Futbol
özellikle son 10 yılda sadece ekonomik anlamda değil, saha içinde de
değişti. Artık "libero" dediğimiz oyuncu tipi yok, "klasik 10 numara"
ise çok az. Serkan Akkoyun yazdı.
2014 Dünya Kupası son 16 turu maçında Almanya ile Cezayir
karşılaşıyor... Maçın henüz 8. dakikasında sol kanattan atılan uzun topa
hareketlenen İslam Slimani 'savunmanın arkasına sarktığı için'
sevinirken bir anda beklenmediği biriyle karşılaşıyor: Manuel Neuer!
Adeta bir stoper gibi Slimani'yle ikili mücadeleye giren Neuer kayarak
hamle yapıyor ve topu kornere gönderiyor.
Aslında bu sahne o dönem Bundesliga izleyenlere çok da yabancı
gelmemişti. O dönem Guardiola'nın Bayern Münih'inde Neuer bir 'libero'
gibi oynuyordu. Bir zamanlar Beckenbauer, Baresi, Fatih Terim, Ronald
Koeman ve Lothar Matthaus gibi isimlerin temsil ettiği 'libero' mevkisi
günümüzde artık yok. Savunmanın arkasında, kalecinin önünde oynayan ve
forvetleri 'süpürüp' topu rahatça oyuna sokan liberoların yerinde şimdi
'kaleciler' var.
Ederson ya da Alisson gibi modern kaleci-liberoların üst düzey
performansları, bir kalecinin elleri kadar ayaklarının da iyi olması
gerçeğini ortaya koyuyor. Futbolun geldiği noktada artık taktikler
kalecinin ayağından itibaren başlıyor. Paris Saint-Germain U19 Takımını
çalıştıran Thiago Motta'nın 'geleceğin dizilişi' dediği 2-7-2'de kaleci
de oyunun doğrudan bir parçası. Yani kaybolan liberolar, kalecilerde can
buldular ve artık bir kaleci, sadece bir kaleci değil...

Futbolun 'kaybolan futbolcu tiplerinden' birisi de 'savaşçı orta
sahalar'. Özellikle 1990'lar ve 2000'lerin ilk yıllarında İtalya'da
oldukça popüler olan hırçın defansif orta sahalar, yerini teknik ve oyun
zekası yüksek 6 numaralara bıraktı. Napoli Teknik Direktörü Gennaro
Gattuso, saha içerisinde herkese kök söktüren bir isimdi. Rakiplerinden
Juventus'un formasını giyen Edgar Davids de bitmek bilmez enerjisini,
adeta bir pittbull gibi rakiplerine yapışmasıyla birleştiriyor ve
kimsenin rakip olmak istemeyeceği bir defansif orta sahaya dönüşüyordu.
Galatasaray forması giyen Felipe Melo da bu isimlerdendi. Türkiye için
hala 'geçerli akçe' gibi düşünülse de, son Inter denemesi gösterdi ki
modern futbol bu oyuncu yapısını yeterli bulmuyor.
Günümüzün defansif orta sahalarında başka özelliklere ihtiyaç var. Yeni
6 numaralar ya Lazio'lu Milinkovic-Savic gibi üst düzey oyun görüşüne
sahip olmalı ya da Liverpool'un kaptanı Henderson gibi hem toplu hem de
topsuz oyunda tempoyu hiç düşürmemelisiniz. Chelsea'nin oyunu Jorginho
ve Kante gibi orta sahalar üzerinden kurması, Kante'yi Fransa'nın aksine
hücuma geçişlerde kullanması da hep bu değişimin sonuçlarından.
Liberolar kadar olmasa da 'unutulmaya yüz tutmuş' mevkilerden birisi de
'klasik 10 numaralar'. Evet bir zamanlar Zidane'ı izlemek büyük
keyifti... Alex de Souza, 89 dakika sahada görünmez 90. dakikada atacağı
bir golle 3 puanı kazandırırdı ama Avrupa'da oyun temposu o kadar arttı
ki, sahada hiçkimsenin diğerinin 'daha az koşmasını' ya da 'ikili
mücadeleden kaçmasını' tolere edecek durumu yok!
Bu yüzden modern 10 numaralar, Luka Modric gibi hem defansif hem
ofansif özelliklere sahip olmak zorunda. Eğer kadronuzda Pirlo gibi bir
'regista'nız varsa o zaman 10 numaranın eskisine de yenisine de ihtiyaç
duymazsınız. Everton'da David Moyes, savunmanın önünün Mikel Arteta'ya
emanet etmiş, forvette Tim Cahill'in arkasında ise Fellaini'yi
kullanmıştı. Bu, değişen futbolda Fellaini'nin çok iyi bir 10 numara
olmasından değil, Arteta'nın oyun yapısından dolayı bu bölge için ekstra
yetenekli bir oyuncuya ihtiyaç duyulmamasından kaynaklanıyordu.
Futbolun geldiği noktayı görebiliyoruz; kaybolan liberolar, libero olan
kaleciler, ihtiyaç duyulmayan eski 10 numaralar, sahte dokuzlar, 3'lü
savunmanın yeniden kullanılmasıyla adeta birere 'haf'a dönüşen kanat
bekleri... Futbolun geleceğini kestirmek ise oldukça güç. Kim bilir
belki de gelişen teknoloji ile birlikte hayal bile edemeyeceğimiz
mevkiler doğacak, vazgeçilmez sandıklarımız unutulup gidecek... Hep
beraber yaşayıp göreceğiz...
Kaynak: TRT SPOR