TV İZLE
Canlı TV'ler burada...
Aromaterapi, Fitness ve Beslenme: Doğal Yağlarla Bütüncül Sağlık Rehberi
Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!
BYD HAN | Test Sürüşü
BYD HAN 3.9s | Avrupalı Premium otomobillere kafa tutar mı?
En Seksi Voleybol Frikikleri
Birbirinden seksi voleybolcular plajda ve salonlarda ter dökerken zaman zaman da verdikleri frikiklerle yürek hoplatıyorlar…
TV’de Spor Ekranı
TV’de Spor Ekranı ile TV'de canlı spor yayınları ve canlı maçlar hangi kanalda öğrenin.
UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri
2024-2025 UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri TRT farkı ile burada...
Vodafone Sultanlar Ligi'nde biten transferler (2026-2027 sezonu)
Vodafone Sultanlar Ligi ekipleri, 2026-2027 sezonu öncesi kadrolarına takviye yapıyor. İşte şu ana kadar biten transferler...
UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri
UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri TRT farkı ile burada ...
UEFA Avrupa Ligi Maç Özetleri
UEFA Avrupa Ligi Maç Özetleri TRT farkı ile burada...
7 Ekim 2025 Salı
Tijana Boskovic & Katarina Dangubic & Aylin Sarıoğlu Acar Özel Röportajları Full İzle
21 Temmuz 2025 Pazartesi
Ece Haraç gözünü ilk 100'e dikti
Almanya Masa Tenisi Ligi'nde (Bundesliga), takımı TTC 1946 Weinheim ile şampiyonluğa ulaşan ve bu sezon Fenerbahçe'ye transfer olan milli sporcu Ece Haraç, dünya sıralamasında ilk 100 girmek için çalışıyor.
Milli masa tenisçi Ece Haraç, dünya sıralamasında ilk 100'e girmeye odaklandı.
Henüz 8 yaşında hobi olarak başladığı masa tenisinde 12 yaşından itibaren milli formayı giyen Ece Haraç, ulusal ve uluslararası çok sayıda şampiyonluk yaşadı. Almanya Masa Tenisi Ligi'nde şampiyon olan ilk Türk kadın sporcu unvanını da elde eden Haraç, AA muhabirine, dünyanın en iyi liglerinden birinde şampiyonluk elde etmenin gururunu yaşadığını anlattı.
Haraç, daha iyi yerlere gelmek için çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, "Bundesliga tarihinde şampiyonluk yaşayan ilk Türk kadın sporcu oldum. O yüzden çok mutluyum." ifadelerini kullandı.
Şu an dünya sıralamasında 150. sırada olduğunu, ilk 100'e girmek için ağustos ayında İsveç'te yapılacak turnuvaya katılacağını belirten Haraç, şöyle konuştu:
"Hedefim ilk 100'e girmek. 2024'te de hedefimdi ama biraz küçüktük ve 21 yaş altına yeni çıkmıştık. Çok zamanımız yoktu büyükler için ama şu an daha farkında ve daha hazırlıklı geldiğimi düşünüyorum. 2028 Yaz Olimpiyatları'nda yarışmayı çok istiyorum. Bu süreç içerisinde bir sürü hazırlıklarımız var. Şu an zaten olimpiyat kadrosundayım. Turnuvalarda sıralamamı yükselterek gerçekleştireceğime inanıyorum."
"Önümüzdeki sezon Fenerbahçe adına oynayacağım"
Haraç, TTC 1946 Weinheim'in şampiyon olmasının ardından Almanya serüvenini tamamladığını dile getirerek, şunları kaydetti:
"Önümüzdeki sezon Fenerbahçe adına oynayacağım. Onlarla imzaladım, çok mutluyum. Tabii ki çok büyük bir spor kulübü. Tüm branşlarda iyiler. Daha önce de konuşuyordum ama Almanya'da bir şeyler eksik kalmıştı. Şimdi şampiyon olarak gelmek daha gurur verici. Şimdi de onlarla güzel şampiyonluklar yaşayacağımı umuyorum. Fenerbahçe önümüzdeki sene Şampiyonlar Ligi'nde oynamak istiyor. Daha iddialı bir kadro kurmak istiyorlar. Bunun da bana katkısı olacağını düşünüyorum."
🏓 Almanya'nın, şampiyonluk yaşayan ilk Türk kadın masa tenisçisi Ece Haraç, dünya sıralamasında ilk 100'e girmeye odaklandı
— Ayrımcılık Hattı (@AyrimcilikHatti) July 21, 2025
❝Bundesliga tarihinde şampiyonluk yaşayan ilk Türk kadın sporcu oldum. O yüzden çok mutluyum. Hedefim ilk 100'e girmek❞https://t.co/IaHX9ZQInY pic.twitter.com/dVCNDCpNF2
14 Temmuz 2025 Pazartesi
TRT Spor Ole Gunnar Solskjaer Özel Röportajı Full İzle (14 Temmuz 2025)
Özel - Ole Gunnar Solskjaer l “Hedefimiz, Beşiktaş tarihine geçecek efsane bir takım yaratmak.”
🦅 Beşiktaş Teknik Direktörü Ole Gunnar Solskjær, TRTSPOR muhabiri Mustafa Korkusuz'un sorularını yanıtladı.22 Kasım 2024 Cuma
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu HT Spor'da (Full Video | 22 Kasım 2024)
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, HT Spor'da gündeme dair açıklamalarda bulundu.
İŞTE O AÇIKLAMALAR!
"Yapılan harcamalar var. Onları kamuoyuna açıkladık. Genel kurul üyelerini aldatma var. Artı gösterilen bütçenin eksi olduğunu açıkladık. Arkadaşları çağırdık ve bunları düzeltin yoksa sıkıntı olur dedik. O arkadaş bunları düzeltirsem işimden olurum. Burada zimmete geçirilmiş bir şey yok. Sadece genel kurulda yapılan bir bilanço oyunu var. Bir hakikat varsa onu kamuoyuna koyarsınız. Sevgili başkanımız gerekli hukuki işlemler yapılacak dedi ama bize bir tebligat gelmedi. Bu raporları 'finansal okur yazarlığı olanlar okumalı' dedi sayın başkan. Bizim üniversite diplomamız yok ya fazla bilmiyoruz."
"İNANMAK BAŞARMANIN YARISIDIR""Ben seçimi kazanacağıma inanıyordum. İnanmak başarmanın yarısıdır. Tek başımıza başardığımız bir iş değildi bu. Doğruları yapmaya çalışıyoruz ama elbette yanlışlarımız olacak. Herkesin bizi eleştirme hakkı var."
"OKYANUSLARI GEÇTİK AMA IRMAKTA BOĞULDUK""Macaristan'ı eleriz. İstediğimiz kuralardan bir tanesiydi. Bu takım çok daha büyük işler yapacak. Okyanusları geçtik ama ırmakta boğulduk. Talihsiz bir maç oldu. Orada direkt A Ligi'ne çıkacaktık ama Dünya Kupası elemeleri oynamadan play-off oynayacaktık. Allah nasip etmedi. İzlanda ve Galler maçlarında verdiğim skor tuttu. Galler ile 0-0 kalmamız hayal kırıklığı yaratmadı bende. Karadağ'a yenildik, yapacak bir şey yok."
"KARDEŞLERİMİZ BUNU DÜNYA KUPASI ELEMELERİ'NDE TELAFİ EDER""Karadağ başkentindeki zemin daha kötü olduğu için UEFA oraya aldı maçı. Bunlar mazeret değil. Çıkıp yenmeliydik. Sonuçta Karadağ ile oynuyorsunuz. Bunu yol kazası olarak göreceğiz. Kardeşlerimiz bunu Dünya Kupası Elemeleri'nde telafi eder."
"BİR ŞEYLERİ DÜZELTMEYİ İSTİYORSAK MESAİ HARCAYACAKSINIZ""Motivasyonumuz çok güçlü. Toplumun teveccühü bizi otomatikman güçlü hale getiriyor. Ben işlerimle bu kadar ilgilenmedim. Bir şeyleri düzeltmeyi istiyorsak mesai harcayacaksınız."
"Riva'ya giderken ben bu işi neden yapıyorum diyor musunuz?""Hayır! Onu dediğiniz an bu işi yapamazsınız."
"BAŞKAN UYSALLAŞTI SÖYLEMLERİ DOĞRU DEĞİL""O zamanlarda bir camiayı temsil ediyorsunuz. O zamanki tavrınız ayrı olur. Burada futbol ailesinin genelini temsil ediyorsunuz. Başkan uysallaştı söylemleri doğru değil. O zaman öyle davranmam gerekiyordu. Şimdi bu şekilde davranmam gerekiyor."
"BİZ MİSAFİRİ RAHAT KOLTUKTA OTURTURUZ""Ali Bey'in evinde yemek yendi dediler. Evet Ali Bey'in eviydi ama Ali Ağaoğlu'nun eviydi. Ben oraya 5 şampiyon takımın başkanını davet ettim. Hasan Başkan'ın bir rahatsızlığı vardı gelemedi. Dursun Başkan'ın da Galatasaray'ın maçı olduğu için gelemedi. Takıma konuşma yapacağını söyledi. Göksel Başkan ile Ali Başkan geldi görüşmeye. Orada ev sahibi benim. Biz misafiri rahat koltukta oturturuz. Bel ağrım var evet ama bunun altında bir şey aramanın kimseye faydası yok. Ne güzel ağa gibi oturmuşum. Ellerim belimde. Bunu konuşmak saçmalık. Bel ağrım da var. Aynı koltuktan bir tane daha var. Onu çeker otururdum."
"SALINCAKLAR, KUŞLAR HAVADA UÇUŞTU""Kulüpler kavga etmezse devletle olan işlerini daha kolay halleder. Biz kulüp başkanları ile sürekli konuşuyoruz. Marka değerini korumak lazım. Yayıncı geliri 500 milyon Dolar'dan 180 milyon Dolar'a düştü. Neden 1 Milyona çıkmadı. Kulüp başkanları ile kahvaltı yaptığımız gün başkanlar birbirlerine söz verdiler. Mutabık kaldılar konuşmayacaklarına dair. Kurumsal olarak camialarımızı rencide edici açıklamalar yapmayacaklardı. Aradan 1 hafta geçmeden salıncaklar, kuşlar havada uçuştu. Bunların kimseye faydası yok. Kavga etme görüntüsünü verince insanlar irrite oluyor."
"BU OYUNUN EĞLENCE OLDUĞUNU UNUTMAMALIYIZ""Bu ligden 1 tane şampiyon çıkacak. Şampiyon olmayan takımlar başarısız mı olacak. Diğer liglerde 2 tane mi şampiyon çıkıyor. Bizim bunu kabul etmemiz lazım. Bu oyunun eğlence olduğunu unutmamalıyız."
"BENİM 300'E YAKIN YEĞENİM VAR""TFF'de şu ana kadar 150'ye yakın çalışan azalttık. Herkes yeğenini oraya koydu diyorlar da benim 300'e yakın yeğenim var. Yeğen meraklısı olsam, doldururdum. O işi yapabileceğine inandığımız için görev verdik."
"BİZ İŞİMİZE BAKIYORUZ""İstifalar normaldir. Biz doğru işleri yapmaya devam edeceğiz. Ayrılan arkadaşlara teşekkür ediyoruz. Biz işimize bakıyoruz. Doğru işleri yapmaya çalışıyoruz. Bu istifalarda kişisel tavır da olabilir ama ben çok önemsemiyorum."
MONTELLA ROMA'YA "HAYIR" DEDİ!"Montella'nın oyuncularla muhteşem bir ilişkisi var. Bir aile ortamı var. Bizim de aramız iyi, biz kendisini seviyoruz. İtalyanlar ile frekansımız tutuyor. O da bizi seviyor. Şu anda güzel bir aile ortamı var. İnsanlar hocanın gittiğini düşündüler. Hatta tazminatını da yazdılar. Adana Demirspor'da oynarken 'Roma'dan teklif gelirse giderim maddesi koymuştu ama milli takımda bu madde yoktu. Roma konusuyla ilgili bizimle konuşmak istedi. Böyle bir teklif geldiğini söyledi. Ama hoca kendisi bize konuyu anlattı. Bize, 'bazen tekliflere hayır demeyi bilirim yarın beni kovacaksanız, Roma'ya gideyim' dedi. Biz kendisine iki maçın sonucuna bakarak yol yürümüyoruz. Ben kaldığım sürece seninle devam edeceğiz dedim. Roma'nın teklifini reddedip bizimle devam etme kararı aldı."
GALATASARAY'IN YAPTIĞI ANLAŞMA!"İsmi haber portalı diye geçiyor. Biz o toplantıyı yaptığımız zaman Galatasaray'ın sponsorluk anlaşmasına bir haber portalı adıyla geçtiği için müsaade ettik. Hatta şöyle bir şey oldu. Toplantı yaptık. Dursun başkan 'Biz bu anlaşmayı yaptık ama paralar 100, 150, 200 para parça gelince hemen iptal edin dedim. İptal edildi' dedi. Para parça gelince hemen kapatılmış. Biz sorumluluk size ait diye izin verdik."
"BUNU ENGELLEMEMİZ LAZIM""O gün olay patladıktan sonra 2 kulüple daha anlaşmışlar. Adamlar o kadar adanmışlar ki Federasyon ne kadar ceza keserse kessin o kadar öderiz demişler. Reklamını yaptılar. Bunu engellememiz lazım. Adı geçen kulüplerin stadyumlarında ledlerde reklamını yaptılar. Ne hikmetse davaya bakan hakim bey takipsizlik kararı verdi. Biz cezayı kestik. Spor bakanlığı suç duyurusunda bulundu. Ne hikmetse davaya bakan hakim bey takipsizlik kararı verdi."
"BUNLAR FUTBOLU KİRLETEN ŞEYLER""Bunlar futbolu kirleten şeyler. Bu da Federasyonun tek başına yapacağı bir şey değil. Devletin ilgili organlarıyla beraber üstesinden gelmek lazım. Elimizden gelenin fazlasını yapmanın planlarını yapıyoruz. Topluma iyi örnek olmak istiyorsak buna engel olmamız lazım."
"YABANCI HAKEM GELMEYECEK""Ben olduğum sürece bu ülkeye yabancı hakem gelmeyecek."
"GENÇ PIRIL PIRIL HAKEMLERİMİZ VAR""Bugün hakem semineri vardı federasyonda. Gerekli konuşmaları arkadaşlarımızla yaptık. Söylememiz gereken şeyleri söyledik. Bu yabancı konusunun en çok hakemleri rahatsız etmesi lazım. Baktığımız zaman genç pırıl pırıl hakemler var. Ben burada olduğum sürece yabancı hakem gelmeyecek. Bir daha söyleyeyim, ben olduğum sürece yabancı hakem gelmeyecek. Kulüplerin yabancı hakem istemesi doğal hakları. Geçen sezon da yapılan bir uygulama. Herkes bizim samimiyetimize inanıyor. Bir şeyleri düzeltmeye çalışıyoruz."
"BİZ DEVRETMEYE AÇIĞIZ""Bu MHK'yi Kulüpler Birliği'ne verelim diyoruz. Onun formülü var. Bir şirket kurulsun ve o şirket üzerinden yönetilsin. Sadece VAR'ı değil, orta hakemi de yabancı alsınlar. Biz paralarını da öderiz. Birbirlerini çok seviyorlar, gelsinler yönetsinler hakemleri. Samimi söylüyorum, biz açığız bu konuya. Ortak yapmayalım gelsinler kendileri yapsınlar. Biz devretmeye açığız. Biz bir şeyleri düzeltmeye çalışıyoruz. Biz de oturup eleştiririz nasıl atarlar o hakemi diye."
"Bu yapı nedir, kimlerden oluşmaktadır, yapı ne yapmaktadır?""Hakem akademisi diye bir akademi kurdular MHK'nin üzerine o da bir paralel yapı. Bu bugünün sorunu değil, dünün de sorunu değil. Çok eskilerden gelen bir sorun. Dernek kurabilirler ama bunun bir şikayeti bana gelirse farklı davranırım. Faal hakemler derneğine üye olup aidat vermeyen maç alamıyor, terfi alamıyor, yukarı çıkamıyor... Bunun bir ufak emaresini gördüğüm anda öteki frekansıma geçmek çok kolay oluyor."
ERTUĞRUL DOĞAN'IN SEVK EDİLMESİ!"Başkanlar sevk edilmeyecek dedim, başkanların eleştirme hakkı var dedim ama hakaret etmeyeceksin. "Şerefsizler" demek ne demek. Ben eleştirebilirler dedim ama hakaret olmaz. Kimse benden iyi Trabzonsporlu olamaz. Öyle bir pozisyona geldiler ki... Çirkin ithamlar var. İt ürür kervan yürür diyorum. Trabzonspor'a manipülasyon yapıyormuşuz gibi gösteriliyor. Ertuğrul Başkan'a ben açıklama da yaptım."
"DESTEK VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ""Geçen seneyle kıyasladığınız zaman hakem performansları aynı mı? Alınması gereken kelle... MHK Başkanı çalışmak istediği kişiyi alıyor, istemediğini gönderiyor. Onların yaptıklarına destek vermeye devam edeceğiz."
"AYRIK OTLARI TEMİZLEYİP YEŞİL ÇİMLERİN ÜZERİNDE ÇIPLAK AYAKLA YÜRÜYECEKSİNİZ""Bizim bir sürü pırıl pırıl çocuklarımız var. Bunların eksiklerini tamamlayıp karakterli bir şekilde maçları yönetmesini sağlayamıyorsak hiç bu işi yapmayalım. Bu hemen yapılacak bir iş değil. Ayrık otları temizleyip yemyeşil çimlerin üzerinde çıplak ayakla yürüyeceksiniz."
"GENÇ HAKEMLERİMİZE ÖRNEK OLACAKLAR""Halil Umut Meler ve Atilla Karaoğlan'a yaptığımız bir haksızlık yok. İkisini de beğeniyorum. Genç hakemlerimize de örnek olacaklar ve yardımcı olacaklar."
"BİZE KİMSE YÖN VEREMEZ""Bir kulübümüz resmi olarak açıklama yaptı. "Federasyona yapılan ziyaretler meyvesini verdi' gibi şeklinde açıklama yaptı. İsim vermeye gerek yok. Defalarca söyledim bunu. Onlar kendini bilir. Bize bağırmakla, çağırmakla, konuşmakla kimse yön veremez. Biz bildiğimizi yaparız. Kapımız açık, herkesi dinleriz. O zaman insanın aklına şu geliyor. Daha önce böyle mi oluyordu? Siz daha önce o meyvelerden faydalandınız mı da aynı şeyi düşünüyorsunuz? Bizim kapımız her kulübe açık. Beşiktaş Kulübü Başkanı yöneticileriyle birlikte geldi. İletişim burada. Hatamız varsa kabul edeceğiz. Gelinen gidilen ziyaretlerin arkasından bir şey aramayın."
GENÇ HAKEM ATAMALARI"Toplumda böyle bir algı yok mu? Genç olsun hata yapsın. Fatih Sultan Mehmet kaç yaşında fethetti İstanbul'u? Kime genç diyoruz! Bizim bir Semih vardı; genç Semih! Genç Semih diye diye 40 yaşına geldi hala genç diyoruz."
"ÇOK ÖNEMLİ PROJELERİMİZ VAR""İnşallah Kulüpler Birliği teklifimiz kabul eder ve sorumluluğu alır üzerimizden. Çok önemli hayata geçirmek istediğimiz projeler var. Biz otururuz o projeleri konuşuruz. Hakemleri de oturur orada eleştiririz. Bize inanmıyorlarsa gelip alsınlar. Ekonomik kısmını düşünmesinler."
"İLERİSİ AÇIK BİR HAKEM""Trabzonspor - Fenerbahçe maçının hakemi çok beğendiğim ve ilerisi açık bir hakem. Türkiye'nin en iyi hakemi olacak."
20 Kasım 2024 Çarşamba
Okan Buruk | TRT Spor Stadyum Özel (Full Video | 19 Kasım 2024)
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, merak edilenleri TRT Spor'da yayınlanan Stadyum Özel programında yanıtladı.
Genel olarak sezona kötü başlayıp iyi devam ettiklerini söyleyen Okan Buruk, "Performans olarak da biraz daha eylül ekim ayı gibi performansımızı buluyoruz." dedi.
Derbilere iyi hazırlanıyoruz
"Bizim takım iyi maçları daha iyi oynuyor. Maç içi odaklanma, konsantrasyon veya daha rahat olabiliyor. İyi maçları hep iyi oynadık. Derbi maçlardaki galibiyet sayısı bunla alakalı. Belki benim için de geçerli. O maçlara daha iyi hazırlanıyor, hazırlıyorumdur belki. Genel olarak baktığınızda hep aynı oyunu oynadık. Kimseye karşı oyunumuzu değiştirmedik."
Fenerbahçe bence bize karşı normal çıktı
"Fenerbahçe bence bize karşı normal çıktı, Kasımpaşa maçındaki aynı oyun ve benzer 11'le çıktı. Öndeki karşılamaları, ikinci - üçüncü bölgede karşılamaları, birebir Kasımpaşa maçı analiziyle eşleşti. Önemli olan ilk golü bulmaktı. Bir anda iki gol bulunca maç bitti. 1-1 olsa farklı olur, 1-0 geriye düşsen farklı olabilir. 2-0'ı yakaladıktan sonra maçı çok rahat geçirdik."
Barış'ın gelişimi, sol beke geçtikten sonra geçen sene başladı
"İlk geldiğimde Barış Alper ne performans verecek bilemiyordum. Hep isteyerek oynadı. Niye orada oynuyorum, niye orada oynamıyorum demedi. Barış'ın gelişimi, sol beke geçtikten sonra geçen sene başladı. Ondan sonra oynaya oynayan önde devam etti."
Kerem hep iyi oynuyordu
"Kerem hep iyi oynuyordu. Hep gole yakın oynuyordu, kaçırıyordu. Benfica'da geçen 3 gol attı. Kendi gitmek istedi, çok istedi. Kerem'de hep bir Avrupa hayali vardı, gidip kendini orada görmek istedi. Bunu futbolcuyken hepimiz istedik. Buraya hep geri dönüş şansı var ama Avrupa'ya gitmek istiyor. Kerem yükselerek oynuyor. Avrupa'da daha çok duyulan bir oyuncu oldu. Hem Şampiyonlar Ligi hem lig performansı. Milli maçta şansız bir penaltı kaçırdı. Hatta Hakan Çalhanoğlu bile penaltı kaçırdı, ilk defa..."
Rakibe göre, maça göre hem 3'lü hem 4'lü kullanmayı düşünüyorum
"Rakibe göre, maça göre hem 3'lü hem 4'lü kullanmayı düşünüyorum. Çünkü 3-4-1-2'den verim aldık. Rakiple hep birebir eşleştik. Tottenham 4-3-3 oynadığı için biz direkt 2 santrfor ve stoper ile eşleşti, Mertens ise Bissouma ile eşleşti. 3-4-1-2 oynamamızın nedenlerinden biri buydu, adam adama baskı yapabilmek için... 1-2 orayı kapatıyor aslında. Orada, arkadaki 3'lünün işi zorlaşıyor. Davinson'u sağ kenarda kullandık, Kaan'ı ortada kullandık. Davinson çünkü hem içi hem dışı kapatabiliyordu. Abdülkerim de en iyi maçlarından birini oynadı, hem kanadı kapattı hem içeriye sıkıştı."
Osimhen'in gideceğini hiç düşünmüyoruz
"Transfere 1.5 aydan çok var. Avrupa Ligi 30 Ocak'a kadar gidiyor. Birini alırsan oynatamıyorsun, satarsan elindekinden oluyorsun. Gönderecek oyuncuları doğru düşünmek lazım. Kimse bilmiyor ama orada 3 tane oyuncu ekleyebiliyorsun, 5 tane çıkarsan da 3 ekleyebiliyorsun. Mevcut düzende elimizde Sallai var kadroya giremeyen. 2 transfer yapıp listeye ekleyebiliyoruz. Transferi doğru düşüneceğiz zamanında... Osimhen'in Ocakta gideceğini hiç düşünmüyoruz. Öyle bir şey yok. Kendisi de kalacağını söyledi."
Barış Alper'i sezon sonuna kadar bırakmayı düşünmüyoruz
"Barış Alper'i sezon sonuna kadar bırakmayı düşünmüyoruz. Avrupa'da hedefimiz var bir kere. Format değişti, Şampiyonlar Ligi'nden yeni takım gelmeyecek. Bu 36 takım devam edecek. Kim ne olacak biliyoruz. Sadece biz değil, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın gözüne kestirmesi lazım. 3 takımın da finale kadar gidebilme olasılığı var, bu kadrolar, bu takımlar ve bu taraftarla. 3 takım olarak kovalamamız lazım."
Jelert ileriye dönük yatırım
"Jelert genç bir oyuncu, 2003 doğumlu. Transferde bu sene rakamlar çok yüksekti. Kimi sorsak 10-12 milyon euro diyorlardı. İnanılmaz yüksekti transfer rakamları. Bir sol bek yazsan, 8-10 yazıyorlar. Jelert de o bantta geldi. Maaşı düşük. İleriye dönük yatırım. Direkt faydalanmak için aldık ama burada bir yarış var. Daha erken değerlendirmek için, daha fazla şans vermemiz gerekiyor. Benim kriterimde önemli olan genç bir oyuncu, Danimarka Milli Takımı'nda oynamış, Şampiyonlar Ligi oynamış bir oyuncu. Bence potansiyel bir oyuncu, potansiyel ne zaman çıkar bilemiyorsun, belki ikinci sezon..."
Ocak transferine hazırlık yapıyoruz
"Jelert'in temsilcileri gelmedi, öyle bir görüşme yok. Devre arasıyla ilgili hiçbir planlamamız yok. Ocak transferine hazırlık yapıyoruz. Dün 7-8 saat oturduk, oyuncu izledik, oyuncu değerlendirdik. Bir yandan da elimizdeki oyuncuları kullanmamız gerekiyor. Bu yüzden transfer ikinci planda. 1.5 aylık dönemi çok iyi geçirmemiz gerekiyor."
Osimhen'e tamam dediğimde sistemleri düşündüm
"Ben Osimhen'e tamam dediğimde, sistemleri düşündüm hemen. 3'lü savunmaya dönüp 2 forvet oynayabiliriz veya 4-4-2 oynayabiliriz diye düşündüm. İlk milli takım arasında Esenler Erokspor ile maç yaptık. Orada 3'lü denedik. Yunus'u kanat bek denedik. 2-3 idman yaptık, maçta da çok iyi oynadı. Rize maçıyla ilk 11 başladı ve formayı aldı gitti."
Buraya oyuncu getirmek kolay değil
"Transferde çok baskı oluşuyor hep. Çok fazla, gereksiz... Devamlı transfer transfer transfer transfer. Devamlı transfer istifa transfer istifa transfer istifa. Bu baskı hata yaptırıyor bazen. Geçen sezon da böyle oldu. Çok büyük bir şey oluyor, beklenti de çok yükseliyor. Osimhen geldikten sonra beklenti hep yükselecek. Beklentinin yüksek olması iyi bir şey ama bazen siz istiyor, beğeniyorsunuz, her türlü şartı kabul ediyorsunuz ama oyuncu kabul etmiyor. Buraya oyuncu getirmek kolay değil."
Mourinho'nun ülkemizde olması çok güzel
"Mourinho'nun ülkemizde olması çok güzel. Herkesin sevdiği saydığı, dünya çapında bir isim. Mourinho'nun Türkiye'de olması hepimiz için çok büyük mutluluk. Karakterini, daha önce yaptıklarını, saha içi saha dışı yaptıkları beklediğimiz, hazır olduğumuz şeylerdi. Tarzı bu, bu tarzı sevip kabul etmek lazım. Derbide maç öncesi maç sonu sarıldık, sahadan çıktık. O anlamda bir şey olmadı. Sizi rakip olarak görüyor, 2 senenin şampiyonu, belki de bir strateji. Direkt Galatasaray'a veya bana değil, şampiyon takıma karşı stratejiydi bu."
Futbol içinde ne olacağı bilinmez
"Ben geçen sezonki gibi şampiyonluk yarışı bekliyorum. 3 takım da kaybetmemek için mücadele ediyor. Beşiktaş, 10 puan geri düştü. Yüksek bir puan. Futbol içinde ne olacağı bilinmez. 2 haftada her şey değişir. 3 takımın da yüksek puanlarla devam edeceğini düşünüyorum. Samsunspor iyi gidiyor, iyi takım. Bize karşı da iyi oynadılar. Hocası da iyi. Göztepe iç sahada iyi. Arda Hoca ile Eyüpspor etkili geliyor. İlk 3'ün kolay kolay değişeceğini düşünmüyorum ama Samsunspor orayı hedefliyor. Benim en çok hoşuma giden şey, Samsunspor'un ilk 3'ü hedeflemesi, o da güzel."
17 Kasım 2024 Pazar
Okan Buruk Özel Yayın - %100 Futbol Özel (Full Video | 17 Kasım 2024)
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, HT Spor'da %100 Futbol Özel yayınında Mehmet Ayan, Rıdvan Dilmen ve Sine Çakır Heyse'nin sorularını yanıtladı. Buruk, Icardi'nin sakatlığı hakkında konuşurken Muslera'nın sezon sonunda takımdan ayrılma ihtimaliyle ilgili de önemli sözler söyledi. Yapılan transferleri de değerlendiren tecrübeli teknik adam Mourinho'nun sözleri için de stratejik yorumunda bulundu. İşte Okan Buruk'un HT Spor'a özel açıklamaları...
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, HT Spor'da %100 Futbol Özel yayınında soruları yanıtladı. Başarılı teknik adam birçok konuya açıklık getirirken Galatasaray'ın bu sezonki Jelert ve Sara transferlerini de değerlendirdi. Okan Buruk son dönemde kendisi hakkında çıkan Roma iddialarını da cevapladı. Muslera'nın sezon sonu takımdan ayrılma ihtimalini de değerlendiren Buruk, Jose Mourinho'nun açıklamaları hakkında da stratejik ifadelerini kullandı.
İşte Okan Buruk'un sözleri:
"SARA İÇİN ÇOK YÜKSEK PARALAR TALEP EDİLMİŞTİ""Sara bizim Nisan ayında... Mart-Nisan gibi çalışmalara başladık bu sezonla ilgili oradaki geniş listemizde bizim Emre Utkucan ve ekibinin hazırladığı listede yer alan bir oyuncuydu. Orada çok net bir sıra yoktu. Orada 8 numara oynuyordu. Ben mesela Norwich'in kiralık oyuncu departmanına bakan biri vardı onunla da konuşmuştuk. O mesela 6 oynuyor 8 oynuyor 10 oynuyor ve kanatlarda oynuyor demişti. Ortalama koşu mesafesi 13 kilometre demişti. Yani biz Sara'nın kulübüyle çok önceden görüşmeye başlamıştık ama çok yüksekten geldiler. Aslında şu anda aldığımız paralara belki çok yüksek diyorlar ama kulübü çok yüksekten geldi. Çalışkan ve çok profesyonel bence Brezilya Milli Takımı'na aday bir futbolcu Sara."
ZAHA, TETE VE NDOMBELE TRANSFERLERİ"Kağıt üstünde geçen sene Ziyech ve Zaha'yı almaz mısınız? Alırsınız, yani sezon başı bu tür önemli oyuncuları. Tete daha genç Tete bizim için yatırım gibi yaşı genç serbest statüde geliyor. Yine Davinson önemli bir transferdi bence. Davinson'u aldık. Ndombele bence çok iyi bir oyuncu bu sene de çok iyi oynuyor. Ndombele bizde sezon başı yapmadan gelmişti daha sonra birkaç maç oynadı ama takımın şeyini hiç bozmadı. İyi bir insandı ve iyi bir oyuncuydu."
"TOTTENHAM 10 KİŞİ KALMASA DAHA İYİ OLACAKTI""Tottenham 10 kişi kalmasaydı daha iyi olacaktı bizim için. Benim zamanıma da bakıyorum şimdiye de bakıyorum bu kadar önemli bir takıma karşı... İnsanlar şunu da söyleyebilir yani full ilk 11'i ile çıkmadı diyebilir ama yine oyuncu kalitesi olarak çok üst düzey oyunculara sahipler. Son'la başladı Maddison'la başladı. Böyle bir rakibe karşı inanılmaz üstün oynadık. Aklıma geldikçe mutlu oluyorum gözümün içi gülüyor. Bence ülkeyi psikolojik olarak yukarı çektik."
"RIGAS'IN SON İKİ MAÇINA BAKIN""Rigas'ın sonraki iki maçına bakın. Frankfurt 80'de atabildi. Kapanan bir takım. 3'te 3 ile gelen Anderlecht ile 1-1 berabere kaldılar. Türkiye'de küçümsendiği gibi bir takım değil. O maç 0-0 bitse kapandı, açamadım dersin. 2-0 öne geçmişsin, 2-2'ye gelmesi bizi üzen. Bu adamlar ilk golde ona çarptı, ona çarptı, o vurdu, gol. Direkten vurdu, önüne düştü, gol. Futbolun içinde bunlar var ama rakibi oraya getirmemek lazım. Stadyum atmosferi de çok kötüydü. Hazırlık maçı gibi. Ben 70 bin seyircili deplasmanı tercih ederim. Olimpiyat Stadyumu da Türkiye'nin en kötü stadyumu. Orada havaya giremiyorsun. 70 bin rakip seyirci, oyuncumu da motive ederim."
"ICARDI'Yİ ZEMİN SAKATLADI DİYEMEYİZ""Zemin sakatlamadı tabii ki... Fiziksel şartlar orada en iyi şeyinde değildi Icardı. Son haftası onun için zor geçen bir haftaydı. Direkt olarak zemin sakatladı diyemeyiz. Bizim stadın biraz zemini zor çok kapalı olmasından dolayı. Başkanımıza ve yönetim kuruluna da teşekkür etmek lazım. Zemin için de yeni yatırımlar yapıldı, makineler yenilendi. Bu sene mesela çimlere hastalık geldi, toparlamaya çalışıyorlar. Bundan sonra daha da iyi olacaktır."
JELERT TRANSFERİ"Biz genç bir oyuncu aldık 2003 doğumlu, potansiyelli bir oyuncu Jelert. Orada yarışıyor forma için girdiği maçlarda iyi oynadığı maçlar da oldu. Tabii ki onu oynatacağız, ilk 11'de de oynatacağız. Bize karşı da oynamıştı daha önce Danimarka Milli Takımı'nda da oynadı. Bu yaşına rağmen Şampiyonlar Ligi'nde çok maça çıktı. Orada bir yarış var."
"MUSLERA BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZDİR""Muslera bence insan olarak da çok seviyorum çok iyi bir sporcu olduğunu düşünüyorum. Geçen sene de bırakmayı düşünüyordu ama biz onun devam etmesini istedik bu sene de birinci önceliğimiz Muslera'ydı. Fiziksel olarak çok çalışkan ve çok hazır. Performansında hiçbir değişiklik görmüyorum ben seneye de devam etmesini isterim. O tür oyuncular çok önemli oluyor."
ROMA'DAN TEKLİF GELDİ Mİ?"En çok nerede olmak istersin desen herhangi bir teknik direktöre, Premier Lig dersin. İtalya benim için İtalyanca bildiğim için avantaj. Orası da bir yol. Benim bir konuşmam olmadı. Benim zaten yok. Galatasaray'dan bu dönemde öyle bir şey olsa bile ayrılmam. Direkt olarak bana gelen bir şey var. Endirekt var mı bilmiyorum."
MOURINHO SÖZLERİ"Jose Mourinho'yu dünyadan biliyoruz. Ne yapıp yapmayacağını da çok iyi biliyoruz, değişik ve renkli bir karakter. Premier Lig'de de kavgaları var. İtalya'da birçok maç saha kenarından hakemlerin kart gösterdiği oldu. Avrupa Ligi'nde kart gördü. Özel ve çok önemli, değerli bir teknik direktör. Teknik direktör isimlerini saydığınızda en önemlilerden biri o. Onu tanıyıp analiz etmek gerekiyor. Her dediği, söylediği gibi değil, stratejik. Ben daha kendimde çizgimde kalmayı seven biriyim. Hepimiz çok değerliyiz futbolun içinde teknik adamlar, futbolcular, taraftarlar. Zevkli yanı da bu işin içindeki çekişme, şaka, espri..."
22 Ekim 2024 Salı
Aykut Kocaman, Oğuz Çetin ve Rıdvan Dilmen HT Spor'da! (Full Video | 22 Ekim 2024)
3 Büyük Efsane Fenerbahçe'yi Konuştu! - HT Spor
Rıdvan Dilmen, Aykut Kocaman ve Oğuz Çetin HT Spor'da!25 Eylül 2024 Çarşamba
Dursun Özbek HT Spor'da Sorulara Yanıt Verdi (Full Video | 24 Eylül 2024)
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Habertürk TV ve HT Spor ortak yayınında izleyicilerle buluştu... Mehmet Akif Ersoy ve Mehmet Ayan sordu, Dursun Özbek yanıtladı. Başkan Özbek, karaborsa bilet iddialarından, tartışılan sponsorluk anlaşmasına, Fenerbahçe derbibisinden, Florya ve Mecidiyeköy projelerindeki son duruma kadar önemli cevaplar verdi. İşte Dursun Özbek'in açıklamaları...
İşte Özbek'in açıklamaları:
TARTIŞILAN SPONSORLUK KONUSU
"Biz aslında spor haberleri yapan portala sponsorluk anlaşması yaptık. Galatasaray'ın 40'a yakın sponsoru var. Bizim yaptığımız anlaşmaların hepsi de tek taraflı anlaşmalar. Galatasaray temsil ettiği markanın prestji, ağırlığı, etik değerlerine uymayan bir şey olduğu zaman tek taraflı fesih hakkı vardır. Hassasiyeti hissedince hemen askıya aldım. Şu anda incelemede. İşin esası nedir diye inceliyoruz. Bizim konuştuğumuz kısım haber sitesi niteliğinde olan kısmıydı. Rakamsal boyutu önemli değil. Böyle bir bahis sitesinin sponsoru olup olmadığımız sözkonusu. Camiaların ve toplumların hassasiyetini hissettik ve askıya aldık. Şu anda inceliyoruz. Bu marka yurt dışında birçok takımın sponsoru. Burada Galatasaray her zaman şuna dikkat etmiştir. Ülkesinin hassas olduğu konularda en çabuk reaksiyonu veren kulüplerden bir tanesidir."
"BU TAMAMEN BİR HABER PORTALI"
"Bu tamamen bir haber portalı. Dediğiniz rakamlar yok. 2 sene için yaklaşık 14 milyon civarında. Hiç para almadık. Birinci gün hassasiyeti görünce askıya aldık. Rizespor maçına çıktık. Baktık ki büyük hassasiyet var hemen askıya aldık. Galatasaray kendi değerleri ve ülkesinin hassasiyetleri çerçevesinde tek taraflı fesih hakkımız vardır. Şu anda askıya aldık ve konuyu inceliyoruz. Galatasaray'ın bu tip konularda hassasiyetini tarif etmek mümkün değil, çok hassasız. İncelemenin sonunda çıkabiliriz veya devam edebiliriz. Şu an inceliyoruz."
"TFF'YE SORDUK"
"TFF'ye sorduk. Maçlardan önce TFF'ye formayı göndeririz, bakar, cevabını verir. Bu konuda cevabını verdi, isme, markaya itirazı olmadan, 'reklam boyutları tamamdır, bütün sorumlulukları size ait olmak üzere maça çıkabilirsiniz' dedi. Halbuki bu kadar bilinen bir şey ise, bize demesi lazımdı ki 'Bunda hassasız bu formayla çıkma' diyebilirdi. Hangi konuyu sorarsanız sorun, yasal bir sorumluluk varsa bunu kulübün üzerine bırakması son derece doğaldır. Kurumsal çerçevede bu işle ilgili profesyonellerimiz var. Formanın önü, arkası, yan tarafı bütün bunlara bağlı olarak bir pazarlama aktivitesinde bulunuyorlar. Bu konuyla ilgili talepleri değerlendirerek yönetime sunuyorlar. Yönetim de rakamsal boyutuna da bakmak suretiyle kabul veya reddediyor."
"BU KONU İÇERİDE TARTIŞILIR"
"Bu konu içeride tartışılır. Konuyu askıya aldık, tekrardan söylüyorum. Yurt dışında örnekleri var. Torino kulübüne girin, o kulübün sponsoru. Olayı bu seviyeye getirmemek lazım. Elbette ki burada birçok manada reaksiyon oluştu. Merit otelleri ismimizi kullanıyorsunuz diye ihtarda bulundu. Bunlar bizim bildiğimiz şeyler değildi. Kendi içlerinde de bir tartışma varmış. Galatasaray çevresinin, ülkesinin ve bu işle ilgili kişilerin hassasiyetini her zaman dikkate alır. İncelemenin sonunda Galatasaray kararını verecektir."
"DERBİYİ EVDE YATARAK İZLEDİM"
"Salı'dan Cumartesi'ye kadar futbol maçının, Fenerbahçe maçının heyecanı elbette ülkeyi sarmış vaziyette. Salı'dan Cumartesi'ye kadar yapacağımız o kadar çok iş var ki. Sadece derbiyle değil diğer konularla da ilgilenmemiz gerekiyor. Salı ve Cumartesi arasında o kadar rahattım ki. Başka oynadığımız maçlardan daha rahat bir Salı, Cumartesi geçirdim. Son dönemlerde kurmuş olduğumuz büyük bir üstünlük var Fenerbahçe'ye karşı. Hem deplasmanda hem de genel olarak bakıldığı zaman. 10 gol atmışız, 2 gol yemişiz. Gerçekten maçla ilgili hiçbir endişemiz yoktu. Hatta maça gitmedim. Evde yatarak izledim, o kadar rahattım ki. Gergin bir ortamdı o yüzden derbiye gitmedim. Nitekim orada bazı gerginlikler olmuş. Sahada gerginlik olmadı. Bizim için rahat maçtı. Okan hoca da takımı çok iyi hazırladı. Güzel bir maç olduğunu düşünüyorum. Galatasaray artık alışkanlık hale geldi. Fenerbahçe derbileri bizim için deplasmanda kolay geçen derbiler."
"ÖZEL GALİBİYET PRİMİ VERDİM"
"Derbi galibiyeti için özel galibiyet primi verdim ama rakam söyleyemem. Bu oyuncularımla benim aramdaki bir şey. 30 milyon kişiyi sevindirmiş bir takım. Dolayısıyla bunun rakamla ölçülmesi son derece yanlış. Amerika'da bile New York'ta kutlama yapıldı o gece. Böyle bir şeyi maddi değer olarak ölçebilir misiniz?"
"HAKEMLE İLGİLİ TESPİTİM DOĞRUYMUŞ"
"Hakemle ilgili tespitim doğruymuş. Maçın gidişatına baktığınızda her akınımız tehlike yaratıyor, golle sonuçlanıyor. Eğer o uyduruk penaltı olmasaydı maç 5'lik 6'lık maçtı. Hakemin bunu fark ettiğini düşünüyorum. O penaltıyı verince, maçın 60. dakikası, bence farkın önüne hakemin bu kararının geçtiğini düşünüyorum. Nasıl oynadığımızı gördünüz."
"FEDERASYONDAN BEKLEDİĞİMİZ TEK ŞEY ADALET"
"Trabzonspor bir açıklama yaptı TFF ile ilgili. Federasyon bizim federasyonumuz. Federasyonu biz seçtik. Daha lig başlayalı yakın zaman olmuş iken federasyon hakkında çok yorum yapmak bence doğru değil. İki aday vardı, birisini tercih etmek zorundasınız. Bir adayı seçtik. Bir tarafa oyumu kullandım. İki tane aday çıktı. Servet Bey çıkmıştı, o çekildi. Başka adaylar çıkmak istedi, çıkmadı. Önümüzde iki alternatifli seçim vardı, biz de bunlardan birisini tercih ettik. Geçmişten gelen olayları dikkate alarak tekrar aynı şeyleri yaşamak istemiyoruz. Federasyondan beklediğimiz tek şey adalet. Geçen sene bir hakem hakkında konuştum, Atilla Karaoğlan hakkında. Galip geldiğimiz maçtan sonra. Daha ligin başında. Başka hiçbir hakem hakkında yorum yapmadım. O gün bir başkan sezon boyunca bir tek hakem hakkında konuşmuş. O gün maçtaydım, çok kötü yönetti, Galatasaray aleyhine kötü yönetim yaptı. Maçı kazanmış olmama rağmen hakemi eleştirdim."
"HAKEM Mİ KALMADI?"
"Önemli bir maça çıkıyoruz, bu böyleyken niye tekrar onu benim maçıma gönderiyorsun? Hakem mi kalmadı? İnadına mı? Bunların dikkate alınması, kulüplerin hassasiyetlerinin dikkate alınması bence önemli şeyler. Atilla Karaoğlan, Fenerbahçe maçında verdiği penaltıyla maçın akışını değiştirdi. Tarihi bir farka gidecekti maç. 4-5 olacak maçtı, görüntü öyleydi, penaltı uyduruktu."
"BİR "VAR" MESELESİ VAR"
"Bu dünyada da böyle, sadece Türkiye'ye mahsus değil, elbette hakemlerin daha dikkatli, adaletli olmaları lazım. Bir VAR meselesi var. VAR, hakemlere büyük destek veren sistem. Bu atamalarda MHK'nın çok daha hassas, kurumların hassasiyetini dikkate alarak atama yapmasında fayda var. Geçmişte yaşananlara bakarak yapmaları lazım. Geçen sezonda algoritmayla hakemler atanıyordu. Bu dönemde MHK nasıl atıyor bilmiyorum. Atilla Karaoğlan'ın algoritma sonucunda mı çıktığını bilmiyorum."
KARABORSA BİLET SATIŞI İDDİALARI
"Bir şeyi nasıl iddia edersin? İddia etmek için ne lazım? Elinde kanıt olması lazım. Bir fotoğraf, bir resim, bir yazı. Elinde tespit olur. İddiada elinizde kanıt olması lazım. Burada öyle bir şey yok. Dolayısıyla iddianın altını dolduracak, iddiaya temel olabilecek kimsenin elinde bir kanıt yok. Ne var peki? Bir şeyi iddia ettiğinizde kanıtınız yoksa bu dedikodu haline dönüşür. Şu anda bu dedikodudur. İddia değildir. Bu konuşulmaya başladığı günden itibaren, sponsorluk lansmanında, divanda çıktım dedim ki, 'Arkadaşlar böyle bir şeyi iddia ediyorsunuz, iddia ettiğiniz konuyu getirin bana, elinizde ne bilgi, ne kanıt var, kapım açık. Babamın oğlu olsa kafasını koparacağım' dedi. Hiçbir şey getirmediler. Son zamanlardaki konuşmalara dikkatinizi çekmek isterim. Bunu iddia şekilde ortaya atanlar, bu dedikoduyu konuşanlar sonra 'Ben Ahmet'ten duydum. Ahmet'e soruyorlar 'ben Mehmet'ten duydum'. Mehmet'e soruyorlar 'Ben Hasan'dan duydum'. Bu bir dedikodudur, iş hukuka aksetmiştir. Şu an konu yargıda. Bizzat bu talebi yaptığım zaman insanlardan elindeki bilgiyi belgeyi talep ettikten sonra kimseden bir şey gelmedi."
"BÜTÜN MAÇLARIN BİLETLERİ KARA BORSADA VAR"
"Konuşulmaya başladığı günden itibaren hem içeride, hem Pasolig'e gittim. İnsanlarla konuştum. Bir kişi bazı bilgiler verdi. Belge verdi. Onun peşine gittim. Bizimle alakasının olmadığını, kulubün dahli olmadığını tespit ettim, başka da bir şey gelmedi. Karaborsa dünyada var mı, yok mu? Karaborsa dünyada var. Amerika'da basket maçına gitseniz de var, olimpiyatlarda da var. Bir sürü portal var. Bütün maçların biletleri karaborsada satılıyor. Bu karaborsa ne bir kulübün nezdinde sadece oluşuyor ne de sadece futbolda oluşuyor. Böyle bir sistem var. Sistemin içinde iddia edilen, daha doğrusu dedikodu şeklinde söylenen husus; Galatasaray'da 18 kişi konuyla sorguya alındı, bunun içinde 2 tane yönetim kurulu üyesi var. Kendi yönetimime bakıyorum kimsenin savcı tarafından çağrılması söz konusu değil. Çağırıyoruz kimse bize bilgi, belge getirmiyor. Bu bir dedikodu şeklinde kaldı. Hukuka intikal etti, yakında neticelenecek. Bu konuyu konuşan kişilerin savcılıkta ifadeleri alınıyor. Bu dedikodudan Galatasaray halka açık şirket olması hasebiyle, dolayısıyla Galatasaray'a zarar vermek üzere ortaya çıkarıldığını düşünüyorum. Önemli bir rakibimizin bu dedikodulara istinaden Maliye, İçişleri Bakanlığı, THY'ye şikayet etmesi."
"CİNAYET YERİNE İLK GELEN KATİLDİR"
"Daha önce söylediğim söz vardı; diyordum ki rakip kulubün iddiaları çerçevesinde cinayet yerine ilk gelen katildir. Burada katil biraz geç gelmiştir. Bu bile nereden neşet ettiğini işaret ediyor. Bu dedikodunun peşinde koşan rakibimiz her yere şikayet etti. Biraz aynaya bakmak lazım. Bunu iddia eden kişiler. Portallara girdiğinizde en başta Fenerbahçe-Galatasaray'ın biletleri karaborsada satılıyor. Maç günü yaklaşık 10 bin bilet satma hakkımız var. 10 bin biletin yüzde 92'si Pasolig vasıtasıyla satılıyor. Biz 10 bin biletin 700-800 tanesini kurumlara, futbolcuların ailelerine gönderiyoruz. Pasolig üzerinden yapılıyor. Bileti elden şu paraya alıp bu paraya satmak mümkün değil. Birileri dedi ki, 'bu karaborsadan elde edilen parayla transfer yapıyorlar'. Böyle bir şey olabilir mi? 55-60 milyon Euro karaborsadan para kazanıyor, Galatasaray bundan transfer yapıyor deniyor. Allah aşkına bütün maçları karaborsa yapsak bir sezonluk gelirimiz zaten bu kadar. Bunun net cevabını yargı verecek. Bunu konuşan isimler şu anda savcılığa davet ediliyor."
"KİME GİTTİYSEM NE ELİNDE BELGE VAR NE BİR ŞEY..."
"Çok net söyleyeyim; bu konuyu kimler konuşuyor. Onlara çağrı yapıyorum. Yanlarına gittim. 'Bunu neye dayanarak konuşuyorsun' dedim. Ben kulübün başkanıyım, sen de Galatasaraylısın. Kime gittiysem ne elinde belge var ne bir şey. Ama bu dedikodu durmuyor. Savcılığa gittim 'Bu iddialar var, halka açık şirketim, kulubümün prestijine zarar veriyor bu iddialar. Sayın savcım lütfen bu insanları çağırın sorun' dedim. Bu bilgi ve belgeyi talep etmeme rağmen bana vermiyorlar. Ben de savcıya gittim 'Sayın savcım bu şahıslar bunları neye dayanarak söylüyorlar? Siz sorun, neye göre iddia ediyorlar? Eğer bu iddialar doğru değilse gereğini yapın' dedim. Bu iddiaların peşine düştük, doğruluğunun araştırılması ve ortaya çıkarılması için. 'Yüzde 1 şüphe arzeden konu varsa bunu yüzde 90 olarak değerlendirin' dedik."
"HALKA AÇIK ŞİRKET BÖYLE BİR ŞEYE TAHAMMÜL ETMEZ"
"Dedikodular öyle bir çerçeveye bürünüyor ki, bu kez kişiler itham ediliyor. Sadece masuniyet karinesi değil. Galatasaray Genel Kurulu bu insanları doğru düzgün kişiler olarak seçiyor. Siz bu kişiler hakkında iddia, dedikodu ortaya attığınızda herkes gibi bu kişiler rahatsız oluyor. Eray onun için öyle bir tavır sergilemiştir. Bilet karaborsası, 56 milyon Euro ile transfer yapıldı, kara paraydı dediler. İş bambaşka boyuta geldi. Halka açık şirket böyle bir şeye tahammül etmez. Savcılık soruşturması yakında neticelenir. O zaman gerçeği öğreneceğiz. İnsanlar önce ne demiş, savcıya ne demiş?"
"7 HAKKI 3'E İNDİRDİK"
"Biletler Pasolig vasıtasıyla satılıyor. Kombinelerde insanlara devir hakkı veriyorduk insanlara. En son yaptığımız değişiklikle 7 hakkı 3'e indirdik. Devredilecek kişilerin TC kimliklerini istiyoruz. Pasolig'le görüşme yaptık. Galatasaray'ın burada hedef olması, her maçı yaklaşık 50 bin kişi oynuyoruz. Biletleri satışa çıkartıyoruz, saniyelerde bitiyor. Fenerbahçe derbisinde, geçen sene 700 kusur bilet iade geldi. Dediko yapmaya başladığınızda ne sınırı ne sonu vardır. Derbilerde veya Avrupa maçlarında oluyor bu dedikodular. Bu işin sıkı takipçisiyiz. Bu işe rakip takımın karışması, şikayet etmesi bu işin nereden kaynaklandığının daha büyük delili. Sahada bizle baş edemeyen rakibimiz 'bunlara bir şey yapıştırabilirsem' düşüncesini kamuoyuna sunuyorum. Elinizde bir şey yoksa rakip takım hakkında böyle iddiada bulunamazsınız."
"ALİ NİYE İSTİFA ETTİĞİNİ AÇIKLADI"
"Ali Yüce niye istifa ettiğini açıkladı. Young Boys maçı öncesi takımın konsantrosyonunu bozduğunu söyledi. Ali benim oğlum kadar sevdiğim birisidir. Babası iyi arkadaşım. Babasının da abisiyim. Ali'yle ilgi sevgim değişmemiştir. O belgeyi sonuçlandırdım, şimdilik bende kalsın. Konuyla ilgili belge geldi. Dibine kadar araştırdım, buldum ne olduğunu. Bizim sorumlu olduğumuz bir şey. Hukuka getirmemize gerek kalmadı. İddia edilen konu; 18 kişi 2'si yönetim kurulu üyesi. Kulüp yönetimin böyle bir organizasyonla yaptığı iddia edilen durumdu."
"GALATASARAY ELEŞTİRİYİ SEVEN BİR CAMİA"
"Bunun bir dedikodu olduğunun anlaşılması savcılık soruşturmasından sonra olacak. Galatasaray eleştiriyi seven bir camia. Dursun Özbek yönetimi bundan önce 2 sene şampiyon olmuş. Dursun Özbek ve yönetimi şu dönemde konsolide olarak 5.2 milyar TL kâr açıklamış. Dursun Özbek yönetimi şu anda mağazacılıkta 3,5 milyar TL ciroya koşuyor. 1 milyon forma satışına çıkıyor. Galatasaray tarihinde ilk defa Florya'nın yapılmasından sonra 14 bin 500 metrekarelik yeni tesis yapıyor. Adayı tekrar Galatasaraylılara açmış. Özbek yönetimi stadın dibindeki 62 dönüm arsayı Galatasaray Spor Kulübü'ne kazandırmış. Özbek yönetimi Mecidiyeköy'deki binasını rezidansa çevirmiş ve başarılı satış dönemi geçirmiş. Özbek yönetimi Florya'daki tesislerinin 20 dönümü kendisine ait iken 45 dönümlük diğer kısmını satın almış, tapu etmiş, proje geliştirmek suretiyle Bankalar Birliği'nden çıkacağım diye iddiada bulunmuş. Özbek yönetimi sportif A.Ş'yi iyi bir kâr eden birimi var. Daha ne yapması lazım ki, eleştirilmesin. Galatasaray'da eleştiri kültürünün nihayetsiz olduğu, Galatasaray'daki başarıların altında bu eleştiri kültürünün yattığını düşünüyorum."
"3,5 MİLYAR LİRA VERGİ ÖDEMİŞİZ"
"Önemli birkaç husus var. Bunu hem Türkiye hem camiamın hem de spor camiasının bilmesi lazım. Şimdi karaborsayı yapan kişi, karaborsa yapmak isteyen yönetim, işe başladığımızdan 2 sene evvelden bugüne kadar bilet fiyatlarını 25 misli artırmışım. Kombineleri 20 misli artırmışım. Bu iddiaların, dedikoduların nasıl gerçek dışı olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Bu zihniyette olan birisi biletleri 25 kat artırır mı? Bizi bu şekilde Maliye'ye, İçişleri'ne, SPK'ya şikayet ediyorlar. Hiçbir sıkıntı yok. İnsanların şunu bilmesi lazım; dedikodu ile suçlandığınızda insanlar 'bunlar karaborsa yapıyorlar vergiden kaçıp, masa altı iş yapıyorlar' denir. Son iki senede ne kadar vergi vermiş Galatasaray? Şuanda SGK primleriyle beraber 3,5 milyar lira vergi ödemişiz."
"VERGİ SİLİNMESİ DİYE BİR ŞEY SÖZ KONUSU DEĞİL"
"Vergi silinmesi diye bir şey söz konusu değil. 3,5 milyar lira vergi ödemişiz. Vergi verenler listesine bakın. Spor kulüpleri içinde Galatasaray Spor Kulübü özellikle vergi boyutunda temerrüde hiçbir zaman düşmedi. Çok önemli bir şey söylüyorum. Devlete olan borcunu öderken hiçbir zaman temerrüde girmedi. Şimdi hodri meydan diyorum. Diğerleri de çıksın '5 milyar ödedim' desin. Programı yapmamızdan maksadımız kamuoyunu aydınlatmak. Bu dedikodularla, bu suçlamalarla baktığınızda ilk akla gelen 'bunlar vergi kaçırıyor'. Biz öyle bir kulüp değiliz, bu gömlek bize uygun gömlek değil, başkalarına uyar mı bilmem. Bu kadar vergi ödüyorum, temerrüde düşmemişim. Bunlar o kadar önemli ki. Spor kulüplerinde finansal boyut çok önemli."
"DEVLETİN AYRIM YAPMASI MÜMKÜN MÜ?"
"Bu statların hepsi Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nün malıdır. Kullanılmasından dolayı Gençlik ve Spor Müdürlüğü'ne para ödenir. Galatasaray az ödüyor, Fenerbahçe çok ödüyor. Böyle bir şey olabilir mi? Devletin ayrım yapması mümkün mü? Biz böyle bir şeyin Galatasaray için yapılması noktasında değil. Fenerbahçe ne istiyor? Fenerbahçe ne ödüyor, bilmiyoruz. Şunu iddia ediyorum; yapılan iddiaların temeline girdiğiniz zaman şu anlaşılır, 'sen vergi kaçırıyorsun'. Rakip takım bunu da iddia ediyor. Ben de diyorum ki 'Arkadaş Galatasaray senin düşündüğün gibi bir kulüp değil'. Ben 3,5 milyar vergi ödemişim, sen de açıkla. Konu hukuka intikal ettiğinden dolayı fazla bir şey söylemek gereksiz."
ERDEN TİMUR'UN AYRILIĞI
"Erden'le 2 sene beraber çalıştık. Çok başarılı yönetim gösterdik. Erden'le konuştuğumda, kendisi sportif A.Ş'deydi, devam etmesinin iyi olacağını söyledim. O da kulübe fazla mesai ayırdığını söyledi. 2 sene üst üste şampiyon olduk. İşlerinin etkilendiğini söyleyerek yönetime devam etmek istemediğini söyledi. İleride mutlaka Galatasaray'ın yönetimlerinde her türlü seviyede hizmet etmeye devam edecek. Tutunacak dalım yok lafını hangi psikoloji içinde söylediğini bilmiyorum. Geçtiğimiz 2 sene boyunca Erden hakkındaki yorumlarımı hiç dinlediniz mi? Fazla kelime söylemeye gerek yok. İnsanların çeşitli sebepleri olabilir. Ali Yüce dediniz, kendisine göre sebebi var. Bu sözü kendisine sormak lazım. Galatasaray'a hizmet eden kişilerle ilgili herhangi sorunumuz olmadı. Erden'e şunu tavsiye ettim 'beraber iyi iş yapıyoruz, devam etmemizde fayda var'. Bunu söyledim."
"CENK ERGÜN'ÜN İSTİFA EDİŞ ŞEKLİNİ TASVİP ETMİYORUM"
"Cenk Ergün'ün istifa ediş şeklini tasvip etmiyorum. Ben onun abisiyim, onun başkanıyım. Böyle sosyal medya üzerinden istifa olmaz. Bunu bir tarafa koyun. Onun abisi olmam hasebiyle. Kırgınlık yok. Kızgınlık var. Böyle istifa olmaz. Kendisiyle geçmiş dönemde de çalıştım. Sevdiğim, becerikli, işini bilen kardeşim. Gelirsin oturup konuşuruz, nedir derdin, sıkıntın konuşuruz. Çok bunaldığı yönler var biliyorum, sosyal medyada. Bunun yolu bu şekilde istifa etmek değil. Oturup konuşma fırsatımız olmadı. Belli bir süre seyahate gitti, döndüğünde konuşacağım. Kızgınlık doğru kelime. Cenk'in neticede abisiyim ama kendisi de profesyonel. Bütün bunları dikkate aldığımızda bir usül vardır. Anlatırsın, yardımcı olabiliyorsak çözeriz. Buna fırsatımız olmadı. Transfer dönemi bitti, izine gitti. Döndüğü zaman kendisiyle konuşacağım, kızgın olduğum kesin."
FLORYA PROJESİ HANGİ AŞAMADA?
"Florya meselesi şu... Florya'da bizim 65 dönüm arsamız var. Bunun 20 dönüm Galatasaray'ın tapulu malıydı. 45 dönümünü Galatasaray'a satın aldım ve parasını ödedim. Kredi aldım ve ödedim. Şu anda arsanın 5 kuruş borcu yok. Arsamızın imar durumu var. Yaklaşık 97 bin metrekare civarında konut inşaatı yapmak mümkün. 140 bin metrekare inşaat yapmak durumundasınız, otoparkı vs. var. 'Biz yaparsak ne kazanırız' mantığıyla yola çıktık. Fakat Mecidiyeköy ve Kemerburgaz işine girdiğimizde gördük ki, 140 bin metrekare inşaatı yapmak için 30-40 milyon dolar paraya ihtiyacınız var. İstanbul'da bu kabil inşaatları yapabilecek 6-7 inşaat firması var. Bunlar önemli ve büyük firmalar. Biz Galatasaray'ız. Kendimiz inşaat da yaparız, gemi lazımsa gemide yaparız iddiasına girdik. Kemerburgaz süreci bize bir şey gösterdi ki, 'arkadaş bu inşaat işine hiç bulaşma'. Mecidiyeköy'de yaşadıklarımız bize dedi ki 'Sen spor kulübüsün, kendim yapayım diye soyunma' diye bu iki proje net gösterdi. Biz buradan ders aldık. Dursun Özbek ve Erden Timur'la olacak iş değil bu. O zaman biz bunları geliştirelim, hasılat paylaşımı yapalım. En iyi firmaya, bu işi bitirecek firmaya açık ihaleye çıkalım. Bir hasılat paylaşımı suretiyle bu işi Galatasaray'a kazandıralım. Hasılat olarak ortaya gelecek delikli kuruşun bile Galatasaray'ın kursağına gitmesi lazım."
"ADNAN POLAT'TAN RİCA ETTİM"
"Yeniden yetki almak için 6 Temmuz'da genel kurula gittik. Tekrar yetki aldık. Diğer üyelerin de talepleri vardı. Bir konsensusle bu yetki tekrar Dursun Özbek yönetimine verildi. Şimdi bütün hassasiyetleri dikkate alarak Adnan Polat başkandan rica ettim. 'Sen bu işi iyi bilen, iyi yapan firmalardan birisisin. Bu ihale sürecini yönetir misin'. İhale komisyonu kurduk. Çok kısa sürede ihaleye çıkacağız. Sonucunda hasılat paylaşımı ihalesi olacak. Adnan başkan çok titiz çalışıyor, teşekkür ediyorum. Adnan Başkan bir konuşmada şunu söylüyor 'Bu projeden asgari 300 milyon dolar Galatasaray'ın payına para düşer' diyor. Buna açıklık getirmek için şu ifadeyi kullanıyorum; bu bir hasılat paylaşım projesidir, yüzdesi belli değildir, satış fiyatı belli değil. Pahalı satılırsa Galatasaray'ın kursağına çok para gider. Çabuk davranmaktaki maksadım senede 1,5 milyara yakın faiz ödüyorum. Bir an evvel bu projeyi devreye sokayım ki, Bankalar Birliği'nden yaptığım anlaşmadan çıkmak istiyorum. Konsorsiyumun içinde kaldığım zaman gelirimin yarısı bankaya gidiyor. Florya var, adada bazı tadilatları yapmamız lazım. Ada 6 bin 500 metrekare. 2 bin 500 metrekaresi Galatasaray'ın tapulu malı. Bizim dönemimizde diğer yerin tapusunu almışım Milli Emlak'tan. Yönetim kurulu arkadaşlarımızın katkısıyla bu hale getirmişim. Erden de orada bayağı bir destek verdi, elemanlarıyla, parasıyla puluyla. Dünya güzeli bir yer. Bankalar Birliği konsorsiyumundan çıkmak isteğimizin sebebi büyük faiz ödüyoruz. Ana para ödemesini bir an önce yapmamız lazım."
"BUGÜN RAKİPLERİMİZ BİZİM ÇİZGİMİZE GELDİLER"
"Bizim o gün ifade ettiğimiz kıblemizden hiçbir şaşma yok. Bu fonu kullanmak istiyorsan, genel kurula getir projeni, ikna et nitelikli çoğunluğu sağlarsan bu parayı kullan. Bütün bu yaptıklarımız, yönetimdeki arkadaşlarla beraber hakikaten çok güzel işler. O tarihlerde bizi 'Galatasaray inşaat firması mı, gayrimenkul şirketi mi' diye tenkit edilirken bugün rakiplerimiz bizim çizgimize geldiler. Ben bunu 7 sene evvel söylemişim. Bizden sonra gelen yönetimler bu işlere pek ilgi duymadılar. Mustafa başkanın Florya'yı geri alması bu projelerin başlangıç noktasını oluşturuyor. Onu inkar etmek mümkün değil. Geri alması yeni bir ufuk açtı bize. Güzel bir arsa, güzel getirisi olan proje ortaya çıktı."
"BİR DAHA ADAY OLMAYI DÜŞÜNMÜYORUM"
"Dediklerimi yaptıktan sonra bir daha aday olmayı düşünmüyorum. Bu üçüncü dönemim. Arkadaşlarımla beraber koyduğum hedefleri tamamlamak istiyorum. Florya'nın ihalesinin tamamlanması, Bankalar Birliği'nden çıkmış olmak. Stadın yanında 60 dönümlük arazimiz var. Orada spor salonu yapma projemiz var. İmar durumuyla uğraşıyorum. Galatasaray bu tesisleşme sorununu bitirmeden spor kulübü olarak beklenen başarıyı sağlaması mümkün değil. Judoyu Anadoluhisar'nda, voleybolu bilmem nerede, bir kısmını Burhan Felek'te, bir kısmını Taçspor'da yapıyorum. Altyapı için belediyeden salon yalvarıyorum. Bu kadar dağılmışlık hem yönetimi zorlaştırıyor hem de maliyeti artırıyor. Bu 60 dönümde amatör sporları bir araya getirirsek. Aslan vadisi şekline getirme hedefim var. Orada bir talihsizlik yaşadık. Verdiğimiz sözün arkasındayız. Maalesef müteahhit firma konkordato ilan etti. Yoksa hedefte şaşma yoktu. Ne finansal ne hizmet boyutuyla. Müteahhidin konkordato ilan etmesi bizi rötara soktu. Bir inşaat işinde sizden kaynaklanmayan sebeple müteahhit konkordatoya gitmiş. Şimdi bitirme aşamasına geldik. Nazar değer diye tarih vermiyorum. Çok kısa sürede Kemerburgaz'a geçeceğiz. Orada herhangi bir sıkıntımız sözkonusu değil.
"BARIŞ'A TEKLİF GELMEDİ"
"Barış Alper'le ilgili önüme bir teklif gelmedi. Kerem'e geldi ve gitti. Barış Alper'e teklif olmadı. Kerem Aktürkoğlu transfer yapmak istiyor. Onun hem abisi hem başkanıyım. O benim kaptanım. Avrupa'da oynamak üzere büyük bir iştahı var. Sportak Moskova'dan teklif geldi 'Başkanım oraya gitmem' dedi. Kendi kariyerini şekillendirmek istiyor. Kerem bizim evladımız olma hasebiyle önüne geçmeyi hiç düşünmedik. Bizde emek verdi. Şampiyonluklarda etkisi var. Bir teklif gelmiş. Galatasaraya'a para kazandırarak gitmiş. Bu transfere mani olmak istemedik."
"MECİDİYEKÖY'DE DOĞRUSU ŞU"
"Mecidiyeköy'de doğrusu şu; Galatasaray'ın yapılandırmasından kaynaklı olarak bütün gayrimenkulleri üzerinde Bankalar Birliği Konsorsiyum'un ipoteği var. Yaklaşık 23 milyar TL mertebesinde ipotek var. Bütün kulüplere var. Bankalar Birliği ile yaptığımız anlaşma şöyle; ben kat irtifakına geçmişim. Numaralandırmışım. Yaptığımız bütün satışların nakdi ve senedi Bankalar Birliği'ne gidiyor. Önce nakit bir kısmı gidiyor yarısını Bankalar Birliği kendi hesabına borcunuza mükabil alıyor. Senetler de ödendikten sonra ilgili dairede borç kalmazsa Bankalar Birliği ipoteği kaldırıyor. Borcun tümünü ödedikten sonra müracaat ediyorsunuz, tapumu ver diyorsunuz. Bankalar Birliği tapuyu yazıyor. İpoteği çözüyor. Bizdeki sistem bu."
"SİLAH OLAYININ GALATASARAY'LA İLGİSİ YOK"
"Silahlı olay şu; oradaki taşerondan orada iş yapan adamın alacağı var. Adam şantiyeye geliyor, silahını çekiyor 'Bana taşeronu getirin' diyor. Galatasaray'la ilgili bir şey değil. Bizim silahla ne işimiz olur? Orada iş yapan bir adamın mevcut alacağını tahsil etmek üzere geliyor, insanlara silah çekiyor, polis gelip adamı alıp getiriyor."
"RİVA'DA 125 VİLLAMIZ VAR"
"Riva olayında Galatasaray'ın şu anda yaklaşık 130'a yakın inşa halinde villası var. Yaklaşık bu villaların değeri 2,5-3 milyar arasında. Bugün satışlar biraz yavaş gidiyor. Ekonomik durumun getirdiği zorluklar nedeniyle. Orada bizim 125 villamız var. Bu villalar Galatasaray'ın malıdır."
"BU İKLİMİN DEĞİŞMESİ GEREKİYOR"
"Bir üslup sorunu olduğunu düşünüyorum. Şöyle ki; spor kulüplerinin mücadele ettikleri yer sahanın içi. Futbolu ele alırsak 11 kişi bir tarafa 11 kişi bir tarafa. Ortaya top konuyor, birisi atıyor, birisi atamıyor. İş orada bitmesi lazım. Büyük camiaların problemi şu; bir takım düşünün, bir başkan geliyor 6 sene şampiyonluk bekliyor olmuyor. O zaman seyirci baskısı, sosyal medya baskısı insanları başka söyleme, tavra itiyor. Gerginlik orada çıkıyor. Biz bir maç oynadık. Geçen sezonun sonuna doğru Galatasaray-Fenerbahçe maçı oynandı. Galatasaray 1-0 kaybetti. Fenerbahçe başkanı Ali Koç, maç bittikten 1,5-2 saat sonra Galatasaray RAMS Park'a geliyor ve oradaki insanları darp ederek sahaya çıkmak istiyor. Buna gerek var mı arkadaş? Maça gelmemişsin zaten. Evet galip geldin. Bunun sevincini yaşa. Oradaki stat görevlisinin boynunu kırmaya ne gerek var? 'Gidin hakemleri tokatlayın hakemleri' diye bunlara gerek yok. İnşallah bu aks değişir. Bu konuda herkes şikayetçi. Bu iklimin değişmesinin gereği var. Bu iklim kabul edilebilir bir iklim değil. Galatasaray Spor Kulübü özellikle yönetime geldikten sonra, bundan önceki yönetimler zamanında bu konunun itidalle çözülmesi gerektiğini defalarca söyledim. Bu sezon inşallah benzer durumları yaşamayız. Geçmişte ders aldığımız olaylar inşallah tekrarlanmaz. Bu sezonda böyle bir beklenti içinde değilim. Fenerbahçe maçında sadece yöneticilerin bulunduğu yerde ufak tefek şeyler oldu ama saha içinde herhangi bir şey olmadı. Şeref tribününde bazı tavırlar sergilendi, şişe attılar, bir bayan yöneticimizin kafasına geldi. Onun dışında bir şey olmadı. İnşallah bu tutum devam eder.Taraftarın stada alınış şeklini izlemişsinizdir, o kabul edilebilir bir şey değil. Dar bir koridordan 2500 kişiyi sokmak son derece yanlış."
"GALATASARAY'A HİZMET ETMENİN GURURUNU YAŞIYORUM"
"Çocuklarım büyüdü, yetişti. Kardeşim var. Üzerimdeki o yükü alıyorlar. Ben daha çok şirkette yatırımlar kısmına bakıyordum. Şu anda yapamadığımız tek şey yeni yatırımları kovalamamak. Galatasaray'a hizmet etmenin gururunu yaşıyorum. Galatasaraylı olmak, Galatasaray'ı anlamak. Galatasaray Spor Kulübü'nün oyuncuları, Galatasaray Lisesi'nin öğrencileri Çanakkale'de, Kafkaslar'a vatanları için gittiler. Galatasaray sevgisi de öyle bir sevgidir. Torunlarıma, çocuklarıma bırakacağım en büyük miras Galatasaray'a başkan olmamdır. Para pul çok önemli şeyler değil. Torunum bana 'Başkan dedem' diye sarılıyor. Bu insana gurur veren, insanı sevince boğan bir husus. Onun için benim aileme, çocuklarıma bırakacağım en büyük miras Galatasaray'a yaptığım hizmet. İnşallah hayalimdeki projeleri de gerçekleştiririm. Galatasaray'a başkanlık yapmış olmanın gururuyla emeklilik dönemine geçerim. Galatasaray bizim kulübümüz. Her konuda hizmetim olmuştur. Şurada 1,5-2 sene süremiz var. Bu süre zarfında hizmete devam edeceğim. Benim derdim bizden sonra gelecek neslin takip edici olmalarıdır. Bizden sonraki jenerasyonların bu işe el atması gerektiğini düşünüyorum. Biraz bu işi yapabilecek kapasitede olan Galatasaraylılar çekiniyorlar."
10 Eylül 2024 Salı
Jose Mourinho'nun Türkiye'deki ilk özel röportajı HT Spor'da (Full Video | 10 Eylül 2024)
Türkiye'nin yeni spor kanalı HT SPOR, yayın hayatına bomba bir röportajla 'merhaba' dedi... Fenerbahçe'nin dünyaca ünlü teknik direktörü Jose Mourinho, Türkiye'deki ilk özel röportajını HT SPOR'a verdi... Ahmet Selim Kul ve Sine Çakır Heyse sordu, Jose Mourinho yanıtladı...
Spor camiasına yepyeni bir soluk getirecek Türkiye'nin yeni spor kanalı "HT SPOR", yayın hayatına resmen başladı.
Fenerbahçe'nin dünyaca ünlü teknik direktörü Jose Mourinho, Türkiye'deki ilk özel röportajı için HT SPOR'u seçti. Portekizli hoca, gündemi sarsan açıklamalarıyla HT SPOR'daydı! Ahmet Selim Kul ve Sine Çakır Heyse sordu, Jose Mourinho yanıtladı...
İşte Mourinho'nun sözleri:
"Bugüne kadar Avrupa'nın en büyük takımlarında koçluk yaptınız. Neden Türkiye?"
"Bence Fenerbahçe beni seçti. Bence tam tersi şekilde oldu. Ben sakin bir şekilde bekliyordum, analiz ediyordum. Farklı teklifler vardı. Farklı kulüplerle, farklı başkanlarla, farklı sportif direktörlerle görüşmüştüm. Beni motive edecek kararı vermek için acele etmiyordum. O dönem 3 başkan adayının -ki o dönem 2 değil başkan adayı sayısı 3'tü. 3 başkan adayının da hepsi benimle görüştü, hepsi beni istedi. Bu da bu kulübün beni ne kadar istediğini hissetmemi sağladı. Sonra adım adım görüşmeler devam etti. Toplantı üstüne toplantı yaptık. Başkan Ali Koç ve sportif direktör Mario, masaya bu kulübün hırslarını, acılarını, yara izlerini, hayallerini ve koşullarını koydular. Ben de yeni bir ülke olması sebebiyle motiveydim bu duruma. Çünkü tekrardan İngiltere Premier Lig, tekrardan İtalya Serie A, tekrardan Portekiz değil… Benim için yenilikti burası. Aynı zamanda kulübün zor bir dönemi sonlandırma hırsı vardı. Gün gün, hafta hafta. Ben de bunun nedenini daha iyi anlıyorum. Bu kulübün hayallerini daha iyi anlıyorum ve ben de bir parçası olmak istiyorum."
"Lansmanda bazı sözler kullandınız bunlar çok etkili oldu"
"Ben buyum. Sanırım o cümleyi ilk defa orada kullandım. “Bu forma benim derim” dedim ama ilk defa bu hissi yaşamıyorum. Benim profesyonellik duygum bu. Gittiğim her kulüp benim kulübüm haline gelir. Gittiğim her kulüpte ben önemli değilimdir. Kulüp önemlidir, taraftar önemlidir, oyuncular önemlidir. O hayaller önemlidir. Ben sadece elde etmek istedikleri şeylere yardım etmeye çalışan biriyim. “Bu forma benim derim” söylemi doğru. Bakın üzerimdekini sabah 8'de giydim. En erken akşam 7 gibi eve giderken çıkaracağım. Söylediğim şu anlama geliyor; ben de onlardan biriyim. Onlar için savaşacağım ve elimden gelenin en iyisini vereceğim."
"BEN BASKIYI SEVİYORUM"
"Türk kültürünün bir parçası bu. Uzaktayken de bunu görüyordum. Farklı takımlar için de olsa ülkeye gelen büyük oyuncuları, insanların duygularını, beklentilerini… Bence birazcık kültürün bir parçası bu. İngiltere'de mesela çok fazla beklentinin olduğu büyük kulüplerden birine giderseniz, soyunma odasında sadece gazeteciler vardır ve dışarıda kimse yoktur. Kimse umursamaz. Orada insanlar futbolu sadece haftada 90 dakika boyunca duygusal olarak yaşıyorlar. Ama haftanın geri kalan zamanında kendi hayatları var, kendi işleri var. "
"Hangisi sizin için daha iyi Türkiye mi diğer ülkeler mi?"
"Farklı. Yani anlamanız gerekiyor. Chelsea'de çalışıyorken evim stada 10 dakika yürüme mesafesindeydi. Maç bittiğinde evime yürürdüm. Eğer Türkiye'de yürümek için dışarı çıksam 10 metre yürüyemem. Ama ben baskıyı seviyorum, duyguyu seviyorum, insanların bunu yaşama şeklini seviyorum. Tabii ki çok fazla şiddet, çok fazla agresyon, çok fazla baskı gibi unsurları kapının dışında bırakabilirsek veya onları durdurmaya ya da birazcık bu negatif kısmı kontrol altına almayı başarabilirsek bence çalışmak için harika bir ortam. Bir de çok fazla kulübün olduğu büyük bir şehirde çalışmak da harika. Ligde aynı şehirden çok fazla kulüp var. İngiltere'de de bu durum aynıydı. Ben Chelsea veya Tottenham'da iken Chelsea, Tottenham, Arsenal, Fulham, Brentford, West Ham… Bu takımlar aynı şehirden ama İstanbul'da yaşadığımız gerçeklikle karşılaştırılamaz."
"Dünyanın en büyük liglerinde 8 kez lig şampiyonluğu kazandınız. Türkiye'de kazanacağınıza inanıyor musunuz?"
"Bence bu onlar için harika bir soru. Bence neden kazanamadıklarını farklı kulüplerde çalışmış pek çok yabancı hocaya sormalısınız. Eğer ben burada iki yıl kalırsam ve iki yılın sonunda şampiyonluğu kazanamamışsam, o zaman sizinle bir araya gelip neden olamadığımı açıklamak isterim. Çünkü o zaman bunu açıklayabilecek duruma gelmiş olurum."
"Türkiye'de son şampiyon olan yabancı isim Zico'ydu bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?"
"Çok fazla şey duydum. Eğer duyduğum her şeye inansam eşyalarımı toplayıp kaçardım. Dinlediğim her şeye inanmam. Ben daha çok kendim öğrenmeyi tercih ediyorum. Türk teknik direktörler buradaki kültürü daha iyi anlıyorlar. Ülkeyi daha iyi tanıyorlar, daha iyi anlıyorlar. Bu yüzden ben de Türkiye Ligi'nin özelliklerini öğrenebildiğim kadar öğrenmek için uğraşıyorum. Bütün odak noktam bu. Mesela ben şampiyonluk adayı olan takımlardan birinin teknik direktörünün bazı hakemlerin çok yakın arkadaşı olduğuna inanamam. Çünkü buna inanırsam zaten eşyalarımı toplar giderim. Çünkü futbol bu değil. Muhtemelen kültürel anlamda adapte olmak Türk teknik direktörler için daha kolay. Onların zaten doğal habitatı burası. Ben Portekiz'den 20 yıl önce ayrıldım ve dört farklı ülkede çalıştım. Her zaman çabuk öğrenme, çabuk adapte olma, kupalar kazanabilme becerim oldu. Burada da deneyeceğim şey bu."
"Fenerbahçe'nin transfer penceresinde yaptığı hamlelerden memnun musunuz?"
Çok mutluyum ve bence Fenerbahçe doğru işler yaptı. Bir şey var; belki yanılıyorum ama hissiyatım bu. Türk kulüplerinin Avrupa turnuvaları için oynadıkları ön eleme ve play-off maçlarında zorluk yaşamasının, transfer döneminin daha geç kapanması ile bir bağlantısı var. Bence bir anlamda avantaj sağlayabilecek bir durum. Çünkü çoğu ülkede transfer kapandığı için Türk kulüpleri normalde alamayacakları oyuncuları alma fırsatı yakalıyor ama bir yandan da zorluk yaratıyor. Mesela biz Lugano ve Lille ile oynarken, Avrupa Şampiyonası nedeniyle antrenmanda yer almayan oyuncularımız hariç onun dışında bizim için transfer henüz bitmemişti. Bu asla bir eleştiri değil, gerçeklik bu. Şimdi transfer döneminin neredeyse sonuna geldik. Bizim için transferin kapandığını belirtmek isterim. Bugün kapanabilir ve bence kulüp iyi bir iş çıkarttı.
"Transferlerin geç kaldığını düşünüyor musunuz?"
"Bir teknik direktör için transferler her zaman gecikmiştir. Çünkü bir teknik direktör için ideal durum birinci gün kadrosunun tam olmasıdır. Ama futbol artık böyle değil. Avrupa Şampiyonası var, Dünya Kupası var, Uluslar Ligi var... Tüm bu turnuvalarla birlikte oyuncular artık neredeyse tatil yapamıyorlar. Benim oyuncularım büyük bir efor sergilediler. Bazıları geri dönüp Avrupa elemelerinde takımlarına yardım edebilmek için sadece bir hafta tatil yaptı. Çok zor bir durum. Kulüpler için de yönetmesi zor bir durum. Şöyle bir tezatlık var. Mesela ben transferlerimi erken yaparım ama belki daha sonra karşıma çıkabilecek büyük fırsatları kaçırmış olurum. Zor bir durum. Bu anlamda ben yönetimin yerinde veya sportif direktörün yerinde olmak istemezdim. Onlar için yönetmesi ve denge bulması zor bir durum."
"Transferlerin geç kaldığını düşünüyor musunuz?"
"Bir teknik direktör için transferler her zaman gecikmiştir. Çünkü bir teknik direktör için ideal durum birinci gün kadrosunun tam olmasıdır. Ama futbol artık böyle değil. Avrupa Şampiyonası var, Dünya Kupası var, Uluslar Ligi var... Tüm bu turnuvalarla birlikte oyuncular artık neredeyse tatil yapamıyorlar. Benim oyuncularım büyük bir efor sergilediler. Bazıları geri dönüp Avrupa elemelerinde takımlarına yardım edebilmek için sadece bir hafta tatil yaptı. Çok zor bir durum. Kulüpler için de yönetmesi zor bir durum. Şöyle bir tezatlık var. Mesela ben transferlerimi erken yaparım ama belki daha sonra karşıma çıkabilecek büyük fırsatları kaçırmış olurum. Zor bir durum. Bu anlamda ben yönetimin yerinde veya sportif direktörün yerinde olmak istemezdim. Onlar için yönetmesi ve denge bulması zor bir durum."
"Kostic transferi gerçekleşti herkes merak ediyor... Mourinho, Kostic'i nasıl kullancak?"
"Problem yok belki de kaleci olarak oynayacak. Takımın nerede ihtiyacı varsa orada oynayacak. Bizim felsefemiz bu. Takım nerede ihtiyaç duyarsa oyuncular orada oynamalı. Çünkü oyuncular önemli değil, kulüp önemli. Sadece kulüp önemli, sadece takım önemli. Oyuncular da takımın nerede ihtiyacı varsa orada oynayacaklar. Tabii ki. Kostic neden geldi çünkü takımımızdan harika bir yaratıcı sol bek gitti ve orada eksiklik yaşadığımız bir durum içerisindeydik. Kostic geride üçlü de oynayabiliyor, dörtlü de oynayabiliyor. Kanat bek olarak oynayabiliyor, sol bek olarak oynayabiliyor, sol kanat olarak oynayabiliyor. Gerektiğinde sol orta saha olarak bile oynayabilir... Bu anlamda çok fazla çözüm sunacak bize. Tecrübeli bir oyuncu. Harika bir yarışmacı zihniyete sahip ve takımımızı da çok iyi, dengeli bir şekilde tamamlıyor. Her pozisyonda iyi seçeneklerimiz var. Bu yüzden de yönetimin çıkarmış olduğu işten dolayı mutluyum."
"Yeni transferler hakkında neler söylemek istersiniz?"
"Fikrim şu ki takıma önemli bir kalite katıyorlar. Biliyorsunuz forvet pozisyonunda büyük bir değişiklik oldu. Takımımızda geçen seneden sadece Dzeko kaldı. Yabancı oyuncu sayısı, Türk oyuncu sayısı, UEFA listesi gibi tüm bu durumları analiz etmemiz gerekti. Bu sebeplerden dolayı Cenk Tosun bizim için harika bir seçenekti. Aynı zamanda hem tecrübesi hem de ligi iyi tanıması sebebiyle aynı zamanda üst düzey bir forvete gittik. Biz onun arkasında onu yedekleyecek bir forvet almak istemedik. Biz kadromuzda üst düzey forvetler olsun istedik. Kulüp de bunu yapabilmek için müsait durumdaydı. En-Nesyri harika bir oyuncu. İnsanların ne konuştuğunu tahmin edebiliyorum. Aslında Türkçe konuşamamanın iyi şeylerinden biri de bu. Televizyonu açıyorum, hiçbir şey anlamıyorum. Sosyal medyaya bakıyorum, hiçbir şey anlamıyorum. Belki de böylesi benim için harika bir durum ama tahmin edebiliyorum, insanlar diyordur. “Dzeko’yu oynat, birlikte oynasınlar, birlikte oynamazlar, ne olacak?” Olacak şey şu ki, Fenerbahçe'nin sahada hep üst düzey bir forveti olacak. Olacak olan şey bu. 1., 2., 3. diye bir şey yok. Daha iyi performans sergileyen oynayacak. Bazen birlikte oynayacaklar, bazen Cenk Tosun oynayacak."
"ÇARŞAMBA GÜNÜ EN AZ MAÇ OYNAYACAK TÜRK TAKIMI BİZİZ"
"Avrupa Ligi'nde minimum 8 maç oynayacağız. Maçların oynandığı günlere bakacak olursak çok şanssızız. Çünkü çarşamba günü en az maç oynayacak Türk takımı biziz. Avrupa maçlarını genellikle perşembe günleri oynayacağız ve hafta sonuna toparlanabilmek için daha az vaktimiz olacak. Bunun için bizim bir takıma ihtiyacımız var. 11 oyuncu değil, takıma ihtiyacımız var ve şu anda da her pozisyonda dengeli bir takımımız var."
"MEDINA HAKKINDA KONUŞAMAM"
"Ben Osimhen’i soracağını düşünmüştüm. Medina'yı soruyorsun ama Medina hakkında konuşmam. O Boca Juniors oyuncusu. Neden onun hakkında bir şey söyleyeyim ki, bilmiyorum."
"Fenerbahçe ile Avrupa'daki hedefiniz nedir?"
"Öncelikle tur atlamak istiyorum. Tecrübem adım adım ilerlemek gerektiğini söylüyor. Turnuvaları kazandığım zamanlarda bile Eylül ayından hedef, bu turnuvayı kazanmak demiyordum. Asla. Hedef tur atlamak. Yeni bir format var, sanırım kimsenin bilmediği bir format. Tabii ki kimse bilmiyor. Denememiz gerekiyor. Bana diyebilirsiniz ki ‘’Jose Avrupa’da neredeyse 200 maçın var’’. Evet ama bu formatta sıfır maçım var. 4 maç içeride 4 maç dışarıda oynadığımız bu durumu anlamamız gerekiyor. Karşılaşmadığınız takımlarla da aynı puan tablosunda yer alıyorsunuz. Mesela bizim zor bir kuramız varken bizden daha kolay kuraya sahip başka bir Türk takımı ile aynı puan tablosunda yer alıyoruz. Aynı puan tablosunda yer alacağız. Çok çok garip. Hedefimiz şu; 8 maç sonunda turu geçmeliyiz. Hedef bu. Kura kuradır. Ellerini attıkları zaman sıcak ve soğuk top olduğuna inanmıyorum. Şimdi sıcak, soğuk da değil artık bilgisayar çekiyor kurayı. Kura kuradır. Olan oldu."
"UEFA ile aranızda bir problem mi var?"
"UEFA ayrı, hakemler ayrı. UEFA ile hiç bir problemim olmadı. Hatta açıkçası başkanla çok iyi bir ilişkim var. Çok saygılı. Biliyorlar ki ben tarihlerinin bir parçasıyım. Bunu biliyorlar. Sonuçta UEFA ile hiç bir problemim yok. Ama gerçek şu ki geçen sezon VAR ve maçın hakemi finali kazanmamam yönünde karar verdiler. Çünkü 1 milyon insana sorsanız hepsinin çok net penaltı diyeceği bir pozisyondu. Şu da bir gerçek ki Lille karşısında 2 saatlik bir mücadelenin ardından son dakikada çok garip bir penaltı verildi VAR tarafından. Her zaman yaptığım gibi yoluma devam etmem gerekiyor. Ama haklısınız öldüğümde Roma ile oynadığım finali hiç unutmayacağım…"
"UMARIM RİZE'DE YAŞADIĞIMIZI ÇOK FAZLA YAŞAMAYIZ"
"Umarım Rize’de yaşadığımız gibi durumları çok fazla yaşamayız. Skor 5-0 olduğu için herkes unutuyor. O maçta ilk yarıda gördüğüm şeyi unutmayacağım. Umarım ilk ve son olur. Bence onlara karşı farklı bir bakış var. Bence öyle. Benim doğama aykırı bir şey. Çünkü bence 90 dakika boyunca herkes aynıdır. Hoca Guardiola da olsa Ancelotti de olsa ya da Jurgen Klopp da olsa, ya da birkaç haftalık genç bir hoca da olsa kurallar onlar için aynıdır. Aynı şekilde davranmaları gerekiyor. Sahada Cristiano da olsa Messi de olsa… İlk maçını bize karşı oynayan 16 yaşındaki Deniz de olsa fark etmez. Kurallar herkes için aynıdır. Kulübün statüsü fark etmez. Büyük kulüp de olsa küçük kulüp de olsa… İkinci ligden gelen bir takım da olsa şampiyon takım da olsa fark etmez. Kurallar herkes için aynıdır."
"GALATASARAY'IN YEREL MAÇLARINDA FARK VAR"
"Galatasaray’ın yerel maçlarına baktığım zaman bir fark var. Bir fark var. Bu da ligin güvenilirliğine aykırı. Üstelik liginize yurtdışında da saygı duyulmasını istiyorsanız… Belki insanlar mütevazı değilsin diyebilirler. Tamam, mütevazı değilim. Ama bence benim burada olmam ligin daha çok dikkat çekmesini sağlıyor. Bence bu ligin yurtdışında güvenilir olabilmesi için bu işlerin bitmesi gerekiyor. Galatasaray yok, Fenerbahçe yok, Beşiktaş yok. Hiçbir şey yok. Takımlar, hocalar, oyuncular var ve herkes için aynıdır. Benim fikrim bu ki hayatım boyunca futbolun içinde oldum."
"İlk maçta Okan Buruk ne istiyorsa alıyor demiştiniz kartlarla ilgili. Son maçta da hakemle ilgili konuştunuz. Bazı problemler mi görüyorsunuz bu konuda?"
"Bu dönemde hakemler ile ilgili konuşurken bana en çok zevk veren neydi biliyor musun? Hakemle ilgili çok iyi şeyler konuştuğum zaman. Bu bana daha çok zevk veriyor. Evimizdeki son maçımızda genç bir hakem vardı. 30 yaşında. Türk liginde 3 ya da 4 maç yönetmiş. Harika bir iş çıkardı. Oyunu çok iyi kontrol etti. İki tarafa da adildi. Maçtan sonra hem biz hem rakip takım ona saygı duyarak sahadan ayrıldık. Onun hakkında çok iyi konuştum. Bu bana daha çok zevk veriyor. Deplasmanda Göztepe ile 2-2 berabere kaldığımızda maç sonu hakemi tebrik ettim. Bu bana zevk veriyor. Ben 5-0 kazandığımız maçın sonunda hakemi eleştiriyorum. Çünkü o ilk yarı kabul edilemez. Verdiği kararlar kabul edilemez. Galatasaray’ın ilk maçındaki hakemi de gördüm. Siyah ile beyaz gibiydi.
Sadece kendimle ilgili konuşmuyorum. Çünkü ben Türkiye’ye geldim, Fenerbahçe için çalışıyorum ama aynı zamanda Türkiye için çalışıyorum. Aynı zamanda Türkiye Ligi için çalışıyorum. Bir ürün geliştirmek için bazı sorumluluklarım olduğunu düşünüyorum. Çünkü günün sonunda bu ürünü satmanız gerekiyor. Futbola yeniden yatırım yapmak için daha fazla para kazanmanız gerekiyor. Daha iyi bir ürün satmanız gerekiyor. Daha iyi bir ürün satmak istiyorsanız, daha iyi bir ürün için hep birlikte çalışmamız gerekiyor."
"Türkiye Futbol Federasyonu sizden kurs ya da seminer vermenizi talep etti mi?
"Hayır. Hayır. Sadece sezon başlamadan önce normal bir kontak kuruldu. Tesise bir hakem gelip bize durumların nasıl işleyeceğini açıklamaya çalıştı. Sadece kaptanlar hakemle konuşabilir dendi ki bu doğru değil. Kulübede sadece bir hoca teknik bölgede ayakta durabilir dendi ki bu doğru değil. Benimle bir tek bunun için iletişime geçtiler. Eğer bana ihtiyaç duyarlarsa ben müsaitim. Sonuçta sizin ülkeniz için çalışıyorum."
"Akıl oyunları yapmayı seviyor musunuz?"
"Hayır, ben gerçeği söylemeyi severim. Açık fikirli olmayı severim. Politik olarak doğru olmak için insanların hoşuna giden şeyleri söylememeyi severim. Ben böyle değilim. Ben kendim olmayı severim. Kendim olmam demek; akıl oyunları peşinde olmak değil, doğru olduğunu düşündüğüm şeyi söylemek demektir. Yanılıyor olabilirim. Tabii ki pek çok kez yanılacağım ama ne düşünüyorsam onu söylerim. Beşiktaş yok mu? Trabzonspor? Kasımpaşa? Onlara karşı oynayacağız. Umarım bu sene daha az puanlar toplarız. Lig için daha iyi. Eğer birinci veya ikinci ya da her neyse daha az puan toplarsa daha iyi. Lig daha çekişmeli olursa daha iyi olur. Umarım bu yönde gider."
"Galatasaray çılgın bir transfer yaptı. Osimhen hakkında neler söylemek istersiniz?"
"Osimhen harika bir oyuncu. Eğer ben 70-75 milyon ödeme potansiyeli olan bir kulüpte olsaydım alırdım. Harika bir oyuncu. Tabi ki farklı koşullarda geldi. Ama günün sonunda koşulların bir önemi yok, önemli olan şey Galatasaray kesinlikle harika bir oyuncu aldı. Victor ile bir problemim yok. Tam tersi çok iyi bir ilişkim var. Ama ona karşı her oynadığımda onunla konuşuyorum çünkü davranış biçimini beğenmiyorum. Kendini çok yere atıyor. Son kez Roma - Napoli maçını oynadığımızda onunla bir konuşma yaptım ve ona dedim ki ‘’Bak! Sen en iyi 2 Afrikalı oyuncudan birisin. Sen ve Salah. Geçmişte Didier Drogba, Samuel Eto’o, George Weah vardı… Böyle davranamazsın.’’ Kendisini yere çok atıyor. Onunla problemim bu. Ama 10 dakika sonra iyiyiz, çok iyi bir ilişkimiz var. Türkiye Ligi ve Galatasaray için tabii ki harika bir oyuncu."
"Kasımpaşa maçından sonra büyük bir derbi var. Bunun için heyecanlı mısınız?
"Şunu demek isterim, oyuncularım Kasımpaşa karşısında gol atmalı. Çünkü Kasımpaşa’yı yenmeliyiz. Derbi öncesi son maç. Biliyorum sadece burada değil, Real Madrid - Barcelona, Roma - Lazio, Inter - Milan... İnsanlar derbileri erkenden düşünmeye çok yatkın. Çok erkenden düşünmek yanlış. Pazar günü oynamamız gereken önemli bir maç var. Almamız gereken 3 puan var. Pazar günü savaşmamız gerekiyor. Pazartesi oyuncular için izin günü ama size şunun sözünü verebilirim, pazartesi günü ben izinli olmayacağım. Kafamı tamamen Galatasaray maçına vereceğim ama şu anda o maçı bir saniye bile düşünmüyorum."
"Fenerbahçe Başkanı Ali Koç için ne söylemek istersiniz?"
"Çok basit ve pragmatik. Bugün bir işim var. Eğer yarın işim olmamasına karar verirse, işsiz olurum. O yüzden profesyonel hayatımdaki en önemli kişi o. Onu aşık bir insan olarak tanımlarım. Tutkulu bir insan. Ailesine aşık, kulübüne aşık... Tabi ki onunla irtibatım daha çok kulüp ile alakalı. Kulübüne olan tutkusu inanılmaz. Kulübü için yaşaması, her dakika demesem de kulübü düşünmesi, kulübü hakkında çok tutkulu konuşması inanılmaz. Beni sabah 9’da arayabilir, akşam 9’da arayabilir, gece yarısı arayabilir. Kulübüne gerçekten aşık. Onunla kurduğum temasta mükemmel ailesiyle tanışma ayrıcalığına eriştim. Çok iyi bir şekilde anlayabiliyorum ki ailesine aşık bir adam. Hayata aşık bir adam. Tabii ki benim başkanım, bu anlamda ona saygı duymak durumundayım ama bunun dışında da ona kişi olarak en yüksek saygıyı duyuyorum. Bu hoşuma gidiyor. Bu 20 yılda pek çok farklı başkan ve kulüp sahibi ile çalıştım. En nefret ettiğim, konuşmak için iki ay beklemem gerekendi. Ondan iki ay sonra onunla tekrar konuşurdum. Ben başkanları severim, paylaşmayı severim. İnsanların dahil olmasını severim. Başkanla buna sahibim."
"Belgeselinizde Fenerbahçe ve Türkiye yer alacak mı?"
"Tabii ki. Şunu söylemek isterim, Ocak 2025’te çıkacak. Farklı bölümler olacak. Tek bir belgesel değil. Farklı bölümler olacak. Henüz 3 mü 4 mü emin değiller. Ama amaç 5 veya 6. Yani Fenerbahçe olacak, İstanbul olacak. Sanırım bu sezon başı da olacak. Ama son bölüm değil. Devamı gelecek. Kariyerimin hala minimum 10 senesi olduğu için. Fenerbahçe’deki 2 yıldan sonra kariyerimi bitirmeyeceğim. Minimum 10 yıl daha var. O yüzden ucu açık bir şekilde yapmak istediler. O yüzden şu kesin ki Fenerbahçe hikâyem Ocak 2025’deki bölümlerde olmayacak ama inanıyorum ki birkaç ay veya birkaç yıl içerisinde gelecek ve harika olacak. Tıpkı her sabah uyandığımdaki manzara gibi. Çünkü sabah uyandığımda pencereden baktığımda ilk gördüğüm şey İstanbul Boğazı. İstanbul güzel. Ben çok şanslıyım. Londra, Roma, Madrid, Milan… Çok şanslıyım. İstanbul çok güzel, çok çok güzel. Problem şu ki yemekler çok iyi ve kontrol etmem gerekiyor."
"Fenerbahçe taraftarı hakkında neler söylemek istersiniz?"
"Sanırım geldiğimde her şeyi söyledim. “Bu forma benim derim” cümlesine dönersek o her şey demek. Bunun kültür olduğunu anlıyorum. Mesela Real Madrid’de şunu derdik. Bernabeu’nun sessizliği, stadyumun sessizliği oyuncular için baş etmesi zor bir durumdu. Çünkü sessizlik mutlu değiliz demekti. Sessiz olurlardı. Burada bazen bir oyuncu pas hatası yaptığında ya da bir pozisyon kaçırdığında reaksiyon olacağını biliyorum ama kültür bu. Bunu değiştiremeyiz. Biz kulüp olarak çok akıllı olmalıyız. Yeni aldığımız oyuncuları seçerken belli karaktere sahip oyunculara ihtiyacımız var. Bununla baş edebilmek için yeteri kadar güçlü oyunculara ihtiyacımız var. Çünkü bazen oyuncular bununla baş edemez. Oyuncu bununla baş edemediğinde Fenerbahçe gibi bir kültürde başarılı olma konusunda problem yaşar. Şimdiye kadar evimizde oynadığımız Lugano, Lille ve iki lig maçında takıma verdikleri destek için onlara sadece teşekkür edebilirim. Onlar bizimle oynamaktan keyif almalı. Bir şeyi çok dile getirirdim. Maça seyirci, taraftar olarak gelmek ayrı, gelip maçı oynamak ayrı. Bence onlar maçı oynamak istiyorlar. Hissiyatım bu. Maçı bizimle birlikte oynamak istiyorlar ve bu güzel."
"Osayi Samuel'de sakatlık olduğunu biliyoruz. Başka bir oyuncuda sakatlık var mı?
"Djiku’nun son maçtan küçük bir problem vardı. Becao onun yerine girmek durumunda kalmıştı. İyileşme sürecinde. Geçen Cuma günü U-19 takımına karşı oynadığımız kısa maçta Bright da ufak bir sakatlık yaşadı. Umarım uzun sürmeyecek."
"İngiltere Premier Lig'e geri dönmeyi ya da bir milli takım çalıştırmayı düşünüyor musunuz?"
"Hedeflerim… Umarım bağlantıyı anlarsınız. Hedefim şu ki Fenerbahçe’de o kadar başarılı olayım ki Fenerbahçe daha fazla süre kalmamı istesin. Hedefim bu. Belki o zaman kalmak istemem. Ama hedef şu ki o kadar başarılı olayım ki Fenerbahçe kalmamı istesin. Hedefim bu. Milli takım için geçmişte imkânlarım oldu. Tabi ki ülkemden ama sadece ülkemden değil. 2009 veya 2010 gibi İngiltere milli takımı. Ben hep reddettim. Çünkü bence mutlu olacağım bir iş değil. Ayda 1 maç veya ayda 2 maç… Oyuncuları izlemek için seyahat, sonra ofis işi. 2 yılda bir Avrupa Şampiyonası veya Dünya Kupası’nı beklemek. Şu anda harcayacak çok fazla enerjim var. Belki bir gün yaşlı ve yorgun olduğumda harika olur ama şimdi değil."
"ASLA "ÖZEL KİŞİYİM" DEMEDİM"
"Ben hiçbir zaman ‘Özel Kişi’ olduğumu söylemedim. Asla. Hiç söylemedim. ‘Özel Kişi’ ile ‘Özel Biri’ arasında çok büyük bir fark var ve ben asla ‘Özel Kişiyim’ demedim. Mütevazı değilim ama aptal da değilim. Hiç bir zaman ‘Özel Kişiyim’ demedim. Ama bundan bir tane var. Kariyerimdeki her maçı kaybedebilirim. Ben ne yaptıysam onu yaptım. Oyuncuların desteğe ihtiyacı var. Ben her şeyle baş edebilirim. Ama oyuncular oynuyor, ben oynamıyorum. Ben sahada oynamıyorum. Ben gol atmıyorum, gol kurtarmıyorum. Oyuncuların desteğe ihtiyacı var. Ben her şeyle baş edebilirim. Özellikle şimdi. Çok uzun yılların ardından saçım beyazladı."
"Arda Güler'e bir tavsiyeniz var ya da performansı hakkında ne söylersiniz?"
"Dünyanın en büyük kulübü yalnızca dünyanın en iyi oyuncularına sahip olabilir. Real Madrid dünyadaki en iyi genç oyuncuları ya da potansiyel olarak en iyi oyuncuları alma konusunda harika bir iş çıkarıyor. Vinicius ve Rodrygo’yu çocukken aldılar. Jude Bellingham var, çok genç. Arda var, çok genç. Şimdi Endrick. En iyi genç oyuncuları alma konusunda harika bir iş çıkartıyorlar. İyi seçiyorlar çünkü o kulüpte oynamak için karakter çok önemli. Oyuncu ‘burada oynamak için yeteri kadar iyiyim, burada olmaktan korkmuyorum’ diye düşünmeli. Genç Arda bu büyük karakteri gösteriyor. Üst seviye bir kalite. Ancelotti öğrenmek için harika bir teknik direktör. Milli takım için oynamak, Avrupa Şampiyonası gibi büyük turnuvalara gitmek, ülkeyi omuzlarında hissetmek onun için çok önemli. Tabi ki büyük bir ülke. Harika bir geleceğe doğru gidiyor."
htspor.com

























