2017 Formula 1 Dünya Şampiyonası, otomobillerin görsel ve
teknik bakımdan yaşadığı dönüşümün yanı sıra organizasyonun 40 yıldır
patronluğunu üstlenen Bernie Ecclestone'ın söz hakkını kaybetmesiyle de
önceki yıllardan ayrılacak.
Organizasyonun ticari
haklarının, Büyük Britanyalı işadamı Bernie Ecclestone'dan ABD'li
işadamı John Malone'un sahibi olduğu Liberty Media'ya geçtiği 2017
sezonu, 26 Mart'taki Avustralya Grand Prix'siyle başlayacak.
86
yaşındaki Ecclestone'ın, 1978'den beri sahibi olduğu söz hakkını
kaybettiği Formula 1 ayrıca geçen yıl ilk şampiyonluğunu kazandıktan 5
gün sonra kariyerini noktalayan Alman pilot Nico Rosberg'den de yoksun
düzenlenecek.
Atmosferik V8 yerine turboşarjlı V6 motorların
kullanılmaya başlandığı 2014'ten itibaren Mercedes'in büyük üstünlüğüne
sahne olan Formula 1, bunların yanı sıra son yıllardaki en köklü
değişime sahne olacak.
Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA),
aerodinamik farklılıklara sahip, geniş lastiklerle donatılan daha uzun
ve geniş araçların piste çıkacağı 2017 sezonunda, öncelikle son 3
yıldaki 59 yarışın 51'ini kazanan Mercedes'in baskın performansının
azalması umuluyor.
Hızlı ve sürücüleri zorlayacak otomobiller
Pek
sevilmese de 1.6 litrelik turboşarjlı hibrit motorlar sayesinde 1000
beygire yakın güce ulaşan F1 araçlarının, yapılan değişikliklerle çoğu
2003 ile 2008 yılları arasında kırılan pist rekorlarını geliştirmesi
bekleniyor.
2017 kuralları doğrultusunda, eskiden 1,4 metre olan
karoser genişliği 1,6 metreye kadar çıktı. Araçların iz açıklığı 1,8'den
2 metreye, ön kanatlarının genişliği ise 1,65 metreden 1,8 metreye
yükseldi. Genişliği 75'ten 95 santimetreye çıkan arka kanatların yerden
yüksekliği 95'ten 80 santimetreye düştü.
Pilotların, çok çabuk
aşındığından şikayet ettiği lastikler, daha dayanıklı hale getirildi. Ön
lastiklerin genişliği 24,5'tan 30,5 santimetreye, arka lastiklerin
genişliği de 32,5'ten 40,5 santimetreye çıktı.
Yan hava
girişlerinin tasarımı konusunda da takımlara daha fazla esneklik tanıyan
kurallar sayesinde araçların, ortalama yüzde 15, hatta bazılarının
yüzde 30 daha fazla yere basma kuvveti ürettiği tahmin ediliyor. Şasi ve
lastiklerin genişlemesinden dolayı da otomobillerin yola tutunma
kabiliyeti arttı.
Tüm bu değişimlerle bir turda 5 saniyeye kadar
hızlanması beklenen otomobiller, pilotları da fiziksel bakımdan
zorlayacak. Sürücüler, artan viraj dönüş hızları yüzünden hiç
yaşamadıkları kadar yüksek merkezkaç kuvvetine maruz kalacak.
Pilotların
ayrıca start sırasında, debriyajın kavrama noktasını kendilerinin
bulması gerekecek. Yağmur altındaki yarışlar da güvenlik aracı eşliğinde
değil normal start prosedürü doğrultusunda başlayacak.
Motor gelişimine serbesti
Güç
ünitelerinin, gelişim sürecine ilişkin de değişikliğe gidildi. Sezon
içinde motor gelişimine getirilen kısıtlamanın kaldırılması, diğer
üreticilere, Mercedes ile aralarındaki farkı kapatma yolunda fırsat
verecek. Fakat takvimdeki yarış sayısının 20'ye düşmesiyle her otomobil,
5 yerine 4 motor kullanabilecek.
Mercedes motorlarının, 2016'da
Ferrari'ye karşı 10, Renault'ya karşı 50, Honda'ya karşı ise 80-100
beygir civarı güç avantajı olduğu tahmin ediliyor.
Ebatlarının
değişmesi sonucu asgari ağırlığı 702'den 722 kiloya yükselen
otomobillerin, yarış boyunca tüketmesine izin verilen yakıt miktarı,
100'den 105 kiloya çıktı.
Şampiyonun yerini Bottas aldı
Formula
1 kariyerini sonlandıran Nico Rosberg'den boşalan Mercedes koltuğuna,
Williams-Mercedes'in Fin pilotu Valtteri Bottas oturdu. 2017 için Avrupa
F3 Şampiyonası'nı kazanan 18 yaşındaki Lance Stroll ile anlaşan
Williams'ın diğer sürücüsü ise emeklilik kararından vazgeçen 35
yaşındaki Felipe Massa oldu.
McLaren-Honda'da ise pistlere veda
eden Jenson Button'ın yerini Stoffel Vandoorne aldı. Ayrıca Force
India'dan ayrılan Nico Hulkenberg, Renault, Renault'dan ayrılan Kevin
Magnussen de Haas takımına gitti.
Manor takımı artık yok
Büyük Britanya merkezli Manor takımının, ekonomik sorunları yüzünden kapanması nedeniyle Formula 1'deki takım sayısı 10'a düştü.
Geçen sezon Manor'da yarışan genç pilotlardan Esteban Ocon, Force India ile anlaştı. Pascal Wehrlein ise Sauber'in yolunu tuttu.
2016'da
Ferrari'nin bir sezon önceki motorunu kullanan Toro Rosso takımı ise
daha rekabetçi olacağını düşündüğü Renault güç ünitesini kullanacak.