TV İZLE

Canlı TV'ler burada...

Aromaterapi, Fitness ve Beslenme: Doğal Yağlarla Bütüncül Sağlık Rehberi

Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!

BYD HAN | Test Sürüşü

BYD HAN 3.9s | Avrupalı Premium otomobillere kafa tutar mı?

En Seksi Voleybol Frikikleri

Birbirinden seksi voleybolcular plajda ve salonlarda ter dökerken zaman zaman da verdikleri frikiklerle yürek hoplatıyorlar…

TV’de Spor Ekranı

TV’de Spor Ekranı ile TV'de canlı spor yayınları ve canlı maçlar hangi kanalda öğrenin.

UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri

2024-2025 UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri TRT farkı ile burada...

Vodafone Sultanlar Ligi'nde biten transferler (2026-2027 sezonu)

Vodafone Sultanlar Ligi ekipleri, 2026-2027 sezonu öncesi kadrolarına takviye yapıyor. İşte şu ana kadar biten transferler...

UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri

UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri​ TRT farkı ile burada ...

UEFA Avrupa Ligi Maç Özetleri

UEFA Avrupa Ligi​ Maç Özetleri TRT farkı ile burada...

sponsor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sponsor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Aralık 2024 Pazar

Spor endüstrisinin 2025 yılına bakışı

2024 yılının son günlerine yaklaşırken aslında çok önemli bir spor yılını da geride bıraktık diyebiliriz. Peki 2025 yılının spor endüstirisi açısından nasıl geçmesi öngörülüyor. Seçkin Renklibay yazdı...

2024 yılının son günlerine yaklaşırken aslında çok önemli bir spor yılını da geride bıraktık diyebiliriz. Sektörün içinden gelen bir Spor yöneticisi olarak spor endüstrisi gibi dinamik bir sektöre ayak uydurmak için ulusal ve uluslararası alanda çalışmaları yakından takip etmeye özen gösteren biriyim ve yıl bitmeden ufak çaplı bir araştırma yazısı hazırladım.

Spor branşları yayın süreçleri ve medya hakları sponsorluk

Yapay zeka olarak konuya girmeden... Bu yaz Paris de düzenlenen olimpiyat oyunları, Avrupa futbol şampiyonası, Genç yüzücümüz Kuzey Tunçelli'nin Türkiye’nin Olimpiyat Oyunları tarihinde final yüzmeye hak kazanan ilk sporcu olması, Voleybolda Filenin Sultanlarının ilk defa son 4’te yer alması ve atıcılık branşındaki ilk madalyayı almamız 2028 Los Angeles Olimpiyatları için bizlere umut verdi ve olimpik branşlarda kadın sporcularımızın kayda değer başarıları.

Belki de en değerlisi Tabi ki Para yüzme ve paralimpik branşlarda elde edilen başarılar olimpiyat tarihimize çok güzel harflerle kazındı diyebiliriz. Kuşkusuz Paris 2024 Olimpiyat Oyunlarının en çok konuşulan olayı ise Türkiye'ye atıcılık branşında gümüş madalya kazandıran ve atış tarzıyla fenomen olan Yusuf Dikeç’in ikonik pozu oldu.

Olimpiyatlar boyunca birçok bireysel sporcu ve takım sporcuları bu pozu verdi ve aslında ülkemizin tanıtımı açısında çok değerli bir ikonik duruş oldu diyebiliriz. Aslında uluslararası alanda var olan tüm sporcular antrenörler biz yöneticiler birer spor diplomatı misyonuyla ülke değerlerimizi yansıtıyoruz.

Ayrıca bu yılın son günlerinde ise Hentbol branşında da tarihimizde ilk kez katılığımız Avrupa şampiyonasına katılan kadın Milli takımlarımızı da mücadelelerinden dolayı tebrik etmek gerekli diye düşünüyorum. Tabi ki konuyu ülkelerin spor branşlarına olan bakışı ve spor kültürü olarak da değerlendirmek de fayda var.

Peki 2025 yılının spor endüstirisi açısından nasıl geçmesi öngörülüyor. Profesyonel bir spor yöneticisi gözüyle araştırmalarımı sizler için derledim.

Spor ekosistemi her branşın kendine has potansiyeli ile birlikte kitleleri peşinden sürüklemeye devam edecektir.Küresel spor endüstrisi bu dönemde ilerlemeye devam ederken büyük dönüşüm, 2025 bakış açımız trendlerini inceleyecek önümüzdeki yıl karşılaşılması beklenen spor organizasyonları ve buna değişen ekonomi de dahil olmak üzere sporda yapay zekanın kullanım örnekleri, mega etkinliklerin geleceği, taraftar verilerine yapılan yatırımlar ve potansiyelleri olarak değinebiliriz.

Taraftar verilerinin daha iyi toplanması, analiz edilmesi ve kullanılması. Ortaya çıkan trendler yatırımcıların ve medya hak sahiplerinin çeşitliliğinin artması, küreselleşme, kadın sporlarının büyümesi ve yeni tesisleşme girişimleri gibi örnekler le çoğalabilir.

Yapay zeka

Yapay zeka, taraftarlar için büyük ölçekte kişiselleştirmeyi mümkün kılarak spor endüstrisinde devrim yaratmaya devam edecek.Bilet satın almaktan devre arası eğlence süreçlerine gibi yapay zeka destekli yetenekler taraftar katılımını artırabilir, taraftar sadakatini artırabilir ve geliri yükseltebilir.

Ancak kuruluşlar bu heyecan verici yeni deneyimleri tasarlarken aynı zamanda sorumlu yapay zeka uygulamalarına ve sağlam veri yönetimine öncelik vermelidir düşuncesindeyim.Artık ünlü bir sporcunun yanında müsabakaya hazırlanabilir spor alanına gitmeden orada ki atmosfere yapay zeka marifetiyle şahitlik edebilirsiniz.

Oyunu yayınlamak: Dijital platformların yükselişi spor tüketimini nasıl değiştiriyor?

Yayın hizmetlerinin ve doğrudan tüketiciye spor tüketiminin yükselişi, insanların sporu izleme biçimini dönüştürüyor. Geleneksel bölgesel spor ağları zorluklarla karşı karşıya kalırken, ligler ve takımlar kablosuz yayıncılığı keşfederek, kendi yayın platformlarını oluşturarak ve yayın kuruluşlarıyla ortaklık kurarak uyum sağlıyor.

Bu yeni spor tüketimi çağının spor izleyiciliği için oyunu nasıl değiştirdiğini ve kuruluşların başarılı olmak için benimsediği stratejileri keşfetmek gerek.

Oyunu değiştiren hamleler: Lig genişlemesi Spor branşlarında büyüme fırsatlarının kilidini nasıl açıyor?

Lig genişlemesi hayranlar için heyecan verici ve aynı zamanda spor endüstrisi için önemli büyüme fırsatları sunuyor. NFL'nin potansiyel Avrupa genişlemesinden NBA'in yerel ve uluslararası takımları değerlendirmesine kadar, ligler yeni pazarlara ve daha geniş kitlelere göz dikiyor. Ligler yeni bölgelere girerken ve yeni büyüme potansiyelini açığa çıkarırken sporun geleceğine hazır olun.

Spor endüstrisi gelirinin çoğunu bilet satışlarından değil, medya haklarından ve reklamlardan elde edilirken son derece ilgili bir kitlenin dikkatini çekip ardından sponsorlarla etkileşime giriyorlar.

Yapılan araştırmalarda Spor sponsorluğu pazarının 2021'de 63,1 milyar dolardan 2030'da 109,1 milyar dolara çıkması bekleniyor çünkü yayın devleri gibi birçok yeni sponsorla etkileşime giriyorlar. Ancak, bu teknoloji odaklı şirketler, önemli yatırımları karşılığında takımların anlamlı bir getiri elde edebileceklerini kanıtlamalarını bekliyor.

Müsabaka gününün ötesinde — Eğlence bölgeleri taraftar deneyimlerinde artış sağlıyor

Taraftarların müsabaka için alana koşup hemen ardından eve gittiği günler geçmişte kalmış olabilir. Daha heyecanlı bir müsabaka günü deneyimi ortaya çıkıyor; taraftarlar genellikle alışveriş yapmak, yemek yemek ve stadyum kompleksinin eğlence bölgesinde maç öncesi eğlenmek için erken geliyor.

Günümüzün önde gelen spor organizasyonları, karma kullanımlı eğlence bölgelerine sahip olarak ve bunları işleterek ek gelir kaynakları yaratıyor ve taraftar deneyimini iyileştiriyor.

Bu bölgeler genellikle alışveriş, yemek, eğlence ve ofis ve konut alanının bir kombinasyonunu sunarak ziyaretçilere yıl boyunca eğlence sağlıyor ve spor takımını çevredeki toplulukla daha fazla bağlıyor.

Geçtiğimiz iki yılda, eğlence bölgeleri beş büyük spor liginin her birindeki projeler için yeni mekan önerilerine dahil edildi. Eğlence bölgelerinin 2025'te duyurulan her büyük yeni mekan geliştirme projesinin odak noktası olacağını öngörülüyor.

Özetin özeti

Aslında spor endüstrisinin geniş kitlelere hitap etmesi farklı sektörlerin bu pastadan tanıtım anlamında paylarını almalarını da sağlıyor diyebiliriz. Özellikle sportif başarılar arttıkça sponsorların ilgisi artıyor ve yukarıda bahsettigim medya hakları sponsor gelirleri ve belkide artık bundan sonra hep konuşacağımız yapay zeka destekleyici itici güç olarak sporun her branşında karşımıza çıkacaktır. 2025 i bekleyip göreceğiz.

Kaynak : Seçkin Renklibay / TRT SPOR 

23 Şubat 2023 Perşembe

Spor endüstrisinin gelecek stratejileri

Spor tutkusu her geçen gün artıyor. Farklı branşlarda farklı etkiler yaratan spor özellikle Avrupa’da teknoloji stratejileriyle izleyicileri kendine çekmeyi başarıyor. Peki gelecekte bizleri neler bekliyor? Seçkin Renklibay yazdı...

Sporda teknolojinin önemi 2023'te daha da artacak gibi görünüyor, spor için daha kapsayıcı ve kârlı bir geleceğin anahtarının teknolojinin elinde olduğuna inanmak gerek. Spor tutkusu her geçen gün artıyor. Farklı branşlarda farklı etkiler yaratan spor özellikle Avrupa’da teknoloji stratejileriyle izleyicileri kendine çekmeyi başarıyor diyebiliriz. Spor ekonomisi araştırmalarında canlı spor organizasyonlarına katılımın bir önceki yıla göre artışda olduğunu gösteriyor.

Aslında bu yazımda büyük spor organizasyonlarının Ana sponsorluğunu yapan önemli bir global firma tarafından Avrupa’da gerçekleştirdiği veriler içeren bir araştırma sonucundan bahsedeceğim.11 binden fazla Avrupa vatandaşı ile yapılan anket, sporun toplumun her yerinde güçlü bir kalp atışı olmaya devam etmesi nedeniyle, 2022'de 2021'de olduğundan daha fazla insanın canlı spor etkinliklerine katıldığını ve düzenli olarak egzersiz yaptığını ortaya koyuyor. Spora olan coşku, sektör genelinde tüketici harcamalarında da önemli bir artışa neden oldu.

Spora Güç Veren Konu: Teknoloji

Son 12 ayda, sporun dijital ayak izi artmaya devam etti ve her on Avrupalıdan altısından fazlası teknolojinin en sevdikleri etkinliklerden, takımlardan ve rakiplerden nasıl keyif aldıkları konusunda önemli bir yaşam çizgisi olduğunu belirtti.

Yapılan araştırmada 2022'de spordan keyif almak için teknolojiyi en çok kullandıkları beş yol şunlar oldu:

- Etkinlikleri sosyal medyada uzaktan takip etmek,
- Aynı anda birden fazla maçı izlemek,
- Sanal gerçeklik aracılığıyla bir spor etkinliğini deneyimlemek,
- Akış platformları aracılığıyla e-spor müsabakalarını izlemek ve müzik dinlemek.

Sporda teknolojinin önemi 2023'te daha da artacak gibi görünüyor, spor için daha kapsayıcı ve kârlı bir geleceğin anahtarının teknolojinin elinde olduğuna inanmak gerek.

Geleceğin Stadyumları ve VR Teknolojisi

Avrupa’da gerçekleştirilen araştırmada spor hayranlarının dörtte birinden fazlası, şimdiden VR aracılığıyla spor deneyimi yaşadı ve tüm katılımcıların yarısı bunu gelecek yıl yapmayı umuyor. Taraftarların %21'i maç gününde bir atlet olmanın nasıl bir his olduğunu gösteren sürükleyici teknolojiyi deneyimlemeyi umut ederken, VR ayrıca geleceğin stadyumunun önemli bir parçasını oluşturacak gibi görünüyor.

Teknolojinin konfor sunması spor alanlarına gidişe engel olmadığını da söyleyebiliriz.

2022'de Avrupa’da futbol, basketbol, tenis, voleybol ve bisiklet en popüler spor branşlarıydı.

2022'deki etkinliklere katılma deneyimlerinin 2021'dekinden daha iyi olduğunu söyleyen her on taraftardan altısı ile dolu stadyumların ve mekanların geri dönüşü taraftar memnuniyeti üzerinde önemli bir olumlu etki yarattı.

İlgi çeken spor etkinlikleri yapılan araştırmada şu özellikleriyle ön plana çıkıyor.

1. Molalarda/ devre arasında canlı müzik
2. Engelli hayranlar için daha iyi tesisler
3. Canlı menajer/oyuncu iletişimini duymak için kulaklıklar
4. "Oyuncunun görüşünü" göstermek için VR deneyimleri
5. Oyun içi taraftar etkileşimi
6. Maç günü alışverişi için perakende satış mağazaları
7. Maçtan önce brunch
8. Diğer eğlenceleri izlemek için koltukların arkasındaki TV ekranları
9. Saha manzaralı Spa tesisleri
10. Kalabalıktaki hayranlar için temalı süslü elbiseler
Bu alanlarda eksik maddelere göre çalışmalar yapılabilir.

Egzersiz Ekonomisi Gelişiyor ve Yüzme Branşı Önem Kazandı

Yapılan araştırma da önemli bir diğer spor endüstirisi bölümü ise egzersiz yapma yerleri. Spor eğlencesinin keyfini çıkarmanın yanı sıra, Avrupa'nın egzersiz yapma süreci güçlenmeye devam ediyor. Avrupalıların yarısından fazlası 2022'de 2021'e göre daha fazla egzersiz yaptığını da belirtelim. Geçen yıl ki aynı ölçüme göre 10 puanlık bir artış yüzme, yürüyüş,koşu, futbol ve halter en popüler fiziksel aktivitelerdi. Bu arada yapılan araştırmalara göre profesyonel spor aktivitesine artış da olduğunu belirtelim. 2022 yılında ayrıca spor salonlarına ve eğlence merkezlerine kitlesel bir dönüş sinyali verdi. On kişiden dördünden fazlasının ev egzersizlerine veya park koşularına gitmek yerine egzersiz yapmak için üyelik ödemesi yaparak spor tesislerine gitmeyi tercih etmiş. Bu, erişimin ücretsiz olduğu ortamlarda egzersiz yapmayı tercih eden insan sayısının 2021 verilerine göre düştüğü anlamına geliyor.

Ayrıca spor ekipmanlarına olan harcamalarında artış da olduğunu bilgisini de vermek isterim. (Mastercard Sportindex)

Özetin özeti: Spor ekonomisi pastasında teknolojik gelişmeler bir hayli yer kaplıyor.İnsanların spora katılımını,spora olan tutkularını,spor organizasyonlarında ilgilerini çeken süreçleri artık teknoloji sayesinde arttırabildiği gibi yapılan araştırmalarla da spor endüstrisinin her başlığının gelişmekte olduğunu görebiliyoruz.
 

Kaynak : Seçkin Renklibay / TRT SPOR

31 Mayıs 2022 Salı

Spor endüstrisinde gelir yaratma stratejileri

Spor müşterisi veri platformu finansal olarak daha büyük ve daha güçlü kulüplere paralel olarak daha küçük kulüpleri gelir yaratmak için daha da iyi bir konuma getirmeyi vadediyor.

Branşların popüleritesine bağlı olarak zengin kulüplerin daha da zenginleştiği en iyi kulüpler ile diğer kulüpler arasındaki gelir farkının giderek büyüdüğü spor endüstirisin de geliri az kulüplerin para kazanması için hiçbir umut yokmuş gibi görünebilir. Kulüplerin daha yüksek gelire odaklanması için spor müşterisi veri platformu sanırım bu işin anahtar faktörü. Bu faktör finansal olarak daha büyük ve daha güçlü kulüplere paralel olarak daha küçük kulüpleri gelir yaratmak için daha da iyi bir konuma getirmeyi vadediyor.

Sektörde çok uzun bir süre sporda maç günü ve ürün gelirlerine odaklanan iş modeli yeterliydi, ayrıca televizyon haklarını da unutmamak gerek tabi. Sporu bu geleneksel şekilde tüketen nesil, gidişattan oldukça memnundu, ancak artık değişim gerekliliği spor endüstirisini de doğal olarak vurdu. Veri odaklı bir şekilde çalışmak zorunlu hale geldi. Özellikle Manchester City, Barcelona dışındaki tüm kulüplerin yüzde 99'u için bu geçerli gibi…

Bugün bir spor müşterisi veri platformuyla daha yüksek gelir elde etmeye nasıl başlayabilirsiniz? Bunu başarılı bir strateji haline getirmek için hak sahipleri, iyi bilinen birkaç gerçeği kabul etmeli. 'Bilgi güçtür' sözü bu nedenle var. Bilmedikleriniz, gelir elde etme yeteneğinizi büyük ölçüde etkileyebilir. Diğer bir anahtar kelime sanırım taraftar tabanınızı bilmekten geçiyor.

Peki bu süreç nasıl daha yüksek gelir sağlar?

Destekçilerinizi anlamak, ürün satışlarını artırarak daha yüksek gelir elde etmenizi sağlayabilir. Ekonomi pastasında lig olarak alt sıralarda yer alan örnekler verelim , Göteborg kulübü spor müşteri veri platformu aracılığıyla, yalnızca ürün satışlarında 13 kat artış sağlamakla kalmadı, aynı zamanda kampanyalarından biri sırasında hangi taraftarların onları yeniden hedefleyebilmeleri için ürün satın almadığını da görebildi.
Yukarıda belirtildiği gibi, destekçilerinizi anlamak, onların yakınlıklarını anlamak anlamına gelir. Böylece doğru sponsorluk ortaklarını bulmanızı kolaylaştırır ve ayrıca onlara daha fazla değer katarsınız. Sonuç olarak, sponsorluk paketleriniz için daha fazla ücret alabilirsiniz.Tek bir çözümle, bir spor müşteri veri platformuyla, yalnızca ürün stratejinizle değil, aynı zamanda sponsorluk stratejinizle de geliştirebiliyorsunuz.

Gelir yaratma stratejinizi çeşitlendirilmesi

Şimdiye kadar destekçilerinizi anlamak, taraftar katılımını artırmaktan, sponsorluk değerini artırmaktan ve ürün satışlarını artırmaktan bahsettik. Ancak bir spor müşterisi veri platformunun faydaları burada bitmiyor. Daha önce bahsettiğimiz TV hakları konusu mesela.Futbolun ekonomik yükselişinin temel nedeni olan TV yayın hakları, kulüpler arasında derinleşen eşitsizliğin de en güçlü itici güçlerinden biri. TV haklarından ne kadar gelir elde ettiğiniz önemli. Medyada ki genel görünürlük eksikliği ise TV haklarının değerini etkilediğinden şimdilik kadın kulüpleri de bu alanda maalesef az görünüyor ancak her geçen gün de görünürlük düzeyi artacaktır.

Örneğin, sporcuları/oyuncuları kulübünüz için elçiler olarak kullanmak olabilir. Bu, işe yarayan kanıtlanmış bir stratejidir. Bu seferki en büyük fark, bunu yedekleyecek verilere sahip olmanız olacaktır. Yani artık tahmin yürütmüyorsunuz, sayıları takip ediyorsunuz.

Bir spor müşterisi veri platformu, karar verme sürecinizde tahminde bulunmanıza yardımcı olarak kuruluşların zamandan, emekten ve paradan tasarruf etmelerini sağlayacaktır. Esasen para kazanırken tasarruf edersiniz. Bu nedenle, daha yüksek gelir elde etmek için bir spor müşteri veri platformu kullanmak doğru bir süreç gibi.
Bazı kulüpler küme düşme tehlikesiyle karşı karşıya olabilir veya zaten küme düşmüş olabilir, Bazıları ise hem saha içinde hem de saha dışında şimdiye kadarki en iyi yılı yaşıyor olabilir. Durum ne olursa olsun, performans göstermenin ve kulübe para getirmenin baskısının devam ettiği bir gerçek var Bu nedenle, büyük ve küçük spor organizasyonlarının mümkün olan en stressiz, aynı zamanda uzun vadeli ve ölçeklenebilir bir şekilde para kazanmaları önem taşıyor. Bu nedenle, daha fazla gelir elde etmek için verileri seçmek önemli.

Özetin özeti: Sürdürülebilir spor yönetimi için ne kadar veri o kadar başarı gibi görünüyor.

Kaynak : Seçkin Renklibay / TRT SPOR

6 Mayıs 2022 Cuma

Dijital sponsorluk devri

Teknoloji, son yıllarda spor endüstrisini dönüştürdü. Futbolda video yardımcı hakem (VAR) veya Teniste Hawk-Eye sistemi gibi yardımcı teknolojiler oyunun kurallarını değiştirdi.

Küresel salgının sonuna sanırım artık geldik, ancak özellikle 2 yılı aşkın bir süredir spor sektörüne yeni kavramlar kazandıran pandemi süreci spor endüstirisinin her alanına etkilerini farklı bakış açılarıyla değerlendirmek de gerek. Spor hukukundan, spor organizasyonlarının içeriğine, spor medyasından bugünkü konumuz olan dijital sponsorluk süreçlerine kadar.

Geleneksel spor sponsorlukları tarihe mi karışıyor acaba?

Sponsorluk ve spora yatırım konusuna kişisel olarak geleceğe iyimser bakıyorum.Yalnızca önceki seviyelerine geri dönmekle kalmayacak, aynı zamanda daha verimli, daha dijital ve daha veri odaklı bir biçimde geri geleceğine inanıyorum. Bence sorulması gereken soru şu, Spor endüstirisinin yeni küresel sponsorluk mimarisinin nasıl planlanacağıdır.

Dijital sponsorluk devriminin başlangıcı ve Spor yönetiminde dijitalleşme

Sponsorluk sektörünün dijital dönüşümü, pandemiden çok önce başlamıştı. 2014'te spor sponsorluğu için dijital pazar, aynı şeyi yapmaya, sponsorluk endüstrisini dijitalleştirmeye çalışan bazı dijital rakipler zaten vardı. Ancak o zaman piyasa hazır değildi. 2012 yılında Hollanda’da Ajax akademi bulunduğum günlerde spor yönetiminde dijitalleşme konusu açıldığında üçüncü ligden bir Alman futbol kulübünün sponsorluk menajerinin bir konferansta bize güldüğünü hala çok net hatırlıyorum. Bize hiçbir profesyonel spor organizasyonunun dijital sponsorluk araçlarını kullanmayacağını ve zaten ek sponsorlara ihtiyaç duymayacaklarını söyledi. Yıl 2022 ve yanıldığını görmemek elde değil. 2022'ye hızlı bir şekilde ilerleyen ve sponsorluk endüstrisinin dijitalleşmesi tamamen devam ediyor.Şu anda son trend spor teknolojilerine yatırım yapan firmaların dijital sponsorluk konusunda önde olduklarını gösteriyor.

 Teknoloji spor sponsorluğunu nasıl dönüştürüyor?

Teknoloji, son yıllarda spor endüstrisini dönüştürdü. Futbolda video yardımcı hakem (VAR) veya Teniste Hawk-Eye sistemi gibi yardımcı teknolojiler oyunun kurallarını değiştirdi. Ayrıca, yeni dağıtım kanalları ve formatları, canlı sporların taraftarlar tarafından tüketilme şekli üzerinde önemli bir etkiye sahip oldu.

Sosyal medya, markaların erişimlerini önemli ölçüde artırmasına ve imajlarını daha küresel hale getirmesine izin verdi. Sanal gerçeklik (VR) veya artırılmış gerçeklik (AR), hologramlar veya Formula 1'in Sanal Padok Kulübü gibi özel çevrimiçi içerikler gibi yeni uygulamalar, insanların günlük yaşamlarına ve spor organizasyonlarının iş dünyasına giriyor.

Spor sponsorluğu için bu gelişmeler önemli fırsatlar sunuyor. İlk olarak, mevcut fiziksel haklara ek olarak yeni dijital reklam hakları kullanılabilir. Amazon Web Services (AWS) ve Ulusal Futbol Ligi (NFL) ortaklığı hemen akla geliyor. Bu sponsorluk yalnızca ek pazarlanabilir haklar yaratmakla kalmadı, aynı zamanda AWS'nin dijital marka değerleriyle mükemmel bir uyum içindedir ve spora ek iç görüler sağlayarak taraftar deneyimini geliştirir. İlgili tüm taraflar için net bir kazan-kazan-kazan...

İkinci olarak, dijitalleştirme aynı içeriği birden çok kanalda yeniden üreterek geleneksel sponsorluğun erişimini de artırır. Sanal çevre reklamlarıyla hak sahipleri (veya yayıncılar) aynı envanteri farklı markalara farklı akışlarda yeniden satabilir, Üçüncüsü, sayısallaştırma, sponsorluk yöneticilerine ölçülebilir verilere dayalı daha iyi kararlar verme yetkisi verir. Bunun önemi fazla tahmin edilemez. Sponsorluk, diğer pazarlama biçimleriyle rekabet halindedir ve her zaman böyle olmuştur. Bunların çoğu, uzun süredir karmaşık hedef kitleyi dahil etmiş ve tekliflerine verilere ulaşmış olsa da, sponsorlukta öngörülen erişim için güvenilir bir ölçüm bile elde etmek uzun zamandır zor olmuştur. Son olarak, sponsorluk yönetim süreci de giderek daha dijital hale geliyor. Bu, işlem maliyetlerini önemli ölçüde azaltır ve markaların ve hak sahiplerinin zamanlarını yönetim yerine sponsorlukların etkinleştirilmesine odaklamalarına olanak tanır. Kabul etmek gerekir ki, sponsorluk hala insan temelli bir iştir ve bunun değişeceğinden şüpheliyiz. Sponsorluk kararlarının arkasındaki insan sezgisi, algoritmalar veya başka herhangi bir yapay zeka ile tamamen değiştirilemez. Bununla birlikte, bir ortaklık kısa listesi için olası fırsatları belirleme süreci, temasa geçme süreci ve bir anlaşma imzalandıktan sonra tüm idari işler neredeyse tamamen dijitalleştirilebilir.

Özetin Özeti: Dijital sponsorluk süreçlerini sporun her branşında fazlasıyla göreceğiz. Spora yatırım yapan firmaların beklentileri artık eskisi gibi değil ve karşılıklı kazanımlar farklı platformlar üzerinde olacağa benziyor. Bekleyip göreceğiz.

Kaynak : Seçkin Renklibay / TRT SPOR 

12 Nisan 2022 Salı

Sporun ülke ekonomilerine etkileri

Toplumları bu denli etkileyen spor endüstrisinin ülke ekonomilerine etkileri de mutlaka olacaktır. Spor organizasyonları ülkenin gelişimine ve tanıtımına katkı sağlarken bazen de olumsuz etkileri olabilmektedir.

Spor; bir ülkenin sosyo-ekonomik kalkınmasının önemli bir unsuru olduğunu düşünürsek, günümüzde toplumlarda var olan sosyal, politik ve ekonomik koşullar altında birbirleriyle etkileşim içinde olan insanlar tarafından oluşturulan sosyal dünyanın bir yönü olarak kabul edilmektedir. Büyük spor organizasyonlarının yürütülmesi altyapıyı geliştirmeye yardımcı olması, istihdam yaratması, yabancı sermayenin girişini sağlaması, yeni sporcular yaratması ve ülkenin ekonomik gelişimine önemli ölçüde katkılar sağlayacaktır. Büyük spor etkinlikleri düzenlendiği şehrin kentsel altyapısının büyük ölçüde gelişmesi ve hatta yenilenmesinin yanı sıra, artan uluslararası ün, buna bağlı olarak artan turist sayısı ve bunlarla ilgili uzun vadeli sosyolojik ve ekonomik yararlar açısından, düzenlendiği şehir ya da ülkeye ekonomik getiriler sağladığını bilgiler ışığında biliyoruz. Spor etkinlikleri ülke ekonomilerine katkı sağladığı gibi, bazen ekonomileri zorlayan bir takım zorluklar da oluşturmaktadır.

Örnek vermek gerekirse Atina Olimpiyatları'nda olduğu gibi 14,5 milyar dolar zarar edilerek ekonomik yıkımlara neden de olmuştur. Bu nedenle ülkeler büyük organizasyonlara talip olduklarında ekonomik olarak karşılaşacakları problemleri önceden iyi hesaplamalı ciddi planlamalar ve strateji belirlemeleri yapmalıdır. Spor endüstrisi ekonomik açıdan birçok yansımaları olan bir faaliyettir. Diğer bir yandan spor son yüzyılda ekonomik, sosyal, politik ve ekonomik olarak büyük gelişmeler göstermiş ve ülke ekonomilerine büyük yararlar sağlayan önemli ekonomik araçlardan biri haline gelmiştir. Faaliyetlerinde sporla ilgisi olmayan birçok şirket bile pazarı milyon dolarlar ile ifade edilen spor ekonomisi ile ilgilenmeye ve büyük yatırımlar yapmaya başlamış ,sponsorluk süreçlerinde artık spor alanı olmayan bir çok firmayı spor yatırımları sayesinde tanır hale geliyoruz. Ancak artık sponsorlukların da topluma faydalı sürdürülebilirlik konusunda bir plan sunması sponsorluk konusunda büyük organizasyonlar da söz sahibi olacağını da belirtelim. Bu arada olimpiyatlar için maliyetlerin kış ve yaz olimpiyatları olarak istatistiksel olarak ayrı değerlendirilmesi gerekir. Bugüne kadarki en pahalı yaz olimpiyatlarının Londra 2012’de 15 milyar dolar ve Barcelona 1992 9,7 milyar dolara mal olduğu bilgisini de paylaşmak isterim.

Bu kadar kapsamlı bir yapının avantaj ve dezavantajlarına bakalım

Avantajları

Şehir ya da ülkenin tanınırlığını artırma, uzun vadeli yatırım, iş fırsatları, sportif etkinliklere katılımda isteği artırma ve kısa vadeli ekonomik faydalar

Dezavantajları ise;

Stadyumların yapım maliyeti, kısa süreli kullanım, olumsuz tanıtım potansiyeli, güvenlik maliyeti gibi olumsuz etkileri de görülmüştür.

Özetle;

Ekonomik beklentiler spor organizasyonu düzenleme isteğinin genellikle en önemli nedeni olmaktadır. Spor organizasyonlarını düzenlemek için yarışan ülkelerin ekonomik beklentileri istihdam yaratma, ekonomik aktiviteler ve turizmi canlandırma olarak belirtilmektedir. Spor organizasyonlarını düzenlemek için yarışan ülkelerde uzun dönemde kalıcı iş alanları yarattığı, tanınırlığın ve turizmin arttığı, toplumun eğitim ve kültürel seviyesinin arttığı belirtilmektedir. Bunun aksine yetersiz sponsorluk, finansman hataları, altyapı ve üstyapı eksiklikleri, aşırı yatırımın geri dönüşümünün zorluğu ve beklentilerin karşılanamaması spor organizasyonlarının olumsuz ekonomik etkileri arasında belirtilmektedir.

Olimpiyatlar ve FIFA Dünya Kupası başta olmak üzere büyük spor organizasyonlarına ev sahipliği yapmak ülkeler açısından hem ekonomik hem de uluslararası prestij boyutu ön plana çıkan etkinlikler haline gelmiştir. Etkinliklerin gerçekleştirileceği ülkelerin seçilmesi hususunda hiç kuşkusuz ülkelerin sahip olduğu altyapı imkânları başta olmak üzere bir bütün olarak gelişmişlik düzeyleri ve diplomatik ilişkilerin iyi yürütülmesi de önemli faktörler arasında sayılmaktadır. Bizim de ülke olarak nitelikli tesislerimizde daha önce yaptığımız ev sahiplikleri gibi, önümüzdeki yıllarda da nitelikli spor organizasyonları yapabilme kapasitemizin olduğunu düşünüyorum.

Kaynak : Seçkin Renklibay / TRT SPOR

19 Ekim 2021 Salı

Premier Lig'de gündem Newcastle United

İngiltere Premier Lig'de en önemli gündem Newcastle United. İngiliz kulübünün sponsorluk anlaşmaları, ligin diğer takımlarını tedirgin ediyor.

Newcastle United, Premier Lig'in gündemine oturdu.

İngiliz ekibinin Suudi Arabistan öncülüğündeki bir konsorsiyuma satılması, rakiplerini harekete geçirdi.

Kulübün yüzde 80'i 300 milyon sterlin karşılığında Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu ile İngiliz iş adamlarına satıldı.

Konu üzerine Premier Lig'deki 20 kulüp, bir araya geldi.

18 kulüp, Newcastle'ın sponsorluk anlaşmalarının engellenmesi yönünde oy kullandı.

Birleşik Arap Emirlikleri kökenli City Football Group'un sahibi olduğu Manchester City çekimser kaldı.

Lehte oy kullanan tek kulüp ise Newcaste United.

Bu satışa Premier Lig yetkilileri karşı çıkmasa da rakipler fazlasıyla tedirgin oldu.

Endişenin nedeni ise Newcastle United kulübünün kasasına girecek olan astronomik rakamlar.

Siyah Beyazlı ekibin, sponsorluk anlaşmalarıyla Premier Lig'deki mücadele dengesini sarsacağı düşünülüyor.   

Kaynak : TRT SPOR

12 Ekim 2021 Salı

Galatasaray'a yeni stadyum sponsoru

Galatasaray Kulübü, stadyum isim hakları adına Timur Şehircilik Planlama A.Ş. ile 5 yılı opsiyonlu olmak üzere 10 yıllık sözleşme imzalandığını açıkladı.

Galatasaray, stadyum için yeni isim sponsorunu buldu.

Sarı-kırmızılı ekip, Timur Şehircilik Planlama A.Ş. ile 10 yıllığına (5 yılı opsiyonlu) 725 milyon liralık sözleşme imzalandığını açıkladı.

Kulüpten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Şirketimiz ve Galatasaray Spor Kulübü Derneği ile Timur Şehircilik Planlama A.Ş arasında 5 sezonu opsiyonlu olmak üzere toplamda 10 (5+5) sezon için 725.000.000 TL + KDV değerinde stat isim hakkına ilişkin sponsorluk ve reklam tanıtım sözleşmesi imzalanmıştır.

İşbu tutarın 652.500.000 TL + KDV'si şirketimize, geri kalan 72.500.000 TL + KDV ise Galatasaray Spor Kulübü Derneği'ne ödenecektir.

Gereği kamuoyunun bilgilerine saygılarımızla sunulur. "

8 Eylül 2021 Çarşamba

Sporcularını dijitalleştiren kulüpler kazanacak

Artık dijital çağın gereklerine göre spor alanında özellikle kulüplerin sosyal medya ve tüm dijital platform yönetimlerinde başarı elde etmek için oyuncularının sosyal medya gücüne eğilmeleri gerekiyor. Seçkin Renklibay yazdı.

Bir sporcunun sosyal medyadaki aktifliği ve varlığı kulüplerin daha fazla gelir elde etmesine nasıl yardımcı olabilir?

Artık popüler spor branşlarında sporculara bir misyon daha eklendi diyebiliriz. Kulüplerin gelir düzeylerinin artmasında, pazarlama süreçlerinin gelişmesinde, kurumsal iletişim alanlarında daha etkili bir hale gelmesinde sporcuların rolü daha fazla oldu. Yani kısacası kulüp bünyesinde görev alan idari ekiplerle sporcular daha fazla iletişim halinde olacak ve böyle de olması gerekiyor. Geçmiş yıllardaki gibi sporcular sadece müsabakasını düşünsün kulüp işleyişi, pazarlaması ve ticari ilişkileriyle ilgilenmesin dönemi sona erdi.

Özellikle branşlarında ünlü sporcular kendi kişiler markalarını takipçileriyle buluştururken ne kadar fazla paylaşım yaparlarsa taraftar etkileşimi de bir o kadar fazla olduğunu görüyoruz. Sporcuların başarıları ya da başarısızlık deneyimlerini taraftarlar samimi bularak takdir de ettiğini takip ettiklerimizden görüyoruz. Kulüpler dijital dönüşümü benimseyip, fotoğraf ve videoları doğrudan sporcu yoluyla ulaştırarak ortaya koymaları kulüpler açısından birkaç noktayı ön plana çıkarıyor diyebiliriz.

• Sporcu ilişkilerini geliştirirler.

• Erişimi, etkileşimi artırır ve yeni kitlelere dokunurlar.

• Mevcut ya da yeni sponsorlar için daha fazla değer yaratabilirler ve ticari ilişkilerin artmasını sağlayabilirler

Sporcu ilişkileri

Kulüpler branş fark etmeksizin sporcular birçok yönden desteklenmelidir ve artık dijital yönetim bunun ana başlığı olabilir. Günümüzde takımların saha dışında sporcuları desteklemesi ve kişisel markalarını oluşturmalarına yardımcı olması gerekiyor. Bunu yapmak takımın menfaatine olduğunu görüyoruz.

Bir takım, antrenmandan sonra, müsabakalar sırasında, spor dışı etkinliklerde ve fotoğraf çekimlerinde her sporcuya düzenli olarak dijital medya sunmaya başladığında, haftalar içinde bilinirlik düzeyinde gözle görünür bir artış oluyor diyebiliriz. Bir sporcu kendi akışında veya hikayesinde bir fotoğraf veya video paylaştığında veya hatta bir TikTok oluşturduğunda, hayran katılımını davet ediyor. Hayatlarının bir anlık görüntüsünü veriyorlar ve taraftarlara katılmaları için fırsat sağlıyorlar.

Gönderileri onların oynarken veya antrenman yaparken veya son yarıştan önemli bir an olduğunda, takım kıyafetleri giyiyorlar. Oynadıkları takımı açıkça destekliyorlar. Kulüple ilişkilerini vurguluyorlar, spor pazarlaması perspektifinden bakıldığında, bu mümkün olan en iyi pazarlamadır. Takımlar, oyuncularını sosyal medya etkileyicileri olarak düşünmelidir. Markalar ürünleri hakkında konuşmak için influencerların insani niteliklerini benimsemişlerse, bir sporcunun takımlarına olan sevgisinden ve desteğinden bahsetmesi kadar doğalı yok sanırım. Bir kulübün etkili sosyal erişimini yüzde 2.000 veya daha fazla artırabilir, doğrudan hedeflemeyecekleri kitlelere hitap edebilir ve reklama bir kuruş harcamadan daha fazla farkındalık ve sadakat da oluşturabilir. Bence iyi fikir…

Sponsorlar için daha fazla değer

Takımlar sporculara dijital medya sağladığında, sponsorlar farklı şekilde yararlanabilir Oyuncuların sosyal izleyicileriyle paylaştığı her fotoğraf veya videoda logoları gösterilir. Logosu bir gömlekte, arka planda bir reklam panosunda veya bir promosyonda yer alsa da, her sporcu logo gösterimlerini ve reklam değerini artırıyor.

Günümüzde sporcular, kulüplerinin veya takımlarının başarısından yararlanma ve yaratma konusunda karşılıklı çıkarları olduğunun farkındalar. Rakip oldukları için kulüplerinin en iyisi olmasını, popülerlik ve başarıda listelerde üst sıralarda yer almasını istiyorlar. İlgi odağı olmak isteyebilirler veya istemeyebilirler, ancak kesinlikle daha sadık hayranların, mali büyümenin veya en azından istikrarın faydalarını görmek istiyorlar.

Özetle kulüplerin kurumsal süreç planlamalarında artık sporcuları transfer etmek kadar onların kişisel başarılarını desteklemek ve yönetmek bulundukları takıma da bağlı. Bunu yaparken, daha fazla promosyondan yararlanacaklar ve kulüpler ve sporcular ticari ortaklarına daha fazla değer sağladıkça daha fazla gelir elde edebilecekler. 

Kaynak : Seçkin Renklibay / TRT SPOR

4 Haziran 2021 Cuma

E-sporda dev anlaşma: 10 yıl için 210 milyon Dolar

E-spor takımı TSM, 10 yıl için 210 milyon Dolar karşılığında FTX ile isim sponsorluğu konusunda anlaşmaya vardı.


Amerikan e-spor takımı TSM, Hong Kong merkezli kripto para borsası şirketi FTX ile 10 yıllık isim sponsorluğu konusunda anlaşmaya vardı.

FTX, 10 yıl için TSM'ye 210 milyon Dolar ödeyecek. Takımın yeni adı TSM FTX oldu.

New York Times'ın haberine göre yıllık 21 milyon dolarlık ödeme, şirketlerin son yıllarda geleneksel spor takımlarıyla isimlerini stadyumlara ve arenalara iliştirmek için yaptıkları birçok anlaşmadan daha büyük.

Pandemi döneminde online oyunlara artan ilgiden en karlı çıkan alan e-spor oldu. 2020 yılında Kuzey Amerika'da 57 milyondan fazla insan e-spor maçları izledi.

17 Mayıs 2021 Pazartesi

Spor sponsorluklarında yeni boyutlar

Spor sponsorluklarının yeni boyutları ve sürdürülebilir sponsorluk konusu, spor ekonomisinin önemli bir bölümünü kapsıyor. Seçkin Renklibay, bu konuyu değerlendirdi.

Yazılarımda spor sektöründe gelişen ve değişen tüm boyutları aktarmaya çalışıyorum. Bu kapsamda aslında spor sektöründe hep gündemde olan, topluma bu denli hitap eden ve yönlendiren spor alanını sporun aslında sadece spor yapmaktan ibaret olmadığını da aktarmaya çalışmak daha doğru sanırım.

Bu kapsamda spor ve sürdürebilir sponsorluk konusu özellikle popüler spor branşlarının da etkisiyle her geçen gün spor ekonomisin de yerini daha da fazla alıyor ve alacak. Ancak artık spor sponsorları konusu ayni, mali olmaktan çok daha fazlası. Marka değeri nasıl oluşur, sponsorlar neden spor sponsoru olur gibi soruların yerini sponsor kurumlar artık geniş kitlelere spor yoluyla ulaşıp sürdürülebilirlik konusunu daha kolay gündeme nasıl taşıyabiliriz diye düşünüyorlar. Tabi ki özellikle ülkelerin popüler branşları ve izleyici kapasitesi fazla olan liglerine yönelmelerine de neden oluyor. Böylelikle bu konu sadece iki kuruma yönelik faydalı olmaktan çıkıp, geleceğe faydalı bir proje özelliği de taşıyor. Anahtar cümle de bu sanırım.

Kurumsal ortaklıklar, spor kulüplerinin ve organizasyonlarının mali can damarıdır ve sponsorların sürdürülebilirlik projelerine dahil edilmesi için yapılması gereken güçlü bir iş akışı var.

Bunun en iyi örneği, dünyanın en zengin spor liginde; ABD'de bulunabilir. Ulusal Futbol Ligi'nin (NFL) Amerikan telekomünikasyon şirketi ile sürdürülebilirlik ortaklığı, ligin amiral gemisi Super Bowl oyunundaki sürdürülebilirlik etkisini artırmanın bir yolu olarak 2013'te buna başladı ve aynı zamanda şirkete daha geniş bir kitleyi kendi sürdürülebilirlik çabalarına ortak etti. Ortaklığa bir sürdürülebilirlik bileşeni ekleyerek NFL, bir telekomünikasyon şirketi ile daha yakın bir çalışma ilişkisini geliştirebildi ve birlikte, mevcut projeleri genişletti, yenilerini yarattı ve NFL etkinliklerine ev sahipliği yapan şehirlerde ve çevresindeki topluluklarda olumlu bir etki yarattılar. Buna, 100'den fazla okulun az kullanılmış ve yeni spor malzemeleri, kitaplar ve oyunların ihtiyaç sahibi binlerce yerel çocuğa bağışlanmak üzere topladığı Süper Çocuklar Süper Paylaşım planını da örnek verebiliriz. Firma, yerel bir sığınma evine veya gençlik programına büyük miktarda bağış yaparak her yıl önemli bir rol oynamakta. Telekom devi aynı zamanda Super Bowl'daki yıllık Community Greening Programında birincil ortak olarak görev yapıyor ve yerel kuruluşlara kentsel ormancılık ve çevrecilik konularını finanse etmeye yardımcı olmak için hibeler sunuyor.

Ardından, ilgili firma tarafından tasarlanan ve finanse edilen ve NFL ile ortaklaşa yürütülen bir proje olan Super Bowl'un E-Atık Geri Dönüşüm projesi de var. Bu arada Super Bowl organizayonunun ABD ekonomisine katkısının 17 milyar dolar olduğunu da belirtmek isterim.

Topluma Faydalı Sponsorluk Süreçleri

Kurumsal kuruluşlar sporu sadece müthiş bir pazarlama fırsatı olarak görmeye alışmış olsa da, NFL ölçülebilir bir olumlu etki bırakan ve topluluk katılımı sağlayan yerel topluluklarla sürdürülebilirlik katılımına odaklanan bu yeni tür ortaklığı geliştirmede önde gelen profesyonel spor kuruluşu olarak görüyor.

Sponsorun bakış açısından, spor organizasyonlarıyla ortaklıklar yoluyla sürdürülebilirliğe dahil olmanın faydaları oldukça fazla. Telekomünikasyon firmasının sürdürülebilirlik taahhüdü, 2035'e kadar karbon nötr olma taahhüdünün yanı sıra 2030'a kadar iki milyon ağaç dikmeye kadar uzanıyor ve sürdürülebilirlik bilgilerinizi desteklemenin dünyanın en popüler spor etkinliklerinden biriyle ilişkilendirmekten daha iyi bir yol sanırım yok.

NFL Green ortak direktörü Susan Groh, "NFL sürdürülebilirlik ortaklığının Verizon' un mevcut sponsorluğu için bir 'katma değerli' bileşen yarattığına inanıyoruz," diyor. "Bu ortaklık, yıl boyunca yatırım yaptıkları mevcut sürdürülebilirlik platformlarını almalarına ve hizmet ettikleri topluluklara katılımlarını göstermelerine olanak tanıyor.

Sporun Coşkusu Etkiyi Arttırıyor

Firmanın sürdürülebilirlik baş sorumlusu James Gowen, "Sporun doğal olarak yarattığı coşku, başka hiçbir şeye benzemiyor," diye ekliyor. "Her yaştan ve geçmişten insan şimdiden Super Bowl veya NFL Draft için heyecanlı ve bu coşku ilgili olaylara da taşıyor.

"Yaşadıkları ve oyun oynadıkları yerlerde insanlarla tanışıyoruz ve onlara sürdürülebilirlik getirip bunu eğlenceli hale getirebiliyoruz. Onlara nasıl geri dönüştürüleceğinden,bahçeler inşa etmenin, ağaç dikmenin ve parkları temizlemenin neden önemli olduğunu gösteriyoruz ,tüm bunlar en sevdikleri takımlara tezahürat yaparken yapıyorlar. “Bu bir kazan-kazan. "

Yeni Sponsorluklarla İlgili Ana Tema Sürdürelebilirlik Konusunu Gündeme Taşıyıp Etkiyi Nasıl Değerlendirebiliriz Şeklinde

Sponsorluğa sürdürülebilirliği entegre etmenin değeri konusunda başlangıçta bir dereceye kadar şüpheyle karşılaşsa da, şu anda sektör genelinde benimseniyor. Uzmanların görüşüne göre bu, sporun sponsorların sürdürülebilirlik kimlik bilgilerini büyütme potansiyelinin artan kabulünü yansıtıyor.

Uzmanlar, spor tutkularıyla hayranların ilgisini çekmek için muazzam bir erişim, farkındalık ve fırsat sunduğunu belirtiyor. Ayrıca, pozitif değerleri ödünç alarak veya hizalayarak markaları geliştirme fırsatı da sunuyor.

Sponsorların, sürdürülebilirlik alanındaki bireysel başarılarını spor yoluyla teşvik etmeleri ve hayranlarını gezegen için sürdürülebilirlik taahhüdünün faydaları konusunda eğitmelerine yardımcı olmaları için büyük bir fırsat var.

Sürdürülebilirlik Konusunda Ödül

Sürdürülebilirlik alanında sponsorlarla iş birliği hem su hem de karada başarı sağladı aslında. 2017/18 Okyanus Yarışı'nın en son sezonunda, dünya çapında yarış, plastik kirliliği konusuna odaklanan sürdürülebilirlik programını başlattı. Programa destek sağlamak için, saf su sağlayıcısı Bluewater dahil olmak üzere ortaklar, markalar, hayırseverler, vakıflar ve STK'larla etkileşim kurmak için sürdürülebilir bir sponsorluk platformu oluşturdu ve yarışta 400.000 daha az tek kullanımlık plastik şişe kullanıldı.

Sponsorların ve ortakların desteği sayesinde, #TurnTheTideOnPlastic kampanyası spor endüstrisinde yaygın bir beğeni topladı ve 2019 Nisan ayında BT Spor Endüstrisi Ödülleri'nde hem Sosyal Etki hem de Modern Spor Ödüllerini ve Halkın Farkındalık Ödülü'nü kazandı. Ayrıca Boat International Ocean Awards'da. Okyanus Yarışı Sürdürülebilirlik Programı başkanı Anne-Cécile Turner için, kuruluşunun sponsorlarla olan ilişkisinin simbiyotik doğası(ortak yaşam) bu sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmanın anahtarı oldu.

Günümüzde, yeni sponsorluk ile ilgili tartışmalarımızın çoğu sürdürülebilirlik ve masaya bir amaç getirip etkiyi nasıl değerlendirebileceğimizle ilgilidir görüşündeler.

Sürdürülebilir Çözümler

Turner, bu ortaklıkları geliştirmenin pratik öneminin farkındadır ve kısa bir süre önce, hükümetleri, işletmeleri, endüstri uzmanlarını ve sürdürülebilirlik etkileyicilerini tartışmak üzere bir araya getirmek amacıyla Cenova'da düzenlenen bir dizi 11 Okyanus Zirvesi'nin başlatıldığını duyurdu.

“İlk adım, kendi organizasyonunuza bakmak ve temel değerleriniz ve DNA'nız üzerine düşünmek olmalıdır” diyor. Bu, yaratabileceğiniz etkiyi ve sahip olabileceğiniz etkiyi belirlemenize yardımcı olacaktır. Daha sonra, pratik çözümlerle ileriye dönük yolları belirleyin ve ardından iç ve dış paydaşları ilişkilendirin. Sponsorlar ve ortaklarla etkileşim kurmak için sürecin sonuna kadar beklemek gerekli değil, çünkü katılım bir varış noktası değil, bir yolculuktur. Bu iş birliklerini oluşturmak, kuruluşun gerekli etkiyi elde etmesine yardımcı olacaktır. "

Özetle; Spor aslında toplumları iyiye, doğruya yönledirecek bir yol. Sponsorlukların sadece mali kazanım olarak görülmediği, geniş kitlelere ulaşan sporu kurumsal ve vizyoner yaklaşımlarla kazanımları daha geniş kitlelere taşımanın bir yolu aslında artık spor sponsorluğu.

Kaynak : Seçkin Renklibay / TRT SPOR

19 Nisan 2021 Pazartesi

Futbolda para savaşları başlıyor

Avrupa futbolundaki yayın, reklam, sponsorluk gelirlerini toplayan ve dağıtımını sağlayan UEFA ile büyük kulüpler gelir savaşlarına girişti.

İngiltere, İspanya ve İtalya'dan 12 kulübün "Avrupa Süper Ligi" adıyla yeni bir turnuva düzenlenmesi konusunda anlaşmaya vardı.

İngiltere'den Arsenal, Manchester United, Chelsea, Liverpool, Manchester City, Tottenham Hotspur, İtalya'dan Milan, Inter ve Juventus, İspanya'dan Atletico Madrid, Barcelona ve Real Madrid kulüplerinden yapılan ortak açıklamada Avrupa Süper Ligi'nin kurulmasına ilişkin karar duyuruldu.

Avrupa futbolunda elde ettikleri gelirlerin dağıtımını UEFA'ya bırakan dev kulüpler, artık parayla daha fazla oynama hakkı elde etmek istiyor.

UEFA Şampiyonlar Ligi, 32 takımla düzenleniyor ve bu sayının 36'ya çıkarılması gündemde.

UEFA, Şampiyonlar Ligi organizasyonundan elde ettiği gelirin yaklaşık 4'te 3'ünü her yıl katılım sağlayan kulüplere dağıtıyor.

Yeni kurulan Süper Lig ise 15'i kurucu kulüp olmak üzere 20 takımla oynanacak ve gelirler bu takımlar arasında paylaşılacak.

UEFA, Şampiyonlar Ligi'nde 32 takıma toplam yaklaşık 2 milyar avro dağıtılırken şampiyon takım ise yaklaşık 120 milyon avroya kadar gelir edebiliyor.

Yeni kurulan Süper Lig'de ise her takımın Şampiyonlar Ligi'ni kazanan takımdan bile daha fazla gelir etmesi bekleniyor.

Ayrıca, yıllık gelire ek olarak kurucu kulüplere, ilk etapta, altyapı yatırım planlarını desteklemek ve koranavirüs salgınının finansal etkisini gidermek için 3,5 milyar avro paylaştırılarak dağıtılacağı ve bu desteğin ABD'deki bankacılık ve finans şirketi JP Morgan tarafından sağlanması planlanıyor.

Avrupa Süper Ligi'nin kuruluşu, salgınının Avrupa futbol ekonomisindeki istikrarsızlığı hızlandırdığı bir zamana denk geldi.

Ayrıca Kovid-19 nedeniyle gelecek 5 yılda gelirlerde büyük bir düşüş yaşanacağı için kulüplere dağıtılan paranın da düşeceği duyurulmuştu.

Futbolun patronları karşı çıkıyor

UEFA ile FIFA ile birlikte İngiltere, İspanya, İtalya futbol federasyonları da Süper Lig projesine karşı çıkıyor.

Diğer taraftan, İtalya Birinci Futbol Ligi (Serie A) takımı Juventus'un Başkanı Andrea Agnelli’nin Avrupa Kulüpler Birliğinden (ECA) ayrıldığı bildirildi.

İlk siyasi tepkiler

Her yıl milyar dolarlarca gelir oluşturması nedeniyle Süper Lig'in kurulmasının siyasi yankıları da oldu.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, İngiliz kulüplerinin Süper Lig'de yer almasını eleştirirken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Fransız takımların ligde olmamasından memnun olduğunu belirterek Süper Lig'e karşı çıktığını açıkladı.

2 Mart 2021 Salı

Inter ile Pirelli'nin 26 yıllık birlikteliği bitiyor

26 yıldır Inter'in göğüs sponsorluğunu yapan Pirelli gelecek sezondan itibaren İtalyan devinin formasında yer almayacak.

26 yıldır Inter'in göğüs sponsorluğunu yapan Pirelli'nin İtalyan ekibiyle birlikteliği bitiyor.

Uluslararası alanda faaliyet gösteren lastik firması Pirelli'nin CEO'su Marco Tronchetti Provera, gelecek sezondan itibaren sponsorluk olmayacağını ancak kulüple ilişkilerinin devam edeceğini belirtti.

NTVSpor.net

20 Ocak 2021 Çarşamba

Mustafa Cengiz'den transfer açıklaması ("GÜNDEM ÖZEL" #AslanGibiSponsor Full Video)

Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, transfer çalışmalarıyla ilgili konuştu. Cengiz, ''Her an bir transfer açıklayabiliriz.'' dedi.


Galatasaray Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz, "Aslan Gibi Sponsor" kampanyasını başlattığını açıkladı.

Başkan Cengiz, "İlk bağış olarak ben de, Abdürrahim Albayrak da 500 bin tl bağışlıyoruz" dedi. Galatasaray Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz "Aslan Gibi Sponsor" destek kampanyasını başlattığını açıkladı.

Başkan Cengiz kendisinin ve Abdürrahim Albayrak'ın 500'er bin tl bağışlayacağını ifade etti.

Mustafa Cengiz, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç'un Mesut Özil için söylediği, "elin oğlu değil evin oğlu" geldi açıklamalarını doğru bulmadığını ve böyle bir ayrımcılığa karşı olduğunu ifade etti.

Transfer çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Mustafa Cengiz, teknik direktör Fatih Terim ile dirsek temasında olduğunu belirtti. Başkan Cengiz "her an transfer açıklayabiliriz" dedi.

Mustafa Cengiz, Galatasaray TV’de gündeme dair yaptığı açıklamalar şöyle:

Mustafa Cengiz, “İki üç gün önce açıklama yaptım. Üst üste çıkınca bir şeyin marjinal değeri azalır. Öyle büyük ve şanlı taraftar grubuna sahibiz ki. Gecenin 1’i ya da 2’siydi. Mesajlar üst üste gelince, ‘Başkanım lütfen Twitter’a bak’ diyerek beni uyardılar. Twitter’da gündemde ne var hep onlara bakarım. Gündemde ben varsam, rahatsız oluyorum. Çünkü bana, Abdurrahim beye, Yusuf beye, yönetimimize haklı ya da haksız saldırıyorlar.  Bir hashtag gördüm. Aslan Gibi Sponsor diye. Taraftar, bir topik açmış. Bunun aslı Galatasaray’a maddi destek. Okudum biraz. Müthiş duygulandım. Milyonlarca taraftarımızın maddi duruma sahip çıkmaya çalıştığını gördüm. Yüreğim sızladı. 6 aylık 209 milyon TL zarar bildirdik. Çok ciddi denetime tabiyiz. Ernst & Young ve UEFA, Price Waterhouse üzerinden bizi denetliyor. Bu 209 milyon TL’lik zararı 12 aya böldüğünüzde ortaya çıkacak zarar belli. 75 milyon TL kardan, 6 milyon Euro UEFA cezası ödememize rağmen bu geldi. CAS’a karşı da büyük mücadele verdik. CAS’ta verdiğimiz mücadele çok büyüktü. Bizi UEFA’nın üst hakemler kurulu doğrudan cezalandırabilirdi. Buna yetkisi vardı. Buna ancak CAS’ta itiraz edebilirdik. Onlar yeniden görülmesini istedi. CAS süreci 4 ay sürdü. Bunu kazanmıştık. Bunun kazancı bize yol, su elektrik olarak döndü. Tarihte ilk defa bir Türk kulübü, o da Galatasaray 1 milyar TL gelirin üzerine çıktı. Bu 6 aylık dönemde %60 azaldı. Tribün gelirimiz yok, yayın gelirimiz düştü, sponsorluk gelirleri düştü, store gelirleri düştü ve bunun üstüne pandemiden ötürü herkeste bir çekilme başladı, destek azaldı. Gelirlerimizdeki düşmenin yanında, giderlerimiz de yüzde 60 arttı. 75 milyon TL’lik bir artıdan 209 milyon TL eksiye gittik. Bu 400 milyon TL’ye doğru gidiyor. Bu bizim hem TFF’deki limitlerimizi hem de UEFA’daki sıkıntılarımızı artıracak. UEFA ile devamlı görüşüyoruz. Buna bir çare istiyoruz. Bu sadece bizde değil Avrupa’da da böyle. Taraftarın birdenbire buna sahip çıkması, #AslanGibiSponsor hashtagi beni çok duygulandırdı. İnsana bir tedavi ve nekahat anında bir his gerek. Şair Yahya Kemal’in dediği gibi; ‘His var mı bu alemde nekahat gibi tatlı’. Gönlüm bu hashtagin heyecanıyla kanatlı.” diyelim. O duyguları ben burada ifade edemem. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Şunu açıklıkla söylüyorum. Resmi kanallarımızda, Euro ve TL IBAN numaraları yayınlanacak. 9 milyon adet elimizde Socios var. Socios’a biz 1 Euro ile girdik şu anda 4 Euro civarına geldi. Yatırımcılarımız 4 kat kazandı. Galatasaraylı veya değil, yatırımcıların da Socios almasını öneririm. Üçüncü olarak SMS… Katılmayalım diyelim arkadaşlar var. Ben onları anlıyorum. SMS ile ilgili bir süreç var. Tekrar başvurmamız gerekiyor. SMS’i de 3 gün içinde bildireceğiz. 5 TL değil en az 100 TL yapacağız.  Biz Galatasaray için buradayız, Galatasaray için varız. Taraftarımız da öyle. Çok duygulandım. Biz 1 milyar TL’lik bağış kampanyası ile ilgili izni geçen yıl aldık. Nisan ayında bitiyor. Herkesten önce aldık. Bunu harekete geçirmedik. Çünkü taraftarımız olmadan taraftarımızın verdiği destek bizim için yetti. En yüksek doluluk oranlarına ulaştırdılar. Mağazacılıkta da en yüksek oranlara ulaştırdılar. Kendi yağımızla kavrulduk ve taraftarlarımıza müracaat etmedik; fakat şimdi ben onlara müracaat ediyorum. İlk destek olarak ben 500 bin TL’lik bağışla başlıyorum. Bağış yapan değerli taraftarlarımızı izinleri olursa kendi sitemizde isimlerini ve bağış miktarlarını yayınlayacağız. Abdurrahim beye çok saldırıyorlar. Hak etmiyor bunu. Böyle bir insan değil o. Bana saldırsınlar zararı yok. Neticede benim imza atmadığım hiçbir şey yürümez. O da 500 bin TL destek veriyor. Ağaların eli tutulmaz. Ellerinden geleni yapsınlar. Çok değerli taraftarlarımız var. Malatya’ya gidiyoruz, Vahap Bey ben ödeyeceğim diyor. Gaziantep’e gideceğiz, Murat Türker kardeşimiz otel masraflarını karşılayacağım diyor. Bizim bütün masraflarımızı karşılıyorlar. Biz kocaman bire aileyiz. Bizler giderken Abdurrahim Bey, Yusuf Bey, yönetimimiz gittiğimiz zaman yol ve konaklama masraflarını cebimizden öderiz. Asla Galatasaray’a yük olmamaya çalışırız. Gelecek yönetimler de böyle yapsın diye şimdiden bunu söyleyeyim. 1 milyon TL ile bu kampanyayı açıyoruz.” diye konuştu 

Taraftar gruplarına sahip çıkılması gerektiğini dile getiren Başkan, “Sağ olsun taraftar grubumuz ultrAslan’ın adını söylemekte beyis yok. ultrAslan, dünyanın en büyük taraftarı. Ulaş Bayam… Ulaş Bayam nereden kaptı koronavirüsünü biliyor musunuz? İzmir depremine 20 tane ultrAslan’dan arkadaş gitti. Günlerce orada yardım kampanyasını, gelen malzemeleri ihtiyaç sahiplerine dağıttılar. 20 tane ultrAslan üyesi covid oldu. Orada Ulaş’ı şehit verdik. Bu, duygulandırdı bir olay. O insalara, ultrAslan’a çatarken dikkatli olalım. Ben de çatıyorum bazen. Görüşülmesin, dediler. Onlar bunu yazdıktan sonra gittim ve görüştüm. Hiçbir problem yok. İsim vermek istemiyorum. Stat rengarenk süsleniyor. Bunu kim yapıyor? Bu soğukta, bu karda işini gücünü bırakarak kim yapıyor? Bunu taraftarımız unutmasın. Herkesin hatası, yanlışı olabilir. Benim de var. Ben de devamlı yanlış yapmakla, pot kırmakla maruf birisiyim. İnşallah pot kırmadan devam ederiz.” dedi.  

Transfer konusunda çalışmaların son sürat devam ettiğini dile getiren Mustafa Cengiz, “Sevgili hocamızın talepleri açık. Biz o doğrultuda, çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bugün de o doğrultuda görüşmelerimiz oldu. Bizim verme gücümüz ile karşı tarafın talep gücü çok açık bir yelpaze. Biz bunu bir noktaya getirmeye çalışıyoruz. Karşı taraf da iyi niyetli. Empati yaparsak onlar da haklı. İnşallah bir noktaya geliriz. Taraftar şundan emin olsun. Biz yatmıyoruz, uyumuyoruz. Bizim dünyamız Galatasaray. Boş zamanlarımızı değil, 24 saatimizi Galatasaray’a veriyoruz. Hayatımızı veriyoruz. Yusuf ameliyat oldu, Abdurrahim sağlık durumu iyi değil. Tüm mevcut yönetici arkadaşlarımız ömürlerini, bütün güçlerini veriyorlar. Hepsine buradan teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu. 

Türk futbolunda ayrımcı bir dili kabul edilemez olduğunu ifade eden  Mustafa Cengiz, “Benim disiplin kurulu yedek üyeme, ne demekse ayrımcılıktan ötürü attığı bir Twitter dolayı ciddi bir ceza verdiler. Benim Ali Koç ile hiçbir şahsi problemim yok. Oturduğumuzda futboldan bağımsız olarak saatlerce konuşabiliyoruz. İki medeni insanız onun da dediği gibi; fakat dediği bir sözcük hiç hoşuma gitmedi. Değerli bir transfer yaptılar. Açık konuşayım. Türk futbolunun marka değerini yükseltecek, mücadele gücünü artıracak bir noktaya getirdi. Hiçbir itirazım yok. Saygım var. Çok da iyi bir futbolcu; ama birileri ‘elin oğlu değil evin oğlu’ geldi demek nasıl bir mantıktır. Bunu anlamıyorum. Aslını reddedip, Türklüğünü reddedip gelene evin oğlu dememek gerek. O zaman elin oğlu kim? Oynayan tüm yabancılar elin oğlu mu? Bu bir ayrımcılıktır. Bunu kullanıp Türk futbolunda böyle bir çığır açmayalım. Herkes futbolcudur, değerlidir. Elin oğlu ve elin oğlu ne demektir. Şimdi merak ediyorum TFF bu ayrımcılığa ne diyecek. Yoksa muz uzatmak sağlığa faydalıdır mı diyecek. Göreceğiz.” dedi.   

Taraftarları kulübe destek olmaya çağıran Mustafa Cengiz sözlerine şöyle devam etti:

“Kampanyada lütfen yayınlayacağımız hesap numaralarına lütfen euro ve dolar bağışı yapın. Yatırım için Socios alın. Kesinlikle yararlı olacağına inanıyorum. Lütfen en geç pazartesi günü vereceğimiz SMS’lere 100 TL’den, maksimum 150 TL’ye kadar SMS’ler çekin. Galatasaray’a yardımcı ve destek olun. Bu tümüyle kulübe yardımdır.  Camiaya bunun için şimdiden teşekkür ediyorum. Karınca kaderince… Kimseyi suçlamam yardım edemedi diye. Varsa verirsiniz. Yoksa veremezsiniz. Ben kimsenin çoluğunun çocuğunun rızkını, kumbarasındaki parasını istemem. O para kumbarada kalsın. Özellikle şunu da bildirmek istiyorum. Benim yöneticilerim gerçekten her saat çalışıyor. Kaan Kançal kardeşim. Bütçenin yapılandırılması için elinden geleni yapıyor. Oytun kardeşim, Doruk kardeşim… Dilek Hanım, profesyonellerimiz Ömer Kükner’den tutun genel sekreterimize kadar herkes çalışıyor. Tek tek 45 kişiyi saymak istemiyorum, gecesini gündüzüne veriyor. Taraftarlarımızın bunu bilmesini isterim. Lütfen onlara çatmayın. Kaan elinden geleni yapıyor. 15 günümüz var. Her an transfer ilan edebiliriz, bildirebiliriz. Bir geleceğimiz var. Gelip, ben ve Abdurrahim Bey ile fotoğraf çektirmeden ve KAP’ta duyurulmadan hiçbir transfere inanmayın. Ağzımızdan duymadığınız hiçbir şeye rakamlar ve isimler bazında hiçbir şeye inanmayım. Transferde her gün her saat her şey olabilir.”



17 Aralık 2020 Perşembe

A Milli Takım'a yeni sponsor (Video)

A Milli Takım Teknik Direktör Şenol Güneş, sponsorluk anlaşmasının imza töreninde, "İş yapıyoruz ve işin ciddiyeti, sorumluluğu var. Bu desteği görünce sorumluluk da iki kat artıyor" dedi.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile Çinli akıllı telefon üreticisi vivo arasında "A Milli Takım Ana Sponsorluğu" anlaşması imzalandı.

Koronavirüs salgınına karşı alınan tedbirler kapsamında online olarak düzenlenen imza töreni ve basın toplantısına TFF Başkanı Nihat Özdemir, vivo Türkiye CEO'su Andrew Liu, TFF Pazarlama ve Sponsorluklardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Alkın Kalkavan, A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, A Milli Takım kaptanı Burak Yılmaz ve vivo Türkiye Pazarlama Müdürü Selin Dayıoğlu Kıran katıldı. İmza töreni ve basın toplantısını medya mensupları da "zoom" uygulaması aracılığıyla takip etti.

Nihat Özdemir: Pandemiye rağmen sponsor gelirlerimizi yüzde 42 orannıda artırdık

TFF Başkanı Nihat Özdemir, imza töreninde yaptığı konuşmada çok önemli bir iş birliğine imza attıklarını belirterek, "Öncelikle imza törenimize online olarak katılan, bizleri ekranları başından izleyen herkese saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Türkiye Futbol Federasyonu olarak, bugün futbola değerli yatırımlar yapan, uluslararası bir marka ile önemli bir iş birliğine imza atmanın sevincini yaşıyoruz. Salgın nedeniyle bir arada değiliz ancak yeni nesil teknolojinin bize sunduğu imkânlarla lansmanımızı gerçekleştiriyoruz. Dünyanın önde gelen akıllı telefon üreticilerinden vivo, bugün atacağımız imzayla, gurur kaynağımız A Milli Takımımızın ve federasyonumuzun ana sponsoru ve 'akıllı telefon ortağı' olacak. Bildiğiniz gibi, milli takımımızın başarıları, global şirketlerin de ilgisini çekmeye başladı. Federasyonumuz bugüne kadar hep dünyanın en önemli markaları ile yola çıktı. İlk kez Çin menşeli bir iş ortağımızla çalışmanın heyecanını yaşayacağız. Son nesil teknolojinin öncüsü vivo ile bizleri çok önemli başarılara taşıyacağına inandığımız bir yolculuğa çıkıyoruz. Küresel bir teknoloji şirketi olan vivo'nun üç ay önce Türkiye pazarına açılma kararı, bizleri çok önemli hedefler için buluşturdu. Güçlü bir markanın ülkemize verdiği değer ve milli takımımıza desteğinden dolayı çok mutluyuz. Türk futboluna ilgileri ve destekleri için teşekkür ediyor, sponsor ailemize 'hoş geldiniz' diyorum" ifadelerini kullandı.

Pandemiye rağmen sponsor gelirlerini yüzde 42 oranında artırdıklarını kaydeden Özdemir, "Yaptığımız bu güç birliği, Dünya Kupası elemeleri ve EURO 2020 finalleri öncesinde millîlerimize ekstra motivasyon kaynağı olacak. İş ortaklığımız iki yılla başlıyor ancak bu birlikteliğin daha uzun dönemler devam edeceğini umuyorum. Bütün dünya gibi ülkemiz de salgın sürecinin olumsuz etkilerini yaşıyor. Ancak biz Futbol Federasyonu olarak bu süreci en iyi şekilde atlatmak için çaba gösteriyoruz. Pandemiye rağmen, A Milli Takımımızın EURO 2020 finallerine kalmasıyla birlikte sponsor gelirlerimizi yüzde 42 oranında artırdık. Bu süreçteki beşinci sponsorumuz vivo oldu" dedi.

"Grup birincisi olarak finallere katılmayı çok arzuluyoruz"

Milli takımın grup birincisi olarak Dünya Kupası'nda yerini alacağına inandığını vurgulayan Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı:

"Şenol Güneş hocamızın önderliğinde yazacağımız yeni başarı hikâyeleriyle hem büyük gurur yaşıyor hem de Türk futbolunun önünü açacak yeni anlaşmalara imza atıyoruz. Yetenekli ve ortaya karakter koyan bir takımımız var. 'Bizim Çocuklar'a çok güveniyoruz. Önümüzdeki mart ayı ile birlikte 2022 Dünya Kupası heyecanını yaşamaya başlayacağız. Elemelerde, Hollanda, Norveç, Karadağ, Letonya ve Cebelitarık ile eşleştik. Grup birincisi olarak finallere katılmayı çok arzuluyoruz. En güçlü rakiplerimiz olarak Hollanda ve Norveç'i görüyoruz. Elemelere bu iki takımla art arda oynayacağımız maçlarla başlayacağız. İki ülkeyi daha önceki senelerde yendik, yine yeneceğimize inanıyorum. Diğer rakiplerimizi de asla hafife almayacağız ve bu zorlu gruptan çıkmak için elimizden gelenin en iyisini ortaya koyacağız. Finallerin ilk defa Orta Doğu'da yapılacak olması, kupanın dost ülke ve stratejik ortağımız Katar'da düzenlenmesi, bizler için ayrı bir önem taşıyor. İnşallah 2018 Dünya Kupası'nın sponsorlarından, 2022 Dünya Kupası'nın da destekçisi olan yeni iş ortağımız vivo ile birlikte Katar'da yerimizi alacağız. Tüm motivasyonumuz, tüm çalışmalarımız, 2021 ve 2022 yılında Türk futbolunun Avrupa'da ve dünyada başarılarıyla konuşulması içindir. Birlik ve beraberlik içerisinde, halkımızın desteği ve sponsorlarımızın itici gücüyle bu hedeflerimize ulaşacağız. Konuşmama son verirken emeği geçen herkese teşekkür ediyor, bu anlaşmanın her iki taraf için de hayırlı olmasını diliyorum. vivo'ya tekrar aramıza hoş geldiniz diyorum. Son olarak da Covid-19 tedavim sürecinde, beni yalnız bırakmayan, arayan, soran, mesaj atan ve mesaj yayınlanan herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Bu vesileyle, başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere bu mücadelede tüm ülkemize başarı diliyorum."

Andrew Liu: Bu muhteşem ülkede ağırlanmaktan büyü onur duyuyoruz

A Milli Futbol Takımı'nın ana sponsoru olmaktan mutlu ve gururlu olduklarını belirten vivo Türkiye CEO'su Andrew Liu ise şunları söyledi:

"Bu güzel ülkeye ve insanlarına sağlam bir bağlılıkla Ağustos 2020'de Türkiye pazarına girmekten onur duyduk ve bugün kararlılığımıza ve adanmışlığımıza yönelik somut bir adım atıyoruz. Türkiye Futbol Federasyonu ile bizi 'resmi akıllı telefon ortağı', daha da önemlisi önümüzdeki iki yıl boyunca Türkiye A Milli Takımı'nın güvenilir ortağı yapacak bir anlaşma imzalıyoruz. vivo olarak insanları kendine saygı duymaya ve enerjik bir yaşam tarzına sahip olmaya teşvik etmenin önemine inanıyoruz. FIFA World Cup'ın 2018 ve 2022 resmi sponsoruyuz ve geçen ay UEFA 2021'e sponsorluğumuzu duyurmuştuk. Spor ve uluslararası turnuvalarda desteğimizi sağlamaya kararlıyız ve vermeye devam edeceğiz. Futbol tutku ve coşku dolu bir spor ve dünya çapında milyonlarca taraftara neşe ve heyecan veriyor. Futbolun ruhu, titiz ve sürekli ilerlemeyle yakından alakalı. Bunlar hem Türk futbolunun hem de vivo'nun ulusal ve global arenada paylaştığı değerler. vivo olarak, bu heyecan verici yolculukta A Milli Takımı'nın ve Türk taraftarlarının gerçek bir ortağı olmak istiyoruz. Türkiye'de her açıdan 'Dev Oynuyoruz!'. Amacımız, bir ekip ve tek bir hedef etrafında birleşmek, hayattan en iyi şekilde yararlanmak ve birlikte daha canlı hissetmek. Bu sponsorluk ile bu muhteşem ülkede ağırlanmaktan büyük mutluluk ve onur duyuyoruz."

Şenol Güneş: Desteği görünce sorumluluğumuz iki kat artıyor

Türkiye A Milli Takım Teknik Direktör Şenol Güneş ise kendilerine verilen destekleri gördükçe sorumluluklarının ik kat arttığını dile getirdi. Deneyimli teknik adam, şöyle konuştu:

"İş yapıyoruz ve işin ciddiyeti, sorumluluğu var. Bu desteği görünce sorumluluk da iki kat artıyor. Ülkemizin en ücra köşesinden dünyanın her yerinde yer alan insanımız başarı bekliyor. Artık bir aile olduk ve bu aile olmanın da bir sorumluluğu var. Dev markalar da yanımızda; o markaları da mahcup etmemek, beklentilerine cevap vermek ve oyun karakterimizi ortaya koyarak halkımızın beklentisine cevap vermek istiyoruz. Ortalığı karıştırarak ve işi bozarak gideceğimiz yolda yalnızlığı hissederiz. Tüm sponsorlara teşekkür ederim. Dünyanın bir ucundan, Çin'den gelen bu desteğe teşekkür ediyorum. Yola çıktığımızda düşündüğümüz başarıya yakalamak için çok çalışacağımızı bir kez daha söylemek istiyorum."

İmzalar dijital atıldı

Yapılan konuşmaların ardından TFF Başkanı Nihat Özdemir ile vivo Türkiye CEO'su Andrew Liu tarafından imzalar dijital olarak atıldı.

İmza töreninde TFF Pazarlama ve Sponsorluklardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Alkın Kalkavan ve A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş tarafından vivo Türkiye Pazarlama Müdürü Selin Dayıoğlu Kıran'a A Milli Takım forması takdim edildi.

Yapılan anlaşma ile vivo, A Milli Takım'ın "Ana Sponsoru" ve "Resmi Akıllı Telefon Ortağı" oldu. Daha önce FIFA 2018 Dünya Kupası'nın ana sponsorları arasında yer alan vivo, Türkiye Erkek Futbol Milli Takımı haricinde, FIFA 2022 Dünya Kupası ve EURO 2020 turnuvalarının da resmi akıllı telefon ortağı.



24 Kasım 2020 Salı

Spor ve marka etkileşimi nasıl olmalıdır?

Her geçen gün büyüyen spor endüstrisinde sektörde aslında hep olan ve bundan sonra spor gündemimizde hep olacak spor ve marka etkileşimini tüm boyutlarıyla değerlendirelim.

Spor, branşı ne olursa olsun tüm kültürleri bir araya getirebilen paydaşlık ve duygudaşlık ilişkilerini geniş kitlelere kabul ettiren değerli bir kültür bayrağıdır.

Dünyadaki reklam harcamalarının yaklaşık yüzde 30 düzeyinde spor etrafında şekillendiğini düşünürsek marka ve spor etkileşimi oldukça önem kazanıyor diyebiliriz. Taraftar kitlesine bağlı olarak duygu değeri taşıyan spor kulüpleri marka olgusunda yeni bir yapı taşı olarak görülebilir. Tabii ki spor ekonomisi alanında pastadan en büyük payı alan popüler branş futbol ayrıca spor türleri arasında taraftar kitlesi en yoğun olan branş futbol. Özellikle bu branşın merkezi olarak kabul edilen İngiltere'nin lig anlamında markalaşma adına ciddi planlamalar yaptığını en iyi ve en değerli liglerin başında geldiğini düşündüğümüzde bu alanda başarılı oldukları da kesin.

Peki nasıl bir yol izlendi?

Özellikle gelir kaynakları arasında en önde gelen yayıncılık sisteminin değiştirilmesi ve gelirlerin arttırılmasıyla 1990'lı yıllarda ciddi bir atak yapan ülke futbolunda 2000'li yıllarda köklü futbol takımlarının yabancı sermayelere satılmasıyla ciddi futbol yatırımlarının sağlanmasına katkıda bulundu.

Köklü futbol kulüplerinin satılması, şirketleşmesi markalaşma anlamında geniş kapsamla değerlendirilmesi gereken bir başka noktadır. Marka değerini istenen seviyeye ulaştırmış ligden örnekler verelim.

Premier Lig'de spor ve marka etkileşimine en iyi örnek sanırım 1990'lı yıllarda 191 milyon pound olarak başlayan yayın gelirlerini günümüzde 5 milyar pound düzeyine ulaşması ligin marka değerinin getirdiği büyük etkiyi gösterdi demek yanlış olmaz.

Spor sektöründe marka etkileşimini kurabilmek için spor ekonomisi konusunu tam ortaya koymak gerekiyor. Genel anlamda maç yayınlarının ülke içinde ve küresel alanda farklı ülkelerde yayınlanması ve ilgi görmesi kulüplere önemli katkı sağlamasıyla o ligin de endüstriyel anlamda potansiyelinin artmasına, kültürel katkıda bulunmasına yani diğer ülkelerden taraftar kazanmasına bağlantılı olarak spor turizmi kavramını ön plana çıkarmış ve buna örnek vermek gerekirse de Barcelona kulübünün sportif başarılarında çok önemli yeri olan Messi için farklı ülkelerden maçlarına turların düzenlenmesi ve dolayısıyla sponsor firmaların özel destekleriyle özel turnuvalar eşliğinde hem konumuz olan spor ve marka etkileşimi hem de direk etkisi olan ekonomik kazançlarını arttırabilmişlerdir.

Dünya çapında spor kulüplerinin başarılı olmasında elde edilen gelirin dışında taraftar sayısı ülke içi ve dışı, marka değeri, borsa değeri, sponsorluk geliri ve tabi ki kadro mühendisliği dediğimiz önemli etkileri bulunuyor. Bazen doğru bir transfer markalaşma yolunda etkileri oldukça fazla olur.

Bu etkileşimi iyi kurabilen spor kulüpleri branşı ne olursa olsun başarılı olacaklardır. Spor da marka olmak sportif başarı kadar o kulübün değerlerini de oluşturmaktan da geçiyor. Köklü spor tarihleri olan mazilerinde kupalar olan kulüpler marka değeri oluşumu ve spor marka etkileşimi konusunda diğerlerine göre bir adım öndeler.

Ne kadar sportif başarı o kadar geniş kitlelere ulaşıp markaların ilgisini çekecektir ve buluşma da kaçınılmaz olacaktır. Tabii kurumsal ve sportif bir sisteminizi oluşturabilmişseniz eğer. Geçtiğimiz yıl katıldığım ve Cenevre'de her yıl düzenlenen uluslararası spor kongresinde geleceğin sponsorluk süreç yönetimlerinden, marka spor etkileşimine kadar her detayı görme fırsatım oldu ve ayrıca büyük kitlere hitap eden spor organizasyonlarının planlamaları olukça dikkat çekiciydi. Her şeyin bir bedeli var da diyebiliriz...

Spor teşkilatlanmalarında spor ve marka etkileşimde profesyonel bir ekibe ihtiyaç da kaçınılmaz. Artık sporda kurumsallığı ciddi bir şekilde uygulamada görmek gerekiyor.

Dünyada kitleleri buluşturan büyük spor organizasyonu olimpiyat oyunları Tokyo 2020’ de marka buluşması anlamında dünya çapında 14 ana sponsoru olduğunu da belirtelim. Ve bu markaları kendi içlerinde gold, kurumsal partnerler olarak da kategorize etmiş durumdalar.

Marka olgusunun sporu biçimlendirmesi

Yapılan araştırmalarda markaların yatırımlarında spor yoluyla reklamı tercih ettiklerinde normal reklam spotlarına göre 2 kat fazla farkındalık yarattıklarını da söylemek gerekiyor. Marka ve spor etkileşimde 2 önemli kriter var diye düşünüyorum. Spor endüstrisini bu 2 yapının üzerine oturtmak gerekiyor diye düşünenlerdenim. 1 tüketici, 2 markaları spor ile buluşturmak. Böylelikle sporu kendi ekonomik özgürlüğüyle kendi kendini yönetebilen spor yapılanmaları olacaktır. Bu boyutların ne kadar önemsersek markaların ilgisi artacak, gelir doğrudan artacak ve spor yatırımları sportif başarıyı da getirecektir.

Spor kulüpleri branşı ne olursa olsun marka olma yolunda ilerledikçe destekçilerinin marka olma kapasitesinde doğru orantılı bir artış olacağını düşünüyorum. Bir spor kulübünün sportif başarıları sistemli bir şekilde artış göstermesi en basit örnekle o spor kulübünün oyuncularının formasındaki, ayakkabılarındaki kısacası tüm ekipmanların prestijini de arttıracaktır. Spor kulüpleri markaları kendilerine çekerken, spor kulübü olarak markalaşma yoluna girmek de spor kulüplerine güç verecektir. Büyük bütçeli spor kulüplerinin marka iletişiminden yaralanması kaçınılmaz olacaktır.

Stratejik İletişim yoluyla markalaşma

Sponsorluk çalışmalarının yönetimi, ürün pazarlama süreçlerinde başarılı olmak,spor kulüplerinin medya alanını etkin kullanmaları markalaşma yolunda ipuçları olacaktır. Sponsorluk alanında gördüğüm bir diğer yanlış ise sponsorları sadece nakdi bir değer olarak görmektir.

Spor yapılarının marka değeri oluşması için marka değeri olan yapılarla ayni etkileşimde olması bir sonraki sponsorluk sürecinde istenen gelir sponsorluğunu da açacaktır. Her şey her zaman para değil, emek ve kurumların her iki tarafın da pozitif etki iliskisini iyi yönetmekte gerekiyor. Sonuç olarak özetle; Ülkemizde popülarite anlamında futbol, basketbol voleybol ve tüm branşların alanında başarılı olmuş spor kulüpleri marka olma da öne çıkmasının markalarların ilgisini çekme nedenlerinin başlıca nedeni uluslararası alandaki sportif başarıları olacağını da unutmayalım.

Ülke olarak marka ve spor endüstrisi yolculuğunda bilimsel kodlar ışığında ilerlemenin özellikle ülkemizde birçok spor organizasyonuna hakkıyla ve başarıyla ev sahipliği yapmış olmamızın spor da markalaşma anlamında çok fayda getireceğini düşünüyorum.

Kaynak : Seçkin Renklibay / TRT SPOR

28 Ağustos 2020 Cuma

"Maçları seyircili oynatmak istiyoruz"

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı (TFF) Nihat Özdemir, 1 Ekim'den itibaren tüm maçları yüzde 30 kapasiteyle seyircili oynatmak istediklerini söyledi.

Özdemir, Riva'daki Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde McDonald's ile imzalanan sponsorluk anlaşmasının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle ertelenen ligleri 26 Temmuz'da tamamladıklarını hatırlatan Nihat Özdemir, "Kulüplerin haklı olarak müracaatları sonrasında liglerin 11 Eylül'de başlamasına karar verdik. Tatile ve transfere fırsat kalmayacaklarını ifade ettiler. Yeni sezonun fikstürünü çektik. Maç tarihlerini de tespit edeceğiz. 1 Ekim'den itibaren tüm maçları yüzde 30 kapasiteyle seyircili oynatmak istiyoruz. Localar tam kapasite olacak. TFF Sağlık Kurulunun talimatlarını dikkate alacağız. Uymayanlara önemli cezalar uygulayacağız." ifadelerini kullandı.

TFF'den yeni sponsorluk anlaşması


Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile McDonald's arasında sponsorluk anlaşması imzalandı. Dünyanın en büyük hızlı servis restoran zinciri McDonald's, kadın ve erkek milli takımlarının sponsoru oldu.
Riva'daki Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde gerçekleştirilen imza törenine TFF Başkanı Nihat Özdemir, McDonald's Türkiye Genel Müdürü Oğuz Uçanlar, TFF Sponsorluk ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Alkın Kalkavan, A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş ile Kadın Milli Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası katıldı.
Törende ayrıca TFF Yönetim Kurulu üyeleri, erkek milli takım futbolcuları İrfan Can Kahveci ve Hasan Ali Kaldırım ile kadın milli futbol takımı oyuncuları da hazır bulundu.
Nihat Özdemir, yaptığı açıklamada, milli takımlara yeni bir sponsor kazandırmanın heyecanını yaşadıklarını belirterek, "Dünyanın en değerli markaları arasında yer alan, hızlı hizmet sektörünün öncü kuruluşlarından McDonald's, Kadın ve Erkek Milli takımlarımızın sponsoru oluyor. Uluslararası alanda seçkin bir marka olan, uzun yıllar Dünya Kupası ve olimpiyatların en önemli destekçileri arasında yer alan McDonald's, şimdi milli takımlarımıza güç verecek. Kendilerine bu değerli iş birliği ve güvenleri için gönülden teşekkür ediyorum. İş birliğimiz, inanıyorum ki çok uzun soluklu olacak." ifadelerini kullandı.
Son dönemde birçok sponsorluk teklifleri aldıklarını vurgulayan Özdemir, şöyle devam etti:
"Daima ilginin odağı olan Milli takımlarımız, Avrupa Şampiyonası'na katılımımızla sponsorlar için bir cazibe alanına dönüştü. Bu tekliflerin ve anlaşmaların kapılarını açan, kazandığımız önemli başarılar oldu. Avrupa Şampiyonası elemelerinde A Milli Futbol Takımı'mız son dünya şampiyonunun olduğu grupta son maça bırakmadan finalleri garantiledi. Bunu sağlayan teknik direktörümüz Şenol Güneş ve oyuncularımız bizleri daima gururlandırıyor. Onların asla pes etmeyen ve mücadele gücü yüksek enerjileri, gençlerimize daima örnek oluyor. Aynı şekilde Kadın Milli Takımı'mız da yeni bir sürece girdi ve onlar da örnek başarılara imza atacaklar. Kadınlarımıza çok değer veriyor ve onlara güveniyoruz. Her zaman onların destekçisi olacağız." değerlendirmesinde bulundu.
A Milli Takım'ın eylül, ekim ve kasım aylarında UEFA Uluslar Ligi'nde Macaristan, Sırbistan ve Rusya ile grup liderliği için mücadele edeceğini aktaran Nihat Özdemir, "Yine Avrupa'nın futboldaki güçlü ülkelerinden Almanya ile ekim ayında, Hırvatistan ile de kasım ayında özel maçlarımız var. İnşallah bu süreçte önemli galibiyetler alıp önümüzdeki üç ayı milli şölene çevireceğiz. A Milli Takım'ımıza ve yine eleme maçları oynayacak kadın millilerimize başarılar diliyorum. Bu anlaşmanın milli takımlarımız için hayırlı olmasını temenni ediyorum." dedi.
Alkın Kalkavan da milli takımın ülke futbolunun göz bebeği olduğuna değinerek, şunları kaydetti:
"Milli takımın başarısı için hummalı çalışma içindeyiz. Sektörlerinin lider firmaları ile iş birliği yapmaya özen gösteriyoruz. McDonalds, kendi alanının en çok bilinen, en büyük markalarından biri. Resmi lezzet sponsoru olarak aynı yolda yürüyeceğimiz için mutluluk duyuyoruz. Yapacağımız çalışmalar için ayır bir heyecan duymaktayız. Hayırlı olsun."
Oğuz Uçanlar: "Sessiz bir sponsor olmayacağız"
McDonald's Türkiye Genel Müdürü Oğuz Uçanlar, milli takımlara sponsor oldukları için gururlu ve heyecanlı olduklarını dile getirdi.
Milli takımların Türk toplumunu birleştiren en önemli güç olduğunun altını çizen Uçanlar, "Çok büyük bir gururla ve onurla buraya geldik. Bizlere böyle fırsat tanındığı için gurur duyuyoruz. İletişimi çok güçlü yapacağız. Sessiz bir sponsor olmayacağız. Bas bas bağıracağız. Çok değerli sporcu arkadaşlarımız var. Kadın milli takımımıza özellikle parantez açmak istiyoruz. McDonald's bünyesinde yüzde 80 kadın yönetici, restoranlarda da yüzde 40 kadın çalışanımız var. Kadınların her alanda başarılı olacağını düşünüyorum. Necla hocadan ricamız, Şenol hocanın takımından daha başarılı bir takım ortaya çıkarması. Kariyerimin en gururlu günlerinden birini yaşıyorum." şeklinde görüş belirtti.
Şenol Güneş: "Marka değerimizi ne kadar büyütürsek çok sponsorun yanımızda olacağını düşünüyorum"
A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Şenol Güneş, marka değerini büyütmenin önemine değindi.
Salgın nedeniyle özel bir dönemden geçildiğini vurgulayan Güneş, şunları kaydetti:
"Böyle bir dönemde hayatla boğuşuyoruz. Virüsle savaşımız var. Birinci öncelik birbirimizi korumak. Biraz daha sabır ve zamana ihtiyacımız var. McDonalds sponsorluğuna teşekkür ederim. Ekonomik kriz de arkasından geliyor. McDonalds dünya kupalarının sponsoru olan bir kurum. 2002'de bir projede birlikteydik. Şimdi Dünya Kupası öncesi birlikteyiz. Umarım 2022 dünya kupasında birlikte oluruz. İşimizi heyecanla yapıp marka değerimizi ne kadar büyütürsek çok sponsorun yanımızda olacağını düşünüyorum. Birlikteliğin hayırlı olmasını diliyorum."
Necla Güngör Kıragası ise dünya markası McDonalds ile anlaşmanın hayırlı olmasını diledi.
Kadın futbolunda önemli bir değişim yaşandığını anlatan Kıragası, "Kadın milli takımlar kadınlar emanet edildi. Yakın gelecekte önemli başarılar elde eden A Milli Takım gibi yüzümüzü güldürecek sonuçlara imza atmak istiyoruz. McDonalds'ın desteğiyle kadın futbolunda başarılı çalışmalar olacağına inanıyorum. Bize büyük katkı sağlayacağına eminim." şeklinde görüş belirtti.

17 Ağustos 2020 Pazartesi

Mustafa Cengiz'den 'Mensah' açıklaması

Galatasaray Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz, "Biz Mensah'a teklif vermedik. 'Beşiktaş ilgileniyorsa biz çekiliyoruz' dedik. Biz fiyat yükseltmek için teklif yapmayız" ifadelerini kullandı.

Galatasaray Kulübü ile Magdeburger Sigorta arasında yapılan futbol takımının forma sırt sponsorluğu anlaşmasının basın lansmanı, Başkan Mustafa Cengiz'in de katılımıyla gerçekleştirildi.
İşte Cengiz'in açıklamalarından satır başları:
"Kombinelerle ilgili start almak istiyoruz ama aracı kuruluşumuz, maçlar oynanmadan iade talepleri olacağını belirtiyor ve izin vermiyor. Maçlar oynanmadığı takdirde, hiçbir sorun çıkmayacağına dair Galatasaray taraftarının taahhütü var. Bunu aşmaya çalışıyoruz"
Feghouli haberleri...
"Feghouli haberini ben de okudum. Nisan'dan beri para ödememe gibi bir durum yok. Öyle olsa zaten otomatik fesih durumu ortaya çıkar. Cezayir gazetesinin bunu yazması doğru olduğu anlamına gelmez. Yanlış bilgi almışlardır."
"Ben kontratlı oyuncularım hakkında konuşmam. Sadece '4 oyuncu bizi yordu' dedim. Galatasaray oyuncuları oldukları sürece benden yorum beklemeyin. Galatasaray'da oldukları sürece değerli sahibidirler, görüşmeler sürüyor."
"Söylenenlere şaşırdım"
"Mensah için hiç konuşmadım. Berna Gözbaşı ile konuşmadım. Söylenenler hakkında ben de şaşırdım. Abdurrahim Albayrak ve Yusuf Günay ile konuştuk. Bizi suçlamışlar, biz Mensah'ı aramışız! Bir bakmışız ki futbolcu, bizimkileri aramış. Bizim teklifimiz yok"
"Abdurrahim Albayrak aradı, Beşiktaş girdiği için biz çekildik. Biz fiyat yükseltmek için teklif yapmayız. Bizde yarışmalar var, kimseyi utandırmak istemiyoruz. Bernard Mensah'a başarılar"
"Arkadaşımız arıyor, 'Beşiktaş anlaştı haberleri var, biz de görüşelim.' Bana geldi olay, 2 milyon 800 bin euro ödenecek, bir sürü para! Bizim paramız var ama sokağa atacak kuruşumuz yok. Kuruş yok, atamayız!"
"Başkaları sıkışmışsa, paraları Leyla'ya bastıkları için bu durumdalar! Sonra harcama için limit istiyorlar!"
"Neymiş Galatasaray oyunbozanlık yapıyormuş! Hayır diyorum, hayır! Ben de biliyorum geçmiş yönetimler gibi harcama yapmayı!"
"Bize 'Beceriksiz yönetim' diyorlar. Bizim sokağa atacak paramız yok, desinler."
"Bir kaleci alıyoruz, 4 Milyon TL, 2 ile çarpıyorlar, 'Sokağa para attınız' diyorlar. Ne beceriksizliğimiz kalıyor, ne başka bir şey. Böyle bir kırılgan taraftar kitlesi olabilir mi? Şeffaflık, samimiyet istemiyor musunuz? Ligin en iyi 10 kalecisinden bu arkadaş."
Cengiz: Lemina gündemde
"Lemina o zaman gündemde değildi, şu anda gündemde"
"Oyuncular %15 indirim yaptı. 4 kişi imzalamadı, bizle papaz oldular. Biz de papaz olmayı biliriz. Bütün futbolculara teşekkür ederiz, Belhanda ve Feghouli de dahil. Teknik kadro inşallah onları en iyi şekilde hazırlayarak şampiyonluğa ulaşacağız."
"Tekrar ediyorum bütün futbolcular önce Galatasaray'a gelir, Galatasaray ile görüşür, Galatasaray anlaşmaz ise başka takımlara gidebilir! Kaç katına? O da bizi ilgilendirmez"

Galatasaray'dan 18 milyonluk yeni sponsorluk anlaşması

Galatasaray Kulübü, Magdeburger Sigorta ile sarı-kırmızılı futbol takımının forma sırt sponsorluğu anlaşması imzaladı. Sarı-kırmızılı ekip, 2 yıllık anlaşmadan 18 milyon liralık gelir elde edecek.

Türk Telekom Stadı'nda düzenlenen imza törenine Galatasaray Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz, ikinci başkan Abdurrahim Albayrak, başkan yardımcısı Yusuf Günay, yönetim kurulu üyesi Dorukhan Acar, Magdeburger Sigorta Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Zafer Uçar ile Bor Holding Yönetim Kurulu Üyesi Müge Çetin katıldı.
Sponsorlukla ilgili açıklamada bulunan Cengiz, "Magdeburger Sigorta geçen yıl bizim kol sponsorumuzdu. Bu sene sırta geçti ve masrafı tanımadı. İki yıl için bize 18 milyon liralık destekte bulunuyor. Bunun 5 milyonunu hemen ödediler. Geri kalanını çek olarak takdim edecekler." diye konuştu.
Cengiz: "Sanırım değerli rakiplerimizin bazılarını şaşırtmış olabilir ama biz şaşırmadık"
Zor şartlara rağmen iyi bir sponsorluk aldıklarını aktaran Mustafa Cengiz, "Böyle köklü bir kuruluşun, ülkemizin içinde bulunduğu coğrafi, ekonomik ve pandemik sıkıntılar içinde bize ciddi bir katkıda bulunması, sanırım değerli rakiplerimizin bazılarını şaşırtmış olabilir ama biz şaşırmadık. Galatasaray camiasının ne kadar büyük olduğunu ve bu büyüklüğü değerlendirecek Magdeburger gibi değerli firmalar olduğunu biliyoruz." ifadelerini kullandı.
Zafer Uçar ise Galatasaray Kulübüne sponsor oldukları için duydukları memnuniyeti dile getirerek, "175 yıllık geçmişiyle sigorta dünyasının köklü kuruluşlarından olan Magdeburger Sigorta, Türk futbolunun öncü kulüplerinden Galatasaray'ın sponsoru olmaktan gurur duyuyor. Her alanda işimizin en iyisini yapmak, bizim Galatasaray ile en önemli ortak noktamızdır. İlklerin ve enlerin takımı olan Galatasaray'ın yeni sezonda yazacağı başarı hikayesinin bir parçası olmak bizim için en büyük ödül olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak : TRT SPOR

5 Haziran 2020 Cuma

Galatasaray, dünyada üçüncü sırada

Dünyanın en değerli stadyum sponsorlukları incelendi. Yılda 9 milyon 600 bin euroyu kasasına koyan Galatasaray, Atletico Madrid ile üçüncü sırayı paylaşıyor. Zirvede ise Manchester City var.

Galatasaray, dünyada en değerli stat sponsorluğu anlaşması yapan kulüpler arasında...

Bir araştırma şirketi, sarı-kırmızılı kulübün Türk Telekom ile yaptığı stadyum isim hakkı anlaşmasıyla dünyanın en değerli üçüncü sponsorluğuna imza attığını açıkladı.

Galatasaray, 2011 yılında yaptığı anlaşmayla, yılda 9 milyon 600 bin euro kazanıyor. Sarı-kırmızıların mevcut sponsorluk anlaşması 1 yıl sonra bitecek.

Manchester City zirvede

Stadyum sponsorluğunun zirvesinde senelik 17 milyon 100 bin euroluk kazancıyla Manchester City var.

Premier Lig ekibini yıllık 10 milyon 700 bin euro ile Amerika Birleşik Devletleri'nden Atlanta United takip ediyor.

Listenin üçüncü sırasındaki Galatasaray ile Atletico Madrid'in yıllık 9 milyon 600 euroluk kazancı bulunuyor.

Stat sponsorluğundan en fazla kazanan beşinci kulüp ise yıllık 7 milyon 700 bin euroluk geliriyle İngiliz ekibi Everton.

Kaynak: TRT SPOR

4 Haziran 2020 Perşembe

Beşiktaş'ta hedef gelirini arttırmak

Beşiktaş’ta Başkan Ahmet Nur Çebi, sponsorluk görüşmelerine devam ediyor. Yönetim, gelirleri yükselterek borç yükünü hafifletmeyi amaçlıyor.

Beşiktaş Kulübü'nde, Denetleme Kurulu’nun 2.9 milyar liralık borç açıklamasından sonra gözler yönetime çevrildi. Başkan Ahmet Nur Çebi, ekonomik sıkıntıları aşmak için yürüttüğü çalışmalara devam ediyor.

Yeni sezonda forma göğüs reklamı değişikliği ile ek gelir elde eden siyah beyazlılar, farklı sponsorluklar için de görüşmelerini sürdürüyor.

Yönetim, yeni sezonda sponsorluk gelirlerini yükselterek borç yükünü hafifletmeyi hedefliyor. Bu arada Beşiktaş, lig hazırlıklarını da yoğun bir şekilde hazırlanıyor. Teknik Direktör Sergen Yalçın, taktik çalışmalara ağırlık vermeye başladı. 

Daha önce kondisyon ağırlıklı antrenmanlar yapan siyah beyazlılar, özellikle hücum varyasyonları üzerinde duruyor. Sergen Yalçın'ın, duran top organizasyonlarına da önem verdiği gelen haberler arasında.

Bu arada Ümraniyespor ile hazırlık maçı yapmak isteyen Beşiktaş’a izin çıkmadı. Türkiye Futbol Federasyonu Sağlık Kurulu, siyah beyazlıların bu isteğine olumsuz yanıt verdi. 

Kaynak: TRT SPOR