda da oynamasından mutlu olurum. Ama bu da doğru şartlarda olmalı. Bu oyucularla yol ayrımı olabilir. İkisi Antalyaspor’da olmaktan çok mutlular. Biz de onlara sahip olmaktan mutluyuz. Ümit Milli Takım'ın sağ beki Bünyamin Balcı ile A Milli Takım'ın sağ beki Nazım Sangare elimizde. Maliyet önemli ve verebilecekleri performans önemli. Biz tamamen takasa da çok pozitif bakan yapıda değiliz. Belirli bir yatırım yapılıyor ve geri çıkarılmasını da istiyoruz. Doğru şartlarda bir hamle olursa olabilir. Bu görüşmelerde bir şey sonuçlanacaksa sonuçlanır" açıklamasını yaptı.
"Bodrumspor'u kardeş takım yapmak için görüşüyoruz"
Kardeş takım yapmak istedikleri Bodrumspor ile ilgili de konuşan Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bodrumspor ile Öztürk ailesinin bir yatırımı olabilir. Görüşmeler pozitif devam ediyor. A.Ş bölümünün büyük bölümünün alınması gibi çalışmamız var. Pilot takım değil kardeş takım olması yönünde. Bodrumspor'u ileri seviyeye getirmek, Antalyaspor'un oyuncularını doğru şekilde değerlendirmek istiyoruz. Biz de Antalya'da olan bir kulüp olmasını isterdik. Kulüpler arasında doğru şekilde kardeş gibi bir yapılanma hedefliyoruz. Genç oyuncuları doğru seviyede oynatabilmek istiyoruz."

31 Ağustos 2020 Pazartesi

Şenol Güneş: "Hedefimdeki 1 numaraya Dünya Kupası'nı koyuyorum"

A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Şenol Güneş, "Benim için Dünya Kupası önemli. Oldukça fazla maçımız var. 3 kategoride yarışmamız var. Bunların içinde 1 numaraya Dünya Kupası'nı koyuyorum" dedi.

Şenol Güneş, UEFA Uluslar B Ligi 3'üncü Grup'ta 3 Eylül'de Sivas'ta Macaristan ve 6 Eylül'de Belgrad'da Sırbistan ile oynanacak maçlar öncesinde Demirören Haber Ajansı'na (DHA) özel açıklamalarda bulundu.
A Milli Futbol Takımı'nın Sivas'ta ilk kez maç oynayacağını, bunun için de maçın oynanacağı tarihle ilgili de anlamlı bir karşılaşma olacağını belirten Şenol Güneş, "Biz 2020 yılının ilk resmi maçını oynayacağız. Uzun bir aradan sonra Kasım ayından sonra Mart ve Haziran aylarında maçlarımızı yapamadık. Şimdi 3 Eylül'de yeniden başlıyoruz. 2020'nin ilk milli maçını oynarken ilk kez resmi maç oynayacağız. Benim için de Sırbistan ve Macaristan maçı teknik direktör olarak rakiplere karşı oynayacağım ilk maçlar olacak. Ama tabii maçlara gelmeden önce maalesef, ülkemizde Mart'tan itibaren dünyayı olumsuz olarak etkileyen bir pandemi olayı, koronavirüs vakası yaşıyoruz. Bu çok üzüntü verici bir durum, ayrıca devam ediyor. Zaman zaman bu savaşı iyi kazandığımızı düşünüyorduk, özellikle Mayıs ayında çok daha iyi duruma gelmiştik. Ama şimdi yine artarak devam ediyor. Bu tabii insan hayatını etkiliyor, dolayısıyla ekonomiyi, sporu, hayatını her şeyi etkiliyor. Şu anda önce pandemi sonra işlere bakıyoruz. Burada kampa girdiğimizde bütün dikkatimizi ön plana çıkararak restoranı, oturduğumuz, çalıştığımız yerleri. dizayn etmeye çalışıyoruz. Gelen oyunculara ne yapması gerektiğini, daha önce yapılan testleri yeniden yaparak kontrol altına almaya çalışıyoruz. Riskleri azaltmaya çalışıyoruz. O konuda özellikle sağlık çalışanlarına çok teşekkür ediyoruz. Maalesef can kayıplarımız da var. Doktorlarımız, hemşirelerimiz... Çünkü onlar bu savaşın ön saflarındalar, insan sağlığını iyi yapabilmek için olağanüstü çalışıyorlar. Ölen bütün sağlıkçılara Allah'tan rahmet diliyorum. Kalanlara da sabır, mücadele ve sağlık diliyorum. Çünkü onlar için de hayat devam ediyor ve yeni hayatlar kurtarmak için uğraşıyorlar. Türkiye için de büyük bir handikap. Hem sosyal yaşamı hem ekonomik hayat, hem de dünyayı etkiliyor. İnşallah bir an evvel çözümü bulunur ve bu hastalık geride kalır. Ona bağlı olarak da geçen yaz Haziran ayında Avrupa Şampiyonası finallerine gidemedik. Çünkü pandemi çıkmıştı. Mart ayında da yine müsabakalar vardı, onları da yapamadık. Şimdi bu kampta düşündüğümüz bazı oyuncular vardı, Mart ayında görmemiz gereken ama onları göremedik. Ama şimdi direkt olarak Uluslar Ligi'ndeki Macaristan ve Sırbistan maçlarıyla yarışa gireceğiz. Bugün itibariyle toplanan oyuncularımız var. Burak, Yusuf Yazıcı, Zeki gelecek. Onlar maçlarını oynadı, bitti. 1-0 kazandılar onlar da. Onun dışında tüm oyuncular burada. Kampımız başlayacak. 31 Ağustos ve 1 Eylül'de buradayız. 2 Eylül'de Sivas'a gideceğiz ve ertesi gün Macaristan maçını oynayacağız. Temennimiz oydu ki Mayıs ayındaki görüntü de bunu göstermişti. Bu aylarda pandemide çok daha mesafe alacaktık. Seyircili müsabaka oynamayı düşünüyorduk. Anlam itibariyle de 4 Eylül'deki Sivas Kongresi'nin bir gün öncesinde müsabakayı yapacaktık. Ama maalesef seyircisiz oynamak zorunda kaldık. İlk defa Sivas'ta A Milli Takım maç oynanacak. Taraftarların gelmesini istiyorduk. Onlarla bütünleşmek istiyorduk. Aldığımız karardan geri dönmedik. Şu anda maalesef seyircisiz oynamak durumundayız" diye konuştu.

"Moralli ve iyi başlamak istiyoruz"
Grupta yer alan 4 takımın da yarışın içinde olacağını, ancak arzularının grubu 1'inci sırada bitirmek olduğuna dikkat çeken Güneş, "Rakibimiz Macaristan, FIFA sıralamasında 52'nci ama ekolü olan bir ülke. Onlar da Avrupa Şampiyonası'na katılabilmek için play-off oynayacaklar. Diğer rakibimiz Sırbistan da Norveç ile oynayacaklar. Şu anda grubumuzdaki her iki takımın da Avrupa Şampiyonası'na katılma şansları devam ediyor. Play-off maçları oynayacaklar. Macaristan'da da iyi oyuncular var. Sırbistan'da daha da iyi ve yetenekli oyuncular var. Onun için güzel maç olacağını bekliyorum  Baktığınız zaman futbol oynayan ülkeler. Zaten başından itibaren Rusya'da bu konuda daha disiplinli, takım oyununu iyi oynayan bir ülke. 4 takımın çekişeceği bir yarışma olacak. Beklentimiz, arzumuz 1'inci olabilmek. Çünkü bu yoldan da Dünya Kupası'na katılma şansı doğabiliyor. Ama şöyle bir belirsizliğimiz var. Ne kendi oyuncularımızla ilgili ne de rakiplerle ilgili net cevaplar veremiyorum. Az önce de söylediğim gibi uzun süre ayrı kaldık. Liglerin geç başlayanı, erken başlayanı var. Hazır olan var, olmayan var. Pandemiden çok etkilenen, az etkilenen oyuncular var. Macaristan Ligi, 3 haftadır oynanıyor. Onlar bizden öndeler. Rusya Ligi'nde oyuncular oynuyor. Bizde sadece Fransa Ligi'nde olan arkadaşlar var. Yusuf sonradan girdi. Burak ve Zeki 11'de oynadı. Bunların durumlarına bakarak karar vereceğiz.  İdmana çıkan, transferi olan oyuncu arkadaşlarımız var. Kulüplerinden ayrılmış olan, yeni kulüplerine gidenler var. Sezonu geç bitiren Başakşehir, Trabzonspor, Alanyaspor gibi takımlar var. Bunun yanında daha erken bitirenler var. Oyuncularımızın performanslarında dalgalanma yaşayabiliriz. O yüzden zorluklar var. Şu 2 maçı atlamak istiyoruz. Sonrasında Rusya maçı final olur diye düşünüyoruz. Macaristan ve Sırbistan maçında sonra Ekim ayında Rusya ile önce deplasmanda, sonra kendi sahamızda oynayacağız. Bu 4 maç çok şeyi gösterebilir. Moralli, iyi başlamak istiyoruz. Oyuncu arkadaşlarımızın genel bir oyun yapısı, birlikteliği var. O kadroyu bozmadan yapmaya çalıştık. Birkaç tane arkadaş vardı; izlediğimiz, takip ettiğimiz. Onları Mart ayında değerlendiremedik. Bir kısmını şimdi aldık, bir kısmını alamadık" şeklinde konuştu.
"Ferdi kararını henüz netleştirmedi"
Fenerbahçeli Ferdi Kadıoğlu'nun kararını henüz netleştirmediğini söyleyen Şenol Güneş, "Alınamayan iki oyuncu var, işlem olarak yetişemeyen. Bir de karar olarak geç kaldığımız bir oyuncu yani alınması geç olan bir oyuncu var. Bunlar Fenerbahçe'den Ferdi ve Sinan Gümüş. Sinan Gümüş; iki pasaportlu olduğu için hakkını kaybetmeden alabilmek için önce evet demesi, sonra işlem yapılması gerekiyor. Bu maça yetişmedi, daha sonra yetişirse değerlendireceğiz. Ferdi, o konuda henüz kararını netleştirmedi. Daha önceden karar vermiş olsaydı, evet dedikten sonra imza atacak, evraklar hazırlanıp FIFA'ya gidecekti. Dolayısıyla o süre şu anda yetişmiyor. Bundan sonrası için bir karar verip işleme koyarsak o zaman değerlendiririz" dedi.
"Son maçta Oğuzhan'ı beğendim" 
Beşiktaş'ın PAOK ile oynadığı karşılaşmanın ikinci yarısında oyuna giren Oğuzhan Özyakup'un performansını beğendiğini belirten Güneş, "Sakat olan oyuncularımız var. Daha önce bizle beraber olup, sakatlığı olan, bizle beraber olup daha sonra ayrılan oyuncular var. Mesela son müsabakada Beşiktaş'tan Oğuzhan'ı beğendim. Dorukhan, ilk defa süresi kısa da olsa resmi maçta oynayarak yeniden başlamış, dönüş yapmış oldu. Abdülkadir burnundan ameliyat olduğu için bizimle olamadı. Onun dışında Cenk'in sakatlığı var ama kampta bulunacak. Onun da Kasım ayını bulabilir. Düşündüğümüz oyuncular var ama elimizdeki oyuncular da var. Daha önce mevcut kadro içerisinde ve yeni kattıklarımızla değerlendirerek bir 11 ile çıkacağız. Bir görelim değerlendirelim" ifadelerini kullandı.

"Türkiye Cumhuriyeti pasaportu olan bütün oyuncuları taramaya çalışıyoruz"
Aday kadronun açıklanmasının ardından Galatasaray'dan 1 oyuncu alınması, Beşiktaş'tan ise hiç kimseyi kadroya davet etmemesi konusuna da değinen Güneş, "Yani bunlar konuşulabilir. Eleştiri olabilir. Eleştiri yapana kızmam, eğer hata yapmışsam kendime kızarım. Sayısal olarak kimden ne kadar aldığımla ilgili sorunlar var. Biz Türkiye Cumhuriyeti pasaportu olan bütün oyuncuları taramaya çalışıyoruz. Her oyuncunun bu takıma girme hakkı var. Yeter ki biz tercih edelim. Birçok takımda yabancı oyuncular daha fazla, yerli oyuncular az. Aynı mevkide fazla oyuncu olduğu zaman almıyoruz. Takımı yeniliyoruz, onları görüyoruz. Kriterlerimiz çok daha fazla. Genel eleştiriyi şöyle yaparlarsa daha iyi. Şu oyuncuyu ben düşünüyorum, bir bakın diye. Bakarım, ama benden niye oyuncu almadınız? Öyle bir kulüpten oyuncu alacaksınız diye bir kural yok. Geçmişte bir takımdan çok fazla aldığımız oyuncular vardı, o zaman da neden fazla aldın deniyordu. Bunlar konuşulacak şeyler, normaldir. Önemli olan bize yararlı olduğunu gördükleri, bak şu oyuncu var size de şu mevkide lazım derlerse dikkate alırım. Ama genel ifadeyle, niye almadın. Ben veya ekibim kimseyi severek, sevmeyerek almıyoruz. İhtiyacımız olan oyuncuyu alırız. Yine alacağız. Belki bugün aldıklarımızı yarın almayacağız. Onları hep zaman gösterecek. İfadeler biraz boşlukta kalıyor. Bizden birini neden almadınız? Sizden birisi kim mesela. Neden alacağımızın kriterini koyun. Ben kendime göre cevap veririm. Şunu şöyle düşündüm diyebilirim. O tip oyuncularda var. Bizim takıma gelmiş, başarılı olmuş. Ama şu anda onun yerinde başka oyuncu var. Onu alıp bekletmek yerine, başka bir oyuncuyu bekletiyorum. Şu anda bunu konuşmaya gerek yok" dedi.
"Türkiye'nin uluslararası platformda alacağı başarılar hem değer hem de moral olarak bizi yukarıya çıkartacaktır"
Milli takımla birlikte uluslararası platformda yakalanacak başarılarla birlikte altyapıdaki yapılanmayı daha kolaylaştıracağının altını çizen Güneş, şu ifadeleri kullandı:
"Parçadan gidersek sorunu çözmeyiz. Bütün her zaman parçadan büyüktür. Ama bütünün parçaları da önemlidir. O da nedir mesela. Yabancı sorunu, altyapı, rezerv ligi, sayarak çoğaltabilirsiniz. Kulübün ekonomisi, antrenör eğitimi. Bunların hepsi konu başlıkları. Ben bunların hepsine girmek istemiyorum. Bunlarla ilgili çok hazırlık yaptık. Şu anda uygulanabileceğini görmediğim için hiç onlara girmiyorum. Şu anda bizim yapacağımız şey milli takımın uluslararası alanda başarısı. Türkiye'nin de beklentisi bu. Bizim diğer alanda krizlerimiz var, kulüplerimizin ekonomik sıkıntıları var. Kulüplerin hepsinde ekonomiden kaynaklı bir şikayet, beklenti var. Peki parayı nereden alacaksınız? Ürettiğinizin karşılığını alacaksınız. Ne üretiyorsunuz? Yok işte televizyondan alacağız, hasılattan alacağız, sponsorlardan alacağız. Olmadığı zaman ürettiğinizi satarsanız da alırsınız. Bu sıkıntı olunca giderek tehlike büyüyor. Bizim için de kulüpler için de olmazsa olmaz, kaynağına inip oyuncu üretmek zorundayız. Ürettiğimiz oyuncu yeterli değilse, yabancı oyuncu almaya saygı duyarım. Ama seçimi de iyi yapmak kaydıyla. Sık sık oyuncu almak, fazla oyuncu alıp oradan zarar etmek yanlış politikadır. Yabancı oyuncu şu kadar olsun, bu kadar olsun, sınırsız olsun değil. Ben kendi oyuncumu üretecek ve oynatacak imkan vermeliyim, bu haksızlık olsun diye yabancıyı kısarak değil, böyle bir politika yapmadığım zaman bunun sürdürülebilir olmadığını görüyorum. Şu anda sürdürülemeyecek bir duruma geldik. Neden? Biz hep yabancı oyuncu sayısını çoğalttık. Kulüplerin ekonomisi kötüye gidiyor, uluslararası başarımız sıkıntıya gidiyor. Eğer bugünkü durum buysa, bunu dikkate alıp tartışalım. Bu tartışmanın içinde genç takımda oyuncu üretemedik, eğiticilerimiz eksik kaldı, yabancı oyuncu fazla, B ligidir. Hepsini konuşuruz o zaman. Yani bir takım kriterleri konuşarak koyalım. Konuşmadan yaparsak saçma oluyor, mantıksızlık geliyor. Yerli oyuncular çok pahalı oluyor. Neden pahalı oluyor. Ben bakıyorum Türkiye'de şu anda en değerli oyuncu kim piyasada gördüğümüz, milli takıma da aldığımız Mert Hakan var. Türkiye'de son yılda yapılan transfer. Onun maliyetine bakalım, aldığımız bir yabancının maliyetine bakalım. Geçmişte böyle hata yaptı, o hatayı yapmayalım, bu ayrı bir konu. Hata yapacaksak yerli, yabancı fark etmez. Kaldı ki Türk oyuncularla, Türk parasıyla anlaşıyorsun, dövizle anlaşmıyorsun. Ben niye onu aldın, almadın da değilim. Siz az üretirseniz onların fiyatı da yükselir. Sizde oyuncu olmazsa, dışarı gittiğiniz zaman oyuncu gelirken sizden neden yüksek para istiyor. Kendi kriterlerini koyuyor. O paralar size büyük maliyet getirip, hem borcunuzu büyütüyor hem de ceza almanıza sebep oluyor. Birçok oyuncunun FIFA'ya başvurduğunu, birçok kulübünde ceza almamak için uğraştığını biliyoruz. Ama bu hiç yabancı olmasın, yabancı yasak olsun değil. Yabancı alırken dikkatli alalım. Bu şuna benzer. Benim 3 tane ceketim var ama pantolonum yok. Bir ceket daha almak istiyorum. Senin durumun bunu uygulamaya müsait değil. Bunu sürdüremezsin. Bugünü kurtarırsın gibi görünür, yarın yine bu para karşına çıkacak. Bunları tartışacağız. 2, üretim nedir? Bizim genç çocuklarımız ne yapıyor. Adana'da, Van'da, Kayseri'de, Gaziantep'te, Trabzon'da, Urfa'da fark etmez. Futbolcu fışkırmaya müsait bir ülkeyiz. Bir de işsizlik var diyoruz, iş alanı. Hem okusunlar hem oynasınlar. Büyük kulüplerimizin altyapılarında iyi taraflar var. Bunları daha iyi hale getirebiliriz. O zaman hem üretip hem yarış olur. Ama yönetici haklı olarak diyor ki ben bugün geldim, seneye ne olacağını bilmiyorum. Bugün sonuç almam lazım. O zaman gidiyor hazır oyuncu alıyor. Hazır oyuncu da bizde yok, üretmedik ki. Bugünkü ürettiklerimiz bu kadar. Yenileri olmadığı için bu sıkıntı. Biz sayının çoğalmasından yanayız. Bir ürün piyasada fazla olduğu zaman fiyatı düşer. Herhangi bir sebze, meyve fazla olursa fiyatı düşer, az olursa fazla oluyor. Demek ki az ki bizde pahalı oluyor. Onun için üretmek durumundayız. Her alanda üretime ihtiyaç var. Üretimi yaptık, yabancı oyuncunun da kalitelisini aldık. Bunun karmasını yaptık, bu kulübün de işine gelir. O bütçeyi ben değil, kulüp ayarlayacak. Denetim şart. UEFA da bunu yapıyor zaten. Benim yarışıma geldiğin zaman bana sorunlu gelemezsin diyor. Onun diyeceğini, biz diyeceğiz. Bu konular halledilebilir ama tekrar söylüyorum; rezerv ligi, yabancı oyuncu konusu, antrenör eğitimi, kulüplerin ekonomik yapıları bunlar tartışacağımız konular. Ama benim için öncelik milli takımın alacağı başarı. Türkiye'nin uluslararası platformda alacağı başarılar hem değer hem de moral olarak bizi yukarı çıkartacak. Tepede moral ve güç bulmamız aşağıyı, yapılanmayı daha da kolaylaştırır. O zaman izah ettiklerimizin savaşını veririz. Direkt bunun içine girersem bu işi bırakmam gerekir. Meslek olarak teknik direktörlüğü bırakıp, oraya gitmem gerekir. O da doğru değil. Bunun için hazırlıklar var. Bilgiler, dokümanlar var. Oğuz Çetin, Tolunay Kafkas, Rüştü Reçber, Hami Mandıralı, altyapı hocaları var. Sadece onlar değil. Antrenörler derneği başkanı İsmail Dilber, futbolcular derneği başkanı Hakan Ünsal, gazeteciler, birçoğuyla görüştüm. Fatih hoca, Mustafa hoca ve ligdeki birçok antrenörle görüştüm. Hepsinin idari, teknik, ekonomik bilgilerini alıp, toparlayıp, düşünerek planlayıp, karar alıp, uygulamamız gerekiyor."
"Şu an iki kaleci de hazır, ikisini de oynatsam olur"
Milli takım kadrosunda yer alan kaleciler Mert Günok ve Uğurcan Çakır'ın oynamaya hazır olduğunu belirten Şenol Güneş, savunma hattında da sayısal olarak üstünlük olduğunu belirtti. Savunmanın sağında Mert Müldür'ü görmek istediğini belirten tecrübeli teknik adam, "Takımın bütünü önemlidir. Hepsinin iyi olması gerekiyor. Kalede elimizde olan isimler Mert Günok ve Uğurcan Çakır iyi kaleciler. Mert daha tecrübeli. Uğurcan'ın da hem bugünün hem geleceğin çok iyi kalecisi olacağını düşünüyorum. Zaten oynamaya hazır. Şu anda ikisi de hazır. İkisini de oynatsam olur. Maçına göre değerlendirebiliriz. 3, 4 ve 5'inci kalecileri bulmak istiyoruz. Hem A takım için hem de Ümit Milli takımlar için. Zaman hızlı geçiyor. Bugün için acil bir sorunumuz yok. Savunmada da stoperde sayısal bir üstünlüğümüz, fazlalığımız var. Hatta Ozan Kabak, başta düşünmeme rağmen oynatmaya sıra gelmedi. Sakatlığı oldu, geldi, diğerleri oynadı. Kullanamadık. Onu da değerlendirebiliriz. Mert Çetin yine orada var. Le Havre'de Ertuğrul var. Ligimizde tecrübeli oyuncular da var. Ama gençlerimiz başarılı olunca, yapılan hamle bizi iyi bir yere getirdi. Dolayısıyla çok sıkışsak tecrübeli bir oyuncu da alabilirdik. Sağ bekte Gökhan Gönül ile başlamıştık. O da gayet iyiydi. Zeki oynayınca Gökhan Gönül'ü kenarda bırakmak yerine ihtiyacımız olursa yeniden alırız. Nazım var. Şimdi Mert Müldür'ü görmek istiyorum. Daha önce bildiğim, izlediğim bir oyuncu. Sol tarafta sayısal bir sıkıntımız var. Orada bir arayışımız var. Ama ben Umut Meraş'tan memnunum. Hasan Ali gittikten sonra Umut kapattı orayı. Şimdilik sayısal olarak idare ediyoruz" dedi.
"Orta sahada bir zenginliğimiz var" 
Orta sahada bir zenginlik olduğunu ve rekabetin de başarıyı getireceğini vurgulayan Güneş, şöyle konuştu:
"Orta sahada bir zenginliğimiz var. Defansif olarak Mahmut oynadı, Okay oynadı. Yine orada Ozan'ı kullanabildik. Hücuma dönük olarak Hakan Çalhanoğlu var, Yusuf var. Şimdi Mert Hakan ve Orkun var. Kadroda olmayan oyunculardan da söyleyeceklerim var. Oğuzhan ve Berkay var. Dolayısıyla sayısal sıkıntımız yok. Açık olarak da şu anda Cengiz oynuyor. Abdulkadir var sol ayaklı, Yusuf orta saha ama açıkta da oynayabiliyor o da sol ayaklı. Sağ ayaklı oyuncu tipi az. Deniz Türüç vardı o da bize katkı yaptı ve o da sol ayaklı. Sol tarafta da Emre Kılınç var. Sol açıkta Hakan'ı oynattık ama asıl yeri orta saha ama orada da iyi oynadı. Orada sayıyı biraz arttırmak lazım. Ahmed Kutucu hem kanat hem santrfor oynuyor. Kenan Karaman'ı oynattık bazen açık bazen santrfor. Orada Ferdi'yi de düşündük açık olarak. Şu anda onu kullanamadık. Bir de Sinan Gümüş var. Milli takımı bir takım haline getirip, bunlar içerisinde ideal 11, 18 yapıp kendi arasında yarışırken yeni geleceklerin onları geçmesini istiyoruz. Rekabet bize başarı getirecek, beklentim o. 2,3, 5, 10 sene sonra bunu daha iyi hale getirebilmek için bu oyuncuların yaşadığı başarının manevi hazzını yaşayan toplumun içinden gelen oyuncunun da 'benim de onu geçmem gerekir' demesi gerekiyor. O da hazırlamaktan geçer. O zaman biz Türk futbolu olarak mesafe aldığımızı gösteririz. Yoksa bir grubu kullanıp ondan sonra bırakıp gitmeyi doğru bulmuyorum." 
"Keşke lige 1 hafta önce başlayabilseydik"
Fransa Ligi'nin 2'nci haftasında Lille'nin deplasmanda Reims'i 1-0 mağlup ettiği karşılaşmayı takip eden Güneş, "Lig onlar için de yeni başladı. Yüzde 100 tempolu bir maç olmadı. Son 10 dakikada Lille 3, 4 tane pozisyona girdi. Öncesinde kısır bir oyun oldu. Burak gayretliydi, oyunun bir parçası olmaya çalıştı. Yeni gittiği bir takım. Zeki, görevini yapıyor. Sade ve gösterişsiz. Ama o da sakatlandı. Onun da sakatlığını göreceğiz. Sanki bir çekme vardı ayağında. Yusuf iyi girdi, topla alış-verişleri iyiydi. Ama süresi kısaydı, sakatlık sonrası yeni yeni başlıyor. Daha önce daha kısaydı süresi. Bütün oyuncular sağlıklı bile olsanız, pandeminin bu döneminden sonra, idmansızlıktan sonra tekrar sahalara dönmek kolay değil. Maç performansı ayrı bir şey. En azından onlar 2'nci maçlarını oynadılar. Bizde hiç maç oynayamayanlar var. Hazırlık maçı yapacak olanlar var. Keşke lige 1 hafta önce başlayabilseydik" ifadelerini kullandı.

"Oyuncu 45-50 maç oynayacak duruma rahatlıkla gelmeli"
Gelecek sezon Süper Lig'de hafta içinde de maçların oynanacak olması hakkında da konuşan tecrübeli teknik adam, şu ifadeleri kullandı: "Onları aştık artık. Bu tabii alışkanlıklara bağlı. Günümüz futbolu hem ekonomik tarafı hem show business tarafı itibariyle çok fazla sayıda maç yapılması istenen bir spor dalı oldu. Çünkü; işin ticari boyutu da var. Siz oynarsanız, size para gelir. Bunun bir değeri var ama o değeri böyle kullanmak istiyorlar. Bugün baktığınız zaman dünyanın en iyi futbolcularından iki tanesi Messi ve Ronaldo'nun maç sayısına bakalım. Oyuncu 45-50 maç oynayacak duruma rahatlıkla gelmeli. Onun için boş zaman diye bir şey yok. Ama bu sene olağanüstü bir durum oldu. Çok uzun süre boş zaman oldu. Hazırlık oldu, maçlar oynandı ve şimdi tekrar ara. Ara vermeyi ben doğru bulmuyordum. Bazı hocalar iyi yaptılar, 1 haftalık zihinsel bir dinlenme oldu. Fiziksel kayıpları yerine koymak için çok daha uzun sürelere ihtiyaç duyuluyor. O yüzden sıkıntılar oldu. Bizde küme düşme olayını da kaldırıp, takım sayısı çoğalınca maçlar sıkıştırıldı. Biz bir karar alıp sonrasında nasıl yapacağız dediğimiz zaman iki ayağımızı bir pabuca sıkıştırıyoruz. Sonra da hata oluyor. Şimdi ne olacağını biz de göreceğiz. Yani bu ligde kadroların sayısı nedir, kaç kişi var, bu ligi kaldırabilecek mi ? Avrupa'ya katılmayan takımların durumları ile hem Avrupa'yı hem ligi hem de kupaya katılan takımların durumları, bir de bu oyuncular aynı zaman milli oyuncular. Bunların hayat felsefesi değişecek, değişmeli. Kendilerine bakmalı, çalışmalı, tempoyu ayarlamalı. Maçlar da oynarken zaman zaman dinlenmeli ki Lille'de hoca onu yaptı. Ikone ile Burak Yılmaz'ı dışarı aldı. Bir süre sonra zorlamıyor artık. Zeki o zorlama sebebiyle çıktı. Belki hissetseydi onu da dışarı alabilirdi. Oyuncular buna hazır olmalı. Yani iyi oynarken belki 1 maç, belki de oynamayacaksın. Şimdi ben antrenmanda konuşup, göreceğim. Ayın 3'ünde Sivas'ta maç var, 6'sında Sırbistan maçı var, oraya gideceğiz. Oyuncuların durumuna göre belki bazı oyuncular burada oynamayıp orada oynayabilir. Bazıları iki maçta da az oynayabilir. Fiziksel durumların ne olduğunu bilmiyoruz. Şu an belirsiz. Ne kadar iyi olursa olsun, sağlıklı olsa bile bunu test etmek için maç performansını göremedik."
"Onlar için de uzun soluklu ve başarılı bir dönem olsun istiyorum"
Süper Lig'de çok sayıda Türk antrenörün görev aldığını ve bu isimlerin de başarılı işlere imza attığını belirten Güneş, "Mehmet Hoca ve Rıza hoca daha önceden geldi. Okan hoca da epeydir çalışıyor. Erol hoca daha sonra geldi ama Malatyaspor ve Alanyaspor'da başarılı oldu, iyi geliyor. Fenerbahçe'de de inşallah başarılı olur. Hepsine hayırlı olsun. Okan hoca geçen sene şampiyonluk yaşadı. Daha önce sıkıntılar gördü, düşmemeye oynayan takım çalıştırdı. Gittiği kulüpten ayrıldığı da oldu. Kalması gerekirken ayrıldı, kupa da gördü. Başarı ve başarısızlık. Antrenörlük ve oyunculuk böyle bir şey. Burada duruşunuz vardır sizin. O duruşunuz size bir yere getirir. Kaybettiğiniz zaman ayakta kalmasını bilmeniz gerekir. Ezilmeyeceksiniz, yok olmayacaksınız. Kazandığınız zaman da havaya girmeyeceksiniz. O iş o zaman sizi bir yere götürür. Yola gireceksiniz, o yol sizi bir yere götürür ama yol sizi beklemez. Onun için genç arkadaşlarımızı başarılı buluyorum. Çok arkadaşımız var. İnşallah da başarıları devam eder. Zaman zaman başarı yakaladıklarında takılmaması gerekiyor. Zaman zaman başarısız oldukları zaman da yıkılmamaları gerekiyor. Kesinlikle sürdürülebilir olmak lazım. 5, 10, 20 sene. Örnekleri var. Ben 33 senedir antrenörlük yapıyorum. Fatih hoca öyle, Mustafa hoca, Yılmaz hoca, Samet hoca öyle. Çok uzun yıllar bu işte görev yapanlar da var. Onlar için de uzun soluklu ve başarılı bir dönem olsun istiyorum. İnşallah onlar da kıymetini bilirler, onlara da layıklar" şeklinde konuştu.
"1 numaraya Dünya Kupası'nı koyuyorum"
Avrupa Şampiyonası'nda oynayacakları futbolla ses getirmek istediklerinin altını çizen Güneş, "Benim bu anlattıklarım dışında aklımın ucunda 3 Eylül'de başlayacak maçlardan sonra, Dünya Kupası da dahil, o döneme kadar milli takımla en iyisini yapabilmek. Uluslar Ligi'nde tabii ki gruptan 1'inci çıkmak isteriz. Ama zor bir dönemden geçiyoruz. Haziran 2021'deki Avrupa Şampiyonası'nda oynayacağımız futbolla ses getirip, gruptan çıkıp üst turlara gitmeyi hayal ediyorum. Özellikle 1 numarada Dünya Kupası'na katılmayı istiyorum. Benim için Dünya Kupası önemli. Tekrar Dünya Kupası'nda olmak, orada ülkemizi temsil ederek uluslararası alanda ses getirmek istiyoruz. Ondan sonra da başarı anlamında söylüyorum. Hedeflerimi yeniden çizmek zorlaşabilir. Ama Türk futbolunun geleceğiyle ilgili projeleri de hayata geçirebiliriz. Ama şu anda önceliğimiz Eylül, Ekim ve Kasım aylarında 3 rakibimiz var. Bunları oynayarak Uluslar Ligi'ni bitiriyoruz. Aralık veya Ocak ayında da Dünya Kupası elemeleri kurası çekilecek. Mart ayında elemeleri oynayacağız. Haziran ayında Avrupa Şampiyonası finalleri var. Dönüp seneye bu aylarda Dünya Kupası elemeleri var yine. İnşallah gruptan çıkıp, ondan sonra da Dünya Kupası finallerine katılıp, güzel bir sonuç yapmak istiyoruz. Oldukça fazla maçımız var. 3 kategoride yarışmamız var. Bunların içinde 1 numaraya Dünya Kupası'nı koyuyorum. 2 numara Avrupa Şampiyonası, 3 numara da Uluslar Ligi" diye konuştu.
"Burak Yılmaz'ın takdir edilmesi gerekiyor"
Burak Yılmaz'ın Lille Kulübü'ne transfer olmasını da değerlendiren Şenol Güneş, şu ifadeleri kullandı:
"Burak Yılmaz'ın takdir edilmesi gerekiyor. Yetenekli bir oyuncu. Bize de katkı yaptı, kulüplerine de katkı yaptı. Ama daha da katkı yapabilecek oyuncu özellikleri var. Geçmiş yıllarda kaybolan zamanları var. O yüzden altyapıları önemsiyoruz. Biz 19 yaşına geldiği zaman oyuncuları hazır tutmamız gerekiyor. O konularda eksik kalıyoruz. Biz 19'dan sonra yeni başlıyoruz. 25'ten sonra oyuncu olur mu, olmaz mı karar veriyoruz. Avrupa'daki futbolun 8, 10 sene gerisindeyiz. Eğitimde de, yarışmada da. Zaman zaman aldığımız sonuçlarla onlarla eşit gibi görünüyoruz. Burak şunu ters çevirdi. Yaşlı alıp ülkemize getirdiğimiz oyuncular yerine, kendisi o yaşta Avrupa'ya gitti. Bu takdir edilmesi gereken bir durum. Ama daha önce de baktığımızda yaşlı olmasa bile Tugay'ın gidişi, Arda'yı genç kabul ediyorum, önce Atletico Madrid'e sonra Barcelona'ya gidişi. Emre'nin gidişi, yani böyle oyuncularımız dışarı gidiyor. Sayılar çoğaltmamız lazım. Bunu bir plan içerisinde, hedef doğrultusunda yapmamız lazım."

"Alt ligler, gençlerin hakim olduğu bir lig olmalı"
Altınordu'nun yaptığı eğitimi büyük kulüplerin de yapabileceğini vurgulayan Güneş, "Altınordu'nun yaptığı eğitimi büyük kulüplerimiz de yapabilir. Eğitim ayrı, yarışma ayrı olur. Sizde varsa alırsınız, satışını yaparsınız. Ekonomik olarak da karlı olursunuz. Bunun için zaman ayırmıyoruz. Benim de içinde olduğum kulüpler de öyle. Ne kadar zorlasanız da herkes o andaki yarışı düşünüyor. Şu anda alt takımlara, 2'nci, 3'üncü Lig'e gidin orada da herkes şampiyon olmak isteyip, 'aman ayakta kalayım' diyor. Süper Lig'de oynamayanı 1'inci Lig'de, orada oynamayanı 2'nci Lig'de, orada oynamayanı 3'üncü Lig'de görüyoruz. Oysa alt ligler, gençlerin hakim olduğu bir lig olmalı. 11 oyuncudan en az 7, 8 tanesi genç olması gerekiyor. Bizim de oraları taramamız gerekiyor. Oradan ya da amatörden çıkarmamız gerekiyor. Ama şu anda biz Süper Lig ekiplerinin PAF takımlarına bakıyoruz. Havuzu genişletip, daha iyi hale getirmek gerekiyor. Hep örnek veriyorum. Yayladaki çiçeği almak yerine bahçedeki çiçekleri çoğaltmamız gerekiyor. Bahçedeki ayrık otları da temizlemek gerekiyor. Faydalı olanları tutmak gerekiyor" dedi.
"Milli takım için pazarlık yapıyorsa..."
Milli takım için yurt dışında görüştükleri genç oyuncular olduğunu söyleyen Güneş, "Görüştüğümüz genç oyuncular var. Bir kısmı diğer ülkeleri tercih ediyor. Ona saygı duyarım. Oyuncuların özgür iradesi var. Yeni nesil o konuda adaletli, demokratik, bağımsız ama bir şey üretmeye çalışan bir nesil. Dolayısıyla kararı kendi verebilecek durumda. Bize bir şey düşerse yardımcı oluruz. Ben bir oyuncuyu düşünüyorsam onunla konuşurum. Talip olduğumu da gösteririm. Ama o tercihini yaparken kendisiyle, ailesiyle, geleceğiyle ilgili bir karar verirse hangi kararı alırsa saygı duyarım. Türk oyuncunun Türk takımında oynamasından gurur duyarım. Ben buradayım, böyle düşünüyorum. Bu ülkenin bireyi olduğum için mutluyum. Ülkemle de gurur duyuyorum. O oyuncular yurt dışında ya da burada yaşayabilir. Tercihlerini oynayıp, oynamama, istikbalini düşünebilir. Çünkü; Milli takım, kulüp takımı değil. Gönül ister, ruh ister. Buradan bir şey beklemezsin, vermeye gelirsin. Ayrıca karşılığını alırsın ayrı konu ama gelirken bunu düşünmezsin. Milli takıma gelirken şöyle olacak, böyle olacak dediğin zaman hiç gelme, oraya ait olma duygun yok. Çünkü kendini teslim ediyorsun. Ülke için savaşa giden bir insana giderken hiçbir şey söylenmez. Sen de ülkenin adına yarışacaksan bir şey söylemeyeceksin. Karşılığında maddi, manevi kazançların olabilir. Olmasa da kendini feda etmen gerekiyor. O yüzden Avrupa'da yetişen izlediğimiz bazı oyuncular oraları düşünebiliyor. Buradan da daha önce giden oldu. Azerbaycan'a giden oldu. Onlar da bizim kardeşlerimiz. Orkun'un kardeşi Azerbaycan'a gitti. Daha önce de giden oldu. Bunlar olacak. Bizim talep ettiğimiz bir oyuncu başka bir yeri seçiyorsa ona saygı duyuyorum. Çünkü tercihini kullanmıştır. Zaten ona diyecek bir şeyimiz yok. Ama talep edipte düşünüp, orası, burası pazarlık yapıyorsa o zaten bize ait olması daha iyi" diye konuştu.
"Trabzonspor, Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş 'ikincilik için oynuyorum' diyemez"
Büyük takımların isimlerinin her zaman şampiyonluğa oynayacağını söyleyen Güneş, "Ligle ilgili benim bir şey söylemem doğru olmaz. Pandeminin gölgesinde, ekonomik krizlerle beraber gidiyoruz. Ekonomik krizler, lig içinde bir kulübü etkiliyorsa o yarışta geri kalıyor. Birinci madde ekonomik. Bakıyorsunuz kulüp iyi gidiyor. Ödemeleri iyi yapıyor. Ödemeler sorun değilken, oyuncunun aklına gelmezken iyi gidiyor. Birden bire bakıyorsunuz ödeme beklentisi varsa takım darmadağın oluyor. Takım için dengelerde sıkıntı var. Onun için ekonomi birinci madde. Pandemi zaten etkiledi. Yarış durdu sonra tekrar devam etti. Takımları ve oyuncuları etkiledi. Büyük takımların hepsinin adları şampiyonluğa oynar. Trabzonspor, Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş 'ikincilik için oynuyorum' diyemez zaten. O isimler şampiyonluk yarışında olur. Başakşehir zaten şampiyon olduğu için bu sene o da bu yarışın içinde olacak. Burayı zorlayacak takımlara bakmamız lazım. Geçen sene çıkış yapan Alanya vardı, Sivasspor vardı. Ben Sivasspor'u çok başarılı buldum. Olağanüstü bir çıkıştı o da pandemi sonrası transfer sebebiyle bazı oyuncuların gitme durumuyla bir düşüş oldu. Şampiyonlar Ligi'ne gitmesi kesinken şimdi Avrupa Ligi'ne gitme durumunda kaldı. Akılcı bir politika yapıyor. En iyi yönetilen kulüplerden bir tanesi görüntüsü var. Ne yapacağıyla ilgili planını iyi biliyor. Antalyaspor yeni bir yapılanma içinde. Borç yapmadan, kulübün ekonomisini düşünerek hem de altyapıyı planlayarak gittiğini görüyorum. Biraz zamana ihtiyacı var. 3, 5 sene sonra belki çok daha fazla ses getirecek bir Antalyaspor olacak. Hem üretecek hem de ürettiğini kullanacak. Şimdi mevcut durumu düzeltmeye çalışıyor. Onu da iyi yapıyor. Ben Bursaspor, Adana Demirspor'un da ligde olmasını isterdim. Onlar da potansiyeli olan, taraftarı olan hem de geçmişi olan takımlar. İzmir'de Göztepe var ve bir takım daha olabilir. Samsunspor geliyor. Geleceğini düşünüyorum. Kocaeli, Sakarya, Eskişehir buralar futbol bölgesi. Bunlar Süper Lig'de olmasalar bile futbola büyük renk katarlar. Ama aynı kulüpler hata yapmasalar buralara düşmezlerdi. Onun için sadece yönetimlere bırakılacak durumlar değil bunlar. Camia sahip çıkmalı" dedi.
"Kulüp takımlarına dönmeyi düşünmüyorum"
Milli takımda herkes tarafından sevildiğini, ortak bir değer olduğunu belirten Şenol Güneş, tekrar kulüp takımlarına dönmeyi düşünmediğini belirtti. Güneş sözlerini şöyle noktaladı:
"Ben zaten düşüncemi az önce söyledim. Benim gizlim, saklım yok. Ben epeydir söylüyorum. Kulüp takımlarına dönmeyi düşünmüyorum. Ülke içinde söylüyorum bunu. Milli takıma geldikten sonra tekrar bu yarışın içine girmek istemiyorum. Zaten yaş itibariyle belli bir döneme geldik. Bu dönemde de az önce söyledim. İlk hedefim Dünya Kupası'na katılmak. Arkasından Avrupa Şampiyonası ve Uluslar Ligi. Ondan sonra kararlar vereceğim. Bazı projelerle ilgili, Türk futboluyla ilgili bana düşen ne görev varsa onu en iyi şekilde yapmaya çalışacağım. O zaman onlara müsait olurum. Bu tip bir görevde olmamam gerekir. Şu anda 3 sene için bir şey diyemem ama yurt içini sorduğun zaman düşünmüyorum. Milli takımda ortak bir değerim. Ben Trabzonluyum, Trabzonspor'un içinde büyüdüm. Ama Trabzonsporlu olmam onun yanlış yaparak başarılı olmasını istemem. Doğru yaparak başarılı olmasını isterim. Çünkü hep öyle oldu zaten. Bu Beşiktaş için de geçerli. Büyük takımlar için söylüyorum. Antalya, Bursa bunlar hep potansiyeli olan yerler. Ben Fenerbahçe'nin içine girmedim, Galatasaray'da çalışmadım ama onlar da büyük kulüpler, büyük camialar. Kabul etmek lazım. Hepsi tarafından sevilip, sayılıyorum. Ortak değer olabiliyorum. Ben bu ortak değerin kaybolmasını istemem. Lig yarışında gergin ortamlar oluyor. Ben ona girmek istemiyorum. Yeniden başlasaydım bu savaşı verirdim, Türkiye'de tekrar kulüp savaşına, bu kavgalı ortama girmek istemiyorum."
Kaynak : DHA

29 Ağustos 2020 Cumartesi

Şenol Güneş'ten TRT SPOR'a flaş açıklamalar (Video)

TRT SPOR'da soruları yanıtlayan A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, Ferdi Kadıoğlu ve Sinan Gümüş'ü milli takıma davet ettiğini söyledi. Güneş, yabancı sayısı, Uğurcan ve Arda Turan ile ilgili de dikkat çekici açıklamalar yaptı.

Yabancı futbol sayısı kararı ve altyapıdan oyuncu yetiştirilmesi için ne dedi, Ferdi Kadıoğlu ve Sinan Gümüş milli takıma davet edildi mi, Abdülkadir Ömür'ün neden aday kadroda yok, Kaleci Uğurcan Çakır'ın performansını nasıl görüyor,  Milli Takımda birinci hedefi ne, Arda Turan'ı yeniden çağırır mı?
A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Şenol Güneş, TRT SPOR'un özel yayınında bu sorulara yanıt verdi.

"Olağanüstü bir dönemden geçiyoruz"
Koronavirüs salgını sürecinde yaşananlara değinen Güneş, "3 aylık dönemde hep evdeydim. Kaygılarımız, korkularımız vardı. Mayıs'ın sonuna doğru düşüş vardı, maalesef son 2-3 ayda artış oldu. Çok büyük mesafe aldık Türkiye olarak, çok başarılı bir dönem geçirdik. Ancak son dönemde artış var" dedi.
Şenol Güneş, fikstür olarak yoğun bir döneme gireceklerine dikkat çekerek, şunları ifade etti:
"Olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Fikstür olarak da yoğun bir döneme gireceğiz. 3 ayrı şampiyonada mücadele ediyoruz. İyi sonuçlar alarak moralleri zirvede tutmalıyız. Eylül ayında ilk resmi maçımızı oynayacağız. İnşallah herkes sağlıklı olur, biz de onlara mutluluk veririz."
"Kulüplerin borçları var. Neden? Türk futbolcular az olduğu için pahalı. Üretim yapmak zorundayız"
Tecrübeli teknik adam, yabancı futbolcu kuralı ne olursa olsun yerli oyuncu üretimine ağırlık verilmesi gerektiğini vurguladı. Güneş, şöyle konuştu:
"Kulüplerin borçları var? Neden? Türk oyuncular pahalı deniyor. Az olduğu için pahalı. 2 yumurta varsa değeri artar, 20 varsa azalır. Üretim yapmalıyız. Biz yokluktan varlık çıkarıyoruz. Beşiktaş'ın Napoli maçıyla ilgili bana da bir eleştiri vardı. Evet, ben de yabancı oynattım, doğru. 10 tane oyuncu çıkar mı diye bakıyorduk. Şimdi Eslem, Rıdvan, Erdoğan, Kerem, Kartal var, kaleci Ersin var. Altyapıdan çıkan oyuncular bunlar. Bunlar bugün mü çıktı?"
"Yabancıya karşı değilim, yerli oyuncunun üretilmesinden yanayım"

Altyapı sorunu ve yabancı futbolcu kuralı ile ilgili sorulara da cevap veren Güneş, "Altyapının federasyonun denetiminde yeniden organize edilmesi gerekiyor. Ben bunları deyince 'o zaman yap' diyorlar. Kasım ayında maçlar bittikten sonra ben bunlarla uğraştım. Fikirlerimiz var ama fikirler yetmez. Doğru olsa bile iyi uygulanabilir olması lazım. Yabancıya karşı değilim, yerli oyuncunun üretilmesinden yanayım. Yabancı oyuncular için kriter olsun diyorum. Türk futbolu için söylüyorum...Herkes 'şu oyuncuyu al, bu oyuncuyu al' diyor, destek oluyor bize, yardımcı antrenörümüz çok fazla. İlk defa yurt dışından bu kadar fazla oyuncu aldık. Bir sürü konu konuşuluyor, yabancı sınırlaması, rezerv lig, sezon planlaması...Ama bence üretim olmadan tüketim/yarışma olmaz. Üretim yapıyor muyuz? Yapmıyoruz. Biz yasak da getirmiyoruz. Yerli olsun diyoruz...Dünya Kupası'nı alsak bile, o birinciliğe hazır değiliz, eksiklerimiz var. Birincilik bizi yanıltmasın. Dünya Kupası'nda üçüncülük için de hazır değildik, sonra bırakın üçüncü olmayı, katılamadık." ifadelerini kullandı.

"Ferdi Kadıoğlu ile 2 gün önce konuştum. Tereddütleri var"
Oyuncu tercihlerinin eleştirilmesine de değinen Şenol Güneş, Milli takıma davet edilmesi gündemde olan Fenerbahçeli Ferdi Kadıoğlu ilgili tartışmalara açıklık getirdi.
Güneş, "Ferdi Kadıoğlu ile 2 gün önce konuştum. 15-20 gün önce de hocaları gönderdim. Bir oyuncuyu çağırırsanız, bu davettir. Emre Belözoğlu da yardımcı oldu, başkan da aradı. Ancak Ferdi'nin tereddütleri var. 'Nerede oynayacağım, nasıl yapacağım' şeklinde. Ben Ferdi'yi bir başka oyuncunun üzerine koymam, altına da koymam" diye konuştu.

"Sinan Gümüş için de yazın konuştuk"
Fenerbahçe'nin yeni transferlerinden Sinan Gümüş'ü de Ay-yıldızlı ekibe davet ettiğini kaydeden Güneş, "Sinan için de yazın konuştuk. Dışişleri Bakanımız da destek oldu ama o da yetişmiyor. Bu oyuncular (Ferdi, Sinan) için tam zamanıydı" dedi.
Deneyimli teknik direktör, Trabzonsporlu Abdülkadir Ömür'ün ise sakatlığından dolayı aday kadroya çağrılmadığını vurguladı.
"Burak Yılmaz 35 yaşında gitti, bu bir derstir"
Türk futboluna yeni oyuncular kazandırmak gerektiğini yineleyen Güneş, "Dışarıdan aldığımıza döviz veriyoruz, Türk parasını korumak anlamında da herkes konuşuyor. Ben aldığımız dövizin yararlı olduğunu düşünüyorum...Burak Yılmaz 35 yaşında gitti, bu bir derstir. Bir ara doğradık, yok saymaya çalıştık. Oyuncu üretimi 10 yılda oluyor. Teknik, taktik, mental, yarışmada örnek olması. Her yanlışı koruyun demiyorum. Böyle bir oyuncu dışarı gitti, bu bir döviz getiriyor" şeklinde konuştu.
"Uğurcan benim için olağanüstü bir kaleci"
Güneş, A Milli Takımdaki kaleci tercihleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunurken Uğurcan Çakır'la ilgili övgü dolu sözler kullandı. Deneyimli çalıştırıcı, şunları söyledi:
"Fenerbahçe'de Altay var, onu da niye almadın diye söylediler. Erol hoca niye alınmadığını iyi biliyor. Altay da bizim için önemli bir kaleci, Sinan Bolat da boştaydı, onu da almadık. Uğurcan benim için olağanüstü bir kaleci, mükemmel oynuyor, Türkiye'nin üzerinde bir kaleci. Bazı özellikleri bakımından Mert'ten de önde. Dışarıya gitmesi kulübün politikaları ile bağlı. Uğurcan kalsa da, gitse de vazgeçmem, bana güven veriyor."
"Emre Belözoğlu bir futbol duayeni"
Futbol kariyerini noktalayan eski milli oyuncu Emre Belözoğlu'dan da övgüyle söz eden Şenol Güneş, "Emre Belözoğlu bir futbol duayeni, Türkiye başarılı bir futbolcu çıkardı ve bunu 40 yaşına kadar taşıdı, ben 35'te bıraktım. Çok tebrik ediyorum, yeni dönemi hayırlı olsun. Hiç yanlış yapmadı mı, yaptı. Dersler aldı, şimdi Fenerbahçe'de yeni bir döneme soyunuyor" ifadelerini kullandı.
"Bu sezon bambaşka bir lig oynanacak. Eski sezonlara benzemeyecek"
21 takımlı ligin sıkışık bir takvimde oynanmasının takımları zorlayacağını vurgulayan deneyimli teknik adam, eski sezonlardan farklı olarak bambaşka bir lig oynanacağını ve bunun da milli takıma etkisinin kaçınılmaz olduğunu sözlerine ekledi
"Bir şeyler yapmam gerekiyor" 
Güneş, futbolun tüm paydaşlarıyla görüştüğnü kaydederek, "Sorumluluk alarak iyiye gitmemiz için bir şeyler yapmam gerektiğini düşünüyorum. Bir futbol şurası. Mustafa Denizli, Fatih Terim ve ben takım çalıştırmasak da fikirleri alınması önemli futbol adamlarıyız" dedi.
"Dünya Kupası'na katılmak benim için daha birinci hedef"
Güneş, A Milli Takımın hedefleriyle ilgili olarak ise "Uluslar Ligi'nde en iyisini yapmaya çalışacağız. Rakiplerimiz de iyi futbol oynayan takımlar. İyi karşılaşmalar izleyeceğimizi düşünüyorum. Pandemi sonrasında kendi durumumuzu kolaylıkla görebileceğiz. Avrupa Şampiyonası'nda gruptan çıkmak da hedef ama Dünya Kupası'na katılmak benim için daha birinci hedef." diye konuştu.

Arda Turan yeniden Milli Takıma çağrılacak mı?
Galatasaray'a yeniden dönen Arda Turan'ı milli takıma çağırıp çağırmayacağına ilişkin soru üzerine Güneş, "Türkiye'nin ihtiyacı varsa her futbolcuya kapımız açık. Arda Turan'ın doğru bir transfer yaptığını düşünüyorum ve çok katkı yapacağına inanıyorum. İnşallah başarılı olur. Emre 40'ta oynadı, Arda daha 35 olmadı" yanıtını verdi. 

26 Ağustos 2020 Çarşamba

Sinan Gümüş: "Böyle bir ailenin bir parçası olmayı hep dört gözle bekliyordum" (Video)

Fenerbahçe'nin yeni transferi Sinan Gümüş, şampiyonluğa çok inandığını söyledi.

Düzce’nin Kaynaşlı ilçesinde bulunan Fenerbahçe Serkan Acar Resort & Sports Topuk Yaylası Tesisleri'nde düzenlenen kampta basın mensuplarına açıklamada bulunan Sinan, takımın çok kaliteli bir kadroya sahip olduğunu belirtti.
Yeni gelecek isimlerle kadronun daha da güçleneceğini vurgulayan Sinan, "Şu an elimizdeki kadro bile bence başarı için yeterli. Bu şampiyonluğa gerçekten çok inanıyorum. Herkes insan ve oyuncu olarak büyük karakter. Bir aile olarak doğru yola girip şampiyonluğa gideceğiz." ifadelerini kullandı.
Fenerbahçe'ye geldiği için mutlu ve gururlu olduğunu dile getiren Sinan, "Böyle bir camiada olmayı dört gözle bekliyordum. Takıma geç geldiğim için ekstra antrenmanlar yapıyorum. Ligin başlamasını sabırsızlıkla bekliyorum." diye konuştu.

Lukas Podolski'nin transferine ilişkin açıklamalarına katılmadığını ve verdiği kararın yüzde yüz arkasında olduğunu anlatan 26 yaşındaki oyuncu, şöyle devam etti:
"Emre abiyle 3-4 aydır görüşmelerimiz oldu. Bana Fenerbahçe'nin ne kadar büyük kulüp olduğunu ve ortamının ne kadar keyifli olduğunu anlattı. Başkanımız Ali Koç ve Erol hocaya da teşekkür ediyorum. Bana Fenerbahçe'yi çok güzel anlattılar, benimle ilgili düşüncelerini iyi anladım. Bana inandıkları, güvendikleri için benimle başarılı olmak istediklerini ilettiler."
"Benim için tek milli takım Türkiye'dir"
Sinan Gümüş, A Milli Futbol Takımı'nda oynamak istediğini söyledi.
Türk pasaportu için çok uğraştıklarını ve sürecin sonuna geldiklerini aktaran Sinan, şunları kaydetti:
"Benim için tek milli takım vardır o da Türk Milli Takımı'dır. Sonunda çözmek üzereyiz. Çok uğraştık, o yüzden çok mutluyum. Haftaya yazılı onayı alırsak pasaportu 4 gözle bekliyoruz. Yarın Süper Lig maçı olsaydı büyük ihtimalle hazır olmamış durumda olurdum. Antalya'da son 4 hafta sakatlık yaşamıştım. Tatilde bile çalıştım ama yeterli olmuyor. Takım idmanı farklı. 1-2 hafta sonra yüzde yüzüme gelirim inşallah."

"Fenerbahçe'ye yedek oyuncu olarak gelmedim"
Sinan Gümüş, Fenerbahçe'ye yedek kalmak için gelmediğini dile getirdi.
Sarı-lacivertlilerin büyük camia olduğunu anlatan Sinan, "Fenerbahçe'de hedef her zaman bellidir. Şampiyon olmak ve kupalar kazanmak. Buradan da Fenerbahçe ile milli takıma gitmek. Sonra Fenerbahçe'ye para kazandırıp buradan gitmek." diye konuştu.
Ligin 21 takımla oynanacak olması sebebiyle iyi hazırlanmaları gerektiğini belirten Sinan Gümüş, "Açıkçası ben Fenerbahçe'ye yedek oyuncu olarak gelmedim. Kesinlikle formayı kapmak ve kimseye vermek istemiyorum. Gol, asist hedeflerim var ama önemli olan takımın kazanması. Önemli olan 3 puan ama 3 puanda katkım olursa çok sevinirim." ifadelerini kullandı.

Teknik direktör Erol Bulut'un kendisine çok yardımcı olduğunu da aktaran Sinan, sözlerini şöyle tamamladı:
"Taraftar bana her zaman güvensin. İnşallah gollerimle onları mutlu ederim ve sezon sonu inşallah güzel bir şampiyonluk kutlaması yaparız. Ferdi'yi önceden de izledim, çok kaliteli bir oyuncu. Geçen sene 20'den fazla maça çıktı. Türkiye'de önemli olan istikrarlı olmak. Onda onu görüyorum. Ferdi'yi rakip olarak görmüyorum, o benim kardeşim gibi. Kim daha iyi performans sergiler, kim hak ederse o oynasın."
“Buradan ayrıca Antalyaspor camiasına ve Antalya halkına çok teşekkür ediyorum. Ayrıca Sayın Ali Şafak Öztürk, Servet ağabeyim ve Aytaç ağabeyime de çok teşekkür ediyorum. Onları çok seviyorum. Tabii ki kararım Fenerbahçe’dir. Onlar da beni transfer etmek istiyordu. Şimdi olmadı ama 5, 6, 7 yıl sonra ne olacağı belli değil. O yüzden buradan çok selamlar iletiyorum.”
Sinan Gümüş, basın toplantısının ardından 29 numaralı formasıyla basın mensuplarına poz verdi.

23 Ağustos 2020 Pazar

Erol Bulut farklı taktikler üzerine çalışıyor

Fenerbahçe’de teknik direktör Erol Bulut, yeni sezon öncesinde farklı taktik dizilişler üzerinde duruyor. Lige kadar en doğru taktiği seçmek isteyen genç teknik adam, takımı birçok varyasyonda deniyor.

Fenerbahçe’de, Topuk Yaylası kampı devam ediyor. Takımın fizik durumuna göre günde 1 veya 2 antrenman yapan sarı lacivertliler, bu süreçteki ilk hazırlık maçında Fatih Karagümrük'le 2-2 berabere kaldı.
Rakibinin karşısına 3-5-2 ve 4-4-2 olmak üzere iki farklı taktik ve oyuncularla çıkan Erol Bulut, antrenmanlarda da birçok taktiği deneyip lige kadar takıma en uygun varyasyonu seçmeyi hedefliyor.
Fenerbahçe ile sözleşmesini uzatan ve kampa katılan Tolga Ciğerci, son antrenmanda bireysel çalışmalar yaptı.
Nabil Dirar da kendisine verilen program eşliğinde çalıştı.
Takımın yeni transferleri Sinan Gümüş ve Filip Novak’a ise laktak testi yapıldı.
Topuk Yaylası’nda 28 Ağustos’a kadar çalışmalarını sürdürecek olan Fenerbahçe, kampın son gününde Aytemiz Alanyaspor ile bir hazırlık maçı yapacak ve İstanbul’a dönecek.
Kaynak : TRT SPOR

19 Ağustos 2020 Çarşamba

Sinan Gümüş resmen Fenerbahçe'de

Fenerbahçe, bonservisi İtalya'nın Genoa takımında bulunan 26 yaşındaki forvet oyuncusu Sinan Gümüş'ü transfer etti.

Transfer, sarı-lacivertli kulübün YouTube kanalından duyurulurken, geride kalan sezonu Fraport TAV Antalyaspor'da tamamlayan Sinan'la 3+1 yıllık sözleşme imzalandığı belirtildi.

Yapılan açıklama şöyle:

"Kulübümüz, İtalya Seri A’nın Genoa CFC takımından Sinan Gümüş için kulübü ve kendisiyle yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlamıştır.

Fenerbahçemiz, 26 yaşındaki başarılı kanat oyuncusunu 3+1 yıllığına renklerine bağlamıştır.

Çubuklu formamızla mücadele edecek Sinan Gümüş’e ailemize hoş geldin diyor; kendisine Sarı Lacivert renklerimizle nice şampiyonluklar diliyoruz."


Futbola Almanya'da başlayan Sinan Gümüş, 2014 yılında Galatasaray'a transfer oldu. Galatasaray'da 5 sezon forma giyen, üçer kez Süper Lig ve Türkiye Kupası zaferi yaşayan Sinan Gümüş, 1 kez de Süper Kupa kaldırdı. Galatasaray'da resmi maçlarda 28 gol atan Sinan, geçen sezon başında İtalya'nın Genoa takımına transfer oldu.
İtalya'da istediği performansı gösteremeyen ve sadece 3 maça çıkan Sinan, devre arasında Fraport TAV Antalyaspor'a kiralandı. Akdeniz temsilcisinde Süper Lig'de 10 maçta çıkan 26 yaşındaki futbolcu, 5 gol attı.

6 Ağustos 2020 Perşembe

Galatasaray transferde hız kesmiyor

Galatasaray’da transfer çalışmaları yoğun bir şekilde sürüyor. Arda Turan ile sözleşme imzalayan sarı kırmızılılar, Fatih Öztürk ve Sinan Gümüş transferlerini de bitirmek istiyor.

Fatih Öztürk’ün, Kasımpaşa’dan bonservisini almasını bekleyen yönetim, şartların oluşması halinde tecrübeli eldivene imza attıracak.
Eski futbolcusu Sinan Gümüş’ü de kadrosuna katmak isteyen Galatasaray, girişimlerini sürdürüyor.
Sinan’ın bonservisini elinde tutan Genoa’nın kiralama bedeli istememesi, sarı kırmızılıların transferde elini güçlendiriyor. 26 yaşındaki futbolcunun menajeri ile de görüşen yönetimin, anlaşma noktasına yakın olduğu öğrenildi.
Galatasaray'ın yakın zamanda Emre Kılınç, Oğulcan Çağlayan, Kerem Aktürkoğlu, Omar Elabdellaoui transferlerini de resmen açıklaması bekleniyor.
Yönetimin, 12 Ağustos’ta yapılacak ilk antrenman öncesinde kesin olarak anlaşma sağlanan futbolcular için bir imza töreni hazırlığında olduğu kaydedildi.
Kaynak : TRT SPOR

4 Ağustos 2020 Salı

Galatasaray, Sinan Gümüş'ün peşinde

Galatasaray, kiralık olarak Antalyaspor'da forma giyen ve bonservisi Genoa'da bulunan eski futbolcusu Sinan Gümüş için girişimlerini sürdürüyor.

Eski futbolcusunu transfer etmek isteyen sarı kırmızılılar, Sinan'ın bonservisini elinde tutan Genoa kulübünün “bedelsiz kiralama” kararıyla harekete geçti.
Galatasaray'ın, 26 yaşındaki oyuncunun menajeri ile görüşme gerçekleştirdiği belirtildi.

13 Temmuz 2020 Pazartesi

Sinan Gümüş, Fenerbahçe yolunda

Fenerbahçe, kiralık olarak Antalyaspor'da forma giyen ve bonservisi Genoa'da bulunan Sinan Gümüş için görüşmelere başladı.

Demir Grup Sivasspor'dan Mert Hakan Yandaş ile anlaşmaya varan Fenerbahçe, Sinan Gümüş'ü de kadrosuna katmaya hazırlanıyor.
Bonservisi Genoa'da bulunan 26 yaşındaki futbolcu, ocak ayında Antalyaspor'a kiralanmıştı. Fenerbahçe, Sinan Gümüş için İtalyan kulübüyle görüşmelere başladı. Transfer için ilk seçenek satın alma opsiyonlu kiralama.
26 yaşındaki hücum oyuncusu, bu sezon Antalyaspor ile çıktığı 10 maçta 5 gol ve 1 asist üretti.
2014 yılında Stuttgart altyapısından Galatasaray'a transfer olan Sinan Gümüş, sarı-kırmızılı formayı 5 sezon giymiş ve 3 lig şampiyonluğu yaşamıştı.

6 Mayıs 2020 Çarşamba

Olimpiakos'un hedefi Sinan Gümüş

Fraport TAV Antalyaspor’da gösterdiği performansla dikkatleri üzerine çeken Sinan Gümüş'e Yunanistan Ligi’nin lideri Olimpiakos talip oldu.

Bonservisi İtalyan ekibi Genoa’da bulunan Sinan Gümüş için Olimpiakos transfer teklifinde bulundu.

Antalyaspor’un devre arasında İtalya Serie A ekibi Genoa’dan kiraladığı Sinan Gümüş için Olimpiakos devreye girdi. Yunanistan Ligi'nin lideri olan ve gelecek yıl ülkesini Şampiyonlar Ligi’nde temsil edecek kırımızı beyazlı ekip 26 yaşındaki futbolcuyu kadrosuna katmak için İtalyan kulübüyle görüşme yaptı. 2022 yılına kadar Genoa ile sözleşmesi bulunan Sinan Gümüş’ün Olimpiakos’un Şampiyonlar Ligi’nde yer alacak olması nedeniyle transfer olmaya sıcak baktığı öğrenildi.

2019 yılında Serie A ekibi Genoa’ya transfer olan ve devre arasında 6 aylık süre için Antalyaspor’a gelen Sinan Gümüş, 7 Süper Lig maçına çıkarken 3 gol ve 1 asistlik performansla takımının yükselen performansında önemli bir rol oynadı.

Kaynak: DHA

20 Ocak 2020 Pazartesi

Sinan Gümüş resmen Antalyaspor'da

Süper Lig ekiplerinden Antalyaspor, İtalya'nın Genoa takımından ayrılan Sinan Gümüş'ü kadrosuna kattı. 

Antalya Stadyumu'nda gerçekleştirilen törenle 26 yaşındaki golcü oyuncu Sinan Gümüş, kendisini kırmızı-beyazlı renklere bağlayan 6 aylık sözleşmeyi imzaladı.
Antalya Stadı'nda düzenlenen imza töreninde konuşan Futbol Şube Sorumlusu Aytaç Altay, dün Göztepe karşısında talihsiz bir yenilgi aldıklarını belirterek, tüm camiadan özür diledi. Antalyaspor’un yeni transferlerle birlikte ligde üst sıralara çıkacağını dile getiren Altay, "Sinan üçüncü transferimiz oldu. Bizim için büyük fedakarlıkta bulundu ve bizi tercih etti. Hem bizim için hem Sinan için hayırlı uğurlu olsun. 6 aylık kiralık olarak sözleşme imzaladık" dedi.
"Podolski transferini açıklayacağız"
Daha önce Galatasaray forması da giyen yıldız oyuncu Podolski ile 1,5 yıllık ön protokol imzaladıklarını belirten Aytaç Altay, "Perşembe yada cuma günü kendisiyle resmi sözleşme imzalayacağız. Orta sahaya da en az bir transfer daha yapmayı düşünüyoruz. Kadromuzu güçlendirerek ikinci yarıya devam edeceğiz" diye konuştu.
"Başarılı olacağız"
Antalyaspor’a transfer olduğu için çok mutlu olduğunu belirterek sözlerine başlayan Sinan Gümüş ise "Genoa’da son 6 aya bakarsak fazla forma şansı bulamadım. Aynı şekilde bunu başkana da ilettim. Bana güvendi ve burada olmak çok güzel. Antalyaspor yeniden çıkış yapabileceğim bir takım ve projelerine inandım. Proje takımı olarak görüyorum Antalyaspor’u ve başarılı olacağız" diye konuştu.
Kendisini hazır hissedip hissetmediği yönündeki soruyu da yanıtlayan Gümüş, "Kesinlikle hazırım. Devre arası çok iyi çalıştım. Bir başka takıma gideceğimi biliyordum. Kendimi çok iyi hissediyorum. Hocam ile bir görüşme yapacağım, görev verilmesi halinde çarşamba günkü Göztepe mücadelesinde oynayabilirim" ifadelerini kullandı.
Açıklamaların ardından 77 numaralı formayı giyen Sinan Gümüş, kendisini sezon sonuna kadar Antalyaspor'a dahil eden sözleşmeye imza attı.
Daha önce Rus sol bek Fedor Kudryashov ve Kasımpaşa ile yollarını ayıran defans oyuncusu Veysel Sarı’yı kadrosuna katan Antalyaspor, Sinan Gümüş'le birlikte devre arasında üçüncü transferini yapmış oldu.

5 Temmuz 2019 Cuma

Sinan Gümüş resmen Genoa’da

Galatasaraylı futbolcu Sinan Gümüş, Serie A ekiplerinden Genoa’ya transfer oldu. İtalyan kulüp transferi resmen açıkladı.

Galatasaray'a 2014 yılında Stuttgart II'dan transfer olan Sinan Gümüş, sarı kırmızılı forma altında Süper Lig'de 75 maçta 19 gol attı.
Uzun süredir adı İtalyan ekibiyle anılan Sinan Gümüş, Galatasaray'la olan sözleşmesinin tamamlanmasının ardından Serie A ekibinin yolunu tuttu.
Genoa, Sinan Gümüş transferini resmi internet sitesinden duyururken oyuncunun sözleşmesine dair detay verilmedi ve kontratın uzun soluklu olduğu bildirildi.
2014 yazında Stuttgart'tan Galatasaray'a transfer olan 25 yaşındaki futbolcu, geçen sezon 30 resmi maçta görev yaparken 5 gol 2 asistlik performans sergiledi.
Galatasaray'ın eski teknik direktörü Cesare Prandelli'nin çalıştırdığı Genoa, daha önce Galatasaray'dan Koray Günter'i de bedelsiz olarak renklerine bağlamıştı.

16 Nisan 2019 Salı

Sinan Gümüş kadro dışı kalabilir

Galatasaraylı Sinan Gümüş'ün sarı kırmızılı taraftarlar için yaptığı 'Hepsi Suriyeli' yorumu büyük tepki topladı. Özür dileyen ve yanlış anlaşıldığını belirten Sinan Gümüş'ün kadro dışı bırakılması gündemde. 

Galatasaray yönetimi, Fenerbahçe derbisi öncesinde Florya'ya takımı uğurlamaya gelen taraftarlar için 'Hepsi Suriyeli yemin ediyorum" yorumu yapan Sinan Gümüş’ü kadro dışı bırakmaya hazırlanıyor.
Diagne'nin sosyal medya hesabından paylaştığı videoya yansıyan sözleri camiada tepki çeken Sinan Gümüş yaptığı açıklamada, "Kötü niyetli olmayan bir sözümün yanlış anlaşılmasından dolayı çok üzgünüm. Kırdığım, üzdüğüm kimse varsa özür dilerim" ifadelerini kullanmıştı.
Galatasaray yardımcı antrenörlerinden Hasan Şaş ise "Taraftarın içi rahat olsun. Gerekeni yapacağız" dedi.
Yönetim tarafından cezalandırılması gündemde olan Sinan Gümüş'ün kadro dışında kalması bekleniyor.
Sezon sonunda sözleşmesi bitecek oyuncuyla yeni dönem için görüşme de yapılmayacak.

Kaynak: TRT SPOR

23 Ekim 2018 Salı

Fatih Terim ve Sinan Gümüş'ten Schalke 04 maçı öncesi açıklamalar

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, Sinan Gümüş ile birlikte UEFA Şampiyonlar Ligi’nde oynanacak Schalke 04 karşılaşması öncesi bir basın toplantısı düzenledi.

Florya Metin Oktay Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında açıklamada bulunan tecrübeli teknik adam, Schalke 04'ün çok iyi bir takım olduğunu, Almanya Birinci Futbol Ligi'ndeki konumunun kimseyi yanıltmaması gerektiğini belirtti.
Fatih Terim, Alman ekibinin Şampiyonlar Ligi'nde Porto ve Lokomotiv Moskova ile yaptığı maçlarda iyi oynadığını belirterek, "Çok iyi bir takıma karşı oynayacağız. Almanya ligindeki yerleri kimseyi yanıltmasın. Schalke 04 o sıralamanın çok üst seviyelerinde olacak bir takım. Genç antrenörleriyle beraber çok da iyi maçlar oynadılar. Şampiyonlar Ligi'nde Porto ve Lokomotiv Moskova ile yaptıkları maçlar da bunu gösteriyor. Schalke 04 kaliteli bir takım. Kendi seyirci avantajımızı yarın kullanmak en büyük amacımız. Taraftarlarımızdan ricam, sabırla bizi desteklesinler. Bir saniye yanımızdan ayrılmasınlar. Çünkü artık kritik dönemlere geldik. Taraftarlarımıza en çok ihtiyaç duyduğumuz maçlardan biri. Çok iyi bir takımla oynayacağımızdan emin olabilirsiniz." diye konuştu.
Karşılaşmayı "kader maçı" olarak görmediklerini aktaran Terim, "Daha önce ilk 3 maçta bir puan alıp, grubu 10 puanla bitirdiğimiz oldu. Kazanmaların, kaybetmelerin ve berabere kalmaların daha kritik olduğu maçlardan biri. Özellikle içeride oynadığımız maçlar puan açısından çok önemli. Kazanmak için her şeyi yapacağız. Kaybetsek de daha 3 maçımız var. Biz kaybettiğimizde değil, pes ettiğimizde yeniliriz." ifadelerini kullandı.
"Takıma 'sakatlar ordusu' diyebiliriz"
Fatih Terim, birçok futbolcusunun sakatlıklar nedeniyle müsabakada forma giyemeyeceğini dile getirerek, "Serdar Aziz, Emre Akbaba, Onyekuru, Fernando ve Feghouli maçın kadrosunda yok. Eren Derdiyok, Selçuk İnan ve Donk sakatlıktan döndü. Takıma 'sakatlar ordusu' diyebiliriz. Ancak 'sakatlar ordusu' dediğimiz bir gruba hala ordu diyorsak ve başında da bir kumandan varsa geriye cephane kalıyor. Yarın 50 bin (taraftar) de cephanemiz varsa çok da fazla bunun üzerine durmamak lazım. Demek ki hala savaşabiliriz. Bu oyuncular aramızda olsaydı çok iyi olurdu ama maça 24 saat kalmış. Ağlamanın, sızlamanın ve bu konuyu devamlı gündeme getirmenin manası yok." değerlendirmesinde bulundu.
"Gülmemem için bir sebep yok"
Basın toplantısında keyifli olduğu gözlenen Terim, bu durumla ilgili bir soru üzerine, şunları kaydetti:
"Ben eğer gülüyorsam neşeliyimdir. Kendi özel hayatımda çok gülen ve pozitif bir adamım. Saha kenarındaki resmimiz herkesin kafasında yer etmiş. Oysa benim güldüğüm, şaka yaptığım, eğlendiğim anlar da var. Bundan sonra inşallah onları da koyarlar. Şu anda herhangi bir Galatasaraylının gülmemesi için tek sebep göremiyorum. Ligde lideriz, Şampiyonlar Ligi'nde varız, Türkiye Kupası hakkımız devam ediyor ve Allah'a şükür sağlıklıyız. Herhangi bir sıkıntımız yok. Başkanımız, yönetimimiz, oyuncularımız, çalışanlarımızla bir aile gibiyiz. Gülmemem için bir sebep yok. Maç ya da puan kaybettiğimde elbette çok üzülürüm ama çok çabuk lider halime dönmem lazım. Çünkü birçok maç var. Oyuncularımın gözü bende. Ben yıkılmış olursam onlar ne yapar."
Bursaspor maçının ilk yarısında 3 futbolcusunun sakatlık nedeniyle oyundan çıkmasına değinen Terim, "Bu kadarlık futbol hayatımda böyle bir durum görmedim. Tuhaf ama hayatta bu da var. Oyuncularıma devre arasında söyledim. Bizden 3 oyuncu çıktı oyun sanki 11'e 10 oynanıyor. Halbuki 11'e 11 oynuyorduk. Durum oyuncularımda bir kişi eksik oynuyoruz etkisi yarattı. Sahadaki oyuncularda sakatlanıp, takımı yalnız bırakma korkusu oluştu. Bu çok kötü bir psikolojidir. Buna rağmen oyunu bırakmadık. Ben her şeyi gördüm dememek lazım, bir dakika sonra hiç bilmediğiniz bir şeyle karşılaşıyorsunuz. Bu da benim yaşamadığım bir şey." şeklinde görüş belirtti.
Tecrübeli teknik adam, bazı oyuncularının milli takımlardan sakat döndüğünü anımsatarak, "UEFA daha çok dikkat ettiği için buradan söyleyeyim. Uçakla 16 saatlik yolculuktan sonra inip antrenman yapıp ve bir gün sonra maça çıktığınızda başınıza her şey gelebilir. Burada maalesef bazı şeyleri koruyamıyoruz. Burada tek sıkıntımız kadromuzun derin olmayışı ama onun da fazla üzerinde durmamak lazım. Şampiyonlar Ligi'nde aynı şartlarda mücadele etmiyoruz ama buna da hayıflanmanın anlamı yok. Yarın yedek de var hamle de var. Sakatlıktan korkuyoruz ama ben başka türlü korkuyorum. Eğer bir takımın inancı, güveni ve hırsı yoksa ben böyle bir sakatlıktan korkarım. Normal sakatlıktan korkmam." diye konuştu.
"Belhanda bizim için önemli bir oyuncu"
Fatih Terim, Faslı futbolcuları Younes Belhanda'nın performansıyla ilgili soruyu şöyle yanıtladı:
"Belhanda iyi oynasa da kötü oynasa da tartışılıyor. Sanırım bunun sebebi beklentilerin çok yüksek tutulması. Artık rakamları bir kenara bırakalım, kimse zorla almadı. Belhanda düzgün davranan bir futbolcu. 10 numaralı formayı giyiyor ve beklentiler yüksek olabilir ama elinden geldiğinin en iyisini yapmaya çalışan bir oyuncu. Çok da memnunum. Antrenmanda bile hırsı üst seviyede. Daha iyi oynamasını ben de bekliyorum. Orta sahamızdaki önemli oyunculardan biri. Eğer bir oyuncu Galatasaray ile sözleşme yapmışsa ben onu kazanmak için elimden gelen her şeyi yaparım. Onun dışında başka tarafta gönderme ve ceza verme taraftarı değilim. Bazı istisnalar dışında elimden geldiğince kullanmak istiyorum. Belhanda bizim için önemli bir oyuncu. Ben kendisini seviyorum. Çünkü kalbi ile beyni bir."
Japon oyuncu Yuto Nagatomo'nun performansından da memnun olduğunu aktaran Terim, sözlerini şöyle tamamladı:
"Nagatomo bizim için çok önemli bir oyuncu. Genç oyuncular için olduğu kadar deneyimli oyuncular için de bir örnek. Şu anda Donk, antrenmandan sonra kendisini ona teslim etmiş durumda. Ömer Bayram da ondan öğreneceği çok şey olduğunu söylemişti. Hakikaten insanların Nagatomo'dan öğreneceği çok şey var. Bazen dinlendirmek için yaptığımız rotasyonlarda bile mutlu olduğunu sanmıyorum. Oynatsam daha çok mutlu olur. Bizim için çok büyük bir şans. Ömer Bayram'dan da memnunum. Çabuk alıştı, hiçbir sıkıntı çekmedi."
“Maçın öneminin farkındayız”
Sinan Gümüş ise şöyle konuştu:
“Dönem dönem sağ ve sol kanatta oynadım. Son zamanlarda forvet eksiğimiz olduğu için Fatih Hocamız forvet pozisyonunda şans verdi. Hocamız bana güveniyor ve farklı görevler veriyor. Verilen her görevi hangi pozisyonda olursa olsun en iyi şekilde yerine getirmek istiyorum. Hocamız beni nerede görüyorsa orada oynarım. Fatih Hoca’nın gelişinden sonra kendi adıma da takımımız adına da gelişim gösterdiğimizi söyleyebilirim. Bana seviye atlattığı için kendisine her zaman teşekkür ediyorum. Bana her konuda çok yardımcı oluyor. Umarım önümüzdeki yıllarda da beraber çalışırız ve daha iyi bir Sinan görürüz.
Camia ve takım olarak yarın oynayacağımız maçın öneminin farkındayız. İlk iki maçta 3 puan aldık. Bu iki maçta daha fazla puanı hak ettiğimizi düşünüyorum. Çünkü, Porto maçında üst düzey bir performans sergiledik. Oradan 3 puanla ayrılabilirdik, olmadı. Bu nedenle yarın bizim için daha önemli. Taraftarımızın gücüyle birlikte iyi bir maç sergilememiz lazım. Taraftarımız bizi 90 dakika desteklerse, biz iyi bir taktikle maça çıkarsak, 90 dakika mücadele edersek yarınki maçtan 3 puanla ayrılacağımızı umuyorum.
Her futbolcu Şampiyonlar Ligi’nde oynamak ister. Üst seviyede performans sergilemek her oyuncu için önemli. Şampiyonlar Ligi’ni bütün dünya izliyor. O yüzden takım olarak iyi konsantre oluyoruz. Bütün ailemin orada olmasından dolayı, Bayern Münih’le karşılaşmayı çok isterim.”