Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!
Bir süredir tedavi altında olan Galatasaray Kulübü Eski Başkanı Mustafa Cengiz hayata gözlerini yumdu.
Gaziantep'in Nizip ilçesinde 1949 yılında dünyaya gelen Mustafa Cengiz,
ilk ve orta öğrenimini burada tamamladıktan sonra Gaziantep Lisesi'nden
mezun oldu.
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdikten sonra
kamuda görev alan Cengiz, Köy Koop Merkez Birliği'nin kurucu uzmanı
olarak çalıştı. Ardından Tanzim Satışlar (TANSA) Genel Müdürlüğü yapan
Mustafa Cengiz, 12 Eylül 1980 darbesiyle birlikte kamudan ayrılarak özel
sektörde iş hayatına atıldı.
Ortadoğu ülkelerine dönük işler yapan Cengiz, akaryakıt sektöründe
yoğunlaştı. Türkiye Akaryakıt Bayiileri ve Gaz İşverenler Sendikası'nda
genel başkanlık, İstanbul Ticaret Odası Petrol Meslek Komiteleri'nde
sektör temsilciliği görevleri üstlenen Cengiz, Galatasaray Kulübünün de
aktif üyelerinden biri konumundaydı.
Galatasaray Kulübü Tüzük Tadil Komisyonu üyeliği yaparak yeni tüzük
çalışmalarına katkı veren Cengiz, divan kurulu ve genel kurul
toplantılarındaki konuşmalarıyla da ön plana çıkmıştı.
20 Ocak 2018'de başkan seçildi
Mustafa Cengiz, 20 Ocak 2018'de gerçekleştirilen olağanüstü genel kurulda Galatasaray Kulübünün 37. başkanı oldu.
Söz konusu kongrede Dursun Özbek ile yarışan Cengiz, oyların bin 703'ünü alarak başkanlığa seçildi.
Göreve geldikten sonra finansal fair-play ile ilgili sorunlarla
mücadele eden ve UEFA ile sık görüşmeler gerçekleştiren Mustafa Cengiz
yönetimi, sezon sonunda futbolda Süper Lig şampiyonluğu yaşadı.
Sarı-kırmızılı kulüp, kadın basketbolda da FIBA Avrupa Kupası'nı
kazandı.
Mustafa Cengiz, Mayıs 2018'de olağan seçimli genel kurulda bir kez daha
başkanlık mücadelesi verdi. Kurul listesinde birçok değişiklik yapan
Cengiz, 2 bin 525 oy alarak Dursun Özbek, Ozan Korkut ve Ali
Fatinoğlu'nu geride bıraktı ve tekrar başkanlığa seçildi.
Girdiği ikinci seçimde güvenoyu alan Cengiz başkanlığındaki
Galatasaray, 2018-2019 sezonunda futbolda üst üste 2. kez şampiyonluğu
elde etti. Aynı sezon Ziraat Türkiye Kupası'nı ve TFF Süper Kupa'yı da
alan sarı-kırmızılılar, önemli bir başarıya imza attı.
Futbolda alınan kupalara rağmen futbol dışı branşlarda başarısız
olunması, özellikle geçen sezon erkek basketbolda son haftalarda kümede
kalınması nedeniyle Mustafa Cengiz yönetimi büyük eleştirilere maruz
kalmıştı.
Mustafa Cengiz, 6 Mayıs'ta yaptığı açıklamada sarı-kırmızılı kulübün
başkanlığına tekrar aday olmayacağını duyurmuştu. Cengiz'in aday
olmadığı genel kurulda, 19 Haziran 2021'de başkanlığa Burak Elmas
seçilmişti.
Futbolda tek teknik direktör
Mustafa Cengiz, bin 246 gün süren başkanlığı döneminde futbolda sadece Fatih Terim ile çalıştı.
Sarı-kırmızılı kulübün başkanı, Dursun Özbek döneminde Aralık 2017'de
4. kez göreve getirilen Fatih Terim ile çalışmaya devam etti.
Galatasaray, bu sürede futbolda 4 kupa kazandı.
Cengiz, başkanlığı döneminde birçok kez sorun yaşadığı ve kamuoyu
önünde polemiklere girdiği Terim ile görev süresinin son bölümünde yola
devam etmeme kararı almıştı.
Ciddi sağlık sorunları yaşadı
Mustafa Cengiz, başkanlığının son 1 yıllık bölümünde ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele etti.
2020 yılının ilk aylarında rahatsızlığı ortaya çıkan Mustafa Cengiz,
aynı yılın mayıs ayında beyninden ve midesinden bir dizi operasyon
geçirdi. Cengiz, bu süreçte uzun süre tedavi gördü. Mustafa Cengiz,
başkanlığından sonraki süreçte de sağlık sorunlarıyla mücadele etti.
İbrasızlık ve mahkeme süreçleri
Mustafa Cengiz, 2019'daki mali genel kurulda idari açıdan ibra edilmemesi nedeniyle uzun süre davalarla uğraşmak zorunda kaldı.
Yaptığı açıklamalar, üye alımı süreçlerinde yaşananlar gibi birçok
olaydan dolayı bazı üyelerin tepkisini çeken Mustafa Cengiz, 2019'da
düzenlenen ve tartışmalı geçen mali genel kurulda idari açıdan ibra
edilmedi. Mustafa Cengiz ile bazı yöneticiler, konuyu mahkemeye taşıdı.
Yürütmeyi durdurma kararı aldırarak seçimi erteleyen Cengiz yönetimi,
sonrasındaki davalar sonucunda da ibrasızlığı iptal ettirdi.
Mustafa Cengiz başkanlığındaki eski yönetim kurulu, 2019 yılı olağan
genel kurul toplantısında da idari açıdan ibra edilmedi. 2019'da
yapılması gereken olağan genel kurul toplantısı, yeni tip koronavirüs
(Kovid-19) salgını nedeniyle 16 Ekim 2021'de gerçekleştirildi. Mustafa
Cengiz başkanlığındaki eski yönetim kurulu, 2019 yılı olağan genel kurul
toplantısında idari açıdan güvenoyu alamadı.
Sarı kırmızılı kulüpten yapılan açıklamada ''Galatasaray Spor Kulübü
37. Başkanı Sn. Mustafa Cengiz'i kaybettik. Başkanımız’a Allah'tan
rahmet; ailesine, sevdiklerine ve camiamıza başsağlığı dileriz.''
denildi.
Mustafa Cengiz için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,TFF ve kulüpler baş sağlığı mesajları yayımlandı:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
''Galatasaray Spor Kulübü eski başkanı, iş insanı Sayın Mustafa
Cengiz’in vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Sayın Mustafa Cengiz’e
Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine, Galatasaray ve tüm spor
camiasına başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun.''
TFF
''Galatasaray Kulübü eski Başkanı Mustafa Cengiz'in vefat ettiğini
büyük bir üzüntü ile öğrenmiş bulunuyoruz. Merhum Mustafa Cengiz'e
Allah'tan rahmet; ailesi, yakınları, Galatasaray Spor Kulübü ve spor
camiasına başsağlığı dileriz.''
Beşiktaş
''Galatasaray Spor Kulübü eski başkanlarından Mustafa Cengiz’in vefat
ettiğini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Mustafa Cengiz’e
Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve Galatasaray Spor Kulübü
camiasına başsağlığı dileriz.''
Fenerbahçe
''Galatasaray Spor Kulübü’nün eski başkanı Mustafa Cengiz’in hayatını
kaybettiğini üzüntü ile öğrenmiş bulunmaktayız. Merhuma Allah’tan
rahmet; Cengiz ailesine, Galatasaray camiasına ve Türk futboluna
başsağlığı dileriz. Mekanı cennet olsun.''
Trabzonspor
''Galatasaray Spor Kulübü’nün Eski Başkanı Sayın Mustafa Cengiz’in
vefat ettiğini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhum
Mustafa Cengiz’e Allah’tan rahmet; ailesi, yakınları, sevenleri ve
Galatasaray camiasına başsağlığı dileriz. Ruhu şad, mekanı cennet
olsun.''
Süper Lig'de yer alan diğer kulüpler ile spor camiasından birçok isim de Mustafa Cengiz için taziye mesajı yayımladı.
Sabah saatlerinde rahatsızlanan Galatasaray Kulübünün eski başkanı Mustafa Cengiz, hastaneye kaldırıldı.
Geçen yıl bir dizi operasyon geçiren ve tedavisine devam edilen Cengiz, sabah saatlerinde rahatsızlandı.
Ambulansla hastaneye kaldırılan Mustafa Cengiz, yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı.
Cengiz'in oğlu Sarper Cengiz, "Başkanımız sabah nöbet geçirdi.
Hemen müdahale edildi. Cihazlara bağlı bir şekilde tedavi ediliyor.
Önümüzdeki 72 saat bizim için çok kritik" ifadesini kullandı.
Faslı futbolcu
Younes Belhanda'nın avukatı Thomas Normand, müvekkilinin, maaşlarının
ödenmesi için pandemi döneminde FIFA'ya başvurmadığını, sözleşmenin tek
taraflı feshi sonrası dava açtıklarını belirtti.
Normand, Galatasaray Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz'in Belhanda hakkındaki sözlerinin ardından yaptığı yazılı açıklamada,
"Müvekkilim, kulübün mali açıdan zorlandığı pandemi döneminde
maaşlarının ödenmesi için FIFA'ya herhangi bir başvuruda bulunmadığının
bilinmesini istiyor." ifadesini kullandı.
Açıklamada, "Bu süreçte maaş ödemelerinde yaşanan gecikmelere
rağmen oyuncu, eski kulübüyle her zaman dostane bir çözüm yolu
aramıştır. Maaşında indirime gidilmiştir. Fakat Galatasaray'ın
sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi sonrası oyuncu, sözleşmenin ihlal
sebebine itiraz etmek ve alacaklarının ödenmesi için FIFA'da dava açmaya
karar vermiştir." denildi.
GSTV'de yayımlanan "Gündem Özel" programında basın mensuplarından gelen soruları yanıtlayan Mustafa Cengiz, "Belhanda'yı
gönderdiğim için asla pişman değilim. Belhanda ve Feghouli bizi FIFA'ya
verdi. Üç kişi yapılandırmadaki yüzde 15'i kabul etmedi. Bizi tehdit
etti. Bu bizi üzüyor. Eleştirdiğimiz Falcao bile indirim yaptı, en başta
Muslera yaptı. Belhanda'nın son açıklaması bardağı taşıran son damla
oldu." açıklamasında bulunmuştu.
Galatasaray Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz, yapılacak seçimde başkan adayı olmamasının tek nedeninin sağlık sorunları olduğunu söyledi. "Falcao transferinden pişmanım" diyen Cengiz, Fatih Terim ve Belhanda hakkında da konuştu.
Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, Galatasaray Televizyonu’nda basın
mensuplarının gündeme dair kendisine yönelttikleri sorulara yanıt verdi.
Sağlık durumu hakkında bilgi veren Mustafa Cengiz, “İkinci
dalgaya girdim ben. Bu kez yorucu olduğunu söyleyebilirim. Aynı dalganın
ikinci fazına girdim. Ortasındayım. Bu arada seçim sath-ı maili var.
Bir şeyler demem gerektiğine inanıyorum. Ortamın biraz sertleştiğini
görüyorum. Bu sertleşen ortamdan hiç mutlu değilim. İnsanlara
çatılabilir, diğer adaylar yıpratılabilir, benim karakterim değil bu.
Bundan biraz rahatsız oldum. Bunun Galatasaray’a zarar verdiğini gördüm.
O yüzden buraya geldim. Yarın tedavim için tekrar gideceğim.” diye
konuştu.
Galatasaray’da birlik ve beraberlik ortamının bozulmaması
gerektiğini ifade eden başkan, “Galatasaray bir his takımı.
Birbirini sevenlerin takımı ve kulübü. Maçta gol atınca hiç
tanımadığımız insanlara sarılıp zıplamıyor muyuz? Tanımadıklarımıza el
çakmıyor muyuz? Ne kadar mutlu oluyoruz değil mi? Yenildiğince aynı
şekilde milyonlar üzülüyor mü? Üzülüyor. Bir rakibe çatarak onun
geçmişte yaptığı hatalar veya söylemleri dile getirerek bir yere
gelebilir miyiz? Bence gelemeyiz. Her başkan adayının elbette kendi
stratejisi vardır. Buna bir şey demem. Stratejisini benim üzerime
kurmuştur pozisyon anlamında. Türkiye’de uçaksavarlar tehlike gelecek
diye mevzilenir. O yüzen erkenden aday olmadığımı ilan ettim. Aday
değilim dedim. İnanmadı kimse. Son güne kadar beklediler. Yine değilim.
Ağır toplar geç döner. Dönemediler. Pozisyon almayı geciktirdiler ve
devamlı bana çattılar. Ben bunu da anlamadım. Sakın yanlış anlaşılmasın,
bana da çatabilirler. Çatsınlar. Ciddi bir şey varsa onu düzeltirim.
Söylemlerimde Galatasaray etiği dışına çıkıldı deniyor. Nedir
Galatasaray etiği? Bana anlatın yapayım. Ben şimdi sert konuşup yaptığın
Galatasaray etiğine uygun mu desem, bu hoş mu olur?” dedi.
KİM BAŞKAN OLURSA DESTEKLERİM
Galatasaray’a
hizmet etmek için aday olan başkanlardan kim seçilirse destekleyeceğini
ifade eden Mustafa Cengiz, “Adaylar Galatasaray’a hizmet için aday oluyor.
Neden oluyor? Galatasaray’a başkan olmak için. Benim bunlara bir
saygısızlık etme hakkım yok. Beğen ya da beğenme, sev ya da sevme. Benim
başkanım olduğunda ben onu divandan sicile, sicilden her kurumuna kadar
desteklemeye mecburum. 3,5 senedir bu zihniyette çalışıyor
demeyeceksiniz! Bu zihniyet ne? Ben bunu da merak ediyorum. Bizim
zihniyetimiz Atatürkçü, demokrat ve laik bir zihniyet. Bu zihniyete
karşı ne mücadele veriyorsun? Nerede, neyi yönetemedik? Avrupa’da
başarılı olamadık. Eleştir. Devre arası yerimden kalkamadım. Soyunma
odasına girmem. Ne otobüse binerim ne başka bir şey. Bir kızcağız
konuşmuş geldi diye. Bir endişe gördüm ve bir kere gece gittim. Hocam
geleyim dedim. O da sağ olsun buyur dedi. Çocuklar devamlı bana doğru
geliyordu. Oturdular. Onlar tatlı yemeye girdiği anda ben çıktım,
çıkarken bakın biz önemli değiliz, çarşambaya kadar üzülüyoruz; ama siz
yenildiğinizde çocuklar uzun vadeli ağlıyor. Lütfen onları düşünün
onlara göre oynayın dedim. Teşekkür ettim gittim. 3,5 senedir ne soyunma
odasına girdim ne uçakla gittim. Yurtdışı hariç. Hiçbir zaman aynı
otelde kalmadım. Otobüse binmedim. Soyunma odasına girmedim. 3,5 sene!
‘Neler çekeceğiz’ demiş. Günah değil mi? Burada eski yönetimde
bulunanları dostça uyardım. Ben de profesyonellik yaptım. Siz de
profesyonelsiniz. Ayrıldığın yeri karalarsan, seni işe ya da yönetime
alacak kişiler düşünür. Ben düşünürüm. Sen niye onları karalıyorsun?
Yapmasınlar. O zaman attığım bir şey var mı? Var. Öyleleri de var.
Yapmasınlar. Alkol bütün kötülüklerin anası.” diye konuştu.
YÖNETİM OLARAK FAZLASIYLA ŞEFFAFIZ
Başkan Mustafa Cengiz, başkan adaylarına ne tavsiye verirsiniz sorusuna şu yanıtı verdi:
“Mülkiyeli
bir ağabeyimin lafı aklıma geldi. Bu ülkede bazı kesimler adamı yezit
diye öldürürler, şehit diye gömerler dedi. Bazı kesimler diyorum… Çok
büyük bir laf. Üst görevlerde bulunmuş bir devlet adamından… Buna
hazırlansınlar istiyorum. İstediğiniz kadar vaat verin; ama
yapamayacağınız vaatleri vermeyin. Vaatlerin maliyeti sıfırdır. Uçak
alacağım desen ne olacak ki? Üç gün sonra imkanlar olmadı, kusura
bakmayın dedikten sonra… Hoşuma giden şu. Biri 300 milyon dolar, diğeri 1
milyar vereceğini söylüyor. Müthiş bir şey. Üzüldüğüm taraf, biri o
gelirse veririm tarzında açıklamalar yapıyor. Bize güvenmiyorsanız bize
vermeyin. Kapalı bir zarfa koyun 21’inde açılacak deyin. Niye bize şimdi
vermiyorsun? Sen bana vermiyorsun. Bir yer gider… Nereye gider? Bizim
her şeyimiz meydanda. Fazla şeffafız. SPK bizi uyarıyor. Fazla
şeffafız.”
“Futbolcu alıyor ne verdiği belli ne sattığı belli.
Kesinlikle limiti aşıyor; fakat borçlandırmayı geçiyor. Lisans alıyor.
Şoktayız. Ben biliyorum nasıl geçirdiklerini ama buradan söylemem. Biz
açık ve şeffafız. Bir kuruşu bile büyük bir titizlikle seyrediyoruz.
Tarihin en iyi denetleme kurulu bizde şu anda. Mete İkiz alınmasın o da
iyi bir denetçiydi. Bu adamları denetim yapmadı diye, denetimsizlikten
ibra etmediler. O gün kurulda o kararı alanlar benim için çok büyük yara
aldı. Bilmeden atanlara bir şey demiyorum; ama bilinçli ibrasızlık
verenlere çok üzüldüm. Çok yazık. Ne oldu? Hiç ummadığımız insanların
araya girmesine rağmen ibrasızlık iptal edildi.”
Galatasaray başkanlığı döneminde en büyük mutluluğu ve pişmanlığı sorulan başkanımız şu yanıtı verdi:
“Bizim
de yapamadığımız şeyler var. Teknokent… Yapamadık. Kapalı spor salonunu
yapamadık; ama yapacağız. Ben girmedim. Ada… Size yeni bir müjde
vereyim; Ada’da işletmeci olan davalı MES Turizm’in tahliye kararına
itirazı reddedildi. Bu bir müjde. Kemerburgaz zaten halledildi. Geçen
hafta kırdı kapıyı. Kamyonlarla silahlarla girdi. Adam devlete
başkaldırıyor. Ülke bu hale geldi. Sayın valimiz yine müdahale etti.
Karakol, emniyet müdahale etti ve olayı düzeltti. Bu ne cesaret arkadaş?
Açıkça biz herkesin anlayacağı şekilde ifade ediyoruz. Sakladığımız
hiçbir şey yok. Yarın yönetime gelen insan sakladığımız bir şey varsa
ortaya koysun. Bize konuşma fırsatı gelmiş olur. Her şeyi anlatma
fırsatı verir. Abdestsiz namazımız yok. Bak diyecekler şimdi sağ kültür
oldu. Ben diyalektikten de bahsediyorum.”
“Birbirimizi
eleştirirken, kırarken lütfen cam kulede oturduğumuzu unutmayın. Biz
kapalı spor salonunda ve Kemerburgaz’da da bir noktaya geldik; ama
bilerek açıklamıyoruz. Kendilerine anlatırız. Bir arkadaşımız bize
sormadığı için bilmiyor… Kemerburgaz… Dünyanın en değerli mimarlarından
Emre Arolat ve Hasan Çalışlar… Emre Galatasaray Liselidir ve kuruş
almıyor. Milyonluk bir proje yaptılar. 6 stat yapılacak, diğer branşlar
için tesisler olacak. Müthiş bir şey. Siz sadece önünü görüyorsunuz.
Arkasında 120 dönüm arazi var. Emre ve Hasan Bey beş kuruş almıyor. Sen
de kalkmış dört saha deyince adam çekiliyorum dedi. 6 saha yapılacak.
Projesi 50 kere anlatıldı divanlarda. Beni neden izlemedin? Bunu neden
dörde indiriyorsun. Dört-beş saha Büyükçekmece idi. Büyükçekmece
Belediye Başkanı Hasan Akgün sağ olsun. Bitmiş, tekrar encümene soktuk.
Belediyeye gittim. Hasan Akgün müthiş destek verdi. Meclis üyeleri
tekrar bize tahsis etti. İhaleye çıkıyordu Büyükçekmece ve biz onu geri
aldık. En az dört saha ve tesis yapılacak. Onu da Tabanlıoğlu Mimarlık
bedava yapacak. Beni dinleyenler varsa lütfen haberiniz olsun. Her iki
projede çiziliyor. Bedava çizen insanların şevkini kırmayın. Lütfen,
bunu bütün adaylara söylüyorum. Bu benim değil sizin, Galatasaray’ın
projesi. “
GALATASARAY DÜNYADA ÇOK DEĞERLİ BİR MARKA
“O
kadar çok ki beni üzen olay… Kendi yaptığım yanlışlar dahi. Herkesi
affederim, unutur giderim. Avrupa’daki başarısızlıklarımız beni çok
üzdü. Oradan çok ciddi gelir elde edecektik, edemedik. Bunu yeni
seçileceklere söylüyorum; Galatasaray, sadece Türkiye’de değil, tüm
dünyada çok değerli bir marka. Galatasaray yönetim kurulu kartı,
Galatasaray TV sunucusu olmak dünyada çok değerli. Rakiplerim alınmasın.
Galatasaray, çok büyük marka. Dünyada Atatürk ve İstanbul’dan sonra
Türkiye’deki en büyük marka Galatasaray. Buna göre davranmak lazım. Bu
nedenle çok üzüldüm. Ceferin çok kaliteli bir insandır. Süper Lig ile
ilgili yazışmalarımız var. O bizde kalsın. Çok değerli bir insandır.
Kendisini çok severim. Real Madrid başkanına da selam olsun. Bize kaç
tane gol attı unuttum. Hiç sevinç göstermedi ve soyunma odasına inip
teselli etti. Attığı hiçbir golde sevinç göstermedi. PSG’de de söyle.
Oralarda fazla üzüldüm. Ülkeye sarhoş gibi döndüm.”
“Zaman
yetmedi. Çok olay var. 3 seneye sığdırmak mümkün değil. 3,5 senedir her
gün Kemerburgaz ile uğraşıyorum. Sağ olsun devlet de bize destek
veriyor. Kapıdan kovuyorsun bacadan giriyor. O da kendi ekmeğinin
mücadelesini veriyor. Benimle irtibat kurmak için 40 kişiyi araya soktu.
Hiç ummadığım kişiler. Görüşmedim. Görüşsem ne olacağını biliyorum. Ada
meselesi… Mehmet Koçarslan benim yakın arkadaşım. Mehmet’in tüm
mesajlarına ve randevularına dönmedim. Oğlumu aradı. Ona da
dönmeyeceksin dedim. Niye? Benim arkadaşım. Ben oturursam onunla
anlaşırım. Ne istiyor? Para istiyor. Biz de hayır diyoruz. Neden
anlaşayım? 2’den çıktın 2,20’ye. Veremem! Kuruş arıyoruz. Şu anda da
arıyoruz. Yapılandırma için mayıs sonuna kadar 170 milyon TL gerekiyor.
Onu verdiğimiz anda yapılandırmadaki paramız bitiyor. Hadi seçin. 40
katır mı 40 satır mı? Bizim basketbola, voleybola her gün her saat
ödemelerimiz var. Hala icra ve hacizleri bitiremedik. 6 bin adet, 7
milyon haciz vardı. Öde öde bitiremedik. Geçmiş yönetimleri
suçlamıyorum. Sürekli ertelemişler. Olmaz. Buna karşıyım. Bir an evvel
bir şeyler yap.”
“Loca aldılar. Seyircisiz oynandığı halde
locaları iptal etmediler. Bu insanlara buradan selam ederim, saygı
duyarım. Ben sessiz çoğunluğu da biliyorum. Hala aday olmamı isteyen,
benimle görüşen, beni destekleyen insanlardan bin kere özür dilerim.
Benim başkanlığa aday olmama nedenimin tek nedeni sağlık. Bir gazeteci
sormuş. Mustafa Cengiz başarılı ise neden devam etmiyor diye. Ben
rahatsızım. Şimdi gidip tekrar dinleneceğim. 3-5 gün kıpırdayamayacağım.
Yönetim ve dernek toplantımız var ondan sonra gideceğim. Arkadaşlarım
da gecesini gündüzüne katıyor. Bize kart bastıracaksın gidiş o gidiş
diyorlar. Bundan gurur duyuyorum. Eskileri kötülemiyorum. İşlerim
konusunda bana oğlum yardımcı oluyor; yüzde yüz oğlum götürüyor. Ben
fırsat buluyorum. Oğluma saldırmasınlar. Ben olmayınca olmuyor. Ben
başkanlığa neden aday olmadım. Şu an 3-4 saatimi veriyorum. Yarın ya da
öbür gün veremeyeceğim. O zaman ne olacak? Buraya her gün memur gibi
gelip akşam 9’da eve gidiyorum.”
Yeni gelecek olan yönetime tavsiyeleri sorulan başkanımız şu yanıtı verdi:
“Buraya
gelecek olan yönetici, başkan sakın şunu düşünmesin; haftada bir
yönetim kurulu toplantısı var. Bir saat takılır giderim. Hayır! O
masanız evrak dolu olacak. Haftada bir temizlediğiniz vakit bir yığın
evrak temizleyeceksiniz. Her gün her saati Galatasaray’a vereceksiniz.
Hem işime hem Galatasaray’a bakayım derseniz olmaz. O gün istifa edin.
Yüklendiğiniz göreve bakın o gün ayrılın. Öyle gelip bir saat, üç saat
uğrayıp gitmek yok. Tam zamanlı olacaksınız. Allah işinizi rast
getirsin. İşinizi yürütün. Kaç başkan iflas etti biliyor musunuz?
Saymıyorum. Onlar biliyor. Kaç başkan hasta oldu? Özhan Canaydın hasta
oldu. Özhan Ağabeyi gömdük. Bunu itiraf edelim arkadaşlar. Kaç başkanı
ağlatıyorduk divanda ben biliyorum. Kaçırmayın arkadaşlar. Sonra da
kaçtı demeyin. Ayıp. Bazı sahte hesaplar yapıyor. Bir de onlara troll
hesap deyip mertebe veriyorlar. Yapmayın. Onlar da kızabilir. O
hesaplara da bir şey demiyorum. Bir tanesi başkan gitmeden önce akıl
raporu alsın demiş benim için. Birçok şeye kızmıyorum, gülüyorum.”
Radamel Falcao transferinin çok tartışıldığını ifade eden başkanımız bu konuda şu yorumu yaptı:
“Bizde
en tartışılan transfer Falcao. Falcao’nun F’si gündemde yokken
menajerleri sosyal medyadan iyi çalıştı. Menajerler savaşı var zaten
sosyal medyada. Fenerbahçe’ye, Beşiktaş’a veya herhangi bir takıma
yönlendiriyorlar. Helal olsun. Sosyal medya da bir olgu. Oradaki
robotların dışında insanlar da yazıyor. Ha 14 yaşında ha 44 benim için
fark etmez. Orada bir özgürlük elde ediyor. Bu da demokrasi açısında
güzel bir şey. Başlıyorlar bilinçli olarak yönlendirmeye. Taraftar da
etkileniyor. Falcao’yu kim istemez? Falcao değerli bir karakter.
Dünyanın kabul ettiği bir yıldız. ‘Falcao’ya kim hayır der’ teknik
heyetin sözüydü. Emniyetin verdiği rakama göre 70 bin kişi toplandı.
Emniyet haklı olarak ajitatörler, provokatörler olabilir dediler. Biz de
rica ettik gitsinler diye. Tersine rakam daha da arttı. Basın Ekspres
yolu kitlenmişti. Bu transfer için biraz daha sıkı pazarlık ederdim.
Falcao değerli.”
Futbolculara asla hakaret etmediğini ifade eden Mustafa Cengiz, “Futbolculara haysiyetsiz ve şerefsiz demişim. Ben öyle bir
şey demedim. Varsa kendinde karakter ve haysiyet, bunu hatırlayacaksın.
Yoksa zaten hatırlamayacaksın. Ben bunu dedim. Teknik heyete hiç laf
etmedim. Asla demem, demedim. Şu anda da demiyorum. Bana bir tane
getirin. Futbolculara bozuldum son maçta. Rize’ye 4-3 yenildik.
Yenilgiye bir şey demiyorum. Bazı oyuncuların oyunu ve sahaya kendini
vermemesi çok ağırıma gitti ya! Herkesin ağırına gitti. Bunda ne var
sızlanacak? Ben oyuncularıma asla şerefsiz demedim. Tam tersine onlar
şerefli ve haysiyetli insanlar olduğu için bunu bilin dedim. Bu kadar.
Tam tersine onları onore ettim. Yapmayın! Lütfen. Dediğimi tam okuyun.
Burada çok üzülüyorum. Dediğimi çarpıtmayın. Bunun etkisi oldu mu?
Bilmiyorum. Beni yüzlerce kişi aradı başkanım etki etti diye. Etki
etmişse mutlu olurum. Ben bunu demedim, demem! Orada teknik heyet ve
oyuncular var. Bana yakışmaz. Gedson ve oyuncular ölümüne oynadılar.
Para her şey değildir. Paranın yıktığını parayla tamir edersiniz.
Görüntünüz, haysiyetiniz, şerefiniz yıkılırsa hiçbir şeyi tamir
edemezsiniz. Lütfen dikkatli olalım. Benim ne dediğime bakın ve doğru
tercüme edin. Eski kelimeleri kullandığım için yanınıza sözlük almanız
lazım. Lütfen birbirimize saygılı olalım. Ben kimseye cevap verilemez
bir soru sormadım. Galatasaray’ı kaos ve çatışmaya götürecek bir başkan
değilim. Hepinize saygı duyuyorum. Bütün adaylara eşit mesafedeyim.
Hangisi kazanırsa o benim başkanım.” dedi.
“DESTEKLEDİĞİM BAŞKAN ADAYI ŞU AN YOK”
Desteklediği
bir başkan adayının şu anda olmadığını söyleyen başkan Mustafa
Cengiz, “Şu an için yok. Şu anda herkes için eşit mesafedeyim. Cumaya
kadar bakalım. Mevla’m neyler, neylerse güzel eyler. Kendisi beni
hatırlamıyor ama içlerinde en fazla tanıdığım 30 yıldır Yiğit
Şardan’dır. Kendisi tribün arkadaşım eski Ali Sami Yen’den. Bakacağız.
Ona göre karar vereceğiz. Şimdiden şunu destekliyorum dersem, artı da
yazabilir eksi de. Bizi sevmeyen de çok. Gayet normal. Adayı yıpratmak
tehlikesi de var. Kimisi diyor ki bu seçim hoca ile hocaya karşı olanlar
arasında geçiyor. Yok böyle bir şey. Gelen kişiler hocayı da
getirebilir. Bu onun tasarrufu. Hiçbir şey diyemem. Şahsi tasarrufumu
söyledim ben. Yönetimimi bile katmadım. Dediklerimi iyi okusunlar.”
dedi.
CUMAYA KADAR BEKLEYECEĞİM
Başkan
adaylarından Mehmet Yiğit Şardan’ın listesinde kendi dönemindeki çalışma
ekibinden kimselerin ekseriyette olması ile ilgili gelen soruya,
“Dışarıdan birisi olsam 17-20 kişi Mustafa Cengiz’in çalışma arkadaşı
derim. Çok doğru. Yiğit Bey biraz daha geç aday oldu. Çünkü benim seçime
girip girmeyeceğim belli değildi. Sanırım artık onu mu bekledi?
Girmeyeceğime iyice kanaat getirdi. Biraz geç girdi sanıyorum, yine
tahmin ediyorum. Benim arkadaşlarıma müracaat etti gayet doğal. Ben bir
şey demedim. Benim arkadaşlarım beni aradığında ben girmeyin ya da girin
demem. Diğer listelerde de benim yönetimlerimde çalışmış arkadaşlarım
var ama daha az. Sormadılar ama girmeyin demezdim, demem. Nerede kendini
Galatasaray için yararlı hissediyorsan oraya gir. Ben kendi
arkadaşlarıma da girmeyin demedim. Sanırım Yiğit Bey de tam hazırlıklı
değildi zaman açısından. Benim arkadaşlarıma müracaat etti.
Arkadaşlarımın orada olması tabii ki beni etkiler. Ben eskiden hep beyaz
liste yapardım. Otururdum 44 kişiyi yazardım. Çünkü beni ararlar, söz
isterler bana at derler kıramam evet derdim. Şimdi pandemi var oturup
orada 10 dakika yazmak risk taşıyabilir. Yarışmacılar kaosa düşmesin, bu
bir fosseptik çukuru olmasın diye çok çalışıyorum. Bu nedenle
bekleyeceğim cumaya kadar. Söylemleri dinliyorum. Benim için iyi
söyleyenlere oy atacağım diye bir şey de yok.” dedi.
“UEFA’DAN 31 HAZİRAN’A KADAR BORÇSUZLUK ALACAĞIZ”
Biz
baya işler yaptık arkadaşlar. Şu UEFA’yı bir an evvel halletmemiz
lazım. Biz önümüzdeki yıl çıkmışız yok öyle bir şey yanlış yazılıyor.
Biz üçüncü yıldayız. Ne yapıyorsunuz siz? Biz başvurduk, çok ciddi
yazılar yazdık. Aylardır görüşüyoruz. Biz iyi durumdayız bize çıkış
verin. Şu an olumlu görüşteler. Eğer biz bu seçimde bir kaos,
birbirimize karşı düşmanlıklar, camianın ayrışması şeklinde sürdürürsek
UEFA izliyor haberiniz olsun. Benim konuşmamamı da izliyor şu anda.
İzler. Hiç yabana atmayın UEFA’yı çok değerli bir kurum. Disiplin
Kurulu’nda dünyanın en kaliteli insanları var bunu da unutmayın.
Çatıştığımız komitenin başı eski Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Başkanı.
Çatıştık diyorum sağ olsun o da ikna oldu sonra. Bir taahhütname var
bunu başkan adaylarına hatırlatıyorum. Diyor ki orada başkan ayrıldığı
takdirde aynı bu hakları kabul edecek. 31 Haziran’a kadar UEFA’dan
borçsuzluk da alacağız. Şu an ona çalışıyoruz. TFF’den de alınacak.
Bunun parasını hazırlıyoruz. Gelecek olan yönetimi açığa düşürmeyelim
diye. Oytun bey ile çalışıyoruz ikimiz. Oytun sağ olsun hazırlıyor benim
imzamla gidiyor. Kendi çapımızda redakte ediyoruz. Biz kimseyi
yormuyoruz. Çıkış yapalım diye başvurduk inşallah cumaya kadar bu çıkar.
Gerek Ceferin gerek diğerleri çok olumlu insanlar. Hakikaten UEFA iyi
ki var diyorum. Biz parayı alıyoruz bu şeyi düzeltmeye çalışıyoruz bunu
da söyleyeyim. Avrupa Süper Ligi aşırı tepki verdi. Oturulup Ceferin ve
UEFA yönetimi ile konuşulabilir; çünkü UEFA yönetimi de değerli bir
yönetim. Taahhütnamenin 4. maddesinde diyor ki Başkan Mustafa Cengiz
ayrıldığında bütün bu şartların yeniden resmi olarak kabul edeceksin. Bu
nedir? Zaman kaybı, tehlike. Tabii siz derhal müracaat edin ek süre
alın. Beyanen kabul ediyoruz diyerek onu hukukçular çözer. Fakat biz bu
arada bu dertten de kurtulsunlar diye bizim de payımız olsun diye çıkışı
bir sene erken istiyoruz. Oldu mu? Hayır olmadı ama iyi çalışıyoruz.
“GALATASARAY KENDİSİNİ TEST EDECEK”
Yeni dönemde Sportif A.Ş.’de görev almayı düşünür müsünüz sorusuna Mustafa Cengiz,“Ben
bir işe girdim mi tam girerim. Perfeksiyonistimdir yani
mükemmeliyetçiyim. Bir puzzle varsa ve onun bir parçası eksikse ben
uyuyamam. Tedavi süresince ters bir şey bana geldiğinde o gecem gidiyor
benim. Biz de insanız. Bizi mermer zannediyorlar. Değerli arkadaşlar ben
sizin için geldim, sizin için varım, sizin için yokum bu kadar basit.
Ben buraya niye geldim bunu kimse düşünmüyor. Adaysızdı, tepki oyları
olarak biz hazırdık çünkü. Geldim. Ekibimin %70’ini değiştirdim sağ
olsun %90’ı tek laf etmedi. Bir tanesi hariç onu da affediyorum. İlk
yönetimime tek tek teşekkür ediyorum. O arkadaşıma dahil. O da ikinci
başkanlık yaptı. Ona da asla kızmıyorum, onu da doğal karşılıyorum.
Nefs-i müdafaa gibi görüyorum. İkinci yönetim tespit, artık tepki değil.
Hala kalkıp tepki yönetim diyorlar ne tepkisi 2 bin 525 oy tepki mi?
Tespittir o. Şimdiki yönetim test yönetimi olacak. Galatasaray kendini
test edecek. Niye bozuluyorlar buna? Ben aday değilim. Sanırım ağır
topları döndüremiyorlar yani stratejilerini düzeltemiyorlar. Ben bana
çatmasınlar diye mi aday olmadım? Kaç senedir istifa, başkan istifa,
Yusuf istifa, Abdurrahim istifa diye devamlı kalıplar gezmiyor mu? Ben
çocuk muyum? Görüyorum onları iletişim ekibimiz iletiyor bana. Bu ne ya!
Tabii ki sosyal medyaya saygı duyuyorum ama sosyal medyadan gelmedim ki
ben. Alınmasın sosyal medyadaki kardeşlerim.
Taraftar gözüyle, geçirdiği 3,5 senelik başkanlık dönemini nasıl değerlendirdiği sorusuna başkanımız şu cevabı verdi:
“Gerçekten
ben son 10 yıldır bütün divanlarda konuşurum. Bu arada Yiğit’e bir laf
atayım. Demek ki sen 10 yıldır genel kurullara gelmiyorsun. Çok yanlış
yapıyorsun zaten daha hep önce beraberdik ne olaylar oldu. Yiğitciğim
kusura bakma sana ufak bir serzeniş bu. Genel kurula katılanların hepsi
beni çok iyi tanır. Galatasaray TV izleyenler çok iyi tanır. Bu
konuşmaları da ben Galatasaray TV’den özellikle yapıyorum. Yoksa sağ
olsun beni hepsi çağırıyor. Sınırsız süreli; devletinden tut yayıncı
kuruluşa kadar. Daha geniş katılım olanakları var ama ben Galatasaray
TV’yi tercih ediyorum. Bilerek ve bilinçli olarak. Bunun farkında
değiller. İncelik bu. Niye? Galatasaray TV yaşasın diye. Yoksa bana çok
teklif geliyor Youtube’a dönün, Youtube’dan izleyelim diye fakat yaşlı
üyelerimiz ayağa kalkıyor sakın televizyonu kapatma diye. Bu bir prestij
oluyor çünkü. Bana izin versinler ben gerçekten biraz daha
konuşulmasını istiyorum. Biraz daha insanların açıkça ve mertçe
fikirlerini ortaya koymasını istiyorum, onu bekliyorum. Ben
düşüncelerinin ne olduğunu bildiğim insanların farklı konuşmasını
istemiyorum. Normal bir adamın ve ekiplerin yapacağı iş değil. Benim de
Abdurrahim’in de Yusuf’un da… Normal değiller. Arkadaşın dediği gibi
üçümüzün akıl hastanesine falan gitmemiz, bir rapor almamız lazım.
Özellikle gece gündüz çalışan yönetici arkadaşlarımızın hepsi. Ek bir
yük çıkıyor yönetime bakıyoruz teklif etmeye korkuyoruz çünkü üzerinde
bir sürü yük var. Bizden istifa edip ayrılanlara da saygı duyuyorum.
Onlar da hasbelkader bir şeyler yapmaya çalıştılar. Fakat, gecesini
gündüzüne katan arkadaşlar Galatasaray için çalışan arkadaşlar Adana’ya
git diyoruz gidiyor, İzmir’e git diyoruz gidiyor çoluğunu çocuğunu
bırakıp. Ben bunların hakkını nasıl öderim. Denetleme müthiş, Disiplin
tarihinde gelmedi. Sicil tarihinde gelmedi. Bana gelen mesajlardan
biliyorum tarihinde yok Galatasaray’ın! Kusura bakmasın eskiler çok özür
dilerim hepsi hizmet etti ama biz kabuk kırdık. Biz şimdi satın alma
yönetimi getirdik. Ne güzel Kaan anlatıyor hiç kimsenin duyduğu yok. Hiç
kimse duymuyor, biz kurumsal çalışmaya başladık ve kurumsal zeminin
altyapısını yaptık. Başkanlık sürecini yönetimsel anlamda çok başarılı
buluyorum.
Amatör şubeler dahil tüm maçlara gitmeye gayret
ettiğini ifade eden Mustafa Cengiz, “Ben mümkün olan her voleybol, basketbol
erkek kız ayırmadan gittim. Yenildiklerinde de alkışladım yendiklerinde
de. Çünkü onların ne zor şartlarda o potaya veya parkeye çıktıklarını
biliyorum. Çünkü ne kadar cüzi bir ücrete oynadıklarını biliyordum. Ben
hepsini yönetici arkadaşlarıma bıraktım ama ben gidince onların mutlu
olduğunu gördüm. Özellikle başkan gelince çok etkilendiklerini gördüm.
Olumlu anlamda etkilendiler. Yani sizin babanız, anneniz maç seyretmeye
gelse mutlu olursunuz daha güzel oynamaya, hareket etmeye çalışırsınız.
Ben de mümkün olduğunca gittim evet doğru. Tarihte de yok sanırım. Bir
tek şeye üzüldüm Tekerlekli Basketbol Takımımızı izlemeye gitmek
istiyordum. Yeni başladı ona üzgünüm gidemediğim için. Sutopuna
gidemedim ona üzgünüm. Futbol akademisinde başındaki hocalar çok iyi.
Nihan hanım ayrıldı neden ayrılıyorsun dedim o da bana aynı yerde
çalışma olmuyor dedi. Kavga mı ettin dedim yok dedi. Çocuk da var tabii
Allah yardımcıları olsun. Nedim hoca da aynı şekilde çok değerli bir
insan. A milli takımı bilabedel çalıştırıyor. Federasyon başkanına sen
para öde de biz bilabedel çalıştıralım dedim. Hoca kabul ediyor bunlar
etmiyor. Yani Federasyon bizden zor durumda mı bilmiyorum. İnan edin çok
savaş verdiler ama erkek basketbolda olmadı. Olmuyor, tutmadı bir
şeyler. Son 5 maçta şahane bir performans sergilediler. Yapmaları
gereken oydu. Sonra iyi ki geliyorum dedim benden sonraki başkan da
amatör maçlara giderek beni aşmaya çalışmak zorunda kalacak. Çok sağ ol
bunu iyi tespit etmişsin.” dedi.
YÖNETİMİMİZİ BAŞARILI BULUYORUM
Yönetimi
şahıslara indirgemeden bir ekip ruhuyla çalıştıklarını vurgulayan Mustafa Cengiz, “Gerçekten ben kendime puan vermem. Ben bize veririm.
Galatasaray yönetimi, denetimi, sicili, haysiyet divanı ile beraber bir
bütün. Aslında Galatasaray’ın kendisi bir bütün. Camia bize destek
veriyor ki biz yapıyoruz. Camia olmadan biz hiçiz. Ben yönetimimizi ve
camiamızı bu süreçte bütün olumsuz eleştirilere, ağır eleştirilere
rağmen başarılı buluyorum. Bize destek verdiklerini biliyorum.
Yapılandırmayla ilgili keşke pandemi olayı olmasaydı da genel kurul
olsaydı ben alkışlanacağını biliyordum. O konuda da sınırlı sayıda
konuşuyoruz. Saklılık, gizlilik sözleşmemiz var. Aslında en çok biz
konuştuk. Fenerbahçe yaptım bitti dedi hiç kimse sormadı. Trabzon bizden
önce neredeyse imzaladı kimse sormadı. Yaptık bitti dedi. Beşiktaş
sormadı. İmzaladı onlarda. Sırada imzalayacaklar da var bir sürü
müracaat ediyorlar. Henüz bankalar birliği yapmadı. Sağ olsunlar bize
yaptı. Yandaş demeyin yapmayın arkadaşlar. Ben Cumhurbaşkanı’nı da
severim. Bize çok katkısı oldu. Bunun mimarı da Cumhurbaşkanıdır. Niye
inkâr edelim ki Galatasaray’a katkı yapan birine teşekkür etmeyi. Bütün
bakanlar hepsi bize yardımcı oldu. Bizim takımdan da değil, Türk sporuna
yardımcı oldular.” şeklinde konuştu.
“TELEVİZYON MERAKLISI DEĞİLİM”
Fatih
Terim’e seçim bitene kadar takımın başında ol şeklinde bir teklif
götürmesi durumunda nasıl bir yanıt alacağı sorusuna Mustafa Cengiz, “Benim
Florya ile temasım Abdurrahim Albayrak ile. Ben bugüne kadar bulunduğum
ortamlarda aile ortamım dahil, belki serzenişte bulunmuşumdur: ‘Bu adam
oynatılır mı? Bunu yapma’ diye. İki dost gibi konuşmuşuzdur. Şimdi
bunları kim ulaştırıyor Abdurrahim Bey dışında bilmiyorum. Nasıl
ulaştırıyor onu da bilmiyorum; fakat ben korktum, ‘Bakın bizim çocukları
konuşuyor’’ demecini görünce yemin ederim yerimden hopladım. Böyle bir
şey olabilir mi! Ben o gün hocama ve teknik heyete destek ve güç vermek
için tesislere geldim. Ben ailemin de kapıyı çalmadan odasına girmem.
Şok yaşadım. Demişler ki ‘Çattık belaya!’ Kim demiş bunu belli değil.
Kendisi mi demiş? Bence kendisi demiştir bu durumda. Hoca niye desin?
Hoca bana kendisi ‘yemekteyiz gelin iyi olur’ dedi. Yemek yemiştim ama
gittim iyi olur diye. Hocama ve çalışan teknik ekibe güç vermek için
gittim. Başka anlatmayayım. Başka ne gün gelmişim? Hangi gün yemeğe
gelmişim? Hangi gün soyunma odasına girmişim? Hangi gün otobüse, uçağa
binmişim… Deplasmanlar hariç. Yapmayın! Bunu da şimdi söylüyor. Ayıp
değil mi! Galatasaray kültürü bu mu? Yalan! Ben çocuklar rahatsız
olmasın diye, ben oturacağım, çocuklar tek tek gelecek çirkin bir şey.
Bu Galatasaray kültürüne yakışmaz. Ben geleceğim dedim. Ben yorulacağım.
Ben yürüyeceğim dedim. Her şeyi konuşabilirsiniz bunu da
söyleyebilirsiniz burada demokrasi var. Ama doğru zamanlı anlatın. Bana
deseydiniz gelmeyin diye ben de sizi rahatlatırdım. İlk ve sondu diye.
Ayrıca sen çağırdın. ‘Gel yemek yiyoruz başkanım’ diye. Ben de ‘Tokum
ama geliyorum’ dedim gecenin bir vakti. Sonra da Kayseri’ye gittik. Ben
Kayseri’de protokole bile çıkmadım. Vali ile Belediye Başkanı benim
yanıma gelmişlerdi loca ayırmışlardı. Neden? dediler. ‘Çünkü devir
teslim almadım. Devir teslim almadığım için ben Galatasaray’ı temsil
edemem’ dedim. Mülkiyeli olduğun ortaya çıktı dediler bana. Bunun
Galatasaray ile alakası yok. Ben ne televizyon meraklısıyım ne
şan-şeref. Bütün yayın organları çağırır bastırır ama ben çıkmıyorum.
Bunu anlamıyorlar. Değerlendiremiyorlar. Arkadaşlar ben bir şeyi
söylemezsem, içime atarsam içim patlar. Ben böyleyim. Hem hoca hakkında
‘3 ay sonra göndeririz’ diyeceğim hem de hocaya ‘buyur gel antrenörümüz
sensin’ diyeceğim. Ben böyle bir şey yapmam.
Takımın teknik direktörsüz olarak yola devam etmesini iyi değerlendirmediğini söyleyen Başkan Mustafa Cengiz sözlerine şöyle devam etti:
Tabii
ki iyi değerlendirmiyorum. Ben gelecek yönetime bıraktım. Şimdi bana
diyorlar ki; Mustafa Cengiz, görüşme şu kişiyle görüşme yapıyor. Şu
kişiyi getirecek… Asla arkadaşlar! Ben Fatih Terim varken, asla ikinci
bir teknik direktör ağzıma lafzen getirmedim. Maddeten de görüşmedim.
Yalan haberlere inanmayın! Ben yalan söylemem! Kimseyi üzmemek için
yalan söyleyebilirsin. Vatanını milletini korumak için yalan
söyleyebilirsin ama Galatasaray’ı yormamak için ben asla yalan
konuşmadım. Aksini iddia eden varsa söylesin. Ben Okan Buruk ile telefon
konuşması bile yapmadım, yapmam! Çünkü kendimden utanırım. Hocaya ayıp
olur. Senin başında hoca var. Mustafa Denizli benim 30 yıllık çok yakın
arkadaşım. Fenerbahçe’ye gidince ben bozuldum çünkü kimseyle
görüşmüyordu. Beşiktaş’a telefonunu verdiğimde kızdı niye veriyorsun
diye? O da bizim aramızda. Mustafa Denizli değerli bir antrenördür,
insandır.
Benim çalışma tarzımda samimi söylüyorum; beraber
çalıştığınız açık ve net olarak ‘Benim düşmanımsınız’ derse onunla
çalışmam. Sonra deseydi ki yanlış anlaşıldım. Ben bunu da yapmadım
arkadaşlar. Size nasıl geliyor ben bilmiyorum. Ben kendisine de dedim:
‘Oğlumun yanında bile aleyhinize konuşmuyorum’ dedim. Özel bir
toplantıda eleştirmişimdir bir taraftardan daha az eleştirmişimdir. Ama
bunun içinde o yazılanlar yok. Toplama. Yapma Allah aşkına! Aç bana sor!
Bunu dedin mi diye? Dedim mi, dedim derim. Niye kamuoyuna açıklıyorsun
güzel kardeşim, sevgili hocam. Ben bunu artık aleni oldu. Ben buna yanıt
vermezsem, Galatasaray Spor Kulübü Başkanlık makamına çok saldırılıyor,
biter. Fatih Hocaya da zararı olur. Ben ayın 1’ine kadar da bekledim.
Dediğim gün feshetmedim; incelik var. Ne demiştim çünkü?
İmzalamayacağım. Çok ince bir şey. Hoca da çok akıllı bir insandır.
İmzalamayacağım gün ayrıldı. Kendini zor duruma düşürmedi. Opsiyonu
imzalayıp bana göndermedi. O da haysiyetli davranmış, teşekkür ederim.
Çünkü bunun tartışmaları da çok oldu daha önce. Galatasaray Başkanlık
Makamını benim üzerimden yok etmeyin, yıpratmayın lütfen. Yok
hükmündedir gibi şeyler… Yok yahu! Nasıl yürüyor yok hükmündeyse? Beni
disipline vereceklermiş; verin. İbra etmeyeceklermiş. İhraç
edeceklermiş. Edin. Onlar benim alnımda nişan olur nişan! Ben öyle
tezgahlı ibrasızlıklara aldanmam. Ben ne dedim: Bu seçim bir test, test!
Biz vefalı mıyız? Aidiyet duygumuz var mı? Teşekkür duygumuz var mı? En
önemlisi o. Nankör müyüz? Sen hiçbir şey yapmadın diyorlar. Olur mu
yahu! Yutabileceğinizden büyük lokma ısırmayın. Bu çok önemli. Boğanızda
kalır. Bunu başkan adaylarına demiyorum. Tüm camiaya sesleniyorum. Beni
kırın ama başkanlık makamını bitirmeyin! Yarın siz oraya geleceksiniz.
“EN ÇOK CEZA ALAN BENİM”
Galatasaray
aleyhine verilen TFF, PDFK ve Tahkim Kurulu kararlarına yeteri kadar
tepki verilmediği eleştirileriyle ilgili gelen soruya Mustafa Cengiz, “Bir
kere kulüp başkanları ve bizim ceza yiyenlerin içinde en çok cezayı
yiyen benim. Millet bunu unutuyor. 150 Milyon ceza ödemişim. 165 gün
ceza almışım. Hiç kimse cezalar konusunda bana yaklaşamaz, hiç kimse!
Fakat yazıyorlar beceriksiz, pısırık başkan diye… Sen TFF’ye yağ
çekiyorsun da hiç konuşmuyorsun başkaları ceza alıyor diyorlar. Anlattım
en çok ceza alan benim! Fakat benim ilişkilerim öyle dümdüz değildir.
Mayınlar var. Öz söylenmesi gereken şeyler var. Ben dedim ki: TFF
Yönetim Kurulu, bazı konularda çok dik duruyor. Dik duruş sergiliyor.
Ona teşekkür ederim. Onu kim biliyor? Ben biliyorum. Gelince yeni
yönetim anlatırım. Ben bunu söyleyemem. Hakikaten TFF, çoğu duruşunda
dik durdu. Halen de dik duruyor. Birçoğunda en sert söylemi kim yapmış?
Mustafa Cengiz. Ben yapmışım ben! Benim aldığım da genel söylem, yazılı
ve kalıcı. Öyle aksiyon değil. Lütfen empati yapalım, kendimizi yerine
koyalım. MHK'nın istifasını istedim mi? Ben başkanı görmedim bile,
seminerde merhabalaştık Serdar Tatlı ile. Çok güveniyordum. Ben ne
bileyim Urfa'da babasıyla birlikte Beşiktaş Derneği kurucusuymuş, ne
bilebilirim. Daha iyi hatta, futbolla ilgileniyor dedim. Takım tutması
kötü değil dedim. Ancak duyguları işin içine karıştırırsan olmadı! İster
hasta Fenerbahçeli ol, ben bundan hoşlanırım. Biz öyle hissettik. Bazı
körün gözüne atamaları yanlış gördük. Bu nedenle istifasını istedik. Hukuk
Kurulu'nda 3-5 kişi var, şimdi konuşmamı da izliyorlar. Hukuka uygun mu
diye; ben TFF Yönetimi'nden de kimin izlettirdiğini biliyorum. Hukuka
uygun mu değil mi? Değil! Ben açıkça Hukuk Kurulu ayrılmalı, Disiplin
Kurulu ve Tahkim Kurulu ayrılmalı dedim açıkça. UÇK, Oğulcan Çağlayan
için bize 1 milyon 200 bin ceza veriyor. Muhatabım Galatasaray diye;
yahu biz Oğulcan’ın 6 hafta önce aktif feshetmesini git akdet demedik
ki. Biz Oğulcan işine karışmadık. Bu tamamen Oğulcan’ın aksiyonu.
Oğulcan da bize taahhüt verdi, ceza alırsam ben öderim diye… Biz bunu da
TFF’ye verdik. Niye sen direkt üstümüze atıyorsun? Bari iş bitene kadar
yürütmeyi durdurma yap dedik müracaat ettik. İş bitsin bir şekilde
ödenecek. Tahkime başvurduk aynı şekilde onayladı 1 milyon 200 bini. Bu
para neden 1 milyon 200? Onlara göre maç başı. Değil. Maç başı para
vermiyorsun ki! Bu tamamen Kayserispor’un alacağı. Hala ödememişler kaç
sene olmuş. Bu olmadı dedik. Biz bundan kuşku duyduk itiraz ettik.
Tahkim de onayladığı için mahkemeye başvurduk. Ne için? Tedbir için.
Oğulcan da var mı bu para? Yok. Bize veriyor bu kadar cezayı. Bizim eski
yöneticimiz Sedat Doğan, Adalet Divanı’nda dava kazandı. Davayı açtığı
günü de biliyorum. Ben de aç demiştim o dönem konuşmuştum. Çok iyi bir
tarafı da A.Ş. yöneticisine dava açıyor. Sedat mücadelesini sürdürdü ve
dava bize geçti. Oh dedik. On avukat inceliyor. Bunu güzel bir hale
getirelim ve TFF’ye başvuralım dedik. Ancak bugün bitti. Sadece Sedat
Bey açısından değil, bizim açımızdan, TFF açısından müthiş bir şey
hazırladık. Sedat Bey’in başvurusu da oldu. Bizimkileri de verdik.
Benim, Fatih Hoca’nın, Yusuf Bey’in de var az miktarda; teknik
yardımcıların da var. Aksiyondan değil, tribün saldırısı değil,
konuşmalardan ötürü bir ceza varsa bunu bize faiziyle iade edin dedik.
Bakalım TFF ne karar verecek? Çünkü arkadaş küfür ve hakaret yoksa, ceza
veremezsin. Bugün 350 olan dava sayımız 900’e çıkmış. Taraftarımız
yazıyor: Şunu mahkemeye versenize! Biz aynı gün veriyoruz aynı gün.
Bizim hukuk kurulunda departman var, adı sanı belli olmayanı da
veriyoruz. Çoğunu da kazanıyoruz. Yok öyle bedava küfür! Sağ olsun
devletin tekniği de ilerledi. Proxy’den, ABD’den girerim, Brezilya’dan
girerim. Bakın bunu bilin. Bulunuyorsunuz. Ciddi konuşanları ve biraz
bildiğine inandıklarımızı hepsi mahkemelik. Öbür adam istifa dedi onu
vermiyoruz, yazabilir kendi iradesi.
“UEFA’DA FENERBAHÇE’Yİ, BEŞİKTAŞ’I SAVUNDUM”
Beşiktaş’ta
çok tartışılan Aboubakar-Billong arasındaki görüşmeleri Galatasaray
Spor Kulübü nasıl değerlendiriyor sorusuna Mustafa Cengiz, “Vedat tekerlekli
sandalyede yaşam mücadelesi veriyor. Çok iyi bir Galatasaraylıdır. Ben
görüştüm kendisiyle daha önce. Buradan selam ediyorum kendisine. Ben
yaptıklarımızı unutuyorum. Geçen defa 2 buçuk saat konuşmuşum şunları
söylemedin dediler yemin ederim vakit yetmez. Kendimizi övmek için
değil, insan unutuyor. Billong olayı çıktı mahrem olduğu için veremedik.
Çünkü biz Türkiye Futbol Federasyonu’na kaç sayfa mahrem diye
delilleriyle birlikte anında gönderdik. Mahrem olduğu için biz
açıklayamadık fakat TFF’den her zaman haber alan yayıncı kardeşimiz bunu
flu da olsa yayınladı. Mahremiyeti yok etti. Biz aynı gün delillerle
birlikte TFF’ye başvurduk ve kendisine de dedik ki açıkça bu
aydınlatılamazsa milli değil uluslararası makamlara başvuracağız. Ben
buradan Beşiktaş camiasından özür dilerim. Ben Beşiktaşlıların hakkıyla
şerefiyle yürüdüklerini biliyorum. Beşiktaşlılar, Fenerbahçeliler benim
en yakın arkadaşlarım. Onların camiasına hayat boyu kimse bana laf
ettiremez. Benim yönetimim bir hata yapıyorsa, onların yönetimi onların
adına bir hata yapıyorsa açığa çıksın. Tertemiz olur, pirüpak olur. Ben
hakkıyla şerefiyle yapıyorum öbürleri haksız ve şerefsiz yapıyor
anlamına gelir. Bütün takımlara hakarettir bu. Galibiyet alan takımlara
hakarettir bu. Aldığınız diğer galibiyetlere veya mağlubiyetlere hakaret
olur yapmayın. Herkes elinden geldiğince çalışıyor. Keşke 58 sayılı
yasa kalsaydı. Teşvikle primin şike addedilmesi. Gördüğüm, bildiğim bir
şey mi var hayır. Biraz daha insanları cezayla korkutabilirdi. Ben bir
şey yaptınız demiyorum. Beşiktaş yaptı demem. Kuşkularımız var çok uzun
yazdık. Siz lütfen bunu aklayın onur duyarım. Beşiktaş yanlış yapsa ben
gurur mu duyarım. Fenerbahçe bir şey yapsa ben sevinir miyim? Samimi
söylüyorum üzülürüm yapma derim. Ben yapmadığımdan eminim. Bana birisi
getirsin şurada şunu yaptın desin bitmişti. Adnan Polat zamanında
yapılsaydı biz adamı gömerdik yerin dibine Galatasaray olarak veya Ünal
Aysal’ı. İhraç ederdik en başta ben çarpışırdım. Senin adın bulaştı
derdim. Şikede aslında belgeye gerek yok kanaat hakeme de o yetkiyi
veriyor. Kanaat getirdiğin anda tatil edersin şikeden şüpheleniyorum
diye. 70 bin sayfa yazı var ben yaptın demiyorum. Ben demiyorum ama öyle
görünüyor. O zaman çık Ganj nehri gibi. De ki arkadaş yaptım, tamam
yapılmış, hata oldu de. Zaten yaptınsa yaptın. Bunu temizle Türk futbolu
da temizlensin. Kimse laf etmesin. Rakiplerimiz için söylüyorum.
Değerli Beşiktaş camiası, değerli Fenerbahçe camiası siz çok
değerlisiniz. Bana deyin ki Mustafa Cengiz sizin camianıza yönelik bir
hakaret, küfür etti. Asla etmedim. Küfürü bırak kötü laf söylemem hep
güçlenmelerini isterim. Yöneticileri de bunu bilir. Ben UEFA’da
Fenerbahçe’yi, Beşiktaş’ı savunmuş adamım hem de o günlerde… Bunu da
bilsinler ben asla yamuk yapmam onlara. Yapmayın güzel kardeşim ben
sizin güzelliğinizi isterim. Benden sonra güzel olun. Benim için önce
Galatasaray kusura bakmayın.” diye konuştu.
Divan kurulunda
kendisine yöneltilen eleştiriler hakkında gelen soruya Mustafa Cengiz,
“Bazen beni destekleyen 3-5 kişi duyunca mutlu oluyorum. O daha az
sürüyormuş mutsuzluktan ama olsun tedaviye yarıyor. Divan beni çok üzdü
ve şaşırttı. Düzenli olarak başkandan başlamak üzere başkana ve makamına
hakaret ettiler. Katılmayacağız dedik. 20 kişi konuşuyor 19’u bize
karşı. O da önce övüyor sonra yeriyor. Ben burada bize sahip
çıkılmamasına üzüldüm. O devamlı eleştirenler açısından söylüyorum benim
onlarda bir hakkım yok, benim de onlara edilecek bir hakkım yok.
Edilecek bir hakkım yok, onların da bana yok. Galatasaray’dan loca
alanlar, bedelini koyanlar, maddi katkıda bulananlar, bizi zor günde
yalnız bırakmayanlara benim hakkım yok. Onların hakkı varsa helal
etmelerini istiyorum. Ben bir hak edecek bir hakkımı görmüyorum.” yanıtı
verdi.
Younes Belhanda’nın sözleşme feshi ile ilgili pişmanlık
duyup duymadığı sorusuna Mustafa Cengiz, “Asla ve kata. Çünkü Belhanda’nın o
konuşması, Belhanda’nın Fransızca-Türkçe’deki en düzgün konuşmasıydı.
Çok hazır bir kalıptı. Neyse… Onu da biliyoruz da hiç önemli değil. Biz
Galatasaray’da kaos yaratmak istemiyoruz ama yapmayın. Belhanda ve
Feghouli bizi FIFA’ya verdi. Üç kişi yapılandırmadaki yüzde 15’i kabul
etmediği gibi, biri doğrudan veriyorum dedi. Bizi resmi yazı ile tehdit
etti. Bir kişi daha yaptı. Onu çok sonra açıklayabilirim. Eleştirdiğimiz
Falcao bile indirim yaptı. En başta Muslera aptı. Muslera’nın demeç
vermesinden de rahatsız oldum. Sen futbolcusun girme bu toplara. Sen
teknik yardımcısın. Girme. Dostça söylüyorum. Yapma. Uzun bir proses bu
çünkü. Fatih Terim ayrıldığında en çok eleştiren benim. Kendisine
söyledim. TV yayınlarına bakın. Biliyorum başkanım dedi; ama şimdi sen
benimle berabersin, ben ölümüne Terimciyim dedim. Yanlış her yerde
yanlıştır. Oğlum da yapsa yanlış. Kim yaparsa yapsın! Onu dediğinde bu
birikmişti. Son damlaydı. Sen taraftara hareket çek, ona küfret. Aslında
sen o küfürleri bana, yönetime ediyorsun. Asla pişman değilim. En doğru
yaptığım işlerden birisidir.” dedi.
“GALATASARAY RUHUNU ZEDELEMEYELİM”
Başkan Mustafa Cengiz sözlerini şu cümlelerle sonlandırdı:
Değerli
başkan adayları. Hepiniz Galatasaray için elinizi taşın altına
koyuyorsunuz. Birçok imzayı attığınızda aile risklerini de göreceksiniz.
Sizi alkışlayacağım bundan emin olun. Ben güzel iş yapanı takdir
ederim. Kim olursa olsun. Kim seçilirse seçilsin. Divan başkanımızdan
tutun en son ilan eden Yiğit Şardan’a kadar herhangi biri seçildiğinde
ona tümüyle destek olun. Seçilene kadar lütfen birbirinizin aleyhine
Galatasaray’a zarar verecek söylemlerde bulunmayın. Galatasaray ince bir
ruhtur. Bu ruhu zedelemeyelim. Özellikle genç kuşakların bugün birçok
şey hafızasında yok. Bugün 40 yaşın altındakilerinin bile yok. Eski
defterleri şimdilik açmayın. Velev ki size çok büyük bir saldırı olursa
düzeltin. Normal tartışmada iyi taraf şu… Bence şu ana kadar bana ters
gelen şeyler haricinde iyi gidiyor. Dünkü açıklamaları okudum. Bir yane
aday teşekkür edecek hiçbir şeyini bulamadım diyor. Sen beni tanıyorsun.
Yapma! Bunu deme. Bunu okuyan taraftar da hiçbir şey yapmadı mı der.
Sen zedelenirsin. Ne gerek var. Sen yine benim hakkımda de diyeceğini.
Diyorsun zaten. Ben senin rezil olmanı samimi olarak istemem. Bunu yemin
ederim anlamıyorlar. Kimseye kötü ve düşman değilim. Nevzat Dindar’ı
aramadınız mı siz? Ben arattım gelsinler, söylesinler diye. Benim basına
karşı bir tavrım yok. Basın olmasa biz neredeydik? Bizi kim iletecek.
Basın yapıyor şu anda. Neden basına kötülük yapayım. Hiçbir gazeteciye
patronlarına işten al demedim. Vebal almam. Onlara ben hep teşekkür
ederim. Eski başkanlara da öyle. Konuşmacıyken en son Dursun Bey’e, her
şeyi söyleyin, sakın hakaret küfür etmeyin demişimdir. Hiçbir başkana
yapmadım. Hiçbir arkadaşımıza da yaptırmadık. Galatasaray çok büyük
camia. Galatasaray seyirci sayısında, yurtdışı destek sayısında,
Twitter’da, aklınıza gelecek her yerde Türkiye birincisi, dünyanın da
ilk 10’unda… Nereye üye olduğunuzu, nereye başkan adayı olduğunuzu
bilin. Ben her zaman şeref duydum. Galatasaray bana şeref, onur verdi.
Kendim istedim, kendim gelim. Gelen tüm belaları, zorlukları ben
istedim. Tüm yönetim kuruluna, üyelere teşekkür ederim. İstifa edenler
dahil. Çünkü onlar emek verdi. Bütün başkanlara, medyaya, hükümet
üyelerine teşekkür ettim. Aklınız durur bize ne yardımlar yaptılar.
Yardım eden Fenerbahçeli oluyor, ona hücum ediyorlar. Halbuki herkese
yardımcı oluyorlar. Onlar söylemiyorlar. Biz söylüyoruz. Her partiden
belediyelere tek tek teşekkür ediyorum. Hepsi bize yardımcı oldular.
Aslını inkar eden namerttir. Biz namert değiliz. Devlet adamları,
valiler, kaymakamlar… Çok yardımları oldu. Ana muhalefet partisi
liderlerine de teşekkür ettim. Ekrem Bey’e şu yolumuzu bitirince çok
teşekkür edeceğim. Başkan değilken de edeceğim, yeni başkana da
söyleyeceğim. İnşallah duyuyordur bizi. Şu yolu lütfen bitirsin. Her
zaman kalbim Galatasaray’da."
Başkan Mustafa Cengiz, İkinci
Başkan Abdurrahim Albayrak, Başkan Yardımcıları Yusuf Günay ve
Kaan Kançal; yayın sonunda Galatasaray Televizyonu personeli ile
birlikte hatıra fotoğrafı çekildi.
Galatasaray Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz, yabancı sınırlamasının
ertelenmesini istediklerini belirtti.
Türk Telekom Stadı'nda düzenlenen Galatasaray Emeklilik Planı tanıtım
programına çevrim içi bağlanan Cengiz,
"Bu lansman çok önemli. Yeni imkanlar açılması ve ekonomiye katkı yapacak
aksiyonlarda bulunması açısından çok büyük bir fırsat. Teşekkür ediyorum.
Lütfen bu tip katılımlar artsın. İnşallah tutar." ifadelerini kullandı.
Türkiye Futbol Federasyonunda (TFF) önemli bir toplantıda olduğunu
belirten Cengiz, şöyle konuştu:
"TFF’deki toplantıdaki konulardan biri harcamalarla ilgili. En çok
harcama geçen yıl olduğu gibi bu yıl yine bizde. 370 milyon ama bu brüt.
Bunun düzeltilmesini istiyoruz. Dün getirilen yabancı sınırlamasının da
ertelenmesini istiyoruz."
TFF'den dün yapılan açıklamada, Süper Lig kulüplerinin 2021-2022 sezonunda
kadrosunda en fazla 14 yabancı oyuncu bulundurabileceği, sahaya ise aynı
anda en fazla 8 yabancı futbolcu sürebileceği kaydedilmişti.
Açıklamada, 2022-2023 sezonunda en fazla 12, 2023-2024'te ise en fazla 10
yabancı futbolcunun kadroda bulunabileceği, 2022-2023 sezonunda en fazla
7, 2023-2024'te ise en fazla 6 futbolcunun aynı anda sahaya sürülebileceği
aktarılmıştı.
Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, sarı-kırmızılı kulübün başkanı
Mustafa Cengiz'in gerçekleştirdiği basın toplantısına ilişkin saat
19.05'te bir açıklama yaptı.
Sosyal medya hesabından kaleme aldığı bir mektubu yayımlayan Terim, Cengiz'in açıklamalarından üzüntü duyduğunu belirtti.
"Galatasaray Spor Kulübü Başkanı'nın, Ali Sami Yen Spor Kompleksi
Türk Telekom Stadı'nda düzenlediği talihsiz basın toplantısından
milyonlarca Galatasaraylı gibi ben de üzüntü ile haberdar oldum. Artık
rutin bir hal alan ve zaman zaman kapalı kapılar ardında küçük gruplar
özelinde, zaman zaman ise kamuoyu önünde açık şekilde tarafıma, çalışma
arkadaşlarıma ve oyuncularıma yöneltilen ithamlara vereceğim cevapların
ne yönde olacağına ilişkin oluşan merakın farkındayım. Ancak mevcut
başkan hakkında şu an için yapabileceğim tek şey kendisine acil şifalar
dilemek olacaktır. Saygılarımla."
Galatasaray Kulübü
Başkanı Mustafa Cengiz, teknik direktör Fatih Terim ile ilgili çok
konuşulacak açıklamalar yaptı. "Terim'le devam etmeyi düşünmüyorum"
diyen Cengiz, deneyimli çalıştırıcıyla aralarında yaşanan sorunlara da
değindi.
Galatasaray Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz, Türk Telekom Stadı'nda
düzenlediği ve 2 saatten fazla süren basın toplantısında Terim'e yönelik
sert ifadeler kullandı.
Cengiz, 1 Haziran'da görev süresinin dolduğuna dikkati çekerek, "Ayın
birinde yasal olarak görev sürem doluyor. Medeni kanuna göre zorunlu
hallerde durum uzarsa yönetimde bir kişi kalsa bile görev devam ediyor.
Kayyum atanmıyor, rahatladık." diye konuştu.
"Sevgili Fatih Terim hocayla devam etmeyi düşünmüyorum"
Teknik direktör Fatih Terim ile devam edip etmeyecekleri sorusunu yanıtlayan Cengiz, "Sevgili
Fatih Terim hocayla devam etmeyi düşünmüyorum. Hocayı arıyorum 'hoca
şunu dedin mi', 'hayır, sizi kastetmedim' diyor. Haberlerde çıkıyor.
Hoca Abdurrahim Albayrak'ı, Yusuf Günay'ı bizi kulübe çağırmış 'bana
ileri geri laf etmeyin' demiş. Belki tam tersi oluyor." ifadelerini kullandı.
Terim'in kendileri için "düşman" ifadesini kullandığını belirten Cengiz,
"Sevgili Fatih Terim hocamız konuşurken beni buz gibi etti.
Arkadaşlarla beraberdik. Yusuf Günay yerinden fırladı. Benim gözlerim
fal taşı gibi açıldı. 'İçerideki ve dışarıdaki düşmanlar' dedi. 'Bir
takım kuruluşlar' deyip sonra doğrudan beni hedef alarak 'düşman'
ifadesini kullanıyor. Biz düşmanız. O anda istifa etmeliydi, ona o
yakışırdı. Bu işlerin uzatma çabaları, indirim çabalarıyla alakası yok.
Tam tersine para istemiyor." şeklinde konuştu.
"Fatih hocadan bunu beklemedik"
Terim'in sezonun son maçından sonra yaptığı açıklamaların üzüntüsünü yaşadıklarını vurgulayan Cengiz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Fatih hocadan bunu beklemedik. Ben 6 gündür her gün hastanedeyim.
Aramızda sinirden uyumayanlar var. Varolasın Fatih hocam. Etkili konuşma
yaptın, düşmanlarını duman ediyorsun. Seni yürekten tebrik ediyorum.
Başardın. Konuştukların netice veriyor, eserinle övünebilirsin.
Kemoterapiye tekrar başladım."
"Ben düşmansam, arkadaşlarım düşmansa o zaman onun bu yönetimle işi yok"
Hastalığı sırasında Terim'in kendisine bir kez olsun "geçmiş olsun" demeye gelmediğine dikkati çeken Mustafa Cengiz, "Oğlumu
aradın güzel laflar ettin. 'Onun için oynayacağız' dedin. Onun için 8
kere yenildik. Bir kere gelseydin, vallahi bekledim. Ben düşmansam,
arkadaşlarım düşmansa o zaman onun bu yönetimle işi yok. Adam yazıyor
'Fatih Terim büyüktür, Galatasaray kırmızı çizgimiz' diye. Genel kurulun
seçtiği yönetim kurulu kim? Sen genel kurula hakaret ediyorsun. Ey
Fatih Terim bizi kim seçti, genel kurul... Sen sadece genel kurula
havale edebilirsin." diye konuştu.
Terim ile ilgili eleştirilerini sürdüren Cengiz, "Onursal başkan
gibi konuşuyor. Bana ayar çekmiyor sadece. Gelecek yönetimlere 'Dikkat
edin, parayla gelin. Cebinizde para varsa gelin' diyor. İmkanları varsa
gelsinler diyor. 4 adayın 'Sen kimsin bize ayar veriyorsun' demesi
lazım." ifadelerini kullandı.
"Ben burada olduğum sürece sözleşme uzatmam"
Fatih Terim'in önemli hizmetler yaptığını kaydeden Mustafa Cengiz, "Terim
ciddi karizma. Kupaların kazanılmasında en büyük etkenlerden biridir
ama tek başına değil. Ben burada olduğum sürece sözleşme uzatmam. Ben
onun düşmanıymışım. Bir şart var, çıkar özür diler. Yanlış anlaşıldığını
söyler o zaman konuşuruz." şeklinde konuştu.
Taraftarlara seslenen Cengiz, "Transfer çalışmalarımız sürüyor.
Abdurrahim Bey her gün Florya'da. Hiç problem yok. Taraftar emin olsun,
bize güvensin. Galatasaray'ı tutmaya devam etsinler. Beni tutmasınlar.
Galatasaray kırmızı çizgimizdir. Bize güvensinler, hata yaptığımız anda
bırakırız." değerlendirmesinde bulundu.
"Önümüzdeki seçimler test seçimidir"
Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, basın toplantısında yönetime
geldikleri dönemden itibaren yaptıkları çalışmalarla ilgili bilgi
verirken, seçimle ilgili de açıklamalarda bulundu. Aday olmayacağını
dile getiren Cengiz, "Doktorlarım ve ailem aday olmama karşı...Kendi yönetimimden birisi aday olursa onu destekleyeceğim" dedi.
Mustafa Cengiz, haziran ayı içinde yapılması beklenen seçimli genel
kurulda yönetimde yer alan Abdurrahim Albayrak, Yusuf Günay ve Kaan
Kançal'ın aday olması için teklif götürdüğünü ama henüz bunun kabul
görmediğini söyledi.
Mevcut koşullarda aday olmayacağını açıkladığını belirten Cengiz, "Benim
yönetimimden biri aday olursa onu destekleyeceğim. Aday olmayacağım ama
şartlar değişirse onlar da 'hayır olmayacağız' derlerse... Abdurrahim
Albayrak'a, Yusuf Günay'a ve Kaan Kançal'a teklif ettim. Üçü de 'hayır'
dedi. Teklifim sürüyor, sizlerin önüne atıyorum. Onlar olduğunda ben
rahatım. 3,5 senede bir gün Bodrum'a gitmedik." diye konuştu.
Yönetiminde yer alan isimlerin adaylığını isteyen Cengiz, "Seçimin iptal olayı büyük ihtimal. Ciddi kapanma geçiriyoruz. 'Küt diye açtık mı pik tehlikesi var' deniyor." ifadelerini kullandı.
Yapılacak başkanlık seçiminin test seçimi olacağını vurgulayan Cengiz, şunları söyledi:
"Beni Galatasaray başkanlığına getiren tepki seçimidir. Geçmiş
başkana şiddetli tepki vardı. Kurulun yarısı beni tanımıyordu. Tepki
oylarıyla seçimi kazandım. Şimdiki seçim bir tercih seçimi olmayacak.
Galatasaray kendi kendini test edecek. Vefakar mı, aidiyet var mı takdir
eder mi, nankör müdür, teşekkür mü eder; Galatasaray kendi kendini test
edecek."
Gece hastanede tedavi gördüğünü anlatan Cengiz, "Gece hastanede yattım, enerji versin diye vitamin yüklediler. 6 gündür baş ağrısı çekiyorum." şeklinde konuştu.
"İkinci defa kendi rekorumuzu egale ettik. Birinciyle aynı puanla bitirdik"
Süper Lig'in 2020-2021 sezonunda şampiyonluğa ulaşamadıklarını kaydeden Cengiz, "Bir
golle kaybettik. Komedi bir şey oldu. İkinci defa kendi rekorumuzu
egale ettik. Birinciyle aynı puanla bitirdik, gol averajıyla kaybettik."
değerlendirmesinde bulundu.
Galatasaray Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz, Avrupa Süper Ligi ile ilgili
yaptığı açıklamada, "Galatasaray’a gelen şu an için resmi bir teklif
yok. Galatasaray menfaatleri neyi gerektirirse onu yaparım" dedi.
Real Madrid, Barcelona, Atletico Madrid, Liverpool, Manchester City,
Manchester United, Arsenal, Chelsea, Tottenham Hotspur, Juventus, Inter
ve Milan kulüplerinden yapılan ortak açıklamayla Avrupa Süper Ligi'nin
kurulması kararı sonrası Türkiye'den de Galatasaray'ın dahil olacağı
iddia edildi.
Avrupa futbolunda yaşanan bu kritik olayla ilgili Demirören Haber
Ajansı’na (DHA) özel açıklamalarda bulunan Galatasaray Kulübü Başkanı
Mustafa Cengiz, kendilerine gelen şu an için bir resmi teklif
bulunmadığını belirtti.
Cengiz, “Galatasaray menfaatleri neyi gerektirirse onu yaparım.
Tabii ki camianın izni ve onayı olmadan karar veremeyiz. Avrupa’da bütün
büyük kulüplerin başkanları benim yakın dostum. Özellikle Real Madrid
Kulübü Başkanı Perez ile ayrı bir dostluğumuz var. Hatta bir maç sonrası
torunum Mert’e hediye ettiği formayı unutamam. Dediğim gibi şu an için
bize gelen resmi bir teklif yok. Böyle bir teklif gelirse, camiamızın
menfaatleri doğrultusunda hareket ederiz" diye konuştu.
Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, “MHK Yönetimi kontrolünü kaybetti.
Arka arkaya 5 hafta boyunca rakiplerimizin lehine hata yapılmaz. Ben bu
durumda iyi niyet aramam. Kötü niyet ararım” dedi.
Cengiz, Galatasaray TV'de katıldığı programda soruları yanıtladı.
Başkan olduktan sonra diğer takımların da maçlarını izlemek durumunda kaldığını belirten Cengiz, “Boş kaldığım anda dinlenmeye geçiyorum. Ben daha çok kendi
takımlarımın maçlarını izlerim. Diğer takımları genel olarak izlemem.
Başkan olduğumdan beri onları da izlemek durumunda kalıyorum. İlk maç
cumaydı. Cumartesi ve pazar günü oynanan maçları yarıda keserek
dinlenmeye çıktım. Tiyatroyu insan görüyor. Tiyatro derken, kurgu
demek... Tiyatro bir eserdir ve orada emek verilir. Orada toplumsal bir
hiciv ve mesaj verilir. Bu maalesef tiyatro değil komedi. Önceden
yazılmış ama sanki bir yere doğru yazılmış. Büyük takımların karşısında
diğer takımlar gol attığında artık neticeyi tahmin edebiliyorum. Üç dört
haftadır kesin tahmin ediyorum ve tahminlerimde yanılmıyorum. O yüzden
izlemiyorum. Aynı sıkıntıyı beynimde yaşadıktan sonra bir de görsel
olarak yaşamak insanı rahatsız ediyor. Rakiplerimize hiçbir zaman
saygısızlık etmem. Camia açısından baktığımda hepsi benim kardeşim.
Sosyal topluluk anlamında bir cemaattir hepsi. Biz bunu okulunda okuduk.
Sosyal bilimci Maurice Duverger bunu çok iyi sıralar. Bu camialar
mensup olduğu fikir ya da renk aşkıyla oluşan camialara her zaman saygı
duymak gerekir. Özellikle Türkiye’de, renk için aşığız. İtalya şehir
devletlerinden gelişmiştir. İtalya devleti birliğini 1870’lerde
kurmuştur. Daha önce Venedik, Cenova gibi şehirler vardı. Fatih
zamanından bilirsiniz. Almanya’da, İskoçya’da, İngiltere’de olduğu gibi
tarikat ya da dini inançlar üzerinden temellenir takım tutmak.
Türkiye’de bu yok. Türkiye’de Baba bir takımı tutar, oğul ve anne bir
takım tutar… Bazı sıkı babalar var illa kendi takımını tutturur. Tersi
durum da çok fazladır ve öyle durumlarda güleriz. Benim Fenerbahçeli
kardeşim, Beşiktaşlı eniştem… Rakip takımlardan kardeşim gibi sevdiğim
çok yakın arkadaşlarım var. Ben hiçbir zaman onlara düşmanlık duymadım.
Duymam da. Bir yöneticinin yaptığı hata… Maç bağlama, olumsuz bir şey…
Oyunu bozan, oyuna hile sokan bir karakteri ben camialara yüklemem.”
diye konuştu.
Hakemlerin içinde ayrı bir oluşum olduğunu ve bunun
büyük tehlike arz ettiğini ifade eden Mustafa Cengiz,
“Türkiye’de son 1-2 aydır hakemlerde iki oluşum var. Kendi içlerinde
gruplar var. Bu zaten yeniler ve eskiler şeklinde her zaman vardı. Şimdi
de başka bir grup oluştu. VAR hakemleri ve sahadaki hakemler. Herkes
nasıl yan hakemini belirliyorsa şimdi VAR hakemi ile orta hakem tesanüt
içinde oluyor. Bunu geliştireceğim, anlatacağım. Bildiklerim de var. Çok
tehlikeli bir gelişme var.” yorumunu yaptı.
Mustafa
Cengiz, Süper Lig’in 34. haftasında oynadıkları Fatih Karagümrük maçının
son dakikasında Kerem Aktürkoğlu’nun düşürülmesine önce
penaltı ve kırmızı kart kararı, ardından bu kararın iptal edilmesine
ilişkin olay hakkında şu yorumu yaptı:
“Hakem çok kararlı. Ben
gerekli insanlarla görüştüm. Penaltı ve kırmızı gördüm diyor hakem Ali
Palabıyık. 100 gramlık ters bir rüzgâr bile, hafifçe dokunması bile sizi
uçurur. Ali Palabıyık, ben dokunduğunu gördüm diyor. Ayağa da temas
var. Kerem, hızlı bir oyuncu. O dokunma onu uçurur. Hepimiz spor yaptık.
Çok enteresan. Biz de kameradan bakıyoruz. Kendimizi Suat Arslanboğa
yerine koyalım. Güzel kardeşim sen bunu nasıl böyle yorumlarsın? Zemin
mi kötü? Şu anda bu zemin Türkiye’nin en iyi zeminlerinden bir tanesi.
Kerem üçkağıtçı bir oyuncu da değil. Bazıları var, kendilerini atıyor.
Bunu yapanı kendi takımımızda da olsa şiddetle reddederiz. Tam tersi
Kerem kendini toparlamaya çalışıp toparlayamıyor. Burada Ali Palabıyık’a
asla kızamam. Çok yakından görüyor ve kararını veriyor; fakat enteresan
olan kendisini asıl hakem olarak gören Suat Arslanboğa arkadaşımız, bak
kesinlikle penaltı değil kendisi düştü. Dikkat edin hiçbir Karagümrüklü
oyuncu itiraz etmiyor. Bana kırmızı verme, sarı versen yeter diyor.
Olay bu. Bu konuda Ali Palabıyık’a kızmam. Babel’in koltuk altı
dokunuşunu da anlatacağım. Böyle bir kararı bastırarak, ısrarla ağır
ifadelerle aldırdığı söyleniyor. Hakem hayatın biter filan diye… Böyle
militan bir VAR hakemi dünyada yok. Benim bu laflarım üzerine açıklama
yapacaklar tabii; ama ben sıcağı sıcağına aldım bunu.
“Açıklama
yaparlarsa lütfen rica ediyorum bütün konuşmaları canlı yayında
versinler. Sadece bizim değil Beşiktaş’ın da Fenerbahçe’nin de,
Alanyaspor’un da… Tüm takımların maçlarını versinler. İtiraz edilen
konuları açıp versinler. Gizli bir şey yok; ama küfür hakaret var
veremeyiz derlerse ona da saygı duyarım. Yüzlerce milyon harcıyor
takımlar. Onlara da saygı göstermek gerek. Düşmanlığın bana veya
takımıma olabilir. Herhangi bir takıma sevgin de olabilir; ama sen
toplumsal gerginliğe neden olamazsın. Sen dürüst olacaksın, şövalye
olacaksın, sipahi olacaksın. Ali Palabıyık’ın üzerinden tüm hakemlere
sesleniyorum. VAR’a gidin ama VAR’ın esiri olmayın. Gerçekten toplum
Covid’den, oturmaktan, maddi durumlardan çok rahatsız ve gergin. Bu
gerginliği artırmayın, buna alet olmayın. Bu toplumu düşünün. Bu toplumu
düşünürken bizim lehimize olacak haksız bir karar vermeyin. Bu sefer
diğer camiayı ayağa kaldıracaksınız. Allah aşkına şunu yapmayın!”
Yukarıda
bahsedilen olayları UEFA ve FIFA nezdinde dile getirip getirilmediği
sorulan Mustafa Cengiz, “Getirdiğimiz anlar oldu. UEFA Başkanı dürüst bir
insan. Benim intibam o. Gittiğimizde kahvemi bile o yapar. O kadar nazik
bir insan. Biz Ulenberge’e kızdık. Neden kızdık? Demeç verdi. Bunu
yapamayacağını biliyoruz. Bunu yapmamasını söyledik ve yazılı metin
gönderdik. Dediler ki, Ulienberg UEFA’ya bağlı. Federasyonlar bizden
mentör ister. Uilenberg mentördür. Açıklayıcıdır. Hakemlere destek
olmak için orada, yargıda bulunmak için değil dedi.
FIFA’nın
kurallarını anlatma vazifesi var dendi. Bizim kişisel bir antipatimiz
yok Uilenberg’e. Sağ olsun Türk futbolu için elinden geleni yaptığına
inanıyoruz. Gördüğümüz kadarıyla Ulienberg, UEFA’nın danışma mercisi
gibi bir durumda şu an. Bu pozisyonda. VAR’a uyuyor. VAR’ın müdahale
bile etmemesi gerek. Etti. Kerem’i cinler mi uçurdu? Koşan adama
dokunduğun anda uçar. Buna VAR’ın kararı doğru diyor. Çok şaşırdım.”
dedi.
Fatih Karagümrük maçında rakip oyuncu Jeremain Lens’in, DeAndre Yedlin’e yaptığı hareketin kartsız geçilmesi ile
ilgili Mustafa Cengiz, “Hepimiz az çok futbol oynadık. Profesyonel
futbolcunun gözleri radar gibidir. Mesleği bu. Vuruyor ve Yedlin’in de
ayağını uzattığını görüyor. Şut atacaksınız ve bakmayacaksınız. Böyle
bir şey yok. Vurduğu top nereye gidiyor? Bakıyor zaten. VAR’ın veya
duayen(!) hakem heyetinin kararı doğal bir hareket olduğu yönünde.”
yorumunu yaptı.
Sivasspor maçında rakip takımın kaptanı Ziya
Erdal’ın, Henry Onyekuru’ya attığı tekmenin cezalandırılmaması ile
ilgili Mustafa Cengiz,”Ziya? Tribüne “altı” hareketini yapan arkadaşımız.
Hatırladım… Bu nasıl kansızlık?” dedi.
VAR odasında telefonla
mesajlaşma şeklinde uygulamaların olup olmadığını soran Mustafa Cengiz,
“Duyduklarımla hareket ediyorum. Özet olarak diyorum ki bundan sonra
orta hakemlere değil; VAR’a bakın. Daha duyduğum bir şeyleri söylersem
hoş olmaz. VAR odasına telefon geliyor mu? VAR konuşmaları neden
yayınlanmıyor? Telefon sokan var mı? Kısa mesaj atan var mı? Merak
ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Türk futbolunda bir VAR organı
oluştuğunu ve saha içi sonuçlara direkt olarak etki ettiklerini söyleyen Mustafa Cengiz, “Başlarken söyledim. Beni anlayan hakem yorumcuları da
olacaktır. Yeni bir organ oluşuyor. Nasıl TFF Tahkim Kurulu var,
Disiplin Kurulu var ve MHK var… Şimdi MHK’nın içinde bir VAR organı
oluştu. Artık maçların neticesini orta hakemden ziyade VAR hakemleri
belirlemeye başladı. Sona doğru gittikçe bu daha da artacak. Ben bu tip
tartışmalara aslında girmek istemezdim. Şu anda VAR hakemliği,
yardımcısı ve teknik heyet dâhil üç kişi. Bazen teknik heyetin iki kişi
olmasıyla dört oluyor. VAR odasındaki hakemler, çimlerdeki hakemlerden
daha etkin hale geliyor. Bu bir oluşum. Başka ülkelerde yanlışı
düzeltmek için kurulan bu düzen… Ben burada TFF’yi suçlamıyorum. TFF
yönetim kurulunun çoğunu tanırım. Başkanı da tanıyorum ve iyi niyetle
çalışıyorlar. İstediğiniz kadar beğenmeyin. Ancak MHK çok ayrı bir
kurum. Galatasaray başkanı olarak MHK’nın beni kollamasını istemem.
Giderek bir VAR organı oluşuyor. Tahkim Kurulu gibi VAR kurulu oluşuyor
ve giderek kemikleşiyor. Özellikle hakem yorumcularının buna dikkat
etmesini istirham ediyorum. Bizimle ilgili o kadar çok şey var ki… Bu
futbol insanı sıkıntılarından arındırması gereken, bazen üzen,
sinirlendiren bir şölen, bir şov. Bir gönül işi. Bunu sıkıntı iş
yaparsanız insanlara yazık olur. Adamı kanser edersiniz.” dedi.
Hatayspor
maçında ise rakip oyuncu Mohammed Kamara’nın, Şener
Özbayraklı’ya attığı yumruğun es geçildiğini dile getiren Mustafa Cengiz,
“Bu pozisyonda Kamara’nın bile içinin rahat ettiğini inanmıyorum. O da
bir evlat, o da dürüst olsun diye yetiştirilmiş bir insan; ama hakem
bunu görüyor ve VAR ile konuşuyor. Yazık ya! Kötü niyet. Bu arkadaşın
kırdığı ceviz bir değil bir sürü… Bizim lehimize de yapsa utanırım ve
haklı derim. Burada hakem hata yapmış derim. Beni oraya hakem olarak
koysalar da derim. Bana laf gelmesin diye azami dürüst davranmaya
çalışırım. Bizde ahlaki bir erozyon var. Bu eve kapanma ve covid ile bir
sınav veriliyor. İnsanlar tuttukları takımın lehine yapılmış bir hatayı
tolere ediyor. Bu çok tehlikeli bir şey. Bunu ben yapmışsam bana da
yazıklar olsun. Dürüstlük size yapılan hatayı da doğru
değerlendirmenizle ilgili bir şey. Bize de yapılmışsa karşı çıkmak
gerek. Allah müstahaklarını versin.” dedi.
Yapıcı eleştirilere her
zaman açık olduğunu söyleyen Mustafa Cengiz, “Hakemler de
biliyor ki önce yönetimlere küfrediliyor. Onu bildikleri için çok kolay
sarı ve kırmızı kart çıkarıyorlar. Yıllardır bu böyle. Çünkü bizimkiler
bu konuda çok özgür ve fütursuzlar. Sizin yaptığınız hiçbir olumlu
hareketi alkışlamıyorlar, konu bile etmiyorlar. Bütün yönetimler için
konuşuyorum. Bana bir rakip kulüp başkanı bunu dedi. Sizde bir divan
oluyor, 20 kişi çıkıyor. 19’unu sana ağzına geleni söylüyor. Bir tanesi
ortaya sıcak konuşuyor dedi. Ben de izledim biraz, sende de 20’si çıksa
20’si de seni övüyor dedim. Evet dedi… Eleştirileri duyuyorum. Haklı ise
bana yapılan bir eleştiri onu düzeltmeye çalışıyorum. Haksız ise,
sadece tatmin için bunu yapıyorsa yazıklar olsun diyorum.” şeklinde
konuştu.
Hakemler bizi şampiyonluktan mı etmek istiyor sorusuna Mustafa Cengiz, “Kamuoyuyla da paylaşmak için aynı soruyu sordum. Uilenberg,
son yayıncı kuruluşta bir programa katıldı. Onu da izlemiştim.
Özellikle dedi ki, ‘FIFA Board, VAR kuralını değiştirdi’ dedi bu
pozisyonlarla ilgili. Yani Babel'in omuz hizası ve Cenk Tosun
pozisyonları çarpan pozisyon. Birbirinin aynısı. Uilenberg,’Arm pit'
dedi. Arm pit koltuk altı demek. "Koltuk altı uzantısı penaltı değil"
dedi. Tişörtlü birini düşün, tişörtün geldiği yer el değil çünkü koltuk
altından başlıyor. Dirsekten itibaren kol… Yeni değişti dedi. Bunu
diyeli bir ay olmadı. Ben bunu dediğimde durdular. Çünkü Arm pit denilen
bölgeye geldi Babel'in pozisyonu. TV'de açıklayan kendileri. Daha
Cenk'i de görmemiştim o anda. Dediler ki, ''arm pit'ten biraz
aşağıydı.'' Hangi cetvelle ölçtünüz dedim ya! Allah aşkına. Bunu iptal
ettiler. Yine kim girdi devreye? Malum hakem ve VAR girdi devreye… Suat
Arslanboğa! Verilmiş golü iptal ettirdi Sevgili Suat. Benim TFF veya
MHK'yla problemim yok; ama madem öyle istiyorlar söyleyeyim MHK görevini
yapmıyor. Bundan bana ceza verilecekse versinler. Ben Serdar ile
ilgili, rakip takımın taraftarı, çocukluktan beri hastası olduğunu da
biliyorum. Bunu biliyorum. Olabilir. Bir hakem bizim veya rakibimizin de
fanatiği olabilir. Hiç problem değil hiç; ama kararlarını, duygularını
etkiliyorsa bir hakem pozisyonunda yazıklar olsun derim! Bu nedenle ben
bu MHK'nın hakemlere artık söz geçireceğine inanmıyorum. Oluşan
fraksiyonların, bölgelerin, onları doğruya sevkedeceğine inanmıyorum.
Çünkü istedikleri gibi davranıyorlar. Bakın benim laflarım var.
Doğrusunu dinlesinler. Telefonlar çalıyor mu? Evet-hayır mesajları
geliyor mu? Kerem'in pozisyonu için çağırdığında penaltıda ne
konuştular? Ben onları dinlemek istiyorum. Babel'in pozisyonunu dinlemek
istiyorum. Arm pit bu ey Ulenberg! Sen mentörsün gerçi, hakem hocası
değilsin. Mentör dediğin yaşam koçu, sen buraya gelen bir topa kendi
ifadenle FIFA değiştirdi bunu dedin. Açalım TV'yi, ben olsam onu
bulurdum. O konuşmayı bulurum yayıncı kuruluştan izin alırım, yayınlarım
ve Babel'in pozisyonunu gösteririm. Beşiktaş'ın pozisyonuna karışamam. O
benim haddim değil ama emsal gösteririm. Aynı değil. Bütün
gösterdiklerinizin emsali var. Galatasaray'a karşı hep aleyhte. Niye
bunu yapıyorsun güzel kardeşim! Şimdi MHK maalesef fonksiyonunu
yitirmiştir. Yazık Serdar Tatlı'ya, bir an evvel ayrılsın. Bu kadar 5
haftadır üst üste bizim aleyhimize, bir takım rakiplerimiz lehine
hatalar yapılmaz. Ben bunda iyi niyet aramam. Kötü niyet ararım, kötülük
ararım. Açık ve net konuşayım. Bizim maçtan sonra bile Falcao'yu
attılar. En ufak fırsatı arıyorlar. Aynı oyuncu bir önceki takımında
geliyor kendini atıyor, dirseğini getiriyor Muhammed'e. Muhammed de
şaşırmış durumda, Mısır'da yok bu. Avrupa'da hiç yok. Bu Türklere özgü
bir takım kırmızı kartlar yarattık. Bunları MHK'nın düşünmesi lazım.
Yani illa belli bir takım olunca mı Suat Arslanboğa'nın sözleşmesini
iptal ediyor. Bizimkinde niye iptal ettirmiyor? Bence artık gücünü
yitirdi MHK."
Kulüpler Birliği’nin bu yapısıyla birlik sıfatını
taşımadığını söyleyen Mustafa Cengiz, “Onlar haklı çıktı. 5 maçtır bize
karşı aleyhte hata yaptıkları için hakemler de insandır diyorlar. Hata
yapabilirler diyorlar. Görüşlerinde haklı çıktılar ki 17 takım değil 10
takım imzalamıştı o bildiriyi. Yani insan ne diyeceğini şaşırıyor! Bunu
da yaptılar! Son mesela var mı? Adı ne bizimkinin? Kulüpler Birliği,
'union'. Sence birlik mi? Birlik mi? Değil. Birlik olması mümkün mü?
Değil. Bu birliğin üçü hatta dördü şampiyonluğa oynuyor diyelim… Geriye
kalan 10 tanesi küme düşmemeye oynuyor. Birlik olması mümkün mü? Değil.
Bu vakıf ama yönetim kurulu var. Nereden çıktı yönetim kurulu onu da
bilmiyorum. Mütevelli heyet vardır, o da yok. Ben anlamıyorum. Beni niye
katıyorsun kardeşim. Yönetim kurulu ise bana imzaya getirt. İmzam yok!
Getirmiyor. Sen iç hukuk yollarını tüket, sonra FIFA'ya git. Bunu
dediğim halde tersini yapıyorlar. Başkanlık? Başkanlık seçimi diye bir
şey olmadı. Bunu da yazdım şerhini. Ses yok! Ben şimdiki başkana gitsin
diye söylemiyorum ama seçim olmadı. Bunlar yanlış işler. Türk futbolunu
birliğe değil aykırılığa, ayrılığa götürür niyetin ne kadar iyi olursa
olsun. Ahmet Nur Çebi sağolsun çalışıyor ama ben onaylamıyorum bazı
söylemlerini."
MHK, ligi dizayn etmek mi istiyor? sorusuna Mustafa Cengiz: "Şu anda MHK'nin içindeki hizipler, MHK'yi peşinden
sürüklüyor. Onun için istifa etmesi gerekir. Şu anda kontrolü kaybetmiş
durumdalar. MHK yönetimi şu anda kontrolü kaybetti. Şimdi ben neden
Nihat Özdemir'in kişisel suçu yok dedim. Yahu oturup Başkan MHK
toplantısına mı katılacak. Şunu ata, bunu ata mı diyecek. Eğer diyorsa
onun da derhal ayrılması gerekir."
Tahkim Kurulu ve Disiplin
Kurulu’nun verdiği kararlara saygı duymadığını ifade eden Mustafa Cengiz, “Evet görevlerini çok iyi yerine getiriyorlar(!) Bana 3
hafta, 21 gün ceza verdiler. Zaten ikisi deplasmanda, bir maç evdeydi.
Karagümrük maçını izledim. Kaça izledim biliyor musun? 50 bin TL'ye.
Böyle bir şey olur mu!? Tahkim benim 21 gün cezamı kaldırıyor, yerine 50
bin TL koyuyor. Herkesi de beni de aptal zannediyorlar. Tahkim yapıyor
bunu. Bu arada Tahkim Kurulu Başkanı ile Disiplin Kurulu başkanı aynı
bürodalar. Böyle bir şey olur mu ya? Şıracı ile bozacı gibiler. Tahkim
ile Disiplin Kurullarının verdiği kararlara saygı duymuyorum maalesef.
Benim 21 gün cezayı kaldırıyor. Dışarıda olan biri zanneder ki iyilik
yaptı. 50 bin lira ceza veriyor. Maç başı kaç para oluyor düşün? 15-16
bin TL, ben teşekkür ediyorum, demek Galatasaray maçları bu kadar
değerli. Bir gün Erzurum maçının 3 saat öne alınmasını istedim. Erzurum
da kabul etti. Federasyon da müdahale etti, yayıncı kuruluş almadı,
yapmadı. Aynı gün yayıncı kuruluşun körfez uyruklu yöneticisi geldi,
başkanım yapamayız dedi. Ulusal ve uluslararası olarak sizin
maçlarınızdan çok para kazanıyoruz. Yaptığımız anda 2-3 milyon dolarımız
gider dedi. Güzel dedim. Şimdi ağzımdan kaçırdı, Bizim her maçımız 2-3
milyon dolar, aşağı yukarı. 2 milyon dolardan yapsanız, 40 maçta 80
milyon dolar. Ben kaç alıyorum? 160 milyon TL alıyorum. Kim ödüyor bu
paraları? Galatasaray başta, Fenerbahçe ikinci, Beşiktaş üçüncü,
Trabzonspor dördüncü. Özellikle Galatasaray ve Fenerbahçe ile birlikte
bu havuzu dolduruyoruz değil mi? Yani bu havuzu Anadolu takımları
doldurmuyor. Ben niye isteyemiyorum daha fazla para. 2-3 takım
dolduruyor. Neden ben fazla para isteyemiyorum? En fazla ben yayın
geliri alıyorum. 170 milyon TL aldım, 18-20 milyon euro para. Benim
yarattığım hasıla ne kadar? 40'la çarpsan, 2 desen 80 milyon dolar.
Böyle bir şey olur mu ya! Sen benden alıp oraya veriyorsun. Anadolu
kulüpleri bunun farkında. O zaman ben Fenerbahçe ve Galatasaray olarak
ayrı bir yayın sözleşmesi yapmalıyız derim. Tabii onlar bu cesareti
gösterebilir mi bilmiyorum. Benim hakkım gidiyor. Ben daha büyük
transferler yapmak istiyorum. Çünkü benim taraftarım daha fazla, benden
çok daha büyük beklentisi var. Fenerbahçe'den öyle bir beklenti yoksa
bir şey demem, cebinden ödüyorsa ona da helal olsun derim; ama biz
burada kendimiz yapılandırıyoruz. Taraftarımızla birlikte
yapılandırıyoruz. 10 Milyon TL topladık taraftarımızla. Büyük para.
Bizim 100 milyonlarca dolar giderlerimiz var yıllar içerisinde. Bunu
nasıl karşılayacağız? İşte yayın hakkıyla. Bunun arttırılması gerek
Galatasaray için. Ya da bizim hakkımız verilmeli. Bunu kim savunup
anlatacak? Ben anlatacağım. Federasyon bunu demez, tekme atan Ziya
demez."
Galatasaray’ın ayağa kalkması gerektiğini ifade eden Mustafa Cengiz, “Galatasaray yarıştaysa o ligin hala seyir değeri var. Hem
ne öldürüyor, ne onduruyor diye bir laf var. Bizim daha önümüzde yedi
maç daha var. 21 puan eder. Şimdi onlar istediği kadar bazılarını
yarışta tutmaya devam etsinler. Yine ip Galatasaray’ın elinde. Biz
oynamalıyız. Biz terimizin son damlasına kadar mücadele etmeliyiz.
Yedlin orada sakatlandığında başında en az 10 tane futbolcu olmalıydı.
Bir golümüz verilmediğinde en az 10 futbolcumuz itiraz etmeliydi.
Sahanın altının üstüne getirmeliydi. Kaleci kaptan geldi ona da sarı
kart verdi. Galatasaray’ın ayağa kalkması gerekiyor. Özellikle
futbolcular haysiyet ve şereflerini hatırlamaları gerek. Burada
kendileri oynamıyor. Türkiye’nin en büyük camiasını temsil ediyorlar.
Orada ölümüne mücadele etmesi gerekir. Kırmızı kart verse de bir yere
kadar verebilir. Bunu neden yapmıyor futbolcularımız. Neden? Soruyorum
ben buradan. İpinde değil adamın profesyonelce bakıyor. Ben öyle
görüyorum artık. Adam ikinci maç oynamazsa prim alamıyor galibiyette.
Onu da hesaplıyor olabilir. Ben bu kadar derine giremem. Türk
futbolcular nerede o zaman? Ben soruyorum, ben orada çıldırıyorum
izlerken.” dedi.
Yapılan fedakarlıkların ve iyi işlerin çabuk
unutulduğunu söyleyen Mustafa Cengiz, “Aklıma geldi; Bekir Çınar kim biliyor
musunuz? Adana Demirspor’un başkanıydı, intihar etti. Bütün kulübün
borçlarını üzerine aldı ve ertesi gün intihar etti. Kimse tanımıyor. Sen
istediğin kadar kendini öldür Galatasaray için veya Fenerbahçe için 3
gün sonra unuturlar. Ben bunu bile bile yapıyorum. Hatta olmayaydın, ne
işin vardı, çıkarın mı vardı derler. Bunu da biliyorum ben ama pandemi
yüzünden çekilemiyorum. Çünkü kayyum gelecek biliyorum. Seçim
yapamıyoruz. Şunu bilin ki ölümüne mücadele eden biri olarak ölümüne
mücadele ederim. Yeter ki seçimler açılsın. Ufacık bir siyasi çıkarım,
ufacık bir ticari çıkarım olduğunu bana kanıtlasınlar. Beni doğru
söylemekten kimse men edemez. Çıkıyor bir aday diyor ki 8 ayda
Galatasaray Adası’nı, Kemerburgaz’ı hallederim. Bunu dediğinde ada ve
Kemerburgaz halledilmişti. Demek bunu da biz anlatamamışız. Yine
kendimizi suçluyorum. Kalktım Kemerburgaz’da toplantı yaptım. Yarın
adada da yapacağım, otelde de yapacağım, Büyükçekmece’de de yapacağım.
Çünkü insanlar başka türlü anlamıyor. Ondan sonra sizin iletişiminiz
zayıf diyorlar. Hayır efendim! Senin o hakemler gibi gözün kör, kulağın
sağır. Sen duymuyorsun, anlamıyorsun. Unutmak istiyorsun. Ben teşekkür
de beklemiyorum. Bilin ve doğru konuşun. Vicdanı yıkılacak teşekkür
edince onu da istemiyorum. Çok fazla doluyum ama kimsenin kalbini kırmak
istemiyorum.” dedi.
Mücadeleye bundan sonra da devam edeceğini
dile getiren Mustafa Cengiz, “Cenap Şahabettin’in bir lafı var bu ülkede
mütevazi görünme, efendi görünme gerçek sanırlar. Seni yumuşak sanırlar
diyor. Evet, korktuğumu zannediyorlar. Tabii ki korkarım Allah’tan,
haksızlıktan, iftira etmekten korkarım. Yanlış yaptımsa özür de dilerim.
Bu beni küçültmez ama yeter artık. Beni inan edin ne Türkiye Futbol
Federasyonu, ne MHK, ne Fenerbahçe, ne Beşiktaş’ın mücadelesinden
ürkmüyorum. Bizim yandaş var ya, bize gül atıyorlar ya Pîr Sultan’da
olduğu gibi… İşte onlar beni bin kere kanser ederler. Başkan itiraf etti
diye devam etsinler. Ölümüne kadar da devam edeceğim. Ne zaman ki özgür
seçimler olur o zaman görecekler her şeyi. Beni bir adım geri
çektiremezler. Yani iddiada kaybet başkana, yönetime küfür et. Ayıp!”
diyerek sözlerini noktaladı.
Fenerbahçe Kulübü,
Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz'in 1959 öncesi şampiyonluklar ile
ilgili yaptığı açıklamaya belgeli yanıt verdi.
Fenerbahçe, Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz'in Kemerburgaz Futbol
Kamp Tesisi hakkındaki bilgilendirme lansmanında 1959 öncesi
şampiyonluklarla ilgili konuşmasına cevap verdi.
Sarı lacivertlilerin Twitter hesabından yaptığı paylaşımlar:
Belge1: @TFF_Org kendi sitesinde verdiği bilgide ilk TÜRKİYE ŞAMPİYONASININ 1924'de Ankara'da 'Türkiye Futbol Birinciliği' organizasyonu ile yapıldığını açıkça belirtiyor. Aynı kaynaklarda 1937'de başlayan Milli Küme organizasyonunun ilk deplasmanlı milli lig olduğu belirtiliyor. pic.twitter.com/sUf4vXn8f3
Belge3: 1959 öncesi Türkiye Şampiyonluklarını inkar etmek için dilekçeler veren ama 'gelin medenice tartışalım' çağrımıza cevap vermeyen Galatasaray, 100. yıl yayınlarında 1939 yılı Milli Küme şampiyonlukları için, TÜRKİYE GENELİ İLK ŞAMPİYONLUĞUMUZ itirafını yapıyor. pic.twitter.com/BRFMH5hqTZ
Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, Fenerbahçe ile süren 1959 öncesi şampiyonluklar polemiğiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
Cengiz, Kemerburgaz Futbol Kamp Tesisi hakkındaki bilgilendirme
lansmanında gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Fenerbahçe ile süren
1959 öncesi şampiyonluklar polemiğiyle ilgili yöneltilen soru üzerine
Mustafa Cengiz, şu ifadeleri kullandı;
"Biz hep tarihçileri çıkarttık. 6 sayfa dilekçemizi herkese
sergiledik. Herkes görsün dedik ama onların ne başvurduğunu hala
bilmiyoruz. Bugüne kadar da bir tane tarihçi çıkarmadılar. Bula bula
Vahdettin'i buldular. O da biliyor ki herkes Fenerli doğar, sonra başka
takım tutar. Biz Antep'te, Adana'da böyle Fenerli olana hayret ederdik,
sen nasıl Fenerli oldun diye. Yani espri yapıyorum. Hala da yüzde 60-70
öyledir. Yani olabilir. Kardeşlerim, yani yakınlarım Fenerbahçeli,
Beşiktaşlı. Ben asla rahatsız olmam. Herkesin Galatasaraylı olmasını da
istemem. Yoksa farkımız ortaya çıkmayacak. Yani 2 tıfıl yönetici, akıl
yaşta değil baştadır, doğru. Tarihten uzak insanlar, iflas etmiş
tüccarlar. Kazandılar, 2 gün sustular. Bir gün 1 tane tarihçi
çıkarsınlar. Çok özür dilerim, kişilikleriyle ilgili söylemiyorum.
Muhatap almam. Seviyemiz uygun değil...
Devamlı diyorlar ki, 'sen bize hırsız dedin'.. Ben de baktım nerede
dedim diye. Ben size hırsız demedim. Akıl yaşta değil baştadır. Ama
belli bir eğitim de ister. Bu sırf aileyle olmaz. Yani sen bilmiyorsan
google'a bakacaksın. Bak öğren. Ben bunu anlamıyorum. Eğitimi nerede
alırsan al, insan önce kendini yetiştirmeli. Sevgili Fenerbahçe
camiasından özür dilerim. O camia, Beşiktaş hepsi benim için çok
değerlidir ve hepsi yakın arkadaşımdır. Ama yönetimleri maalesef doğru
gitmiyor...
Bazı şampiyonluklarımızı himmet, himmet ne demekse. Dua diyorlar.
Sen niye kendine dua ettirmiyorsun. Ben ikna mı edeceğim Ali Bey'i. Ali
Bey benim konuşmamla ikna olacaksa her gün konuşurum. Biz düşman
değiliz. Beni ikna edebilir mi? Bir tane tarihçi çıkardılar mı? Kendi
yazdıkları metne deklare ettiler mi? Ben anlamıyorum. Beni ikna edemez.
Korkarım, 1 şampiyonlukları eksilir."
Galatasaray Başkan Yardımcısı Yusuf Günay, 1959 öncesi şampiyonlukları hakkında açıklama yaptı. Günay, Fenerbahçe yöneticisi Metin Sipahioğlu'nun açıklamalarına da cevap verdi.
Galatasaray Başkan Yardımcısı Yusuf Günay, Fenerbahçe'nin şampiyonluk
talebiyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Böyle bir karar alınabileceğine
hiç ihtimal vermiyoruz. Olabileceğini düşünmüyorum. Görüşülmeden
reddedileceğini düşünüyorum. Kamu kurumları kanundan aldıkları yetkileri
hukuka uygun kullanmak durumundalar. Şayet ligde Fenerbahçe, Galatasaray’ın
önünde olsaydı böyle bir talepte bulunur muydu?" dedi.
Galatasaray Başkan Yardımcısı Yusuf Günay ve Spor Tarihçisi Melih Şabanoğlu,
1959 yılı öncesi şampiyonluklar ve gündeme dair GS TV’de açıklamalarda
bulundu. Fenerbahçe yöneticisi Metin Sipahioğlu'nun açıklamalarıyla ilgili
sözlerine başlayan Yusuf Günay, "Üzücü nitelendirmelerle karşı karşıya bir
programı izledik. Türk sporunda kalitenin bu noktaya gelmesi beni üzdü. 2018
yılı Galatasaray ve Fenerbahçe’de yönetimlerin değiştiği bir yıl oldu. Bu
süreçte başkanımızın ‘Rakibe saygı, kendine saygı’ beyanatı oldu.
Rakiplerimize saygı göstererek hareket ettik. Bir yönetici çıkıp rencide edici
üslupla konuşmamalıdır. Camiayı ve yönetim kısmını ayırıyoruz. Aziz Yıldırım
ve Ali Yıldırım seçime katıldığında söylemleri oldu. Ali Yıldırım Bey,
rekabette kalitenin arttıracağını daha kaliteli bir kulüp yönetime
kavuşacağını iddia etti. Biz de Türk sporu için yeni bir dönem başlayacak
dedik. Bu şekilde beklenti oluşmuştu. Sahadaki başarısızlıklar Türkiye’yi yeni
bir gündemin içine itmiş oldu. Genel başarısızlık her iki kulüp arasındaki
sonuçlar bu noktaya getirdi. Galatasaray - Fenerbahçe rekabetinde son 3 yılda
hiç mağlubiyet almadığı gibi onların sahasında üst üste 2 kez galip gelmiştir.
Bu başarısızlıkları örtmek ve gündemi değiştirmek adına yakın tarihte
federasyona başvuru yapıldı" diye konuştu.
"Fenerbahçe yöneticisinin söylediği sözler, asla kabul edilemez"
Fenerbahçe’nin başvurusunu başta ciddiye almadıklarını söyleyen Günay, "Çünkü
haksız, meşru değil, hukuki değil. 90 yıl evvele giderek şampiyon olarak kabul
edilmesi başvurusu. Daha önce federasyon tarafından Beşiktaş kararı var. Bu
konu Türkiye’de çok tartışıldı. Türkiye bugünkü anlamda oynanan, kuralları
olan bir lige 1959’dan sonra kavuşuyor. 90 yıl evvel geriye gidip, sürekli
olmayan bir yılda 2 ayrı şampiyon çıkaran turnuva sonuçlarını 90 yıl sonra
bugün etki edecek tasarrufta bulunmayın, bulunamazsın. Federasyona yapılan
başvuru hukuka uygun olmalıdır. Tahkim kurulu bu konuda karar vermiş. Aynı
konunun tekrar gündeme getirilmesi spordaki barış ve kardeşliği bozucu bir
etki yapar. Önüne geçen bir konu. Fenerbahçe yöneticisinin Galatasaray camiası
için söylediği sözler. Bu son derece yanlış, asla kabul edilemez. Sorumluluk
sahibi bir kişinin ağzından çıkmayacak, Galatasaray Spor Kulübü bu ülkenin en
büyük sivil toplum kuruluşudur. Bir terör örgütü mensubuymuş gibi suçlayacak
gibi duruma gelmesi ülke için üzüntü vericidir. Zaman zaman taraftar grupları
arasında oluyor. Bugün Türkiye'nin izlediği ortamda bu şekilde sorumsuzca
Türkiye’nin önde gelen en büyük sivil toplum kuruluşu olan Galatasaray’a bu
şekilde iftiralarda bulunulması kabul edilebilecek bir şey değildir. Bizim
hiçbir başkanımız, başkan adayımız birbirleri ile böyle bir konuşmaya
girmediler. Bunun karşılığında Fenerbahçe’yi temsil eden bir kişi çıkıp da
Galatasaray’ı terör örgütü mensubu gibi bir laf söylemesi asla kabul
edilebilir bir şey değil. Bu tip insanların yöneticilik yapmaması lazım. Bizim
camiamızda tartışma olmadı. Bir iki tane profesyonel sporcudan kaynaklanarak
bu iddiaların atılması hiçbir şekilde fayda sağlamaz. Biz bunun daha fazlasını
gösterebiliriz" şeklinde konuştu.
"Tahkim kararları yargıya kapalı"
Anayasanın 59. maddesine 2011 yılında 3. fıkra olarak bir fıkra eklendiğini
ifade eden Yusuf Günay, "Spor federasyonları üzerine tahkim ön görüldü. Tahkim
kararlarının yargıya kapalı olduğu, en üst karar olduğu anayasal olarak hükme
bağladılar. Tahkim kurulunda karara bağlandıktan sonra yeniden o konuda bir
başvuru olamaz. Diğer bir karar daha var. 2002 yılında Beşiktaş’ın şampiyonluk
talepleri ile ilgili olan. Orada ilgi çekici bir ifade var. 1956, 1957 ve 1958
yılları öncesi şampiyonlukların ulusal lig statüsünde bir şampiyonluk
olamayacağı da hükme bağlanmış. 2002 yılında tahkim kurulu 1956 yılı öncesini
yeni bir şampiyonluk olarak addedemeyeceğini bir hüküm olarak karara bağlamış
durumda" dedi.
"Bu hakaretlerin hiçbiri karşılıksız kalmayacak"
Fenerbahçe'nin başvurusunu rekabette geri kalmanın çaresizliği olarak
değerlendiren Günay, "Saha dışında olaylar daha fazla konuşuldu. 3 yıl
içerisinden birkaç örnek vereyim. İlk etapta Fatih Terim hocamızın
federasyondan aldığı tazminatla ilgili spekülasyonlar. Çocuk Esirgeme
Kurulu’na bağışlanmış bir konudur. Daha yakında Oğulcan davası. Şu an içinde
bulunduğumuz defterleri karıştırma noktası buradan kaynaklanıyor. Sahadaki
başarısızlığın oluşturduğu psikolojik bir durumdur. Herhalde ciddi bir travma
ile karşı karşıyalar. Galatasaray’a, Galatasaray’ın başkanına bu hakaretlerin
hiçbiri karşılıksız kalmayacak. Gerekli hukuki başvuruları yapacağız.
Karşınızdaki kulübü terör örgütü ile suçlamak akıl almaz bir şey. Böyle bir
şeyi kabul etmek mümkün değil" ifadelerini kullandı.
Krallık pankartının Real Madrid maçında taraftarların Madrid'e yaptığı bir
gönderme olduğunu ifade eden Günay, "Cumhuriyet meselesi aynı şey değil" dedi.
"Böyle bir karar alınabileceğine hiç ihtimal vermiyoruz"
TFF'nin verdiği her kararın hukuka uygun olması gerektiğini vurgulayan Yusuf
Günay, "Böyle bir karar alınabileceğine hiç ihtimal vermiyoruz. Olabileceğini
düşünmüyorum. Görüşülmeden reddedileceğini düşünüyorum. Kamu kurumları
kanundan aldıkları yetkileri hukuka uygun kullanmak durumundalar. Şayet ligde
Fenerbahçe, Galatasaray’ın önünde olsaydı böyle bir talepte bulunur muydu?
Sahada mücadele vermek durumdayız. Başka kin ve nefret duyguları ile hareket
etmememiz gerekir. Galatasaray olarak karşılıksız bırakmayacağız. Hukuk önünde
bunun hesabını soracağız" açıklamasında bulundu.
Mehmet Şabanoğlu: "Kimse 1959 öncesini yok saymıyor"
Kimsenin 1959 yılı öncesini yok saymadığını ifade eden Mehmet Şabanoğlu ise,
"En önemli kanıtı Türker Arslan’ın tahkim kurulu başkanı iken o karar. O
kararla 1959 öncesine geçilmiştir. Anayasa’nın 59. maddesinin ek fıkrasında
belirtildiği üzerine tartışılmaz. Zaten Beşiktaş’a 2 şampiyonluk yazılmış
durumda federasyon kupasından. Kupa mühendisliği gözü ile bakılıyor.
Galatasaray’ın Türkiye Futbol Birinciliği’nde 1953 yılında kupası var. Hemen
itiraz geliyor amatör profesyonel dönemden sonra oldu diye. Niye 1951’den
sonra başlatıyoruz? 1954 yılında UEFA kuruluyor. 1955 yılında Avrupa Şampiyon
Kulüpler Kupası’nı düzenlemeye başlıyor. Türkiye’ye senin ülkenin şampiyonu
kim diye soruyor. Böyle bir organizasyon yok. 1954-55 yılında Galatasaray’ı
Türkiye şampiyonu olarak gönderiyor. 1955’den itibaren ulusal bir organizasyon
kurmak için çalışmalara başlıyor. Bu kapsamda Federasyon Kupası kuruluyor.
Beşiktaş 2 kez kazanıyor. Türkiye şampiyonu sıfatıyla Avrupa’da oynuyor. 2002
yılında bunu gerekçe göstererek 2 şampiyonluk istedi. Bunu kabul ettiler ve 2
şampiyonluk verdiler. Kupa mühendisliği yapılıyor. Kimse 1959 öncesini yok
saymıyor. Milli Küme aslında ulusal organizasyon yapabilir miyiz diye
yapılıyor. Önce İstanbul Ligi oynanıyor. İlk 4 sıraya girenler bu lige
katılabiliyor. Milli küme böyle bir sistem. Milli Lig, Milli Küme’den
farklıdır. Milli Lig başladığı zaman TFF mahalli ligleri kapatıyor. Burada
artık ulusal bir turnuva başlamıştır, mahalli liglere gerek yoktur deniyor.
Milli Lig tek ve ana turnuva oluyor. 1960'lı yılların başında ikinci lig
kuruluyor. 3. yılında 3 şehir dışına takım katılmış oluyor. Milli Küme 3 yıl
oynanmıyor. Bir düzenlilik yok. Ankara ve İzmir’in bütün önemli takımları
Milli Lig’e katılıyor. Temsiliyet olarak çok farklı. 1937 yılında Milli Küme
başladıktan sonra en önemli turnuva İstanbul Ligi. İstanbul Amatör Lig o
dönemki Milli Küme’den daha zor bir lig" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye Futbol Federasyonu eski Tahkim Kurulu Başkanı Türker Arslan da yayına
telefonla bağlandı. 15 sene tahkim kurulunda görev yaptığını hatırlatan
Arslan, "Haluk Ulusoy federasyon başkanlığı döneminde böyle başvuru yaptı.
Federasyon bir karar verdi. Biz de onayladık. Fenerbahçe’nin talebini
reddettik. Federasyonun arşivlerinde bulunur. TFF'nin bunu bulup ortaya
çıkarması lazım. Bu karar, yeni bir delil olmadan mahkeme yoluyla gündeme
getirilemez. Üzüntü ile izledim. Beyanları seviyesi düşük, saygısızcaydı. Ben
50 sene sporun içindeyim. Beni o dönemdeki Fenerbahçe yöneticilerine sorarsa
tarafız ve adil olduğunu öğrenirler. Manipüle deyip, tezgah kuruldu anlamında
beyanda bulunuyor. Böyle bir şey söz konusu değil. Öyle bir kararı TFF bu
kararı çıkartıp hukukun gereğini yapmalıdır. Ben 12 sene CAS’ta görev yaptım.
Bu evrak federasyonun sorumluluğunda. Bu konuda TFF’nin de verdiği bir karar
var. O karara karşılık bize geldi. Gereğini de yapmaları lazım" diye konuştu.
25 EYLÜL 2026 CUMA 11:30 Formula 1 Azerbaycan GP Antrenman Turları - 3 ...
!doctype>
Copyright (DMCA)
Sitede yer alan tv yayın ve/veya logolarının içeriğinden Sportrendy sorumlu değildir ve hakları kendilerine aittir. Sportrendy embed teknolojisini kullanarak kendi resmi sitelerinden yayın yapan tv kanallarını biraraya toplamak için kurulmuştur. Tüm hakları kendilerine aittir. Kaldırmamızı talep ettiğiniz yayın ve/veya logo`yu İLETİŞİM kısmından irtibata geçerek bildirebilirsiniz. En geç 3 gün içinde değerlendirilip gereken işlem yapılacaktır.
ABD, Kanada ve Meksika'nın ortak düzenlediği 2026 FIFA Dünya Kupası finalinde İspanya ile Arjantin karşı karşıya geldi. İspanya, 2026 FIFA Dünya Kupası finalinde normal süresi golsüz eşitlikle sona eren maçta Arjantin'i uzatmalarda bulduğu golle 1-0 mağlup ederek 16 yıl sonra yeniden dünya şampiyonu oldu. İşte Dünya Kupası maç sonuçları ve maç özetleri...
Dünyanın en çok izlenen liglerinde 2026-2027 sezonunun başlamasına sayılı haftalar kaldı. Sezon öncesinde sporseverlerin cevabını en çok merak ettiği soruların başında ise "Hangi Lig Hangi Kanalda?", sorusu geliyor. Makalemizde; UEFA Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi, Euroleague, Formula 1, NBA, İngiltere Premier Lig, İspanya La Liga gibi majör organizasyonların da dahil olduğu tüm liglerin Türkiye yayıncılarına mercek tutuyoruz...
Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!