Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!
Volkswagen Arena'da gerçekleştirilen
Brand & Sport Summit 2019'a katılan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF)
Başkanı Nihat Özdemir, İzlanda maçı, hakem hataları ve Video Yardımcı
Hakem (VAR) konusundaki tartışmalarla ilgili önemli açıklamalarda
bulundu.
Federasyon bünyesinde çok sayıda kurulun çalıştığını ve bunlardan
birinin de Merkez Hakem Kurulu olduğunu hatırlatan Özdemir, "Tecrübeli
bir hakemin maçta yaptığı hatayı kabul edemiyorum" dedi. Sezon başından
beri yönetimlerinden dolayı hakemlere kaç puan vereceği yönündeki soruyu
yanıtlayan Özdemir, "Bütün maçları düşündüğümde 10 üzerinden 7'yi
geçmez. 6,8 aldığınızda iyi bir not olmaz. Ben hemen hemen iyiye yakın
not verdim. Önümüzdeki günlerin daha iyi olacağına inanıyorum." diye
konuştu.
VAR sistemi ve Türk hakemlerinin eleştirildiğini tekrarlayan Özdemir,
"VAR sistemimizi ve hakemlerimizi beğenmesek de UEFA, kademe atlatacağı
semineri Riva'da yaptı. 10 güne yakın kamp yaptılar. Aldıkları eğitim
sonucunda hakemlerin kademeleri bizdeki seminerlerde belli olacak. UEFA,
VAR sistemimizi beğeniyor. Maçlarımızdaki hakem hatalarını UEFA hakem
komitesi de izliyor. Hakemlerimize kademe atlatıyor veya başka görevler
veriyor." ifadelerini kullandı. "VAR'ı tereddütsüz kullanmaları gerekiyor"
Geçen sezon hakemlerin sık sık VAR'a başvurmasının eleştirildiğini
hatırlatan Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: "115 dakika oynanan
maçlarımız oldu. Çok VAR'a gidiliyor diye tenkit edildik. MHK, bu sene
UEFA'nın VAR'a gitme prensibini birebir uygulamaya başladı. Hakemlerimiz
biraz daha fazla VAR'a giderse kamuoyunun vicdanını rahatlatacak önemli
kararlar almış olabilirler. Geçenlerde bir maçtaki pozisyonda hakem
'devam' kararı verdi. Bütün kamuoyu VAR'a gitmediği için eleştirdi.
Hakemler adaleti dağıtıyor. Her takımın ve taraftarının vicdanını
rahatlatan hakem kararlarıdır. Belki de o takımın şampiyonluğa giderken
ya da kümede kalmasına tesir edecek kararlar alınabiliyor. Hakem
kardeşlerimiz kararlarını verirken 'gri' dediğimiz pozisyonlarda mutlak
surette hem kendilerinin hem kamuoyunun vicdanının rahatlaması için
bence VAR'ı tereddütsüz kullanmaları gerekiyor."
VAR kayıtlarının dışarı sızıp sızmadığı yönündeki soruyu yanıtlayan
Özdemir, "Geçen sezon bir kulüp yöneticisi 'Bende VAR kayıtları var.'
diye iddiada bulundu. Diğer kulübün başkanı ve yönetimi onu mahkemeye
verdi. Spor mahkemesi kendisini suçlu buldu ve para cezasına çarptırdı.
Dediği doğru çıkmadı. Zan altında kaldık. Bu yıl da bir iki maçta
söylenti oldu ama 'Söylenenlerin doğru olup olmadığı araştırılsın.'
dediğimde hiç araştırılmadı. Bizim VAR kayıtlarımız hiçbir zaman dışarı
sızmıyor. Yarın öbür gün bilmem. Disiplin içinde yapıyoruz." diye
konuştu.
Hakem eğitimine de büyük önem verdiklerini kaydeden Özdemir, şunları
söyledi: "Bir hakemin yetişebilmesi için 8 yıla varan eğitim var. Merkez
Hakem Kurulu, önemli kararlar alarak bu süreyi kısaltmaya çalışıyor.
Hakemliği hem gençleştirelim hem de yeni isimler gelsin. Futbolu bırakan
arkadaşlarımız da bunu tercih etsin. Bir senede netice alamayabiliriz
ama Merkez Hakem Kurulunda ve hakemlerimizde iyi gelişmeler olacağına
inanıyorum."
Yabancı oyuncu sayısıyla ilgili tartışmalara da değinen Özdemir,
"Yabancı sayısının azalmamasını isteyen önemli kesim var. Değişmesini
isteyen de önemli kesim var. Bu konuda Süper Lig'deki kulüpler ortak
karar verecek. Kendi aralarında anlaşmaları lazım." ifadelerini
kullandı.
Kulüpler Birliği Vakfının bu konuda bir çalışma yaptığına dikkati
çeken Özdemir, "Ben de Sayın Şenol Güneş'e bir çalışma yaptırıyorum.
Bütün oyuncuları seçen kendisi, onun da görüşünü almamız gerektiğine
inanıyorum. Milli maçların ardından Türkiye'nin gündemi sanıyorum
yabancı oyuncu çalışması olacak. Belki 3 yıllık periyotta yabancı
sayısında varmak istediğimiz nokta olacak. Sayı azalır mı azalmaz mı şu
anda bir şey söyleyemem." değerlendirmesinde bulundu.
Yabancı oyuncu sayısının yanında kriterlerin de önemli olduğunu
kaydeden Özdemir, şunları ifade etti: "Sayı kadar buraya koyacağımız
kriterin de tartışılması gerektiğine inanıyorum. Bazı büyük kulüplerin
başkanlarının sayı kadar oyuncuların nitelikleri konusunda bir sınırlama
getirilmesi veya kriter olması yönünde talepleri var. Mutlaka buna önem
vermemiz gerekli. Birçok takımımızda 30 yaş üstü çok sayıda futbolcu
var. Maalesef Süper Lig'de ve 1. Lig'de oynuyor. Bazı özelliklerin
aranması gerektiğine ben inanıyorum. Kararı tek başıma verecek değilim.
Federasyon ve Kulüpler Birliği olarak, Şenol Güneş'in de görüşünü alarak
bir noktaya varmamız gerekiyor." "İyi destekle milli takımımız iyi netice alacak"
Toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan
Özdemir, A Milli Takım'ın 2020 Avrupa Şampiyonası Elemeleri'nde bu akşam
İzlanda ile yapacağı maç konusunda, "Bir puan almak bize yetiyor. Kolay
bir maç değil, bize ters gelen futbolları var. Gruptan çıkacak neticeyi
alacağımıza inanıyorum. Gruptan çıkacak neticeyi inşallah elde ederiz.
Hep birlikte inşallah bu mutluluğu yaşarız." ifadelerini kullandı.
Maça taraftarların ilgisiyle ilgili soruyu yanıtlayan Özdemir,
"Eskiden tribünleri dolduramıyorduk. İzlanda maçında bir kişilik yer
yok. Stat 100 bin kapasitede olsaydı dolardı. Atatürk Olimpiyat Stadı'nı
Şampiyonlar Ligi için hazırlıyoruz. Artık milli takımın stadı olacak.
Maçın 90 dakika olduğunu unutmayacağız, uzatmalara kadar milli
takımımızın desteklenmesini bekliyorum. İyi destekle milli takımımız iyi
netice alacak" değerlendirmesinde bulundu.
A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, NTV ekranlarında yayınlanan %100 Futbol'da Rıdvan Dilmen ve Murat Kosova'nın sorularını yanıtladı. Güneş, yabancı oyuncu kuralıyla ilgili olarak, "Yabancı sayısı kademeli olarak azaltılabilir. Yabancı oyuncu konusunda uygulanan bir sistem var. 'Hadi kaldırın' diyemezsiniz. 14 yabancı var. Asıl konu kulübün genel yapısı. 14 yabancıyı Avrupa'da kullanabilirsiniz, ancak Türkiye'de mesela önce 10 oynayacak, sonraki sene 9'a, sonraki sene 8'e indireceksiniz." dedi.
Şenol Güneş'in açıklamalarından satır başları;
Bir düzensizlik
karışıklıklar var. Kötü değiliz. Yaptığımız yatırımları tartışmamız
lazım. Almanya'nın yatırımları çok fazla olur. Oyuncu çıkarmadıkları
anda bir araya geliyorlar. Biz gelmiyoruz. Almanlar tartışırken konuyu
tartışıyor. Biz birbirimizi tartışıyoruz.
Dünya Kupası'na
giderken yalnızlık. Gelirken kalabalıktık. Taksim'e gelişteki erkeği
kadını, yaşlısı genci herkes aynı duyguyu paylaşıyordu. Şu anda buna
ihtiyaç var.
Bu ülkenin geleceğiyle ilgili planlar gerekiyor.
Saha sonuçları iyi olmadığında anlatımda zorluklar yaşıyoruz. Almanya
zaman zaman bocalıyordu. Yabancı oyuncuları alarak onları yetiştirdi ve
iyi saha sonuçları almaya başladı.
Milli Takım kaptanı olarak
futbolu bırakıp kursa gittiğimde, "Bana topla nasıl oynanacağını göster
kursa alalım" dediler. Ben bu savaşları da verdim. Antrenörlük eğitimini
ne çok kolay ne de zor yapmak lazım. Eğitimcilerin daha çok
eğitilmeleri gerekiyor.
Kulüplerin yapısının değişmesi gerekiyor.
Dernekler Kanunu'yla yönetiliyor. Sonuçtan giderek sebepleri bulmaya
çalışıyoruz. Bursaspor altyapısı iyi kulüplerden bir tanesi. Ama
sonuçları iyi değil. Bunlar yapılırken, bu kulübün güçlü olması lazım.
Orada
bir sürü antrenör vardı. Atay Yurdakul, Ahmet Armutçu, Ergun Kantarcı
vardı. Ben onun peşinden geldim. Tesadüfen kaleci oldum. Şimdi tesadüfen
olmasını istemiyorum. Trabzon'da hala o alt yapı var. Hala bu işlere
emek verenler var.
Bursa, Trabzon, Kocaeli, Sakarya, Adana
şehirleri futbola müsait. Oradan çıkan eski oyuncu ve hocalar oraya
model oluyor. Şimdi popüler, toplumda ilgi görüyor, para kazanıyor.
Trabzon buna müsait. Biraz kaderine bırakıyoruz. Ahmet Suat'a teşekkür
edilmesini istiyorum
Doğru yanlışları bütün kulüpler biliyor. Kısa
zamanda başarı elde etmek için alt yapıma döneceğim demek taraftarı
tatmin etmiyor. Daha önce de kariyerli oyuncular alındı ama karşılığı
alınmadı. Ekonomik kriz gelince küçülmeye gidildi.
Şu anda sokak
araları yok. Semtlerde sahalar olması lazım. Bu futbol için değil, yüzme
için de olmalı. Mahallede sokakta oynadık. Çok büyük avantajlarını
gördük. Taşlar üzerinde top yapmak kolay değil. Koordinasyonu, zekanızı
geliştiriyor.
Yabancı oyuncu bana göre son maddedir. Çok oyuncu
ürettiniz mi? Bunların sayısı fazla olduğunda getir yabancıyı göreyim o
zaman. Sizde olmadığında ve yabancı getirdiğinizde oyuncunun önünü
kesiyorsunuz. Şu anda yerli oyunculara %23 şans veriyoruz.
Yabancı
sayısı kademeli olarak azaltılabilir. Yabancı oyuncu konusunda
uygulanan bir sistem var. 'Hadi kaldırın' diyemezsiniz. 14 yabancı var.
Asıl konu kulübün genel yapısı. 14 yabancıyı Avrupa'da
kullanabilirsiniz, ancak Türkiye'de mesela önce 10 oynayacak, sonraki
sene 9'a, sonraki sene 8'e indireceksiniz.
Cesur olanların önünü
kesiyoruz. Fikrini üretenleri yok ediyoruz. İşimle ilgili fikrimi
söylüyorum. Bana dersin ki 'Hocam yanlış, doğrusu bu'. O zaman ben
değişirim. Şikayetçi olmak için konuşursan sen işini sevmiyorsun
demektir.
Burak futbolu seven bir çocuk. Hataları var mı, var.
Transferleri başkanlar yönetimler yapar, hocalar yardımcı olur. Sonradan
ben gittim oradan, ayrılmak durumunda kaldım. Adını de koyarsanız
koyun.
Burak konusunda tartışılan konu, düştü, penaltı oldu...
Bunu sahiplenmek gerekiyor. O gün bir zorluk vardı, taraftarın kızanı da
vardı. İlk maçta Erzurumspor maçıydı. 'Burak'ı al git' diyenler de
oldu. O da Beşiktaşlı Burak. Trabzon'da da Galatasaray'da da müthiş bir
iş yaptı.
Trabzon'da doğdum. Trabzonspor'un doğuşuyla başlangıç
yaptım. Trabzonsporlu Şenol olarak biliniyorum. Bursa'ya ve daha sonra
Beşiktaş'a geldim. Beşiktaş'ta sevgi yumağı içerisinde oldum. Karakter
olarak da örtüştüğünü düşünüyorum.
Fransa'yı yenmek güzel ancak bu bizi yanıltmasın.
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, NTV'de yayınlanan
"%100 Futbol" programına konuk oldu.
Başkan Nihat Özdemir, canlı yayında
eski milli futbolcu ve futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen ile sunucu Murat
Kosova'nın gündeme dair sorularını yanıtladı. Ülke futbolundaki
zorlukların üstesinden kolaylıkla geleceklerini dile getiren Başkan
Nihat Özdemir, şöyle konuştu: Kulüplerle el ele verirsek başarırız
"İş hayatının yanında spor hayatım da var. Bu 25 yıllık bir maziye
dayanıyor. İlk Ankaragücü ile başladım. Yönetim Kurulu üyeliği, başkan
vekilliği yaptım. Sayın Ali Şen döneminde Fenerbahçe'de görev aldım.
Fenerbahçe'de çok şey öğrendim. Çok güçlüydük. Herkesin ayrı bir
özelliği vardı. Hepsinden bir şeyler öğrendiğimi hissediyorum. Aziz
Yıldırım döneminde görev aldım. Uzun yıllar başkan vekili oldum. En zor
dönemlerde ben bulundum. Başkan vekilliğim döneminde hepimizin bildiği 3
Temmuz olayı yaşadık. Ne kadar zor olduğunu gördüm. Kulübümüzün,
Türkiye'mizin zor bir dönemiydi. O zamanlar Sayın Mehmet Ali Aydınlar,
TFF Başkanı idi. Onunla olan görüşmeler, kulüpler arasındaki dengeler,
hukukta mücadelemiz vardı. Sayın Rıdvan Dilmen'in yaptıklarını unutamam.
Türk sporu ve Fenerbahçe için çok önemli işler yaptı. Türk sporunun
düze çıkması için çok şey yaptı. Önemli destekler vardı. Sonrasında
Sayın Demirören de en kötü dönemde geldi. Şu an da kötü. Ama o dönem en
kötü dönemdi. O günler gerçekten çok zordu. Kaosun ortasına geldi, Sayın
Demirören inançlıydı. 'Bu kaosu bitireceğim' dedi. Yaptıklarıyla
bitirdi de… Türk futbolu düzlüğe çıktı. Bugün başka bir zorluk var.
Üstesinden kolaylıkla gelinebilir. Kulüplerimizin maddi yapıları var.
Zorluğun başka bir dönemindeyiz. Kulüplerimiz, bizler el ele verirsek
aşarız. Bankalar Birliği'nin desteğini de düşünürsek bu işin altından
kalkarız." Bütün kulüplere ödemelerini yaptık
Başkan Nihat Özdemir, beIN Sports ile ilgili imzalanan ek sözleşme
ile ilgili süreci ise söyle anlattı: "Biz göreve geldiğimiz zaman BeIN
Sports ile ilişkileri kucağımızda bulmadık. Biz geldiğimizde had noktaya
vardı. Yayıncı kuruluşun yetkilileri, Sayın Demirören'e hep anlattılar
sıkıntılarını. Türkiye seçim sürecinden geçti. Birkaç seçim arka arkaya
oldu. Hepimizin bildiği gibi geçen ağustos ayından beri yaşadığımız o
sıkıntıların da bugünkü duruma etkileri var. Biz göreve geldiğimiz zaman
2018-2019 sezonunun son taksiti vardı. Haziran ayında FIFA Kongresi
vardı. Biz seçildik ve Servet Bey ile Paris'e gittik. BeIN Sports'un
merkezini de ziyaret ettik ve süreç başladı. Kendilerine, "Bu bir
süreçtir. Konuşarak, tartışarak bir noktaya geleceğiz. Birbirimize
destek olalım" dedik. BeIN Sports'u Türk futbolunun stratejik ortağı
kabul ettik. 200 milyon liralık son taksit vardı. Bunu istedik.
Kulüplere aktarmak istedik. Bizi kırmadılar. Dönüşümüzde parayı havale
edip sezonu kapattık. Fakat yeni sezona anlaşma yapmadan ödeme
yapmayacaklarını Yusuf Bey (beIN MEDIA GROUP ve Digiturk CEO'su Yousef
Al-Obaidly) bize anlatmıştı. 2 aya yakın 14 önemli toplantı yaptık. Bu
toplantıların birkaçında Kulüpler Birliği'nden temsilciler aldık.
Kulüpler Birliği'ne de gittik. Geçen hafta cuma günü son noktayı koyduk.
Bir noktada anlaşabildik. Bu anlaşmanın şartlarını Yusuf Bey'e
anlattık. Anlaşmayı cuma günü saat 18.00'de yaptık. Bugün ödeme
yaptılar. Biz de kulüplere ödeme yaptık. Gelecek mayısa kadar bir
indirim yaptık. Dolar bazında geçen seneye göre yüzde 10 bazında indirim
yaptık. Şartlarını etraflıca konuştuk. Dün akşam para geldi. Bugün
öğlen bütün kulüplerimize ödeme yaptık. Süper Lig, 1. Lig, 2. Lig ve 3.
Lig'in tüm kulüplerine para gönderdik. İnşallah 16 Ağustos'ta yeni sezon
başlayacak. Türk Futbolu, Türk insanı için çok önemliydi. Yola çıktık
gidiyoruz. İhalelerde şirketler yarışır. Ligimiz kötü değil. Futbolu
seven bir ülkeyiz. Avrupa'nın en yaşlı ikinci ligiyiz evet. Ama
önümüzdeki günlerde takımlarımız gençleştirme politikasına gitmek
zorunda. Mecburlar. Bu bütçelerle bu işleri yapamayacaklarını gördüler.
Altyapıya önem verecekler. Birkaç takımımız harekete başladı. Verim
alacağımıza inanıyorum. Çok önemli futbolcular yetiştireceğimize
inanıyorum. Yusuf Yazıcı gibi bir oyuncumuz 17.5 milyon euroya transfer
oldu." Liyakatli insanlardan atamalar yaptık
Kulüp Lisans Kurulu ile ilgili bir soru üzerine Başkan Nihat Özdemir,
şu ifadeleri kullandı: "Ceza verilir, puan silinir. Her şeyimiz şeffaf
ve açık. Kamuya açık olarak her şeyi yapmaya çalışıyoruz. 1 Haziran'da
tüzük değiştirdik. En önemli konulardan bir tanesi lisans
yönetmeliğiydi. Lisans Kurulu 5 kişiden meydana geliyordu. 7 yaptık. Bu
kurulun atamasını yaptık. Esas mesele bu… Lisans yönetmeliğini takip
edecek, yön verecek ve cezaları kesecek bir kurul olmalı. Tamamen
bağımsız… Kulüp ayrımı yapmayacağız. Bugün bile Kulüpler Birliği Başkanı
ile görüştüm. Bütün bilançoları yeminli mali müşavirle denetleyeceğiz.
Hemen inceleyeceğiz. Harcama limitlerini ortaya koyacağız. 2 Eylül'de
bunu açıklayacağız. Neden transfer sezonuna yetiştiremedik? Çünkü 1
Haziran'da transfer sezonu başlamıştı ve bizim genel kurulumuz vardı.
Ama ocak ayındaki ara transfer döneminde bu yaptırımları ortaya
koyacağız. X kulübe "Şu kadar para harcayabilirsin" diyeceğiz. İlk 1
sene yüzde 30 aşabilir. 2. sene bütçenin yüzde 15'ini geçer. 3. sene bu
rakam sıfıra düşüyor. Bir anda sert olamazsınız. Biz limit vereceğiz.
Lisans kurulu 7 kişiye çıktı. Üç tane Bankalar Birliği'nden gelen
arkadaşımız var. Ziraat Bankası, Halkbank, Denizbank… İki tane yeminli
mali müşavirimiz var. Bir de hukuk profesörümüz var. Kararları kesin
olacak. Her verdiğimiz cezanın Yargıtay'ı olması lazım. Federasyonun
Yargıtay'ı Tahkim Kurulu'dur… Tahkim aynı şekilde bağımsız. Liyakatli
insanlardan atamalar yaptık. UÇK, MHK, Lisans Kurulumuz liyakatli
insanlardan tayin edildi. İnşallah bağımsız çalışacaklar. Ellerinden
geldikçe Türk futbolunun önünü açarak disiplin ve adaletten ödün
vermeden devam edecekler. İnşallah bir yola çıktık. Güzel olacak her
şey. Bütün kulüplerimizle bir araya geldik. Bunları konuştuk. Tartıştık.
Yola çıktık. Bu cezalara gelince neler var? İhtarla başlıyor. Kadro
sınırlaması geliyor. Bir kulübümüz transfer yapacak fakat biz ona lisans
vermediğimiz için oynatamayacak. En sonu puan silme… Verilecek… Olacak…
Bankalar Birliği bunları bizden istedi. Bir şahsın kararına göre değil.
Lisans yönetmeliğine göre devam edecek. Artık kulüplerimizi yalnız
bırakmadık. Eğitim vererek yolumuza devam ediyoruz. Şahıs sorumluluğu
verme yetkimiz yok. Belki Kulüpler Birliği yasasında bu girebilir.
Görüyorum ki Bankalar Birliği'nin yapmış olduğu yeniden yapılandırmada
yöneticiler ve başkanlar sorumlu veya kefil olabiliyor. Gelirlere
bakılıyor. Harcama limiti veriliyor. Biz uyum içerisinde çalışarak mali
disipline getirmeye çalışıyoruz kulüplerimizi… 18 takımlı bir ligiz. 10
kulübün yapılandırmaya ihtiyacı yok. Hepsi 8 takım. Diğer 10 takımda
sıkıntı yok. Yapılandırma istemiyorlar. Kasımpaşa, Başakşehir, Sivasspor
şirket… Gençlerbirliği şirket… 10 takımın yeniden yapılandırmaya
ihtiyacı yok. Fenerbahçe, Antalya, Konya görüşmeler devam ediyor. Tahmin
ediyorum 15-20 gün içinde bu 8 takımın yapılandırması yapılacak ve bu
iş bitecek. Sağ olsun Sayın Spor Bakanımız bu süreç içerisinde gerçekten
çok büyük destek oldular. Kulüpler Birliği Başkanımız Sayın Fikret
Orman, Sayın Göksel Gümüşdağ, Sayın Ali Koç, Sayın Ahmet Ağaoğlu çok
destek oldular. Bir uyum içerisinde diğer kulüplerimizin desteğiyle
bugünlere geldik. Sayın Servet Yardımcı ve Erhan Kamışlı ile birlikte
sürekli görüşmeler içerisindeydik. Sonuna geldik. Fair-Play sistemini de
oturtabilirsek, Lisans Kurulu da iyi çalışırsa Türk futbolu için bir
başlangıç dönemi olacak. Yönetmeliğimizi UEFA'ya gönderdik. Türk
futbolunu bekleyen cezalar ortadan kalkmış olacak. Bu sene Trabzon ve
Fenerbahçe son dakikada ceza almadan yollarına devam ediyorlar. Belki
UEFA gelirlerinden belli bir kısmını ödeme kararları çıktı ama katılmama
kararı almadılar." EURO 2028'e aday olacağız
Başkan Nihat Özdemir, 2019 UEFA Süper Kupa ve 2020 UEFA Şampiyonlar
Ligi finalinin İstanbul'a katacağı değer konusunda şu açıklamayı yaptı:
"Servet Yardımcı şu an UEFA Yönetim Kurulu Üyemiz. Çok etkili. İyi
ilişkileri var. Sayın Demirören'in de katkılarıyla Süper Kupa Finali ve
30 Mayıs'taki Şampiyonlar Ligi Finali de bu ilişkilerle alındı.
İstanbul'umuza önemli değerler katacak bu maçlar."
Başkan Nihat Özdemir, EURO 2024 adaylık süreci ile ilgili de şöyle
konuştu: "Sayın Ali Koç ve Yıldırım Demirören sunumlar yaptı. Ama
olmadı. Biz Madrid'den filan çok iyiyiz. İnşallah ayın 14'ünde UEFA
Süper Kupa'yı yapacağız. Madrid'den daha iyiyiz altyapı olarak… Son
Şampiyonlar Ligi finali orada oynandı. Bizim altyapılarımız, bizim
turizm tesislerimiz, havalimanlarımız çok daha iyi. Madrid'de 1, bizde 2
havalimanı var. Liverpool İstanbul Havalimanı'na, Chelsea Sabiha
Gökçen'e gelecek. Orada final olacak. Metrolar bitecek. Otoyollar
bitiyor. İnşallah 6 ay sonra İstanbul trafiği çok rahatlayacak.
Yatırımları biliyorum. Daha neler yapılacağını biliyorum. Almanya'dan
daha iyiydik bence. Ama Almanya'nın UEFA Yönetim Kurulu üyeleri üzerinde
çok büyük ağırlığı vardı. Şimdi hedefimiz 2028 Avrupa Futbol
Şampiyonası… İnşallah 2028'i alacağız. Hele böyle büyüyen bir
Türkiye'de… 105. yılımız olacak… Almamamız için bir neden göremiyorum.
İnşallah ben bunu görürüm. İki tane örnek final maçını nasıl
yönettiğimizi, ulaşımı nasıl sağladığımızı, otellerimizin güzelliğini
göstereceğiz. Stadyuma 1.5 km. içerisinde 6-7 yıldızlı otellerimiz var.
Onun için çok ümitliyiz."
UEFA ile anlaşma imzalayacağız
Başkan Nihat Özdemir, altyapı projeleri konusunda yapılan çalışmalar
hakkında şu bilgileri verdi: "UEFA, futbolun küçük yaşlardan itibaren
oynanmasını istiyor. Bir proje var. Anlaştık. Oğuz Çetin ve Tolunay
Kafkas bu işin içinde. Bir ekip kuracağız. Futbola emek vermiş çok
önemli isimleri görevlendirmek istiyoruz. Futbola başlama yaşını küçük
yaşlara çekmek istiyoruz. Yakında açıklamaları yaparız. UEFA da sosyal
projelere önem veriyorlar ve önemli bütçeler ayırıyorlar. UEFA Süper
Kupa 14'ünde. Bir anlaşma imzalayacağız. Şanlıurfa'da bazı spor
yatırımları için bize yardım edecekler. Orada çok Suriyeli var. Spor
tesisleri yaparak destek olmak istiyoruz. Çalışmalar devam ediyor.
İnşallah anlaşmayı 13 Ağustos'ta İstanbul'da imzalayacağız. Biz göreve
geldiğimizde 2 milli maçımızı aldık. Arnavutluk'u 2-0 yendik. Sonra
evimizde Moldova'yı 4-0 yendik. En önemlisi Fransa'yı 2-0 kazandık.
İsterdik ki İzlanda'dan 1 puanla dönelim. Ama olmadı. Şu anda grubumuzda
3 tane 9 puanlı takım var. 3 maç var. Eylül'de Andorra ile oynayacağız.
Bu 3 maçta hata yapmamalıyız. Sonra Fransa'ya gidiyoruz. En son İzlanda
maçı var. O maç final olacaktır. Ama şunu ifade etmek isterim ki; Fatih
Terim'le başlayan, Lucescu ile süren ve Şenol Güneş'le devam eden yeni
jenerasyon projesi tutmuştur. Şenol Güneş her takımın kampını ziyaret
ediyor. Ben demedim ona. Kendisi planlamış. Almanya'daki kamp
noktalarına gidiyor. Oradaki teknik direktörler ile konuşuyor. Takımdaki
oyuncuları izliyor. Türk çocuklarını motive ediyor. Ben bunun
faydalarını önümüzdeki maçlarda göreceğimizi düşünüyorum. Bizim
hedefimiz 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası… Sonra 2022 Katar Dünya
Kupası'na gidebilirsek ilk 10'a doğru yürürüz. Arka arkaya iki
şampiyonaya da gidersek FIFA sıralamasında 20'nin altına düşeriz. Sonra
da 10'a gireriz. Belçika şu anda zirvede. Kim diyebilir ki Belçika 5
sene önce buralara gelecekti… Biz de öyle bir jenerasyon yakaladık. İyi
bir hocamız var. İyi kadro kurdu. Kendisinin yaptığı düzenlemeleri bize
anlatıyor. Şenol Güneş'e güveniyorum." Milli Takım'a destek istiyoruz
Başkan Nihat Özdemir, "İstanbul'a Milli Takım'ın gelmesi noktasında
beklentileriniz nedir?" şeklindeki bir soru üzerine "Birçok yeri
dolaştık. Eskişehir, Antalya, Trabzon'a gittik. Uzun zaman önce bir
tatsız olay oldu ve bu şekilde İstanbul uzak kaldı. Artık zamanı
gelmişti. Şenol Güneş ile konuştuk. Maçları yapmaya karar verdik. İlk
maç Vodafone Stadı'nda. Sonra Fenerbahçe Stadı'ndayız. İzlanda maçı
final olabilir. İş de bitebilir. Galatasaray'ın sahasında olacak bu
maçta. İnşallah 3 maçı arka arkaya İstanbul'da oynayacağız. Ama onlardan
da yani taraftarlardan da destek bekliyoruz. Destek istiyoruz"
ifadelerini kullandı.
Başkan Nihat Özdemir, "Galatasaray Kulübü Kulüpler Birliği
toplantılarından uzak kalmış durumda. Siz bunu nasıl yorumluyorsunuz?"
sorusuna ise şu cevabı verdi: "Ben bu konuda çok önemli bir mesai sarf
ediyorum. Bir açıklama yüzünden gerilim oldu ve bu gerilim sürüyor.
Fikret Orman'a ve Mustafa Cengiz'e bunun yeter olduğunu söyledim. Bir
araya gelmeleri fayda sağlayacaktır. Biz de TFF olarak kavgaların
olmaması gerektiğini ve Kulüpler Birliği'nin de birlik ve beraberlik
içinde olursak daha kolay kararlar alabileceğimizi, pastayı nasıl
büyütebileceğimizi konuşabileceğimizi düşünüyorum. Bugün bile mesai
harcadım. İnşallah az kaldı. Başarılı olacağım. Hem Mustafa Cengiz'in
hem Fikret Orman'ın iyi niyetli olduğunu görüyorum. Diğer kulüpler de
bunu istiyor. İnşallah başarılı olacağız."
Başkan Nihat Özdemir, hakem klasmanlarıyla ilgili ise "Netice olarak
bu kararı MHK verdi. Hakemlerin performanslarına bakarak verdiler. İki
maça bakarak vermediler. Rize maçında hata yapılmıştır.
Beşiktaş-Galatasaray maçında hata yapılmıştır. Bu sebeple gönderilmiş
değiller. Bütün yıl boyunca sergiledikleri performanstan dolayı yeni MHK
bu hakemlerle devam etmeme kararı aldı. Bağımsızlar. Elimizden geldiği
kadar müdahale olmayacak. Yalnız MHK değil. Disiplin Kurulu, UÇK, Tahkim
ve Lisans Kurulları… Hepsinin önüne geçecek" dedi.
Başkan Nihat Özdemir, sözlerinin sonunda yeniden Finansal Fair Play'e
vurgu yaptı: "Hepsini açıklayacağız internet sitemizde… Galatasaray 300
milyon lira harcayabilir. Tüm masraflar buna dahil… Bunu aşamaz… İlk
yıl yüzde 30 aşabilir. 390'a gider. 2. yıl 345 olur. 3 yıl aşamaz. Kadro
sınırlaması getirilir, transfer yasağı getirilir, 1 puan, 2 puan, 3
puan silinir. Şampiyonluk yarışında 1 puan değerli. Kümede kalmayı
etkileyebilen kararlar olabilir. Ciddiyetimizi anlasınlar diye Kulüpler
Birliği'ni ziyaret ettim. Her yerde tolerans gösteririz ama Lisans
Kurulu'nda göstermeyiz. Şimdiden söylüyorum. Bugün yapılan transferler 2
Eylül'de vereceğimiz kararın içinde…" Hata olursa başkandan sorarım
Başkan Nihat Özdemir, MHK ile ilgili bir soruya "Ben bir şey demedim.
Sayın Zekeriya Alp'in listesine müdahale etmedim. Ben Zekeriya Alp'i
tanırım. Kurul üyeleri muhatabım değildir. Sayın Zekeriya Alp'ten hesap
sorarım. Temsilciler Kurulu'nda Sayın Arıcı'yı tanırım. Hata olursa
başkandan sorarım. Kurul üyelerinin birbirleriyle uyumlu çalışmaları
gerekir" şeklinde yanıt verdi.
VAR kayıtlarıyla ilgili olarak da Başkan Nihat Özdemir, "Başkan
olarak benim dinleme yetkim yok. Bazı savcı arkadaşlar yazılar yazdılar.
UEFA da bu gizliliği istiyor. Bu sene inşallah daha iyi olacak. Geçen
sene başarılıydık. Bence başarılıydık. Birkaç tane bariz hatamız oldu.
Almanya'da, İtalya'da, Fransa'da olmadı mı? İlk dönem çok iyiydik.
İkinci dönem oldu hatalar maalesef. İnşallah bu sene olacak" diye
konuştu.
Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, NTV Spor’da yayınlanan %
100 Futbol Programı’nda Rıdvan Dilmen ve Murat Kosova’nın sorularını
yanıtladı.
Dursun Özbek’in öne çıkan açıklamaları şu şekildeydi:
“DOĞRU İŞ YAPMIŞIZ”
“Östersunds mağlubiyeti büyük bir travma yarattı. İki sene peş peşe
kabul etmeyeceğimiz sonuçlar bu travmayı daha da derinleştirdi. Bu
travmadan çabuk çıkmak gerekiyordu. Sezon alışık olmadığımız şekilde
bizim için erken başladı. Sezonun başlangıcı gerçekten Galatasaray için
erken olmayan bir dönemdi. Aşağı yukarı aynı takım 5 senedir oynuyordu.
Takımın içinde bir doymuşluk, bir mental yorgunluk hissediliyordu. Bu
sene hazırlıklarına başladığımız zaman takımın büyük oranda bir değişime
tabii tutulmasına karar verdik. Her ne kadar inanarak bu hamleyi yapmış
olsak da bunun meyvesini toplamak başka bir şey. Hep bir risk vardır.
Ben o heyecan içindeydim. Hayatımda dünkü maç kadar heyecan duymamıştım.
Bu işin başındaki kişi olarak kelime haznem yaşadıklarımı tarif etmeye
yetmiyor. Takımı görünce ‘Doğru iş yapmışız’ dedim. Sonrasında
yaşadığımız haz bambaşka bir şey. Galatasaray olarak sezon
transferlerimizi iyi yaptığımızı, eksiklerimizi iyi tespit ettiğimizi
düşünüyorum. İlk maçta da taraftarlarımızı memnun ettik. Buradaki risk
ilk günden çıtayı bu kadar yükseğe koymuş olmak. İyi başlamak, iyi
bitirmenin işaretidir. Bunu daha aşağı indiremezsiniz. İnşallah dostça,
sakatlığı az, barış içinde ve keyifli geçen bir lig olsun. Eminim ki
geçen seneden daha keyifli bir lig seyredeceğiz.”
“Galatasaray’da
birçok oyuncu ilk kez maça çıktı ama bu oyuncularla bizim temasımız yeni
değil. Oyuncular yaşananları, travmayı biliyordu. Bu oyuncular da
Galatasaray’ın geçen sezonunun sonunu ve bu sezon başındaki travmayı
yaşadılar.” “TUDOR ENERJİSİNİ YANSITIYOR”
“Sayın Tudor’u biz geçen sezonun devre arasında getirdik. Biz iş
disiplini olan, bir ciddiyeti ve heyecanını futbolcuya ve sahaya
yansıtan bir antrenör istedik. Bu bizim anlayışımız. Tudor’da sizi
etkileyen bir şey var. Enerjisini hissediyorsunuz. Antrenmanlarda
kolunun altında sürekli 2-3 topla geziyor. Devamlı bir enerji içinde... O
enerjiyi bize yansıtıyor. Geçen sezon için Sayın Tudor’u suçlamak
yanlış olur. İddiasından biraz uzaklaşmış bir takım vardı. Takım
içindeki belli bir uyum zorlukları da söz konusuydu. Takım yıllandıkça
futbolcularda farklı tarzlar, hisler oluşur. Artık kendisini
Galatasaray’ın her şeyi olarak görebiliyorlar. Dolayısıyla ‘oyuncuya
bağlı düzen’ lafı biraz irite edici… Hiçbir yönetici bunu kabul etmez.
Galatasaray’ın içinde aşağı yukarı 4-5 tane böyle futbolcu vardı. Bu
onların kötü olduğu anlamına gelmiyor. Galatasaray’ı çok sevdiğinden
kendisini Galatasaray’ın her şeyi gibi görmeye başlıyorlardı. Bu biraz
da mayanın nasıl atıldığına bağlı. Bu manadaki oyuncularla yolları
ayırınca da etkisini gördük. Bugünkü uyum, Tudor’un nasıl bir antrenör
olduğunu da gösteriyor.”
“Ben başkan yardımcısıyken bazı
tespitleri yapmıştık. Ama dönüşümü yapmak bir süreç istiyor. Bir anda
bunu yapamazsınız. Elimizde sözleşmeler var nasıl yapacaksınız?” “GALATASARAY BİRİNCİ ÖDEVİNİ İYİ YAPMIŞTIR”
“Arkadaşlar da bana telefon ediyor ‘Ya ne oldu bu Galatasaray’a
uçakların inmesi falan…’ diyorlar. Bizim bu sezon yaptığımız transferin
özeti şu; birincisi karşı kulübe ödediğiniz bonservis, ikinci kısmı bu
insanlara ödenen maaş, prim ve devlete ödenen stopaj… Üçüncü bir husus
da bu yaptığınız transferlerin UEFA Finansal Fair Play kuralları
çerçevesinde kar zarar analizini yapmak. Biz sezon başında
Galatasaray’da oynamak istemediğini belirten futbolcularla konuştuk.
Yaklaşık 18 milyon Euro’ya yakın futbolcu sattık. Yüzde 90’u bunların
peşin. Geride de 5-6 milyon Euro arası muhtemel gidecek futbolcu var.
Yeni kurduğumuz takımda da ödediğimiz bonservis bedeli tutarı yaklaşık
34 milyon Euro. Ben eksi 10 milyon Euro civarında bu zararı
hesaplamıştım. Şimdi 5 milyon Euro daha bir satış bekliyorum ve bu
hedefe ulaşacağımızı düşünüyorum. Avrupa’da başarıya ulaşmak isteyen bir
kulüp için 10 milyon Euro nasıl bir paradır? UEFA’dan bize konan limit
65 milyon Euro’ydu. Şu anda serbest bir dönemdeyiz. UEFA bunu demişse
gerçekten demek ki Galatasaray’ın limitleri burada. Şu anda bu takıma
ödenen maaş 61-62 milyon Euro çerçevesinde… Yepyeni bir takım kurduk.
Ekstra 10 milyon Euro bir bonservis bedeli ödedik. Bu bonservislerin de
büyük bir kısmı yıllara sarkmış durumda. Ben Galatasaray’ı şampiyon
olsun Şampiyonlar Ligi’ne katılsın diye hazırlıyorum. Hedefimiz
Şampiyonlar Ligi ise muhtemel rakiplerimiz Real Madrid, Barcelona,
Bayern Münih… Artık herkes her futbolcuyu biliyor. İyi futbolcuyu herkes
her yerde buluyor. İyi futbolcu da iyi para ediyor. İyi futbolcuyu da
ucuza almak diye bir şey yok artık. Galatasaray kendi bütçesi
çerçevesinde kalmak şartıyla sadece futboldan gelen parayla iyi bir
kadro kurmuştur. Birinci ödevini de iyi yapmıştır.”
“Galatasaray
Sportif AŞ’nin takribi geliri 100 milyon Euro’dur. Bu gelir Şampiyonlar
Ligi’ne gittiğiniz zaman 550 milyon TL, UEFA Avrupa Ligi’nde oynarsan
480 milyon TL olur, hiçbirine gitmezsen 400 milyon TL’de kalırsın.
Galatasaray’ı tenkit edenler bir şeyi gözden kaçırıyor. Biz 2015’te
şampiyon olduğumuz için 100 milyon TL bir girdimiz oldu. Bir sonraki
sezon da UEFA’dan bir ceza aldık. Bu cezayı bir trafik cezası gibi
değerlendirdiler. Bu öyle bir ceza değildi. UEFA tarihinde ilk defa
tarihinde FFP kuralları çerçevesinde bir kulübe ceza aldı. Bir sezonu
UEFA’ya gide gele harcadık. 2 ayda bir Nyon’a, CAS’a gittik. Bu
travmanın da o günkü yönetimle bir ilişkisi yok. Bir önceki yönetimin
harcamalarının sonucu geldi bugünkü yönetimin kucağına düştü. Takımdaki
oyuncular da önümüzdeki sezon Avrupa’da oynamayacağını düşünerek
yaftalanmıştı. Herkes bunlardan etkilendi. Tenkit yapanlar sadece
Galatasaray’ın geçen seneki gelirleri çok düşüktü diyor. Bir travmanın
içinden çıkıyorsun. Bu sene de Avrupa kupalarından erken elendik
maalesef. Ama her zaman A, B, C planlarımız var. Yaptığımız transferleri
de bütçemizin içine sığdırdık. Seçildiğim günden beri söylüyorum
Galatasaray kesinlikle bu faiz sarmalından çıkmalıdır. Geçen sene
yaklaşık 150 milyon TL faiz ödedik. Bu sene Riva’dan gelen parayı
Sportif AŞ’ye yatırdık 90 milyon Dolar’lık kredi miktarını kapattık.
Özellikle Riva arazisinden gelecek paranın hiçbir başka yere gitme şansı
yok. Benim projem Galatasaray’ı faiz sarmalından çıkarmak. Çünkü
Galatasaray’ın gelirleri futbolu kendi bütçesi içinde döndürmeye
yeterli.” “GALATASARAY’IN KAPISI ARDA’YA AÇIK”
“Arda ile ilgili yorum yapma durumunda değilim. Çünkü o Barcelona’nn
oyuncusu. Ben Arda ile her zaman görüşüyorum. Ben Arda’nın başkanıyım.
O, Galatasaray’ın bir evladı. Arda, Türkiye’de hassas bir konu hala.
Barcelona’nın bir futbolcusu. Bizim şu anda ‘Arda’yı getirdik, götürdük’
şeklinde yorumlar yapmamızı sakıncalı buluyorum. Arda Galatasaray’a
gelmek isterse, Galatasaray’ın kapısı Arda’ya açık. Arda gibi futbolcuyu
kim istemez. Böyle bir şey varsa da konuşmalarımızla bunu engelleyecek
duruma girmek istemiyoruz. Arda bir dünya yıldızı. Dünyanın en iyi
kulüplerinden birinin futbolcusu... Kim Arda’yı kadrosunda görmek
istemez… ‘Ekmek veya su ister misin?’ gibi bir soru. Şartların
oluşmasına bağlı bir şey bu… Arda’nın ve Barcelona’nın talep edebileceği
bir ücrete hazır mıyız? Hayır… Barcelona 20, Arda 10 milyon Euro
isterse hazır değilsiniz tabii ki… Tudor’la bu konu hakkında elbette
fikir alış verişinde bulunuyoruz. Bir kişi veya bir sponsor yardım etmek
isterse bu çok rahatlıkla çözülebilecek bir konu…” “KADROYU 28 KİŞİDE TUTMAK İSTİYORUZ”
“Sol kanatta önde de arkada da bir eksiğimiz olduğunu düşünüyoruz. Ama
beklenmedik şekilde oyuncularınızın performansları da farklılaşabiliyor.
Mesela Linnes dün çok güzel oynadı. Kadroyu 28 kişide tutmak istiyoruz.
Yerli oyuncu eksiğimiz de var. Bunların bazılarını U 17’den gelen çok
başarılı oyuncularımız ile tamamlayacağız. Transferin sonuna doğru biraz
daha rahatlamış durumdayız. Piyasa da sonlara doğru biraz rahatlamış
olacak. Bazı transferlerimizi de transfer sezonunun sonunda yapmayı
planladık. 48 kişilik bir kadrodan geldik buraya. 48 kişiyi 28 kişiye
indirmek kolay bir iş değil. Hepsi kontratlı oyuncular. Biz bugün bunu
sağladık. Buradaki önceliğimiz 48 orta seviye oyuncu olacağına 28 iyi
futbolcu olsun. Ben o parayı 28 oyuncuya vereyim.” “FEDAKARLIK TÜRK İNSANINA YAKIŞAN BİR DAVRANIŞTIR”
“Kulüpler Birliği’nde barışçıl olamaz mıyız? Biz hep gözünün üzerinde
kaşın var kavgası içerisinde mi olmak zorundayız? Fenerbahçe Kulübü,
asbaşkanı ile temsil ediliyor. Şekip Bey katkı verebilecek birisi mi?
Son derecek katkı verebilecek bir kimliği var. Zaman zaman bazı
kulüplerden de başkanları yerine başkan yardımcıları gelebiliyor. Bunu
örnek gösterip ‘Ben de asbaşkanım seviyesinde temsil edileceğim’
çıkışını kamuoyuna bırakıyorum. Elbette gerekirse ben de gelirim, benim
başkan yardımcım da gelir… Burası Kulüpler Birliği Vakfı. Türk futboluna
öncülük edecek bir seviyeden bir seviyeye taşımak için kurulmuş bir
kurum. Bizim bu kavgalara ihtiyacımız yok. O arkadaşlara sorsanız
‘Türkiye’de barışa ihtiyaç var’ derler. Peki sen barışı sağlamak için ne
yapıyorsun? Biz çok büyük camiaları, milyonları temsil ediyoruz. Bazı
kulüp başkanlarımızla telefonla konuşuyorum ve diyorum; bu kadar akıl
zafiyeti, akıl tutulması olur mu? Bu davranışların kendilerine, Kulüpler
Birliği’ne ne faydası var, egolarından başka… Dağ dağa küsmüş kimsenin
haberi olmamış. Biz 18 kişi bu kendi aramızda bu işi çözemiyorsak
yazıklar olsun. Bizim üreteceğimiz faydadan sen de faydalanıyorsan o
zaman sen de katıl. Fedakarlık her zaman takdire şayan, Türk insanına
yakışan bir davranıştır.” “GÜNDEMİMİZ TRANSFERLERE HARCANAN PARALAR”
“Galatasaray’da Divan Toplantısı her ay yapılır. Olağanüstü dediğiniz
zaman bunun içini açmak lazım. Olağanüstü gündemle toplanıldığı zaman da
bunun dışında bir şey tartışamıyorsun. Birinci gündemimiz de
transferlere harcanan paralar. Bu endişeyi duyan Galatasaray Divan
Kurulu üyeleri son derece haklı. Çünkü Türk basınında öyle bir durum var
ki Galatasaray karşıtlığı üzerine kurgulanmış… 5 senelik hesap üzerine
kurgulanmış projeksiyonlar çıkartılıyor. Arkadaş, ben de 5 senede 500
milyon Dolar kazanıyorum. Müsaade edin de 100 milyon Dolar harcayayım.
Bunları tersinden okursanız başka bir şey, düzünden okursanız başka bir
şey. Galatasaray’ın bu sene içindeki kazançlarını hiçbir şekilde hesaba
katmıyorlar ‘Bu para da Riva’dan gelen para’ diyorlar. Biz bu işi
yaparken ticari gelirimizi artırma amaçlı hesaplar yapmıyor muyuz? Bu
paraları Riva paraları ile eşleştirip algı yaratmanın kime ne faydası
var? Biz Divan Kurulu’nda açıklamamızı yapacağız. İkinci konumuz da
sosyal tesislerle ilgili. 20 gün sonra da normal Divan Kurulumuz var. 20
gün sonra Divan olan bir hususta yarın Olağanüstü Divan Kurulu koyuldu.
Bunun ortaya yaydığı kötü enerjiden başka bir getirisi yok. Olağanüstü
Divan yaparak bu transferleri geri çevirebilir misiniz? Bu adamları geri
gönderebilir misin? Olağanüstü Divan talep etmekle sen başka bir mesaj
vermek istiyorsun. Bir ara da imza topluyorlardı ben de saygı gösterdim.
Biz zaten bu hesapları veriyoruz. 24 kişilik bir grup Olağanüstü Divan
Kurulu istedi biz de yarın hesabını vereceğiz. “
“Fatih Terim ile
ilgili bugüne kadar hiçbir gündem oluşmadı. Çünkü o Milli Takım’ın
hocasıydı. Biz de zaten başka bir proje içindeydik Sayın Tudor’la...
Fatih Hoca da beklenmeyen bir şekilde Milli Takım’dan ayrıldı. Ama şu
anda Galatasaray’ın kendi sistemi var ve bu sistemin içinde de başarıyı
yakalamak için çalışmaları var.” “GALATASARAY’IN ÖNCÜLÜK MİSYONU VAR”
“Amatör sporlar Türk sporunun iyileşmez bir yarası gibi duruyor.
Olmazsa olmaz… Hepsinin yapılmasının gerekliliği var. Hatta eksiklerimiz
var bazı spor dallarında… Galatasaray’ın bir öncülük yapma misyonu var.
Daha 1800’lü yıllarda Galatasaray Türkiye’ye eskrim, tenis, jimnastik
gibi sporları getirdi. Bu yüzden Galatasaray’ın amatör sporlardan
kopması kendi misyonuna ters bir olay. Bu sporlardan elde edilen paralar
bu sporları yaşatmaya yetmiyor. Bu amatör sporları yaşatmak için yeni
kaynak arayışına girmemiz gerekiyor. Atletizmde Usain Bolt gibi birini
yetiştirip ihraç edemiyorsak ve bizim de böyle bir misyonumuz varsa bu
parayı nereden bulacağınız çok önemli değil. Biz de bu yüzden otel gibi
projeler geliştirdik. Çünkü biz hep ithal eden bir ülkeyiz. Başka
kaynaklar yaratıp içeriye sokmak zorundayız. Bize dediler ki ‘Siz inşaat
şirketi misiniz?’ Üzerinde fazla durmuyorum bu sözlerin.”
“Biz bu
sene basketbolda birinci ligde ve Eurocup’ta mücadele edeceğiz.
Kadromuzu 4 milyon Dolar gibi bir paraya oluşturduk. Erman Kunter ile
başarılı olacağımıza inanıyorum. Burada bütçe ile çok ilişkili bir durum
var. İyi bir yatırım yaptığınız zaman salon spor dallarında başarıyı
garanti etmiş gibi oluyorsunuz. Ama bu sene de hedefimiz zirveye
oynamak. Sinan Güler ‘Seneye ben Euroleague’de oynayacağım’ dedi. Ben ne
diyeceğim ki? Burada benim yıpranacağım bir konu yok. Sayın Ergin
Ataman ile de kontratımız bitmişti. Onlar ayrıldı diye ben niye
yıpranayım?” "SELÇUK İNAN BİZİM KAPTANIMIZ"
“Selçuk İnan bizim kaptanımız. Şu anda kadromuzun da bir parçası.
Selçuk, hocanın düşünmediği isimler arasında değil. Sabri, sitem etmek
yerine gelip kapıyı çalabilir, bana bir talepte bulunabilir. Şimdi bana
televizyon üzerinden bir şeyler söylerse ne yapılabilir? Sabri, bu yılın
planlamasında yoktu. Bundan önceki yılın ve ondan önceki yılında kadro
planlamasında da yoktu. Sabri, Galatasaray’ın bir parçası... Biz
özellikle Sabri’yi geçtiğimiz yıllardaki kadroda tuttuk. Gayet de güzel
oynadı.”
“Ceza yönetmeliklerinde federasyonun ve FIFA’nın koyduğu
bir limit yok. Böyle bir kanaat nereden geliyor? Futbolcuyla mahkemelik
olunca futbolcu FIFA’ya gidiyor ve FIFA, bunun sonucunda cezanın makul
bir seviyede olması gerekliliği belirtiliyor. Ceza yönetmeliklerini
mümkün olduğu sürece uygulamaya çalışıyoruz. Ama saha içinde negatif
etkisi de olabiliyor. Çok hassas bir konu disiplin yönetmeliği. Sene
başlamadan herkese yönetmeliği verdik.” “VİDEO HAKEM HAKSIZLIĞI ORTADAN KALDIRABİLECEK BİR UYGULAMA”
“Video Hakem Uygulaması ikinci yarıda başlayacak. Çok enteresan
görüşler hakim. Bir defa futbolun akıcılığını bozacak nitelikte.
Futbolun bir akıcılığı var onu biraz etkileyeceğini düşünüyorum. Dursun
Özbek olarak, Galatasaray Başkanı olarak değil, bunun futbolun
doğallığına etki edebileceğini düşünüyorum. Ama son derece büyük bir
haksızlığı ortadan kaldırabilecek de bir uygulama.” "BİZ AVRUPA'NIN BİR PARÇASIYIZ"
“Galatasaray Spor Kulübü Başkanı olarak 6 yabancı sınırlamasından
kaynaklanan bazı sorunları devraldık. Dar bir piyasa içindeyiz. Bütün
dünyanın sana bir oyuncu kaynağı olması farklı bir şey, sadece
Türkiye’nin oyuncu kaynağı olması farklı bir şey. 6 yabancı olunca
Galatasaray’ın bazı kontratlı oyuncuları paraları ödenmelerine rağmen
tribüne gitmişti. Yerli piyasası da öyle bir seviyeye çıkmıştı ki… Biz
Avrupa’nın bir parçasıyız. Avrupa ülkelerinin dışında uygulanan bir
sistemi düşünmemek lazım. Bizim rakiplerimiz onlar. Yabancı kuralına
göre bazı Süper Lig kulüpleri getirdikleri yabancıları oynatıp, parlatıp
iyi paralara satabiliyor.” “YASA BİR AN ÖNCE ÇIKMALI”
“Kulüpler yasası bir an önce çıkmalı. Onun içinde yöneticilere gelen
bazı sorumluluklar var. Biz Galatasaray olarak bunun için bir çalışma
yaptırdık. Spor Yasası, uzun zamandan beri gündemde. Fakat uzun zamandan
beri çıkmadı. Yönetici veya başkan seçilen kişilerin çok izanlı, akıllı
kişiler olduklarını düşünüyorum. Bu insanların illa bir yasaya ihtiyacı
yok. Ama madem bu olmuyor, o zaman bu yasanın gelmesi gerekir.” "GALATASARAY’IN TARAFTARINA İHTİYACI VAR"
“Galatasaray’ın bütün branşlarının tarafsız hayal etme, taraftarsız
olma şansı yok. Dün akşamki şenliği çok az etkinlikte bulabilirsiniz. O
heyecanı başka hiçbir şeyin yaşatması mümkün değil. Bizim taraftarla
ilişkimiz etle-tırnak gibi. Bu ilişkiyi daha da geliştirme
sorumluluğumuz var. Galatasaray’da küslük olmaz. Sayın Gündüz Kılıç’ın
söylediği gibi Galatasaray beraberce halatı çeken bir his takımıdır.
Galatasaray taraftara küsemez. Galatasaray’ın taraftarına ihtiyacı var.
Bu yıl, gişe gelirlerine Galatasaray’ın son derece ihtiyacı var. Biz
yönetim olarak Galatasaray taraftarına keyif vermek için her şeyi
yapıyoruz. Hata yaptığımız işler de yok mu? Var. Ama en iyiyi yapmaya
çalışıyoruz. Daha iş yeni başlamışken gerek antrenörü, gerek
futbolcuları protesto etmemek lazım. Bizi yalnız bırakmasınlar.
Eksiklerimiz belli. Kanatta ve geride eksiklerimiz var. Kimse merak
etmesin taraftarına keyif veren coşturan bir Galatasaray izlettirmek
istiyoruz.”
“Kwadwo Asamoah ilgilendiğimiz bir futbolcu. Hem
kendisiyle hem de kulübüyle görüşmeler devam ediyor. Ama sonuca ulaşmış
bir durum yok. Çaba içindeyiz ama biten bir şey yok.”
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile Asbaşkanlardan Şekip Mosturoğlu
NTV, NTVSpor ve Fenerbahçe Televizyonu'nun ortak yayınında Rıdvan Dilmen
ve Murat Kosova’nın sorularını yanıtladı ve önemli açıklamalarda
bulundu.
Programdan 1. Bölüm Satırbaşları:
Asbaşkan Şekip Mosturoğlu:
-UEFA ile 4 yıllık anlaşma gereği; 30 milyon Euro’ya kadar zarar
hakkımız vardı, geçen sezon da 20 milyon Euro zarar hakkımız vardı. Bu
da kur farkından dolayı. Bu sezonki hedefimiz 10, önümüzdeki sezon da 0
olması gerekiyor. Kamuoyunda futbolcu satmadan alınamadığı gibi bir algı
var ama temel parametre zararın en aza indirilmesi. Biz, parametrelere
uygun bir şekilde planlamamızı yaptık. Transfer çalışmamızı da buna göre
yürütüyoruz.
-2011 sezonu sonunda bizim zararımız yoktu,
sonraki sezonda da belli bir noktadaydı. 3 Temmuz hadisesinin yarattığı
zararlar söz konusu.
-Kur farkı zararı ne kadar planlarsanız
planlayın bir değişim yaşanıyor. Kur yükselince de düşünce de zarar
oluyor. Ancak yapılan anlaşmaya uygun davranılırsa 0 zarar söz konusu
oluyor. Bildiğimiz kadarıyla Beşiktaş’ın sözleşmesi var ve bu sene
bitiyor. Galatasaray tekrar yenileyecek diye biliyorum. Bizimki 4 yıllık
bir sözleşme.
Başkan Aziz Yıldırım:
-Kulüpleri kontrol altına alıp kar ve zararı dengede tutsun, diğer
taraftan da oyuncular gelsin isteniyor. Aslında bu kriterlerde
sıkıntılar var. Fransa 222 milyon Euro bir oyuncu için bedel ödedi.
Bunun Finansal Fair Play ile ilgisi yok. Tabii bunlar devlet desteğiyle
de olan şeyler. Bu sistemin elden geçmesi gerekiyor.
-Artık
değerler değişti. O yüzden sıkıntılar var. UEFA kriterlerine uymak kolay
bir şey. Buna uymayı biz istedik. Bütün kulüplerle anlaşmalar
yapılıyor. Her kulübün kendi şartlarına göre yapılıyor. Şartlar yerine
gelince artı/eksi 5 milyon Euro’ya geliyorsunuz.
-3 Temmuz
Fenerbahçe’ye büyük zarar verdi. Hem maddi hem de manevi anlamda. Bizler
şike yaptık diye suçlandık ve hapse girdik. O dönem de Aykut Kocaman,
Ali Koç, Nihat Özdemir, Nihat Özbağı gibi tüm yöneticiler ve Volkan
Demirel gibi futbolcular bir beraberlik içinde Fenerbahçe’yi o kötü
günlerden iyi günlere çıkarmak için çalıştı.
-Fenerbahçe’nin
kaderini kadın ve çocuk taraftarlarımızın maçlara gelişi değiştirdi. Bir
güç gösterdik. FETÖ’nün bunu yaptığını zikrederek Fenerbahçe ayağa
kalktı. Tabii bu süreçte hepimiz yıprandık ve Aykut Kocaman da dâhil. O
dönem konuşurken de Aykut Hoca gitmek istedi ve gitti. Şimdi yeniden
aramızdadır. Biz Fenerbahçeliyiz ve burası için yapılacak bir şey varsa,
Fenerbahçe’nin daha ileriye gitmesi için ne gerekiyorsa hepimiz
yaparız. Aykut Hoca ile yeni bir yapılanma içine girdik. Kendini
geliştirmiş bir Aykut Kocaman var. Bakış açısı tamamen değişmiş bir
Aykut Hoca var.
-Antalya’da katıldığım bir etkinlikte 4 transfer
yapacağız dedim ve bu konuda da çalışmalar yapılıyor. Parasal anlamda
sıkıntılarımız yok. Forma reklamı önümüzdeki günlerde yapıalcak. Başka
kaynaklarımızı da devreye sokacağız. Bütçemiz belli bir seviyeye
geleceğiz. Sonraki dönemde ise taraftarın maçlara gelişi, forma alışı
gibi tamamlayıcı unsurlarla birlikte kullanılacak 100 milyon Euro’luk
bir bütçenin olduğunu söyledim. Ayın sonuna kadar zamanımız var ve
oyuncularla görüşüyoruz. Bizim amacımız bu sene Türkiye Liig2nde
şampiyon olmak için, Türkiye Kupası’nı kazanmak için, Avrupa Ligi’nde en
iyi yerde olmak için çalışıyoruz. Bu yönde bir kadro kurmaya
çalışıyoruz. Bir santrafor alacağız. Orta sahaya hücuma dönük oyuncu
bakıyoruz. Şimdi transferler kolay olmuyor.
-Ben Arfa ve Lucas
Lima konusuna açıklık getirmek istiyorum. Lima, Santos’un oyuncusu ve şu
anda kulübü ona satmak istemiyor. Neymar’ın babası Lucas Lima’yı PSG’ye
götürmek için çok uğraştı ancak Lima şu an Santos’un oyuncusu. Ben
Arfa’nın da şu an 1 yıllık sözleşmesi daha var ve 13 milyon Euro
alacağını söylüyor. Bunu aldıktan sonra oturup konuşacağını söyledi.
-van Persie konusunda hayal kırıklığımız yok. Kalitesini tartışmak
yanlış olur ama sakatlığından dolayı oynayamadı. Şu anda elinden geleni
yapıyor.
-Aykut Hoca, transfer edebilirsek alabiliriz dedi ama
bizim de UEFA kriterlerinden dolayı sıkıntımız vardı ve Lens
bonservisiyle gelmek istiyordu. Bonservisini alamayacağımızı söyledik. 4
milyon Euro istedi ve sonrasında 3 milyona kadar indi. Yeni takımı
hayırlı olsun.
-1 santrafor alacağız ve gerekirse 1 tane daha alırız. Herkes bu konuda rahat olsun. Oyuncu alacak durumumuz da var.
Asbaşkan Şekip Mosturoğlu:
-van der Wiel konusunda tasarruf Aykut Hocadadır. Kendisi iyi bir
futbolcudur ama takımdaşlık anlamındaki katkısı önemlidir. Hoca ile
konuştuk ve kulübün menfaatleri doğrultusunda gereken neyse yapılır.
-12. Adam yüreğini sahaya konan, takımı sırtlayan bir güçtür.
Taraftarlık Fenerbahçe’dir ve küslük de olmaz. Taraftarımız, bütün kötü
günlerde Fenerbahçe’nin yanında olmuştur.
-Geçtiğimiz gün
Obradovic ile bir araya geldik ve onunla konuştuk. Alternatif olarak
kadroda olabilecek bir oyuncu olduğunu söyledi, Wanamaker’ın. Ancak
oyuncu Amerika’dan bir kontrat bekliyor. Eğer ki o kontrat olmazsa
Wanamaker olacak.
Başkan Aziz Yıldırım:
-Aykut Hocanın gelmesi ve onun enerjisiyle taraftarın da bu kulübe
sahip çıkması gerektiğinin farkına varmasıyla birlik ve beraberlik
ortamı sağlanıyor. Kombine satışımız 18 bini geçti. İyi sonuçlarla ve
güzel futbolla tribünlerin tamamen dolu olacağını düşünüyorum.
-Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda sponsorlara ayrılan alanın dışında 10
bin kombine satışa çıkarıldı ve bunun yüzde 70’i satıldı. 17.8 milyon
Euro gelir söz konusu. Ancak şu andaki bütçemiz 30 milyon Euro. Doğuş
Grubu bir kısmını karşılayacak ve bundan dolayı teşekkür ederim.
Zannediyorum ki, ilerleyen dönemde Euroleague Şampiyonluğunu ve o
seviyelerde kalıcı olmayı hedefliyoruz.
-Türkiye’de spor kültürü
yok. Biz, maça niye gideriz ve taraf olmayı holiganlık seviyesine
getiriyoruz. Bakınız Avrupa’da takım küme düşüyor ama stadyum dolu.
Ancak bizde de şampiyon oluyorsanız dolu oluyor, onun dışında boş. Genel
anlamda bizde spor kültürü yok.
-Türkiye Ligi’nde 4 trilyona
yakın bir gelir söz konusu ancak bu paranın çoğu lisans işlemleri vs.
gibi şeylerden dolayı federasyona veriyoruz. Bir de biz diğer kulüpler
gibi Euroelague’in hissedarlarındanız. Böyle bir organizasyon
geliştirilip büyüyecekse, biz de onun içinde olmak isteriz. Obradovic,
bizleri temsilen orada bulunuyor. Aynı şekilde Maurizio Gherardini de
NBA’i çok iyi bilen bir isim.
Programdan 2. Bölüm Satırbaşları:
Başkan Aziz Yıldırım:
-Eljif Elmas konusunda FIFA’ya başvurduk. 26-27 kulüp Eljif için
girişimde bulundu ama bizim ekibimiz de çok çalıştı. Avrupa’da çok büyük
bedellerde transfer edilebileceği söyleniyor. Çok başarılı bir oyuncu
olacak. Aykut Hoca da çok beğeniyor. Ancak tek sorun profesyonel olarak
işlem görmesidir. Aynı şekilde Oğuz Kaan Güçtekin ismine dikkat çekmek
istiyoruz. 5 milyon bonservisine verdiler ama biz vermedik. Çok
yetenekli bir oyuncudur. Öte yandan 18-21 yaşları arasında tespit
ettiğimiz yabancı oyuncular var ve bunlarla ilgili çalışma yapıyoruz.
-Kulüpler Birliği ile ilgili konularla Şekip Bey ilgileniyor. Göksel
Bey ile ben de konuştum ve kendilerine yaptıkları çalışmalardan dolayı
teşekkür ederim. İlerleyen dönemde Kulüpler Birliği’nin daha aktif
olması gerekiyor. Kulüplerin sorunları çok. Devlete, 1998’den bu yana
375 milyon dolar vergi ödedik. Forma reklamından pay veriyoruz, TFF’ye
pay veriyoruz. Aynı şekilde amatör şubelerin yüküne devlet destek
olmalı.
-Edirne’de Fenerbahçe Evi yapacağız. 1 Mayıs’ta açılışı
yapılacak. Aynı şekilde Sakarya’da bir açılışımız olacak. Antalya ve
Kayseri’de de bir tesis hayata geçirmeyi planlıyoruz.
-Fenerbahçe’nin mekânı Kadıköy’dür ve orada kalacaktır. Bizim evimiz
orasıdır. Bir takım yenilemeler olabilir ama bizim evimiz Kadıköy’dür.
Asbaşkan Şekip Mosturoğlu:
-Fenerium, interaktif çalışıyor ve Fenerium Genel Müdürü Mümtaz Bey’e teşekkür ederim. Başarılı bir markadır, Fenerium.
Başkan Aziz Yıldırım:
Sayın Cumhurbaşkanımıza verdiği desteklerden dolayı teşekkür ederiz ama
en büyük teşekkürü FETÖ operasyonları ve FETÖ suçlularını ortaya
çıkardığı için teşekkür ederiz.
-Ben başkanlığın süresince her
türlü şeyi gördüm. Bu süre içinde statlar, salonlar yaptım. 100 milyon
dolarlara stadyum yaptık. Hangi seviyelerden nerelere geldik bir bakın.
Bizden sonra stat algısı değişti. Bugün Türkiye’nin her yerinde modern
statlar yapılmaya başlandı.
-Türkiye’de sporsever bir
Cumhurbaşkanı var. Ancak kulüpler ve Federasyon olarak Türkiye’de
yapılması gereken ne varsa bunun önerisinde bulunamıyoruz. Ülke için
hepimizin beraber hareket etmesi gerekiyor. Sporun bütün sorunlarını
çözmemiz gerekiyor. Ancak bir türlü bunu sağlayamıyoruz. Yeni Gençlik ve
Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak da bu konunun içinden gelen bir
isim.
-Federasyonlar, sorumluluğu üzerine almalıdır. Çalışmaları gerekiyor.
Asbaşkan Şekip Mosturoğlu:
-Başkanımız ve birçok yönetici ceza alıyor. Bir düşünce açıklandığında
şiddeti körüklemiyorsa ve belli sınırlar içindeyse bence
cezalandırılmamalıdır. Nitekim sadece fikir beyanatıdır. Federasyona
yanlışsın demek disiplin cezasını gerektiren bir eylem gibi duruyor.
Başkanımızın da bütün cezaları, basına yaptığı açıklamalardan dolayı.
Yeni bir açılıma ihtiyaç var.
Başkan Aziz Yıldırım:
-Kulübü temsilen bir kulüp başkanı ve yönetim kurulu var, bununla
beraber kulüpler olarak bizim seçtiğimiz bir TFF yönetimi var. Bunlar
bizi cezalandırıyorlar.
-Bakın sadece konuşup, tenkit ettiğim için yaklaşık 1,5 yıl bana ceza verdiler.
-Bütün kulüpler yatırım yapıyorlar. Neden? Başarılı olmak için. Ama siz müdahil olursanız sebebi siz olursunuz.
-Fatih Terim olayı.. TFF, Fatih Terim’in kendisinin ayrıldığı konusunda
açıklama yaptı. Bakınız, siz bu anlaşmayı yaparken şartlara uymak
zorundasınız. İnsanları karalamaya da karşıyım. Bunu da her yerde
söyleyeceğim. Türkiye’de hiç antrenör yok mu? Bugün Federasyonun istifa
etmesi lazım.
-Ligin isminin Lefter Küçükandonyadis olması için başvuruda bulunduk, sürekli de söyledik ama olmadı.
Programdan Son Bölüm Satırbaşları:
Başkan Aziz Yıldırım:
-Ben, 19 senedir başkanım. 2 senedir takım kötü, taraftar eksikliği vs.
gibi şeylerden dolayı sustuk ama bundan sonra susmayız. Bakınız, amatör
sporlarda zirvedeyiz ve Türkiye’deki amatör sporun nereye geldiğini
herkesin görmesi gerekiyor. Yelkende Doğuş Grubu’nun desteğiyle Dünya
Şampiyonu sporcular yetiştireceğiz.
- Böyle bir barış sezonu
olmaz. Herkes iyi transferler yaptı, paralar harcadı. Bunun karşılığında
beklenti var. Haksızlık olmadan, rekabetin olduğu bir sezon olmalı.
Bunu da TFF ve hakemler bunu yapacak.
-Ben buradan hem size hem
de bütün Fenerbahçe taraftarına teşekkür ederim. Fenerbahçe’yi yalnız
bırakmamaları gerektiğini söylüyorum. Kişiler önemli değildir, önemli
olan Fenerbahçe’dir. Transfer konusunda da 4 oyuncu sözümüz var ve
gerekirse fazlası da olur.
Asbaşkan Şekip Mosturoğlu:
-Futbolun sorunları çok büyük ve kökten bir çözüm gerekiyor. Şike
Kumpası Davası’nın duruşmaları devam ediyor. Maalesef bazı sosyal
medyada gördüğümüz arkadaşlar var, Silivri’nin yolunu bilmiyorlar.
Sosyal medyada ufak şeyleri büyük şeylermiş gibi göstermek yerine
Silivri’ye gelip büyük bir dava izlesinler.
25 EYLÜL 2026 CUMA 11:30 Formula 1 Azerbaycan GP Antrenman Turları - 3 ...
!doctype>
Copyright (DMCA)
Sitede yer alan tv yayın ve/veya logolarının içeriğinden Sportrendy sorumlu değildir ve hakları kendilerine aittir. Sportrendy embed teknolojisini kullanarak kendi resmi sitelerinden yayın yapan tv kanallarını biraraya toplamak için kurulmuştur. Tüm hakları kendilerine aittir. Kaldırmamızı talep ettiğiniz yayın ve/veya logo`yu İLETİŞİM kısmından irtibata geçerek bildirebilirsiniz. En geç 3 gün içinde değerlendirilip gereken işlem yapılacaktır.
ABD, Kanada ve Meksika'nın ortak düzenlediği 2026 FIFA Dünya Kupası finalinde İspanya ile Arjantin karşı karşıya geldi. İspanya, 2026 FIFA Dünya Kupası finalinde normal süresi golsüz eşitlikle sona eren maçta Arjantin'i uzatmalarda bulduğu golle 1-0 mağlup ederek 16 yıl sonra yeniden dünya şampiyonu oldu. İşte Dünya Kupası maç sonuçları ve maç özetleri...
Dünyanın en çok izlenen liglerinde 2026-2027 sezonunun başlamasına sayılı haftalar kaldı. Sezon öncesinde sporseverlerin cevabını en çok merak ettiği soruların başında ise "Hangi Lig Hangi Kanalda?", sorusu geliyor. Makalemizde; UEFA Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi, Euroleague, Formula 1, NBA, İngiltere Premier Lig, İspanya La Liga gibi majör organizasyonların da dahil olduğu tüm liglerin Türkiye yayıncılarına mercek tutuyoruz...
Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!