TV İZLE

Canlı TV'ler burada...

Aromaterapi, Fitness ve Beslenme: Doğal Yağlarla Bütüncül Sağlık Rehberi

Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!

BYD HAN | Test Sürüşü

BYD HAN 3.9s | Avrupalı Premium otomobillere kafa tutar mı?

En Seksi Voleybol Frikikleri

Birbirinden seksi voleybolcular plajda ve salonlarda ter dökerken zaman zaman da verdikleri frikiklerle yürek hoplatıyorlar…

TV’de Spor Ekranı

TV’de Spor Ekranı ile TV'de canlı spor yayınları ve canlı maçlar hangi kanalda öğrenin.

UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri

2024-2025 UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri TRT farkı ile burada...

Vodafone Sultanlar Ligi'nde biten transferler (2026-2027 sezonu)

Vodafone Sultanlar Ligi ekipleri, 2026-2027 sezonu öncesi kadrolarına takviye yapıyor. İşte şu ana kadar biten transferler...

UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri

UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri​ TRT farkı ile burada ...

UEFA Avrupa Ligi Maç Özetleri

UEFA Avrupa Ligi​ Maç Özetleri TRT farkı ile burada...

MHK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MHK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2025 Perşembe

TRT SPOR ÖZEL YAYIN | Süper Lig'de ilk 6 haftanın tartışmalı hakem kararları (Full Video)

TRT SPOR

ÖZEL YAYIN | Süper Lig'de ilk 6 haftanın tartışmalı hakem kararları

MHK eğitimcileri Süper Lig'in ilk 6 haftasında yaşanan tartışmalı hakem kararlarını TRT SPOR'da değerlendirdi.



25 Temmuz 2024 Perşembe

2024-2025 Sezonunda Görev Yapacak Klasman Hakemleri Belli Oldu

Merkez Hakem Kurulu, 2024-2025 sezonunda Süper Lig'de görev yapacak hakemleri açıkladı.


TFF'den yapılan açıklamaya göre, MHK yeni sezonda düdük çalacak hakemleri belirledi.

MHK'nin belirlediği yeni sezonda 25 kişilik orta hakem listesinde Zorbay Küçük (Adana), Alper Akarsu, Burak Pakkan, Kadir Sağlam (Ankara), Burak Şeker, Murat Erdoğan, Ömer Faruk Turtay (Antalya), Bahattin Şimşek (Aydın), Oğuzhan Çakır (Balıkesir), Arda Kardeşler, Cihan Aydın (Bursa), Ali Şansalan (Çanakkale), Ümit Öztürk (Denizli), Turgut Dorman (Eskişehir), Abdullah Buğra Taşkınsoy, Çağdaş Altay, Mehmet Türkmen, Mert Güzenge, Tugay Kaan Numanoğlu, Volkan Bayarslan (İstanbul), Direnç Tosunluoğlu, Emre Kargın, Halil Umut Meler (İzmir), Muhammet Ali Metoğlu (Rize), Atilla Karaoğlan (Sakarya).

Video Yardım Hakem (VAR) listesinde ise şu 13 hakem bulunuyor:

Mustafa İlker Coşkun, Serkan Tokat (Ankara), Mustafa Öğretmenoğlu (Antalya), Özgür Yankaya (Edirne), Emre Malok, Neslihan Muratdağı, Onur Öztoprak (İstanbul), Hakan Ceylan, Kutluhan Bilgiç (İzmir), Alper Çetin (Kocaeli), Koray Gençerler (Manisa), Erkan Engin (Sakarya), Bülent Birincioğlu (Trabzon).

Geçen sezon devre arasında Süper Lig'de maç yöneten Abdülkadir Bitigen, yeni sezonda listede yer almadı. Ligde geçen sezonun ikinci yarısında görev yapan 25 hakem, bu sezon da listede kendine yer buldu.

Öte yandan TFF'nin açıkladığı listede A klasman yardımcı hakemler, B ile C klasman hakem ve yardımcılarının isimleri de yer aldı.

2024-2025 Sezonu Hakem Listesi için tıklayınız

5 Ekim 2023 Perşembe

Ali Koç, Uğur Dündar'ın Sorularını Yanıtladı (Full Video - 04 Ekim 2023)

Ali Koç Uğur Dündar'ın Sorularını Yanıtladı | MHK, Federasyon, Fenerbahçe, Yapılan Transferler

Duayen gazeteci Uğur Dündar sordu, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, 14 maçta 14 galibiyetle süren müthiş serinin ardındaki gerçekleri anlattı.

Fenerbahçe'nin gerek Avrupa Avrupa Konferans Ligi'nde, gerekse süper ligde hedefleri ne?

Taraftarın hakemlere dönük isyanına ne dedi? Hakem operasyonlarının önüne geçmek için neler yapıyor?

Transfer döneminde en çok hangi futbolcuları getirirken zorlandı?

Stadyumun adı ne zaman Atatürk Stadyumu olacak, Şükrü Saracoğlu'nun adı hangi tesise verilecek?




21 Ekim 2021 Perşembe

MHK Başkanı Serdar Tatlı istifa etti

Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Serdar Tatlı istifa etti.

Son dönemde yapısı ve aldığı kararlar ile hakem yönetimlerinden dolayı eleştirilerin odağı haline gelen, Kulüpler Birliği Vakfı ile TFF'nin yeniden yapılandırmak için görüşmeler yürüttüğü MHK'de, yönetim istifa kararı aldı.

Serdar Tatlı başkanlığındaki MHK yönetimi, istifalarını TFF Yönetim Kuruluna sundu.

Üyelerden Metin Tokat'ın önceki gün istifa ettiği MHK yönetimi, Serdar Tatlı'nın yanı sıra Erol Ersoy, Kadir Tozlu, Mahmut Çetiner, Mustafa Kamil Abitoğlu, Hikmet Öksüzoğlu, Ahmet Erdoğan, Nedim Göklü ve Ferhat Gündoğdu'dan oluşuyordu.

12 Temmuz 2021 Pazartesi

Süper Lig'de yeni sezonda görev yapacak hakemler açıklandı

TFF, Süper Lig'de 2021-2022 sezonunda görev yapacak hakemleri açıkladı.

TFF, Süper Lig'de 2021-2022 sezonunda görev yapacak hakemleri açıkladı. MHK, talimatlarda yapılan değişiklikle hakemler için emeklilik yaşını 50 olarak açıkladı. 47 yaşındaki Fırat Aydınus, yeni sezonda da maç yönetmeye devam edecek. 

Süper Lig'de görev alacak hakemlerin listesi

Merkez Hakem Kurulu Talimatı için tıklayınız
 
TFF Yönetim Kurulu tarafından onaylanan hakem ve gözlemci klasmanları için tıklayınız

13 Nisan 2021 Salı

Mustafa Cengiz’den MHK’ya sert tepki

Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, “MHK Yönetimi kontrolünü kaybetti. Arka arkaya 5 hafta boyunca rakiplerimizin lehine hata yapılmaz. Ben bu durumda iyi niyet aramam. Kötü niyet ararım” dedi.

Cengiz, Galatasaray TV'de katıldığı programda soruları yanıtladı.

Başkan olduktan sonra diğer takımların da maçlarını izlemek durumunda kaldığını belirten Cengiz, “Boş kaldığım anda dinlenmeye geçiyorum. Ben daha çok kendi takımlarımın maçlarını izlerim. Diğer takımları genel olarak izlemem. Başkan olduğumdan beri onları da izlemek durumunda kalıyorum. İlk maç cumaydı. Cumartesi ve pazar günü oynanan maçları yarıda keserek dinlenmeye çıktım. Tiyatroyu insan görüyor. Tiyatro derken, kurgu demek... Tiyatro bir eserdir ve orada emek verilir. Orada toplumsal bir hiciv ve mesaj verilir. Bu maalesef tiyatro değil komedi. Önceden yazılmış ama sanki bir yere doğru yazılmış. Büyük takımların karşısında diğer takımlar gol attığında artık neticeyi tahmin edebiliyorum. Üç dört haftadır kesin tahmin ediyorum ve tahminlerimde yanılmıyorum. O yüzden izlemiyorum. Aynı sıkıntıyı beynimde yaşadıktan sonra bir de görsel olarak yaşamak insanı rahatsız ediyor. Rakiplerimize hiçbir zaman saygısızlık etmem. Camia açısından baktığımda hepsi benim kardeşim. Sosyal topluluk anlamında bir cemaattir hepsi. Biz bunu okulunda okuduk. Sosyal bilimci Maurice Duverger bunu çok iyi sıralar. Bu camialar mensup olduğu fikir ya da renk aşkıyla oluşan camialara her zaman saygı duymak gerekir. Özellikle Türkiye’de, renk için aşığız. İtalya şehir devletlerinden gelişmiştir. İtalya devleti birliğini 1870’lerde kurmuştur. Daha önce Venedik, Cenova gibi şehirler vardı. Fatih zamanından bilirsiniz. Almanya’da, İskoçya’da, İngiltere’de olduğu gibi tarikat ya da dini inançlar üzerinden temellenir takım tutmak. Türkiye’de bu yok. Türkiye’de Baba bir takımı tutar, oğul ve anne bir takım tutar… Bazı sıkı babalar var illa kendi takımını tutturur. Tersi durum da çok fazladır ve öyle durumlarda güleriz. Benim Fenerbahçeli kardeşim, Beşiktaşlı eniştem… Rakip takımlardan kardeşim gibi sevdiğim çok yakın arkadaşlarım var. Ben hiçbir zaman onlara düşmanlık duymadım. Duymam da. Bir yöneticinin yaptığı hata… Maç bağlama, olumsuz bir şey… Oyunu bozan, oyuna hile sokan bir karakteri ben camialara yüklemem.” diye konuştu.

Hakemlerin içinde ayrı bir oluşum olduğunu ve bunun büyük tehlike arz ettiğini ifade eden Mustafa Cengiz, “Türkiye’de son 1-2 aydır hakemlerde iki oluşum var. Kendi içlerinde gruplar var. Bu zaten yeniler ve eskiler şeklinde her zaman vardı. Şimdi de başka bir grup oluştu. VAR hakemleri ve sahadaki hakemler. Herkes nasıl yan hakemini belirliyorsa şimdi VAR hakemi ile orta hakem tesanüt içinde oluyor. Bunu geliştireceğim, anlatacağım. Bildiklerim de var. Çok tehlikeli bir gelişme var.” yorumunu yaptı.

Mustafa Cengiz, Süper Lig’in 34. haftasında oynadıkları Fatih Karagümrük maçının son dakikasında Kerem Aktürkoğlu’nun düşürülmesine önce penaltı ve kırmızı kart kararı, ardından bu kararın iptal edilmesine ilişkin olay hakkında şu yorumu yaptı:

“Hakem çok kararlı. Ben gerekli insanlarla görüştüm. Penaltı ve kırmızı gördüm diyor hakem Ali Palabıyık. 100 gramlık ters bir rüzgâr bile, hafifçe dokunması bile sizi uçurur. Ali Palabıyık, ben dokunduğunu gördüm diyor. Ayağa da temas var. Kerem, hızlı bir oyuncu. O dokunma onu uçurur. Hepimiz spor yaptık. Çok enteresan. Biz de kameradan bakıyoruz. Kendimizi Suat Arslanboğa yerine koyalım. Güzel kardeşim sen bunu nasıl böyle yorumlarsın? Zemin mi kötü? Şu anda bu zemin Türkiye’nin en iyi zeminlerinden bir tanesi. Kerem üçkağıtçı bir oyuncu da değil. Bazıları var, kendilerini atıyor. Bunu yapanı kendi takımımızda da olsa şiddetle reddederiz. Tam tersi Kerem kendini toparlamaya çalışıp toparlayamıyor. Burada Ali Palabıyık’a asla kızamam. Çok yakından görüyor ve kararını veriyor; fakat enteresan olan kendisini asıl hakem olarak gören Suat Arslanboğa arkadaşımız, bak kesinlikle penaltı değil kendisi düştü. Dikkat edin hiçbir Karagümrüklü oyuncu itiraz etmiyor. Bana kırmızı verme, sarı versen yeter diyor. Olay bu. Bu konuda Ali Palabıyık’a kızmam. Babel’in koltuk altı dokunuşunu da anlatacağım. Böyle bir kararı bastırarak, ısrarla ağır ifadelerle aldırdığı söyleniyor. Hakem hayatın biter filan diye… Böyle militan bir VAR hakemi dünyada yok.  Benim bu laflarım üzerine açıklama yapacaklar tabii; ama ben sıcağı sıcağına aldım bunu.

“Açıklama yaparlarsa lütfen rica ediyorum bütün konuşmaları canlı yayında versinler. Sadece bizim değil Beşiktaş’ın da Fenerbahçe’nin de, Alanyaspor’un da… Tüm takımların maçlarını versinler. İtiraz edilen konuları açıp versinler. Gizli bir şey yok; ama küfür hakaret var veremeyiz derlerse ona da saygı duyarım. Yüzlerce milyon harcıyor takımlar. Onlara da saygı göstermek gerek. Düşmanlığın bana veya takımıma olabilir. Herhangi bir takıma sevgin de olabilir; ama sen toplumsal gerginliğe neden olamazsın. Sen dürüst olacaksın, şövalye olacaksın, sipahi olacaksın. Ali Palabıyık’ın üzerinden tüm hakemlere sesleniyorum. VAR’a gidin ama VAR’ın esiri olmayın. Gerçekten toplum Covid’den, oturmaktan, maddi durumlardan çok rahatsız ve gergin. Bu gerginliği artırmayın, buna alet olmayın. Bu toplumu düşünün. Bu toplumu düşünürken bizim lehimize olacak haksız bir karar vermeyin. Bu sefer diğer camiayı ayağa kaldıracaksınız. Allah aşkına şunu yapmayın!”

Yukarıda bahsedilen olayları UEFA ve FIFA nezdinde dile getirip getirilmediği sorulan Mustafa Cengiz, “Getirdiğimiz anlar oldu. UEFA Başkanı dürüst bir insan. Benim intibam o. Gittiğimizde kahvemi bile o yapar. O kadar nazik bir insan. Biz Ulenberge’e kızdık. Neden kızdık? Demeç verdi. Bunu yapamayacağını biliyoruz. Bunu yapmamasını söyledik ve yazılı metin gönderdik. Dediler ki, Ulienberg UEFA’ya bağlı. Federasyonlar bizden mentör ister. Uilenberg mentördür.  Açıklayıcıdır. Hakemlere destek olmak için orada, yargıda bulunmak için değil dedi.

FIFA’nın kurallarını anlatma vazifesi var dendi.  Bizim kişisel bir antipatimiz yok Uilenberg’e. Sağ olsun Türk futbolu için elinden geleni yaptığına inanıyoruz. Gördüğümüz kadarıyla Ulienberg, UEFA’nın danışma mercisi gibi bir durumda şu an. Bu pozisyonda. VAR’a uyuyor. VAR’ın müdahale bile etmemesi gerek. Etti. Kerem’i cinler mi uçurdu? Koşan adama dokunduğun anda uçar. Buna VAR’ın kararı doğru diyor. Çok şaşırdım.” dedi.

Fatih Karagümrük maçında rakip oyuncu Jeremain Lens’in, DeAndre Yedlin’e yaptığı hareketin kartsız geçilmesi ile ilgili Mustafa Cengiz, “Hepimiz az çok futbol oynadık. Profesyonel futbolcunun gözleri radar gibidir. Mesleği bu. Vuruyor ve Yedlin’in de ayağını uzattığını görüyor. Şut atacaksınız ve bakmayacaksınız. Böyle bir şey yok. Vurduğu top nereye gidiyor? Bakıyor zaten. VAR’ın veya duayen(!) hakem heyetinin kararı doğal bir hareket olduğu yönünde.” yorumunu yaptı.

Sivasspor maçında rakip takımın kaptanı Ziya Erdal’ın, Henry Onyekuru’ya attığı tekmenin cezalandırılmaması ile ilgili Mustafa Cengiz,”Ziya? Tribüne “altı” hareketini yapan arkadaşımız. Hatırladım… Bu nasıl kansızlık?” dedi.

VAR odasında telefonla mesajlaşma şeklinde uygulamaların olup olmadığını soran Mustafa Cengiz, “Duyduklarımla hareket ediyorum. Özet olarak diyorum ki bundan sonra orta hakemlere değil; VAR’a bakın. Daha duyduğum bir şeyleri söylersem hoş olmaz. VAR odasına telefon geliyor mu? VAR konuşmaları neden yayınlanmıyor? Telefon sokan var mı? Kısa mesaj atan var mı? Merak ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Türk futbolunda bir VAR organı oluştuğunu ve saha içi sonuçlara direkt olarak etki ettiklerini söyleyen Mustafa Cengiz, “Başlarken söyledim. Beni anlayan hakem yorumcuları da olacaktır. Yeni bir organ oluşuyor. Nasıl TFF Tahkim Kurulu var, Disiplin Kurulu var ve MHK var… Şimdi MHK’nın içinde bir VAR organı oluştu. Artık maçların neticesini orta hakemden ziyade VAR hakemleri belirlemeye başladı. Sona doğru gittikçe bu daha da artacak. Ben bu tip tartışmalara aslında girmek istemezdim. Şu anda VAR hakemliği, yardımcısı ve teknik heyet dâhil üç kişi. Bazen teknik heyetin iki kişi olmasıyla dört oluyor. VAR odasındaki hakemler, çimlerdeki hakemlerden daha etkin hale geliyor. Bu bir oluşum. Başka ülkelerde yanlışı düzeltmek için kurulan bu düzen… Ben burada TFF’yi suçlamıyorum. TFF yönetim kurulunun çoğunu tanırım. Başkanı da tanıyorum ve iyi niyetle çalışıyorlar. İstediğiniz kadar beğenmeyin. Ancak MHK çok ayrı bir kurum. Galatasaray başkanı olarak MHK’nın beni kollamasını istemem. Giderek bir VAR organı oluşuyor. Tahkim Kurulu gibi VAR kurulu oluşuyor ve giderek kemikleşiyor. Özellikle hakem yorumcularının buna dikkat etmesini istirham ediyorum. Bizimle ilgili o kadar çok şey var ki… Bu futbol insanı sıkıntılarından arındırması gereken, bazen üzen, sinirlendiren bir şölen, bir şov. Bir gönül işi. Bunu sıkıntı iş yaparsanız insanlara yazık olur. Adamı kanser edersiniz.” dedi.

Hatayspor maçında ise rakip oyuncu Mohammed Kamara’nın, Şener Özbayraklı’ya attığı yumruğun es geçildiğini dile getiren Mustafa Cengiz, “Bu pozisyonda Kamara’nın bile içinin rahat ettiğini inanmıyorum. O da bir evlat, o da dürüst olsun diye yetiştirilmiş bir insan; ama hakem bunu görüyor ve VAR ile konuşuyor. Yazık ya! Kötü niyet. Bu arkadaşın kırdığı ceviz bir değil bir sürü… Bizim lehimize de yapsa utanırım ve haklı derim. Burada hakem hata yapmış derim. Beni oraya hakem olarak koysalar da derim. Bana laf gelmesin diye azami dürüst davranmaya çalışırım. Bizde ahlaki bir erozyon var. Bu eve kapanma ve covid ile bir sınav veriliyor. İnsanlar tuttukları takımın lehine yapılmış bir hatayı tolere ediyor. Bu çok tehlikeli bir şey. Bunu ben yapmışsam bana da yazıklar olsun. Dürüstlük size yapılan hatayı da doğru değerlendirmenizle ilgili bir şey. Bize de yapılmışsa karşı çıkmak gerek. Allah müstahaklarını versin.” dedi.

Yapıcı eleştirilere her zaman açık olduğunu söyleyen Mustafa Cengiz, “Hakemler de biliyor ki önce yönetimlere küfrediliyor. Onu bildikleri için çok kolay sarı ve kırmızı kart çıkarıyorlar. Yıllardır bu böyle. Çünkü bizimkiler bu konuda çok özgür ve fütursuzlar. Sizin yaptığınız hiçbir olumlu hareketi alkışlamıyorlar, konu bile etmiyorlar. Bütün yönetimler için konuşuyorum. Bana bir rakip kulüp başkanı bunu dedi. Sizde bir divan oluyor, 20 kişi çıkıyor. 19’unu sana ağzına geleni söylüyor. Bir tanesi ortaya sıcak konuşuyor dedi. Ben de izledim biraz, sende de 20’si çıksa 20’si de seni övüyor dedim. Evet dedi… Eleştirileri duyuyorum. Haklı ise bana yapılan bir eleştiri onu düzeltmeye çalışıyorum. Haksız ise, sadece tatmin için bunu yapıyorsa yazıklar olsun diyorum.” şeklinde konuştu. 

Hakemler bizi şampiyonluktan mı etmek istiyor sorusuna Mustafa Cengiz, “Kamuoyuyla da paylaşmak için aynı soruyu sordum. Uilenberg, son yayıncı kuruluşta bir programa katıldı. Onu da izlemiştim. Özellikle dedi ki, ‘FIFA Board, VAR kuralını değiştirdi’ dedi bu pozisyonlarla ilgili. Yani Babel'in omuz hizası ve Cenk Tosun pozisyonları çarpan pozisyon. Birbirinin aynısı. Uilenberg,’Arm pit' dedi. Arm pit koltuk altı demek. "Koltuk altı uzantısı penaltı değil" dedi. Tişörtlü birini düşün, tişörtün geldiği yer el değil çünkü koltuk altından başlıyor. Dirsekten itibaren kol… Yeni değişti dedi. Bunu diyeli bir ay olmadı. Ben bunu dediğimde durdular. Çünkü Arm pit denilen bölgeye geldi Babel'in pozisyonu. TV'de açıklayan kendileri. Daha Cenk'i de görmemiştim o anda. Dediler ki, ''arm pit'ten biraz aşağıydı.'' Hangi cetvelle ölçtünüz dedim ya! Allah aşkına. Bunu iptal ettiler. Yine kim girdi devreye? Malum hakem ve VAR girdi devreye… Suat Arslanboğa! Verilmiş golü iptal ettirdi Sevgili Suat. Benim TFF veya MHK'yla problemim yok; ama madem öyle istiyorlar söyleyeyim MHK görevini yapmıyor. Bundan bana ceza verilecekse versinler. Ben Serdar ile ilgili, rakip takımın taraftarı, çocukluktan beri hastası olduğunu da biliyorum. Bunu biliyorum. Olabilir. Bir hakem bizim veya rakibimizin de fanatiği olabilir. Hiç problem değil hiç; ama kararlarını, duygularını etkiliyorsa bir hakem pozisyonunda yazıklar olsun derim! Bu nedenle ben bu MHK'nın hakemlere artık söz geçireceğine inanmıyorum. Oluşan fraksiyonların, bölgelerin, onları doğruya sevkedeceğine inanmıyorum. Çünkü istedikleri gibi davranıyorlar. Bakın benim laflarım var. Doğrusunu dinlesinler. Telefonlar çalıyor mu? Evet-hayır mesajları geliyor mu? Kerem'in pozisyonu için çağırdığında penaltıda ne konuştular? Ben onları dinlemek istiyorum. Babel'in pozisyonunu dinlemek istiyorum. Arm pit bu ey Ulenberg! Sen mentörsün gerçi, hakem hocası değilsin. Mentör dediğin yaşam koçu, sen buraya gelen bir topa kendi ifadenle FIFA değiştirdi bunu dedin. Açalım TV'yi, ben olsam onu bulurdum. O konuşmayı bulurum yayıncı kuruluştan izin alırım, yayınlarım ve Babel'in pozisyonunu gösteririm. Beşiktaş'ın pozisyonuna karışamam. O benim haddim değil ama emsal gösteririm. Aynı değil. Bütün gösterdiklerinizin emsali var. Galatasaray'a karşı hep aleyhte. Niye bunu yapıyorsun güzel kardeşim! Şimdi MHK maalesef fonksiyonunu yitirmiştir. Yazık Serdar Tatlı'ya, bir an evvel ayrılsın. Bu kadar 5 haftadır üst üste bizim aleyhimize, bir takım rakiplerimiz lehine hatalar yapılmaz. Ben bunda iyi niyet aramam. Kötü niyet ararım, kötülük ararım. Açık ve net konuşayım. Bizim maçtan sonra bile Falcao'yu attılar. En ufak fırsatı arıyorlar. Aynı oyuncu bir önceki takımında geliyor kendini atıyor, dirseğini getiriyor Muhammed'e. Muhammed de şaşırmış durumda, Mısır'da yok bu. Avrupa'da hiç yok. Bu Türklere özgü bir takım kırmızı kartlar yarattık. Bunları MHK'nın düşünmesi lazım. Yani illa belli bir takım olunca mı Suat Arslanboğa'nın sözleşmesini iptal ediyor. Bizimkinde niye iptal ettirmiyor? Bence artık gücünü yitirdi MHK."

Kulüpler Birliği’nin bu yapısıyla birlik sıfatını taşımadığını söyleyen Mustafa Cengiz, “Onlar haklı çıktı. 5 maçtır bize karşı aleyhte hata yaptıkları için hakemler de insandır diyorlar. Hata yapabilirler diyorlar. Görüşlerinde haklı çıktılar ki 17 takım değil 10 takım imzalamıştı o bildiriyi. Yani insan ne diyeceğini şaşırıyor! Bunu da yaptılar! Son mesela var mı? Adı ne bizimkinin? Kulüpler Birliği, 'union'. Sence birlik mi? Birlik mi? Değil. Birlik olması mümkün mü? Değil. Bu birliğin üçü hatta dördü şampiyonluğa oynuyor diyelim… Geriye kalan 10 tanesi küme düşmemeye oynuyor. Birlik olması mümkün mü? Değil. Bu vakıf ama yönetim kurulu var. Nereden çıktı yönetim kurulu onu da bilmiyorum. Mütevelli heyet vardır, o da yok. Ben anlamıyorum. Beni niye katıyorsun kardeşim. Yönetim kurulu ise bana imzaya getirt. İmzam yok! Getirmiyor. Sen iç hukuk yollarını tüket, sonra FIFA'ya git. Bunu dediğim halde tersini yapıyorlar. Başkanlık? Başkanlık seçimi diye bir şey olmadı. Bunu da yazdım şerhini. Ses yok! Ben şimdiki başkana gitsin diye söylemiyorum ama seçim olmadı. Bunlar yanlış işler. Türk futbolunu birliğe değil aykırılığa, ayrılığa götürür niyetin ne kadar iyi olursa olsun. Ahmet Nur Çebi sağolsun çalışıyor ama ben onaylamıyorum bazı söylemlerini."

MHK, ligi dizayn etmek mi istiyor? sorusuna Mustafa Cengiz: "Şu anda MHK'nin içindeki hizipler, MHK'yi peşinden sürüklüyor. Onun için istifa etmesi gerekir. Şu anda kontrolü kaybetmiş durumdalar. MHK yönetimi şu anda kontrolü kaybetti. Şimdi ben neden Nihat Özdemir'in kişisel suçu yok dedim. Yahu oturup Başkan MHK toplantısına mı katılacak. Şunu ata, bunu ata mı diyecek. Eğer diyorsa onun da derhal ayrılması gerekir." 

Tahkim Kurulu ve Disiplin Kurulu’nun verdiği kararlara saygı duymadığını ifade eden Mustafa Cengiz, “Evet görevlerini çok iyi yerine getiriyorlar(!) Bana 3 hafta, 21 gün ceza verdiler. Zaten ikisi deplasmanda, bir maç evdeydi. Karagümrük maçını izledim. Kaça izledim biliyor musun? 50 bin TL'ye. Böyle bir şey olur mu!? Tahkim benim 21 gün cezamı kaldırıyor, yerine 50 bin TL koyuyor. Herkesi de beni de aptal zannediyorlar. Tahkim yapıyor bunu. Bu arada Tahkim Kurulu Başkanı ile Disiplin Kurulu başkanı aynı bürodalar. Böyle bir şey olur mu ya? Şıracı ile bozacı gibiler.  Tahkim ile Disiplin Kurullarının verdiği kararlara saygı duymuyorum maalesef. Benim 21 gün cezayı kaldırıyor. Dışarıda olan biri zanneder ki iyilik yaptı. 50 bin lira ceza veriyor. Maç başı kaç para oluyor düşün? 15-16 bin TL, ben teşekkür ediyorum, demek Galatasaray maçları bu kadar değerli. Bir gün Erzurum maçının 3 saat öne alınmasını istedim. Erzurum da kabul etti. Federasyon da müdahale etti, yayıncı kuruluş almadı, yapmadı. Aynı gün yayıncı kuruluşun körfez uyruklu yöneticisi geldi, başkanım yapamayız dedi. Ulusal ve uluslararası olarak sizin maçlarınızdan çok para kazanıyoruz. Yaptığımız anda 2-3 milyon dolarımız gider dedi. Güzel dedim. Şimdi ağzımdan kaçırdı, Bizim her maçımız 2-3 milyon dolar, aşağı yukarı. 2 milyon dolardan yapsanız, 40 maçta 80 milyon dolar. Ben kaç alıyorum? 160 milyon TL alıyorum. Kim ödüyor bu paraları? Galatasaray başta, Fenerbahçe ikinci, Beşiktaş üçüncü, Trabzonspor dördüncü. Özellikle Galatasaray ve Fenerbahçe ile birlikte bu havuzu dolduruyoruz değil mi? Yani bu havuzu Anadolu takımları doldurmuyor. Ben niye isteyemiyorum daha fazla para. 2-3 takım dolduruyor. Neden ben fazla para isteyemiyorum? En fazla ben yayın geliri alıyorum. 170 milyon TL aldım, 18-20 milyon euro para. Benim yarattığım hasıla ne kadar? 40'la çarpsan, 2 desen 80 milyon dolar. Böyle bir şey olur mu ya! Sen benden alıp oraya veriyorsun. Anadolu kulüpleri bunun farkında. O zaman ben Fenerbahçe ve Galatasaray olarak ayrı bir yayın sözleşmesi yapmalıyız derim. Tabii onlar bu cesareti gösterebilir mi bilmiyorum. Benim hakkım gidiyor. Ben daha büyük transferler yapmak istiyorum. Çünkü benim taraftarım daha fazla, benden çok daha büyük beklentisi var. Fenerbahçe'den öyle bir beklenti yoksa bir şey demem, cebinden ödüyorsa ona da helal olsun derim; ama biz burada kendimiz yapılandırıyoruz. Taraftarımızla birlikte yapılandırıyoruz. 10 Milyon TL topladık taraftarımızla. Büyük para. Bizim 100 milyonlarca dolar giderlerimiz var yıllar içerisinde. Bunu nasıl karşılayacağız? İşte yayın hakkıyla. Bunun arttırılması gerek Galatasaray için. Ya da bizim hakkımız verilmeli. Bunu kim savunup anlatacak? Ben anlatacağım. Federasyon bunu demez, tekme atan Ziya demez."

Galatasaray’ın ayağa kalkması gerektiğini ifade eden Mustafa Cengiz, “Galatasaray yarıştaysa o ligin hala seyir değeri var. Hem ne öldürüyor, ne onduruyor diye bir laf var. Bizim daha önümüzde yedi maç daha var. 21 puan eder. Şimdi onlar istediği kadar bazılarını yarışta tutmaya devam etsinler. Yine ip Galatasaray’ın elinde. Biz oynamalıyız. Biz terimizin son damlasına kadar mücadele etmeliyiz. Yedlin orada sakatlandığında başında en az 10 tane futbolcu olmalıydı. Bir golümüz verilmediğinde en az 10 futbolcumuz itiraz etmeliydi. Sahanın altının üstüne getirmeliydi. Kaleci kaptan geldi ona da sarı kart verdi. Galatasaray’ın ayağa kalkması gerekiyor. Özellikle futbolcular haysiyet ve şereflerini hatırlamaları gerek. Burada kendileri oynamıyor. Türkiye’nin en büyük camiasını temsil ediyorlar. Orada ölümüne mücadele etmesi gerekir. Kırmızı kart verse de bir yere kadar verebilir. Bunu neden yapmıyor futbolcularımız. Neden? Soruyorum ben buradan. İpinde değil adamın profesyonelce bakıyor. Ben öyle görüyorum artık. Adam ikinci maç oynamazsa prim alamıyor galibiyette. Onu da hesaplıyor olabilir. Ben bu kadar derine giremem. Türk futbolcular nerede o zaman? Ben soruyorum, ben orada çıldırıyorum izlerken.” dedi.

Yapılan fedakarlıkların ve iyi işlerin çabuk unutulduğunu söyleyen Mustafa Cengiz, “Aklıma geldi; Bekir Çınar kim biliyor musunuz? Adana Demirspor’un başkanıydı, intihar etti. Bütün kulübün borçlarını üzerine aldı ve ertesi gün intihar etti. Kimse tanımıyor. Sen istediğin kadar kendini öldür Galatasaray için veya Fenerbahçe için 3 gün sonra unuturlar. Ben bunu bile bile yapıyorum. Hatta olmayaydın, ne işin vardı, çıkarın mı vardı derler. Bunu da biliyorum ben ama pandemi yüzünden çekilemiyorum. Çünkü kayyum gelecek biliyorum. Seçim yapamıyoruz. Şunu bilin ki ölümüne mücadele eden biri olarak ölümüne mücadele ederim. Yeter ki seçimler açılsın. Ufacık bir siyasi çıkarım, ufacık bir ticari çıkarım olduğunu bana kanıtlasınlar. Beni doğru söylemekten kimse men edemez. Çıkıyor bir aday diyor ki 8 ayda Galatasaray Adası’nı, Kemerburgaz’ı hallederim. Bunu dediğinde ada ve Kemerburgaz halledilmişti. Demek bunu da biz anlatamamışız. Yine kendimizi suçluyorum. Kalktım Kemerburgaz’da toplantı yaptım. Yarın adada da yapacağım, otelde de yapacağım, Büyükçekmece’de de yapacağım. Çünkü insanlar başka türlü anlamıyor. Ondan sonra sizin iletişiminiz zayıf diyorlar. Hayır efendim! Senin o hakemler gibi gözün kör, kulağın sağır. Sen duymuyorsun, anlamıyorsun. Unutmak istiyorsun. Ben teşekkür de beklemiyorum. Bilin ve doğru konuşun. Vicdanı yıkılacak teşekkür edince onu da istemiyorum. Çok fazla doluyum ama kimsenin kalbini kırmak istemiyorum.” dedi.

Mücadeleye bundan sonra da devam edeceğini dile getiren Mustafa Cengiz, “Cenap Şahabettin’in bir lafı var bu ülkede mütevazi görünme, efendi görünme gerçek sanırlar. Seni yumuşak sanırlar diyor. Evet, korktuğumu zannediyorlar. Tabii ki korkarım Allah’tan, haksızlıktan, iftira etmekten korkarım. Yanlış yaptımsa özür de dilerim. Bu beni küçültmez ama yeter artık. Beni inan edin ne Türkiye Futbol Federasyonu, ne MHK, ne Fenerbahçe, ne Beşiktaş’ın mücadelesinden ürkmüyorum. Bizim yandaş var ya, bize gül atıyorlar ya Pîr Sultan’da olduğu gibi… İşte onlar beni bin kere kanser ederler. Başkan itiraf etti diye devam etsinler. Ölümüne kadar da devam edeceğim. Ne zaman ki özgür seçimler olur o zaman görecekler her şeyi. Beni bir adım geri çektiremezler. Yani iddiada kaybet başkana, yönetime küfür et. Ayıp!” diyerek sözlerini noktaladı.

20 Mart 2021 Cumartesi

Eski MHK Başkanı Bülent Yavuz vefat etti

Merkez Hakem Kurulu (MHK) eski başkanı ve FIFA kokartlı eski hakem Bülent Yavuz, hayatını kaybetti.

Türkiye Futbol Federasyonu'ndan (TFF) yapılan açıklamada, "Merkez Hakem Kurulu eski Başkanı ve FIFA kokartlı eski hakemimiz Bülent Yavuz’un vefat ettiğini derin bir üzüntü ile öğrenmiş bulunuyoruz. Merhum Bülent Yavuz'a Allah'tan rahmet; ailesi, yakınları, sevenleri, hakem ve spor camiasına başsağlığı dileriz." ifadeleri kullanıldı.

Uzun yıllar Süper Lig'de maç yöneten Bülent Yavuz, FIFA kokartı taşıdı ve uluslararası maçlarda Türkiye'yi temsil etti. Merkez Hakem Kurulu başkanlığı görevinde bulunan Yavuz, federasyonda MHK danışmanı olarak da hizmetlerde bulundu.

Bülent Yavuz anısına bugün ve yarın oynanacak tüm profesyonel müsabakalar öncesinde 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulacağı da bildirildi.

6 Mart 2021 Cumartesi

Kulüpler Birliği'nden TFF'ye MHK ve VAR çağrısı

Kulüpler Birliği Vakfı'ndan Merkez Hakem Kurulu ve Video Yardımcı Hakem (VAR) açıklaması geldi. Açıklamada, "TFF'den beklentimiz, MHK yapısının Avrupa örneklerindeki standartlara çekilmesi" ifadelerine yer verildi.

Kulüpler Birliği'nin yazılı açıklaması şöyle:

"Kulüpler Birliği Vakfı olarak Türkiye Futbol Federasyonu`ndan beklentimiz, Merkez Hakem Kurulu yapısının Avrupa örneklerindeki standartlara çekilmesi, hakemlerin atamalarından puanlama yöntemlerine kadar şeffaf ve hesap verilebilir bir yapıya kavuşturulması ve hakemlerin eğitim seviyelerinin iyileştirilmesi yönündedir. Hakemlik organizasyonu, hakem seçimlerinin yetenek ve bireysel üstünlüklere bakılarak yapıldığı, her zaman daha bilgili ve yetenekli kişilerin seçildiği, ilerleme ve yükselmelerinin liyakata göre yapıldığı, gruplaşmalara engel olunan üst düzey bir organizasyon haline getirilmesi ile gelişecektir. Dolayısıyla çoğunluğunun Süper Lig kulüp üyelerinden oluşan genel kurul tarafından seçilen Türkiye Futbol Federasyonunun , tüm masraflarının Süper Lig kulüplerinin karşıladığı Merkez Hakem Kurulu yapısını modern futbol seviyesine getirmeye yönelik gerekli yaptırım ve uygulamaları yapmasını beklemekte ve talep etmekteyiz. Bu talepleri sadece Süper Lig kulüplerimizin değil alt ligde mücadele eden kulüplerimizin de dile getirdiği bir gerçektir. Hal böyle iken maç sonuçlarını etkileyecek hatalar yapan hakemlerin hiçbir şekilde karşılık görmemesi, standart olması gereken kararların maçlara göre değişkenlik göstermesi, eğitim masraflarına kadar tüm giderleri tarafımızdan ödenen VAR`ın bir çok şüpheyi barındıran yanlış uygulamaları, hakemlerimizin eğitimlerini, bilgilerini ve tarafsızlıklarını tartışılır hale getirmiştir. Bu doğrultuda Federasyonumuzun bu çözümsüzlüğü sürdürmesi halinde kulüplerin hak ve hukuklarını eşit bir şekilde savunma kararlılığı içinde olan Kulüpler Birliği, bu konunun alternatifli çözüm önerileri ile takipçisi olacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

17 Ocak 2021 Pazar

Antalyaspor - Trabzonspor maçının hakemi neden değişti?

Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Serdar Tatlı, Fraport TAV Antalyaspor-Trabzonspor karşılaşmasının hakemini değiştirmesi kararıyla ilgili TRT SPOR'da yayımlanan "Stadyum" programına konuştu.

Süper Lig'in 19. haftasındaki Fraport TAV Antalyaspor-Trabzonspor karşılaşmasının hakemi maça saatler kala değiştirildi. Türkiye Futbol Federasyonu'dan (TFF) yapılan açıklamada, daha önce Erkan Özdamar'ın yöneteceği açıklanan maça Ali Palabıyık'ın atandığı kaydedildi.

Dikkat çeken değişiklikle ilgili MHK Başkanı Serdar Tatlı, TRT SPOR'da yayımlanan "Stadyum" programına konuştu.

Tatlı, şunları söyledi:

"Kamuoyunda hakem değişikiğini ilk kez yapıyormuşuz gibi bir algı oluştu. Yakın zamanda da benzer kararlar aldık. Örneğin Koray Gencerler, Fırat Aydınus, Atilla Karaoğlan gibi hakemlerimizi o hafta yönettikleri son maçtaki performansa göre bir sonraki maçta görevlendirmedik. Sezon başından beri performans odaklı gidiyoruz. Her hafta maç var. Bu yüzden bir sonraki haftanın atamaları bazen maçların oynandığı hafta içine denk geliyor. Mesela çarşamba günü hakemleri atadık. Hafta içi Türkiye Kupası vardı. Erkan Özdamar, perşembe akşamı oynanan Fenerbahçe-Kasımpaşa maçında VAR olarak görev yaptı. Cuma günü ekibimizle birlikte hakem ve VAR performanslarını değerlendirdik. Şu anda Riva'da seminerdeyiz. Bu sezon hem lig hem de kupa maçlarındaki pozisyonları hakemlerimizle birlikte değerlendiriyoruz. Erkan Özdamar, bu sezon ilk kez Süper Lig'de maç yönetmeye başlayan, yönettiği maçlarda başarılı performansıyla kamuoyunun en çok takdir ettiği hakemlerimizden biri. Kendisini Antalyaspor-Trabzonspor maçı için görevlendirmiştik. Fenerbahçe-Kasımpaşa kupa maçındaki VAR performansı beklediğimiz ölçüde olmadı. Diğer hakemlerimize yaptığımız uygulamalar gibi, kendisini maçtan aldık ve Ali Palabıyık'ı atadık."

Peki neden TFF sitesinden maçın oynanacağı gün açıkladınız?

"Cuma günü bu karaı aldıktan sonra Ali Palabıyık Kovid-19 testine girdi. Test sonucu gece belli oldu. Bu yüzden bu sabah TFF sitesinden hakem değişikliğini resmen açıkladık. Bu değişim, maçı aynayan Antalyaspor veya Trabzonspor'dan talep edilmedi. Bu tamamen performans değerlendirmesi üzerine yapıldı. Özellikle vurguluyorum; bunu ilk kez yapmadık. Daha önce de yaptığımız bir uygulama. Sıkışık maç trafiğinde zaman zaman hakem değişimleri oldu. Bazen sağlık nedenleri bazen de performans değerlendirmesi ile benzer uygulamalar devam edebilir."

30 Aralık 2020 Çarşamba

TFF, FIFA kokartı takmaya hak kazanan hakemleri açıkladı

Türkiye Futbol Federasyonu’nun 8 Kasım’da FIFA’ya bildirdiği ve 17 Aralık 2020 tarihinde FIFA tarafından değerlendirilip onaylanarak TFF’ye gönderilen FIFA kokartı takmaya hak kazanan hakemler belli oldu.

2021 FIFA hakem listesinde yer alan hakemler şöyle:

FIFA HAKEMİ

FIFA YARDIMCI HAKEMİ

Cüneyt Çakır

Bahattin Duran

Ali Palabıyık

Tarık Ongun

Halil Umut Meler

Mustafa Emre Eyisoy

Halis Özkahya

Ceyhun Sesigüzel

Arda Kardeşler

Kerem Ersoy

Abdulkadir Bitigen

Serkan Olguncan

Yaşar Kemal Uğurlu

İbrahim Çağlar Uyarcan



Cevdet Kömürcüoğlu

FIFA VİDEO YARDIMCI HAKEMİ

Abdullah Bora Özkara

Cüneyt Çakır

Ali Saygın Ögel

Ali Palabıyık



Abdulkadir Bitigen



Mete Kalkavan

FIFA KADIN YARDIMCI HAKEMİ


Betül Nur Yılmaz



Mürvet Yavuztürk

FIFA KADIN HAKEMİ

Sedef Aktan

Melis Özçiğdem

Deybet Gök

Neslihan Muratdağı



Cansu Tiryaki



Gamze Durmuş





FIFA FUTSAL HAKEMİ

FIFA PLAJ FUTBOLU HAKEMİ

Kamil Çetin

Özcan Sultanoğlu

Fatma Özlem Tursun

Murat Ergin Gözütok

Ozan Soykan

Mustafa Teker

Murat Çolak

Gökhan Barçın

Uğur Çakmak

18 Aralık 2020 Cuma

''Uygulanan bütün ülkelerde 'VAR' tartışılıyor'' (Video)

Merkez Hakem Kurulu Başkanı Serdar Tatlı ve VAR Koordinatörü Barış Şimşek TRT SPOR'da Ersin Düzen'in sunduğu Stadyum programına konuk oldu.

Merkez Hakem Kurulu Başkanı Serdar Tatlı ve VAR Koordinatörü Barış Şimşek, Ersin Düzen'in sunduğu Stadyum programına konuk oldu. 

Pozisyon örnekleriyle VAR konusundaki eleştirilere cevap veren ve merak edilenleri cevaplayan MHK Başkanı Serdar Tatlı ve VAR Koordinatörü Barış Şimşek'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:



Kaynak : TRT SPOR

9 Aralık 2020 Çarşamba

"TFF'nin açıklaması bize manidar geldi"

Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi Alper Pirşen, "TFF'den beklentimiz, hızlı bir şekilde bu hakem düzeniyle, Merkez Hakem Kurulu (MHK) düzeniyle ilgili önerilerimizi dinleyecekleri bir toplantı organize etmeleridir" dedi.

Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi Alper Pirşen, "Türkiye Futbol Federasyonundan (TFF) beklentimiz, hızlı bir şekilde bu hakem düzeniyle, Merkez Hakem Kurulu (MHK) düzeniyle ilgili önerilerimizi dinleyecekleri bir toplantı organize etmeleridir." dedi.

FB TV'ye konuşan Pirşen, TFF'nin hakemler için yayımladığı destek mesajına ilişkin açıklamada bulundu.

TFF'den hakem açıklaması 

Yapılan açıklamanın doğrudan Fenerbahçe'ye yöneltilmediğini düşündüklerini vurgulayan Pirşen, "Burada özellikle hakemlerin ve hakem sisteminin işleyişiyle ilgili TFF'nin bakışının olumlu olduğunu beyan ettiğini görüyoruz. Dün başkanımız Ali Koç'un öneri ve açıklamalarına istinaden yapılmış bir çağrı olduğunu görüyoruz. Burada Fenerbahçe olarak şu refleksi göstermek istiyoruz, bu işler havada kalmasın, sadece basit bir çağrı olarak kalmasın." ifadelerini kullandı.

Durumun sonraya ötelenmemesinin önemine değinen Pirşen, şöyle devam etti:

"Bizim açımızdan daha acil, daha hızlı çözülmesi gereken bir konu. Dolayısıyla ertelenmiş bir çalıştay gibi planlanmasın, hemen bu hafta randevu alınsın ve kulüpler bir şekilde masanın etrafında toplansın. TFF ile kulüpler, bu konuları istişare etsin istiyoruz. Hatta bununla ilgili şu anda kulübümüz, TFF'ye resmi yolla da bir yazı yollamak üzere. Haliyle bizim beklentimiz ister kulüpler, ister Kulüpler Birliği Vakfı düzleminde TFF'nin hakem işleyişiyle, hakem camiasının işleyişiyle, MHK'nin işleyişiyle ilgili puanlamalar olsun, hakem atamaları olsun tüm bu konularla ilgili sorularımızı cevaplaması, bizi aydınlatması, değişiklik önerilerimizi dikkate alması 'bir şey niye olur niye olmaz'ı bize izah etmesi, sonuçta bizler futbolu seven ve merak eden insanlarız, camialarız ve bize doğrusu izah edildiğince anlayışla karşılarız."

Önemli bir gerekçe gösterilmeyen konularda da yapıcı önerilerinin dikkate alınmasını arzu ettiklerinin altını çizen Pirşen, "Sonuçta tüm futbol camiası bir şekilde hakem kararlarından dolayı rahatsız, huzursuz ve çok sayıda açıklama yapıldı. Bu aşamada TFF'ye yapılan tüm çağrılara rağmen hiçbir beyanatta bulunmayıp yine başkan Ali Koç'un konuşmasından hemen bir gün sonra bu cevabın verilmesi her ne kadar içerik bize yöneltilmemiş olsa da bir anlamda bize manidar geldi." değerlendirmesinde bulundu.

Türk futbolunun ihtiyaçlarını daha fazla dile getireceklerini aktaran Alper Pirşen, şunları kaydetti:

"Olumlu tarafından bakmak istersek Fenerbahçe bir şey söylediğinde ciddiye alınıyor. Haliyle bu bize bir misyon yüklüyor. Biz söylediğimizde bir şekilde dinleniyor ve cevap veriliyor. Haliyle bu misyonu da kulüp olarak bundan sonra önemseyeceğiz ve ele alacağız. Bu bizim için çok önemli bir geri bildirim oldu diyelim. Madem böyle bir açıklama yapılabiliyordu, geçtiğimiz hafta Sayın Başkanımızın belirttiği hususlarda TFF neden bir refleks göstermedi? Neden hakem atamalarıyla ilgili bir sürü sıkıntıyı gününde bir açıklamayla gidermedi, ortadan kaldırmadı? Bu da bir soru işareti olarak kafamızda kaldı. Bu da bizim bu açıklamalardan tatmin olmadığımız kısım. Bunları ikili görüşmelerimizde sormaya devam edeceğiz."

Açıklamanın olması gerekenden geç geldiğini belirten Pirşen, sözlerini şöyle tamamladı:

"Maalesef bu geç gelen açıklama yüzünden testi kırılmış oldu. Bu testinin kırılması, hem maç sonucunun iki tarafın da memnun olmadığı bir hakem yönetimi sonunda ortaya çıkmasından hem de bir hakemin gerçekten ciddi anlamda töhmet altında kalmasından oldu. Babasının bile topa girdiği bir durum yaşandı. Bu da istenmeyen bir haldi. Daha önce engellenebilirdi. Umarım TFF'nin metinlerini ele alan kalemler bu konuda da hassasiyet gösterir ve daha doğru zamanlarda, daha doğru refleksler gösterilir. Yine de bu metinden ortaya söylenen sözleri çok üzerimize almıyoruz, o konuda bir şey demiyoruz ama TFF'den en önemli beklentimiz hızlı bir şekilde bu hakem düzeniyle, MHK düzeniyle ilgili önerilerimizi dinleyecekleri bir toplantı organize etmeleridir. Bunun için de girişimlerimizi başlatmak üzereyiz."

TFF'den hakem açıklaması

Türkiye Futbol Federasyonu, Süper Lig'de yaşanan hakem tartışmalarıyla ilgili açıklama yaptı.

TFF'den yapılan açıklamada, hakemlerin sezonun ilk haftasından odak noktası haline getirildiği belirtildi.

Salgın sürecinde herkesin fedakarlığıyla sezonun devam ettiği kaydedilerek, "Türk futbolunun daha çok güçlenmesi için omuz omuza vererek kenetlenmek gerekirken, özellikle kulüp başkanlarımız, yöneticilerimiz, teknik direktörlerimiz ve futbolcularımızın, neredeyse her hakem kararını, kasti hata olarak değerlendirdiklerini ve maalesef eski alışkanlıklardan vazgeçmediklerini görüyoruz." ifadeleri kullanıldı.

TFF Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Serdar Tatlı, kurul üyeleri ve hakemlerin büyük sorumlulukla görevlerini yaptığı aktarılarak, şunlar ifade edildi:

"Özellikle sezon başından beri, kulüp başkanları tarafından yapılan açıklamalar ile, hakemlerimize çok açık bir şekilde 'ayar verme' çabası ve çalışmaları gözlemlemekteyiz. Yıllardır süre gelen 'öznesiz' konuşmalar ve yorumların, sosyal medyadaki yalan-yanlış yazıların, Türk futboluna ve hakemliğine hiçbir yarar getirmediği, aksine en fazla zararı bu tür söylemler ve asılsız iddiaların verdiği ortadadır. Televizyon programlarında, gazete yazılarında veya sosyal medyada hakemlerimizi töhmet altında bırakmaya çalışanlar, iddialarını ispatlamakla mükelleftir. Aksi takdirde müfteridirler."

Futbolun gelişmesi için sunulan fikir ve önerilere değer verildiğinin belirtildiği açıklamada, "Bu önerileri, futbolumuzun diğer sorunlarında da olduğu gibi, kulüplerimizle beraber aynı masada oturarak konuşmaya, geliştirmeye her zaman açık olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Süper Lig'de ilk kez maç yöneten genç hakemlerimizin yanı sıra tecrübeli hakemlerimiz ile birlikte yola devam edilen ve Türk hakemliğinin geleceği adına cesur adımların atıldığı bu sezonda, kaos algısı yaparak hakemlerimizin baskı altına alınmasına asla müsaade etmeyiz." değerlendirmesinde bulunuldu.

Futbolun aktörlerinin başka sorunları gölgelemek adına klasik stratejiler uyguladığının ifade edildiği açıklamada, "Futbolun tüm aktörlerine çağrımız; artık her sezon başka başka sorunları perdeleme adına hep sergilenen bildiğimiz klasik stratejilerden vazgeçmeleridir. Maçlardan sonra sadece hakemlerin konuşulduğu, puan kaybı veya kazanımların sadece hakem yönetimlerinden kaynaklandığı algısı oluşturan tartışmaların son bulmasını arzu ediyoruz." denildi.

"Futbolun diğer aktörlerinin saha içi performanslarının yorumlandığı, mali ve idari yönetimlerin güçlü veya zayıf taraflarının değerlendirildiği, çözüm önerilerinin sunulduğu bir ortam, Türk futbolunun gelişmesine ve sağduyunun hakim olmasına yardımcı olacaktır." denilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Mevcut futbol ikliminde sadece işlerine odaklanıp, görevlerini yapmaya çalışan Merkez Hakem Kurulumuz ve hakemlerimize güveniyor, inanıyor ve destekliyoruz. Nasıl ki milli takımımızın veya Avrupa'da mücadele eden kulüplerimizin başarısı ile gurur duyuyorsak, Şampiyonlar Ligi'nde 3 Türk hakeminin aynı sezonda ilk kez görev yaptığı bir dönemde, uluslararası alanda hemen her hafta maç yöneten hakemlerimizin başarısı ile de gurur duymalıyız. Hakemlerimizin, TFF'nin sunduğu teknolojinin tüm imkanlarını kullanarak, verilen eğitimlerle eksiklerini gidereceklerine, varsa hatalarından ders çıkartarak kendilerini geliştireceklerine ve bu tartışmaların içinde bir daha yer almamaları için maçlarda daha iyi yönetimler göstereceklerine inanıyoruz. Değerli kulüplerimizin, tüm plan, çalışma ve çabaları ile sezonun kalan kısmında rekabetin ve yarışın daha güzel yaşanması için katkı sağlayacaklarını ümit ediyor, federasyonumuzun kararlılıkla Türk hakemliğinin destekçisi olduğunu hatırlatıyoruz." 

8 Aralık 2020 Salı

Ali Koç: ''Türkiye'de hakem krizi var'' (Video)

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Koç, Türkiye'de uzun zamandır hakem krizi var.'' dedi. Koç, "-Türkiye'de Şampiyonluklar saha içerisinde kazanılmıyor- olgusu var. Hakemler konusunda bir kriz var. MHK sorunu adreslendirsin. Bu böyle gitmez" dedi.

Ali Koç, Can Bartu Tesisleri’nde basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme ilişkin açıklamalar yaptı. Başkan'ın açıklamaları şöyle:
 
Konuşmuyoruz diye eleştiri alıyoruz. Ne kadar az konuşursak o kadar iyi. İşimizi yapmaya çalışıyoruz. Enteresan bir yaz dönemi geçirdik. Gerek limitler, gerek finansal fair play sınırları, gerekse finansal imkanlarımız çerçevesinde güzel bir yaz dönemi geçirdik. Burada Erol hocaya, Emre Belözoğlu’na, Selahattin Baki’ye, Mustafa Kemal Danabaş’a teşekkür ediyorum, gerçekleşen ve gerçekleşmeyen tüm transfer çalışmalarında gayet olumlu işler çıkardıklarını düşünüyorum. Tabi önemli olan sahadaki performans. Mümkün olduğu kadar biz polemiklerin, kavganın, tartışmaların, kısır çekişmelerin dışında kalmayı istiyoruz. Fenerbahçe ile ilgili yaşanan hakem sorunlarını kısır çekişme olarak görmüyorum. Hakemlik sorunlarını aşamamayı kısır çekişme olarak görüyorum.
 
SAHAYA ODAKLANMAK İSTİYORUZ AMA BİZİM DIŞIMIZDAKİ OLAYLAR BİZİ BU İŞLERİN İÇİNE ÇEKİYOR
 
Sahaya, işimize odaklanmaya çalışıyoruz ama bizim dışımızda gelişen olaylar, şartlar, hadiseler bizi bu işlerin içine çekiyor. Kaptanın dediği gibi biz bu işlerin içine girmek istemiyoruz, işimize odaklanmak istiyorum ama maalesef bu sene biraz daha erken başladı. Sayın Selahattin Baki’nin de dediği gibi Fenerbahçe’nin lehine, aleyhine verilen, rakiplerin lehine, aleyhine verilen hakem kararları, bize göre hakem hataları, bazılarını kasıtlı olarak gördüğümüz bazı gelişmeler bizi fazlasıyla endişelendiriyor. Biz belki sesimizi çıkarmıyoruz ama milyonlarca taraftarın sesini dinlerseniz, çoğunluğun düşüncesi geçerli diye bakarsak, ciddi bir sıkıntı var. Dediğim gibi bu sene erken başladı. Geçen sezon 20’inci haftada şampiyonluğun en büyük adayıydık bahis sitelerine göre. Ondan sonra 7 maçımızda, 21 puanın sadece 3’ünü alabildik. O maçlar yaşadıklarımızı da hepiniz biliyorsunuz. Sonra sezonun ilerleyen döneminde ne dediler? Belli takımlara yakın olan medya kuruluşları, “Önce Fenerbahçe’yi doğradılar, şimdi başkalarını doğruyorlar”.
 
HAKEM KARARLARINDA STANDARTSIZLIK VAR
 
Halbuki doğrandığımız zaman bunlar gündeme getirilse, çok daha isabetli olur, belki de bir nebze olumlu sonuçlar alınmasına, hakem hatalarının giderilmesi adına faydası olurdu. Bu seneye dönersek, kazanıyoruz, kazandığımız maçlar dahil olmak üzere bizi rahatsız eden bir standartsızlık var, yani hakem kararlarında lehte ve aleyhte, oynadığımız bazı takımlar için de söyleyebilirim, müthiş bir standartsızlık var. VAR kararlarında müthiş bir standartsızlık var. Bu sadece Fenerbahçe’ye özel bir durum da değil. Özellikle Antalyaspor, Sivasspor ve başka bazı kulüplerimiz de ciddi bir serzeniş içindeler. O yüzden bu konuda görüş belirtmenin faydalı olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de bir hakem krizi var. Bu sezona has, bu federasyona has, bu MHK’ye has bir durum değil. Ne yazık ki Türkiye’de şu olgu yerleşmiş vaziyette. Keşke bu olguyu değiştirebilsek. O da ‘Türkiye’de şampiyonluklar sadece saha içinde kazanılmıyor’ olgusu. Bu çok acı bir durum aslında. Bunu kanıksadık. Çok insanlar inanıyor. Ben inanmak istemiyorum ama inanmak durumunda kalıyorum. Bu olguyu hep beraber, tüm paydaşlar değiştirmeliyiz. Değiştirmek için yapısal değişiklikler, reform derecesinde, devrim derecesinde adımlar atmamız lazım. Federasyonlar değişiyor, federasyon başkanları değişiyor, MHK değişiyor, MHK Başkanları değişiyor. Değişmeyen bir şey var: Kriz. Krizler değişmiyor. Hakemlerin yarattığı krizler, özellikle odağında Fenerbahçe’nin olduğu hakem krizlerinden Türk futbolunun kaosa sürüklendiğini görüyoruz. Evet hakemlik çok zor bir meslek.  Çok çok zor bir meslek. Zamanı geliyor biz bile televizyondan yavaş çekimden tam adını koyamadığımız pozisyonlar oluyor. Evet zor bir meslek ama bu kadar kötü yönetmek çok daha zor. Türk futbolundaki genel hakem performansına baktığınızda bu kadar düşük performans, bu kadar hata bence meslekten de daha zor. Bunun üzerine bir de VAR geldi. Çizgi teknolojisinden konuşalım. Bakılıyor, neredeyse yüzde yüz isabetli kararlar veriliyor. Tabi VAR çeşitli pozisyonlara baktığı için bu kadar net değil. Ama insanlar ne bekler VAR gelince? Sıfır hata kolay değil ama minimize edilmiş. İnsanın olduğu yerde her zaman hata olur. Bu teknoloji iyi kullanılırsa hata verir.
 
GEÇEN SEZONKİ KAYSERİ MAÇINDA VAR HAKEMİ KİMDİ? ORTA HAKEM KİMDİ?
 
Mesela geçen sezon Kayseri maçında, 3 penaltımızın verilmediği ve faulden gol verilip 1-0 yenildiğimiz maçta VAR hakemi kimdi? Orada VAR hakemi kimdi? Geçen hafta bizim Beşiktaş maçını yöneten hakem. Orta hakem kimdi? Arda Kardeşler. Bizim son maçımızda VAR odasında olan arkadaşımız. İnşallah bunlar tesadüftür, tesadüften öteye gitmez. Bizler, sizler Hakem hatasıyla kastı ayırt edecek durumdayız. Hiçbir şey gizli kalmıyor. Bilgi çağındayız, teknoloji çağındayız. Herşey şeffaf, herşey ortada. Ben maçlarda tek tek pozisyonlara girmek istemiyorum ama bilmek istiyorum. Açıklasınlar, desinler ki sizin futbolcunuz yalan söylüyor, hakeme hakaret etti, şu nedenle o sarı kartı gördü. Hakaret ettiyse zaten kırmızı kart görmesi lazım. Yani altlık yapılması olayı bizi rahatsız ediyor. Hakemin notunu açıklasınlar. Bu hakem 1 hafta mı maç almayacak? Geçen sene Kayseri maçından sonra maç aldılar. Bu hakem ne olacak? Ama büyük resme bakalım. Biz de genç hakemlerin atanmasını istiyoruz. Biz de yeni isimlerin çıkmasını istiyoruz. Biz zaten hakemlerin çoğunluğunun iyi niyetinin sorgulanmasını istemiyoruz. Ama hakemlik camiasında, değişik dengeler, değişik güç odakları, değişik beklentiler, değişik hesaplar, kitaplar olduğunu eski yeni birçok hakem söylüyor, televizyonlarda ifade ediliyor. Ben bunun bir yönetici olarak ne kadarı doğru, ne kadarı isabetli bilmiyorum. Ama ortada bir sıkıntı var. Geçen hafta bizim maçımıza genç bir hakem atandı. Cesur bir karar. Ama hakem üzerinde yaratılan spekülasyonlardan sonra hakem bu maçı katletti. Şu anlamda katletti. İki takımın da şikayeti var. Bizden belki bir-iki oyuncu atılmalıydı. Bize göre ikinci gol olmamalıydı. Öncesinde faul var. Josef de Souza’yı tanırım, iyi bir insandır. Kasten yaptığını düşünmek istemiyorum ama karate literatürüne girecek bir müdahaleyle sarı kartla geçiştirildi. O pozisyona kırmızı vermeyecek bir orta hakemin, o pozisyondan dolayı orta hakemi çağırmayacak bir VAR hakeminin artık bu işi yapmaması gerekir. Bu kadar net. Bu spekülasyona açık bir konu değil. Ama iki taraf da şikayetçiydi. Keşke hakeminiz çok daha başarılı bir maç çıkarsaydı, motivasyonu artsaydı, başka maçlara vermek için MHK’nin eli güçlenseydi, olmadı. Başka altında kaldı, kötü bir maç yönetti, belki kariyeri etkilendi. Yönetimler değişiyor, başkanlar değişiyor ama hatalar değişmiyor, artıyor teknoloji olmasına rağmen. Ben şimdi sormak istiyorum TFF Başkanımıza, ilgili arkadaşlara, MHK Başkanına ilgili arkadaşlara. Ortada bir kriz var mı yok mu? Adreslenmesi gereken sorunlar var mı yok mu? Etrafta dolaşan iddialar, dedikodular, yapılan hakem hataları, şikayetçi takım sayısı. Evet burada bir problem var. Biz bu problemi adresleyeceğiz, çalışacağız , kriz masası kuracağız, minimize etmek için herşeyi yapacağız denirse biz de Fenerbahçe Spor Kulübü olarak destek vermekten başka bir yolumuz olmaz. Buna mukabil hiçbir sıkıntımız yok, problem yok, herşey yolunda, normal denirse biz de Fenerbahçe Spor Kulübü olarak yolumuzu buna göre çizeceğiz.
 
ESKİ YÖNTEMLERLE SORUNLARI GİDERMEYİ BEKLEMEK HAYAL
 
Eski yöntemlerle, eski yaklaşımlarla, yeni eski yıllanmış hakem dünyasındaki kanaat önderleriyle yeni sonuçları almayı, sorunları gidermeyi beklemek son derece hayaldir. Biz her hakem kötü, art niyetli demiyoruz. Ama belli başlı isimlerle, ben yıllanmış hakemler diyorum, sıkıntı var. Görüyoruz ki MHK, taktik değiştirdi, genç hakemler kullanmak istiyor. Ne kadar çok genç hakem gelirse, ne kadar çok devir daim olursa bence Türk futbolu için o kadar faydalı olur. Dolayısıyla kriz var mı yok mu? Sayın Başkan Serdar Tatlı’nın çıkıp birkaç laf etmesi lazım. MHK Başkanı ne kadar iyi niyetli olursa olsun, ne kadar dürüst olursa olsun, ne kadar çabalarsa çabalasın bu tek kişinin yapacağı iş değil. Geçen sene de aynı şeyleri söyledik, benzer şeyler oldu. Altta neler dönüyor? Hakem atamaları nasıl yapılıyor? Notlar nasıl veriliyor? Bunları değiştirebilir miyiz? Bunları daha iyi, daha şeffaf yapabilir miyiz? Nasıl farklı yöntemler uygularsak, hakemler de nasıl daha dikkatli olurum, nasıl performans notum düşmez, nasıl bir daha maç alırım, bu benim geçim kaynağım, bu iyi bir endişedir, bu sağlıklı bir endişedir. Bunu yapmak için değişik yöntemler uygulamamız lazım. Hakem atamalarıyla ilgili geçen sene çok büyük rahatsızlıklarımız olduğunu ifade etmiştik. Sorduk nasıl hakem atamaları yapılıyor. Biz gözlemci var. Maçı seyrediyor. Ben bir maçta tesadüf bir gözlemcinin yanına düştüm. Bizim oturduğumuz yerden yedek kulübüleri ve taç çizgisi gözükmüyordu, kısıtlı bir görüş vardı. Maçta hafif olaylar yaşandı, insanlar ayağa kalktı etti. O da bir insan sonuçta. İki gözü var, ne kadarını görebilir. O da not vermiyor. Bir form dolduruyor. O form bilgisayara konuyor. Ortaya bir rakam çıkıyor. O rakama göre ertesi hafta maç alıp almayacağı kararlaştırılıyor. Atamayı demiyorum, maç alıp almayacağı. Hangi maçı alıp almayacağı başka türlü, o nasıl belirleniyor onu da bilmiyorum.
 
İKİ TANE GÖZLEMCİ OLSUN, HAKEM ATAMALARI ÇEKİLEREK BELİRLENSİN
 
Ben de diyorum ki 2 tane gözlemci olsun. Bir tanesi maçlar bitince kapalı bir odaya girsin, seyretsin, aynı formu doldursun, 2 form bilgisayara girsin, buradan çıkan rakamın averajı hakemin notu olsun. Bunlar şeffaf bir şekilde açıklansın. Bu açıklanırsa her hafta ahbab-çavuş ilişkisinin önüne geçeriz. Bunun açıklanmaması için hiçbir neden olamaz. Bu sadece fayda sağlar. Ben geçen sene de ilgili arkadaşlara bu öneriyi yapmıştım. Gerçekleşmedi. Tekrar kamuoyu önünde söyleyeyim. Biz bu konuyu aşacaksak devrimse reformlar yapmamız lazım. Bunlardan bir tanesini öneriyoruz. Hani hem şikayet ediyoruz hem çözüm önerisi veriyoruz. Bunlardan bir tanesi de hakem peformanslarının nasıl ölçüldüğü. Böyle bir sistem, şeffaf bir sistem getirin, ahbab-çavuş ilişkisinin önüne geçin. Hakem atamaları nasıl yapılıyor hiç bilmiyorum ama doğru yapılmadığına inanıyorum. O hafta maçlara vereceğiniz hakemleri, her hafta MHK-TFF önderliğinde bir milli piyango çekilişi gibi televizyonlarda çeksinler. Koyalım onları çekelim. Ne zararı olabilir bunun? Düşünmediğim zararları varsa MHK Başkanı çıksın desin ‘Fenerbahçe Spor Kulübü’nün öneriler oldu. Bu önerilerin şu sakıncası var, bu sakıncası var’. Bakın somut öneri getiriyoruz. Bu kaotik ortam böyle gitmez. Yapılan yatırımlara, sahada verilen çabaya, yöneticilerin çalışmalarına yazık. Türk futboluna yazık. Bu yöntemle, bu kafayla buraya kadar gideriz. Her sene geriye gidiyoruz. Ben her zaman söylüyordum. Sahada kora kor mücadele, dışarıda ortak sorunlarımızı çözmemiz lazım diyordum. Keşke Kulüpler Birliği olarak da bu sorunlara birazcık kafa yorabilsek. Bu sorunun adreslenmesi lazım. Türkiye’de Süper Lig’de şampiyon olacak takım sadece saha içi performansı ile değil, saha dışında da etkin olacak ki şampiyon olacak algısını yıkalım. Bunun kimseye faydası yok. Dolayısıyla MHK ve TFF’ye çağırım budur. Önerilerim budur. Özetlersek sıkıntı var mı, yok mu? Var diyorsanız gelin kriz masası kurun. Bizden destek alın, bize düşenleri yapalım. Şu sorunu minimize edelim. Teknolojinin imkanların olduğu yerde. Yok diyorsanız sıkıntı. Sorun yok diyorsanız, onu da bilelim. Bizde yolumuzu ona göre çizelim. Bu gidişat gidişat değil.
 
ALGI YARATIYORLAR
 
Algı, saha dışı unsurlardan bir tanesi de algı. Aslında benim demin dediğim saha dışında şampiyonluk kazanılır bir olgu haline gelmiş ama bazı algılar var. Geçen sene yaşadık. Zorlu algısı. Yok efendim MHK Başkanı Ali Koç’un işçisiymiş. Adamcağız 30 senedir Arçelik’in yüzlerce yan sanayisinden biri. Hayatımda iki kere gördüm. Öyle bir algı yaratıldı. Bu sene ne oldu? İki tane algı ile başladık. Rıdvan Dilmen sezonu. İkincisi de Fenerbahçe şampiyon olacak. Rıdvan Dilmen sezonu algısını yaratanlar geçen sene de aynı algıyı yaratanlar bunlar her sene bu işe sistematik şekilde yaklaşıyorlar. Bu nasıl bir olay ortaya çıkarıyor? Belki hakemler diyorlar ki, ‘Böyle bir algı var. Fenerbahçe lehine bir şey çalarsam sıkıntı olur. Bin kere düşüneyim.’ Adamın hiçbir art niyeti yok. Psikoloji. Sahaya çıktığı zaman belki diyecek ki ‘kardeşim böyle bir algı var, ben de bunu parçası olmayayım’. Böyle bir algı yarattılar.
 
Geçen haftanın hakemi. Yapı Kredi Bankası’nda üst düzey yönetici olduğu söylendi. Herhangi biriniz doğru mu diye araştırdı mı? Sosyal medyada deli saçması diye baktık, ben yine de araştırdım. Söz konusu şirkette çalışmıyor. Ne olur ne olmaz dedim. 74 bin kişinin içinde araştırdım. Orada da çıkmadı. Geçen sene böyle böyle yaptılar, bakalım yan saniyede, taşeronlarda bir şey var mı? 200-300 bin kişinin çalıştığı ortamda tek tek bakmak mümkün değil. Söz konusu hakemin bugüne kadar çalıştığı bütün yerleri çıkarttık. Kendisi muhasebeci. Bizimle hiçbir şekilde yakından uzaktan sınırından ilişkisi olan bir durumda değil. Bunu federasyona ifade ettik. Rica ettik. Ya hakemi değiştirin, ya da çıkın iki kelime edin. Bunlar doğru değildir, yanlıştır. Hakemleri baskı altına almayan. Bu şekilde algılar yaratmayın. Bir şeyler söyleyin. ‘tamam’ dediler. Cumartesi günü yapacaklardı, dediler ki, ‘Biz hakemle konuştuk, ettik. Gerek görülmedi’ Peki. Bence bu yanlış. Hataydı. Ondan sonra bir konferansta toplantıda resmi dilden dillendirildi. Yok efendim babası Fenerbahçe’de futbolcuymuş. Babası Malatya’da oynamış, Fenerbahçe ile yolu hiçbir zaman kesişmemiş. Yok Fenerbahçe ile ilişkilendirilen bir şirkette çalışıyormuş. Bizler, mışlı, muşlu bu seviyede algı yaratmamız lazım. Kazanmak için her şey mubahtır. Yaklaşımından uzak durmamız lazım. Düşünebiliyor musunuz, ben tenkit ediliyorum; iyi niyetliyim. Fazla centilmence davranıyorum. Yok efendim kavga etmiyormuşum. Masaya yumruğumu vurmuyormuşum. Masaya vuruluyor da ne oluyor, gördük. Bu şekilde gitmez. İyi insan olmak, iyi yaklaşımda bulunmak Türk futbolunda handikap, dezavantaj. Bunları speküle ettiler ama federasyonumuz veya MHK çıkıp, ‘Kardeşim kendinize gelin genç hakemler üzerinde baskı yaratmayın. Bunları hepsi hurafedir, aslı astarı yoktur demedi. Başka bir şey diyeyim. Daha da ciddi bir iddia. Geçen hafta hakem üzerinde bu algıyı oluşturan herkesi ayıplıyorum. Bu algının da bertaraf edilmesi için hamle yapmayanları da ayıplıyorum. 
 
Ahmet Çakar, faal bir FIFA hakemi diye bir iddia da bulundu. Doğru mu, aslı astarı var mı? Yanlış mı ben bilmiyorum. Anladığım kadarıyla kaynağı da verme konusunda bir sıkıntısı olmadığını anlıyorum. Çağırın sorun. Nedir bu? Kimdir? Bu sana nereden geldi? Çok ciddi iddiadır. Türk futboluna yara veren, hasar veren bir iddiadır. İddiası doğru ise üstüne gidin. Doğru değilse değin ki, Konuştuk ettik. Tamamen yalandır. Ki ben Ahmet Çakar’ın böyle bir konuda yalan söyleyeceğini hiç sanmıyorum. Yalansa onu da tespit edin. Ki bundan sonra Ahmet Çakar ya da herhangi bir yorumcu benzer yaklaşımlara teşebbüs etmesin. Bilecek ki bu iddiaların üzerine gidilecek.  Doğru değilse de kamuoyu doğru olmadığını bir kere yanlış iki kere yanlış; 10 kere yanlış yapmaz. Yine bir öneri veriyorum. Türk futbolunun sağlığı açısından. Biz rahatsızız. Kasıt, hata farkını görebilecek seviyedeyiz. Kötü oynadığımız günlerde olabilir, iyi oynadığımız günlerde olabilir. Kötü oynuyoruz diye hakem hatalarıyla maçı kazanamak, puan kaybetmek veya maçı kaybetmek. Hiçbir takım bunu hak etmiyor.  Tekrar ediyorum; içinde bulunduğumuz ortamı kaotik ortamı hakemlerin Türk futbolunu krize sürüklediği bu ortamı adreslemek, minimize etmek için ortamlar yollar var. Birkaç örneğini size verdim. Lütfen Sayın MHK Başkanı çıksın bazı açıklamalarda bulunsun. Kriz masası ise kriz masası kurulsun. Sorunun dibine inilsin. Bu böyle gitmez.
 
BAŞKAN ALİ KOÇ'TAN SORULARA CEVAPLAR
  
Başkan Ali Koç bir soru üzerine şöyle konuştu: “Endişe taşıyorum ki bunu adresliyorum. Bu sene ile geçen senenin farkı; bu sene çok daha kuvvetliyiz. Bu sene bu işler erken başladı.”
 
Yabancı hakemlerin görevlendirilmesiyle ilgili bir soru üzerine Başkan şu cevabı verdi:
 
“Bu soruyu bana geçen sene de daha çok yabancı hakem üzerinden sormuşlardı. Türk vatandaşı olarak ayıplarım ama ihtiyaç var. Ne yazık ki ihtiyaç var. Tercihen değil mecburen ihtiyaç var ama 80 milyon küsur insanın yaşadığı futbolla yatıp kalkan futbol aşkının bu kadar geniş olduğu, bu kadar geniş kitlelerin takip ettiği sporu doğru yönetmek için kendi içimizden insan kaynağı yaratamıyorsak; bu bizim ayıbımızdır. İnsan kaynağımız var. Sistem yanlış. Dengeler yanlış. Belki gençlik hamlelerini, hakemleri gençleştirme operasyonu burada hedef alınabilir. Belki burada konfor alnını genişletmiş eski yıllanmış marka isimleri   tepkileri hamleleri oluyor. Bu normal değil. Dolayısıyla hakemlerle ilgili daha fazla sorunuz yoksa diğer konulara geçelim.
Konulardan bir tanesi Fenerbahçe’nin şampiyon olacağı algısı. Bu algıları yapanlar kim? Onlara da bakın. Geçmişte yapanlar kim.Çeteresini tutarsanız bazı benzerlikler ortaya çıkacaktır. Hangi sezonu başında şampiyon olacağı söylenen takım kaç defa şampiyon olmuş. Bu Fenerbahçe’nin kırılgan yapısı da düşünülerek ilk tökezlemede ilk sıkıntı da Fenerbahçe’nin üstüne saldırmak için üstüne gelmek için yapılan altlıklar. Şampiyon olursa bak demiştik işte. Olmazsa da bu kadar iyi kadro, bunlar beceremiyorlar. Hocası, yönetimi, başkanı böyle demek için yapılan altlıklar. Bunlar niye başka takımlara olmuyor? Çoğunlukla niye bu tip şeyleri Fenerbahçe üzerinden yaşıyoruz. Sizler de bu değer zincirinin çok önemli paydaşlarısınız. Topyekun bu değişimi yapmamız lazım. Böyle bir şey başlattılar. Taraftarlara da seslendim. Ne olur bu tuzağa düşmeyin. Bu işlere kulak vermeyin. Görüyorum ki en küçük tökezleme de  hemen sosyal medyada taraftarlarımız da hassasiyetler gösteriyorlar. Kimin şampiyon olacağı son haftalarda belli olur. İnşallah biz ipi göğüsleyeceğiz. Hiçbir zaman iddialı konuşmadım. Büyük konuşmadım. Asarım keserim de demedim. Şampiyon olacağız demedim ama bu sene baktığım zaman işler istediğimiz gibi gidiyor.
 
 
Futbol performansı olarak bakarsak; bardağı yarı dolu görürsek, puanımız iyi. İlk 3  takım 23 puanda. Daha iyi olabilirdi, olmalıydı. 15 senedir görmediğimiz bir deplasman performansı var. Süper ama iç sahada hiç beklemediğimiz neticeler alıyoruz. İç saha problemini çözmemiz lazım. En çok gol atan takımız. Müthiş ki daha golcülerimizde tam devreye girmediler ama şampiyonluk adayları arasında en çok gol giyen takımlardan biriyiz. Derin bir kadromuz var. Derin kadromuzun kıymeti önemli, ocak ayında sonra üç günde dört günde bir maç yapacağımız dönemde daha iyi anlaşılacak. Orada bize rekabet avantajı yaratacağını ümit ediyorum. Tabi bir de covid belası var. Ondan da uzak durmamız lazım. Bunun için oyuncuların özel hayatlarından büyük fedakarlık yapmaları gerekiyor. Geneline baktığımız zaman daha iyi bir noktada olmalıydık. Umut vadeden son 20 yılın şu noktadaki şampiyonların topladığı puanlara bakarsanız umut vadeden bir noktadayız. Gol atma sıkıntımız yok. Daha az gol yemeliyiz. Bunu adreslememiz lazım. İyi oyuncularımız var. Karakter ve futbolcu kapasitesi olarak da. Hocamızdan memnunuz. Ne yapıldı? Fenerbahçe şampiyon olacak denildi, 12. hafta hocamız sorgulanmaya başladı. Bunlar klasik. Biz bunları yemiyoruz da ne yazık ki taraftarımız yiyorlar bu golleri. İlerleyen günlerde daha iyi olacağımızı düşünüyorum. Hocamızdan teknik kadromuzdan sportif direktörümüzden, yardımcısından idari menajerimizden hizmet veren herkesten gayet memnunuz. Aile olarak bir yumak halinde çalışıyoruz. Rekabet ediyoruz. İnşallah uzun süredir beklediğimiz şampiyonluğu sezon sonunda taraftarlarımıza armağan edebilecek bir noktaya gelebiliriz.”
 
Transferle ilgili bir soru üzerine de Koç şu ifadeleri kullandı:
 
“Çok fazla transfer yapacak manevra alanımız yok. Devre arasında elden oyuncu çıkarmazsak. İhtiyacımız olan noktalar var. Mesut Özil Fener Ol’dan itibaren gündeme gelen bir konu. Mesut Özil çok iyi bir Fenerbahçeli’dir. Ekonomik şartlarla ilgili o zamanda söylemiştim. Bugün de söylüyorum. Fenerbahçe Spor Kulübü, böyle ekonomik şartları kaldırabilecek konumda değil. Bizim için çok güzel bir rüya. Rüya gerçekleşirse ne ala ama gerçekleşmesi zor bir rüya.”
 



1 Aralık 2020 Salı

Mecnun Otyakmaz: "VAR bizi vurdu...Artık tahammülümüz kalmadı" (Video)

Demir Grup Sivassspor Kulübü Başkanı Mecnun Otyakmaz, "Büyük paralar ödeyerek kurduğumuz VAR sistemi, yine gelip bizi vuruyor. Hem parasını veriyoruz, hem mağduru oluyoruz...TFF ve MHK'yı uyarıyorum; artık tahammülümüz kalmadı" dedi.

Otyakmaz, kırmızı-beyazlı kulübün resmi internet sitesinde yer alan açıklamasında, maçlarında yaşanan hakem hataları ve VAR sistemi ile ilgili sert eleştirilerde bulundu. Teknik direktör Rıza Çalımbay'a sahip çıkan Otyakmaz, "Ne hocamız ne de biz hiçbir takıma karşı ön yargılı değiliz. Galatasaray maçının ardından yaptığı açıklamalardan dolayı tepki aldı. Galatasaray maçındaki tepkisi doğru mu değil mi? ona bakmak lazım" diye konuştu.

"Sonuca etki eden önemli hakem hataları oluyor"

Kırmızı-beyazlı ekibin Avrupa'da ve ligde almış olduğu sonuçları konuşmak istediğini ancak her hafta yaşanan hakem hataları nedeniyle açıklama yapmak zorunda kaldığını kaydeden Otyakmaz, şunları söyledi:

"Maçlarımızda maçın sonucuna etki eden önemli hakem hataları oluyor. Bu da Türk futbolu ve bizim adımıza üzüntü verici bir şey. Bu işin sorumluluğunda olan Rıza Çalımbay hocamız da yayıncı kuruluşun sistemine göre maçtan önce ve sonra açıklamada bulunuyor. Burada hocamızın ne söylediğine bakmamız lazım. Hocam hakem hatalarından bahsediyor. Bu hakem hataları yanlış mı? Akşam bütün futbol seveler bakıyor ki hocamızın söylediği pozisyonlar doğru. Her maçtan sonra çok fazla şikayet ediyormuş gibi bir ortam oluşması bu hataların bize yapılıyor olması gerçeğini değiştirmiyor. Neticede bize karşı bir takım hatalar yapılıyor." 

"Büyük paralar ödeyerek kurduğumuz VAR sistemi, yine gelip bizi vuruyor"

"Hakem de insandır hata yapar" anlayışı ile yıllardır hareket ettiklerini söyleyen Otyakmaz, "Bunlar bizim hakemlerimiz. Hata yapacaktır. 1 yıl boyunca karşılıklı hataları aşağı yukarı bir birini telafi eder dolayısıyla çok adaletsiz ortam oluşmaz diye düşünüyorsunuz ama VAR sisteminde böyle bir opsiyonunuz yok. VAR sistemi net bir şekilde bu olayların gerçek sonucunu size veriyor. Buna rağmen hata olduğu zaman insanın keyfi kaçıyor. Büyük paralar ödeyerek kurduğumuz VAR sistemi, yine gelip bizi vuruyor. Hem parasını veriyoruz, hem mağduru oluyoruz. Taraftarımız bu konudan çok mustarip. Eskiden beri bir geleneğimiz var; taraftar, yönetim, teknik heyet, futbolcular birlik içinde mücadele ederken, bizim aramızda bile ayrılık söylemlerine sebep oluyor. Neden? ‘Hatalara maruz kalıyoruz. Yönetim sesini çıkartmıyor. Gerekli açıklamaları yapmıyor’ diye. Biz, gerekli açıklamaların zamanı geldiği zaman yapılması gerektiğini düşünen yönetimiz. Federasyona huzurlu bir ortam sağlamak bizim görevimiz. Hakemlerimiz ve federasyonumuz huzurlu bir ortamda çalışsınlar ki daha adaletli olsunlar. Biz bu ortamı sağlamaya çalıştıkça her maçta hata ile karşılaşıyoruz. Göztepe maçında yediğimiz golden önce ki ofsayttın tespit edilememesini ne ben, ne teknik heyet nede taraftarımız anlıyor. Anlayan varsa da beri gelsin. Artık bunların son bulmasını istiyoruz. Kendi ipimizi çeken VAR sistemine de para ödemek istemiyoruz. Bizim maçlarımıza gelecek ve VAR'ın başındaki hakemlerin daha dikkatli olması gerekiyor. İnsan şüpheye düşüyor. O ofsayttı nasıl tespit edemiyorsun. Kahve almaya falan mı gidiyorlar, ekranın başını mı bırakamıyorlar? anlayamıyorum. Hakem hatalarıyla ilgili çok fazla konuşmak istemiyoruz. İnşallah bir daha konuşmaya gerek duyduğumuz bir ortam oluşmaz. Kendi işimize gücümüzü bakarız." şeklinde konuştu.

"Hiçbir takıma karşı ön yargılı değiliz"

Rıza Çalımbay'ın çok önemli bir futbol adamı olduğunu kaydeden Otyakmaz, şunları söyledi:

"Hocamız Türkiye hatta dünya çapında hem futbolculuğu hem de teknik direktörlüğü ile takdirleri kazanmış bir isim. Hocamızın açıklamalarının doğru olup olmadığına bakmak lazım. Hocamızın eleştirdiği pozisyonların hepsi akşam da televizyonda teyit ediliyor. Ne hocamız ne de biz hiçbir takıma karşı ön yargılı değiliz. Galatasaray maçının ardından yaptığı açıklamalardan dolayı tepki aldı. Galatasaray maçındaki tepkisi doğru mu değil mi? ona bakmak lazım. Ankaragücü maçında verilmeyen penaltımız, Çaykur Rizespor maçı yine öyle. Karagümrük maçında verilen olmayan penaltı bize bu açıklamaları yapmak zorunda bırakıyor."

"Artık tahammülümüz kalmadı"

Mecnun Otyakmaz, MHK'yı da uyararak, "Hem federasyonumuzu hem de MHK'yi bir kez daha uyarma zorunda hissediyorum kendimi. Artık tahammülümüz kalmadı. Eğer yenileceksek hiçbir dış müdahil olmadan hakkımızla yenilmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.

"VAR doğru kullanılmıyor"

VAR'ın doğru kullanılmadığını kaydeden Otyakmaz, "Hakemlerin içinde sanki bir hiyerarşi var. Her hakemin pozisyonuna her VAR hakemi sanki müdahale edemiyor gibi bir izlenim veriyorlar bize. Hakemlerin protokolü uygulamada istikrarlı olmadığını görüyoruz. Son oynadığımız Göztepe maçından 29 saniye önce bir ofsayt pozisyonu var ve bu VAR'ın matematiksel olarak tespit ettiği bir şey. VAR'ın başındaki hakem eğer bu çizgiyi çekmiyorsa burada bir problem var demektir ve VAR'ın uygulamasını yanlış anlamış demek ya da dilim varmıyor… Artık herkes kendine çeki düzen vermeli. İşini hakkıyla yapmalı diye düşünüyorum." ifadelerini kullandı. 

Kaynak : TRT SPOR