TV İZLE

Canlı TV'ler burada...

Aromaterapi, Fitness ve Beslenme: Doğal Yağlarla Bütüncül Sağlık Rehberi

Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!

BYD HAN | Test Sürüşü

BYD HAN 3.9s | Avrupalı Premium otomobillere kafa tutar mı?

En Seksi Voleybol Frikikleri

Birbirinden seksi voleybolcular plajda ve salonlarda ter dökerken zaman zaman da verdikleri frikiklerle yürek hoplatıyorlar…

TV’de Spor Ekranı

TV’de Spor Ekranı ile TV'de canlı spor yayınları ve canlı maçlar hangi kanalda öğrenin.

UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri

2024-2025 UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri TRT farkı ile burada...

Vodafone Sultanlar Ligi'nde biten transferler (2026-2027 sezonu)

Vodafone Sultanlar Ligi ekipleri, 2026-2027 sezonu öncesi kadrolarına takviye yapıyor. İşte şu ana kadar biten transferler...

UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri

UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri​ TRT farkı ile burada ...

UEFA Avrupa Ligi Maç Özetleri

UEFA Avrupa Ligi​ Maç Özetleri TRT farkı ile burada...

Rıdvan Dilmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rıdvan Dilmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Aralık 2024 Çarşamba

HT Spor | % 100 Futbol Özel Yayın Full İzle | Konuklar: Emre Belözoğlu ve Burak Yılmaz | 25 Aralık 2024

EMRE BELÖZOĞLU VE BURAK YILMAZ HT SPOR'DA!

Sine Çakır Heyse ve Rıdvan Dilmen, sporun referans programı %100 Futbol'da Emre Belözoğlu ve Burak Yılmaz'ı konuk etti. 

Emre Belözoğlu ve Burak Yılmaz, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu...


22 Ekim 2024 Salı

Aykut Kocaman, Oğuz Çetin ve Rıdvan Dilmen HT Spor'da! (Full Video | 22 Ekim 2024)

3 Büyük Efsane Fenerbahçe'yi Konuştu! - HT Spor

Rıdvan Dilmen, Aykut Kocaman ve Oğuz Çetin HT Spor'da!


14 Kasım 2019 Perşembe

Nihat Özdemir'den hakem hataları ve yabancı sınırı açıklaması

Volkswagen Arena'da gerçekleştirilen Brand & Sport Summit 2019'a katılan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, İzlanda maçı, hakem hataları ve Video Yardımcı Hakem (VAR) konusundaki tartışmalarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Federasyon bünyesinde çok sayıda kurulun çalıştığını ve bunlardan birinin de Merkez Hakem Kurulu olduğunu hatırlatan Özdemir, "Tecrübeli bir hakemin maçta yaptığı hatayı kabul edemiyorum" dedi. Sezon başından beri yönetimlerinden dolayı hakemlere kaç puan vereceği yönündeki soruyu yanıtlayan Özdemir, "Bütün maçları düşündüğümde 10 üzerinden 7'yi geçmez. 6,8 aldığınızda iyi bir not olmaz. Ben hemen hemen iyiye yakın not verdim. Önümüzdeki günlerin daha iyi olacağına inanıyorum." diye konuştu.
VAR sistemi ve Türk hakemlerinin eleştirildiğini tekrarlayan Özdemir, "VAR sistemimizi ve hakemlerimizi beğenmesek de UEFA, kademe atlatacağı semineri Riva'da yaptı. 10 güne yakın kamp yaptılar. Aldıkları eğitim sonucunda hakemlerin kademeleri bizdeki seminerlerde belli olacak. UEFA, VAR sistemimizi beğeniyor. Maçlarımızdaki hakem hatalarını UEFA hakem komitesi de izliyor. Hakemlerimize kademe atlatıyor veya başka görevler veriyor." ifadelerini kullandı.
"VAR'ı tereddütsüz kullanmaları gerekiyor"
Geçen sezon hakemlerin sık sık VAR'a başvurmasının eleştirildiğini hatırlatan Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: "115 dakika oynanan maçlarımız oldu. Çok VAR'a gidiliyor diye tenkit edildik. MHK, bu sene UEFA'nın VAR'a gitme prensibini birebir uygulamaya başladı. Hakemlerimiz biraz daha fazla VAR'a giderse kamuoyunun vicdanını rahatlatacak önemli kararlar almış olabilirler. Geçenlerde bir maçtaki pozisyonda hakem 'devam' kararı verdi. Bütün kamuoyu VAR'a gitmediği için eleştirdi. Hakemler adaleti dağıtıyor. Her takımın ve taraftarının vicdanını rahatlatan hakem kararlarıdır. Belki de o takımın şampiyonluğa giderken ya da kümede kalmasına tesir edecek kararlar alınabiliyor. Hakem kardeşlerimiz kararlarını verirken 'gri' dediğimiz pozisyonlarda mutlak surette hem kendilerinin hem kamuoyunun vicdanının rahatlaması için bence VAR'ı tereddütsüz kullanmaları gerekiyor."
VAR kayıtlarının dışarı sızıp sızmadığı yönündeki soruyu yanıtlayan Özdemir, "Geçen sezon bir kulüp yöneticisi 'Bende VAR kayıtları var.' diye iddiada bulundu. Diğer kulübün başkanı ve yönetimi onu mahkemeye verdi. Spor mahkemesi kendisini suçlu buldu ve para cezasına çarptırdı. Dediği doğru çıkmadı. Zan altında kaldık. Bu yıl da bir iki maçta söylenti oldu ama 'Söylenenlerin doğru olup olmadığı araştırılsın.' dediğimde hiç araştırılmadı. Bizim VAR kayıtlarımız hiçbir zaman dışarı sızmıyor. Yarın öbür gün bilmem. Disiplin içinde yapıyoruz." diye konuştu.
Hakem eğitimine de büyük önem verdiklerini kaydeden Özdemir, şunları söyledi: "Bir hakemin yetişebilmesi için 8 yıla varan eğitim var. Merkez Hakem Kurulu, önemli kararlar alarak bu süreyi kısaltmaya çalışıyor. Hakemliği hem gençleştirelim hem de yeni isimler gelsin. Futbolu bırakan arkadaşlarımız da bunu tercih etsin. Bir senede netice alamayabiliriz ama Merkez Hakem Kurulunda ve hakemlerimizde iyi gelişmeler olacağına inanıyorum."
Yabancı oyuncu sayısıyla ilgili tartışmalara da değinen Özdemir, "Yabancı sayısının azalmamasını isteyen önemli kesim var. Değişmesini isteyen de önemli kesim var. Bu konuda Süper Lig'deki kulüpler ortak karar verecek. Kendi aralarında anlaşmaları lazım." ifadelerini kullandı.
Kulüpler Birliği Vakfının bu konuda bir çalışma yaptığına dikkati çeken Özdemir, "Ben de Sayın Şenol Güneş'e bir çalışma yaptırıyorum. Bütün oyuncuları seçen kendisi, onun da görüşünü almamız gerektiğine inanıyorum. Milli maçların ardından Türkiye'nin gündemi sanıyorum yabancı oyuncu çalışması olacak. Belki 3 yıllık periyotta yabancı sayısında varmak istediğimiz nokta olacak. Sayı azalır mı azalmaz mı şu anda bir şey söyleyemem." değerlendirmesinde bulundu.
Yabancı oyuncu sayısının yanında kriterlerin de önemli olduğunu kaydeden Özdemir, şunları ifade etti: "Sayı kadar buraya koyacağımız kriterin de tartışılması gerektiğine inanıyorum. Bazı büyük kulüplerin başkanlarının sayı kadar oyuncuların nitelikleri konusunda bir sınırlama getirilmesi veya kriter olması yönünde talepleri var. Mutlaka buna önem vermemiz gerekli. Birçok takımımızda 30 yaş üstü çok sayıda futbolcu var. Maalesef Süper Lig'de ve 1. Lig'de oynuyor. Bazı özelliklerin aranması gerektiğine ben inanıyorum. Kararı tek başıma verecek değilim. Federasyon ve Kulüpler Birliği olarak, Şenol Güneş'in de görüşünü alarak bir noktaya varmamız gerekiyor."
"İyi destekle milli takımımız iyi netice alacak"
Toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özdemir, A Milli Takım'ın 2020 Avrupa Şampiyonası Elemeleri'nde bu akşam İzlanda ile yapacağı maç konusunda, "Bir puan almak bize yetiyor. Kolay bir maç değil, bize ters gelen futbolları var. Gruptan çıkacak neticeyi alacağımıza inanıyorum. Gruptan çıkacak neticeyi inşallah elde ederiz. Hep birlikte inşallah bu mutluluğu yaşarız." ifadelerini kullandı.
Maça taraftarların ilgisiyle ilgili soruyu yanıtlayan Özdemir, "Eskiden tribünleri dolduramıyorduk. İzlanda maçında bir kişilik yer yok. Stat 100 bin kapasitede olsaydı dolardı. Atatürk Olimpiyat Stadı'nı Şampiyonlar Ligi için hazırlıyoruz. Artık milli takımın stadı olacak. Maçın 90 dakika olduğunu unutmayacağız, uzatmalara kadar milli takımımızın desteklenmesini bekliyorum. İyi destekle milli takımımız iyi netice alacak" değerlendirmesinde bulundu.

18 Ağustos 2019 Pazar

Şenol Güneş: "Yabancı sayısı kademeli olarak azaltılabilir"

A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, NTV ekranlarında yayınlanan %100 Futbol'da Rıdvan Dilmen ve Murat Kosova'nın sorularını yanıtladı. Güneş, yabancı oyuncu kuralıyla ilgili olarak, "Yabancı sayısı kademeli olarak azaltılabilir. Yabancı oyuncu konusunda uygulanan bir sistem var. 'Hadi kaldırın' diyemezsiniz. 14 yabancı var. Asıl konu kulübün genel yapısı. 14 yabancıyı Avrupa'da kullanabilirsiniz, ancak Türkiye'de mesela önce 10 oynayacak, sonraki sene 9'a, sonraki sene 8'e indireceksiniz." dedi.

Şenol Güneş'in açıklamalarından satır başları;
Bir düzensizlik karışıklıklar var. Kötü değiliz. Yaptığımız yatırımları tartışmamız lazım. Almanya'nın yatırımları çok fazla olur. Oyuncu çıkarmadıkları anda bir araya geliyorlar. Biz gelmiyoruz. Almanlar tartışırken konuyu tartışıyor. Biz birbirimizi tartışıyoruz.

Dünya Kupası'na giderken yalnızlık. Gelirken kalabalıktık. Taksim'e gelişteki erkeği kadını, yaşlısı genci herkes aynı duyguyu paylaşıyordu. Şu anda buna ihtiyaç var.

Bu ülkenin geleceğiyle ilgili planlar gerekiyor. Saha sonuçları iyi olmadığında anlatımda zorluklar yaşıyoruz. Almanya zaman zaman bocalıyordu. Yabancı oyuncuları alarak onları yetiştirdi ve iyi saha sonuçları almaya başladı.
Milli Takım kaptanı olarak futbolu bırakıp kursa gittiğimde, "Bana topla nasıl oynanacağını göster kursa alalım" dediler. Ben bu savaşları da verdim. Antrenörlük eğitimini ne çok kolay ne de zor yapmak lazım. Eğitimcilerin daha çok eğitilmeleri gerekiyor.
Kulüplerin yapısının değişmesi gerekiyor. Dernekler Kanunu'yla yönetiliyor. Sonuçtan giderek sebepleri bulmaya çalışıyoruz. Bursaspor altyapısı iyi kulüplerden bir tanesi. Ama sonuçları iyi değil. Bunlar yapılırken, bu kulübün güçlü olması lazım.
Orada bir sürü antrenör vardı. Atay Yurdakul, Ahmet Armutçu, Ergun Kantarcı vardı. Ben onun peşinden geldim. Tesadüfen kaleci oldum. Şimdi tesadüfen olmasını istemiyorum. Trabzon'da hala o alt yapı var. Hala bu işlere emek verenler var.
Bursa, Trabzon, Kocaeli, Sakarya, Adana şehirleri futbola müsait. Oradan çıkan eski oyuncu ve hocalar oraya model oluyor. Şimdi popüler, toplumda ilgi görüyor, para kazanıyor. Trabzon buna müsait. Biraz kaderine bırakıyoruz. Ahmet Suat'a teşekkür edilmesini istiyorum
Doğru yanlışları bütün kulüpler biliyor. Kısa zamanda başarı elde etmek için alt yapıma döneceğim demek taraftarı tatmin etmiyor. Daha önce de kariyerli oyuncular alındı ama karşılığı alınmadı. Ekonomik kriz gelince küçülmeye gidildi.
Şu anda sokak araları yok. Semtlerde sahalar olması lazım. Bu futbol için değil, yüzme için de olmalı. Mahallede sokakta oynadık. Çok büyük avantajlarını gördük. Taşlar üzerinde top yapmak kolay değil. Koordinasyonu, zekanızı geliştiriyor.
Yabancı oyuncu bana göre son maddedir. Çok oyuncu ürettiniz mi? Bunların sayısı fazla olduğunda getir yabancıyı göreyim o zaman. Sizde olmadığında ve yabancı getirdiğinizde oyuncunun önünü kesiyorsunuz. Şu anda yerli oyunculara %23 şans veriyoruz.
Yabancı sayısı kademeli olarak azaltılabilir. Yabancı oyuncu konusunda uygulanan bir sistem var. 'Hadi kaldırın' diyemezsiniz. 14 yabancı var. Asıl konu kulübün genel yapısı. 14 yabancıyı Avrupa'da kullanabilirsiniz, ancak Türkiye'de mesela önce 10 oynayacak, sonraki sene 9'a, sonraki sene 8'e indireceksiniz.
Cesur olanların önünü kesiyoruz. Fikrini üretenleri yok ediyoruz. İşimle ilgili fikrimi söylüyorum. Bana dersin ki 'Hocam yanlış, doğrusu bu'. O zaman ben değişirim. Şikayetçi olmak için konuşursan sen işini sevmiyorsun demektir.
Burak futbolu seven bir çocuk. Hataları var mı, var. Transferleri başkanlar yönetimler yapar, hocalar yardımcı olur. Sonradan ben gittim oradan, ayrılmak durumunda kaldım. Adını de koyarsanız koyun.
Burak konusunda tartışılan konu, düştü, penaltı oldu... Bunu sahiplenmek gerekiyor. O gün bir zorluk vardı, taraftarın kızanı da vardı. İlk maçta Erzurumspor maçıydı. 'Burak'ı al git' diyenler de oldu. O da Beşiktaşlı Burak. Trabzon'da da Galatasaray'da da müthiş bir iş yaptı.
Trabzon'da doğdum. Trabzonspor'un doğuşuyla başlangıç yaptım. Trabzonsporlu Şenol olarak biliniyorum. Bursa'ya ve daha sonra Beşiktaş'a geldim. Beşiktaş'ta sevgi yumağı içerisinde oldum. Karakter olarak da örtüştüğünü düşünüyorum.
Fransa'yı yenmek güzel ancak bu bizi yanıltmasın.

NTV % 100 Futbol Full İzle | Konuk: Şenol Güneş | 18 Ağustos 2019

6 Ağustos 2019 Salı

TFF Başkanı Nihat Özdemir NTV'ye konuk oldu (Video)

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, NTV'de yayınlanan "%100 Futbol" programına konuk oldu. 

Başkan Nihat Özdemir, canlı yayında eski milli futbolcu ve futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen ile sunucu Murat Kosova'nın gündeme dair sorularını yanıtladı. Ülke futbolundaki zorlukların üstesinden kolaylıkla geleceklerini dile getiren Başkan Nihat Özdemir, şöyle konuştu:
Kulüplerle el ele verirsek başarırız
"İş hayatının yanında spor hayatım da var. Bu 25 yıllık bir maziye dayanıyor. İlk Ankaragücü ile başladım. Yönetim Kurulu üyeliği, başkan vekilliği yaptım. Sayın Ali Şen döneminde Fenerbahçe'de görev aldım. Fenerbahçe'de çok şey öğrendim. Çok güçlüydük. Herkesin ayrı bir özelliği vardı. Hepsinden bir şeyler öğrendiğimi hissediyorum. Aziz Yıldırım döneminde görev aldım. Uzun yıllar başkan vekili oldum. En zor dönemlerde ben bulundum. Başkan vekilliğim döneminde hepimizin bildiği 3 Temmuz olayı yaşadık. Ne kadar zor olduğunu gördüm. Kulübümüzün, Türkiye'mizin zor bir dönemiydi. O zamanlar Sayın Mehmet Ali Aydınlar, TFF Başkanı idi. Onunla olan görüşmeler, kulüpler arasındaki dengeler, hukukta mücadelemiz vardı. Sayın Rıdvan Dilmen'in yaptıklarını unutamam. Türk sporu ve Fenerbahçe için çok önemli işler yaptı. Türk sporunun düze çıkması için çok şey yaptı. Önemli destekler vardı. Sonrasında Sayın Demirören de en kötü dönemde geldi. Şu an da kötü. Ama o dönem en kötü dönemdi. O günler gerçekten çok zordu. Kaosun ortasına geldi, Sayın Demirören inançlıydı. 'Bu kaosu bitireceğim' dedi. Yaptıklarıyla bitirdi de… Türk futbolu düzlüğe çıktı. Bugün başka bir zorluk var. Üstesinden kolaylıkla gelinebilir. Kulüplerimizin maddi yapıları var. Zorluğun başka bir dönemindeyiz. Kulüplerimiz, bizler el ele verirsek aşarız. Bankalar Birliği'nin desteğini de düşünürsek bu işin altından kalkarız."
Bütün kulüplere ödemelerini yaptık
Başkan Nihat Özdemir, beIN Sports ile ilgili imzalanan ek sözleşme ile ilgili süreci ise söyle anlattı: "Biz göreve geldiğimiz zaman BeIN Sports ile ilişkileri kucağımızda bulmadık. Biz geldiğimizde had noktaya vardı. Yayıncı kuruluşun yetkilileri, Sayın Demirören'e hep anlattılar sıkıntılarını. Türkiye seçim sürecinden geçti. Birkaç seçim arka arkaya oldu. Hepimizin bildiği gibi geçen ağustos ayından beri yaşadığımız o sıkıntıların da bugünkü duruma etkileri var. Biz göreve geldiğimiz zaman 2018-2019 sezonunun son taksiti vardı. Haziran ayında FIFA Kongresi vardı. Biz seçildik ve Servet Bey ile Paris'e gittik. BeIN Sports'un merkezini de ziyaret ettik ve süreç başladı. Kendilerine, "Bu bir süreçtir. Konuşarak, tartışarak bir noktaya geleceğiz. Birbirimize destek olalım" dedik. BeIN Sports'u Türk futbolunun stratejik ortağı kabul ettik. 200 milyon liralık son taksit vardı. Bunu istedik. Kulüplere aktarmak istedik. Bizi kırmadılar. Dönüşümüzde parayı havale edip sezonu kapattık. Fakat yeni sezona anlaşma yapmadan ödeme yapmayacaklarını Yusuf Bey (beIN MEDIA GROUP ve Digiturk CEO'su Yousef Al-Obaidly) bize anlatmıştı. 2 aya yakın 14 önemli toplantı yaptık. Bu toplantıların birkaçında Kulüpler Birliği'nden temsilciler aldık. Kulüpler Birliği'ne de gittik. Geçen hafta cuma günü son noktayı koyduk. Bir noktada anlaşabildik. Bu anlaşmanın şartlarını Yusuf Bey'e anlattık. Anlaşmayı cuma günü saat 18.00'de yaptık. Bugün ödeme yaptılar. Biz de kulüplere ödeme yaptık. Gelecek mayısa kadar bir indirim yaptık. Dolar bazında geçen seneye göre yüzde 10 bazında indirim yaptık. Şartlarını etraflıca konuştuk. Dün akşam para geldi. Bugün öğlen bütün kulüplerimize ödeme yaptık. Süper Lig, 1. Lig, 2. Lig ve 3. Lig'in tüm kulüplerine para gönderdik. İnşallah 16 Ağustos'ta yeni sezon başlayacak. Türk Futbolu, Türk insanı için çok önemliydi. Yola çıktık gidiyoruz. İhalelerde şirketler yarışır. Ligimiz kötü değil. Futbolu seven bir ülkeyiz. Avrupa'nın en yaşlı ikinci ligiyiz evet. Ama önümüzdeki günlerde takımlarımız gençleştirme politikasına gitmek zorunda. Mecburlar. Bu bütçelerle bu işleri yapamayacaklarını gördüler. Altyapıya önem verecekler. Birkaç takımımız harekete başladı. Verim alacağımıza inanıyorum. Çok önemli futbolcular yetiştireceğimize inanıyorum. Yusuf Yazıcı gibi bir oyuncumuz 17.5 milyon euroya transfer oldu."
Liyakatli insanlardan atamalar yaptık
Kulüp Lisans Kurulu ile ilgili bir soru üzerine Başkan Nihat Özdemir, şu ifadeleri kullandı: "Ceza verilir, puan silinir.  Her şeyimiz şeffaf ve açık. Kamuya açık olarak her şeyi yapmaya çalışıyoruz. 1 Haziran'da tüzük değiştirdik. En önemli konulardan bir tanesi lisans yönetmeliğiydi. Lisans Kurulu 5 kişiden meydana geliyordu. 7 yaptık. Bu kurulun atamasını yaptık. Esas mesele bu… Lisans yönetmeliğini takip edecek, yön verecek ve cezaları kesecek bir kurul olmalı. Tamamen bağımsız… Kulüp ayrımı yapmayacağız. Bugün bile Kulüpler Birliği Başkanı ile görüştüm. Bütün bilançoları yeminli mali müşavirle denetleyeceğiz. Hemen inceleyeceğiz. Harcama limitlerini ortaya koyacağız. 2 Eylül'de bunu açıklayacağız. Neden transfer sezonuna yetiştiremedik? Çünkü 1 Haziran'da transfer sezonu başlamıştı ve bizim genel kurulumuz vardı. Ama ocak ayındaki ara transfer döneminde bu yaptırımları ortaya koyacağız. X kulübe "Şu kadar para harcayabilirsin" diyeceğiz. İlk 1 sene yüzde 30 aşabilir. 2. sene bütçenin yüzde 15'ini geçer. 3. sene bu rakam sıfıra düşüyor. Bir anda sert olamazsınız. Biz limit vereceğiz. Lisans kurulu 7 kişiye çıktı. Üç tane Bankalar Birliği'nden gelen arkadaşımız var. Ziraat Bankası, Halkbank, Denizbank… İki tane yeminli mali müşavirimiz var. Bir de hukuk profesörümüz var. Kararları kesin olacak. Her verdiğimiz cezanın Yargıtay'ı olması lazım. Federasyonun Yargıtay'ı Tahkim Kurulu'dur… Tahkim aynı şekilde bağımsız. Liyakatli insanlardan atamalar yaptık. UÇK, MHK, Lisans Kurulumuz liyakatli insanlardan tayin edildi. İnşallah bağımsız çalışacaklar. Ellerinden geldikçe Türk futbolunun önünü açarak disiplin ve adaletten ödün vermeden devam edecekler. İnşallah bir yola çıktık. Güzel olacak her şey. Bütün kulüplerimizle bir araya geldik. Bunları konuştuk. Tartıştık. Yola çıktık. Bu cezalara gelince neler var? İhtarla başlıyor. Kadro sınırlaması geliyor. Bir kulübümüz transfer yapacak fakat biz ona lisans vermediğimiz için oynatamayacak. En sonu puan silme… Verilecek… Olacak… Bankalar Birliği bunları bizden istedi. Bir şahsın kararına göre değil. Lisans yönetmeliğine göre devam edecek. Artık kulüplerimizi yalnız bırakmadık. Eğitim vererek yolumuza devam ediyoruz. Şahıs sorumluluğu verme yetkimiz yok. Belki Kulüpler Birliği yasasında bu girebilir. Görüyorum ki Bankalar Birliği'nin yapmış olduğu yeniden yapılandırmada yöneticiler ve başkanlar sorumlu veya kefil olabiliyor. Gelirlere bakılıyor. Harcama limiti veriliyor. Biz uyum içerisinde çalışarak mali disipline getirmeye çalışıyoruz kulüplerimizi… 18 takımlı bir ligiz. 10 kulübün yapılandırmaya ihtiyacı yok. Hepsi 8 takım. Diğer 10 takımda sıkıntı yok. Yapılandırma istemiyorlar. Kasımpaşa, Başakşehir, Sivasspor şirket… Gençlerbirliği şirket… 10 takımın yeniden yapılandırmaya ihtiyacı yok. Fenerbahçe, Antalya, Konya görüşmeler devam ediyor. Tahmin ediyorum 15-20 gün içinde bu 8 takımın yapılandırması yapılacak ve bu iş bitecek. Sağ olsun Sayın Spor Bakanımız bu süreç içerisinde gerçekten çok büyük destek oldular. Kulüpler Birliği Başkanımız Sayın Fikret Orman, Sayın Göksel Gümüşdağ, Sayın Ali Koç, Sayın Ahmet Ağaoğlu çok destek oldular. Bir uyum içerisinde diğer kulüplerimizin desteğiyle bugünlere geldik. Sayın Servet Yardımcı ve Erhan Kamışlı ile birlikte sürekli görüşmeler içerisindeydik. Sonuna geldik. Fair-Play sistemini de oturtabilirsek, Lisans Kurulu da iyi çalışırsa Türk futbolu için bir başlangıç dönemi olacak. Yönetmeliğimizi UEFA'ya gönderdik. Türk futbolunu bekleyen cezalar ortadan kalkmış olacak. Bu sene Trabzon ve Fenerbahçe son dakikada ceza almadan yollarına devam ediyorlar. Belki UEFA gelirlerinden belli bir kısmını ödeme kararları çıktı ama katılmama kararı almadılar."
EURO 2028'e aday olacağız
Başkan Nihat Özdemir, 2019 UEFA Süper Kupa ve 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi finalinin İstanbul'a katacağı değer konusunda şu açıklamayı yaptı: "Servet Yardımcı şu an UEFA Yönetim Kurulu Üyemiz. Çok etkili. İyi ilişkileri var. Sayın Demirören'in de katkılarıyla Süper Kupa Finali ve 30 Mayıs'taki Şampiyonlar Ligi Finali de bu ilişkilerle alındı. İstanbul'umuza önemli değerler katacak bu maçlar."
Başkan Nihat Özdemir, EURO 2024 adaylık süreci ile ilgili de şöyle konuştu: "Sayın Ali Koç ve Yıldırım Demirören sunumlar yaptı. Ama olmadı. Biz Madrid'den filan çok iyiyiz. İnşallah ayın 14'ünde UEFA Süper Kupa'yı yapacağız. Madrid'den daha iyiyiz altyapı olarak… Son Şampiyonlar Ligi finali orada oynandı. Bizim altyapılarımız, bizim turizm tesislerimiz, havalimanlarımız çok daha iyi. Madrid'de 1, bizde 2 havalimanı var. Liverpool İstanbul Havalimanı'na, Chelsea Sabiha Gökçen'e gelecek. Orada final olacak. Metrolar bitecek. Otoyollar bitiyor. İnşallah 6 ay sonra İstanbul trafiği çok rahatlayacak. Yatırımları biliyorum. Daha neler yapılacağını biliyorum. Almanya'dan daha iyiydik bence. Ama Almanya'nın UEFA Yönetim Kurulu üyeleri üzerinde çok büyük ağırlığı vardı. Şimdi hedefimiz 2028 Avrupa Futbol Şampiyonası… İnşallah 2028'i alacağız. Hele böyle büyüyen bir Türkiye'de… 105. yılımız olacak… Almamamız için bir neden göremiyorum. İnşallah ben bunu görürüm. İki tane örnek final maçını nasıl yönettiğimizi, ulaşımı nasıl sağladığımızı, otellerimizin güzelliğini göstereceğiz. Stadyuma 1.5 km. içerisinde 6-7 yıldızlı otellerimiz var. Onun için çok ümitliyiz."

UEFA ile anlaşma imzalayacağız
Başkan Nihat Özdemir, altyapı projeleri konusunda yapılan çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi: "UEFA, futbolun küçük yaşlardan itibaren oynanmasını istiyor. Bir proje var. Anlaştık. Oğuz Çetin ve Tolunay Kafkas bu işin içinde. Bir ekip kuracağız. Futbola emek vermiş çok önemli isimleri görevlendirmek istiyoruz. Futbola başlama yaşını küçük yaşlara çekmek istiyoruz. Yakında açıklamaları yaparız. UEFA da sosyal projelere önem veriyorlar ve önemli bütçeler ayırıyorlar. UEFA Süper Kupa 14'ünde. Bir anlaşma imzalayacağız. Şanlıurfa'da bazı spor yatırımları için bize yardım edecekler. Orada çok Suriyeli var. Spor tesisleri yaparak destek olmak istiyoruz. Çalışmalar devam ediyor. İnşallah anlaşmayı 13 Ağustos'ta İstanbul'da imzalayacağız. Biz göreve geldiğimizde 2 milli maçımızı aldık. Arnavutluk'u 2-0 yendik. Sonra evimizde Moldova'yı 4-0 yendik. En önemlisi Fransa'yı 2-0 kazandık. İsterdik ki İzlanda'dan 1 puanla dönelim. Ama olmadı. Şu anda grubumuzda 3 tane 9 puanlı takım var. 3 maç var. Eylül'de Andorra ile oynayacağız. Bu 3 maçta hata yapmamalıyız. Sonra Fransa'ya gidiyoruz. En son İzlanda maçı var. O maç final olacaktır. Ama şunu ifade etmek isterim ki; Fatih Terim'le başlayan, Lucescu ile süren ve Şenol Güneş'le devam eden yeni jenerasyon projesi tutmuştur. Şenol Güneş her takımın kampını ziyaret ediyor. Ben demedim ona. Kendisi planlamış. Almanya'daki kamp noktalarına gidiyor. Oradaki teknik direktörler ile konuşuyor. Takımdaki oyuncuları izliyor. Türk çocuklarını motive ediyor. Ben bunun faydalarını önümüzdeki maçlarda göreceğimizi düşünüyorum. Bizim hedefimiz 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası… Sonra 2022 Katar Dünya Kupası'na gidebilirsek ilk 10'a doğru yürürüz. Arka arkaya iki şampiyonaya da gidersek FIFA sıralamasında 20'nin altına düşeriz. Sonra da 10'a gireriz. Belçika şu anda zirvede. Kim diyebilir ki Belçika 5 sene önce buralara gelecekti… Biz de öyle bir jenerasyon yakaladık. İyi bir hocamız var. İyi kadro kurdu. Kendisinin yaptığı düzenlemeleri bize anlatıyor. Şenol Güneş'e güveniyorum."
Milli Takım'a destek istiyoruz
Başkan Nihat Özdemir, "İstanbul'a Milli Takım'ın gelmesi noktasında beklentileriniz nedir?" şeklindeki bir soru üzerine "Birçok yeri dolaştık. Eskişehir, Antalya, Trabzon'a gittik. Uzun zaman önce bir tatsız olay oldu ve bu şekilde İstanbul uzak kaldı. Artık zamanı gelmişti. Şenol Güneş ile konuştuk. Maçları yapmaya karar verdik. İlk maç Vodafone Stadı'nda. Sonra Fenerbahçe Stadı'ndayız. İzlanda maçı final olabilir. İş de bitebilir. Galatasaray'ın sahasında olacak bu maçta. İnşallah 3 maçı arka arkaya İstanbul'da oynayacağız. Ama onlardan da yani taraftarlardan da destek bekliyoruz. Destek istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Başkan Nihat Özdemir, "Galatasaray Kulübü Kulüpler Birliği toplantılarından uzak kalmış durumda. Siz bunu nasıl yorumluyorsunuz?" sorusuna ise şu cevabı verdi: "Ben bu konuda çok önemli bir mesai sarf ediyorum. Bir açıklama yüzünden gerilim oldu ve bu gerilim sürüyor. Fikret Orman'a ve Mustafa Cengiz'e bunun yeter olduğunu söyledim. Bir araya gelmeleri fayda sağlayacaktır. Biz de TFF olarak kavgaların olmaması gerektiğini ve Kulüpler Birliği'nin de birlik ve beraberlik içinde olursak daha kolay kararlar alabileceğimizi, pastayı nasıl büyütebileceğimizi konuşabileceğimizi düşünüyorum. Bugün bile mesai harcadım. İnşallah az kaldı. Başarılı olacağım. Hem Mustafa Cengiz'in hem Fikret Orman'ın iyi niyetli olduğunu görüyorum. Diğer kulüpler de bunu istiyor. İnşallah başarılı olacağız."
Başkan Nihat Özdemir, hakem klasmanlarıyla ilgili ise "Netice olarak bu kararı MHK verdi. Hakemlerin performanslarına bakarak verdiler. İki maça bakarak vermediler. Rize maçında hata yapılmıştır. Beşiktaş-Galatasaray maçında hata yapılmıştır. Bu sebeple gönderilmiş değiller. Bütün yıl boyunca sergiledikleri performanstan dolayı yeni MHK bu hakemlerle devam etmeme kararı aldı. Bağımsızlar. Elimizden geldiği kadar müdahale olmayacak. Yalnız MHK değil. Disiplin Kurulu, UÇK, Tahkim ve Lisans Kurulları… Hepsinin önüne geçecek" dedi.
Başkan Nihat Özdemir, sözlerinin sonunda yeniden Finansal Fair Play'e vurgu yaptı: "Hepsini açıklayacağız internet sitemizde… Galatasaray 300 milyon lira harcayabilir. Tüm masraflar buna dahil… Bunu aşamaz… İlk yıl yüzde 30 aşabilir. 390'a gider. 2. yıl 345 olur. 3 yıl aşamaz. Kadro sınırlaması getirilir, transfer yasağı getirilir, 1 puan, 2 puan, 3 puan silinir. Şampiyonluk yarışında 1 puan değerli. Kümede kalmayı etkileyebilen kararlar olabilir. Ciddiyetimizi anlasınlar diye Kulüpler Birliği'ni ziyaret ettim. Her yerde tolerans gösteririz ama Lisans Kurulu'nda göstermeyiz. Şimdiden söylüyorum. Bugün yapılan transferler 2 Eylül'de vereceğimiz kararın içinde…"
Hata olursa başkandan sorarım
Başkan Nihat Özdemir, MHK ile ilgili bir soruya "Ben bir şey demedim. Sayın Zekeriya Alp'in listesine müdahale etmedim. Ben Zekeriya Alp'i tanırım. Kurul üyeleri muhatabım değildir. Sayın Zekeriya Alp'ten hesap sorarım. Temsilciler Kurulu'nda Sayın Arıcı'yı tanırım. Hata olursa başkandan sorarım. Kurul üyelerinin birbirleriyle uyumlu çalışmaları gerekir" şeklinde yanıt verdi.
VAR kayıtlarıyla ilgili olarak da Başkan Nihat Özdemir, "Başkan olarak benim dinleme yetkim yok. Bazı savcı arkadaşlar yazılar yazdılar. UEFA da bu gizliliği istiyor. Bu sene inşallah daha iyi olacak. Geçen sene başarılıydık. Bence başarılıydık. Birkaç tane bariz hatamız oldu. Almanya'da, İtalya'da, Fransa'da olmadı mı? İlk dönem çok iyiydik. İkinci dönem oldu hatalar maalesef. İnşallah bu sene olacak" diye konuştu.

15 Ağustos 2017 Salı

Dursun Özbek %100 Futbol'a konuk oldu

Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, NTV Spor’da yayınlanan % 100 Futbol Programı’nda Rıdvan Dilmen ve Murat Kosova’nın sorularını yanıtladı.

Dursun Özbek’in öne çıkan açıklamaları şu şekildeydi:

“DOĞRU İŞ YAPMIŞIZ”
“Östersunds mağlubiyeti büyük bir travma yarattı. İki sene peş peşe kabul etmeyeceğimiz sonuçlar bu travmayı daha da derinleştirdi. Bu travmadan çabuk çıkmak gerekiyordu. Sezon alışık olmadığımız şekilde bizim için erken başladı. Sezonun başlangıcı gerçekten Galatasaray için erken olmayan bir dönemdi. Aşağı yukarı aynı takım 5 senedir oynuyordu. Takımın içinde bir doymuşluk, bir mental yorgunluk hissediliyordu. Bu sene hazırlıklarına başladığımız zaman takımın büyük oranda bir değişime tabii tutulmasına karar verdik. Her ne kadar inanarak bu hamleyi yapmış olsak da bunun meyvesini toplamak başka bir şey. Hep bir risk vardır. Ben o heyecan içindeydim. Hayatımda dünkü maç kadar heyecan duymamıştım. Bu işin başındaki kişi olarak kelime haznem yaşadıklarımı tarif etmeye yetmiyor. Takımı görünce ‘Doğru iş yapmışız’ dedim. Sonrasında yaşadığımız haz bambaşka bir şey. Galatasaray olarak sezon transferlerimizi iyi yaptığımızı, eksiklerimizi iyi tespit ettiğimizi düşünüyorum. İlk maçta da taraftarlarımızı memnun ettik. Buradaki risk ilk günden çıtayı bu kadar yükseğe koymuş olmak. İyi başlamak, iyi bitirmenin işaretidir. Bunu daha aşağı indiremezsiniz. İnşallah dostça, sakatlığı az, barış içinde ve keyifli geçen bir lig olsun. Eminim ki geçen seneden daha keyifli bir lig seyredeceğiz.”
“Galatasaray’da birçok oyuncu ilk kez maça çıktı ama bu oyuncularla bizim temasımız yeni değil. Oyuncular yaşananları, travmayı biliyordu. Bu oyuncular da Galatasaray’ın geçen sezonunun sonunu ve bu sezon başındaki travmayı yaşadılar.”
“TUDOR ENERJİSİNİ YANSITIYOR”
“Sayın Tudor’u biz geçen sezonun devre arasında getirdik. Biz iş disiplini olan, bir ciddiyeti ve heyecanını futbolcuya ve sahaya yansıtan bir antrenör istedik. Bu bizim anlayışımız. Tudor’da sizi etkileyen bir şey var. Enerjisini hissediyorsunuz. Antrenmanlarda kolunun altında sürekli 2-3 topla geziyor. Devamlı bir enerji içinde... O enerjiyi bize yansıtıyor. Geçen sezon için Sayın Tudor’u suçlamak yanlış olur. İddiasından biraz uzaklaşmış bir takım vardı. Takım içindeki belli bir uyum zorlukları da söz konusuydu. Takım yıllandıkça futbolcularda farklı tarzlar, hisler oluşur. Artık kendisini Galatasaray’ın her şeyi olarak görebiliyorlar. Dolayısıyla ‘oyuncuya bağlı düzen’ lafı biraz irite edici… Hiçbir yönetici bunu kabul etmez. Galatasaray’ın içinde aşağı yukarı 4-5 tane böyle futbolcu vardı. Bu onların kötü olduğu anlamına gelmiyor. Galatasaray’ı çok sevdiğinden kendisini Galatasaray’ın her şeyi gibi görmeye başlıyorlardı. Bu biraz da mayanın nasıl atıldığına bağlı. Bu manadaki oyuncularla yolları ayırınca da etkisini gördük. Bugünkü uyum, Tudor’un nasıl bir antrenör olduğunu da gösteriyor.”
“Ben başkan yardımcısıyken bazı tespitleri yapmıştık. Ama dönüşümü yapmak bir süreç istiyor. Bir anda bunu yapamazsınız. Elimizde sözleşmeler var nasıl yapacaksınız?”
“GALATASARAY BİRİNCİ ÖDEVİNİ İYİ YAPMIŞTIR”
“Arkadaşlar da bana telefon ediyor ‘Ya ne oldu bu Galatasaray’a uçakların inmesi falan…’ diyorlar. Bizim bu sezon yaptığımız transferin özeti şu; birincisi karşı kulübe ödediğiniz bonservis, ikinci kısmı bu insanlara ödenen maaş, prim ve devlete ödenen stopaj… Üçüncü bir husus da bu yaptığınız transferlerin UEFA Finansal Fair Play kuralları çerçevesinde kar zarar analizini yapmak. Biz sezon başında Galatasaray’da oynamak istemediğini belirten futbolcularla konuştuk. Yaklaşık 18 milyon Euro’ya yakın futbolcu sattık. Yüzde 90’u bunların peşin. Geride de 5-6 milyon Euro arası muhtemel gidecek futbolcu var. Yeni kurduğumuz takımda da ödediğimiz bonservis bedeli tutarı yaklaşık 34 milyon Euro. Ben eksi 10 milyon Euro civarında bu zararı hesaplamıştım. Şimdi 5 milyon Euro daha bir satış bekliyorum ve bu hedefe ulaşacağımızı düşünüyorum. Avrupa’da başarıya ulaşmak isteyen bir kulüp için 10 milyon Euro nasıl bir paradır? UEFA’dan bize konan limit 65 milyon Euro’ydu. Şu anda serbest bir dönemdeyiz. UEFA bunu demişse gerçekten demek ki Galatasaray’ın limitleri burada. Şu anda bu takıma ödenen maaş 61-62 milyon Euro çerçevesinde… Yepyeni bir takım kurduk. Ekstra 10 milyon Euro bir bonservis bedeli ödedik. Bu bonservislerin de büyük bir kısmı yıllara sarkmış durumda. Ben Galatasaray’ı şampiyon olsun Şampiyonlar Ligi’ne katılsın diye hazırlıyorum. Hedefimiz Şampiyonlar Ligi ise muhtemel rakiplerimiz Real Madrid, Barcelona, Bayern Münih… Artık herkes her futbolcuyu biliyor. İyi futbolcuyu herkes her yerde buluyor. İyi futbolcu da iyi para ediyor. İyi futbolcuyu da ucuza almak diye bir şey yok artık. Galatasaray kendi bütçesi çerçevesinde kalmak şartıyla sadece futboldan gelen parayla iyi bir kadro kurmuştur. Birinci ödevini de iyi yapmıştır.”
“Galatasaray Sportif AŞ’nin takribi geliri 100 milyon Euro’dur. Bu gelir Şampiyonlar Ligi’ne gittiğiniz zaman 550 milyon TL, UEFA Avrupa Ligi’nde oynarsan 480 milyon TL olur, hiçbirine gitmezsen 400 milyon TL’de kalırsın. Galatasaray’ı tenkit edenler bir şeyi gözden kaçırıyor. Biz 2015’te şampiyon olduğumuz için 100 milyon TL bir girdimiz oldu. Bir sonraki sezon da UEFA’dan bir ceza aldık. Bu cezayı bir trafik cezası gibi değerlendirdiler. Bu öyle bir ceza değildi. UEFA tarihinde ilk defa tarihinde FFP kuralları çerçevesinde bir kulübe ceza aldı. Bir sezonu UEFA’ya gide gele harcadık. 2 ayda bir Nyon’a, CAS’a gittik. Bu travmanın da o günkü yönetimle bir ilişkisi yok. Bir önceki yönetimin harcamalarının sonucu geldi bugünkü yönetimin kucağına düştü. Takımdaki oyuncular da önümüzdeki sezon Avrupa’da oynamayacağını düşünerek yaftalanmıştı. Herkes bunlardan etkilendi. Tenkit yapanlar sadece Galatasaray’ın geçen seneki gelirleri çok düşüktü diyor. Bir travmanın içinden çıkıyorsun. Bu sene de Avrupa kupalarından erken elendik maalesef. Ama her zaman A, B, C planlarımız var. Yaptığımız transferleri de bütçemizin içine sığdırdık. Seçildiğim günden beri söylüyorum Galatasaray kesinlikle bu faiz sarmalından çıkmalıdır. Geçen sene yaklaşık 150 milyon TL faiz ödedik. Bu sene Riva’dan gelen parayı Sportif AŞ’ye yatırdık 90 milyon Dolar’lık kredi miktarını kapattık. Özellikle Riva arazisinden gelecek paranın hiçbir başka yere gitme şansı yok. Benim projem Galatasaray’ı faiz sarmalından çıkarmak. Çünkü Galatasaray’ın gelirleri futbolu kendi bütçesi içinde döndürmeye yeterli.”
“GALATASARAY’IN KAPISI ARDA’YA AÇIK”
“Arda ile ilgili yorum yapma durumunda değilim. Çünkü o Barcelona’nn oyuncusu. Ben Arda ile her zaman görüşüyorum. Ben Arda’nın başkanıyım. O, Galatasaray’ın bir evladı. Arda, Türkiye’de hassas bir konu hala. Barcelona’nın bir futbolcusu. Bizim şu anda ‘Arda’yı getirdik, götürdük’ şeklinde yorumlar yapmamızı sakıncalı buluyorum. Arda Galatasaray’a gelmek isterse, Galatasaray’ın kapısı Arda’ya açık. Arda gibi futbolcuyu kim istemez. Böyle bir şey varsa da konuşmalarımızla bunu engelleyecek duruma girmek istemiyoruz. Arda bir dünya yıldızı. Dünyanın en iyi kulüplerinden birinin futbolcusu... Kim Arda’yı kadrosunda görmek istemez… ‘Ekmek veya su ister misin?’ gibi bir soru. Şartların oluşmasına bağlı bir şey bu… Arda’nın ve Barcelona’nın talep edebileceği bir ücrete hazır mıyız? Hayır… Barcelona 20, Arda 10 milyon Euro isterse hazır değilsiniz tabii ki… Tudor’la bu konu hakkında elbette fikir alış verişinde bulunuyoruz. Bir kişi veya bir sponsor yardım etmek isterse bu çok rahatlıkla çözülebilecek bir konu…”
“KADROYU 28 KİŞİDE TUTMAK İSTİYORUZ”
“Sol kanatta önde de arkada da bir eksiğimiz olduğunu düşünüyoruz. Ama beklenmedik şekilde oyuncularınızın performansları da farklılaşabiliyor. Mesela Linnes dün çok güzel oynadı. Kadroyu 28 kişide tutmak istiyoruz. Yerli oyuncu eksiğimiz de var. Bunların bazılarını U 17’den gelen çok başarılı oyuncularımız ile tamamlayacağız. Transferin sonuna doğru biraz daha rahatlamış durumdayız. Piyasa da sonlara doğru biraz rahatlamış olacak. Bazı transferlerimizi de transfer sezonunun sonunda yapmayı planladık.  48 kişilik bir kadrodan geldik buraya. 48 kişiyi 28 kişiye indirmek kolay bir iş değil. Hepsi kontratlı oyuncular. Biz bugün bunu sağladık. Buradaki önceliğimiz 48 orta seviye oyuncu olacağına 28 iyi futbolcu olsun. Ben o parayı 28 oyuncuya vereyim.”
“FEDAKARLIK TÜRK İNSANINA YAKIŞAN BİR DAVRANIŞTIR”
“Kulüpler Birliği’nde barışçıl olamaz mıyız? Biz hep gözünün üzerinde kaşın var kavgası içerisinde mi olmak zorundayız? Fenerbahçe Kulübü, asbaşkanı ile temsil ediliyor. Şekip Bey katkı verebilecek birisi mi? Son derecek katkı verebilecek bir kimliği var. Zaman zaman bazı kulüplerden de başkanları yerine başkan yardımcıları gelebiliyor. Bunu örnek gösterip ‘Ben de asbaşkanım seviyesinde temsil edileceğim’ çıkışını kamuoyuna bırakıyorum. Elbette gerekirse ben de gelirim, benim başkan yardımcım da gelir… Burası Kulüpler Birliği Vakfı. Türk futboluna öncülük edecek bir seviyeden bir seviyeye taşımak için kurulmuş bir kurum. Bizim bu kavgalara ihtiyacımız yok. O arkadaşlara sorsanız ‘Türkiye’de barışa ihtiyaç var’ derler. Peki sen barışı sağlamak için ne yapıyorsun? Biz çok büyük camiaları, milyonları temsil ediyoruz. Bazı kulüp başkanlarımızla telefonla konuşuyorum ve diyorum; bu kadar akıl zafiyeti, akıl tutulması olur mu? Bu davranışların kendilerine, Kulüpler Birliği’ne ne faydası var, egolarından başka… Dağ dağa küsmüş kimsenin haberi olmamış. Biz 18 kişi bu kendi aramızda bu işi çözemiyorsak yazıklar olsun. Bizim üreteceğimiz faydadan sen de faydalanıyorsan o zaman sen de katıl. Fedakarlık her zaman takdire şayan, Türk insanına yakışan bir davranıştır.”
“GÜNDEMİMİZ TRANSFERLERE HARCANAN PARALAR”
“Galatasaray’da Divan Toplantısı her ay yapılır. Olağanüstü dediğiniz zaman bunun içini açmak lazım. Olağanüstü gündemle toplanıldığı zaman da bunun dışında bir şey tartışamıyorsun. Birinci gündemimiz de transferlere harcanan paralar. Bu endişeyi duyan Galatasaray Divan Kurulu üyeleri son derece haklı. Çünkü Türk basınında öyle bir durum var ki Galatasaray karşıtlığı üzerine kurgulanmış… 5 senelik hesap üzerine kurgulanmış projeksiyonlar çıkartılıyor. Arkadaş, ben de 5 senede 500 milyon Dolar kazanıyorum. Müsaade edin de 100 milyon Dolar harcayayım. Bunları tersinden okursanız başka bir şey, düzünden okursanız başka bir şey. Galatasaray’ın bu sene içindeki kazançlarını hiçbir şekilde hesaba katmıyorlar ‘Bu para da Riva’dan gelen para’ diyorlar. Biz bu işi yaparken ticari gelirimizi artırma amaçlı hesaplar yapmıyor muyuz? Bu paraları Riva paraları ile eşleştirip algı yaratmanın kime ne faydası var? Biz Divan Kurulu’nda açıklamamızı yapacağız. İkinci konumuz da sosyal tesislerle ilgili. 20 gün sonra da normal Divan Kurulumuz var. 20 gün sonra Divan olan bir hususta yarın Olağanüstü Divan Kurulu koyuldu. Bunun ortaya yaydığı kötü enerjiden başka bir getirisi yok. Olağanüstü Divan yaparak bu transferleri geri çevirebilir misiniz? Bu adamları geri gönderebilir misin? Olağanüstü Divan talep etmekle sen başka bir mesaj vermek istiyorsun. Bir ara da imza topluyorlardı ben de saygı gösterdim. Biz zaten bu hesapları veriyoruz. 24 kişilik bir grup Olağanüstü Divan Kurulu istedi biz de yarın hesabını vereceğiz. “
“Fatih Terim ile ilgili bugüne kadar hiçbir gündem oluşmadı. Çünkü o Milli Takım’ın hocasıydı. Biz de zaten başka bir proje içindeydik Sayın Tudor’la... Fatih Hoca da beklenmeyen bir şekilde Milli Takım’dan ayrıldı. Ama şu anda Galatasaray’ın kendi sistemi var ve bu sistemin içinde de başarıyı yakalamak için çalışmaları var.”
“GALATASARAY’IN ÖNCÜLÜK MİSYONU VAR”
“Amatör sporlar Türk sporunun iyileşmez bir yarası gibi duruyor. Olmazsa olmaz… Hepsinin yapılmasının gerekliliği var. Hatta eksiklerimiz var bazı spor dallarında… Galatasaray’ın bir öncülük yapma misyonu var. Daha 1800’lü yıllarda Galatasaray Türkiye’ye eskrim, tenis, jimnastik gibi sporları getirdi. Bu yüzden Galatasaray’ın amatör sporlardan kopması kendi misyonuna ters bir olay. Bu sporlardan elde edilen paralar bu sporları yaşatmaya yetmiyor. Bu amatör sporları yaşatmak için yeni kaynak arayışına girmemiz gerekiyor.  Atletizmde Usain Bolt gibi birini yetiştirip ihraç edemiyorsak ve bizim de böyle bir misyonumuz varsa bu parayı nereden bulacağınız çok önemli değil. Biz de bu yüzden otel gibi projeler geliştirdik. Çünkü biz hep ithal eden bir ülkeyiz. Başka kaynaklar yaratıp içeriye sokmak zorundayız. Bize dediler ki ‘Siz inşaat şirketi misiniz?’ Üzerinde fazla durmuyorum bu sözlerin.”
“Biz bu sene basketbolda birinci ligde ve Eurocup’ta mücadele edeceğiz. Kadromuzu 4 milyon Dolar gibi bir paraya oluşturduk. Erman Kunter ile başarılı olacağımıza inanıyorum. Burada bütçe ile çok ilişkili bir durum var. İyi bir yatırım yaptığınız zaman salon spor dallarında başarıyı garanti etmiş gibi oluyorsunuz. Ama bu sene de hedefimiz zirveye oynamak. Sinan Güler ‘Seneye ben Euroleague’de oynayacağım’ dedi. Ben ne diyeceğim ki? Burada benim yıpranacağım bir konu yok. Sayın Ergin Ataman ile de kontratımız bitmişti. Onlar ayrıldı diye ben niye yıpranayım?”
"SELÇUK İNAN BİZİM KAPTANIMIZ"
“Selçuk İnan bizim kaptanımız. Şu anda kadromuzun da bir parçası. Selçuk, hocanın düşünmediği isimler arasında değil. Sabri, sitem etmek yerine gelip kapıyı çalabilir, bana bir talepte bulunabilir. Şimdi bana televizyon üzerinden bir şeyler söylerse ne yapılabilir? Sabri, bu yılın planlamasında yoktu. Bundan önceki yılın ve ondan önceki yılında kadro planlamasında da yoktu. Sabri, Galatasaray’ın bir parçası... Biz özellikle Sabri’yi geçtiğimiz yıllardaki kadroda tuttuk. Gayet de güzel oynadı.”
“Ceza yönetmeliklerinde federasyonun ve FIFA’nın koyduğu bir limit yok. Böyle bir kanaat nereden geliyor? Futbolcuyla mahkemelik olunca futbolcu FIFA’ya gidiyor ve FIFA, bunun sonucunda cezanın makul bir seviyede olması gerekliliği belirtiliyor. Ceza yönetmeliklerini mümkün olduğu sürece uygulamaya çalışıyoruz. Ama saha içinde negatif etkisi de olabiliyor. Çok hassas bir konu disiplin yönetmeliği. Sene başlamadan herkese yönetmeliği verdik.”
“VİDEO HAKEM HAKSIZLIĞI ORTADAN KALDIRABİLECEK BİR UYGULAMA”
“Video Hakem Uygulaması ikinci yarıda başlayacak. Çok enteresan görüşler hakim. Bir defa futbolun akıcılığını bozacak nitelikte. Futbolun bir akıcılığı var onu biraz etkileyeceğini düşünüyorum. Dursun Özbek olarak, Galatasaray Başkanı olarak değil, bunun futbolun doğallığına etki edebileceğini düşünüyorum. Ama son derece büyük bir haksızlığı ortadan kaldırabilecek de bir uygulama.”
"BİZ AVRUPA'NIN BİR PARÇASIYIZ"
“Galatasaray Spor Kulübü Başkanı olarak 6 yabancı sınırlamasından kaynaklanan bazı sorunları devraldık. Dar bir piyasa içindeyiz. Bütün dünyanın sana bir oyuncu kaynağı olması farklı bir şey, sadece Türkiye’nin oyuncu kaynağı olması farklı bir şey. 6 yabancı olunca Galatasaray’ın bazı kontratlı oyuncuları paraları ödenmelerine rağmen tribüne gitmişti. Yerli piyasası da öyle bir seviyeye çıkmıştı ki… Biz Avrupa’nın bir parçasıyız. Avrupa ülkelerinin dışında uygulanan bir sistemi düşünmemek lazım. Bizim rakiplerimiz onlar. Yabancı kuralına göre bazı Süper Lig kulüpleri getirdikleri yabancıları oynatıp, parlatıp iyi paralara satabiliyor.”
“YASA BİR AN ÖNCE ÇIKMALI”
“Kulüpler yasası bir an önce çıkmalı. Onun içinde yöneticilere gelen bazı sorumluluklar var. Biz Galatasaray olarak bunun için bir çalışma yaptırdık. Spor Yasası, uzun zamandan beri gündemde. Fakat uzun zamandan beri çıkmadı. Yönetici veya başkan seçilen kişilerin çok izanlı, akıllı kişiler olduklarını düşünüyorum. Bu insanların illa bir yasaya ihtiyacı yok. Ama madem bu olmuyor, o zaman bu yasanın gelmesi gerekir.”
"GALATASARAY’IN TARAFTARINA İHTİYACI VAR"
“Galatasaray’ın bütün branşlarının tarafsız hayal etme, taraftarsız olma şansı yok. Dün akşamki şenliği çok az etkinlikte bulabilirsiniz. O heyecanı başka hiçbir şeyin yaşatması mümkün değil. Bizim taraftarla ilişkimiz etle-tırnak gibi. Bu ilişkiyi daha da geliştirme sorumluluğumuz var. Galatasaray’da küslük olmaz. Sayın Gündüz Kılıç’ın söylediği gibi Galatasaray beraberce halatı çeken bir his takımıdır. Galatasaray taraftara küsemez. Galatasaray’ın taraftarına ihtiyacı var. Bu yıl, gişe gelirlerine Galatasaray’ın son derece ihtiyacı var. Biz yönetim olarak Galatasaray taraftarına keyif vermek için her şeyi yapıyoruz. Hata yaptığımız işler de yok mu? Var. Ama en iyiyi yapmaya çalışıyoruz. Daha iş yeni başlamışken gerek antrenörü, gerek futbolcuları protesto etmemek lazım. Bizi yalnız bırakmasınlar. Eksiklerimiz belli. Kanatta ve geride eksiklerimiz var. Kimse merak etmesin taraftarına keyif veren coşturan bir Galatasaray izlettirmek istiyoruz.”
“Kwadwo Asamoah ilgilendiğimiz bir futbolcu. Hem kendisiyle hem de kulübüyle görüşmeler devam ediyor. Ama sonuca ulaşmış bir durum yok. Çaba içindeyiz ama biten bir şey yok.”

8 Ağustos 2017 Salı

Aziz Yıldırım ile Şekip Mosturoğlu’ndan Özel Açıklamalar

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile Asbaşkanlardan Şekip Mosturoğlu NTV, NTVSpor ve Fenerbahçe Televizyonu'nun ortak yayınında Rıdvan Dilmen ve Murat Kosova’nın sorularını yanıtladı ve önemli açıklamalarda bulundu.

Programdan 1. Bölüm Satırbaşları:

Asbaşkan Şekip Mosturoğlu:

-UEFA ile 4 yıllık anlaşma gereği; 30 milyon Euro’ya kadar zarar hakkımız vardı, geçen sezon da 20 milyon Euro zarar hakkımız vardı. Bu da kur farkından dolayı. Bu sezonki hedefimiz 10, önümüzdeki sezon da 0 olması gerekiyor. Kamuoyunda futbolcu satmadan alınamadığı gibi bir algı var ama temel parametre zararın en aza indirilmesi. Biz, parametrelere uygun bir şekilde planlamamızı yaptık. Transfer çalışmamızı da buna göre yürütüyoruz.

-2011 sezonu sonunda bizim zararımız yoktu, sonraki sezonda da belli bir noktadaydı. 3 Temmuz hadisesinin yarattığı zararlar söz konusu.

-Kur farkı zararı ne kadar planlarsanız planlayın bir değişim yaşanıyor. Kur yükselince de düşünce de zarar oluyor.  Ancak yapılan anlaşmaya uygun davranılırsa 0 zarar söz konusu oluyor. Bildiğimiz kadarıyla Beşiktaş’ın sözleşmesi var ve bu sene bitiyor. Galatasaray tekrar yenileyecek diye biliyorum. Bizimki 4 yıllık bir sözleşme.

Başkan Aziz Yıldırım:

-Kulüpleri kontrol altına alıp kar ve zararı dengede tutsun, diğer taraftan da oyuncular gelsin isteniyor. Aslında bu kriterlerde sıkıntılar var. Fransa 222 milyon Euro bir oyuncu için bedel ödedi. Bunun Finansal Fair Play ile ilgisi yok.  Tabii bunlar devlet desteğiyle de olan şeyler. Bu sistemin elden geçmesi gerekiyor.

-Artık değerler değişti. O yüzden sıkıntılar var. UEFA kriterlerine uymak kolay bir şey. Buna uymayı biz istedik. Bütün kulüplerle anlaşmalar yapılıyor. Her kulübün kendi şartlarına göre yapılıyor. Şartlar yerine gelince artı/eksi 5 milyon Euro’ya geliyorsunuz.

-3 Temmuz Fenerbahçe’ye büyük zarar verdi. Hem maddi hem de manevi anlamda. Bizler şike yaptık diye suçlandık ve hapse girdik.  O dönem de Aykut Kocaman, Ali Koç, Nihat Özdemir, Nihat Özbağı gibi tüm yöneticiler ve Volkan Demirel gibi futbolcular bir beraberlik içinde Fenerbahçe’yi o kötü günlerden iyi günlere çıkarmak için çalıştı.

-Fenerbahçe’nin kaderini kadın ve çocuk taraftarlarımızın maçlara gelişi değiştirdi. Bir güç gösterdik. FETÖ’nün bunu yaptığını zikrederek Fenerbahçe ayağa kalktı. Tabii bu süreçte hepimiz yıprandık ve Aykut Kocaman da dâhil. O dönem konuşurken de Aykut Hoca gitmek istedi ve gitti. Şimdi yeniden aramızdadır. Biz Fenerbahçeliyiz ve burası için yapılacak bir şey varsa, Fenerbahçe’nin daha ileriye gitmesi için ne gerekiyorsa hepimiz yaparız. Aykut Hoca ile yeni bir yapılanma içine girdik. Kendini geliştirmiş bir Aykut Kocaman var. Bakış açısı tamamen değişmiş bir Aykut Hoca var.

-Antalya’da katıldığım bir etkinlikte 4 transfer yapacağız dedim ve bu konuda da çalışmalar yapılıyor. Parasal anlamda sıkıntılarımız yok. Forma reklamı önümüzdeki günlerde yapıalcak. Başka kaynaklarımızı da devreye sokacağız. Bütçemiz belli bir seviyeye geleceğiz. Sonraki dönemde ise taraftarın maçlara gelişi, forma alışı gibi tamamlayıcı unsurlarla birlikte kullanılacak 100 milyon Euro’luk bir bütçenin olduğunu söyledim. Ayın sonuna kadar zamanımız var ve oyuncularla görüşüyoruz. Bizim amacımız bu sene Türkiye Liig2nde şampiyon olmak için, Türkiye Kupası’nı kazanmak için, Avrupa Ligi’nde en iyi yerde olmak için çalışıyoruz. Bu yönde bir kadro kurmaya çalışıyoruz. Bir santrafor alacağız. Orta sahaya hücuma dönük oyuncu bakıyoruz. Şimdi transferler kolay olmuyor.

-Ben Arfa ve Lucas Lima konusuna açıklık getirmek istiyorum. Lima, Santos’un oyuncusu ve şu anda kulübü ona satmak istemiyor. Neymar’ın babası Lucas Lima’yı PSG’ye götürmek için çok uğraştı ancak Lima şu an Santos’un oyuncusu. Ben Arfa’nın da şu an 1 yıllık sözleşmesi daha var ve 13 milyon Euro alacağını söylüyor. Bunu aldıktan sonra oturup konuşacağını söyledi.

-van Persie konusunda hayal kırıklığımız yok. Kalitesini tartışmak yanlış olur ama sakatlığından dolayı oynayamadı. Şu anda elinden geleni yapıyor.

-Aykut Hoca, transfer edebilirsek alabiliriz dedi ama bizim de UEFA kriterlerinden dolayı sıkıntımız vardı ve Lens bonservisiyle gelmek istiyordu. Bonservisini alamayacağımızı söyledik. 4 milyon Euro istedi ve sonrasında 3 milyona kadar indi. Yeni takımı hayırlı olsun.

-1 santrafor alacağız ve gerekirse 1 tane daha alırız. Herkes bu konuda rahat olsun. Oyuncu alacak durumumuz da var.

Asbaşkan Şekip Mosturoğlu:

-van der Wiel konusunda tasarruf Aykut Hocadadır. Kendisi iyi bir futbolcudur ama takımdaşlık anlamındaki katkısı önemlidir. Hoca ile konuştuk ve kulübün menfaatleri doğrultusunda gereken neyse yapılır.

-12. Adam yüreğini sahaya konan, takımı sırtlayan bir güçtür. Taraftarlık Fenerbahçe’dir ve küslük de olmaz. Taraftarımız, bütün kötü günlerde Fenerbahçe’nin yanında olmuştur.

-Geçtiğimiz gün Obradovic ile bir araya geldik ve onunla konuştuk. Alternatif olarak kadroda olabilecek bir oyuncu olduğunu söyledi, Wanamaker’ın. Ancak oyuncu Amerika’dan bir kontrat bekliyor.  Eğer ki o kontrat olmazsa Wanamaker olacak.

Başkan Aziz Yıldırım:

-Aykut Hocanın gelmesi ve onun enerjisiyle taraftarın da bu kulübe sahip çıkması gerektiğinin farkına varmasıyla birlik ve beraberlik ortamı sağlanıyor. Kombine satışımız 18 bini geçti. İyi sonuçlarla ve güzel futbolla tribünlerin tamamen dolu olacağını düşünüyorum.

-Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda sponsorlara ayrılan alanın dışında 10 bin kombine satışa çıkarıldı ve bunun yüzde 70’i satıldı. 17.8 milyon Euro gelir söz konusu. Ancak şu andaki bütçemiz 30 milyon Euro. Doğuş Grubu bir kısmını karşılayacak ve bundan dolayı teşekkür ederim.  Zannediyorum ki, ilerleyen dönemde Euroleague Şampiyonluğunu ve o seviyelerde kalıcı olmayı hedefliyoruz.

-Türkiye’de spor kültürü yok. Biz, maça niye gideriz ve taraf olmayı holiganlık seviyesine getiriyoruz. Bakınız Avrupa’da takım küme düşüyor ama stadyum dolu. Ancak bizde de şampiyon oluyorsanız dolu oluyor, onun dışında boş. Genel anlamda bizde spor kültürü yok.

-Türkiye Ligi’nde 4 trilyona yakın bir gelir söz konusu ancak bu paranın çoğu lisans işlemleri vs. gibi şeylerden dolayı federasyona veriyoruz. Bir de biz diğer kulüpler gibi Euroelague’in hissedarlarındanız. Böyle bir organizasyon geliştirilip büyüyecekse, biz de onun içinde olmak isteriz. Obradovic, bizleri temsilen orada bulunuyor. Aynı şekilde Maurizio Gherardini de NBA’i çok iyi bilen bir isim.

Programdan 2. Bölüm Satırbaşları:

Başkan Aziz Yıldırım:

-Eljif Elmas konusunda FIFA’ya başvurduk. 26-27 kulüp Eljif için girişimde bulundu ama bizim ekibimiz de çok çalıştı. Avrupa’da çok büyük bedellerde transfer edilebileceği söyleniyor. Çok başarılı bir oyuncu olacak. Aykut Hoca da çok beğeniyor. Ancak tek sorun profesyonel olarak işlem görmesidir. Aynı şekilde Oğuz Kaan Güçtekin ismine dikkat çekmek istiyoruz. 5 milyon bonservisine verdiler ama biz vermedik. Çok yetenekli bir oyuncudur. Öte yandan 18-21 yaşları arasında tespit ettiğimiz yabancı oyuncular var ve bunlarla ilgili çalışma yapıyoruz.

-Kulüpler Birliği ile ilgili konularla Şekip Bey ilgileniyor. Göksel Bey ile ben de konuştum ve kendilerine yaptıkları çalışmalardan dolayı teşekkür ederim.  İlerleyen dönemde Kulüpler Birliği’nin daha aktif olması gerekiyor. Kulüplerin sorunları çok. Devlete, 1998’den bu yana 375 milyon dolar vergi ödedik. Forma reklamından pay veriyoruz, TFF’ye pay veriyoruz. Aynı şekilde amatör şubelerin yüküne devlet destek olmalı.

-Edirne’de Fenerbahçe Evi yapacağız. 1 Mayıs’ta açılışı yapılacak. Aynı şekilde Sakarya’da bir açılışımız olacak.  Antalya ve Kayseri’de de bir tesis hayata geçirmeyi planlıyoruz.

-Fenerbahçe’nin mekânı Kadıköy’dür ve orada kalacaktır. Bizim evimiz orasıdır. Bir takım yenilemeler olabilir ama bizim evimiz Kadıköy’dür.

Asbaşkan Şekip Mosturoğlu:

-Fenerium, interaktif çalışıyor ve Fenerium Genel Müdürü Mümtaz Bey’e teşekkür ederim. Başarılı bir markadır, Fenerium.

Başkan Aziz Yıldırım:

Sayın Cumhurbaşkanımıza verdiği desteklerden dolayı teşekkür ederiz ama en büyük teşekkürü FETÖ operasyonları ve FETÖ suçlularını ortaya çıkardığı için teşekkür ederiz.

-Ben başkanlığın süresince her türlü şeyi gördüm. Bu süre içinde statlar, salonlar yaptım. 100 milyon dolarlara stadyum yaptık. Hangi seviyelerden nerelere geldik bir bakın. Bizden sonra stat algısı değişti. Bugün Türkiye’nin her yerinde modern statlar yapılmaya başlandı.

-Türkiye’de sporsever bir Cumhurbaşkanı var. Ancak kulüpler ve Federasyon olarak Türkiye’de yapılması gereken ne varsa bunun önerisinde bulunamıyoruz. Ülke için hepimizin beraber hareket etmesi gerekiyor. Sporun bütün sorunlarını çözmemiz gerekiyor. Ancak bir türlü bunu sağlayamıyoruz. Yeni Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak da bu konunun içinden gelen bir isim.

-Federasyonlar, sorumluluğu üzerine almalıdır.  Çalışmaları gerekiyor.

Asbaşkan Şekip Mosturoğlu:

-Başkanımız ve birçok yönetici ceza alıyor. Bir düşünce açıklandığında şiddeti körüklemiyorsa ve belli sınırlar içindeyse bence cezalandırılmamalıdır. Nitekim sadece fikir beyanatıdır. Federasyona yanlışsın demek disiplin cezasını gerektiren bir eylem gibi duruyor. Başkanımızın da bütün cezaları, basına yaptığı açıklamalardan dolayı. Yeni bir açılıma ihtiyaç var.

Başkan Aziz Yıldırım:

-Kulübü temsilen bir kulüp başkanı ve yönetim kurulu var, bununla beraber kulüpler olarak bizim seçtiğimiz bir TFF yönetimi var. Bunlar bizi cezalandırıyorlar.

-Bakın sadece konuşup, tenkit ettiğim için yaklaşık 1,5 yıl bana ceza verdiler.

-Bütün kulüpler yatırım yapıyorlar. Neden? Başarılı olmak için. Ama siz müdahil olursanız sebebi siz olursunuz.

-Fatih Terim olayı.. TFF, Fatih Terim’in kendisinin ayrıldığı konusunda açıklama yaptı. Bakınız, siz bu anlaşmayı yaparken şartlara uymak zorundasınız. İnsanları karalamaya da karşıyım. Bunu da her yerde söyleyeceğim. Türkiye’de hiç antrenör yok mu?  Bugün Federasyonun istifa etmesi lazım.

-Ligin isminin Lefter Küçükandonyadis olması için başvuruda bulunduk, sürekli de söyledik ama olmadı.


Programdan Son Bölüm Satırbaşları:

Başkan Aziz Yıldırım:

-Ben, 19 senedir başkanım. 2 senedir takım kötü, taraftar eksikliği vs. gibi şeylerden dolayı sustuk ama bundan sonra susmayız. Bakınız, amatör sporlarda zirvedeyiz ve Türkiye’deki amatör sporun nereye geldiğini herkesin görmesi gerekiyor.  Yelkende Doğuş Grubu’nun desteğiyle Dünya Şampiyonu sporcular yetiştireceğiz.

- Böyle bir barış sezonu olmaz. Herkes iyi transferler yaptı, paralar harcadı. Bunun karşılığında beklenti var. Haksızlık olmadan, rekabetin olduğu bir sezon olmalı. Bunu da TFF ve hakemler bunu yapacak.

-Ben buradan hem size hem de bütün Fenerbahçe taraftarına teşekkür ederim. Fenerbahçe’yi yalnız bırakmamaları gerektiğini söylüyorum. Kişiler önemli değildir, önemli olan Fenerbahçe’dir. Transfer konusunda da 4 oyuncu sözümüz var ve gerekirse fazlası da olur.

Asbaşkan Şekip Mosturoğlu:

-Futbolun sorunları çok büyük ve kökten bir çözüm gerekiyor.  Şike Kumpası Davası’nın duruşmaları devam ediyor. Maalesef bazı sosyal medyada gördüğümüz arkadaşlar var, Silivri’nin yolunu bilmiyorlar. Sosyal medyada ufak şeyleri büyük şeylermiş gibi göstermek yerine Silivri’ye gelip büyük bir dava izlesinler.