TV İZLE

Canlı TV'ler burada...

Aromaterapi, Fitness ve Beslenme: Doğal Yağlarla Bütüncül Sağlık Rehberi

Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!

BYD HAN | Test Sürüşü

BYD HAN 3.9s | Avrupalı Premium otomobillere kafa tutar mı?

En Seksi Voleybol Frikikleri

Birbirinden seksi voleybolcular plajda ve salonlarda ter dökerken zaman zaman da verdikleri frikiklerle yürek hoplatıyorlar…

TV’de Spor Ekranı

TV’de Spor Ekranı ile TV'de canlı spor yayınları ve canlı maçlar hangi kanalda öğrenin.

UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri

2024-2025 UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri TRT farkı ile burada...

Vodafone Sultanlar Ligi'nde biten transferler (2026-2027 sezonu)

Vodafone Sultanlar Ligi ekipleri, 2026-2027 sezonu öncesi kadrolarına takviye yapıyor. İşte şu ana kadar biten transferler...

UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri

UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri​ TRT farkı ile burada ...

UEFA Avrupa Ligi Maç Özetleri

UEFA Avrupa Ligi​ Maç Özetleri TRT farkı ile burada...

Yargıtay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yargıtay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ocak 2020 Perşembe

Yargıtay'dan Aziz Yıldırım kararı

Yargıtay, futbolda şike davasında aralarında Aziz Yıldırım'ın da bulunduğu 36 sanık hakkında verilen beraatleri usulden bozdu.

"Futbolda şike" davasında, İstanbul 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesinin yeniden yargılama sonucu, Aziz Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 36 sanık hakkında verdiği beraat kararının temyiz incelemesi Yargıtay 5'inci Ceza Dairesince tamamlandı.
Daire, İstanbul 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesi kararını usul eksikliği nedeniyle bozdu.
"Futbolda şike" sürecini firari FETÖ'cü Zekeriya Öz başlatmıştı
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ile spor dünyasında tanımış çok sayıda kişinin adının karıştığı, 3 Temmuz 2011'de başlayan "Futbolda şike" soruşturması, dönemin özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı FETÖ firarisi Zekeriya Öz'ün talimatıyla başlatılmıştı.
Süper Lig ve Bank Asya 1. Lig'de 2010-2011 sezonundaki birçok maçta şike ve teşvik faaliyetlerinin gerçekleştirildiği, bunun için organize suç örgütü kurulduğu iddia edilmişti.
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ile spor dünyasında tanımış çok sayıda kişi 3 Temmuz 2011'de başlatılan "Futbolda şike" soruşturmasıyla gözaltına alınmıştı.
Yıldırım, 2 Temmuz 2012'de çıkarıldığı mahkeme tarafından "Spor müsabakalarının sonucunu etkilemek amacıyla Türkiye Profesyonel Süper Ligi'nde şike ve teşvik primi suçlarını işlemek suretiyle suç örgütü kurup yönettiği" gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapis cezası cezasına çarptırılmış, diğer bazı sanıklar da şike suçundan mahkumiyet almıştı.
Yargıtay 5'inci Ceza Dairesi, İstanbul 16'ncı Ağır Ceza Mahkemesinin 85 sanıkla ilgili verdiği kararın temyiz incelemesini 17 Ocak 2014'te tamamlayarak Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ve Olgun Peker hakkında verilen cezaları onarken, diğer sanıklarla ilgili de onama, bozma ve düşme kararları almıştı.
Aziz Yıldırım, özel yetkili savcılık ve mahkemelerin kaldırılması, "Futbolda şike" operasyon, soruşturma ve kovuşturmasını yürüten dönemin polis yetkilileri, savcı ve hakimlerine yönelik Paralel Devlet Yapılanması iddiaları nedeniyle yeni soruşturmalar açılması gerekçeleriyle kendisi ve kulübüne kumpas kurulduğunu iddia ederek İstanbul 18'inci Ağır Ceza Mahkemesine, 21 Nisan 2014'te yeniden yargılanma ve infazının ertelenmesi talebiyle başvurmuştu.
Yeniden yargılama yapan İstanbul 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesi, Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 36 sanığın "Futbolda şike" davasında beraatine karar vermişti.
Kumpas kuranlar yargılanıyor
Beraat eden Aziz Yıldırım'ın şikayetiyle FETÖ adına hareket ettikleri ve yargılanan kişilere kumpas kurdukları iddiasıyla dönemin sorumluları hakkında yeni bir soruşturma başlatılmıştı.
Yeni atamalarla kadrosu değişen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı "Şikede kumpas" soruşturması kapsamında, 23 Nisan 2016'da 12 kişi tutuklandı, aralarında eski Zaman gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı'nın da olduğu bazı kişiler hakkında da yakalama kararı çıkarıldı.
FETÖ'nün "Futbolda şike" soruşturmasında kumpas kurduğu iddiasıyla 15'i tutuklu 107 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.

25 Ekim 2018 Perşembe

Aziz Yıldırım, tanık olarak dinlenilecek

Fenerbahçe Spor Kulübü eski başkanı Aziz Yıldırım, FETÖ'nün sözde "Yargıtay imamı" olduğu iddia edilen Kuseyri'nin de arasında bulunduğu 52 avukatın yargılandığı davada, tanık olarak ifade verecek.

Fenerbahçe Spor Kulübü eski başkanı Aziz Yıldırım, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) sözde "Yargıtay imamı" olduğu iddia edilen Mehmet Rasim Kuseyri'nin de arasında bulunduğu 52 avukatın yargılandığı davada, tanık olarak dinlenecek.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre Yıldırım, "futbolda şike kumpas" davası sürecinde, avukatı aracılığıyla FETÖ adına kendisinden 2 milyon dolar rüşvet istediği öne sürülen sanık Ali Fuat Babatan yönünde tanıklık yapacak.
Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesince 5 Şubat 2019'da görülecek duruşmada hazır olması için Yıldırım'ın adresine tebligat gönderildi.
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminden önce açılan "FETÖ/PDY çatı davasının" iddianamesinde beyanı yer alan gizli tanık Yağmur'un, "futbolda şike kumpas" davasına ilişkin verdiği bilgiler doğrultusunda Yıldırım'ın tanık olarak dinlenmesi kararlaştırıldı.
Yıldırım'ın yanı sıra Sevilay Çınar, Suat Sayın, İlhan Narçın, Nazmi Aksoy, Ferhat Sarıkaya ve Bülent Üzümcü'nün de tanık olarak dinlenmesine hükmedildi.
"Örgüt adına 2 milyon dolar rüşvet istemiş"
Yıldırım'ın avukatı Abdullah Kaya'nın, Ali Fuat Babatan'dan şike davasının temyiz aşamasında kendilerine yardımcı olmasını istediğini, Babatan'ın ise yüklü miktarda para karşılığında gereken desteği vereceğini söylediğini iddia eden gizli tanık Yağmur, "Babatan, adli mercilerde olduğu gibi Yargıtay'da da Fetullah Gülen'e bağlı abilerinin olduğunu, bu işin 2 milyon dolara çözülebileceğini söyledi. Bu rakamın sebebinin ise yukarıda talimat aldığı abilerinin isteği olduğunu, paranın bir kısmının himmet, bir kısmının da işi yapacak kişilere hediye olduğunu söyledi. Kaya, 'Aziz Bey ile görüşeyim size tekrar dönerim' diyerek bürodan ayrıldı." ifadesini kullandı.
Yaklaşık bir hafta sonra Kaya'nın, Babatan'ın ofisine bir kez daha geldiğini anlatan gizli tanık Yağmur, FETÖ adına istenen rüşvete ilişkin, ikili arasında geçen diyaloğu şöyle aktardı:
"Kaya, rakam ile ilgili bir değişiklik yapılıp yapılamayacağını sordu. Babatan bunun ticaret olmadığını, abileri tarafından bildirilen bir rakam olduğu için inisiyatifinin olamayacağını söyledi. Kaya, 'Biz de kendimiz çözeriz' diyerek ayrıldı. Babatan, Gülen terör örgütünün yargı imamı Ahmet Can'ı arayarak rakamı Aziz Yıldırım'ın kabul etmediğini söyledi. Ancak işin biraz zorlaştırılması halinde daha fazla bir miktarı kabul ederek geleceğini söyledi. Can da 'Tamam o zaman biz de öyle yaparız' dedi. Babatan aynı günün akşamı Yargıtay Tetkik Hakimi Sadettin Akyol ile buluşarak konuyu aktardı ve çalışma yapmalarını istedi."
FETÖ'nün kumpası olduğu ortaya çıktı 
"Futbolda şike" soruşturması, 3 Temmuz 2011'de, Aziz Yıldırım, Şekip Mosturoğlu ve Serdar Adalı gibi futbol yöneticilerinin gözaltına alınmasıyla başlamıştı.
Süper Lig ve Birinci Lig'in 2010-2011 sezonunda 19 maçta şike ve teşvik yapıldığı iddiasıyla İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava, 2012'de karara bağlandı.
Buna göre Yıldırım 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılırken, 93 sanıktan 48'ine farklı cezalar verildi.
Davanın, FETÖ'nün kumpası olduğunun ortaya çıkmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucunda, sanıklar şike ve örgüt üyeliği suçlarından beraat etti.
FETÖ'nün, "futbolda şike" soruşturmasıyla kumpas kurduğunun ortaya çıkmasıyla aralarında örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in de bulunduğu 108 sanık hakkında iddianame hazırlandı.
İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davada Yıldırım, Mosturoğlu ve Adalı ile futbolcu Emmanuel Emenike ve teknik direktör Rıza Çalımbay'ın da aralarında olduğu 176 müşteki bulunuyor.
(Anadolu Ajansı)

21 Ağustos 2018 Salı

"Bütün Fenerbahçe'ye baksınlar; her şeyi Aziz Yıldırım yaptı"

Aziz Yıldırım çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Fenerbahçe ne kadar ileri giderse Türk sporu da o kadar atılım yapacaktır" diyen Yıldırım, "3 Temmuz sonrası üzerime düşeni yaptım. Gözaltına alındığım eve bir daha gitmedim. O operasyon ekonomimizi etkiledi" dedi. Hapishane günlerini anlatan Yıldırım, "Başkanlık sonrası aleyhime konuşamayanlar, konuşuyorlar. 5 sene sonra gerçek yüzlerine vurmaya başlayacak. Bütün Fenerbahçe'ye baksınlar; her şeyi Aziz Yıldırım yaptı" ifadelerini kullandı. Türk sporuna önemli katkı yaptığını savunan Yıldırım, "Türk sporuna yaptığım katkıyı bundan sonra kimse yapamaz" diye konuştu.

20 yıllık süreçte hangisinin başarı ya da başarısızlık olduğunu kamuoyu takdir edecek. Şu başarı veya başarısızlık demem yanlış olur. En azından ilk defa Fenerbahçe stadını kendisi yaptı. Aziz Yıldırım ve arkadaşları yaptı. Kendi kaynaklarımızdan bankarlarla Fenerbahçe adıyla o stadı yaptık. O stadın yapımıyla beraber Türkiye'de devlet bütün şehirlerde bütün takımlara statlar yapmaya başladı. Bu ileride mesela 10 sene sonra kendini daha belirleyici hale gelecektir. Bu statlarla Türk sporu daha ileriye gidecektir. En azından bunu yaptık. Salonu yaptım. Fenerbahçe'ye tesisler yaptım. Bunun yanında da ekonomik olarak muazzam bir pozisyona getirdim.
2011'deki 3 Temmuz'dan sonra ekonomik sıkıntıya girdik. Bu sıkıntıların nedeni de budur. Bu süreç içerisinde Ortega'yı, Baliç'i, Hooijdonk'u, Alex'i, Anelka' 25 yaşında Türkiye'ye getirdim. Roberto Carlos şampiyon olduğu gecenin ertesi günü Türkiye'ye geldi. Fenerbahçe geçmişte Yugoslav ve orta sınıf transferleri yapıyordu. Birden bire çok büyük noktalara getirdik. Türkiye'de diğer kulüpler de bunu yapmaya başladı. Başardılar.
"FENERBAHÇE NE KADAR İLERİ GİDERSE TÜRK SPORU DA O KADAR ATILIM YAPACAKTIR"
Bütçenin çok veya az olmasından dolayı transfer yapmazsınız. Kulüp politikasına bağlı. Bir transfer yaparsınız ve dersiniz geçmişte bizim yaptığımız gibi 'önemli oyuncular getireceğiz ve kulübü dünyaya tanıtacağız. Bununla seyirci artıracaağız. Forma sattıracağız, ekonomik olarak daha güçlü hale geleceğiz' dersiniz. Politika budur. Bir tane oyuncuyu yalnız bir sene alırsınız, kulüp onunla 10 sene idare eder. Biz her sene bir oyuncu getirdik. Kulübün şartlarını zorlayarak yaptık. O zaman da şartlar böyleydi. Geçen sene 11 oyuncu aldığımızda da bütün şartlar aynıydı. Kulüp yönetimi isterse yapabilir. Ama o yönetimin düşüncesine bağlı. O şekilde düşünüyorum ve takip ediyorum. Fenerbahçe Türkiye'nin en önemli kulübüdür. Fenerbahçe ne kadar ileri giderse Türk sporu da o kadar atılım yapacaktır. Onun için hepimiz Fenerbahçe'yi destekleyelim.
"3 TEMMUZ SONRASI BANA DÜŞENİ YAPTIM"
3 Temmuz öncesi kulubün ekonomik olarak iyi seviyelerde olduğunu kaydeden Yıldırım, "Forbes'ta en zengin kulüpler sıralamasında 10 kulüp içerisinde 18-19'lardaydık. Başarı yakaladık ama 3 Temmuz'da bunlar gölgelendi. 3 Temmuz'da 1 sene yattım. Ben bana düşeni yaptım. Artık olmayacak bir şey için yapar mısın demek yanlış. Görevde olanlar böyle bir şey olursa onlar o görevi yapacaklar. " dedi.


"3 TEMMUZ'DA ALINDIĞIM EVE BİR DAHA GİTMEDİM"
O dönemde destekler gördüğünü vurgulayan Yıldırım şöyle devam etti, "O dönem başladığında herkeste panik ve korku vardı. Olay FETÖ olayı değildi. Devletin hakimlerin, savcıların yaptığı operasyon olduğu için herkes devletin sahiplendiği bir pozisyon olarak gördü. İnsanlar korkuyordu. Zaman içerisinde bunun bir FETÖ örgütü tarafından yapılan olaylar olduğunu gördükten sonra herkes tarafından destek gördük. Dostlar o zaman daha çok gelip sarıldılar. Rıdvan Dilmen hapishanedeyken her gün geldi. Merçil var her gün geldi. Böyle insanlar çok vardı. Yaşadık. Bilmeyen yok. Gözaltına alındığım bir daha da gitmedim. Burayı aldım yaptırdım ve buraya yerleştim."
"ALEX İLE PROBLEMİM YOKTU"
Alex konusunda kurumsallık için Aykut Kocaman'dan yana tavır aldığını belirten Aziz Yıldırım, "Alex ile problemim yoktu. Alex'in Aykut Hoca ile problemi vardı. Yönetici olarak benim çözmem gerekiyordu. Ben de kulübün kurumsal yapısına uygun olarak Aykut Hoca'yı tutarak olayı o şekilde çözdüm. Alex hapishanede de geldi. Onun dışında da gelmek istedi. Alex ile problemim yok." ifadelerini kullandı.
AZİZ YILDIRIM'IN HAPİSHANE GÜNLERİ NASIL GEÇTİ?
Hapishanedeki 12 ayını ise Aziz Yıldırım şöyle anlattı:
"Hatıra çok. Yalnız bir odada kalıyordum. Diğerleri grup olarak kalıyordu. 8'er 10'ar kişi. Bir gece kapı çalıyor. Ramazan ayı. Oruç, sahurda kapı çalıyor ve bizim Tamer Bey, heyecanla uyku sersemi olarak kalkıyor. 'Kim o kim o?' diye bağırıyor. Bizim Bülent bağırıyor 'Hırsız hırsız'. Merdivenlerden aşağı iniyor, bakıyorlar ki sorumlulardan birisi yemek getirmiş. Yemeği kantinden yiyorduk. Devamlı konserve yiyordum. Arada sırada dışarıdan tavuk getiriyorlardı. Onları yedik, onların dışında oradaki insanlar nasıl yaşıyorsa biz de öyle yaşadık.
Kurallar neyse, hepimiz uyduğumuz için hiçbir sorun olmuyordu. Onlar da bize saygılı davrandılar. Hiçbir zaman mahkum gibi davranmadılar. Şahsiyet ve kişiliğimize saygı gösterdiler. Oradaki kurallara uyguma çalıştık. Bir problem olmadan çıktık. Hapishane müdürü son çıktığım gün 'görüşmek istiyorum' dedi. 'Gel' dedim geldi. 'Buraya çok insan gelip gitti. İlk günkü gelip ilk günkü gibi giden bir tek sizsiniz' dedi.
Kendime saygılıydım. Bende olmayan bir hadiseden dolayı kendimi güçlü hissediyordum. Yapmış olsaydık, onların bizi suçladıklarında haklılık payı olsaydı, şahsım olarak dik duramazdım. Bir yerden siz kendiniz 'ya biz yaptık, o zaman bunun cezasını çekmeliyiz' deyip tepki koyamazdınız. Ben haklı olduğum için dik durdum, FETÖ'nun durumunda kimsenin konuşamadığı şeyleri biz söyledik.
Hapishanede çok ziyaretçimiz oldu. Orada savcı fazla ziyaretçi olunca işte 'başkan istemiyor, ailesini bile görmek istemiyor' diye insanlara izin vermek istemediler. Bir tek onları yaşadık. O günlerden birinde insanlar gelemiyor. Savcı izin kağıdı vermiyor. Sinan Engin ile Levent Kızıl geldi. Ben şaşırdım. Zorla izin alıp gelmişlerdi."


FERİT ŞAHENK VE DOĞUŞ HOLDİNG'E TEŞEKKÜR
Kulüp sponsorluklarıyla ilgili Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk ve Doğuş Holding'e teşekkür eden Aziz Yıldırım, "Ferit Bey ve Doğuş Grubu olarak ben başkan seçildikten sonra her yıl belli noktalarda bazen saha kenarında, bazen stadın üst tarafında hep Doğuş vardı. Stadın altındaki dükkanlarda Doğuş'un araçların satılması yönünde. Kulübe maddi katkı sağlayarak en son basketbola 11 milyon Euro verdiler ve o sponsorlukla birlikte şampiyon olduk. Fenerbahçeye katkılar yaptı. Benim olduğum her dönemde kulübe elinden gelen her ihtiyaçta destek verdi. Şimdi diğer sponsorları saysakla bitmez. Ancak en önemlisi Ferit Bey ve Ülker Grubu, Murat Bey (Ülker) en büyük desteği verdi.
"YARGITAY KARARININ ARDINDAN BIRAKACAKTIM"
"Bu seçimde başkan olsaydınız, ne yapacaktınız?" sorusu üzerine ise Aziz Yıldırım, "Düşüncem belliydi. Bu Yargıtay kararının bitmesi için elimden geleni yapacaktım. Şimdi artık yapabildiğimiz kadar, bir an evvel bitmesini sağlamak. Onu sağladıktan sonra benim için bitiyordu. Bittiğinde Aziz Yıldırım olarak temize çıkıyorum. Hayatıma devam ediyorum. Ondan sonra Fenerbahçe için yeni bir süreç başlıyor. Fenerbahçe'nin haklarını almak, süreç içerisindeki kayıpları karşılamak için her türlü kanuni yolları kullanarak veyahut istişarelerle Fenerbahçe'nin maddi ve manevi anlamdaki kayıplarını karşılayacak yönetim artık Fenerbahçe yönetimleri bu süreci devam ettirecekler. Ettirmeliler." şeklinde yanıtladı.
"BÜTÜN FENERBAHÇE'YE BAKSINLAR; HER ŞEYİ AZİZ YILDIRIM YAPTI"
Başkanlık süreci ne getirdi ve ne götürdüğüyle ilgili olarak ise eski Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, "Bana bir tek şey getirdi. Şimdi belki kızıyorlar, yazıyorlar çiziyorlar. Aleyhime konuşamayanlar, konuşuyorlar, ediyorlar. Bir süreç sonra onlar hep susacaklar. 5 sene sonra gerçek yüzlerine vurmaya başlayacak. O zaman ne dediklerine, söylediklerine kendileri de utanacaklar. Bu kulübe 20 senemi verdim. Bu kulüp için 1 sene gık demeden, şikayet etmeden hapis yattım. Bunun değerini herkes siyi bilsin. Benim bir beklentim yok. Bunu söyleyenler hep pişman olacaklar. Çocuklarıma aileme Fenerbahçe gibi güzide bir kulübün 20 yıllık başkanlığı, bu başkanlıktan sonra onlar için onur şeref. Bütün Fenerbahçe'ye baksınlar. Her yerde Aziz Yıldırım'ın yaptığı şeyler var. Binalar, tesisler.. Her şeyi Aziz Yıldırım yaptı. Saymaya başlarsan sonuna kadar. Araya başka kimse giremez. Özlenen Fenerbahçe içerisindeki bütün yıldız oyuncuları Aziz Yıldırım ve arkadaşları getirdi." ifadelerini kullandı.


"TÜRK SPORUNA YAPTIĞIM KATKIYI BUNDAN SONRA KİMSE YAPAMAZ"
İsminin bir tesise verilmesini istemediğini belirten Aziz Yıldırım, "Hiç istemedim, yine de istemiyorum. O bir hizmettir. O hizmeti kendim için istemedim. Sevdiğim kulüp veya Türk sporu için yapmaya çalıştım. Yayın ihalesi yapılırken '400 milyon'dan aşağı gitmeyecek' dediğim de bazıları yazı yazdılar 'sen parayı çakıl taşı mı zannediyorsun.' Parayı 150 milyon Dolar'dan 450 milyon Dolar'a çıkardım. İhaleye çıkarttım. Türk sporuna yaptığım katkıyı bundan sonra kimse yapamaz. Büyük bir katkı yaptım. Bundan sonraki rayiç bundan sonra hep katlayarak gidecektir. Türk sporuna yapılması gerekenleri söyledim. Takımları yeniden düzenlemek lazım. Ligleri düzenlemek lazım. TFF'nin yeniden yapılanması ve kulüpleri yeniden yapılandırması lazım. Bunlar yapılınca Türk futbolu çağ atlar. 80 milyon nüfus var. Bundan yüzde 40'ından fazlası çocuk. Türkiye'de çok potansiyel var." açıklamalarında bulundu.
Amatör branşlardaki vergi düzenlemesiyle ilgili kanuna da değinen Yıldırım, "15 senedir söylüyordum. Sayın Cumhurbaşkanına bunu çok anlattım. 2011'de Metris'e gitmemiş olsaydık, o sezon çıkarttıracaklardı. Bakanlara anlattık. Başbakanlara, Cumhurbaşkanına anlattık. En son sayın Cumhurbaşkanı bir devrimdir. Herkes Cumhurbaşkanına teşekkür etsin. O kanunu destekleyen kanuna imza atan milletvekillerine hangi partiden olursa olsun herkes teşekkür etsin." dedi.
Sosyal medyada kendisi için yazılan ve çizilenleri takip etmediğini belirten Aziz Yıldırım, "Kulüpte başkanlık yaptığımda da medyayı takip etmezdim. Sosyal medyayı hiç tanımam, bilmem. Bugünlerde galiba lehime yazılar yazılıyormuş. İnsanlar 'Aziz Yıldırım yazdırıyor, çizdiriyor' deniliyormuş. Sosyal medyada bir tane tanıdığım insan yok. Sosyal medyayı takip etmem de etmiyeceğim de." diye konuştu.

NTVSpor.net

30 Mart 2018 Cuma

Şekip Mosturoğlu'ndan Yargıtay kararı açıklaması

Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu, kulübün haziran ayında yapılacak olağan kongresinde başkanlığa aday olduğunu açıklayan Aziz Yıldırım'ın ses getirecek "mega" bir projesinin olduğunu söyledi.

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın Çırağan Sarayı'nda kongre üyelerinin de katılımıyla düzenlenen organizasyonda adaylığını duyurmasının ardından Mosturoğlu gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Seçimin 3 Haziran'da yapılacağını hatırlatan sarı-lacivertli kulübün asbaşkanı, "Süreç önceden başladı. Ali (Koç) Bey adaylığını çok uzun bir süre önce, başkan ise bugün açıkladı. Şimdi iki aday var. Kulüp içi demokrasi ve seçim kültürünün gelişmesi konularında çok adaylı seçimlerin faydalı olduğunu düşünüyorum. Projeler yarışacaktır ve bu projeler Fenerbahçe'ye çağ atlatacaktır. Bu yüzden seçimin hayırlı olacağını düşünüyorum. Kazanan Fenerbahçe olacak." diye konuştu.
Çok katılımlı, rekor seviyede bir kongre olmasını beklediğini aktaran Mosturoğlu, Aziz Yıldırım'ın projeleriyle ilgili olarak ise şunları aktardı:
"Başkanın mega bir projesi var. Tüm illeri kapsayan bir proje. Projeyle ilgili ilerleyen günlerde açıklama yapacak. Gerçekten bugünün güncel konularını içeren, üzerinde çok kafa yorulup tartışılması gereken bir proje."
- "Seçim yarışının dışında tutmaya çalışacağız"
Şekip Mosturoğlu, futbol takımının seçim sürecinden etkilenip etkilenmediği sorusuna şu cevabı verdi:
"Başkan, adaylığını bunun için geç açıkladı. Seçim sürecinin sadece futbolu değil, diğer branşları da olumsuz etkilememesi konusunda yoğun bir çaba sarf ettik. Seçim sürecinin erken başlamasına ilk defa şahit oldum. Haliyle etkiler diye düşünüyorduk. Onları (branşları) seçim yarışının dışında tutmak için çaba sarf edeceğiz ama bu zor. Taraftarımızın da seçim sürecinden çok fazla etkilendiğini düşünüyorum."
Başkan adaylarının özellikle futbol takımıyla ilgili projelerinde UEFA'nın ve Türkiye Futbol Federasyonunun kurallarını unutmaması gerektiğini vurgulayan Mosturoğlu,"Ali Bey'in ağzından yüksek transferler olacağı şeklinde açıklama duymadım. Ali Bey de önümüzdeki günlerde projelerini açıklayacaktır. Başkan da açıklayacak. Her ikisi de UEFA kurallarını biliyor. Bu kurallar içinde projelerini sunacaklardır. Her ikisi de gerçeklere uygun olarak projelerini anlatacaktır." diye görüş belirtti.
- "İkiye bölünme doğrudan Ali Bey'le ilgili değil"
Şekip Mosturoğlu, başkan Yıldırım'ın daha önce yaptığı "Taraftarlar ikiye bölündü, sosyal medyada uzun süredir güdümlü hesaplar sayesinde başlamış olan gerginlik artık sokağa yansımaya başladı. Ali Koç'u tebrik ediyorum, 3 Temmuz'da başarılamayan ayrışma şimdi başarıldı." açıklamalarının sorulması üzerine şunları kaydetti:
"İkiye bölünme doğrudan Ali Bey'le ilgili değil. Reina saldırısının olduğu gece Fenerbahçe'ye de sosyal medya üzerinden bir saldırı oldu. Cumhuriyet Savcılığına o süreç yansıtıldı. O hesapların FETÖ'yle ilişkisi olduğu ortaya çıktı. Bu hesapların sayısı çoğaldı. Taraftarımız da onları Fenerbahçeli hesaplar olarak görüp onlar üzerinden iletişim kurduklarında, farkında olmadan bir yapının çalışmasına katkıda bulunuyor. Bu Cumhuriyet Savcılığının dosyalarıyla ispatlanmış bir şey. Biz yoksa Ali Bey'in adaylığıyla ilgili bir şey demedik."
Mosturoğlu, Aziz Yıldırım'ın heyecanının koruduğunu da vurgulayarak, "Başkan büyük hayaller kurup bunun peşinde koşan biri. Heyecan bitmediği sürece bu tip yarışların içinde olacaktır ve biz de onu destekleyeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
trtspor.com.tr