Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!
İş insanı ve Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, Koç ailesinin Ali'si olmaktan Fenerbahçe'nin Ali başkanlığına uzanan hayatındaki dönüm noktalarını, O Anın Hikayesi'nde anlatıyor.
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, NTV'de yayınlanan 'O Anın Hikayesi' programının konuğu oldu.
Seçimde aday olup olmama konusunda henüz karar vermediğini belirten Ali Koç,
"2006'da yönetime girerken kimseye sormadık, emrivaki yaptık. 2018'de
sormadık ama söyledik öncesinde. Bu sefer, evdekiler arıza çıkarmaya
başladı. Ben olayım, olmayayım, Fenerbahçe'ye başkan adayı olacak
isimler bir an evvel çıksın, Ne kadar çok aday, o kadar iyi" ifadesini kullandı.
Denizli'de son maçta kaybedilen şampiyonlukla ilgili de konuşan Başkan Ali Koç, “Fenerbahçe,
2006 yılında Aziz Yıldırım önderliğinde üçüncü kez üst üste
şampiyonluğa çok yakınken, dönemin Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı
Haluk Ulusoy ve Futbol Federasyonu tarafından lig dizayn edildi. O maç
bugün oynansa hayatta o şekilde bitirilemezdi" açıklamasını yaptı.
3 Temmuz'un kulübe verdiği maddi ve manevi zararların devam ettiğini söyleyen Fenerbahçe kulübü başkanı, "2012'de
ligin son haftasında Galatasaray ile 0-0 berabere kalarak şampiyonluğu
kaptırdık. 12 Mayıs'ta oynadığımız maç, garip bir maçtı. Belki de
Türkiye'de bir kalecinin topla en çok vakit geçirdiği maçtır. 12 Mayıs
2012 de FETÖ kumpasıdır. FETÖ, Türk futbolunun hala içindedir. Devlete
çağrıdır, bu örgütü futboldan temizleyin” şeklinde konuştu.
Fenerbahçe'nin yeni transferi Mesut Özil, NTV canlı yayınına bağlandı. Bu gece ailesiyle İstanbul'a geleceğini açıklayan Mesut Özil "Fenerbahçe'me geldiğim için çok mutluyum" dedi.
Mesut Özil, NTV'de yayımlanan %100
Futbol
programına telefonla bağlanarak açıklamalarda bulundu ve duygularını
dile getirdi.
Çok heyecanlı olduğunu dile getiren Mesut Özil, "Zaten konuşmalarımda da Fenerbahçeli olduğumu söylemiştim.
Fenerbahçe'me geldiğim için çok mutluyum. Allah'a şükür bu transfer
oldu. Çok mutluyum, heyecanlıyım. Fenerbahçeli olarak o formayı giymeyi
Allah nasip etti. Gururla taşıyacağım. Fenerbahçe için elimden geleni
yapacağım" dedi.
NTV Yorumcusu Rıdvan Dilmen'in
"Antrenman durumun nasıl, takımla mı çalıştın?" sorusuna yanıt
veren 32 yaşındaki oyuncu, "Hep as takımla antrenman yapıyordum. Son dönemde bir Almanya'ya
uğradım, İngiltere'ye döndüğümde karantinadaydım. İdmanları evde yaptım.
Bayağıdır maç oynamıyorum. Ama fizik olarak fit'im, bir sorun
yok" ifadelerini kullandı.
Beşiktaş yeni forveti için karar vermeye çalışıyor. NTV'ye konuşan transferden sorumlusu yönetim kurulu üyesi Erdal Torunoğulları, 4 isimle temasta olduklarını, en doğru kararı vermek için çaba harcadıklarını söyledi.
Siyah beyazlıların transferden sorumlu yönetim kurulu üyesi Erdal Torunoğulları ilgilendikleri isimleri NTV'ye açıkladı.
Torunoğulları, "Kalinic,
Ze Luis, Aboubakar ve Cisse gündemimizde olan futbolcular. Kalinic için
Atletico Madrid'e teklifimizi yaptık. Ze Luis ve Cisse de transfer
listemizde bulunuyor. Bu isimlerden hangisini kadromuza katacağımızı
henüz söyleyemem. En iyi şartlarda, en doğru ismi tranfser etmek
istiyoruz"dedi.
4 sezon önce Beşiktaş'ta forma
giyen Vincent Aboubakar ile de görüştüklerini söyleyen Erdal
Torunoğulları, Kamerunlu futbolcunun sağlık raporlarına göre karar
vereceklerini söyledi. Torunoğulları, "Aboubakar Porto'dan bedelsiz
ayrılabilir. Kendisi ile görüştük. Eğer Aboubakar'da karar kılarsak, her
futbolcu için uyguladığımız sağlık kontrollerinden geçecek. Aboubakar'a
sakatlığı devam ediyor gibi davranıp onu rencide etmek istemiyoruz"
ifadelerini kullandı.
Yaşadığı diz sakatlığı nedeniyle son 2
sezonda 21 maça çıkan 28 yaşındaki oyuncu, 6 gol attı. Beşiktaş'ta forma
giydiği ve şampiyonluk yaşadığı 2016-2017 sezonunda siyah beyazlı
formayı 38 kez giyen Aboubakar 19 gol, 4 asistlik performans
sergilemişti.
Fenerbahçe Kulübü, Nihat Özdemir'in kulüp üyeliğinden istifasıyla ilgili
açıklama yaptı. Sarı lacivertliler açıklamada, Nihat Özdemir'i TFF
başkanlığından da istifa etmeye davet etti.
Fenerbahçe Kulübü, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı ve kulüp
üyesi Nihat Özdemir hakkında taraflarından disiplin soruşturması
başlatıldığını, bunun üzerine de Özdemir'e kararın tebliğ edildiğini
duyurdu.
Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklama şöyle: "Kulübümüzün 4654 sicil numaralı üyesi Nihat Özdemir'in, 4 Haziran
2020 tarihinde bir sosyal medya hesabından yapmış olduğu açıklamalar ve
sonrasında kamuoyu gündemini meşgul eden süreç üzerine, Kulübümüz kongre
üyeleri tarafından gelen ihraç başvuru dilekçelerine istinaden, Nihat
Özdemir hakkında tüzüğümüzün 62/2 (D) (F) (G) bentleri uyarınca disiplin
soruşturması başlatılmıştır. Bu soruşturma kapsamında, Disiplin Kurulumuz 9 Haziran 2020 tarihinde
toplanarak, Nihat Özdemir'in konu hakkında Kulübümüze savunma vermesi
kararını almış ve bu karar kendisine tebliğ edilmiştir. Açılan soruşturma nezdinde yollanmış olan tebligatın kendisine
ulaşmasının ardından Nihat Özdemir bugün Kulübümüzün üyeliğinden istifa
ettiğini tarafımıza yazılı olarak bildirmiştir.
İlgili istifa dilekçesi, gereği yapılmak üzere Sicil Kurulumuza iletilmiştir.
Tarihimizin en değerli şampiyonluklarından biri olan 2010-2011
şampiyonluğumuz hakkında tüm spor camiası tarafından yanlış anlaşılacak
ve Kulübümüz aleyhine kullanılabilecek demeçler veren Nihat Özdemir,
Başkanımız Ali Y. Koç'un ve Yüksek Divan Kurulu Başkanımız Vefa Küçük'ün
tüm yanlış anlamaları bitirmek adına sorduğu basit soruyu cevaplamak
yerine her bir Fenerbahçeli için kutsal olduğunu düşündüğümüz Fenerbahçe
üyeliğinden istifa etmeyi tercih ederek, tutumunu açıkça belli
etmiştir.
Kulübümüz aleyhine yaptığı açıklamalarla tarafsızlığını tamamen
kaybettiği açık ve net şekilde gözüken Nihat Özdemir'in, aynı davranışı
yürütmekte olduğu TFF Başkanlığı görevi için de göstererek, bu
görevinden de derhal istifa etmesi gerekliliğini tüm kamuoyuna
bildiririz. Fenerbahçe Spor Kulübü" FB TV Gündem Özel Full İzle | Konuk: Ali Koç | 15 Haziran 2020 Vefa Küçük: "Nihat Özdemir’den açıklama bekliyorum"
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, Fenerbahçe Spor Kulübü üyeliğinden istifa etti.
Fenerbahçe Kulübü ile Türkiye Futbol Federasyonu başkanı Nihat Özdemir arasında yaşanan polemik istifayla sonuçlandı.
9 Haziran'da Fenerbahçe Yönetim Kurulu tarafından kulüpten ihraç
edilmesi için disipline sevk edilen Başkan Nihat Özdemir, Fenerbahçe
Kulübü üyeliğinden istifa etti.
Özdemir, Fenerbahçe Kulübü'ne gönderdiği mektupta; "9 Haziran 2020
tarihli disiplin soruşturması yazınız 17 Haziran itibarıyla tarafıma
tebliğ edilmiştir. İlgili yazı üzerine Fenerbahçe Spor Kulübü Kongre
Üyeliğinden istifa ettiğimi bilginize sunarım. Gereğinin yapılmasını
rica ederim" ifadesini kullandı.
Kaynak: TRT SPOR - DHA
Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, NTV'de katıldığı programda açıklamalarda bulundu.
Çebi, bağış kampanyasının sadece maddi değil manevi katkısının da olacağını söyledi. "Beşiktaşlılık mütevaziliktir, hoşgörülülüktür. Dolayısıyla anlamlı
ve duygu yüklü bir camiadır. Ekonomik sıkıntılardan dolayı başlatılan
yardım kampanyası camiaya bir start verecektir, başlangıç olacaktır.
Neyin başlangıcı olacaktır? Öze dönüş için mecburuz. Adamın geliri iki,
harcaması on. Bunun için tek bir çaremiz var gelir ve gideri
dengelemek. Özüyle beraber şampiyon olmuş camialar başarıyı
sağlamıştır. Biz de bunu yapmak istiyoruz. Beşiktaş ne olursa olsun
şampiyonluğa oynar. Biz seneye de şampiyon olacak kadro kuracağız."
Çebi gelecek yıl daha düşük bütçelerle şampiyon olacaklarına inandığını vurguladı.
"Çok abuk sabuk paralar harcadık" "Şampiyon olduğumuz dönemde Talisca, Gomez, Sosa vardı. Talisca çok
iyi futbolcuydu. Aboubakar da öyle. Bunlara baktığınız zaman
bonservissiz ve cüzi rakamlarla iyi bir takım yaptık. 47 milyon euro
idi. Daha iyisini 1.6 milyon euroya oynatırken şimdi 3.2 milon euroya
nasıl oynatıyorsunuz? Yaşadıklarımız bize doğru yolugösteriyor. Çok abuk
sabuk paralar harcadık. Benim kulübüm bu sözleşmeleri yapmamalı. Düşük
ücretle scout ekibini çalıştırarak, şampiyon olabiliyorsan amenna. Gel
90-100 milyon harca şampiyon ol. Paramız vardı da şampiyon olduk. Borçla
bu iş olmaz. Önümüzdeki sene kesinlikle 47 milyon gibi bütçelerden daha
aşağı rakamlarla şampiyon olacağımıza inanıyorum."
Amatör şubelerden her yıl 50 milyon lira açık verdiklerini dile getiren
Çebi, birçok branşta bütçeleri yarı yarıya indirdiklerini belirtti. "Basketbolda da altyapıdan gençlerle mücadele etmek istiyoruz" "Bazı takımlarımızın altyapısı var ama bir tane bile sporcu
yukarıya çıkamamış. Basketbolda da altyapıdan gençlerle mücadele etmek
istiyoruz, gelecek sezon böyle olacak. Ben bu alanlarda yarışmacı olmak
istemiyorum. Altyapıda bir hocanın görev yapacağı yerde altı hoca görev
yapıyor. Bu dönemi kapatacağız. Böyle bir dünya yok. Hentbol
takımımız var harika ama olmuyor. İnanılmaz sözleşmeler var. Bu seneyi
bir şekilde hallediyoruz, bütçeleri düşürüyoruz seneye de aynı şekilde
devam edecek"
A
Milli Futbol Takımımızın yıldız futbolcusu Yusuf Yazıcı, Fransa Ligue
1'in iptal edilmesi ve Lille Kulübü'nde yaşananlarla ilgili
açıklamalarda bulundu.
NTV'ye konuşan milli oyuncu, futbolun zihinsel bir oyun olduğunu ve
kafalar rahat olmazsa bunun keyif vermeyeceğini belirterek şu ifadeleri
kullandı:
"Fransa Ligue 1'in iptal edilmesi benim için de sürpriz oldu. Daha iki
gün önce Fransa'ya nasıl döneriz diye sportif direktörümüzle
görüşmüştük. Antrenman programlarını yapmaya başlamıştık. Performans
antrenmanlarında taktığımız maskeler oluyor, onunla bile antrenman
yapmak çok zor oluyor. Maskeyle maç yapmanın kolay olduğunu
düşünmüyorum. Bu iş fiziksel bir oyun ama büyük payı zihinsel. Zihin
rahat olmazsa oynayamazsın, istediklerini yapamazsın. Çok zor bir durum.
Çok futbolcu istemez, sonuçta ailesi var, ailesini, sağlığını düşünür
oynayamaz. Böyle oynamak kolay değildi."
Euro2020'nin ertelenmesinin kendisi için iyi olduğunu da ifade eden
Yusuf Yazıcı "Bugün sakatlıktan sonra 4. ayım oldu. Büyük ihtimalle
takımla birlikte çalışmaya başlayacaktım zaten. EURO 2020'de oynamayı
çok istiyordum, iptal olması benim için güzel oldu. İşime yaradı
diyebilirim" şeklinde konuştu.
Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, corona virüs'ün gençler için
de tehlikeli olduğunu söylerken futbolcu örneği verdi. Kara, "Bu
hastalık ağır ve ölümcül. Hastalığa yakalanan bir futbolcunun hayatının
kalan kısmında futbol oynamama ihtimali çok yüksek" dedi.
Bilim
Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, dünyayı etkisi altına alan corona
virüs'e dikkat çekti. Kara, corona virüs'ün (Covid-19) hafife
alınabilecek bir hastalık olmadığını belirterek, hastalık sonrası
akciğerlerde hasar bıraktığını söyledi. Ateş Kara, NTV'de katıldığı canlı yayında corona virüsün tehlikesine futbolcu örneği verdi.
Singapur'un
virüsle mücadelesini örnek gösteren Kara sözlerini şöyle sürdürdü;
"Singapur çok güzel bir örnek. Vaka sayılarını erken gördüler, daha
bilgiler bu kadar yokken gördüler. Çok başarılı oldular vaka sayısını da
minumumda tutarak bu tabloyu atlattılar. Çin'i söylüyoruz fakat bugün
ülkede görülen vakaların tamamı Çin'in dışından gelenler oluşturuyor"
dedi. "HASTALIĞI GEÇİREN BİR FUTBOLCUNUN, FUTBOL OYNAMAMA İHTİMALİ ÇOK YÜKSEK"
Bir kaç noktanın vurgulanması gerektiğini kaydeden Kara,
"Bu
hastalığı öyle veya böyle hafife almamamız lazım. Bu hastalık ağır ve
ölümcül bir hastalık. İnsanların kendini iyi hissetmesi gerekebilir. Bu
hastalık gerçekten ağır gidiyor. Evde kalmamız gerekiyor. Hastalıktan
büyük kesim iyileşiyor ama iyileşenlerin de akciğerlerinde hasar
bırakıyor. Bir futbolcu bu hastalığı geçirdikten sonra hayatının kalan
kısmında futbol oynayamama ihtimali çok yüksek" uyarısında bulundu.
İtalya'nın
başta hastalığı hafife aldığını kaydeden Ateş Kara, "İtalya dedi ki;
'Bu hastalık hafif bir hastalık. Gripten farklı değil. Hastalık hafif
geçiriliyor. Buna bağlı olarak da ölümler az oluyor'. Bizim bunu deme
hakkımız yok. Singapur ne yaptı. Ona bakalım.
Singapur şunu
yaptı. Bu hastalıktan benim ülkeme giriş oldu. Bunun temaslısı var. Siz
evde oturacaksınız. Evden dışarı çıkmayacaksınız. Çıkarsanız,
yabancıysanız oturma izninizi iptal ederim. Yerliyseniz, vatandaşlıktan
atarım. Bu kadar netti. 2 kere siz "Eğer evde oturun" dediğimde buna
uymuyorsanız, 1.'sinde 3 bin Singapur dolar'ı, 2.'sinde vatandaşlıktan
çıkarma. Radikal yaklaştı ve inanılmaz bir başarı elde etti.
İtalya
başlangıçta hastalığın hafif olduğunu düşündü. Bu kadar ağır
gitmeyeceğini düşünerek hareket ettiler. Gençler de iyileşiyor dendi.
Ölümler az dendi. Bunu diyerek bugünkü gördüğümüz noktaya geldi. Belki
gençlerde ölüm az olabilir vatandaşlar arasında korku yaratmamamaz
gerekiyor olabilir. Korkmamamız ama mutlaka önlemler almamız gerekiyor"
ifadelerini kullandı.
NTVSpor.net
A Milli Erkek Basketbol Takımı, Çin'de düzenlenen 2019 FIBA Dünya Kupası'nda grubundaki ilk maçta yarın Japonya ile karşı karşıya gelecek. Şanghay kentindeki müsabaka TSİ 11.30'da başlayacak.
Çin'in ev sahipliğinde gerçekleştirilen 2019 FIBA Dünya Kupası'nda
mücadele edecek A Milli Erkek Basketbol Takımı, E Grubu'ndaki ilk maçına
yarın çıkacak.
Milli takım, Şanghay Oriental Spor Merkezi'ndeki ilk maçta TSİ 11.30'da
Japonya ile karşı karşıya gelecek. Mücadele, NTV'den naklen
yayımlanacak.
Milliler, yarın kazanarak gruptan çıkma adına ilk adımı atmaya çalışacak.
E Grubu'nda yarın ayrıca TSİ 15.30'da Çekya-ABD karşılaşması oynanacak.
E Grubu'ndaki ikinci maçında 3 Eylül Salı günü TSİ 15.30 ABD ile
karşılaşacak Türkiye, 5 Eylül Perşembe günü TSİ 11.30'da Çekya ile
grubun son karşılaşmasını yapacak. Ufuk Sarıca ile başarı kovalayacak
A Milli Takım, 2017'de başantrenörlüğe getirilen Ufuk Sarıca
yönetiminde dünyanın en önemli basketbol turnuvasında başarı
kovalayacak.
Ufuk Sarıca'nın başantrenörlüğünde ilk kez 2017 Avrupa Şampiyonası'nda
yer alan milli takım, 2 galibiyet ve 4 yenilgiyle başarısız bir
performans sergilemişti.
Milli takım, Sarıca yönetiminde Dünya Kupası elemelerinde ise iyi sonuçlar alarak Çin'e geldi.
A Milli Takım, 1. ve 2. eleme turlarında yaptığı 12 karşılaşmada 8 galibiyet ve 4 yenilgi aldı.
Türkiye, Sarıca dönemindeki 18 resmi karşılaşmada rakipleri karşısında
10 galibiyet elde ederken, 8 karşılaşmayı yenilgiyle tamamladı. 12 kişilik kadro
Başantrenör Ufuk Sarıca yönetimindeki milli takımın 12 kişilik kadrosuna şu oyuncular bulunuyor:
Buğrahan Tuncer, Cedi Osman, Doğuş Balbay, Ege Arar, Ersan İlyasova,
Furkan Korkmaz, Metecan Birsen, Melih Mahmutoğlu, Scott Jordan Wilbekin,
Semih Erden, Sertaç Şanlı, Yiğit Arslan. Yarın 3 grupta daha maçlar oynanacak
2019 FIBA Dünya Kupası'nda yarın ayrıca F, G ve H gruplarında ilk maçlar oynanacak.
Bu üç gruptaki maç programı (TSİ) şöyle: F Grubu: (Gençlik Olimpik Spor Parkı - Nanjing)
11.00 Yeni Zelanda-Brezilya
15.00 Yunanistan-Karadağ G Grubu: (Shenzhen Bay Spor Merkezi - Shenzhen)
11.30 Dominik Cumhuriyeti-Ürdün
15.30 Fransa-Almanya H Grubu: (Dongguan Basketbol Merkezi - Dongguan)
10.30 Kanada-Avustralya
14.30 Senegal-Litvanya
Çin'in ev sahipliğinde 31 Ağustos-15 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek 2019 FIBA Dünya Kupası'nda mücadele edecek A Milli Erkek Basketbol Takımı, tarihinde 5. kez bu büyük organizasyonda yer alacak.
Türkiye, kupaya ilk kez 2002'de katıldı. Milliler, ABD'deki
organizasyonun ardından 2006'da Japonya'da gerçekleştirilen turnuvada
"wildcard" hakkıyla yer aldı. 2010'da ev sahibi sıfatıyla Dünya
Kupası'nda mücadele eden milliler, İspanya'nın ev sahibi olduğu
2014'teki organizasyona yine "wildcard" alarak katıldı. - 2002'de 9. oldu
Türkiye'de yapılan 32. Avrupa Şampiyonası'nda ikinci olan Türkiye,
başantrenör Aydın Örs yönetiminde tarihinde ilk kez 2002'de ABD'de
yapılan Dünya Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı.
Dünya Şampiyonası'nda B Grubu'nda mücadele eden Türkiye, 4'lü grupta 3.
olarak 2. tura yükseldi. İkinci turda E Grubu'nda 5. olan milliler,
klasman maçlarında Çin ve Rusya'yı yenerek 9. oldu. - 2006'yı 6. sırada tamamladı
Türkiye, 2006'da Japonya'nın ev sahipliği yaptığı Dünya Şampiyonası'na
iyi başladı ve birinci turdaki C Grubu mücadelesinde ilk 4 maçını
kazandı.
Beşinci ve son maçında Yunanistan'a yenilen milliler, grubu ikinci
sırada tamamlayarak 2. tura yükseldi. İkinci turda Slovenya'yı mağlup
ederek çeyrek finale çıkan Türkiye, bu turda Arjantin'e yenildi.
Klasman maçında Litvanya'yı uzatmada yenen milliler, beşincilik maçında
ise Fransa'ya mağlup olarak, şampiyonayı altıncı sırada tamamladı. - 2010'da tarihi başarı
2010 yılında ev sahibi olduğu için şampiyonada direkt yer alan Türkiye, tarihindeki en büyük başarıyı elde etti.
Ankara'da oynadığı 1. tur C Grubu'ndaki 5 maçını da kazanan Türkiye,
gruptan lider olarak çıktı. İstanbul'da Sinan Erdem Spor Salonu'nda 2.
turda Fransa'yı, çeyrek finalde Slovenya'yı mağlup eden milliler, yarı
finalde Sırbistan'ı Kerem Tunçeri'nin bitime 4,3 saniye kala attığı
kritik basketle 83-82 yenerek tarihinde ilk kez finale çıktı.
Türkiye, finalde karşılaştığı ABD'ye 81-64 mağlup olarak, ikinci oldu ve tarihinde ilk kez kürsüye çıktı. - 2014'te çeyrek finale kadar yükseldi
İspanya'nın ev sahipliğinde 2014'te gerçekleştirilen Dünya Kupası'nda
"wildcard" ile katılan Türkiye, çeyrek finale kadar yükseldi.
C Grubu'nda 3 galibiyet ve 2 yenilgiyle üçüncü sırada yer alan
milliler, son 16 turunda Avustralya'ya üstünlük kurarak çeyrek finale
yükseldi. Türk Milli Takımı, çeyrek finalde Litvanya'ya mağlup olarak
turnuvayı tamamladı. - 33 maçta 22 galibiyet
Türkiye, katıldığı 4 Dünya Şampiyonası'nda toplam 33 maç yaptı.
A Milli Takım, 33 maçın 22'sinde sahadan galibiyetle ayrılırken, 11 maçta rakiplerine yenildi.
ABD'de 2002'de yapılan şampiyonada 8 maçta 4 galibiyet, 4 yenilgi alan
milliler, Japonya'da 2006'da ise 9 maçtan 6 galibiyet, 3 yenilgiyle
ayrıldı. Türkiye, gümüş madalya kazandığı 2010 Dünya Şampiyonası'nda 9
maçta 8 galibiyet ve 1 yenilgi aldı. Milliler, 2014 Dünya Kupası'nı ise 7
maçta 4 galibiyet, 3 yenilgiyle tamamladı. - En farklı sonuçlar
Türkiye en farklı galibiyetini ev sahibi olduğu 2010 Dünya Şampiyonası'nda aldı.
Turnuvada C Grubu'ndaki son maçında Çin'i 47 sayı farkla (87-40) yenen
milliler, Dünya Kupası tarihindeki en farklı galibiyeti elde etti.
A Milli Takım, en farklı yenilgisini ise 2002'de ilk kez katıldığı
şampiyonada aldı. Türkiye, bu şampiyonada ikinci turda Yugoslavya'ya 32
sayı (110-78) farkla yenildi. - Maçlar ve sonuçlar
Milli takımın 2002'deki Dünya Şampiyonası'nda yaptığı maçlar ve sonuçlar:
1. tur B Grubu:
Türkiye-Porto Riko: 75-78
Türkiye-Brezilya: 86-88
Türkiye-Lübnan: 107-80
2. tur E Grubu:
Türkiye-İspanya: 64-87
Türkiye-Angola: 86-66
Türkiye-Yugoslavya: 78-110
Klasman maçları:
Türkiye-Çin: 94-86
Türkiye-Rusya: 91-86 Türkiye'nin 2006'daki Dünya Şampiyonası'nda yaptığı maçlar ve sonuçlar:
1. tur C Grubu:
Türkiye-Litvanya: 76-74
Türkiye-Avustralya: 76-68
Türkiye-Brezilya: 73-71
Türkiye-Katar: 76-69
Türkiye-Yunanistan: 69-76
2. tur:
Türkiye-Slovenya: 90-84
Çeyrek final:
Türkiye-Arjantin: 58-83
Klasman maçları:
Türkiye-Litvanya: 95-84
Türkiye-Fransa: 56-64 Türkiye'nin 2010 Dünya Şampiyonası'nda yaptığı maçlar ve sonuçları:
1. tur C Grubu:
Türkiye-Fildişi Sahili: 86-47
Türkiye-Rusya: 65-56
Türkiye-Yunanistan: 76-65
Türkiye-Porto Riko: 79-77
Türkiye-Çin: 87-40
2. tur:
Türkiye-Fransa: 95-77
Çeyrek final:
Türkiye-Slovenya: 95-68
Yarı final:
Türkiye-Sırbistan: 83-82
Final:
Türkiye-ABD: 64-81 Millilerin 2014 Dünya Kupası'nda oynadığı karşılaşmalar ve aldığı sonuçlar şöyle:
C Grubu:
Türkiye-Yeni Zelanda: 76-73
Türkiye-ABD: 77-98
Türkiye-Ukrayna: 58-64
Türkiye-Finlandiya: 77-73
Türkiye-Dominik Cumhuriyeti: 77-64
Son 16 turu:
Türkiye-Avustralya: 65-64
Çeyrek final:
Türkiye-Litvanya: 61-73
A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, NTV ekranlarında yayınlanan %100 Futbol'da Rıdvan Dilmen ve Murat Kosova'nın sorularını yanıtladı. Güneş, yabancı oyuncu kuralıyla ilgili olarak, "Yabancı sayısı kademeli olarak azaltılabilir. Yabancı oyuncu konusunda uygulanan bir sistem var. 'Hadi kaldırın' diyemezsiniz. 14 yabancı var. Asıl konu kulübün genel yapısı. 14 yabancıyı Avrupa'da kullanabilirsiniz, ancak Türkiye'de mesela önce 10 oynayacak, sonraki sene 9'a, sonraki sene 8'e indireceksiniz." dedi.
Şenol Güneş'in açıklamalarından satır başları;
Bir düzensizlik
karışıklıklar var. Kötü değiliz. Yaptığımız yatırımları tartışmamız
lazım. Almanya'nın yatırımları çok fazla olur. Oyuncu çıkarmadıkları
anda bir araya geliyorlar. Biz gelmiyoruz. Almanlar tartışırken konuyu
tartışıyor. Biz birbirimizi tartışıyoruz.
Dünya Kupası'na
giderken yalnızlık. Gelirken kalabalıktık. Taksim'e gelişteki erkeği
kadını, yaşlısı genci herkes aynı duyguyu paylaşıyordu. Şu anda buna
ihtiyaç var.
Bu ülkenin geleceğiyle ilgili planlar gerekiyor.
Saha sonuçları iyi olmadığında anlatımda zorluklar yaşıyoruz. Almanya
zaman zaman bocalıyordu. Yabancı oyuncuları alarak onları yetiştirdi ve
iyi saha sonuçları almaya başladı.
Milli Takım kaptanı olarak
futbolu bırakıp kursa gittiğimde, "Bana topla nasıl oynanacağını göster
kursa alalım" dediler. Ben bu savaşları da verdim. Antrenörlük eğitimini
ne çok kolay ne de zor yapmak lazım. Eğitimcilerin daha çok
eğitilmeleri gerekiyor.
Kulüplerin yapısının değişmesi gerekiyor.
Dernekler Kanunu'yla yönetiliyor. Sonuçtan giderek sebepleri bulmaya
çalışıyoruz. Bursaspor altyapısı iyi kulüplerden bir tanesi. Ama
sonuçları iyi değil. Bunlar yapılırken, bu kulübün güçlü olması lazım.
Orada
bir sürü antrenör vardı. Atay Yurdakul, Ahmet Armutçu, Ergun Kantarcı
vardı. Ben onun peşinden geldim. Tesadüfen kaleci oldum. Şimdi tesadüfen
olmasını istemiyorum. Trabzon'da hala o alt yapı var. Hala bu işlere
emek verenler var.
Bursa, Trabzon, Kocaeli, Sakarya, Adana
şehirleri futbola müsait. Oradan çıkan eski oyuncu ve hocalar oraya
model oluyor. Şimdi popüler, toplumda ilgi görüyor, para kazanıyor.
Trabzon buna müsait. Biraz kaderine bırakıyoruz. Ahmet Suat'a teşekkür
edilmesini istiyorum
Doğru yanlışları bütün kulüpler biliyor. Kısa
zamanda başarı elde etmek için alt yapıma döneceğim demek taraftarı
tatmin etmiyor. Daha önce de kariyerli oyuncular alındı ama karşılığı
alınmadı. Ekonomik kriz gelince küçülmeye gidildi.
Şu anda sokak
araları yok. Semtlerde sahalar olması lazım. Bu futbol için değil, yüzme
için de olmalı. Mahallede sokakta oynadık. Çok büyük avantajlarını
gördük. Taşlar üzerinde top yapmak kolay değil. Koordinasyonu, zekanızı
geliştiriyor.
Yabancı oyuncu bana göre son maddedir. Çok oyuncu
ürettiniz mi? Bunların sayısı fazla olduğunda getir yabancıyı göreyim o
zaman. Sizde olmadığında ve yabancı getirdiğinizde oyuncunun önünü
kesiyorsunuz. Şu anda yerli oyunculara %23 şans veriyoruz.
Yabancı
sayısı kademeli olarak azaltılabilir. Yabancı oyuncu konusunda
uygulanan bir sistem var. 'Hadi kaldırın' diyemezsiniz. 14 yabancı var.
Asıl konu kulübün genel yapısı. 14 yabancıyı Avrupa'da
kullanabilirsiniz, ancak Türkiye'de mesela önce 10 oynayacak, sonraki
sene 9'a, sonraki sene 8'e indireceksiniz.
Cesur olanların önünü
kesiyoruz. Fikrini üretenleri yok ediyoruz. İşimle ilgili fikrimi
söylüyorum. Bana dersin ki 'Hocam yanlış, doğrusu bu'. O zaman ben
değişirim. Şikayetçi olmak için konuşursan sen işini sevmiyorsun
demektir.
Burak futbolu seven bir çocuk. Hataları var mı, var.
Transferleri başkanlar yönetimler yapar, hocalar yardımcı olur. Sonradan
ben gittim oradan, ayrılmak durumunda kaldım. Adını de koyarsanız
koyun.
Burak konusunda tartışılan konu, düştü, penaltı oldu...
Bunu sahiplenmek gerekiyor. O gün bir zorluk vardı, taraftarın kızanı da
vardı. İlk maçta Erzurumspor maçıydı. 'Burak'ı al git' diyenler de
oldu. O da Beşiktaşlı Burak. Trabzon'da da Galatasaray'da da müthiş bir
iş yaptı.
Trabzon'da doğdum. Trabzonspor'un doğuşuyla başlangıç
yaptım. Trabzonsporlu Şenol olarak biliniyorum. Bursa'ya ve daha sonra
Beşiktaş'a geldim. Beşiktaş'ta sevgi yumağı içerisinde oldum. Karakter
olarak da örtüştüğünü düşünüyorum.
Fransa'yı yenmek güzel ancak bu bizi yanıltmasın.
FIBA Dünya Kupası’nda mücadele edecek
olan 12 Dev Adam’ın maçlarının hangi kanalda yayınlanacağı belli oldu.
31 Ağustos’ta Çin’de başlayacak olan FIBA Dünya Kupası’nda mücadele edecek
olan A Milli Erkek Basketbol Takımımızın maçlarının hangi kanalda yayınlanacağı belli oldu.
NTV, bugün bir videoyla yaptığı açıklamayla Dünya Kupası’nda Türkiye’nin maçlarını yayınlayacağını duyurdu.
01 Eylül
11:30 Türkiye - Japonya 03 Eylül
15:30 Türkiye - ABD 05 Eylül
11:30 Türkiye - Çekya
Turnuvada diğer maçları ise S Sports yayınlayacak.
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, NTV'de yayınlanan
"%100 Futbol" programına konuk oldu.
Başkan Nihat Özdemir, canlı yayında
eski milli futbolcu ve futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen ile sunucu Murat
Kosova'nın gündeme dair sorularını yanıtladı. Ülke futbolundaki
zorlukların üstesinden kolaylıkla geleceklerini dile getiren Başkan
Nihat Özdemir, şöyle konuştu: Kulüplerle el ele verirsek başarırız
"İş hayatının yanında spor hayatım da var. Bu 25 yıllık bir maziye
dayanıyor. İlk Ankaragücü ile başladım. Yönetim Kurulu üyeliği, başkan
vekilliği yaptım. Sayın Ali Şen döneminde Fenerbahçe'de görev aldım.
Fenerbahçe'de çok şey öğrendim. Çok güçlüydük. Herkesin ayrı bir
özelliği vardı. Hepsinden bir şeyler öğrendiğimi hissediyorum. Aziz
Yıldırım döneminde görev aldım. Uzun yıllar başkan vekili oldum. En zor
dönemlerde ben bulundum. Başkan vekilliğim döneminde hepimizin bildiği 3
Temmuz olayı yaşadık. Ne kadar zor olduğunu gördüm. Kulübümüzün,
Türkiye'mizin zor bir dönemiydi. O zamanlar Sayın Mehmet Ali Aydınlar,
TFF Başkanı idi. Onunla olan görüşmeler, kulüpler arasındaki dengeler,
hukukta mücadelemiz vardı. Sayın Rıdvan Dilmen'in yaptıklarını unutamam.
Türk sporu ve Fenerbahçe için çok önemli işler yaptı. Türk sporunun
düze çıkması için çok şey yaptı. Önemli destekler vardı. Sonrasında
Sayın Demirören de en kötü dönemde geldi. Şu an da kötü. Ama o dönem en
kötü dönemdi. O günler gerçekten çok zordu. Kaosun ortasına geldi, Sayın
Demirören inançlıydı. 'Bu kaosu bitireceğim' dedi. Yaptıklarıyla
bitirdi de… Türk futbolu düzlüğe çıktı. Bugün başka bir zorluk var.
Üstesinden kolaylıkla gelinebilir. Kulüplerimizin maddi yapıları var.
Zorluğun başka bir dönemindeyiz. Kulüplerimiz, bizler el ele verirsek
aşarız. Bankalar Birliği'nin desteğini de düşünürsek bu işin altından
kalkarız." Bütün kulüplere ödemelerini yaptık
Başkan Nihat Özdemir, beIN Sports ile ilgili imzalanan ek sözleşme
ile ilgili süreci ise söyle anlattı: "Biz göreve geldiğimiz zaman BeIN
Sports ile ilişkileri kucağımızda bulmadık. Biz geldiğimizde had noktaya
vardı. Yayıncı kuruluşun yetkilileri, Sayın Demirören'e hep anlattılar
sıkıntılarını. Türkiye seçim sürecinden geçti. Birkaç seçim arka arkaya
oldu. Hepimizin bildiği gibi geçen ağustos ayından beri yaşadığımız o
sıkıntıların da bugünkü duruma etkileri var. Biz göreve geldiğimiz zaman
2018-2019 sezonunun son taksiti vardı. Haziran ayında FIFA Kongresi
vardı. Biz seçildik ve Servet Bey ile Paris'e gittik. BeIN Sports'un
merkezini de ziyaret ettik ve süreç başladı. Kendilerine, "Bu bir
süreçtir. Konuşarak, tartışarak bir noktaya geleceğiz. Birbirimize
destek olalım" dedik. BeIN Sports'u Türk futbolunun stratejik ortağı
kabul ettik. 200 milyon liralık son taksit vardı. Bunu istedik.
Kulüplere aktarmak istedik. Bizi kırmadılar. Dönüşümüzde parayı havale
edip sezonu kapattık. Fakat yeni sezona anlaşma yapmadan ödeme
yapmayacaklarını Yusuf Bey (beIN MEDIA GROUP ve Digiturk CEO'su Yousef
Al-Obaidly) bize anlatmıştı. 2 aya yakın 14 önemli toplantı yaptık. Bu
toplantıların birkaçında Kulüpler Birliği'nden temsilciler aldık.
Kulüpler Birliği'ne de gittik. Geçen hafta cuma günü son noktayı koyduk.
Bir noktada anlaşabildik. Bu anlaşmanın şartlarını Yusuf Bey'e
anlattık. Anlaşmayı cuma günü saat 18.00'de yaptık. Bugün ödeme
yaptılar. Biz de kulüplere ödeme yaptık. Gelecek mayısa kadar bir
indirim yaptık. Dolar bazında geçen seneye göre yüzde 10 bazında indirim
yaptık. Şartlarını etraflıca konuştuk. Dün akşam para geldi. Bugün
öğlen bütün kulüplerimize ödeme yaptık. Süper Lig, 1. Lig, 2. Lig ve 3.
Lig'in tüm kulüplerine para gönderdik. İnşallah 16 Ağustos'ta yeni sezon
başlayacak. Türk Futbolu, Türk insanı için çok önemliydi. Yola çıktık
gidiyoruz. İhalelerde şirketler yarışır. Ligimiz kötü değil. Futbolu
seven bir ülkeyiz. Avrupa'nın en yaşlı ikinci ligiyiz evet. Ama
önümüzdeki günlerde takımlarımız gençleştirme politikasına gitmek
zorunda. Mecburlar. Bu bütçelerle bu işleri yapamayacaklarını gördüler.
Altyapıya önem verecekler. Birkaç takımımız harekete başladı. Verim
alacağımıza inanıyorum. Çok önemli futbolcular yetiştireceğimize
inanıyorum. Yusuf Yazıcı gibi bir oyuncumuz 17.5 milyon euroya transfer
oldu." Liyakatli insanlardan atamalar yaptık
Kulüp Lisans Kurulu ile ilgili bir soru üzerine Başkan Nihat Özdemir,
şu ifadeleri kullandı: "Ceza verilir, puan silinir. Her şeyimiz şeffaf
ve açık. Kamuya açık olarak her şeyi yapmaya çalışıyoruz. 1 Haziran'da
tüzük değiştirdik. En önemli konulardan bir tanesi lisans
yönetmeliğiydi. Lisans Kurulu 5 kişiden meydana geliyordu. 7 yaptık. Bu
kurulun atamasını yaptık. Esas mesele bu… Lisans yönetmeliğini takip
edecek, yön verecek ve cezaları kesecek bir kurul olmalı. Tamamen
bağımsız… Kulüp ayrımı yapmayacağız. Bugün bile Kulüpler Birliği Başkanı
ile görüştüm. Bütün bilançoları yeminli mali müşavirle denetleyeceğiz.
Hemen inceleyeceğiz. Harcama limitlerini ortaya koyacağız. 2 Eylül'de
bunu açıklayacağız. Neden transfer sezonuna yetiştiremedik? Çünkü 1
Haziran'da transfer sezonu başlamıştı ve bizim genel kurulumuz vardı.
Ama ocak ayındaki ara transfer döneminde bu yaptırımları ortaya
koyacağız. X kulübe "Şu kadar para harcayabilirsin" diyeceğiz. İlk 1
sene yüzde 30 aşabilir. 2. sene bütçenin yüzde 15'ini geçer. 3. sene bu
rakam sıfıra düşüyor. Bir anda sert olamazsınız. Biz limit vereceğiz.
Lisans kurulu 7 kişiye çıktı. Üç tane Bankalar Birliği'nden gelen
arkadaşımız var. Ziraat Bankası, Halkbank, Denizbank… İki tane yeminli
mali müşavirimiz var. Bir de hukuk profesörümüz var. Kararları kesin
olacak. Her verdiğimiz cezanın Yargıtay'ı olması lazım. Federasyonun
Yargıtay'ı Tahkim Kurulu'dur… Tahkim aynı şekilde bağımsız. Liyakatli
insanlardan atamalar yaptık. UÇK, MHK, Lisans Kurulumuz liyakatli
insanlardan tayin edildi. İnşallah bağımsız çalışacaklar. Ellerinden
geldikçe Türk futbolunun önünü açarak disiplin ve adaletten ödün
vermeden devam edecekler. İnşallah bir yola çıktık. Güzel olacak her
şey. Bütün kulüplerimizle bir araya geldik. Bunları konuştuk. Tartıştık.
Yola çıktık. Bu cezalara gelince neler var? İhtarla başlıyor. Kadro
sınırlaması geliyor. Bir kulübümüz transfer yapacak fakat biz ona lisans
vermediğimiz için oynatamayacak. En sonu puan silme… Verilecek… Olacak…
Bankalar Birliği bunları bizden istedi. Bir şahsın kararına göre değil.
Lisans yönetmeliğine göre devam edecek. Artık kulüplerimizi yalnız
bırakmadık. Eğitim vererek yolumuza devam ediyoruz. Şahıs sorumluluğu
verme yetkimiz yok. Belki Kulüpler Birliği yasasında bu girebilir.
Görüyorum ki Bankalar Birliği'nin yapmış olduğu yeniden yapılandırmada
yöneticiler ve başkanlar sorumlu veya kefil olabiliyor. Gelirlere
bakılıyor. Harcama limiti veriliyor. Biz uyum içerisinde çalışarak mali
disipline getirmeye çalışıyoruz kulüplerimizi… 18 takımlı bir ligiz. 10
kulübün yapılandırmaya ihtiyacı yok. Hepsi 8 takım. Diğer 10 takımda
sıkıntı yok. Yapılandırma istemiyorlar. Kasımpaşa, Başakşehir, Sivasspor
şirket… Gençlerbirliği şirket… 10 takımın yeniden yapılandırmaya
ihtiyacı yok. Fenerbahçe, Antalya, Konya görüşmeler devam ediyor. Tahmin
ediyorum 15-20 gün içinde bu 8 takımın yapılandırması yapılacak ve bu
iş bitecek. Sağ olsun Sayın Spor Bakanımız bu süreç içerisinde gerçekten
çok büyük destek oldular. Kulüpler Birliği Başkanımız Sayın Fikret
Orman, Sayın Göksel Gümüşdağ, Sayın Ali Koç, Sayın Ahmet Ağaoğlu çok
destek oldular. Bir uyum içerisinde diğer kulüplerimizin desteğiyle
bugünlere geldik. Sayın Servet Yardımcı ve Erhan Kamışlı ile birlikte
sürekli görüşmeler içerisindeydik. Sonuna geldik. Fair-Play sistemini de
oturtabilirsek, Lisans Kurulu da iyi çalışırsa Türk futbolu için bir
başlangıç dönemi olacak. Yönetmeliğimizi UEFA'ya gönderdik. Türk
futbolunu bekleyen cezalar ortadan kalkmış olacak. Bu sene Trabzon ve
Fenerbahçe son dakikada ceza almadan yollarına devam ediyorlar. Belki
UEFA gelirlerinden belli bir kısmını ödeme kararları çıktı ama katılmama
kararı almadılar." EURO 2028'e aday olacağız
Başkan Nihat Özdemir, 2019 UEFA Süper Kupa ve 2020 UEFA Şampiyonlar
Ligi finalinin İstanbul'a katacağı değer konusunda şu açıklamayı yaptı:
"Servet Yardımcı şu an UEFA Yönetim Kurulu Üyemiz. Çok etkili. İyi
ilişkileri var. Sayın Demirören'in de katkılarıyla Süper Kupa Finali ve
30 Mayıs'taki Şampiyonlar Ligi Finali de bu ilişkilerle alındı.
İstanbul'umuza önemli değerler katacak bu maçlar."
Başkan Nihat Özdemir, EURO 2024 adaylık süreci ile ilgili de şöyle
konuştu: "Sayın Ali Koç ve Yıldırım Demirören sunumlar yaptı. Ama
olmadı. Biz Madrid'den filan çok iyiyiz. İnşallah ayın 14'ünde UEFA
Süper Kupa'yı yapacağız. Madrid'den daha iyiyiz altyapı olarak… Son
Şampiyonlar Ligi finali orada oynandı. Bizim altyapılarımız, bizim
turizm tesislerimiz, havalimanlarımız çok daha iyi. Madrid'de 1, bizde 2
havalimanı var. Liverpool İstanbul Havalimanı'na, Chelsea Sabiha
Gökçen'e gelecek. Orada final olacak. Metrolar bitecek. Otoyollar
bitiyor. İnşallah 6 ay sonra İstanbul trafiği çok rahatlayacak.
Yatırımları biliyorum. Daha neler yapılacağını biliyorum. Almanya'dan
daha iyiydik bence. Ama Almanya'nın UEFA Yönetim Kurulu üyeleri üzerinde
çok büyük ağırlığı vardı. Şimdi hedefimiz 2028 Avrupa Futbol
Şampiyonası… İnşallah 2028'i alacağız. Hele böyle büyüyen bir
Türkiye'de… 105. yılımız olacak… Almamamız için bir neden göremiyorum.
İnşallah ben bunu görürüm. İki tane örnek final maçını nasıl
yönettiğimizi, ulaşımı nasıl sağladığımızı, otellerimizin güzelliğini
göstereceğiz. Stadyuma 1.5 km. içerisinde 6-7 yıldızlı otellerimiz var.
Onun için çok ümitliyiz."
UEFA ile anlaşma imzalayacağız
Başkan Nihat Özdemir, altyapı projeleri konusunda yapılan çalışmalar
hakkında şu bilgileri verdi: "UEFA, futbolun küçük yaşlardan itibaren
oynanmasını istiyor. Bir proje var. Anlaştık. Oğuz Çetin ve Tolunay
Kafkas bu işin içinde. Bir ekip kuracağız. Futbola emek vermiş çok
önemli isimleri görevlendirmek istiyoruz. Futbola başlama yaşını küçük
yaşlara çekmek istiyoruz. Yakında açıklamaları yaparız. UEFA da sosyal
projelere önem veriyorlar ve önemli bütçeler ayırıyorlar. UEFA Süper
Kupa 14'ünde. Bir anlaşma imzalayacağız. Şanlıurfa'da bazı spor
yatırımları için bize yardım edecekler. Orada çok Suriyeli var. Spor
tesisleri yaparak destek olmak istiyoruz. Çalışmalar devam ediyor.
İnşallah anlaşmayı 13 Ağustos'ta İstanbul'da imzalayacağız. Biz göreve
geldiğimizde 2 milli maçımızı aldık. Arnavutluk'u 2-0 yendik. Sonra
evimizde Moldova'yı 4-0 yendik. En önemlisi Fransa'yı 2-0 kazandık.
İsterdik ki İzlanda'dan 1 puanla dönelim. Ama olmadı. Şu anda grubumuzda
3 tane 9 puanlı takım var. 3 maç var. Eylül'de Andorra ile oynayacağız.
Bu 3 maçta hata yapmamalıyız. Sonra Fransa'ya gidiyoruz. En son İzlanda
maçı var. O maç final olacaktır. Ama şunu ifade etmek isterim ki; Fatih
Terim'le başlayan, Lucescu ile süren ve Şenol Güneş'le devam eden yeni
jenerasyon projesi tutmuştur. Şenol Güneş her takımın kampını ziyaret
ediyor. Ben demedim ona. Kendisi planlamış. Almanya'daki kamp
noktalarına gidiyor. Oradaki teknik direktörler ile konuşuyor. Takımdaki
oyuncuları izliyor. Türk çocuklarını motive ediyor. Ben bunun
faydalarını önümüzdeki maçlarda göreceğimizi düşünüyorum. Bizim
hedefimiz 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası… Sonra 2022 Katar Dünya
Kupası'na gidebilirsek ilk 10'a doğru yürürüz. Arka arkaya iki
şampiyonaya da gidersek FIFA sıralamasında 20'nin altına düşeriz. Sonra
da 10'a gireriz. Belçika şu anda zirvede. Kim diyebilir ki Belçika 5
sene önce buralara gelecekti… Biz de öyle bir jenerasyon yakaladık. İyi
bir hocamız var. İyi kadro kurdu. Kendisinin yaptığı düzenlemeleri bize
anlatıyor. Şenol Güneş'e güveniyorum." Milli Takım'a destek istiyoruz
Başkan Nihat Özdemir, "İstanbul'a Milli Takım'ın gelmesi noktasında
beklentileriniz nedir?" şeklindeki bir soru üzerine "Birçok yeri
dolaştık. Eskişehir, Antalya, Trabzon'a gittik. Uzun zaman önce bir
tatsız olay oldu ve bu şekilde İstanbul uzak kaldı. Artık zamanı
gelmişti. Şenol Güneş ile konuştuk. Maçları yapmaya karar verdik. İlk
maç Vodafone Stadı'nda. Sonra Fenerbahçe Stadı'ndayız. İzlanda maçı
final olabilir. İş de bitebilir. Galatasaray'ın sahasında olacak bu
maçta. İnşallah 3 maçı arka arkaya İstanbul'da oynayacağız. Ama onlardan
da yani taraftarlardan da destek bekliyoruz. Destek istiyoruz"
ifadelerini kullandı.
Başkan Nihat Özdemir, "Galatasaray Kulübü Kulüpler Birliği
toplantılarından uzak kalmış durumda. Siz bunu nasıl yorumluyorsunuz?"
sorusuna ise şu cevabı verdi: "Ben bu konuda çok önemli bir mesai sarf
ediyorum. Bir açıklama yüzünden gerilim oldu ve bu gerilim sürüyor.
Fikret Orman'a ve Mustafa Cengiz'e bunun yeter olduğunu söyledim. Bir
araya gelmeleri fayda sağlayacaktır. Biz de TFF olarak kavgaların
olmaması gerektiğini ve Kulüpler Birliği'nin de birlik ve beraberlik
içinde olursak daha kolay kararlar alabileceğimizi, pastayı nasıl
büyütebileceğimizi konuşabileceğimizi düşünüyorum. Bugün bile mesai
harcadım. İnşallah az kaldı. Başarılı olacağım. Hem Mustafa Cengiz'in
hem Fikret Orman'ın iyi niyetli olduğunu görüyorum. Diğer kulüpler de
bunu istiyor. İnşallah başarılı olacağız."
Başkan Nihat Özdemir, hakem klasmanlarıyla ilgili ise "Netice olarak
bu kararı MHK verdi. Hakemlerin performanslarına bakarak verdiler. İki
maça bakarak vermediler. Rize maçında hata yapılmıştır.
Beşiktaş-Galatasaray maçında hata yapılmıştır. Bu sebeple gönderilmiş
değiller. Bütün yıl boyunca sergiledikleri performanstan dolayı yeni MHK
bu hakemlerle devam etmeme kararı aldı. Bağımsızlar. Elimizden geldiği
kadar müdahale olmayacak. Yalnız MHK değil. Disiplin Kurulu, UÇK, Tahkim
ve Lisans Kurulları… Hepsinin önüne geçecek" dedi.
Başkan Nihat Özdemir, sözlerinin sonunda yeniden Finansal Fair Play'e
vurgu yaptı: "Hepsini açıklayacağız internet sitemizde… Galatasaray 300
milyon lira harcayabilir. Tüm masraflar buna dahil… Bunu aşamaz… İlk
yıl yüzde 30 aşabilir. 390'a gider. 2. yıl 345 olur. 3 yıl aşamaz. Kadro
sınırlaması getirilir, transfer yasağı getirilir, 1 puan, 2 puan, 3
puan silinir. Şampiyonluk yarışında 1 puan değerli. Kümede kalmayı
etkileyebilen kararlar olabilir. Ciddiyetimizi anlasınlar diye Kulüpler
Birliği'ni ziyaret ettim. Her yerde tolerans gösteririz ama Lisans
Kurulu'nda göstermeyiz. Şimdiden söylüyorum. Bugün yapılan transferler 2
Eylül'de vereceğimiz kararın içinde…" Hata olursa başkandan sorarım
Başkan Nihat Özdemir, MHK ile ilgili bir soruya "Ben bir şey demedim.
Sayın Zekeriya Alp'in listesine müdahale etmedim. Ben Zekeriya Alp'i
tanırım. Kurul üyeleri muhatabım değildir. Sayın Zekeriya Alp'ten hesap
sorarım. Temsilciler Kurulu'nda Sayın Arıcı'yı tanırım. Hata olursa
başkandan sorarım. Kurul üyelerinin birbirleriyle uyumlu çalışmaları
gerekir" şeklinde yanıt verdi.
VAR kayıtlarıyla ilgili olarak da Başkan Nihat Özdemir, "Başkan
olarak benim dinleme yetkim yok. Bazı savcı arkadaşlar yazılar yazdılar.
UEFA da bu gizliliği istiyor. Bu sene inşallah daha iyi olacak. Geçen
sene başarılıydık. Bence başarılıydık. Birkaç tane bariz hatamız oldu.
Almanya'da, İtalya'da, Fransa'da olmadı mı? İlk dönem çok iyiydik.
İkinci dönem oldu hatalar maalesef. İnşallah bu sene olacak" diye
konuştu.
Aziz Yıldırım çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Fenerbahçe ne kadar ileri giderse Türk sporu da o kadar atılım yapacaktır" diyen Yıldırım, "3 Temmuz sonrası üzerime düşeni yaptım. Gözaltına alındığım eve bir daha gitmedim. O operasyon ekonomimizi etkiledi" dedi. Hapishane günlerini anlatan Yıldırım, "Başkanlık sonrası aleyhime konuşamayanlar, konuşuyorlar. 5 sene sonra gerçek yüzlerine vurmaya başlayacak. Bütün Fenerbahçe'ye baksınlar; her şeyi Aziz Yıldırım yaptı" ifadelerini kullandı. Türk sporuna önemli katkı yaptığını savunan Yıldırım, "Türk sporuna yaptığım katkıyı bundan sonra kimse yapamaz" diye konuştu.
20 yıllık süreçte hangisinin başarı ya da başarısızlık olduğunu kamuoyu takdir edecek. Şu başarı veya başarısızlık demem yanlış olur. En azından ilk defa Fenerbahçe stadını kendisi yaptı. Aziz Yıldırım ve arkadaşları yaptı. Kendi kaynaklarımızdan bankarlarla Fenerbahçe adıyla o stadı yaptık. O stadın yapımıyla beraber Türkiye'de devlet bütün şehirlerde bütün takımlara statlar yapmaya başladı. Bu ileride mesela 10 sene sonra kendini daha belirleyici hale gelecektir. Bu statlarla Türk sporu daha ileriye gidecektir. En azından bunu yaptık. Salonu yaptım. Fenerbahçe'ye tesisler yaptım. Bunun yanında da ekonomik olarak muazzam bir pozisyona getirdim.
2011'deki 3 Temmuz'dan sonra ekonomik sıkıntıya girdik. Bu sıkıntıların nedeni de budur. Bu süreç içerisinde Ortega'yı, Baliç'i, Hooijdonk'u, Alex'i, Anelka' 25 yaşında Türkiye'ye getirdim. Roberto Carlos şampiyon olduğu gecenin ertesi günü Türkiye'ye geldi. Fenerbahçe geçmişte Yugoslav ve orta sınıf transferleri yapıyordu. Birden bire çok büyük noktalara getirdik. Türkiye'de diğer kulüpler de bunu yapmaya başladı. Başardılar. "FENERBAHÇE NE KADAR İLERİ GİDERSE TÜRK SPORU DA O KADAR ATILIM YAPACAKTIR"
Bütçenin çok veya az olmasından dolayı transfer yapmazsınız. Kulüp politikasına bağlı. Bir transfer yaparsınız ve dersiniz geçmişte bizim yaptığımız gibi 'önemli oyuncular getireceğiz ve kulübü dünyaya tanıtacağız. Bununla seyirci artıracaağız. Forma sattıracağız, ekonomik olarak daha güçlü hale geleceğiz' dersiniz. Politika budur. Bir tane oyuncuyu yalnız bir sene alırsınız, kulüp onunla 10 sene idare eder. Biz her sene bir oyuncu getirdik. Kulübün şartlarını zorlayarak yaptık. O zaman da şartlar böyleydi. Geçen sene 11 oyuncu aldığımızda da bütün şartlar aynıydı. Kulüp yönetimi isterse yapabilir. Ama o yönetimin düşüncesine bağlı. O şekilde düşünüyorum ve takip ediyorum. Fenerbahçe Türkiye'nin en önemli kulübüdür. Fenerbahçe ne kadar ileri giderse Türk sporu da o kadar atılım yapacaktır. Onun için hepimiz Fenerbahçe'yi destekleyelim. "3 TEMMUZ SONRASI BANA DÜŞENİ YAPTIM"
3 Temmuz öncesi kulubün ekonomik olarak iyi seviyelerde olduğunu kaydeden Yıldırım, "Forbes'ta en zengin kulüpler sıralamasında 10 kulüp içerisinde 18-19'lardaydık. Başarı yakaladık ama 3 Temmuz'da bunlar gölgelendi. 3 Temmuz'da 1 sene yattım. Ben bana düşeni yaptım. Artık olmayacak bir şey için yapar mısın demek yanlış. Görevde olanlar böyle bir şey olursa onlar o görevi yapacaklar. " dedi.
"3 TEMMUZ'DA ALINDIĞIM EVE BİR DAHA GİTMEDİM"
O dönemde destekler gördüğünü vurgulayan Yıldırım şöyle devam etti, "O dönem başladığında herkeste panik ve korku vardı. Olay FETÖ olayı değildi. Devletin hakimlerin, savcıların yaptığı operasyon olduğu için herkes devletin sahiplendiği bir pozisyon olarak gördü. İnsanlar korkuyordu. Zaman içerisinde bunun bir FETÖ örgütü tarafından yapılan olaylar olduğunu gördükten sonra herkes tarafından destek gördük. Dostlar o zaman daha çok gelip sarıldılar. Rıdvan Dilmen hapishanedeyken her gün geldi. Merçil var her gün geldi. Böyle insanlar çok vardı. Yaşadık. Bilmeyen yok. Gözaltına alındığım bir daha da gitmedim. Burayı aldım yaptırdım ve buraya yerleştim." "ALEX İLE PROBLEMİM YOKTU"
Alex konusunda kurumsallık için Aykut Kocaman'dan yana tavır aldığını belirten Aziz Yıldırım, "Alex ile problemim yoktu. Alex'in Aykut Hoca ile problemi vardı. Yönetici olarak benim çözmem gerekiyordu. Ben de kulübün kurumsal yapısına uygun olarak Aykut Hoca'yı tutarak olayı o şekilde çözdüm. Alex hapishanede de geldi. Onun dışında da gelmek istedi. Alex ile problemim yok." ifadelerini kullandı. AZİZ YILDIRIM'IN HAPİSHANE GÜNLERİ NASIL GEÇTİ?
Hapishanedeki 12 ayını ise Aziz Yıldırım şöyle anlattı:
"Hatıra çok. Yalnız bir odada kalıyordum. Diğerleri grup olarak kalıyordu. 8'er 10'ar kişi. Bir gece kapı çalıyor. Ramazan ayı. Oruç, sahurda kapı çalıyor ve bizim Tamer Bey, heyecanla uyku sersemi olarak kalkıyor. 'Kim o kim o?' diye bağırıyor. Bizim Bülent bağırıyor 'Hırsız hırsız'. Merdivenlerden aşağı iniyor, bakıyorlar ki sorumlulardan birisi yemek getirmiş. Yemeği kantinden yiyorduk. Devamlı konserve yiyordum. Arada sırada dışarıdan tavuk getiriyorlardı. Onları yedik, onların dışında oradaki insanlar nasıl yaşıyorsa biz de öyle yaşadık. Kurallar neyse, hepimiz uyduğumuz için hiçbir sorun olmuyordu. Onlar da bize saygılı davrandılar. Hiçbir zaman mahkum gibi davranmadılar. Şahsiyet ve kişiliğimize saygı gösterdiler. Oradaki kurallara uyguma çalıştık. Bir problem olmadan çıktık. Hapishane müdürü son çıktığım gün 'görüşmek istiyorum' dedi. 'Gel' dedim geldi. 'Buraya çok insan gelip gitti. İlk günkü gelip ilk günkü gibi giden bir tek sizsiniz' dedi. Kendime saygılıydım. Bende olmayan bir hadiseden dolayı kendimi güçlü hissediyordum. Yapmış olsaydık, onların bizi suçladıklarında haklılık payı olsaydı, şahsım olarak dik duramazdım. Bir yerden siz kendiniz 'ya biz yaptık, o zaman bunun cezasını çekmeliyiz' deyip tepki koyamazdınız. Ben haklı olduğum için dik durdum, FETÖ'nun durumunda kimsenin konuşamadığı şeyleri biz söyledik.
Hapishanede çok ziyaretçimiz oldu. Orada savcı fazla ziyaretçi olunca işte 'başkan istemiyor, ailesini bile görmek istemiyor' diye insanlara izin vermek istemediler. Bir tek onları yaşadık. O günlerden birinde insanlar gelemiyor. Savcı izin kağıdı vermiyor. Sinan Engin ile Levent Kızıl geldi. Ben şaşırdım. Zorla izin alıp gelmişlerdi."
FERİT ŞAHENK VE DOĞUŞ HOLDİNG'E TEŞEKKÜR
Kulüp sponsorluklarıyla ilgili Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk ve Doğuş Holding'e teşekkür eden Aziz Yıldırım, "Ferit Bey ve Doğuş Grubu olarak ben başkan seçildikten sonra her yıl belli noktalarda bazen saha kenarında, bazen stadın üst tarafında hep Doğuş vardı. Stadın altındaki dükkanlarda Doğuş'un araçların satılması yönünde. Kulübe maddi katkı sağlayarak en son basketbola 11 milyon Euro verdiler ve o sponsorlukla birlikte şampiyon olduk. Fenerbahçeye katkılar yaptı. Benim olduğum her dönemde kulübe elinden gelen her ihtiyaçta destek verdi. Şimdi diğer sponsorları saysakla bitmez. Ancak en önemlisi Ferit Bey ve Ülker Grubu, Murat Bey (Ülker) en büyük desteği verdi. "YARGITAY KARARININ ARDINDAN BIRAKACAKTIM"
"Bu seçimde başkan olsaydınız, ne yapacaktınız?" sorusu üzerine ise Aziz Yıldırım, "Düşüncem belliydi. Bu Yargıtay kararının bitmesi için elimden geleni yapacaktım. Şimdi artık yapabildiğimiz kadar, bir an evvel bitmesini sağlamak. Onu sağladıktan sonra benim için bitiyordu. Bittiğinde Aziz Yıldırım olarak temize çıkıyorum. Hayatıma devam ediyorum. Ondan sonra Fenerbahçe için yeni bir süreç başlıyor. Fenerbahçe'nin haklarını almak, süreç içerisindeki kayıpları karşılamak için her türlü kanuni yolları kullanarak veyahut istişarelerle Fenerbahçe'nin maddi ve manevi anlamdaki kayıplarını karşılayacak yönetim artık Fenerbahçe yönetimleri bu süreci devam ettirecekler. Ettirmeliler." şeklinde yanıtladı. "BÜTÜN FENERBAHÇE'YE BAKSINLAR; HER ŞEYİ AZİZ YILDIRIM YAPTI"
Başkanlık süreci ne getirdi ve ne götürdüğüyle ilgili olarak ise eski Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, "Bana bir tek şey getirdi. Şimdi belki kızıyorlar, yazıyorlar çiziyorlar. Aleyhime konuşamayanlar, konuşuyorlar, ediyorlar. Bir süreç sonra onlar hep susacaklar. 5 sene sonra gerçek yüzlerine vurmaya başlayacak. O zaman ne dediklerine, söylediklerine kendileri de utanacaklar. Bu kulübe 20 senemi verdim. Bu kulüp için 1 sene gık demeden, şikayet etmeden hapis yattım. Bunun değerini herkes siyi bilsin. Benim bir beklentim yok. Bunu söyleyenler hep pişman olacaklar. Çocuklarıma aileme Fenerbahçe gibi güzide bir kulübün 20 yıllık başkanlığı, bu başkanlıktan sonra onlar için onur şeref. Bütün Fenerbahçe'ye baksınlar. Her yerde Aziz Yıldırım'ın yaptığı şeyler var. Binalar, tesisler.. Her şeyi Aziz Yıldırım yaptı. Saymaya başlarsan sonuna kadar. Araya başka kimse giremez. Özlenen Fenerbahçe içerisindeki bütün yıldız oyuncuları Aziz Yıldırım ve arkadaşları getirdi." ifadelerini kullandı.
"TÜRK SPORUNA YAPTIĞIM KATKIYI BUNDAN SONRA KİMSE YAPAMAZ"
İsminin bir tesise verilmesini istemediğini belirten Aziz Yıldırım, "Hiç istemedim, yine de istemiyorum. O bir hizmettir. O hizmeti kendim için istemedim. Sevdiğim kulüp veya Türk sporu için yapmaya çalıştım. Yayın ihalesi yapılırken '400 milyon'dan aşağı gitmeyecek' dediğim de bazıları yazı yazdılar 'sen parayı çakıl taşı mı zannediyorsun.' Parayı 150 milyon Dolar'dan 450 milyon Dolar'a çıkardım. İhaleye çıkarttım. Türk sporuna yaptığım katkıyı bundan sonra kimse yapamaz. Büyük bir katkı yaptım. Bundan sonraki rayiç bundan sonra hep katlayarak gidecektir. Türk sporuna yapılması gerekenleri söyledim. Takımları yeniden düzenlemek lazım. Ligleri düzenlemek lazım. TFF'nin yeniden yapılanması ve kulüpleri yeniden yapılandırması lazım. Bunlar yapılınca Türk futbolu çağ atlar. 80 milyon nüfus var. Bundan yüzde 40'ından fazlası çocuk. Türkiye'de çok potansiyel var." açıklamalarında bulundu.
Amatör branşlardaki vergi düzenlemesiyle ilgili kanuna da değinen Yıldırım, "15 senedir söylüyordum. Sayın Cumhurbaşkanına bunu çok anlattım. 2011'de Metris'e gitmemiş olsaydık, o sezon çıkarttıracaklardı. Bakanlara anlattık. Başbakanlara, Cumhurbaşkanına anlattık. En son sayın Cumhurbaşkanı bir devrimdir. Herkes Cumhurbaşkanına teşekkür etsin. O kanunu destekleyen kanuna imza atan milletvekillerine hangi partiden olursa olsun herkes teşekkür etsin." dedi.
Sosyal medyada kendisi için yazılan ve çizilenleri takip etmediğini belirten Aziz Yıldırım, "Kulüpte başkanlık yaptığımda da medyayı takip etmezdim. Sosyal medyayı hiç tanımam, bilmem. Bugünlerde galiba lehime yazılar yazılıyormuş. İnsanlar 'Aziz Yıldırım yazdırıyor, çizdiriyor' deniliyormuş. Sosyal medyada bir tane tanıdığım insan yok. Sosyal medyayı takip etmem de etmiyeceğim de." diye konuştu.
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile Asbaşkanlardan Şekip Mosturoğlu
NTV, NTVSpor ve Fenerbahçe Televizyonu'nun ortak yayınında Rıdvan Dilmen
ve Murat Kosova’nın sorularını yanıtladı ve önemli açıklamalarda
bulundu.
Programdan 1. Bölüm Satırbaşları:
Asbaşkan Şekip Mosturoğlu:
-UEFA ile 4 yıllık anlaşma gereği; 30 milyon Euro’ya kadar zarar
hakkımız vardı, geçen sezon da 20 milyon Euro zarar hakkımız vardı. Bu
da kur farkından dolayı. Bu sezonki hedefimiz 10, önümüzdeki sezon da 0
olması gerekiyor. Kamuoyunda futbolcu satmadan alınamadığı gibi bir algı
var ama temel parametre zararın en aza indirilmesi. Biz, parametrelere
uygun bir şekilde planlamamızı yaptık. Transfer çalışmamızı da buna göre
yürütüyoruz.
-2011 sezonu sonunda bizim zararımız yoktu,
sonraki sezonda da belli bir noktadaydı. 3 Temmuz hadisesinin yarattığı
zararlar söz konusu.
-Kur farkı zararı ne kadar planlarsanız
planlayın bir değişim yaşanıyor. Kur yükselince de düşünce de zarar
oluyor. Ancak yapılan anlaşmaya uygun davranılırsa 0 zarar söz konusu
oluyor. Bildiğimiz kadarıyla Beşiktaş’ın sözleşmesi var ve bu sene
bitiyor. Galatasaray tekrar yenileyecek diye biliyorum. Bizimki 4 yıllık
bir sözleşme.
Başkan Aziz Yıldırım:
-Kulüpleri kontrol altına alıp kar ve zararı dengede tutsun, diğer
taraftan da oyuncular gelsin isteniyor. Aslında bu kriterlerde
sıkıntılar var. Fransa 222 milyon Euro bir oyuncu için bedel ödedi.
Bunun Finansal Fair Play ile ilgisi yok. Tabii bunlar devlet desteğiyle
de olan şeyler. Bu sistemin elden geçmesi gerekiyor.
-Artık
değerler değişti. O yüzden sıkıntılar var. UEFA kriterlerine uymak kolay
bir şey. Buna uymayı biz istedik. Bütün kulüplerle anlaşmalar
yapılıyor. Her kulübün kendi şartlarına göre yapılıyor. Şartlar yerine
gelince artı/eksi 5 milyon Euro’ya geliyorsunuz.
-3 Temmuz
Fenerbahçe’ye büyük zarar verdi. Hem maddi hem de manevi anlamda. Bizler
şike yaptık diye suçlandık ve hapse girdik. O dönem de Aykut Kocaman,
Ali Koç, Nihat Özdemir, Nihat Özbağı gibi tüm yöneticiler ve Volkan
Demirel gibi futbolcular bir beraberlik içinde Fenerbahçe’yi o kötü
günlerden iyi günlere çıkarmak için çalıştı.
-Fenerbahçe’nin
kaderini kadın ve çocuk taraftarlarımızın maçlara gelişi değiştirdi. Bir
güç gösterdik. FETÖ’nün bunu yaptığını zikrederek Fenerbahçe ayağa
kalktı. Tabii bu süreçte hepimiz yıprandık ve Aykut Kocaman da dâhil. O
dönem konuşurken de Aykut Hoca gitmek istedi ve gitti. Şimdi yeniden
aramızdadır. Biz Fenerbahçeliyiz ve burası için yapılacak bir şey varsa,
Fenerbahçe’nin daha ileriye gitmesi için ne gerekiyorsa hepimiz
yaparız. Aykut Hoca ile yeni bir yapılanma içine girdik. Kendini
geliştirmiş bir Aykut Kocaman var. Bakış açısı tamamen değişmiş bir
Aykut Hoca var.
-Antalya’da katıldığım bir etkinlikte 4 transfer
yapacağız dedim ve bu konuda da çalışmalar yapılıyor. Parasal anlamda
sıkıntılarımız yok. Forma reklamı önümüzdeki günlerde yapıalcak. Başka
kaynaklarımızı da devreye sokacağız. Bütçemiz belli bir seviyeye
geleceğiz. Sonraki dönemde ise taraftarın maçlara gelişi, forma alışı
gibi tamamlayıcı unsurlarla birlikte kullanılacak 100 milyon Euro’luk
bir bütçenin olduğunu söyledim. Ayın sonuna kadar zamanımız var ve
oyuncularla görüşüyoruz. Bizim amacımız bu sene Türkiye Liig2nde
şampiyon olmak için, Türkiye Kupası’nı kazanmak için, Avrupa Ligi’nde en
iyi yerde olmak için çalışıyoruz. Bu yönde bir kadro kurmaya
çalışıyoruz. Bir santrafor alacağız. Orta sahaya hücuma dönük oyuncu
bakıyoruz. Şimdi transferler kolay olmuyor.
-Ben Arfa ve Lucas
Lima konusuna açıklık getirmek istiyorum. Lima, Santos’un oyuncusu ve şu
anda kulübü ona satmak istemiyor. Neymar’ın babası Lucas Lima’yı PSG’ye
götürmek için çok uğraştı ancak Lima şu an Santos’un oyuncusu. Ben
Arfa’nın da şu an 1 yıllık sözleşmesi daha var ve 13 milyon Euro
alacağını söylüyor. Bunu aldıktan sonra oturup konuşacağını söyledi.
-van Persie konusunda hayal kırıklığımız yok. Kalitesini tartışmak
yanlış olur ama sakatlığından dolayı oynayamadı. Şu anda elinden geleni
yapıyor.
-Aykut Hoca, transfer edebilirsek alabiliriz dedi ama
bizim de UEFA kriterlerinden dolayı sıkıntımız vardı ve Lens
bonservisiyle gelmek istiyordu. Bonservisini alamayacağımızı söyledik. 4
milyon Euro istedi ve sonrasında 3 milyona kadar indi. Yeni takımı
hayırlı olsun.
-1 santrafor alacağız ve gerekirse 1 tane daha alırız. Herkes bu konuda rahat olsun. Oyuncu alacak durumumuz da var.
Asbaşkan Şekip Mosturoğlu:
-van der Wiel konusunda tasarruf Aykut Hocadadır. Kendisi iyi bir
futbolcudur ama takımdaşlık anlamındaki katkısı önemlidir. Hoca ile
konuştuk ve kulübün menfaatleri doğrultusunda gereken neyse yapılır.
-12. Adam yüreğini sahaya konan, takımı sırtlayan bir güçtür.
Taraftarlık Fenerbahçe’dir ve küslük de olmaz. Taraftarımız, bütün kötü
günlerde Fenerbahçe’nin yanında olmuştur.
-Geçtiğimiz gün
Obradovic ile bir araya geldik ve onunla konuştuk. Alternatif olarak
kadroda olabilecek bir oyuncu olduğunu söyledi, Wanamaker’ın. Ancak
oyuncu Amerika’dan bir kontrat bekliyor. Eğer ki o kontrat olmazsa
Wanamaker olacak.
Başkan Aziz Yıldırım:
-Aykut Hocanın gelmesi ve onun enerjisiyle taraftarın da bu kulübe
sahip çıkması gerektiğinin farkına varmasıyla birlik ve beraberlik
ortamı sağlanıyor. Kombine satışımız 18 bini geçti. İyi sonuçlarla ve
güzel futbolla tribünlerin tamamen dolu olacağını düşünüyorum.
-Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda sponsorlara ayrılan alanın dışında 10
bin kombine satışa çıkarıldı ve bunun yüzde 70’i satıldı. 17.8 milyon
Euro gelir söz konusu. Ancak şu andaki bütçemiz 30 milyon Euro. Doğuş
Grubu bir kısmını karşılayacak ve bundan dolayı teşekkür ederim.
Zannediyorum ki, ilerleyen dönemde Euroleague Şampiyonluğunu ve o
seviyelerde kalıcı olmayı hedefliyoruz.
-Türkiye’de spor kültürü
yok. Biz, maça niye gideriz ve taraf olmayı holiganlık seviyesine
getiriyoruz. Bakınız Avrupa’da takım küme düşüyor ama stadyum dolu.
Ancak bizde de şampiyon oluyorsanız dolu oluyor, onun dışında boş. Genel
anlamda bizde spor kültürü yok.
-Türkiye Ligi’nde 4 trilyona
yakın bir gelir söz konusu ancak bu paranın çoğu lisans işlemleri vs.
gibi şeylerden dolayı federasyona veriyoruz. Bir de biz diğer kulüpler
gibi Euroelague’in hissedarlarındanız. Böyle bir organizasyon
geliştirilip büyüyecekse, biz de onun içinde olmak isteriz. Obradovic,
bizleri temsilen orada bulunuyor. Aynı şekilde Maurizio Gherardini de
NBA’i çok iyi bilen bir isim.
Programdan 2. Bölüm Satırbaşları:
Başkan Aziz Yıldırım:
-Eljif Elmas konusunda FIFA’ya başvurduk. 26-27 kulüp Eljif için
girişimde bulundu ama bizim ekibimiz de çok çalıştı. Avrupa’da çok büyük
bedellerde transfer edilebileceği söyleniyor. Çok başarılı bir oyuncu
olacak. Aykut Hoca da çok beğeniyor. Ancak tek sorun profesyonel olarak
işlem görmesidir. Aynı şekilde Oğuz Kaan Güçtekin ismine dikkat çekmek
istiyoruz. 5 milyon bonservisine verdiler ama biz vermedik. Çok
yetenekli bir oyuncudur. Öte yandan 18-21 yaşları arasında tespit
ettiğimiz yabancı oyuncular var ve bunlarla ilgili çalışma yapıyoruz.
-Kulüpler Birliği ile ilgili konularla Şekip Bey ilgileniyor. Göksel
Bey ile ben de konuştum ve kendilerine yaptıkları çalışmalardan dolayı
teşekkür ederim. İlerleyen dönemde Kulüpler Birliği’nin daha aktif
olması gerekiyor. Kulüplerin sorunları çok. Devlete, 1998’den bu yana
375 milyon dolar vergi ödedik. Forma reklamından pay veriyoruz, TFF’ye
pay veriyoruz. Aynı şekilde amatör şubelerin yüküne devlet destek
olmalı.
-Edirne’de Fenerbahçe Evi yapacağız. 1 Mayıs’ta açılışı
yapılacak. Aynı şekilde Sakarya’da bir açılışımız olacak. Antalya ve
Kayseri’de de bir tesis hayata geçirmeyi planlıyoruz.
-Fenerbahçe’nin mekânı Kadıköy’dür ve orada kalacaktır. Bizim evimiz
orasıdır. Bir takım yenilemeler olabilir ama bizim evimiz Kadıköy’dür.
Asbaşkan Şekip Mosturoğlu:
-Fenerium, interaktif çalışıyor ve Fenerium Genel Müdürü Mümtaz Bey’e teşekkür ederim. Başarılı bir markadır, Fenerium.
Başkan Aziz Yıldırım:
Sayın Cumhurbaşkanımıza verdiği desteklerden dolayı teşekkür ederiz ama
en büyük teşekkürü FETÖ operasyonları ve FETÖ suçlularını ortaya
çıkardığı için teşekkür ederiz.
-Ben başkanlığın süresince her
türlü şeyi gördüm. Bu süre içinde statlar, salonlar yaptım. 100 milyon
dolarlara stadyum yaptık. Hangi seviyelerden nerelere geldik bir bakın.
Bizden sonra stat algısı değişti. Bugün Türkiye’nin her yerinde modern
statlar yapılmaya başlandı.
-Türkiye’de sporsever bir
Cumhurbaşkanı var. Ancak kulüpler ve Federasyon olarak Türkiye’de
yapılması gereken ne varsa bunun önerisinde bulunamıyoruz. Ülke için
hepimizin beraber hareket etmesi gerekiyor. Sporun bütün sorunlarını
çözmemiz gerekiyor. Ancak bir türlü bunu sağlayamıyoruz. Yeni Gençlik ve
Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak da bu konunun içinden gelen bir
isim.
-Federasyonlar, sorumluluğu üzerine almalıdır. Çalışmaları gerekiyor.
Asbaşkan Şekip Mosturoğlu:
-Başkanımız ve birçok yönetici ceza alıyor. Bir düşünce açıklandığında
şiddeti körüklemiyorsa ve belli sınırlar içindeyse bence
cezalandırılmamalıdır. Nitekim sadece fikir beyanatıdır. Federasyona
yanlışsın demek disiplin cezasını gerektiren bir eylem gibi duruyor.
Başkanımızın da bütün cezaları, basına yaptığı açıklamalardan dolayı.
Yeni bir açılıma ihtiyaç var.
Başkan Aziz Yıldırım:
-Kulübü temsilen bir kulüp başkanı ve yönetim kurulu var, bununla
beraber kulüpler olarak bizim seçtiğimiz bir TFF yönetimi var. Bunlar
bizi cezalandırıyorlar.
-Bakın sadece konuşup, tenkit ettiğim için yaklaşık 1,5 yıl bana ceza verdiler.
-Bütün kulüpler yatırım yapıyorlar. Neden? Başarılı olmak için. Ama siz müdahil olursanız sebebi siz olursunuz.
-Fatih Terim olayı.. TFF, Fatih Terim’in kendisinin ayrıldığı konusunda
açıklama yaptı. Bakınız, siz bu anlaşmayı yaparken şartlara uymak
zorundasınız. İnsanları karalamaya da karşıyım. Bunu da her yerde
söyleyeceğim. Türkiye’de hiç antrenör yok mu? Bugün Federasyonun istifa
etmesi lazım.
-Ligin isminin Lefter Küçükandonyadis olması için başvuruda bulunduk, sürekli de söyledik ama olmadı.
Programdan Son Bölüm Satırbaşları:
Başkan Aziz Yıldırım:
-Ben, 19 senedir başkanım. 2 senedir takım kötü, taraftar eksikliği vs.
gibi şeylerden dolayı sustuk ama bundan sonra susmayız. Bakınız, amatör
sporlarda zirvedeyiz ve Türkiye’deki amatör sporun nereye geldiğini
herkesin görmesi gerekiyor. Yelkende Doğuş Grubu’nun desteğiyle Dünya
Şampiyonu sporcular yetiştireceğiz.
- Böyle bir barış sezonu
olmaz. Herkes iyi transferler yaptı, paralar harcadı. Bunun karşılığında
beklenti var. Haksızlık olmadan, rekabetin olduğu bir sezon olmalı.
Bunu da TFF ve hakemler bunu yapacak.
-Ben buradan hem size hem
de bütün Fenerbahçe taraftarına teşekkür ederim. Fenerbahçe’yi yalnız
bırakmamaları gerektiğini söylüyorum. Kişiler önemli değildir, önemli
olan Fenerbahçe’dir. Transfer konusunda da 4 oyuncu sözümüz var ve
gerekirse fazlası da olur.
Asbaşkan Şekip Mosturoğlu:
-Futbolun sorunları çok büyük ve kökten bir çözüm gerekiyor. Şike
Kumpası Davası’nın duruşmaları devam ediyor. Maalesef bazı sosyal
medyada gördüğümüz arkadaşlar var, Silivri’nin yolunu bilmiyorlar.
Sosyal medyada ufak şeyleri büyük şeylermiş gibi göstermek yerine
Silivri’ye gelip büyük bir dava izlesinler.
Saffet Üçüncü otomotiv dünyasının nabzını tutuyor. Dünyanın en önemli fuarları, otomotiv endüstrisinden son gelişmeler, en yeni model araçların test sürüşleri, otomobil ile ilgili merak edilen her şey 0’dan 100’e de.
Saffet Üçüncü otomotiv dünyasının nabzını tutuyor. Dünyanın en önemli fuarları, otomotiv endüstrisinden son gelişmeler, en yeni model araçların test sürüşleri, otomobil ile ilgili merak edilen her şey 0’dan 100’e de.
25 EYLÜL 2026 CUMA 11:30 Formula 1 Azerbaycan GP Antrenman Turları - 3 ...
!doctype>
Copyright (DMCA)
Sitede yer alan tv yayın ve/veya logolarının içeriğinden Sportrendy sorumlu değildir ve hakları kendilerine aittir. Sportrendy embed teknolojisini kullanarak kendi resmi sitelerinden yayın yapan tv kanallarını biraraya toplamak için kurulmuştur. Tüm hakları kendilerine aittir. Kaldırmamızı talep ettiğiniz yayın ve/veya logo`yu İLETİŞİM kısmından irtibata geçerek bildirebilirsiniz. En geç 3 gün içinde değerlendirilip gereken işlem yapılacaktır.
ABD, Kanada ve Meksika'nın ortak düzenlediği 2026 FIFA Dünya Kupası finalinde İspanya ile Arjantin karşı karşıya geldi. İspanya, 2026 FIFA Dünya Kupası finalinde normal süresi golsüz eşitlikle sona eren maçta Arjantin'i uzatmalarda bulduğu golle 1-0 mağlup ederek 16 yıl sonra yeniden dünya şampiyonu oldu. İşte Dünya Kupası maç sonuçları ve maç özetleri...
Dünyanın en çok izlenen liglerinde 2026-2027 sezonunun başlamasına sayılı haftalar kaldı. Sezon öncesinde sporseverlerin cevabını en çok merak ettiği soruların başında ise "Hangi Lig Hangi Kanalda?", sorusu geliyor. Makalemizde; UEFA Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi, Euroleague, Formula 1, NBA, İngiltere Premier Lig, İspanya La Liga gibi majör organizasyonların da dahil olduğu tüm liglerin Türkiye yayıncılarına mercek tutuyoruz...
Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!