Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!
İstanbul 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin 'futbolda sözde şike'
davasında aldığı kararı Yargıtay 5’inci Ceza Dairesi’nin usul eksikliği
nedeniyle bozması sonucu davanın yeniden görülmesine bugün başlandı.
Çağlayan Adliyesi’nde yeniden görülmeye başlanan davaya Fenerbahçe Başkanı Ali
Koç, Fenerbahçe Eski Başkanı Aziz Yıldırım, Fenerbahçe Genel Sekreteri Burak Çağlan
Kızılhan, Hukuktan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Fethi Pekin ve Fenerbahçe eski
yöneticileri Şekip Mosturoğlu, Ali Yıldırım, İlhan Ekşioğlu, Mahmut
Uslu, Önder Fırat, Cenk Başak ve Yasemin Merçil de iştirak etti.
İstanbul 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay 5'inci Ceza
Dairesi'nin 'futbolda sözde şike' davasında aldığı 'usul eksikliği'
nedeniyle bozma kararına uyulmasına oybirliğiyle karar verdi.
Mahkeme, Fenerbahçe eski Başkanı Aziz Yıldırım ile birlikte 6 kişinin
dosyasının ayrılmasına, 2016/62 nolu dosyanın incelenmek üzere
istenmesine ve yeni duruşmanın da 6 Kasım 2020 tarihine ertelenmesine
hükmetti.
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, 2010-2011 sezonu
şampiyonluğu hakkında açıklama yaptı. Özdemir, “Türkiye Futbol
Federasyonu kayıtlarına bakın orada şampiyonun adı yazıyor, Fenerbahçe”
dedi.
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, 2010-2011 sezonu şampiyonunun Fenerbahçe olduğunu söyledi.
Hürriyet gazetesine konuşan Başkan Özdemir, "Türkiye Futbol Federasyonu kayıtlarına bakın orada şampiyonun adı yazıyor, Fenerbahçe” ifadesini kullandı..
O dönemde yaşanan mücadelelerin içinde olduğunu belirten Nihat Özdemir, “Aziz
Yıldırım için, arkadaşları için, Fenerbahçe için savaşmış Nihat Özdemir
mi Fenerbahçe’yi şikeyle suçlayacak? Suçlayabilir miyim, bunu yapabilir
miyim? Hangi vicdan bunu yapar?” açıklamasında bulundu..
Federasyon kayıtlarında "2010-11 sezonunun şampiyonu Fenerbahçe" yazdığını hatırlatan Özdemir,
“Bundan daha ötesi var mı? Bunu tartışmaya ben açmıyorum, bunu
tartışmaya Fenerbahçe Başkanı açıyor. TFF kayıtlarından benim bir şüphem
yok. Şüphesi olanlar bu tartışmayı ateşliyor ve alevlendiriyor” diye konuştu.
Fenerbahçe Kulübü Başkan Vekilliği’nden Futbol Federasyonu başkanlığına geldiğinin altını çizen Nihat Özdemir, "Fenerbahçe
kültürü ve etiği bana tarafsız olmayı, her takıma eşit mesafede
yaklaşmayı öğretti. Bu Fenerbahçeli duruşundan bütün Fenerbahçeliler
gurur duymalı.” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: TRT SPOR
Türkiye Futbol
Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, Fenerbahçe Kulübü Başkan Vekili
Semih Özsoy'a 250 bin liralık manevi tazminat davası açtı.
Fenerbahçe Kulübünden yapılan açıklamada, "TFF Başkanı Nihat
Özdemir tarafından 3 Temmuz sürecine ilişkin kulübümüz değerlerine
yöneltilen ve haksız olduğunu düşündüğümüz açıklamalara cevaben, başkan
vekilimiz Semih Özsoy tarafından 5 Haziran 2020 tarihinde FBTV'de
'Gündem Özel' isimli televizyon programı yayını sırasında yapılan
açıklamaların kişilik hakkına saldırı olduğu iddiasıyla Semih Özsoy
hakkında Nihat Özdemir tarafından 250 bin lira manevi tazminat talepli
bir dava açılmıştır. Kulübümüz bu davanın takipçisi olacaktır." ifadeleri kullanıldı.
Fenerbahçe Kulübü, Nihat Özdemir'in kulüp üyeliğinden istifasıyla ilgili
açıklama yaptı. Sarı lacivertliler açıklamada, Nihat Özdemir'i TFF
başkanlığından da istifa etmeye davet etti.
Fenerbahçe Kulübü, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı ve kulüp
üyesi Nihat Özdemir hakkında taraflarından disiplin soruşturması
başlatıldığını, bunun üzerine de Özdemir'e kararın tebliğ edildiğini
duyurdu.
Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklama şöyle: "Kulübümüzün 4654 sicil numaralı üyesi Nihat Özdemir'in, 4 Haziran
2020 tarihinde bir sosyal medya hesabından yapmış olduğu açıklamalar ve
sonrasında kamuoyu gündemini meşgul eden süreç üzerine, Kulübümüz kongre
üyeleri tarafından gelen ihraç başvuru dilekçelerine istinaden, Nihat
Özdemir hakkında tüzüğümüzün 62/2 (D) (F) (G) bentleri uyarınca disiplin
soruşturması başlatılmıştır. Bu soruşturma kapsamında, Disiplin Kurulumuz 9 Haziran 2020 tarihinde
toplanarak, Nihat Özdemir'in konu hakkında Kulübümüze savunma vermesi
kararını almış ve bu karar kendisine tebliğ edilmiştir. Açılan soruşturma nezdinde yollanmış olan tebligatın kendisine
ulaşmasının ardından Nihat Özdemir bugün Kulübümüzün üyeliğinden istifa
ettiğini tarafımıza yazılı olarak bildirmiştir.
İlgili istifa dilekçesi, gereği yapılmak üzere Sicil Kurulumuza iletilmiştir.
Tarihimizin en değerli şampiyonluklarından biri olan 2010-2011
şampiyonluğumuz hakkında tüm spor camiası tarafından yanlış anlaşılacak
ve Kulübümüz aleyhine kullanılabilecek demeçler veren Nihat Özdemir,
Başkanımız Ali Y. Koç'un ve Yüksek Divan Kurulu Başkanımız Vefa Küçük'ün
tüm yanlış anlamaları bitirmek adına sorduğu basit soruyu cevaplamak
yerine her bir Fenerbahçeli için kutsal olduğunu düşündüğümüz Fenerbahçe
üyeliğinden istifa etmeyi tercih ederek, tutumunu açıkça belli
etmiştir.
Kulübümüz aleyhine yaptığı açıklamalarla tarafsızlığını tamamen
kaybettiği açık ve net şekilde gözüken Nihat Özdemir'in, aynı davranışı
yürütmekte olduğu TFF Başkanlığı görevi için de göstererek, bu
görevinden de derhal istifa etmesi gerekliliğini tüm kamuoyuna
bildiririz. Fenerbahçe Spor Kulübü" FB TV Gündem Özel Full İzle | Konuk: Ali Koç | 15 Haziran 2020 Vefa Küçük: "Nihat Özdemir’den açıklama bekliyorum"
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, Fenerbahçe Spor Kulübü üyeliğinden istifa etti.
Fenerbahçe Kulübü ile Türkiye Futbol Federasyonu başkanı Nihat Özdemir arasında yaşanan polemik istifayla sonuçlandı.
9 Haziran'da Fenerbahçe Yönetim Kurulu tarafından kulüpten ihraç
edilmesi için disipline sevk edilen Başkan Nihat Özdemir, Fenerbahçe
Kulübü üyeliğinden istifa etti.
Özdemir, Fenerbahçe Kulübü'ne gönderdiği mektupta; "9 Haziran 2020
tarihli disiplin soruşturması yazınız 17 Haziran itibarıyla tarafıma
tebliğ edilmiştir. İlgili yazı üzerine Fenerbahçe Spor Kulübü Kongre
Üyeliğinden istifa ettiğimi bilginize sunarım. Gereğinin yapılmasını
rica ederim" ifadesini kullandı.
Kaynak: TRT SPOR - DHA
Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük, Türkiye Futbol
Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir'in, 2010-2011 sezonuyla ilgili
kendisine gönderdiği açıklamaya mektupla yanıt verdi.
Küçük, kulübün internet sitesinde de yer alan mektubunda, Özdemir'in
ifadelerine açıklık getirmek üzere 8 Haziran'da kendisine gönderdiği
yanıtın Fenerbahçe camiasını tatmin etmediğini vurgulayarak,
"08.06.2020 Pazartesi tarihli mektubunuzu aldım. Öncelikle şahsıma
hitaben kullandığınız cümlelere teşekkür ederim. Şahsıma yazılan mektubu
kamuoyu ile de paylaştınız. İşbu size yazdığım mektubu ve vereceğiniz
cevabı da yine kamuoyu ile paylaşabilirsiniz.
07.06.2020 Pazar günü FBTV’de Size yaptığım çağrıya 08.06.2020 Pazartesi
günü mektup yazarak cevap verdiniz. Bu cevabınızdaki beyanınız Şahsımı
ve Fenerbahçe Camiasını tam sarih ve açık şekilde tatmin etmemiştir.
2010-2011 Yılı Şampiyonu Fenerbahçe Futbol Takımı olduğunu TFF’nin
önceki Başkanı Sayın Yıldırım Demirören zamanında Türkiye Futbol
Federasyonunca tescil edilmiş ayrıca UEFA ve CAS’ta da yapılan tüm
haksız iddialar reddedilerek o makamlarca da tespit edilmiştir. Türk
Mahkemelerinde uzun süren yargılamalarda hakkımızdaki kumpası kuranların
emelleri ve oyunları bozulmuş ve Yargı Fenerbahçe Başkanı ve
Yöneticilerini beraat ettirmiştir.
Velhasıl 2010-2011 Yılı Şampiyonu bellidir. Gerisi boş laflardır. Sizin
de Başkanvekili sıfatıyla görev yaptığınız dönemin yani 2010-2011
Yılının Şampiyonu Fenerbahçe’dir. Sizin açık şekilde bu hakikati ifade
etmeniz bekleniyor. Bu zaten malümun ilanı olur.
Camiamızda şahsına karşı büyük bir tepki ve infial bulunmaktadır. Yüksek
Divan Kurulu Başkanı sıfatıyla yaptığım çağrı ve bana hitaben
yazdığınız mektup Fenerbahçelilerin kendi aralarındaki meselelerini
birlikte çözme amacını taşıyordu. Her şeye rağmen, benim çağrım
sonrasında bir açıklama yapmış olsaydınız, var olan tepki ve infiali bir
nebze hafifletecekti. Ancak bu durumda Fenerbahçe Yönetim Kurulu
sizinle ilgili disiplin soruşturması başlatırsa söylenecek fazla bir şey
olmaz. Bununla birlikte, kendi aramızda kolayca çözebileceğimiz bir
konuya ilişkin Fenerbahçe Başkanı Sayın Ali Koç ve Başkanvekili Sayın
Semih Özsoy’u PFDK’ya sevk ettiğinizi üzülerek öğrendiğimi ifade etmek
isterim.
Tüm bunlar düşünüldüğünde, içinde bulunduğumuz bu durumu düzeltmek
adına, sizleri Fenerbahçe Spor Kulübü’nün en yetkili organı olan Genel
Kurulumuz tarafından seçilmiş Başkanımız Sayın Ali Koç’un tarafınıza
yönelttiği sorunun yanıtını kamuoyuna net bir şekilde vermenizi ve tüm
tartışmaları sona erdirmenizi öneriyorum.
Benim dilek, temenni ve tavsiyem bu ihtilafı sonlandırmak sizin net açıklamanızla mümkün olacaktır.
TFF Başkanı Nihat Özdemir, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalarla
ilgili Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanına Vefa Küçük'e bir mektup
yolladı.
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, 2010-2011 sezonuyla
ilgili ifadelerine açıklık getirmesini isteyen Fenerbahçe Kulübü Yüksek
Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük'e gönderdiği yazıda "Yayında bana
yöneltilen soruya karşılık verdiğim cevapta, asıl vurgulanmak istenen,
tartışmaların o günden bu yana Türk futbolunda tekrar gündeme gelmemiş
olmasıdır." ifadelerini kullandı.
Özdemir, Vefa Küçük'e hitaben "Büyüğüm olarak ve üzerimde hakkınız
olduğunu belirterek, son günlerde yapılan yanlış değerlendirmeler
sonucunda gündem olan sözlerimle ilgili, maksadımın ne olduğunu açıkça
söylememe dair bir çağrıda bulundunuz." ifadelerini kullanarak, açıklamasında şunları kaydetti: "Divan kurulu, her kulübün ve camianın en değerli organıdır. Bu
kapsamda, sizin sağduyulu açıklamalarınıza istinaden şunu söylemek
isterim ki; yayında bana yöneltilen soruya karşılık verdiğim cevapta,
asıl vurgulanmak istenen, tartışmaların o günden bu yana Türk futbolunda
tekrar gündeme gelmemiş olmasıdır. Konuşmamda, başka bir maksat ve ima
aramak, o çatı altında 18 sene boyunca yaptığım tüm hizmetlere haksızlık
olur."
Vefa Küçük'e kendisiyle ilgili açıklamalarından dolayı teşekkür eden Özdemir, "Bu tartışmanın, sizin de ümit ettiğiniz gibi artık sona ermesini diliyorum." görüşlerine yer verdi. Vefa Küçük: "Nihat Özdemir’den açıklama bekliyorum"
Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük, Türkiye Futbol
Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir'den 2010-2011 sezonuyla ilgili
ifadelerine açıklık getirmesini beklediklerini açıkladı.
Fenerbahçe Spor Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir’in
tarihe 'rezalet' olarak not edilen beyanatlarının ardından Fenerbahçe Televizyonu’na açıklamalarda bulundu.
Nihat Özdemir’in beyanatlarıyla ilgili açıklama beklediğini belirten Vefa Küçük'ün konuşması şu şekilde:
“Sevgili Fenerbahçeliler,
Son birkaç gündür Kulübümüzü yakından ilgilendiren Türkiye Futbol
Federasyonu Başkanı Sayın Nihat Özdemir’in talihsiz bir beyanatı üzerine
önce Başkan Vekilimiz Sayın Semih Özsoy ve ardından da Kulüp Başkanımız
Sayın Ali Koç’un değerlendirmeleri ve TFF Başkanının beyanatına karşı
verdiği cevaplar camiamızı bayağı üzdü, infiale sevk etti. Ben bu konuda
konuşma ihtiyacı hissettim. Hepinizin bildiği gibi şu anda Yüksek Divan
Kurulu Başkanıyım, bu sıfatımla konuyla ilgili konuşmaya ihtiyaç
hissettim.
Sayın Nihat Özdemir 1994 yılında Sayın Başkan Ali Şen döneminde benimle
birlikte Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Daha sonra da Aziz Yıldırım
Başkanlığı’nda uzun süre Kulübümüzde yöneticilik ve Başkan Vekilliği
yaptı. Dolayısıyla hepimiz Fenerbahçeliyiz. Bizlerin üst kimliği
Fenerbahçe’dir. Fenerbahçe’den sonraki kimliklerimiz şahıslarımızı
ilgilendiren kimliklerimizdir. 2011 yılı 3 Temmuz’unda vukuu bulan
talihsiz kumpas ve kumpası takip eden iddialar, o günkü Kulüp Başkanımız
Sayın Aziz Yıldırım’ı 1 sene hürriyetinden mahrum edecek şekilde o
günün savcıları, emniyet mensupları ve bağlı oldukları meşhur örgüt
elemanları Kulübümüzü ele geçirmek için öncelikle Kulüp Başkanımızı ve
yöneticilerimizi hedef alan bir eylemde bulundular. O zamanlar Sayın
Nihat Özdemir Kulübümüzün Başkan Vekili, Sayın Ali Koç da Asbaşkanı’ydı.
Aziz Yıldırım’ın cezaevine gitmesinden sonra da Kulübümüzü Sayın Nihat
Özdemir ve Sayın Ali Koç başta olmak üzere o günkü yöneticiler canla
başla haksızlığa uğradığımızı, böyle bir şike olayının aslının olmadığı
ve bunun bir gün mutlaka ortaya çıkıp bu kumpası kuranların mahcup
olacaklarını devamlı beyan ettiler. Bunların en başında da Nihat Özdemir
geliyordu. Nihat Özdemir’le beraber aynı saflarda Ali Koç da mücadele
edip diğer yöneticiler de onlara destek veriyorlardı.
Aradan geçen 9 sene içerisinde çok şeyler değişti. 2011 yılındaki TFF
Başkanı da bir Kulüp üyemiz Sayın Mehmet Ali Aydınlar’dı. Bizim
şanssızlığımız, başımıza ne gelmişse federasyonda bizleri temsil eden,
Fenerbahçeli olmakla övündükleri ama Fenerbahçe’ye haksızlık yapıldığı
zaman bilerek, bilmeyerek, sessiz kalarak veya başka türlü konuşarak
cephe alan insanlarla mücadeleyle geçti Fenerbahçe’nin tarihindeki
mücadeleler.
Sayın Mehmet Ali Aydınlar da o zamanki şanssız olarak TFF başkanı
olmasından dolayı bizim camiamız kendisine çok büyük ithamlarda bulundu.
Ama geçen zaman içerisinde görüldü ki esas bu işin failleri ve bu işe
sebep olanlar ne federasyon mensupları ne de başkaları değildi.
Bilindiği gibi sonradan FETÖ olarak isimlendirilen paralel yapının
kumpaslarıydı. Dolayısıyla bu kumpasa karşı ne TFF başkanının gücü
yeterdi ne de başka güçlerin bu konuda dahli olabilirdi.
Şimdi geldiğimiz noktada 2011 yılındaki olayın şike mi değil mi konusu
spor kamuoyunda ve Türk kamuoyunda çok tartışıldı ama Allah’a şükür ki
geldiğimiz bugünlerde şikenin olmadığı, Kulübümüze ve o zamanki Başkan
ve yöneticilere yapılan hareketin bir kumpas olduğu, bu kumpası da terör
örgütü sempatizanı, mensubu polisler, savcılar ve hakimler tarafından
tezgahlandığı ortaya çıktı.
Her zaman şunu söyleriz, ‘En son sözü adalet söyler. Şeriatın kestiği
parmak acımaz.’ Şike var mıydı, yok muydu olayları artık Fenerbahçe
camiası yönünden hukuki anlamda sona ermiştir. Daha sonra adil yargılama
yapan mahkemeler şikenin olmadığını, Aziz Yıldırım’ın, yöneticilerinin
ve o gün ismi geçen tüm kişilerin suçsuz olduklarına karar vermiştir.
Artık bunun üzerinden tartışma yaratmak ve kişiler, kendi şahsi
görüşlerini söylemek durumunda olmamalıdır. Oldukları zaman da bunun
cevabı tabii ki camiamızı temsil eden başta Başkanımız ve
yöneticilerimizin buna cevap vermesi gerekiyor. Bu verilen cevap bence
yeterlidir.
Sayın Nihat Özdemir’in de kendisinin o zaman iddialara, ithamlara,
kumpasa karşı verdiği mücadeleye ters düşen bir beyanat vermiş olması
lazım birkaç gün önce vermiş olduğu beyanat.
Nihat Özdemir eğer, ‘2011 yılında şike var’ diyorsa, kendisiyle
çelişiyor ama ben bu cümleyi farklı yorumluyorum. Kendisinin böyle bir
tenakuza düşeceğini tahmin etmiyorum. Bir soru üzerine verdiği cevabı
belki ifade ederken yanlış cümleler, yanlış kelimeler kullanmış olabilir
ama bunu kalbinden böyle geçirdiğini hiç zannetmiyorum. Geçirse de
mühim değil. Neticede bu işin doğrusuna Türk adaleti karar vermiştir ve
bu kumpası kuranlar da ilahi adalet onlar yargılanmaktadır. Onların da
yargılandığı dava sona gelmiştir. Kulübümüz bu davayı ciddi olarak Aziz
Yıldırım döneminde de Ali Koç döneminde de takip etmeye devam etmiştir.
Bizim Kulübümüzün böyle bir olayın içinde olmadığı, Başkanımız ve
yöneticilerimizin böyle bir eyleme katılmadığı mahkemelerin kararlarıyla
sabittir.
Onun dışında rakip kulüplerin, federasyonların, spor kamuoyunun veya
Türkiye’deki başka kulüp taraftarlarının bu konuda yorum yapmaları hiç
doğru değil ve hiç Fenerbahçe camiasını üzecek olaylar değil. Biz
suçsuzluğumuzu baştan beri müdafaa etmiştik ve mahkeme kararıyla da
suçsuzluğumuz kanıtlanmıştır. O bakımdan Nihat Özdemir'in sarf ettiği
cümleleri açıklaması gerekir. Sayın Semih Özsoy da Sayın Ali Koç da bu
beyanatın hangi amaçla verildiğinin açıklanmasını tavsiye edilmesini
istemişlerdir. Nihat Özdemir başkandan böyle bir cevap gelmediği için de
kendisine karşı bu beyanatlar verilmiştir.
Benim camianın bir büyüğü olarak dileğim Nihat Özdemir’in de bunca
hizmetlerine, Fenerbahçe’deki mazisine karşılık üzerinde bir hakkım
olduğunu tahmin ettiğim Sayın Özdemir’den de kullandığı cümlelerin,
kelimelerin maksadı aştığını veya maksadının ‘bu’ olmayıp ‘şu’ olduğunu
ifade etmesini camiamız bekliyor. Kendisinin de böyle bir düzeltme
yapmasını, maksadının ne olduğunu açıkça söylemesini temenni ediyorum,
bekliyorum. Bunu yaptığı takdirde de camiamızdaki infial suhulete erer
ve Fenerbahçe kendi içindeki meselesini kendiliğinden halletmiş olur.
Yoksa bizim TFF ile mücadelemiz yeni değildir. Neredeyse 30 senedir
TFF’ye Fenerbahçeli üyelerimiz başkanlık yapmıştır; Sayın Şenes Erzik,
Sayın Mehmet Ali Aydınlar ve şimdi de Sayın Nihat Özdemir. Bu arada
Fenerbahçeli olmayan federasyon başkanları da kısa devrede oldu.
Dolayısıyla bizim Fenerbahçe içindeki meselelerimizi yine biz
Fenerbahçeliler olarak çözmemiz lazım. Ben Sayın Özdemir’den böyle bir
düzeltme yapmasını bekliyorum, tavsiye ediyorum, rica ediyorum. Bunu
yaptığı takdirde camiamızın yatışacağına, suhulete ereceğine inanıyorum.
Dolayısıyla Kulübümüzün yüce şahsiyetine kim olursa olsun, ben de
dahil, Sayın Ali Koç da dahil, geçmişte Aziz Yıldırım dahil hiçbirimiz
leke sürecek bir kelime sarf edemeyiz. Böyle bir itham yaptığımız zaman
da Kulübümüz geçmişte olduğu gibi taraftarlarımız, camiamız, üyelerimiz
kenetlenir. Bugün de kenetlenmiş durumdayız. Bu kenetlenmenin yanlış
anlamadan kaynaklanan bir kenetlenme olduğunu tahmin ediyorum, öyle
olmasını ümit ediyorum. Sayın Özdemir’den açıklama bekliyorum. Teşekkür
ederim.”
Fenerbahçe Kulübü, TFF Başkanı Nihat Özdemir'in katıldığı bir
canlı yayında 2010-2011 sezonuyla ilgili yaptığı açıklamaların ardından
gelişen süreç ile ilgili olarak bir açıklama yaptı.
Sarı lacivertli kulübün resmi internet sitesi üzerinden yapılan
açıklamada, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'un geçtiğimiz günlerde kulüp
televizyonunda Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir'e sorduğu "2010-2011 sezonu şampiyonu
kimdir" sorusuna yanıt verilmemesine tepki gösterildi.
Fenerbahçe Kulübü'nün açıklaması şöyle:
"TFF Başkanı Nihat Özdemir'in Perşembe akşamı sosyal medyada canlı olarak
yayınlanan bir programda yapmış olduğu açıklamalar tüm kamuoyunun
malumudur.
Özdemir'in camiamızda ve toplumda infial yaratan açıklamalarının
ardından, yönetim kurulumuz harekete geçmeden önce kendisinden düzeltme
gelmesi için 24 saat beklemiştir. Ancak Özdemir, Kulübümüz ve
Başkanvekilimiz açıklamalarına başlamadan önce, aradan geçen 24 saatte
kamuoyuna bir demeç vererek veya yönetim kurulumuza ulaşarak yaptığı
açıklamaları düzeltme ihtiyacı duymamıştır.
Kulübümüz ve Başkanvekilimizin açıklamalarının ardından ise, TFF Başkanı
kimliği ile büyük bir hadsizlik yaptığı ve içindeki gerçek niyeti
dışarı yansıttığı konular dışında, 7'den 70'e Fenerbahçeliyim diyen
herkesin kırmızı çizgisi olan 2010-2011 sezonu şampiyonluğumuz hakkında
ne söylediği belli olmayan, netlikten ve sarihlikten uzak açıklamalar
gerçekleştirmiştir.
Özdemir'in açıklamalarının ardından Kulübümüzün televizyonunda canlı
yayına bağlanan Başkanımız Ali Koç, kendisine 2010-2011 sezonu
şampiyonluğumuz hakkında tartışma yaratan açıklamalarını netleştirip
bitirmesi için çok basit ve yalın bir soru sormuştur.
Ancak söz konusu Fenerbahçe aleyhine tartışma yaratacak demeçler vermek
olunca her an her tür yayına bağlanabilen, küçük, büyük demeden her
kuruma demeç verebilen Nihat Özdemir, Başkanımızın ve akabinde tüm
camiamızın toplu halde yönelttiği son derece net olan ve tüm
tartışmalara nokta koyacak tek bir soruya aradan geçen 2 günde cevap
vermemiş, aksine top çevirme çabalarına hızla devam ederek kendine yakın
medya kuruluşları ve mensupları üzerinden aklama operasyonu yürütmeye
çalışmıştır.
TFF Başkanı Nihat Özdemir,
Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, ısrarla yanıtlamaktan kaçtığınız
sorunun cevabını aklınızın her köşesine iyice kazımak isteriz ki;
2010-2011 sezonu şampiyonu, namusuyla, alın teriyle, hakkıyla, taraftarıyla, camiasıyla FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ’dür!
2010-2011 sezonu şampiyonluğumuz, tarihimizin en anlamlı
şampiyonluğudur ve FETÖ dahil hiçbir güç tarihe yazılmış bu gerçeği
değiştiremeyecek, o kupa ilelebet Şanlı Fenerbahçe tarihini anlatan
müzemizde sergilenmeye devam edecektir!
Bu vesileyle, Özdemir'in Perşembe akşamı yaptığı açıklamalardan beri,
Fenerbahçe'lerine sonsuz bir aidiyet ile sahip çıkarak tepkilerini büyük
bir güçle ortaya koyan, ilk dakikadan itibaren sessiz kalmayarak
Kulüplerine, camialarına tıpkı 3 Temmuz 2011'in ilk günü gibi kalkan
olan, 3 Temmuz 2011'deki duruşu ne ise bugün de tam o noktada olan tüm
taraftarlarımıza, kongre üyelerimize, derneklerimize şükranlarımızı
sunarız.
Fenerbahçe Başkanı
Ali Koç, FB TV'de gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Fenerbahçe
Başkanvekili Semih Özsoy'un açıklamalarının arkasında olduğunu ifade
eden Ali Koç, "Nihat Özdemir'den açıklama bekledik ancak olmadı." dedi.
Fenerbahçe Başkanı
Ali Koç, TFF Başkanı Nihat Özdemir’in beyanatlarıyla ilgili Fenerbahçe Televizyonu’na açıklamalarda bulundu.
Ali Koç’un açıklamaları şu şekilde:
“Camiamızı, tüm taraftarlarımızı, kongre üyelerimizi sevgi ve saygıyla
selamlıyorum. Pandemi sürecinde önemli bir haftayı geride bırakıyoruz.
Normalleşme adına önemli bir adım attık. İnşallah bu sıkıntılı süreci
artık yavaş yavaş olsa da geride bırakırız. Böyle bir dönemde bu konuyla
kimseyi meşgul etmek istemezdik ancak biz koskoca bir camianın,
milyonların aşkla, gönülle ve tutkuyla bağlı olduğu bir camianın
liderleriyiz. Sorumluluklarımız var. Bu konuya ne yazık ki cevap vermek
ve sizleri meşgul etmek zorundayız. Bir kez daha Türkiye Cumhuriyeti’ni,
Sağlık Bakanlığı’nı, tüm sağlık çalışanlarımızı kutluyorum, tebrik
ediyorum. Bu süreci mükemmele yakın yönettik. Başka ülkelere nazaran
daha iyi bir konumdayız. İnşallah bundan sonrasını da bu şekilde devam
ettiririz. En kısa zamanda çoluğumuzla çocuğumuzla, büyüklerimizle
normal hayatlarımıza dönebiliriz. Bu süreçte hayatını kaybeden herkese
başsağlığı diliyorum. Ailelerine de sabırlar diliyorum. Şu an hasta olan
tüm vatandaşlarımıza da acil şifalar. Bir kez daha cephede canlarını
risk etme pahasına bizlerin sağlığı için mücadele eden tüm sağlık
personelimize şükranlarımızı iletmek istiyorum.”
“Sayın Başkan Vekilimiz Semih Özsoy konuyla ilgili bazı açıklamalar
yaptı. Kendisine de özellikle teşekkür ediyorum. Kelimesi kelimesine
yaptığı açıklamaların arkasında olduğumuzu hem Başkanınız olarak hem de
yönetim kurulumuz olarak ifade etmek istiyorum. Gönül isterdi ki bu
süreçte bu gibi konularla spor dünyasını, camiamızı üzecek, kıracak
konularla meşgul olmasaydık ama olmak zorundayız. Hatta biz bekledik.
Dün gece ilk açıklamadan sonra gelen yoğun tepkiler ve bizim herhangi
bir refleks, reaksiyon göstermememizden kaynaklanan eleştirilere rağmen
bekledik. Bugüne kadar bekledik. Niye bekledik? Hepimizin hayatında
konuşurken, canlı röportajlarda, mülakatlarda bir şey söylemek
isteyebiliriz ama farklı bir mana çıkabilir. Yanlış ifade etmiş
olabiliriz. Herkesin hayatında yaşadığı olaylardan biridir. Dolayısıyla
bekledik. Hata yapmak insana mahsus, özür dilemek ise bir erdemdir.
Belki Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Sayın Nihat Özdemir bir açıklık
getirir, onu demek istemedim, şöyle demek istedim der diye tüm
tepkilere rağmen bekledik. Özür diler, bir erdemlik gösterir diye
bekledik. Ne yazık ki bu akşama kadar herhangi bir tepki, düzeltme, özür
dileme gelmeyince aramızda yaptığımız istişareler sonucu Başkan
Vekilimiz Sayın Semih Özsoy çok net ifadelerle durumu kamuoyuna
açıkladı. Arkasından Nihat Bey’in açıklamaları geldi. Nihat Bey’in
açıklamaları bana sorarsanız ilk açıklamasından da beter. Daha da
talihsiz bir noktaya getirdi konuyu.
SÖZ KONUSU FENERBAHÇE İSE NASIL KÖTÜ BİR KALBE SAHİP OLDUĞUNU GÖZLER ÖNÜNE SERMİŞTİR
Nihat Özdemir’e şahsım ve camiam adına teşekkür ediyorum. Çok çok
teşekkür ediyorum ki bu açıklamaları yaptı. Niye teşekkür ediyorum? Şu
nedenle teşekkür ediyorum. Aslında Nihat Bey, tüm Fenerbahçelilerin
gerçeği görebilmesi açısından, Allah’ın lütfu diyebileceğim bir açıklama
yaparak belki de bir anlık refleksle aslında içindekileri dışa
vurmuştur. Yani taraftarlarımızın ve camiamızın nezdinde söz konusu
Fenerbahçe ise nasıl bir kötü kalbe, nasıl bir zihniyete ve niyete sahip
olduğunu gözler önüne sermiştir. Bizleri bölmeye, parçalamaya çalışan 3
Temmuz sürecinde sıkı sıkı kenetlenmiştik. Yıllar sonra 3 Temmuz’a
yakın bir tarihte, 3 Temmuz ile ilgili yaptığı açıklamayla bizleri bir
kez daha sıkı sıkı kenetlemiştir. Dolayısıyla Sayın Başkan’a çok
teşekkür ediyorum. Hem söz konusu Fenerbahçe ise gerçek yüzünü
gösterdiği için hem de bizleri farkındalığımızı, nelerle uğraştığımızı,
yönetim olarak nelerle mücadele ettiğimizi en son örneğiyle bir kez daha
akıllara getirmiştir.
3 TEMMUZ’UN KUMPAS OLDUĞU DEVLETİMİZ TARAFINDAN DA KABUL GÖRDÜ
Tabii biz muhtelif zamanlarda federasyonlarla yaşadığımız sıkıntıları da
gündeme getiriyoruz. Hakem kararları olur, kurulların kararları olur,
harcama limitleri olur vs. vs. Biz bu konuda çok çektik. Düşünebiliyor
musunuz ki bir federasyon başkanı bu söylemlerde, bu konularda bu gibi
sözler sarf etmiştir. Yanlış bir mana çıkmış olabilir ve düzeltir diye
bekledik. Düzeltmedi ve tam tersi istikamette gitti. Hatırlatmak
istiyorum ki Fenerbahçe Spor Kulübü’ne 3 Temmuz 2011 yılında başlayarak
yapılan saldırı, kurulan tuzaklar, kumpaslar alenen ortaya çıkmıştır.
Devletimiz tarafından da bu yapılanların camiamıza kumpas olduğu net bir
şekilde kabul görmüştür. 3 Temmuz Kumpası’nı savunan, savunan demeyelim
de hatırlatan, ne diyor bakalım? ‘9 yıldır bir şike olayına
rastlamadık’ diyor. Sanki 9 yıl evvel rastlanmış gibi bir imaj çıkıyor.
Düzeltmesini bekledik ama düzeltmedi. Demek sözlerinin arkasında
duruyor. Hem de 18 yıl boyunca Fenerbahçe Spor Kulübü’ne yönetici
olarak, bir dönem de başkan vekili olarak hizmet etmiş olan biri bu
ülkede bu örgüte karşı mücadelenin bayraktarı olmuş bir kurum olan
Fenerbahçe’ye bu sözleri söyleyebiliyor. Dolayısıyla camiamızdaki
infial, tepki, mektuplar, mailler, telefonlar kulübümüze gelen ve bu
infialin bir ispatı olarak bunu paylaşıyorum. Çok manidar olduğunu
düşünüyorum çünkü kendisi asıl rezaleti bizim konuyu saptırmamıza
bağlıyor. Velev ki biz konuyu saptırıyoruz, diyelim ki fırsatçıyız;
böyle bir röportaj sonrasında kendimize fayda sağlamaya çalışıyoruz onun
ima ettiği gibi. O zaman bizim taraftarlarımız, kongre üyelerimiz,
kulübe mesaj yağdıranlar, rakip taraftarlar olarak bunu bizim aleyhimize
kullananlar, onlar da farklı anlamamışlar. Onlar da aynı şekilde bu
konuyu yorumluyorlar. Eminim ki Sayın Başkan’ın iletişim danışmanları da
vardır. Kendisine de bu net bir şekilde ifade edilmiştir ki ‘Sayın
Başkan yaptığınız açıklamalar ne kastetmiş olursanız olun bambaşka
yerlere çekiliyor. Hakikaten bunları kastetmediyseniz de çıkın ve bir
düzeltme yapın. Yanlış anlama için özür dileyin.’ eminim ki denmiştir.
Ancak Sayın Başkan bu yolu tercih etmemiştir.
3 TEMMUZ DAVALARI ÖNCESİ BU LAFLAR MANİDAR
Zamanlamanın da manidar olduğunu söylemek istiyorum. Liglerin
başlamasına bir hafta kala sanki bir kaos ortamı yaratılmak isteniyor.
Hatta çok daha önemlisi bu konuyla ilgili 3 Temmuz davaları var Temmuz
ayında. İki tane çok önemli davamız var. Bu mahkemeler başlamadan önce
bu lafları etmiş olması.... zamanlamayı da manidar buluyorum. Bu
kurgulanmış bir röportaj mıdır, yoksa spontane sorulmuş bir soru üzerine
verilen bir cevap mıdır? Onu dahi bilemiyoruz. Onu dahi sorgulamak
durumunda kendimizi hissediyoruz.
EMİNİM Kİ AZİZ YILDIRIM’IN DA AÇIKLAMALARI OLACAKTIR
Bu sözler aslında sadece Fenerbahçe camiasına değil; o zaman çok büyük
bir mücadele veren, badireler atlatan, kulübümüzün liderliğini yapan
Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım, yani Nihat Bey’in dostu olan ki son
zamanlarda da yakınlığını görüyoruz. Ona karşı yapılmış bir
saygısızlıktır. Eminim ki Başkanımız Aziz Yıldırım’ın da bu konuyla
ilgili tez zamanda açıklamaları ve söylemleri olacaktır. Bundan hiçbir
şüphem de yoktur. Ama bu söylemler bence maksadını aşmıştır. Bunu
düzeltmek için veya açıklık getirmek için bu akşamüstü yapılan
açıklamalar da rezalet.
İSTİFA EDEBİLMEK İÇİN İRADEYE SAHİP OLMAK GEREKİR
Biliyorum çok tepki var. Camiamızda iki yönde tepki var. Federasyondan
istifa etmesiyle ilgili tepkiler var. Kulübümüze gelen kulüp üyeliğinden
ihracıyla ilgili de tepkiler var. Bu iki konuya da değinmek istiyorum.
İstifa, kişisel bir müessesedir. İsteyen bir kurumdan, bir pozisyondan,
bir görevden istifa etmek isterse ‘istifa ediyorum’ der ve ayrılır. Ama
istifa edebilmek için irade, özgürlüğe sahip olunması gerekmektedir. Ben
muhtelif konuşmalarımda Sayın Başkanın itinayla seçildiğini, manevra ve
özgürlük alanının kısıtlı olduğunu birkaç kez ifade etmiştim.
Dolayısıyla bu anlamda istifa edeceğini ve istifa etmesini beklemenin
doğru olacağını düşünmüyorum. Ama esas bizi ilgilendiren konu
kulübümüzün üyeliğiyle ilgilidir.
ÜYELİKTEN ATILMAK ONUR KIRICI BİR UNSURDUR, İHRAÇ EDİLMESİNİN NİHAT BEY İÇİN ÇOK FAZLA BİR ŞEY İFADE ETMEYECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM
Kulüp üyeliğinden ihraç bir sürece bağlıdır. Tüzüğümüzde de net bir
şekilde tarif edilmiştir. Bu, Yönetim Kurulu’na kalan bir karar
değildir. Ancak bugün ve birkaç gün içinde de devam edecektir; bu gelen
yoğun talepler, tepkiler, mektuplar, mesajlar, başvurular ilgili
kurullarımız ve yönetim kurulu tarafından da değerlendirilecektir. Amma
velakin taraftarlarımıza bu konuda da birkaç söz söylemek istiyorum: Bir
kurumdan üyelikten atılmak onur kırıcı, üzgünlüğe sebebiyet veren bir
unsurdur. Ben şahsen kulübümüzden Nihat Bey’in ihraç edilmesinin Nihat
Bey için çok fazla bir şey ifade etmeyeceğini hatta bir adım daha öteye
gideyim, şirin gözükmek istediği kesimler çerçevesinde de aslında
kendisine bir mükafat olacağını da düşünüyorum. Çünkü ‘bakın ben koskoca
Fenerbahçe camiasını sizler için karşıma aldım’ı da çok rahat bir
şekilde diyebilecektir. Dolayısıyla bizler tabii ki bu yoğun talep ve
baskı çerçevesinde görevimiz süreci en doğru şekilde uygulamak ve
kurulları çalıştırmak. Bundan ne netice çıkar bilemem fakat bunu
yapacağız. Fakat taraftarlarımıza söylemek istediğim şu; Fenerbahçe’yi
gerçek anlamda samimi bir şekilde, gönülden özümsememiş biri için çok da
fazla bir etkisi olacağını düşünmüyorum hatta az önce ifade ettiğim
sözler çerçevesinde belki de fayda sağlayacak mükafat gibi de
görülebilir.
Bu arada Fenerbahçe’nin gücü her zaman söylediğim gibi kulübün sahibi
olan Kongre Üyeleri ve taraftarlarıdır. Kongre üyeleri ve taraftarları,
Fenerbahçe’yi pek çok dönemde tarihte bol bol örnekleri olduğu gibi en
sıkıntılı zamanlarında omuz omuza sahiplenmiştir. Burada da benzer bir
reaksiyon görüyorum. İnisiyatif kullanarak, hassasiyet göstererek
kulübünüze, yönetim kurulunuza sahip çıktığınız için de hepinize şahsım
ve yönetim kurulum adına çok çok teşekkür ediyorum, sağ olun var olun
diyorum. Çünkü bir kez daha gösterdiğiniz ki en sıkıntılı günde bile
Fenerbahçe hiçbir zaman yalnız değildir. Bu camianın her bir ferdi bu
camiayı korumak için, sahiplenmek için her şeyi yapmaya hazırdır.
BİR TAKIMIN PERFORMANSIYLA İLGİLİ YORUMDA BULUNMAK TFF BAŞKANININ İŞİ DEĞİLDİR
Şimdi gelelim bugünkü açıklamaya. Buradan da birkaç konuya değinmek
istiyorum. ‘Fenerbahçelilerden ne kadar tepki alıyorsam, ya Nihat doğru
yoldayım’ diye garip bir cümlesi oldu. Yani bu ne demek? Aslında
Fenerbahçe’ye bedel ödeterek genele adaleti sağladığını göstermesi
aslında hem vicdanen hem de adaletin doğasına ve tanımına çok ters gelen
bir unsurdur. Yani Fenerbahçe Spor Kulübü ile ilgili almış olduğu
kararlarla, tutumuyla, yaklaşımıyla aslında kendisinin ne kadar adaletli
bir federasyon başkanı olduğunu ifade etmeye çalıştı. Bizim özellikle
de bu sezon gerek sahada gerekse saha dışında neler yaşadığımızı ki
bunların bir kısmını kamuoyu biliyor. Ama bildikleri bile şunu söylemek
için yeterli: Evet Nihat Bey, siz bize bedel ödeterek, birilerine şirin
gözükerek kendi kendinize adalet sağladığınızı inanıyorsanız bu tabii ki
sizin takdirinizdir. Ama bilin ki bizim başarısızlığımıza
değiniyorsunuz, bizim başarısızlığımızda bilhassa bu sezon sizin de
büyük payınız var. Şimdi gelelim Türkiye Futbol Federasyonu’nda olan bir
şahsın Türkiye Futbol Federasyonu’nun resmi sitesinden bu örnekte bizi
ama herhangi bir takımın başarısızlığı ya da başarısızlığına dair etmiş
olduğu cümleler ve kendinden gündemi saptırmak için bizi hedef alması
aslında ilk defa değil. Bu, birkaç kez yaşandı. Ama dünyanın hiçbir
yerinde hiçbir Futbol Federasyonu Başkanının veya Yönetim Kurulunun işi
değildir, herhangi bir takımın iç siyasetine karışmak, onların
performansı ile ilgili bir yorumda bulunmak. Ve bunu da artık norm
haline getiriyor. Yani bunu birkaç defadır yaptı, yapmaya da devam
ediyor. Ve bunu da son derece yakışıksız bulduğumuzu ve kabul
etmeyeceğimizi de buradan ifade etmek istiyorum ama aslında bu sistemin
çarpıklığını da en güzel göstergelerinden bir tanesi.
SAYIN NİHAT ÖZDEMİR’E SORMAK İSTİYORUM. 2010-11 SEZONU ŞAMPİYONU KİMDİR?
Ben, sormak istiyorum, Sayın Nihat Özdemir’e! Çok basit ve net olarak
sormak istiyorum! 2010-2011 sezonunun şampiyonu kimdir? Siz, bu soruyu
cevaplamak için de günlerce beklemeyin! Alın telefonunuzu elinize atın
bir tweet ya da mesaj ne yapacaksanız, kullanın resmi siteyi ve söyleyin
ve deyin ki: ‘2010-2011 sezonu şampiyonu Fenerbahçe’dir. Hakkıyla,
emeğiyle, alın teriyle, taraftarıyla ve camiasıyla bu şampiyonluğu gani
gani hak etmiştir. Tüm terör örgütünün engellemelerine, ayak oyunlarına
rağmen zaman da göstermiştir ki Fenerbahçe’ye yapılan saldırının tamamen
bir kumpas olduğu pek çok farklı kumpaslarda olduğu gibi spor dışında
da biz şu anda sporu konuşuyoruz, bunu açık söyleyin veya söylemeyin.
Bunu söyleyebilir misiniz? Buna inanıyor musunuz? Neye inanıyorsanız
2010-2011 yılıyla ilgili, o senenin şampiyonu kimdir, çıkın ve söyleyin!
SİZİN GİBİ DOSTLARIMIZ VARSA DÜŞMANA NE GEREK VAR
Top çevirmeye gerek yok. Lafı uzatmaya da gerek yok. Siz, bizi hedef
alıyorsunuz, defalarca hedef aldınız. Sizin gibi dostlarımız varsa
düşmana ne gerek var. Ben size soruyorum. Tüm camiayı, kamuoyunu, diğer
kulüpleri de rahatlamak açısından çok basit bir soru soruyorum:
2010-2011 yılının şampiyonu kimdir, Sayın Nihat Özdemir?
İSTEDİĞİNİZ HER PLATFORMDA TARTIŞMAYA HAZIRIZ
Dolayısıyla konuyu da daha fazla uzatmak istemiyorum. Taraftarlarımıza
teşekkür ediyorum. Başkan Vekilimiz Semih Özsoy’a teşekkür ediyorum, bu
konuyu çok net bir şekilde ifade ettiği için. Ve tekrar söylemek
istiyorum. İstediğiniz her platformda Sayın Nihat Özdemir, sizinle bu
konuları tartışmaya açık ve hazır olduğumuzu, istediğiniz her yerde 3
Temmuz’dan bu yana Semih Bey’in de yaptığı ifadeleri, söylemleri de
konunun içine alarak sizlerle, sizinle her ortamda bunu konuşmak,
değerlendirmek, tartışmak isteriz. Sizin birkaç ortamda 3 Temmuz’la
ilgili ifadeniz oldu, ‘ben bir konuşursam şöyle olur, böyle olur.’ Hodri
meydan diyoruz, Sayın Özdemir. Ne istiyorsanız söyleyin.
YILLARCA FENERBAHÇE’YE HİZMET ETTİNİZ, İNŞALLAH BİR DAHA HİÇBİR ZAMAN HİZMET ETMEZSİNİZ
Heyecanla ve hararetle sözlerinizin arkanızda durmanızı, mümkünse de
beraber isteyeceğiniz herhangi bir medya platformunda, kanalda, radyoda
nerede istiyorsanız bu konuları sizinle tartışmaya hazır olduğumuzu ve
çok arzuladığımızı da bilmenizi istiyoruz. Evet, yıllarca Fenerbahçe’ye
hizmet ettiniz, inşallah bir daha hiçbir zaman hizmet etmezseniz.
Tekrardan kamuoyundan özür diliyorum, böyle bir konuyla meşgul ettiğim
için ama biz 9 senedir çok çektik, 3 Temmuz bizim Kırmızı Çizgimizdir.
Kimse bu konuyu bu şekilde ele alamaz. Hakkıyla, alın teriyle
kazandığımız kupamızı bile muhafaza, müdafaa edebilmek için müthiş bir
mücadele verdik, savaş verdik. Fenerbahçe taraftarları dışında da bu
konuya saygı gösteren, alkışlayan milyonlarca insan oldu. Biz bu
mücadelenin fitilini ateşledik, bu bizim tarihimize altın harflerle
yazılacaktır. Keşke hiçbir zaman olmasaydı, halen bunun sıkıntılarını
çekiyoruz. 9 senedir yaşananlar ortada, inşallah davalar da
sonuçlanacak. Gönüllerdeki sonuç hukuka da yansıyacak. Beklediğimizden,
arzu ettiğimizden daha fazla sürdü, inşallah tez zamanda da en kısa
zamanda da bu süreç sonuçlanır ve biz de artık önümüze bakmaya başlarız.
Fenerbahçelilere, tüm taraftarlara bu süreç sonuçlanana kadar da
rehavete kapılmamalarını, yakinen takip etmelerini de özellikle rica
ediyorum. Bir kez daha onlara kulübümüzü sahiplendikleri için, bir spor
kulübü nasıl sahiplenilin güzel bir örneğini verdikleri için de ayrıca
teşekkür etmek istiyorum. Herkese iyi akşamlar, sevgiler, saygılar.”
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, bir canlı yayında,
"Şike tartışmalarını bitirmek için nasıl bir strateji izleyeceksiniz" sorusuna
verdiği cevabın Fenerbahçe yönetimi tarafından saptırıldığını söyledi.
Nihat Özdemir, TFF'nin internet sitesinde yer alan açıklaması şöyle:
"Ekonomist Dergisi'nin instagram yayınında "Futbolda şike tartışmalarını
bitirmek için nasıl bir strateji izleyeceksiniz?" sorusuna verdiğim cevabın
önce kamuoyu ve sosyal medyada, daha sonra da Fenerbahçe Spor Kulübü
tarafından amacından çok farklı olarak yorumlandığını maalesef üzülerek
takip ettim.
Herkesin bildiği gibi 2010-2011 sezonunda birçok kulüple ilgili "şike
tartışmaları'' olmuştur. Yayındaki sözlerimde herhangi bir kulübün veya
kulüplerimizin ismi geçmemiş, imada bulunulmamıştır.
Buna rağmen Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetimi tarafından konunun saptırılması
asıl 'rezalet'tir.
Daha üzücü olan ise Fenerbahçe gibi güzide bir kulübümüzün ve köklü bir
camianın bu anlayışla yönetilmesidir.
Türk futboluna ve Fenerbahçe Kulübü'ne, şu anda Fenerbahçe Başkanı ve
Başkanvekili olan şahıslardan daha uzun yıllar hizmet etmiş olmak gurur
madalyamdır.
Adımı bir terör örgütü ile yan yana getirme cüretini gösteren Semih Özsoy'un
şahsımla ilgili itham ve saldırılarını esefle kınıyor ve ayıplıyorum. Benim,
yıllardır Türkiye'ye nasıl hizmet ettiğimi herkes biliyor.
Fenerbahçe'ye nasıl hizmet ettiğimi ise, 2010-2011 sezonunda yönetici olan,
şimdiki Başkan Ali Koç, ''Nihat Özdemir'in Başkanlığında bu yönetim
yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalışmıştır" diyerek özetlemiştir.
Türkiye'ye ve Fenerbahçe'ye olan hizmetlerimi sorgulamak başkanvekili olan
şahsın haddine değildir.
Göreve geldiklerinden bu yana sportif başarısızlıklarını sosyal medyanın
yönlendirmesi ile örtmeye çalışanların bu tür açıklamalarına itibar
edilmemesini kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
Fenerbahçe Kulübü Başkan Vekili Semih Özsoy, Türkiye Futbol Federasyonu
Başkanı Nihat Özdemir'in kulüpten ihraç edilmesiyle ilgili büyük bir
talep geldiğini ve gerekeni yapacaklarını söyledi.
TFF Başkanı Nihat Özdemir’in dün akşam saatlerinde tarihe 'rezalet'
olarak not edilen beyanatlarının ardından Fenerbahçe Başkan Vekili Semih Özsoy,
Fenerbahçe Televizyonu’nda yayınlanan ‘Gündem Özel’ programında
açıklamalarda bulundu. Özsoy şöyle konuştu:
“Talihsiz bir açıklama diyemiyoruz, talihsiz olması için
istemeyerek, bilmeyerek, yanlışlıkla, dil sürçmesiyle yapılmış gibi
olması lazım. Neye hizmet ettiği belli olmayan, belki de kendince
bilinen, çok kesimleri üzen, kahreden bir açıklama oldu. Açıklamayı
şaşkınlıkla ve üzüntüyle seyrettik. Dava arkadaşı dediğimiz, bu yolda
beraber yürüdüğümüz, yoldaş dediğimiz, mücadele verdiğimiz insanın böyle
bir açıklama yapması akıllara durgunluk verecek bir durum. Bununla
birlikte öncesinde de amacını kısmen de olsa defalarca gündeme
getirmemize rağmen, bir türlü ispatlayamadığımız şeyi de kendisinin
itiraf etmesiydi. Nihat Bey, kendi beyanında söylediği üzere
‘Fenerbahçe’nin aleyhinde karar verdiğinde Fenerbahçeliler beni
eleştirdiği takdirde ben o zaman iyi yapıyorum, doğru yoldayım,
doğruyum’ deme gibi Fenerbahçe’nin haklarının yenmesinde ve saldırıya
uğramasında ön ayak olmasını bir tarafsızlık ilkesi olarak edinmiş. Bu
da bizim açımızdan malumun ilanı oldu. Biz kime ne derdimizi
anlatıyormuşuz? Bu da gündeme geldi. ‘Bizim aleyhimize bunlar yapılıyor,
biz mağduruz, bunları yapmayın, objektif olun, dürüst olun başka bir
şey istemiyoruz’ dediğimizde kimlere neler anlatıyormuşuz? Demek biz
kapıdan çıktığımız zaman kafa arkasında çok daha farklı şeyler varmış. 3
Temmuz ile ilgili söylemem gereken şey şu, biz üzüntülüyüz, şaşkınız
ama bununla birlikte kahırlarda olan, çok zor durumda olan
Fenerbahçe’nin büyük taraftarı, büyük kongre üyeleri, önde gelenleri,
kulübümüzü hem mail, hem faks, hem de telefon yağmuruna tuttular. ‘Neden
bir şey yapmıyorsunuz? Gerekeni biz yapacağız’ şeklinde telefonların
kitlendiğini biliyoruz. Biz de ‘Fenerbahçe gerekeni gerektiği zaman
yapar ama bununla ilgili ucunun nereye kadar gittiğini görmek istiyoruz’
dedik. Nihat Bey bunu eminim ki kasıtlı ve bilinçli olarak yapıyor. Şu
ana dek düzeltme gelmemesi de düzeltme yapılmayacak kadar bilinçli ve
kararlı bir şekilde yapılmasındandır. Hepimiz hata yapıyoruz. Düzeltme
şansın olur. Bir açıklama yaparsın. Taraftarlarımızın da camiamızın da
söylediği, bunun bir açıklaması, düzeltmesi ve özrü de olmaz. Neye
hizmet ediyor, niye bunları yapıyor bilmiyoruz. Biz anlayamayız. Ama
kendisi biliyordur. 3 Temmuz bizim kırmızı çizgimiz. Bizim olmazsa
olmazımızdır. Mücadele verirken de buraya aday olurken de Sayın
Başkanımızın ilk söylediklerinden biri de bizim olmazsa olmazımız
olduğudur. Başkanımız, ‘Şampiyonluk bugün var, yarın yok. Onun sonuna
kadar mücadelesini veririz. Ama Fenerbahçemizin bu mücadelesinde hiçbir
zaman bir adım geri adım atmayız. Hatta yerimizde bile saymayız’ dedi.
Bilerek veya bilmeyerek, kimlere, niye hizmet ediyor? Nihat Özdemir'in
bunu açıklaması lazım. Hayretlerle seyrettiğimiz ise, o mücadele
sırasında sabahladığımız, hapishanelerin önünde Başkanımızın,
yöneticilerimizin içeride mağdur olduğu dönemde hiç mi yüreği sızlamadı
bu açıklamaları yaparken? Nihat Bey’in bizlerin gerekeni yapmasına izin
vermeden, onurlu bir şekilde gerekeni yapması gerekiyor. Şimdiye kadar
bizim ofsayttı, goldü mücadelemizde haksız olduğunu söylediğimizdeki
gibi bir durum değil. Öncelikle gerekeni yapmalı, bundan önce de Nihat
Bey çıkıp şunu dürüstlükle ve açıklıkla dile getirmeli. FETÖ'yü
lanetlemeli ve kendisi tam anlamıyla bu FETÖ illetinin neresindedir,
bunu anlatmalıdır. Bunu bize değil, bizim için değil; Fenerbahçe ve
Türkiye için anlatmalıdır. Daha önceki dava arkadaşları için
anlatmalıdır. 3 Temmuz’u yaşarken ki şimdi taşlar yerine oturdu
çektiğimiz sıkıntıları, verdiğimiz kavganın, mücadelenin neresindeydi?
Neredeyse 24 saat geçmiş, hiçbir açıklama yapmamış olması da nereye
hizmet ettiğinin açıklamasıdır. En üzüldüğümüz de Metris’in kapısında
mücadele eden insanların emeğine böyle bir saldırı olmasıdır. Türkiye’de
şike oldu. Bak 9 yıldır olmuyor derken bunları kimler dedirtmiştir?
Neye dayanarak bunları söylemiştir? Camiamıza, Ali Başkan’a,
Fenerbahçemize bu kesimden yine bir atak başlamıştı. Anladığım kadarıyla
bunun da bitirici vuruş olması istendi ama oyunu yapan oyun bulur.
Allah o kadar büyük ki o gün ispatlayamadıklarımız, bugün gün yüzüne
çıktı.”
Fenerbahçe Başkan Vekili Semih Özsoy sözlerine şöyle devam etti:
“Kulüp üyelerinden büyük bir serzeniş var. Telefonlar kitlendi.
Fenerbahçe, Türkiye'dir. Türkiye’nin dört bir yanından, yurt dışından
kongre üyesi olmayan insanlardan da çok tepki geliyor. Burada halkın
sesine kulak vermek durumundayız. 2011'den beri gözyaşı var, kan var,
ter var, bir mücadele var. Fenerbahçemizin haklı davasında kimsenin
böyle bir şey yapmasını kabul edemeyiz. Dolayısıyla tabii ki kayıtsız
kalamayız. Bu bir davadır. Yapılan en büyük haksızlık da dava
arkadaşlarınadır. Tabii ki değerlendirilecek ve ne gerekiyorsa
yapılacaktır. Bunun önünde biz de duramayız. Gerekli tüzük, disiplin
dikkate alınır ve ne gerekiyorsa yapılır. Sayın Başkanımız da bir
açıklama yapacak. Yeni dönemin yapılanması hakkında bir çalışma
içerisinde. İlerleyen saatlerde o çok daha net ve verimli açıklamalar
yapacaktır. Kayıtsız kalmamız mümkün değildir. Dilekçelerini veren, bize
itiraz eden ve sessiz kalmayan kesime de teşekkür ediyoruz. Sessiz
kalan kesimi anlamak mümkün değil. Bu da düşündürücü, manidar ve çok
üzücü. Haklı mücadelemizde, yıllardır süregelen neredeyse bitme
aşamasında olan Kumpas Davası ile birlikte önümüzdeki hafta yapılacak
olan ama Temmuz başına ertelenen davanın arifesinde böyle bir açıklama
yapması da gerçekten düşündürücü. Neden apar topar böyle bir şey yapma
ihtiyacı hissedildi? Devletin mahkemelerinde şike yoktur denildiği
yerde, bir tek onamaya kalmış. Arkasından da bizim mağdur olduğumuzdan
dolayı Kumpas Davası ile süregelen haklılığımızla birlikte
mağduriyetimizi de belgeleyecek olan süreçte Nihat Bey’in böyle bir
açıklama yapması da bizim tarafımızdan ayrıca değerlendirilmesi gereken
ve dikkat edilmesi gereken bir şeydir.”
Futbol'da Şike Davası kapsamında yargılanan ancak dosyası ayrılan
Emmanuel Emenike için karar bugün çıktı. Nijeryalı oyuncu, beraat etti.
İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi, "Futbolda Şike" Davası kapsamında,
savunması alınamadığı için dosyası ayrılan futbolcu Emmanuel Emenike'nin
beraatine karar verdi.
İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen karar duruşmasına, sanık
Emmanuel Emenike katılmadı. Duruşmada, Emenike'yi temsilen avukatı
Rezzan Epözdemir ile müdahil Trabzonspor Kulübü avukatı Nusret Yılmaz
hazır bulundu. TRABZONSPOR'UN AVUKATI: EMENİKE CEZALANDIRILSIN
Duruşmada
söz alan müdahil avukat Nusret Yılmaz, savcılığın daha önce verdiği
mütaalaya katıldıklarını ve sanık Emenike'nin şikeden yargılandığını
belirterek, "Emenike, 25 Mayıs 2011'de Fenerbahçe ile transfer
sözleşmesi yaptığı bilinmesine rağmen Karabük maçından önce teklif
gelmediğini beyan etmiştir. Nitekim daha önce yargılanan Aziz Yıldırım,
Şekip Mosturoğlu'nu Emenike'nin transferiyle ilgili görevlendirdiğini
beyan etmiştir" dedi.
Şekip Mosturoğlu'nun, Emenike ile mart ayında ön sözleşme
imzaladığını belirttiğini ifade eden avukat Yılmaz, daha sonra da
Karabükspor-Fenerbahçe maçından 5-6 hafta önce ise Karabükspor Başkanı
Feridun Tankut'un da transferle ilgili dönemin TFF Başkanı Göksel
Gümüşdağ ve Alaattin Yıldırım ile görüşme yaptığını beyan ettiğini
anlattı.
reklam
Emenike'nin şike yaptığına yönelik iddialarını tekrarlayan avukat Yılmaz, sanığın cezalandırılmasını talep etti. SAVCI MÜTALAASINI TEKRARLADI
Emenike'nin avukatı Rezzan Epözdemir ise yazılı dilekçe vererek müvekkilinin beraatine karar verilmesini istedi.
Esas hakkında görüşü sorulan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ufuk
Ermertcan ise Emenike'nin cezalandırılmasını öngören eski mütalaasını
tekrar ettiğini söyledi.
Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanık Emmanuel Emenike'nin
Süper Lig'de 8 Mayıs 2011'de yapılan Karabükspor-Fenerbahçe maçında şike
yaptığı iddiasıyla hakkında dava açıldığını hatırlatarak, söz konusu
suçtan cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve
inandırıcı kanıtlara ulaşılamadığını belirtti.
Suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle sanık
Emmanuel Emenike'nin beraatine hükmeden heyet, yargılama giderinin de
devlet üzerinde bırakılmasına karar verdi. EMENİKE: GERÇEK ORTAYA ÇIKTI
Duruşma çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan avukat Rezzan Epözdemir, adaletin tecelli ettiğini söyledi.
Avukat Epözdemir, karardan sonra, Rusya'da bulunan menajer Erdem
Konyar aracılığıyla müvekkili Emenike ile telefonda görüştüğünü
belirterek, "Emenike bana 'Uykusuz günler geçiriyordum. Türk adaletine
güveniyordum, çok teşekkür ederim. Gerçek ortaya çıktı, çok mutluyum.
Artık kariyerim de yeni bir planlama yapacağım' dedi" ifadelerini
kullandı.
25 EYLÜL 2026 CUMA 11:30 Formula 1 Azerbaycan GP Antrenman Turları - 3 ...
!doctype>
Copyright (DMCA)
Sitede yer alan tv yayın ve/veya logolarının içeriğinden Sportrendy sorumlu değildir ve hakları kendilerine aittir. Sportrendy embed teknolojisini kullanarak kendi resmi sitelerinden yayın yapan tv kanallarını biraraya toplamak için kurulmuştur. Tüm hakları kendilerine aittir. Kaldırmamızı talep ettiğiniz yayın ve/veya logo`yu İLETİŞİM kısmından irtibata geçerek bildirebilirsiniz. En geç 3 gün içinde değerlendirilip gereken işlem yapılacaktır.
ABD, Kanada ve Meksika'nın ortak düzenlediği 2026 FIFA Dünya Kupası finalinde İspanya ile Arjantin karşı karşıya geldi. İspanya, 2026 FIFA Dünya Kupası finalinde normal süresi golsüz eşitlikle sona eren maçta Arjantin'i uzatmalarda bulduğu golle 1-0 mağlup ederek 16 yıl sonra yeniden dünya şampiyonu oldu. İşte Dünya Kupası maç sonuçları ve maç özetleri...
Dünyanın en çok izlenen liglerinde 2026-2027 sezonunun başlamasına sayılı haftalar kaldı. Sezon öncesinde sporseverlerin cevabını en çok merak ettiği soruların başında ise "Hangi Lig Hangi Kanalda?", sorusu geliyor. Makalemizde; UEFA Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi, Euroleague, Formula 1, NBA, İngiltere Premier Lig, İspanya La Liga gibi majör organizasyonların da dahil olduğu tüm liglerin Türkiye yayıncılarına mercek tutuyoruz...
Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!