
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, "Sağlık Bakanlığı ile görüşüyoruz. Mart başından itibaren seyircili oynama kararı alabiliriz yine belli bir oranda olacak şekilde" dedi.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, D-Smart canlı yayınına konuk oldu. Özdemir, futbol gündemindeki konularla ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
İŞTE NİHAT ÖZDEMİR'İN AÇIKLAMALARI
Turgay Demir: Size futbola girmeye kim vesile oldu?
Nihat ÖZDEMİR: Bu işe herkes beni Fenerbahçe
ile başladım diye bilirler. Ben bu işe Ankara’da Ankaragücü ile
başladım. İlk yönetim kurulu üyeliğim başkan yardımcılığım Ankaragücü
ile başlar. Ankaragücü o zaman kulüp başkanı ayrılmış (Sayın Nurettin
Çarmıklı) Fatih Terim hoca, onla ayrılmışlar beraber ve Ankaragücü
ortada kalmış. Gerçekten Ankaragücü Ankara’nın önemli futbol
kulüplerinden bir tanesidir. O zaman bütün Ankara’nın ileri gelenleri bu
işten anlayanlar ve bu işe heves edenler bu Ankaragücü böyle sahipsiz
kalamaz dediler. Neden bu kadar Ankara’da iş adamı varken, ki o zamanlar
Ankara’da müteahhitlik de çok belirgin olan bir şehrimizdi. Dolayısıyla
buradaki iş adamlarından çoğunluğu müteahhit olan iş adamları niye
buraya sahip çıkmıyorlar diye kamuoyunda önemli derecede bir baskı oldu.
Bir iki aradaş yan yana gelerek ya gelelim bu Ankaragücü’ne bir sahip
olalım yönetici olalım diye bir fikir geliştirdiler. O zamanlar tabi MKE
Ankaragücü, MKE’nin de genel müdürü sayın Adnan İğnebekçili idi. Çok
kıymetli bir bürokrat sonra da özel sektörede görevler aldı. Sonra da
bir araya geldik 7-8 iş adamı, Mehmet Nazif Günal başta olmak üzere, ben
ve birkaç iş adamımız dahil bir araya geldik. Adnan İğnebekçili’yi
kulüp başkanı yaparak bu işe başladık. Hoca yok, borçlar var, mali
durumu kötü, futbolcu yok. Ne yaptık biz? İnsanlar bize referans oldular
ve bizim de aklımız sayın Samet Aybaba’yı teknik direktör yapmaya karar
verdik. Samet’in ilk teknik direktörlüğü de Ankaragücü’dür. Hiç
unutmuyorum Sinan Engin’i de transfer ettik. Sinan Engin de gelirken
bizim kulübe şöhreti pek iyi değildi. Kuşadası’ndan transfer ettik.
Orada yönetim kurulu üyeleriyle bazı problemleri olmuş ciddi problemler.
Bunları bilmemize rağmen, Sinan Engin’i de transfer ederek iyi bir
takım kurduk. Sabotiç diye bir santrafor bulmuştuk. Ondan sonra takım
toparlandı. Ligde orta sıralarda yer aldı. Ama hiç unutmuyorum Türkiye
Kupası’nda finale kaldık. Finali de İzmir’de Galatasaray
ile oynadık. Nasıl oynuyor bizim çocuklarımız, Galatasaray’ı yendik
yeneceğiz. Fakat 67 veya 68’inci dakikada, Galatasaray tabi o zamanlar
yine güçlü, geldi bir gol attılar 1-0 ve o maçı da kaybettik. Bu benim
futbol hayatıma başlangıcımdır. Sonra Mehmet Nazif Günal bey ile
beraber, sayın Ali Şen’in Fenerbahçe’ye el koyma hikayesi vardır.
Bodrum’dan dedi ki Fenerbahçe’ye el koymaya geliyorum. Ve o sırada
gelirken, tabi yanına bir tarafına sayın rahmetli Şadan Kalkavan, diğer
tarafına Vefa Küçük’ü almış. Ve yönetim kurulu kurulurken, Şadan abi de
Nazif Günal ile beni davet etti. O zaman Ankaragücü’ndan ayrılmıştık.
Ankara’dan Nazif Günal, ben ve Yavuz Kayral geldik ve Fenerbahçe yönetim
kuruluna girdik. Ama şimdi de söylüyorum. Bir çok dönemde sayın Aziz
Yıldırım ile de çalıştım. Fenerbahçe’nin kurmuş olduğu en iyi en güçlü
yönetim kuruludur. Sağında rahmetli Şadan abi oturur, solunda Vefa
Küçük, Orhan Keçeli, Mehmet Ali Aydınlar, ben, Yavuz Kayral, Selim abi,
ve iyi bir transfer yaptık Dünya şampiyonu Brezilya olmuştu o sene,
hocası Parreira’yı getirdik. Takımı Brezilya’ya sezon açılışına
götürdük. Boliç’i gittik, Gaziantep’ten aldık. Fenerbahçe geldi o sene
son maçta 2-1 Trabzon galibiyetiyle şampiyon oldu. Benim futbol hayatına
başlayaşım budur.
Herkes Sizi Fenerbahçeli olarak görüyor
ama Fenerbahçeliler de başkan hiç bizim takımdan değil gibi görüyorlar.
Bu duruma ne dersiniz?
Nihat ÖZDEMİR:
Valla ne olursa olsun, Real Madrid ya da barcelona yönetiminden
gelseydim, eğer Futbol Federasyonu Başkanı olmuşsanız herkesi memnun
edecek bir kararı alıp uygulamak mümkün değil. Hangi kararı alırsanız
alın, bir grup memnun olur bir grup memnun olmaz. Diyelim ki hiç bir şey
yok. 21 kulüp var. Dedik ki, her bir kulübe 10’ar milyon dolar para
aktaracağız. Aktaralım. Yine kavga başlar. Niye ben 10 alıyorum, benim
daha az benim daha fazla. Ama benim gördüğüm kadarıyla, zaten 4 sene de
sayın Yıldırım Demirören’in yardımcılığını yaptım. Tesislere bakıyordum.
Tabi müteahhit olduğum için, federasyonun yaptığı inşaatlara
bakıyordum. O zaman da gördüğüm gibi, şimdi de gördüm. Sıkıntılı
zamanlar da dahil hangi karar alınırsa alınsın, bir kesim memnun bir
kesim değil.
Turgay Demir: Demirören de ceketini çıkarmış mıydı?
Nihat ÖZDEMİR:
O zaman da sorabilirsiniz, bugün de yarın da alacağız karar da ben
Fenerbahçeli’yim ona sepatim var, şuna var diye hiç bir zaman
düşünmedim. Sayın Demirören de öyle idi. O zamanki yönetim kurulu
üyelerimiz de şimdi de bizim yönetmimiz, hepsi doğru karar almanın
uğraşısı içindeler.
Emre BOL: Daha önce pandemi gibi birşey olmadı. Zor bir dönemde görevdesiniz.
Nihat ÖZDEMİR:
Sayın Mehmet Ali Aydınlar’ın dönemi de zordu. Sayın Demirören’in ilk
dönemi de zordu. Ama bizim bu dönemimizde gerçekten çok sıkıntılı bir
dönemde biz göreve geldik. Belki bin yılda rastlanmayacak, ekonomik
sıkıntı 5-10 senede bir olur ama pandemi olayı belki bin yılda bir
rastlanacak boyutlarda bir olayı yaşayacağını tahmin edemeyeceği bir
olayı maalesef yaşıyoruz.
Turgay DEMİR: Ligin ilk yarısı bitti. Bir değerlendir yapar mısınız?
Nihat ÖZDEMİR:
Bu dönemin ilk yarısı değil bence geçen dönemden başlamamız lazım. Mart
ayından sonra iki buçuk aya yakın zaman liglere ara verdik. Sonra
haziran ayında başlamaya karar verdik. Önemli maçlarımız kalmıştı. Ve
Ligi de oyanarak tamamlamak istiyorduk. Burada bütün başkanlara, teknik
direktörlere ve futbolcu arkadaşlarımıza gerçekten yürekten teşekkür
ediyorum. Onlar da inandılar ligin tamamlanacağına biz de inandık.
Birçok kişi lig oynanmaz, tamamlanamaz gibi lafları çok duyduk. Buna
rağmen biz ligi geçen sene oynarak tamamladık ve ligin sıralamasını
oynayarak son noktayı koyduk. Ve bunu hem PTT 1. Lig’de, 2 ve 3’üncü lig
de ve onun play off maçlarında oyanayarak liglerdeki sıralamayı tespit
ettik. Geldik bu yıla. Bir defa bu yıl tabi, küme düşmeyi kaldırdık.
Yalnız Süper Lig’den değil, 1, 2 ve 3’üncü liglerden kaldırdık.
Turgay DEMİR: Küme düşme kaldırılmasını bütün kulüpler istedi mi?
Nihat ÖZDEMİR:
21 kulüp dahil yani, 18 kulüp vardı üç kulüp de çıkmıştı. 21 kulüp
iştirak ettiği bir toplantı yaptık. Yönetim kurulunun da çoğu vardı.
Hepsi tek tek, 21 kulüp de bu sene pandemi dolayısıyla, kulüpler
gerektiği parayı alamadılar, yayıncı kuruluştan sıkıntı oldu şu bu...
mesela Yeni Malatyaspor çok önemli futbolcum gitti İspanya’ya covid oldu
gelmedi. Ben bunun yerine futbolcu koyamazdım. Çok problemli olan
futbolcular oldu. Bunları telafi edemeyiz dediler. 21 kulüp de ligden
düşürülme kaldırılsın diye oy verdi. Oy birliği ile. Bir tek kulüp dahi
karşı gelmedi. Seneye bunun devam etmeyeceğini de söyledik. Eğer öyle
olursa seneye üç takım daha gelecek 24, sonra üç daha gelecek 27. Bu
ligler oynanamaz halde olur. 21’i bile oynatıncaya kadar neler
çektiğimizi bir Allah bilir. 21 takımlı sezonun bu hafta 21 maç haftası
oynadık. Her bir takım 20 maç oynadı. İki hafta da hafta arası oynadık.
Türkiye kupaları var, Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi oynayan var ön eleme
oynayan var. Geç başladık. Sezonun işte ilk yarısını bu hafta bitirdik.
Hiç ara vermeden ikinciye başlıyoruz.
Turgay DEMİR: Pişman mısınız düşme kaldırıldığı için?
Nihat ÖZDEMİR:
Hayır pişman değilim. Kulüplerin durumunu, iç yapılarını, mali
yapılarını bildiğim için, bu yıl pandemiyle bir daha dünyada
rastlanmayacak bir olaydır. Bunu yapmak durumunda kaldığımız için
memnunum. Bakıyorum yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımdan hiçbiri bu
karardan üzüntü duymuyor. Gereği böyle idi, yaptık. Kulüpler de öyle.
Tabi gelirlerinde bir düşme oldu. Ama elimizden geldikçe şimdi bu
gelirdeki düşmeleri nasıl azaltırız bir çalışmalar içerisine girdik.
İnşallah da bu başarılı olacağız. Ama aldığımız karardan memnunuz. Sıkı
bir ve çok maçlı bir sezon geçiriyoruz. Evet taraftar çok önemli, ama
iyi maçlar oluyor. Deplasmandaki takımlar galibiyet için oynuyorlar.
Seyircisiz maç olduğu için her takım, gidip rahat oynayabiliyor.
Hakemler de rahatladı seyirci yok. Ama hepsi diyorlarki, hakemler,
futbolcular ve teknik direktörler taraftarı özlemiş durumdalar. Hakemler
dahil. Hakemler bile taraftarsız maçın iyi olduğunu söylemiyorlar.
Çünkü onlarında düşüncesi taraftar, kendilerini motive ediyor. Çünkü,
sahadaki bağrışmalar çok duyuluyor. Tribünden yöneticilerin serzenişleri
duyuluyor. Tabi bunun yerine taraftarın komple bir ses çıkarması da
hakemi maç idaresinde motive etmesi yönünden farklı bir özelliktir diye
düşünüyorum.
Emre BOL: Hakem performanslarını nasıl buluyorsunuz? VAR’ın kullanımı nasıl?
Nihat
ÖZDEMİR: Bu iş yalnız Türkiye’de mi var? Futbolun beşiği Premier Lig’in
oynandığı İngiltere, İskoçya, İspanya, Fransa, Almanya, İtalya her
yerde bu hakem olayları ‘Var’ olayları konuşuluyor. Çünkü netice olarak,
bir olay var, karar verici insanlar. Her aldığı karar hakemin veya
‘Var’ ın aldığı karar tartışmaya açık. ‘Var’ ı ben ikiye ayırıyorum.
İlki ofsayt kararları. Bakıyorum maçları izlerken, ofsayt kararı ile
ilgili kimse birşey itiraz etmiyor. Çünkü işin içine matematik girmiş.
Çizgiyi çiziyor, diyor ki 2 cm-4 cm ofsayt. Onu bile diyebilecek
nitelikte ölçü var. Kimsenin de itirazı yok. Bu hafta Beşiktaş bir gol
attı iptal ofsayt. Bir gol daha attı yine ofsayt. Bakıyorum ne teknik
direktör, ne futbolcular da bu kararalara tepki yok. Neye tepki var?
Penaltı kararlarına. Ele çarptı çarpmadı. Penaltı mı değil mi? Dün
akşamki mesela Trabzon’un 5’inci 6’ncı dakikasındaki Başakşehir’in eline
çarpan top gibi tartışmaya açık. Onlar ele değmeler, fauller ya da
kırmızı kart olaylarında bunlar gerçekten tartışmaya açık. Ama o yalnız
Türkiye’de değil, bütün dünyada bu var. Ben neyi istiyorum.’Var’daki
standartları iyi ortaya koymak ve uygulamada farklılık yaratmamak lazım.
Bir maçta ‘var’ın kararı varsa aynı olay, diğer bir maçta aynı olay
olduğu zaman ‘var’ müdahale etmediğinde kamuoyunda bu çok tepki alıyor.
Dün akşam, niye ‘var’ müdahale etmedi. Niye ‘var’daki arkadaşımız
defalarca görmesine rağmen, çünkü hakem belki saniyenin onda birinde bir
karar veriyor. Yoluna devam ediyor. Ama ‘var’daki arkadaşlarımız bunu
defalarca ekrandan görebiliyorlar. Ama neden ekrana çağırmadı uyarmadı
diye bir tartışma var. Ama genelde ben birkaç maçımızda problemler oldu.
Olması da normal. Biz ilk yarıda 21 hafta oynadık. Her hafta 10 maçtan
210 maç. Bu maçlarda belki 5-6 maçta bazı böyle problemler yaşandı. Ben
bunları normal görüyorum. MHK ve hakemlerin ilk yarıdaki performansını
beğeniyorum. İnşallah bunun daha iyisini ‘nci yarıda yaparlarsa hak eden
kimse şampiyonluğu ligden düşecek kimlerse onlar da hak edecek şekilde
maçların neticelerine çok hakem hatası olmadan bu maçların neticesi
belli olsun.
Emre BOL: ‘Var’ odası biraz daha şeffaflaşabilir mi?
Nihat ÖZDEMİR:
Ben de merak ediyorum. Esasında benim gidip ‘Var’ odasını dinlemeye
yetkim var. Ama bugüne kadar gitmedim. Ama MHK başkanımız, lüzum gördüğü
takdirde gidip ‘Var’daki dinlemeleri konuşmaları dinleyebiliyor. Birkaç
defa Serdar Tatlı, her hafta maçlar bittikten sonra beni ziyarete
gelir. O haftadaki maçların irdelemesini bana yapar. İşte gittim oradaki
‘var’ odasında bu konuşmaları dinledim. Bana bir rapor verip yolumuza
devam ediyoruz. Ama ‘var’odasında biz de bunu tartıştık aramızda. Bu gün
değil sayın Demirören döneminde başladı biliyorsunuz ‘Var’. Bu sen
3’üncü yılımız ama ilk yılımız benimde yönetim kurulu üyesi olduğum
dönemde bu karar alındı. O zaman da bu tartışıldı. Acaba ‘var’ daki
konuşmaları kamuoyuna açıklayalım mı? Bunun daha çok polemik
yaratacağını Daha çok bu işlerin konuşulacağını düşündüğümüz için,
UEFA’nın da bu konuda tavsiyesi var. Hollanda’da heralde bunun farklı
bir uygulamasını yapmışlar ama, o da bir iki maç gibi. Büyük maçlarda o
da müracaat olursa. Yani ne Premier Lig’de, ne Almanya’da böyle bir
uygulama yok. Biz de doğru olduğuna inanmıyoruz. Bu şekilde devam
etmeli. Bizim kurmuş olduğumuz ‘var’ sistemi, UEFA’nın da takdirini
kazanan bir sistem. Başında, hakemliğinden bilen ilgilenen matematiği
bilen şunu bilen, çok iyi bir arkadaşımız var. Ben ‘var’ ekibimizin
başındaki grup ile, MHK’nin bu sistemdeki yerini ve etkisini
beğeniyorum. ‘Var’ sistemimiz de çok iyi. UEFA bizi bazı yerlerde örnek
gösteriyor. Avrupa Futbol Şampiyonası oyananacak. Bütün hakemler
İstanbul’da kalacaklar. Rusya’da maç mı var kalkacak buradan gidecek
Rusya’ya maçı oynayacak dönecek tekrar Türkiye’ye. Antrenmanlarını
yapacak. Bütün otel rezervasyonları hazır. Antrenman yapacak hakemlerin
hepsinin nerede antrenman yapacağı belli. Yani Türk hakemliği bugün
belki siz beğenmiyorsunuz ama, Türk hakemlerinin yeri bugün Avrupa’da
farklı diyebilirim. Cüneyt Çakır son on yılın dünyadaki en iyi 2’nci
hakemi seçildi. Şu anda Türkiye’den üç elit hakemimiz var. Cüneyt Çakır,
Ali Palabıyık ve Halil Umut Meler. Biz bu sayının daha artmasını
istiyoruz. Bizim MHK’nin bir özelliği gençlere çok önem veriyor. Çok iyi
hakemler yetişiyor. Ama kamuoyu tabi her hafta sonu her maç sonrası
bunu tabi çok gündem yapıyorlar hakem kararlarını. Ben bunu normal
görüyorum. Çünkü Türkiye’nin bizim bütün kanallarımızdan hepsinde spor
kanalları var. Spor kanallarında bulunan arkadaşlarımız ve eski
futbolcularımız, yazarlarımız, eski hakemlerimiz bulunuyor. Bunlar da
tabi buna yorum katıyorlar ama ben bir tek birşey istiyorum. Bu akşam
saat 10’da bizim Barış Şimşek ‘Var’ın başında bulunan arkadaşımız, bugün
çıkacak ve son kararlar, uygulamalar, örnekleriyle, bunları anlatacak.
Bunların ben daha çok yapılmasından tarafım. Herkes birşeylerini
öğrenmesi lazım ki, ‘Var’ kararlarını irdeleyelim.
Emre BOL: Hakemlerle ilgili bir ödül ceza sistemi, yolları ayırmak gibi bir düşünce var mı?
Nihat ÖZDEMİR:
O da var. Ama onları sizler de hissetmiyorsunuz belki. Zaten çok az maç
alıyorsa, zaten önemli derecede puanı düşüyor. Belki kategori düşme
durumuna gelebiliyor. Veya yeni dönemlerde hiç görev vermeden kendisinin
işine son verilebiliyor. Bunun bazı geçmişte uygulamaları oldu. Sonra
yaş sınırında hiç ödün vermiyoruz. Diyoruz ki 47’ye hangi hakemimiz
gelirse gelsin, biz bunu sonlandırmak istiyoruz. Fırat Aydınus’un bu
sene son senesi. Çok kıymetli bir hakem ama biz istiyoruz ki gençlerin
önünü açalım. Sayın Serdar Tatlı da bu konuda ço kararlı. Zekeriya
başkanın da hakkını yemeyelim, o başlattı, şimdi Serdar Tatlı bu işe
devam ediyor.
Turgay DEMİR: Covid nedeniyle maçları erteleme kararını iptal edip hükmen yenilgi kararı aldınız neden?
Nihat ÖZDEMİR:
İlk yarı raporu vereyim. Birinci yarı bitti. Hem Süper Lig’de TFF
1’inci ligde, Misli com 2 ve 3’te ligleri bitirdik. Kaç maç erteledik.
Süper Lig’de sadece 2 maç erteledik. O da Hatay’ın. TFF 1’inci ligde
sadece 11 maç erteledik. 2’nci ligde 29 maç erteledik. 3’üncü ligde 30
maç erteledik. Hepsini de bitirdik. Şu anda eksik maç yok. Ama
ertelediğimiz zaman oynayacağımız haftalar vardı. Süper Lig’de kaç maç
oynamışız. 21 hafta 10 maç yaparsan 210 maç yapmışız. Sadece iki maç.
Çok büyük başarı. Şimdi 2’nci yarıya başlarken, maçı ertelediğimiz zaman
maçı oynatacak yer yok. Çünkü 16 Mayıs’ta bunu bitirmek zorundayız.
Avrupa Şampiyonası’na kampa alacak takımı Şenol hocamız. İmkanımız yok.
Dedik ki esame listemiz 30’du 35 yapalım. Eskiden 14 oyuncu altına
düşerse maçı erteliyorduk bunu 9’a çekelim. 9 kişiniz varsa, çıkıp maçı
oynayabilirsiniz. 2000 yılından bu yana doğmuş bütün amatör ve genç
takımlarında ne kadar oyuncunuz varsa covid testi yapmak şartıyla alıp
kadronuza oynatabilirsiniz. Onun için ertelemeyi kabul etmiyoruz. Buna
rağmen hepsini yaptım 9’dan az oyuncum var, o zaman 3-0 yaparız,
yolumuza devam ederiz. Çünkü erteleyecek yerimiz yok. Kulüplerimizden
buna itiraz eden olmadı. En son birşey daha yaptık. 14 yabancıdan 16
yabancıya yükselttik. Bu Mayıs’a kadar seneye yok. Beşiktaş’ta 14’ün
üzerinde 4 yabancı var ve FIFA’dan oynatmadılar diye önemli derecede
ceza dosyalarının geleceğini bize ifade ettiler. Bir kulübün işini biz
halledemeyiz dedik. Onun gibi birkaç kulüp daha var. Yani 14’ün üzerinde
olan birkaç kulübümüz var. Altında olan kulüplerimiz de var. Yine
Kulüpler Birliği toplandık. 21 kulübün tamamı 14’ün 16 olmasını bizden
talep ettiler. Olmasaydı, FIFA’dan bazı kulüplerimiz 10 milyon, 5
Milyon, 12 Milyon Euro gibi cezalar gelecekti. Bu para Türkiye
Cumhuriyeti’nin parası. Bazı yazarlarımız bunu anlayamadılar. Bu
federasyon geldi yabancı sayısını azaltacağına artırıyor. Kardeşim
pandemi dönemindeyiz. Bu oyuncuları satamıyor. Orada duracağına, çünkü
oynatamazsa gidiyor FIFA’ya Beşiktaş veya Fenerbahçe beni futbol
oynatmayıp futbol hayatımı köreltiyor diye dava açıyor. Tazminat istiyor
ve kazanıyor. FIFA aldığı kararlarda futbolcunun yanında. Büyük cezalar
geliyor. Tabi nunları düşünmeyen arkadaşlarımız, çıkıp televizyon
ekranlarında bizim bu almış olduğumuz kararları, küçümsüyorlar hakaret
ediyorlar, olay bu. Biz bunlara cevap vermeyiz. Ben her hafta sonu
yayıncı kuruluşu çağırıp hepsine cevap verebilirim. Kulüp başkanlarına
da cevap verebilirim. Köşe yazarları, yorumculara da hakem kararlarına
olan itiraza da cevap verebilirim. Ama hiçbir zaman polemiğin içinde
bulunmak istemiyoruz. Biz işimizi yapmak için biraraya geldik ve sanal
medyada şu yazılmış b yazılmış bunlara hiçbir zaman bakmayız. Biz doğru
karar alıp bu Türk futbolunu yürütmeye götürmeye çalışıyoruz.
TURGAY
DEMİR: SAYIN BAŞKAN MARTTAN İTİBAREN SEYİRCİLİ OLMA İHTİMALİ VAR GİBİ
BİR LAFINIZ VARDI OLABİLİR Mİ ? OLDU DİYELİM NASIL OLACAK. KAPASİTE
NASIL OLACAK ? ŞAMPİYONLAR LİGİ FİNALİ İSTANBUL’DA SEYİRCİLİ Mİ OLACAK?
HED KODLARIYLA MI YOKSA AŞI KONTROLLERİYLE Mİ SEYİRCİLER ALINACAK
Nihat ÖZDEMİR:
Bu sorduğunuz sorularının hepsinin cevabının ne olacağı pandeminin
Türkiye’deki gelişimine bağlı. Sonra bu işte biz karar alıcı tek taraf
değiliz. Bu işte çünkü insan sağlığı önemli, sporcu sağlığı önemli ve bu
hastalığın ciddi bir hastalık olduğunun bazı kimselerde çok ciddi
etkiler bıraktığını görüyoruz. Kimi adam kimi insan hiçbir şey olmadan
bunu atlatabiliyor. Ben yaşadım gayet iyi geçirdim ama öyle arkadaşlarım
var ki çok ağır geçiren insanlar var. Spor camiasında , kulüp
başkanlarımız içinde çok ağır geçirenler var. İkinciye yakalananlar var
ikinci dalgayla beraber covid pozitife dönenler var.
Turgay DEMİR: Başkanım covid izin verirse neler yapabiliriz?
-Onun
için sağlık bakanlığının vereceği bir karardan ayrı bir karar almamız
TFF olarak mümkün değil. Türkiye’de sağlık bakanlığının bilim kurulu var
ve sağlık bakanlığı var. Bizim tarafta TFF’de de bir bizim bir sağlık
kurulumuz var, başkanı sayın Prof. Dr. Ömer Taşer. Onun da bir sağlık
kurulu var onun içinde çalışan bir pandemi kurulu var. Bu alacağımız
karar sağlık bakanlığı ve bizim sağlık kurulunun alacağı karardan ayrı
bir karar olamaz. Hedefimiz ümit ediyorum ki pandemideki rakamlar gayet
iyi gidiyor. İstenen seviyeye geldi diyelim aşı olayı başladı sayılarda
geliyor sayın Cumhurbaşkanımızın da açıklaması var. Buradaki bu aşı
sayısını her geçen gün arttıracağız diyor. Aşı sayısı da belirli bir
rakama ulaşırsa günlük vaka sayısılarıda çok düşerse restoranlar
açılırsa cafeler oteller normal hayata dönüş başlarsa biz de seyircili
futbol maçları oynatmak istiyoruz. Bunu belirli bir orana yapmamız
gerekili. Yani bir sahanın,trübünün kapasitesinin belirli bir oranda
kullanılması karar verilir. %20 olur 30 olur 35 olur. Misafir takımın
kullanacağı bir stadyumda 2500 kişi ise ben burada %10 almışsam karar
250 kişi gelecek, %30 karar almışsam 750 kişi gelecek. Yani biz bir
stadyumun kapasitesinin oranını belli edeceğiz.
Emre BOL: İlk yarı maçlar seyircisiz oynandı seyircili oynama kararı haksızlık yaratmaz mı?
Nihat ÖZDEMİR:
Bunu biz yapmadık ki. Yarı yarıya olması mümkün değil. Bunu yine
Kulüpler Birliği ile konuşup görüşürüz. Misafir takımın tribünü
doldurduğu genelde derbilerde oluyor. Biz bunları oturup konuşuruz
Kulüpler Birliği ile, zaten yeni başkan da seçilecek. Otururuz böyle bir
duruma geldiğimiz zaman nasıl bir uygulama yapacağımızı tartışırız.
Sizler de güzel bir noktaya temas ettiniz. Biz her zaman gösterilen
yollara tartışmaya hazırız. Aramızda tartışırız doğru yolu buluruz.
Onların da evet dediği bir modeli biz burada uygularız. Şimdi gelelim
Şampiyonlar Ligi maçına. Mayıs ayında final Olimpiyat Stadı’nda
oynanacak. Zemin çok güzel, aydınlatma mükemmel, rüzgar tünelleri
inanılmaz. Ben sahanın içine kadar girdim kupa vermek üzere. Gerçekten
rüzgar panelleri başarılı olmuş. Bunu yapan yönetim kurulu üyemiz Nuri
Akın’a çok teşekkür ederim. Çok mesai verdi. Çok uğraştı iyi bir proje
geliştirdiler. Bunu da bitirdik ve dün sahada bu kadar kuvvetli rüzgar
olmasına rağmen, mutlaka futbolcular hissetmiştir ama minimum seviyede
hissettiler. Şampiyonlar Ligi maçında UEFA ne düşünüyor? UEFA, inşallah
pandemi iyi giderse finali minimum yüzde 50 kapasitede oynatmak istiyor.
Başka bir konuda Mart ayında bizim oynayacağımız 2022 Katar finalleri
için elemeler başlıyor. İlk maçımız da Hollanda ile. Maçı Telekom
Arena’daoynayacağız. Ben Allah’a dua ediyorum ki bu maçı seyircili
oynayabilelim. Yani takımlarımız bunu isterken ben de istiyorum. Milli
takımımız için,
Hollanda maçında benim seyirci desteğine çok
ihtiyacım var. Sağlık Bakanlığı ile sürekli görüşüyoruz, Ömer Taşer bu
işe çok önem veriyor, görüşmeler yapıyor başarılı olursak, Mart ayının
başından ya da ortasından itibaren seyircili oynayabiliriz. Ama insan
sağlığı sporcu sağlığı önemli.
Emre BOL: Yayıncı kuruluşta yapılan hatalar, Fenerbahçe ile yaşanan krizi nasıl görüyorsunuz?
Nihat ÖZDEMİR:
İki hafta evvel Kulüpler Birliği ile bir toplantı yaptık. Ben açılış
konuşmasında, toplantının esas amacı geçirdiğimiz 2020 yılını
değerlendirmek 2021’de neler yapabileceğimizi değerlendirmekti. Yabancı
kuralı orada alındı. Kulüplerin birçoğu Euro kurunu 8.15’te sabit tutmak
istediler. Biz normal kurun işlemesi gerektiğine inanmıştık.
Arkadaşları dinledik, bunu uygun görmedik kuru 8.15 değil normal kur
olarak devam etmesi kararını aldık. Bu konuşmamda BEİN Sports ile
Fenerbahçe’nin arasındaki sürtüşmenin artık sonlanması gerektiğine
inandım ve bunu ifade ettim. Çünkü Fenerbahçe haklı bir tepki koydu.
Çünkü ses efektinde gerçekten atlanılmış bir kötü niyetin olduğuna
inanmıyorum. Çünkü, neden? BEIN Sports yetkilileri diyor ki bir numaralı
müşteri portföyümüz Fenerbahçe taraftarı. İddiaya göre Galatasaray
taraftarı Fenerbahçe’den fazlaymış az birşey olsa ama BEIN Sports
üyelikleri açısından Fenerbahçe önde. Sizin en önde olan üyelerinizin
bulunduğu bir kesime siz böyle bir ses efektinde Fenerbahçe’ye hakaret
edecek bir efekt yapar mısınız? Sayın Ali Koç bundan(içerideki karşıt bir yapılanmadan) şüpheleniyor. Haklı olabilir, olmayabilir.
Turgay DEMİR: Ali Koç’u kim ikna edebilir?
Nihat ÖZDEMİR:
Şu anda görüşmeler devam ediyor. Zaten Fenerbahçe’nin bu tepkisine BEIN
anında yanıt verdi. Özür diledi. Aynı gün biz TFF olarak mektup yazdık.
Böyle birşeyin bir daha olmamasını ifade ettik. Kendileri de bize hemen
cevap yazıp ‘Evet böyle bir hata olmuştur. Bir daha böyle birşey
olmayacaktır.’ dediler. Rashed bey diye bir yeni arkadaşımız CEO olarak
BEIN Sports’a geldi. Şu anda duyduğum kadarıyla, görüşmeler devam
ediyor. Tahmin ediyorum en kısa zamanda sayın Ali Koç ile BEIN Sports
yetkilileri biraraya gelecekler ve bu aradaki soğukluğu bu aradaki soğuk
savaşı diyeyim sonlandırmaları gerektiğine ben inanıyorum. Fenerbahçe
gerekli tepkiyi koymuştur. Artık yeter. Bakınca haklıdır da. Ama bunun
da hata olduğunu kabul edip özür dileyen de BEIN Sports tarafıdır. Saat
19:05’te dilemesini ben tesadüf olarak görüyorum. Ama siz bir mesaj
olarak görüyorsanız saygı duyarım. Onun da bir tesadüf olduğuna
inanıyorum. En kısa zamanda bu işin sonlanması gerektiğini, iki tarafın
da bu düşünce olduğunu ve sonlandıracaklarına inanıyorum. Yayıncı
kuruluşun bazı düzenlemeler yaptığını ben biliyorum. Bunu da görecek
Fenerbahçe yönetimi ve bu sürtüşmenin biteceğine inanıyorum.
Emre BOL: Yayıncı kuruluşun geleceği ne olacak?
Nihat ÖZDEMİR:
2021-22 yılının sonunda BEIN Sports ile 5 yıllık anlaşmamızın son
senesi. Bu senenin yarısını bitirdik. Bir yarısı daha var. Artı 1 sezon
daha var. Bizim sözleşmemize göre bu senenin Mayıs ayı ile Aralık ayı
arasında, biz yeni yayın ihalesine çıkmak durumundayız. 2022-23’ten
başlamak üzere yeni yayın ihalesine çıkmak durumundayız. Hazırlıklara
başladık. En kısa zamanda bunu bitirip Mayıs ayında ilan etmeyi
düşünüyoruz ve yeni yayıncı kuruluşumuzu tespit etmek için Mayıs ile
Aralık arasında ihalemizi yapacağız. İhale komisyonunu tespit edeceğiz.
Bunlar şartnameleri hazırlayacaklar ve ihaleye çıkacağız. Tahmin
ediyorum ki bu kadar büyük yatırım yapmış ve Digiturk’ün önemli bir
lokomotifi futboldur. Sadece Türk futbolu değil. Şampiyonlar Ligi,
Euroleague, tenis turnuvaları, Avrupa’daki bazı ülkelerin milli maçları
onlarda gerçekten BEIN Sports spor anlamında spor yayıncılığı anlamında
çok büyük bir kuruluş. 82 ülkede yayın yapıyorlar. Türkiye 83 milyon
nüfusuyla futbola çok iligili bir ülke. Kendilerinin ben buradan çıkmak
isteyeceklerini düşünmüyorum. Oldu da çıkarlarsa yeni talipler var. Bize
devamlı gelip giden yeni ihale olursa ki olacak, çalışanlar
hazırlananlar var olduğunu biliyorum. İsimlerini, grupları biliyorum.
Rakamlar ihale neticesi olarak fiyat teklifi yapacaklar. Bizim de
kafamızda bazı rakamlar var veya oluşacak. Ona göre bir ihale rakamı
koyacağız. Bu teklifin üzerine çıkanları yarıştıracağız ve netice olarak
da 2022-23’ten başlamak üzere 5 yıllık yayıncı kuruluş tespit edeceğiz.
Yayıncı
kuruluşun ödemeleri konusunda her sezon başında gerçekten bizim taraf
da çok yoruluyor, kulüpler de, BEIN Sports’daki arkadaşlar da yoruluyor.
Sadece yüz yüze 20’ye yakın toplantı yaptık pandemi dönemi olmasına
rağmen. Telefonları saymıyorum. Sağolsun Gençlik Spor Bakanı’nın önemli
katkılarıyla bu seneki rakamı tespit ettik. Gününde hepsini ödüyorlar.
Biz de kulüplerimize ayırıyoruz.
Turgay DEMİR: Harcama
limitleri açıklandı Fenerbahçe normal şartlarda Mesut’un formasını zor
alacakken bu kadar transferi nasıl yaptı?
Nihat ÖZDEMİR:
Biz yüzde 15 yukarı çıkabilecek bir sezondayız. Gelecek sene bu
esneklik olmayacak. Tüm takımların harcama limitlerini açıkladık. Her
bir takım ne kadar harcadığını biliyor. Ne kadar limiti olduğunu da
biliyor. Buna göre hesabını yapıyor. Siz örnek verdiğiniz için
Fenerbahçe’nin 2 futbolcusunda ücret indirimine gitti. Biri Serdar Aziz,
diğeri de Gustavo. Serhat diye bir futbolcusunu da yolladı. Bazı
futbolcuları da yollamayı düşünüyor. Dolayısıyla takım harcama
limitlerinde yer açtı. Getirdiği futbolcuların ne kadar para yükü
getireceğini de gösteriyor sözleşmede. Biz de ona göre boşalan rakam
belli yeni bir futbolcu geldiği zaman Szalai’yi getirdi mesela. Oraya ne
kadar harcayacağını da görüyoruz ve bu şekilde içinde kaldığı zaman
bizim lisans kurulumuz bunu inceliyor. İçinde kalmışsa bunu veriyor.
Mesut Özil de kamuoyuna açıklama yaptı nasıl ödeme yapacağını. Bu sene
hiç yok. Ben gelen sözleşmeye bakarım. Yarın herhangi bir kulübün
herhangi bir oyuncu ile problemi olduğu zaman bana müracaat edecek ya da
gidecek UÇK’ya neye bakacağım ben? Bana verdiği sözleşmeye. Gustavo
fiyatını indirmiş ben gelen evraka bakarım. Yarın bir sorun yaşadığı
zaman bir kulüple onun futbolcusu bana verdiği evrak üzerinden ben
değerlendirme yaparım. Onun için şu ana kadar yapılanlar tamamen
harcamaların içinde. Sponsorları ben görmüyorum. Ben kulübün bu sene
kasasından çıkacak paraya bakarım. Kendisi futbolcuyla sponsor bir
şirket kendi aralarında anlaşır o paralar verilir alınır onlar bizim
dışımızda. Ama ben resmi olarak göstermek istiyorsa sponsorun gelirini
de bana göstermesi lazım. Gösterdiği gelirin de mesela 6 milyonluk
sponsorluk getirdi ancak 3’te birini kullanabilir. Onun için bu harcama
limitleri içinde olmazsa lisans alması mümkün değil. Yani Fenerbahçe’nin
şu ana kadar yaptığı harcamaların hepsi limitlerin içindedir.
Lisansları verilmiştir. Birisi oynadı zaten bu hafta. Mesut Özil’i de
oynatmak istese bu hafta oynanacak Rizespor maçında da oynatabilir.
Peki. Harcama limitlerinin dışına çıkarsa ne olacak? Transfer sezonu
bitti ve biz takımların harcamalarını kontrol ediyoruz. Herhangi bir
şekilde bir takım harcama limitini aşmışsa cezalar başlıyor. İhtar,
kadro sınırlaması, transfer yasağı, puan silme 1 de olur 3 de. Ne zaman
uygulanacak? Bu tespit edilecek. Hukuğa açık zaten. Kesinleştiği
takdirde önümüzdeki 2021-22 sezonu başlarken bu takımların puan silme
cezası varsa ya da transfer yasağı varsa yapamayacak. Süper Lig’de bu
takım harcama limitlerini ilk defa uyguluyoruz. Ve Gelecek sezondan
itibaren uygulanmak üzere puan silme cezası dahil olmak üzere, cezalar
verebiliriz. Uygulamamız mümkün değil. Yeter ki benim karar verdikten
sonra tahkim kuruluna gider tahkim kurulu onadıktan sonra geri dönüşü
olmaz.
Emre BOL: Mesut Özil geldi. Hem Fenerbahçeli olarak hem TFF başkanı olarak ne düşünüyorsunuz?
Nihat ÖZDEMİR:
Ben iki kimliğimi birleştirip cevap vereyim. Mesut’un gelmesini iki
yönden değerlendiriyorum. İlki siyasi amaçlı. Çünkü Mesut Özil’i Alman
Milli Takım’ı ve Arsenal Cumhurbaşkanımız ile resim çektirmişler diye,
kendisine ceza verdiler. Ben bunu kabul edemiyorum. Hem Alman Milli
Takımı oynatmama kararı aldı. Mesut da ona cevap olarak dedi ki, ‘Ben
bir daha Alman milli Takımı’nda oynamam’ dedi. Arsenal yaklaşık bir
senedir Mesut’u oynatmıyor. Fenerbahçe zor gözüken bu transferi başardı
dün de lisansını aldı. İmza törenini yaptı. Bu yönden seviniyorum.
Türkiye’ye
hayırlı olsun. Yalnız Mesut değil, bu sene yapılan tüm transferler,
bütün oyuncular için söylüyorum. Hepsine hayırlı olsun. İnşallah verimli
olurlar. Çünkü bu transferler Türk futbolunda güzel futbol oynanması
marka değeri artması için yapılmıştır, kendilerinin sportif başarıya
ulaşması için yapılmıştır. Hepsine hayırlı uğurlu olsun. Bütün yapılan
transferlerden federasyon olarak Türk futbolu için mutluyuz. Tüm
transferlerin hepsinin pozitif olmasını umuyorum.
Emre BOL: MesutOl kampanyasına mesaj attınız mı?
Nihat ÖZDEMİR:
Hayır Atmadım. Atmam da doğru olacağına inanmıyorum. Bazı dönemler bazı
maçlara gidiyorum. Fenerbahçe’nin de bazı maçlarına gideceğim. Mesut
özil oynarsa da oynar yoksa televizyondan izleyeceğim. Televizyondan
elimden geldiğince maçları kaçırmamaya çalışıyorum. Bırak Süper Lig’i 1.
Lig maçlarını da elimden geldikçe izliyorum.
Turgay DEMİR: Maç izlerken hakemin kötü yönetimini görünce telefonla ya da başka şekilde bir görüşme yapıyor musunuz?
Nihat ÖZDEMİR: Hayır yapmam. Ben sadece o hafta biter MHK başkanımız Serdar Tatlı’nın beni ziyaret edip oradaki değerlendirmesini dinlerim.
Turgay DEMİR: Ali Koç ile aranıza nasıl kara kedi girdi? Bağlantı nerede koptu?
Nihat ÖZDEMİR:
Biz 6 yıl aynı yönetimde beraber çalıştık. Gerçek iyi bir Fenerbahçeli
olduğuna adımdan daha eminim. Bu kadar işinin arasında, bunları bir
kenara bırakıp gelip Fenerbahçe başkanı olması bile bence kendisi için
büyük fedakarlıktır. Geldi oldu 2 yıl uğraşı verdi. Takımı şampiyon
olamadı. Bu sene inanılmaz transferler yaptı. 18 oyuncu aldı 2 de şimdi
geldi 20 oldu. Bir de genç bir çocuk aldı. 21 futbolcu transfer yaptı.
Şu anda 2 puan farkla lider Beşiktaş’ın arkasında 2’nci sırada. 2’nci
yarı 21 hafta çok seri maçlar izleyeceğiz. Çok heyecanlı bir yarış
olacak. Çünkü uzun zamandan beri Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş
arka arkaya sıralanan bir lig ortası görmedik. Puan olarak da çok
yakınlar arkadan da Trabzon geliyor. Eğer puan kayıplarına uğramazlarsa
onlarda yakın zamanda 4’üncü sıraya çıkabilir. Biz çalşırken Aziz Bey’in
tutuklama döneminde ben başkan vekilliğinden başkanlık görevini
götürürken en büyük destekçim Ali Koç’tu. Ben de geldim Federasyon
başkanı oldum. Hangi kararı alırsam alayım bir taraf memnun olurken bir
tarafın memnun olmadığını konuşmamın başında belirtmiştim. Bu kararların
da bir çoğunda Fenerbahçe tarafı memnun olmadı. İtirazlar oldu, saygı
çerçevesinde tartışmalar oldu. Bir de benim bir lafımla yanlış
anlaşılmadan dolayı sanki beni sen böyle bir yanlış yaptın diye ki orada
üçüncü şahıslar devreye girmiş olabilir. Sayın ali Koç’u başka yöne
çekmiş olabilirler. Benim Fenerbahçeliliğimi benim o konulardaki 3
Temmuz’daki tutumumu tartışmalı hale getirmek hiçbir zaman onların
görevi değildi. Benim ne olduğum verdiğim mücadele belliydi. Madden ve
manen. O dönem hayatımdaki en zor dönemdi. Buna rağmen ısrarla benim
üzerime bu konuda gelmesi beni rahatsız etti. Beni disiplin kuruluna
verdi 17 sene madden ve manen hizmet ettiğim bir kulübün disiplin
kuruluna hesap vermem olmazdı. Tek birşey bana düşerdi. Disiplin kurulu
yazısı bana geldiği an 15 dakika içerisinde istifamı yazdım ve kendisine
yolladım. Üzüldüm tabi ama hiçbir zaman kulüp üyesi olup olmamak
insanın hal ve hareketinde herhangi bir değişikliğe neden olmaz. O gün
öyle icap etmiştir ben o kararımı aldım uyguladım. Ben disiplin kuruluna
gidip hesap vermem. Herkes de biliyordu. Olay orada bitmiştir. O
Fenerbahçe Başkanı’dır. Ben TFF Başkanı’yım. Her zaman telefonumu ne
zaman ararsa açarım. Doğru karar neyse onu da kendisine bildiririm.
Toplantılarda bütün kulüpler biliyor. Gelir kendi fikrini söyler uygun
fikrine evet olmayanın da yanlış olduğunu kendisine ifade ederim. Ama
birbirimize olan saygımızdan hiçbirşey değişmemiştir.
Emre BOL: Maç saatleriyle ilgili tartışmalar var. Soğuk yerlerdeki maçları gündüz oynatmak mümkün olamaz mı?
Nihat ÖZDEMİR:
TFF’nin maç planlayıcı arkadaşları var. Kendilerine buradan federasyon
adına teşekkür ediyorum. Bu işi çok iyi planlıyorlar. Her takımın maçtan
sonra 3 gün ara vermesi bu sınırın aşılmaması bunlara dikkat ederek maç
planlamalarını gayet başarılı yapıyorlar. Bazı maçlarda böyle
problemler olabiliyor. Saatler ve günleri tahin ederken Türkiye Kupası
oluyor, bir taraftan da yayıncı kuruluşun onayını almak zorundayız.
Çünkü o maç saati yayın saati yayıncı kuruluşun gelirleri açısından
önemli. Yani fenerbahçe’nin saat 16’da maç yapması hafta içinde çok
doğru olmaz. Miili maç araları oluyor, Türkiye Kupası oluyor ancak böyle
ayarlayabiliyoruz. Önümüzdeki hafta Hatay-Fenerbahçe’nin maçının 16’da
olmasının da muhakkak bir sebebi vardır. Bir hafta evvel Erzurum maçı
vardı Ali Koç çıktı saat bize fark etmez dedi, ondan sonraki hafta
biliyorsunuz, Sivas maçı vardı çıktılar oynadılar, güzel maç da oldu.
Özellikle Ocak ve Şubat ayları bu bölgelerin sıkıntılı zamanları. Biz
bunlara mümkün olduğunca dikkat ediyoruz.
Turgay DEMİR: Stadlar yenilendi, ama çime zemine bakamıyoruz. Bu duruma ceza vermek gerekmez mi?
Nihat ÖZDEMİR:
Bu konu üzerine Spor Bakanlığımız bir açıklama yaptı. Başkan Kasapoğlu
biz bu kadar güzel tesisleri kulüplere teslim ediyoruz ama iyi
bakmıyorlar. Yaptırım uygulayacağız dedi. Biz federasyon olarak sahalara
bakmadı diye talimatlarımızda bir ceza yok da o maçı orada oynatmama
durumumuz olabilir. Çünkü bizim elemanlarımız gidiyor zemini kontrol
ediyorlar. Eğer zemin oynanmayacak durumdaysa bize rapor ediyorlar,
mesela Malatya’nın sahası kötü maçı Adana’daki stada verebilirler. Geçen
sene Ankaragücü maçında olmuştu kulüp ısrar etmişti ama sahanın durumu
uygun değildi. Yalnız zemin değil, tribünlerin durumu, aydınlatma bunlar
da uygun değilse biz o sahada maç oynatmayız.Malatya başkanıyla da
konuştum. Evet sahamız kötü ama çok kötü değil dedi. Ben Malatya’nın
stadından dolayı büyük üzüntü duydum. Dün akşam olimpiyat Stadı’nda
oynadık yoğun yağışa rağmen, stadımızın zeminin nasıl olduğunu gördük.
Maçtan sonra da baktım zemine gerçekten hiç futbol oynanmamış gibiydi.
Turgay DEMİR: Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın eski sayılmayan şampiyonluklarıyla ilgili başvuru var mı? Bir gariplik yok mu?
Nihat ÖZDEMİR:
Fenerbahçe yönetim kurulu beni ziyarete geldi başkan olduktan sonra.
Biz de onlar geliyor diye milli takım forması verdik. Sonra onlar da
bana bir hediye vermek istediler. Ben de almak durumundayım. Hediye de
Fenerbahçe’nin 29 defa şampiyon olduğunu gösteren bir belgeydi. Bombayı
bıraktılar. Ama bu konuda bize bir müracaat yok. Hüsnü Güreli döneminde
bir müracaat olabilir. Çünkü kendisi hukuğa bakardı. O zaman bir
incelemelerde bulundu ama bir cevap verememiştik. Madem sordunuz ilk
işim federasyona gidip hukukçu arkadaşlara bu dosyayı ve gidişatını
soracağım. Ama benim isterim Fenerbahçe 4’üncü yıldızı takacaksa bir
senesi var 20’yi alsın. Beşiktaş da az bir senesi var. Onlar da
tamamlasınlar. Bakacağım ben dosyaya. Görüş alışverişinde de
bulunacağım.
Turgay DEMİR: TFF Başkanı’nın konuşulma
sebebi, hakem, PFDK, Tahkim, UÇK, Hukuk Kurulu ile ilgili eleştiriler.
Bu kurullardan memnun musunuz?
Nihat ÖZDEMİR:
En çok çalıştığım hukuk kurulumuz, çok iyi yetişmiş arkadaşlardan
oluşuyor. Bu arkadaşlar savcı görevinde dosyayı hazırlıyorlar. Hukuk
Kuruluna bakan başkan yardımcısı Mehmet Baykan var ve bazen önemli
kararlarda sevk kararlarında biz ancak sevki yaparız gözlemci-temsilci
raporlarına bakarak ya da basın açıklamalarına bakarak, inceliyoruz.
Mehmet Baykan da bakıyor. Birçok önemli konuda karar verirken Mehmet
Baykan bizlerin de görüşünü alıyor ve ondan sonra disiplin kuruluna sevk
etme kararını alıyoruz. Disiplin Kurulu bunların incelemesini yapıyor
ve tahkime gidiyor. Ben kurullarımdan çok memnunum. Yakın çalışıyoruz.
Onlar da insan. Peki her mahkemeden aldığımız karar doğru mudur?
Yanlışlar oluyor. Kime gidiyoruz istinafa olmazsa yargıtaya. Yargıtay da
son kararı veriyor. Bunun da sistemi bu. Ama ben PFDK ve Tahkim
Başkanı’ndan son derece memnunum. Çok tecrübeliler. Çok iyi yetişmiş
arkadaşlar var. Ellerinden geldiğince uygun ve doğru kararları
alıyorlar. Geldik tahkime AİHM’nin bazı bizim tahkim kararlarından
memnun olmayan bazı arkadaşlarımız gittiler AİHM’ye bunların tahinle
geldiğini yemin etmediğini tarafsızlığında süphe olduğunu ifade eden
kararları Türkiye’ye yolladılar. Bizim de Adalet Bakanlığı’nın AİHM
Daire Başkanlığı var. Mehmet Baykan ile beraber görüşmeye gittik. Bu
kararların geldiği zaman neler yapacağımızı da hukuk sistemi içerisinde
beraber bazı kararlar verdik. Bugünlerde, TBMM’ye verilmiş bir spor
yasası var. Sayın Kasapoğlu bu kararı tedavi edecek bir maddeyi bu
yasaya koydu inşallah yasa TBMM’den tasdik olursa biz AİHM’nin Tahkim
Kurulu hakkında verdiği kararı bu şekilde ona benzer şekilde düzeltmeyi
yaparak yolumuza devam edeceğiz. Ben disiplin kurulundan ve tahkim
kurulundan memnunum. Bazı kararlar bazen beni de rahatsız eden, mesela
hakeme küfür edene temsilci yoluyla ceza veriyorlar diyelim 125 gün
çıktı, TFF’ye küfür edene 45 gün verdiler. Bana küfür edene 45, benim
hakemime edene 125 gün veriyor ama talimatname böyle yazıyor.
Federasyona küfür edersen 30 gün, ağırlaştırılmış hali yüzde 50 artıyor.
Zaten maksimum cezayı vermişler. Ben memnunum. Tabi ki her karar yüzde
100 herkesi tatmin edemez. Bakalım spor yasası meclisten nasıl
geçeceğine dair bekliyorum. Ona göre de neler yapabileceğimizi
göreceğiz.
Ben Fatih Terim’in cezasının da üzerine gittim. 2 tane
rapor var. Biri hakem diğeri temsilci. Orada da iki cümle var. Sordum
nedir. Diyor ki iki rapor varsa hangisi yargılanan konusunda hafifse
lehine olanı kullan diyor. Türk hukuk sistemi de böyle. Fatih Terim’in
durumu da bu. Temsilcinin raporu hafif olduğu için o uygulandı.
Emre BOL: Keşkeleriniz ve iyikileriniz?
Nihat ÖZDEMİR: Keşke Federasyon Başkanı olmasaydım. İyi ki mühendis olmuşum.
Turgay DEMİR: Yıldırım Bey sizi sürekli golfte yeniyor diye söyleniyor doğru mu?
Nihat ÖZDEMİR:
O işi ikiye ayıracağız. Ben de duyuyorum ama gerçeği anlatayım. 2020
yılında iki önemli sağlık olayı geçirdim. Biri sol omuzdan ameliyat
oldum, diğeri de pandemi olayına da rastladım geçirdim. Bu olaylardan
evvel daha iyi golf oynardım ama beni yenemiyordu. Fakat bu ameliyat ve
pandemiden dolayı, bu süreçten sonra yaptığımız maçların çoğunda sayın
Demirören beni yendi. Ama çalışıyorum havaların düzelmesini bekliyorum.
Sıkı şekilde açığımı kapatacağım.
Emre BOL: BAL Ligi ve Amatör Ligleri’nin durumu ne olacak?
Nihat ÖZDEMİR:
Dün Kilis’teydim. Çimento fabrikasında toplantıya gittim. Geldiğimi
duyan Kili belediyespor gelmiş beni görmeye. Gerçekten hepsinin
talepleri var bunları başlatın diye. 117 bin maç oynanıyor. 320 bin
amatör futbolcu var. Eğer futbol oynarlarsa birşeyler kazanıp
hayatlarını devam ettirecekler. Bu bizim cumhurbaşkanımıza da gidiyorlar
futbolcular, diyorlar ki bizim liglerimiz oynanmıyor. Biz oynanmasını
istiyoruz. Cumhurbaşkanımız da konuyu Spor Bakanlığı’na havale ediyor.
Bizim de başkan yardımcımız Ali Düşmez, hatta Mehmet Baykan, bu konular
üzerine çalışıyorlar. Biz de oynatmak istiyoruz. Nasıl oynatacağımız
konusuna çalışıyoruz. Hedefimiz oynatmak. 15 Şubat’tan itibaren nasıl
transfer yapacaklarını açıklayacağız. Eğer karar verirsek hazırlık için
de bir müddet vermemiz gerekecek. En erken nisan ayından önce bu amatör
maçları oynatmamız mümkün değil. Maçları oynatırken bunların test olma
durumu var. Aşı olma mecburiyeti olabilir. Seyahat durumları var. Maddi
olarak testi kaldıramazlar. Beşiktaş’ı bile bu mali yük zorluyor. 2 ve
3’üncü lig takımlarının çektiği sıkıntıları ben biliyorum. Maddi
sıkıntıları biliyoruz.
EMRE BOL: D-Smart ekranlarında
birçok lig devam ediyor. La liga, Premier Lig, Bundesliga NBA... Son
olarak da Asya kupalarını aldık. Bununla ilgili düşünceleriniz nelerdir.
NİHAT ÖZDEMİR:
Gerçekten D-Smart’ı canı yürekten tebrik ediyorum. Tabi Asya bize çok
uzak, bizim çok yakınımıza gelecek. Orada da çok önemli maçların
yarışmaların olduğu biliyorum. Orada da çok önemli futbolcuların artık
batıya da taşındığını biliyoruz. Dolayısıyla çok güzel maçlar
izleyeceğimizi, güzel zamanlar geçireceğimi biliyorum. Gerçekten D-Smart
yöneticileri canı yürekten tebrik ediyorum. Katkılarının daha artarak,
Türk Futboluna katkılarının daha artarak devam etmesini istiyorum.
TURGAY DEMİR: Biraz evvel keşke başkan olmasaydım dediniz, hayırdır bırakıyor musunuz ?
NİHAT ÖZDEMİR:
Öyle bir şey yok. Bu işin çok kolay bir iş olmadığını gördüm. Tabi ben 4
sene de sayın Demirören’in döneminde başkan yardımcılığında ne olup ne
bittiğini biliyordum. Detaylarının da öğrenmeye çalışıyordum. Yine de
başkan olmak başka. Bir de pandemi dönemi bize rastladı. Pandemi
döneminin rastlaması bir defa bizim en büyük uğraş konularımızdan bir
tanesi yayıncı kuruluş. Devamlı karar değiştiren sanki bir
federasyonmuşuz gibi geliyor. Biz bu gemiyi yürütmeye çalışıyoruz.
Arkadaşlarımız çıkıyorlar ekran başına veya yazıyorlar ‘’efendim…bir
öyle söyledi bir böyle’’ Başka türlü bu gemiyi yüzdürme imkanımız yok.
Arkadaşlarımız bunun farkında değiller. Derler ya bekar olana eş boşamak
kolaydır, onlara çok kolay her şey. Gel iktidara, gel icraatın başına
bakalım ne yapacaksın. Kulüplerin sızlanmaları kulüplerin maddi
durumları. Bankalar bir tarafta kulüplerimizin maddi yapıları bir
tarafta, ödeme durumlarını hepsini gözden geçiriyoruz. Yayıncı
kuruluşunda çok haklı talepleri var. Bunlara da ben çözüm bulmak
durumundayım. Burada karar verici benim. Ama arkadaşlarımız gayet iyi
yazıyor biz onların hiçbirini kale almıyoruz kelimesi tamamen yanlış,
dinliyoruz onların dediklerini de değerlendirmeye almaya çalışıyoruz ve
doğru dedikleri de yaptıklarımız da çok olaylar olmuştur. Ama
bazılarının da tenkit ederlerken biraz insaflı olmalarını veya meselenin
özünün içine girip baktıktan sonra karar vermelerini istiyorum. Hiç
unutmadan bir şey söyleyelim. Şimdi biz karar aldık ya hükmen yenilgi
kararı, yine yayın yapan arkadaşlarımızdan biri diyor ki: ‘’Bu akşam maç
var farz edelim Fenerbahçe eğer Covid sayısı işte bilmem ne olursa
hükmen mağlup mu olacak’’ Yahu kardeşim okusan daha yeni Cuma gününden
itibaren başlayacağını öğrenirdin ve karşısındaki arkadaşta evet ya bu
takım hükmen mağlup mu olacak diyor. O değil biz hazırlığımızı yaptık
30’dan 35’e çıkardık işte 14 sayısını 9’a düşürdük, 2000 doğumluları
getirdik hepsini anlattım bir planlamayla. Bunları yapmazsan sahaya
çıkmazsan 3-0 olur, hükmen mağlup olursun dedik. Ya biraz iyi okusunlar
iyi incelesinler aldığımız kararların detaylarına bakarlarsa bizi ondan
sonra tenkit etsinler saygıyla onların tenkitlerini karşılarız.
EMRE
BOL: 28 yıl oldu bu benim bu piyasanın içerisinde olduğum yıl Turgay
Demir’in 40 yıl olmuştur belki. İlk defa bir federasyon başkanın
insanları bu kadar dinleyerek asgari müştereklerde buluşturup bir karar
verdiğini görüyorum ben. Ben yaptım oldu asla demediniz başkanım.
NİHAT ÖZDEMİR:
Hiç demedim devamlı istişare…. Kulüpler birliğini çağıralım, kulüpler
birliği yetmedi, TFF 1.lig Kulüpler birliğini topluyoruz. 2.3.Ligleri
topluyoruz dinliyoruz, dinliyoruz yani bunu 3 ayda bir sıklıkta
yapıyoruz. Hiçbir federasyon bizden eski dönemlerde kulüpler birliği ve
diğer 1.lig 2.lig 3.lig kulüpleriyle bu kadar sık toplantılar yaparak,
istişare yaparak müşterek kararlar almadılar. Ama arkadaşlarımız
söylüyorlar desinler onların canları sağ olsun.