TV İZLE

Canlı TV'ler burada...

Aromaterapi, Fitness ve Beslenme: Doğal Yağlarla Bütüncül Sağlık Rehberi

Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!

BYD HAN | Test Sürüşü

BYD HAN 3.9s | Avrupalı Premium otomobillere kafa tutar mı?

En Seksi Voleybol Frikikleri

Birbirinden seksi voleybolcular plajda ve salonlarda ter dökerken zaman zaman da verdikleri frikiklerle yürek hoplatıyorlar…

TV’de Spor Ekranı

TV’de Spor Ekranı ile TV'de canlı spor yayınları ve canlı maçlar hangi kanalda öğrenin.

UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri

2024-2025 UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri TRT farkı ile burada...

Vodafone Sultanlar Ligi'nde biten transferler (2026-2027 sezonu)

Vodafone Sultanlar Ligi ekipleri, 2026-2027 sezonu öncesi kadrolarına takviye yapıyor. İşte şu ana kadar biten transferler...

UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri

UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri​ TRT farkı ile burada ...

UEFA Avrupa Ligi Maç Özetleri

UEFA Avrupa Ligi​ Maç Özetleri TRT farkı ile burada...

Şike Davası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şike Davası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Temmuz 2020 Perşembe

'Futbolda sözde şike' davasında erteleme

İstanbul 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin 'futbolda sözde şike' davasında aldığı kararı Yargıtay 5’inci Ceza Dairesi’nin usul eksikliği nedeniyle bozması sonucu davanın yeniden görülmesine bugün başlandı.

Çağlayan Adliyesi’nde yeniden görülmeye başlanan davaya Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Fenerbahçe Eski Başkanı Aziz Yıldırım, Fenerbahçe Genel Sekreteri Burak Çağlan Kızılhan, Hukuktan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Fethi Pekin ve Fenerbahçe eski yöneticileri Şekip Mosturoğlu, Ali Yıldırım, İlhan Ekşioğlu, Mahmut Uslu, Önder Fırat, Cenk Başak ve Yasemin Merçil de iştirak etti.
İstanbul 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay 5'inci Ceza Dairesi'nin 'futbolda sözde şike' davasında aldığı 'usul eksikliği' nedeniyle bozma kararına uyulmasına oybirliğiyle karar verdi.
Mahkeme, Fenerbahçe eski Başkanı Aziz Yıldırım ile birlikte 6 kişinin dosyasının ayrılmasına, 2016/62 nolu dosyanın incelenmek üzere istenmesine ve yeni duruşmanın da 6 Kasım 2020 tarihine ertelenmesine hükmetti.

10 Temmuz 2020 Cuma

Nihat Özdemir'den 2010-2011 sezonu açıklaması

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, 2010-2011 sezonu şampiyonluğu hakkında açıklama yaptı. Özdemir, “Türkiye Futbol Federasyonu kayıtlarına bakın orada şampiyonun adı yazıyor, Fenerbahçe” dedi.

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, 2010-2011 sezonu şampiyonunun Fenerbahçe olduğunu söyledi.
Hürriyet gazetesine konuşan Başkan Özdemir, "Türkiye Futbol Federasyonu kayıtlarına bakın orada şampiyonun adı yazıyor, Fenerbahçe” ifadesini kullandı..
O dönemde yaşanan mücadelelerin içinde olduğunu belirten Nihat Özdemir, “Aziz Yıldırım için, arkadaşları için, Fenerbahçe için savaşmış Nihat Özdemir mi Fenerbahçe’yi şikeyle suçlayacak? Suçlayabilir miyim, bunu yapabilir miyim? Hangi vicdan bunu yapar?” açıklamasında bulundu..
Federasyon kayıtlarında "2010-11 sezonunun şampiyonu Fenerbahçe" yazdığını hatırlatan Özdemir, “Bundan daha ötesi var mı? Bunu tartışmaya ben açmıyorum, bunu tartışmaya Fenerbahçe Başkanı açıyor. TFF kayıtlarından benim bir şüphem yok. Şüphesi olanlar bu tartışmayı ateşliyor ve alevlendiriyor” diye konuştu.
Fenerbahçe Kulübü Başkan Vekilliği’nden Futbol Federasyonu başkanlığına geldiğinin altını çizen Nihat Özdemir, "Fenerbahçe kültürü ve etiği bana tarafsız olmayı, her takıma eşit mesafede yaklaşmayı öğretti. Bu Fenerbahçeli duruşundan bütün Fenerbahçeliler gurur duymalı.” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: TRT SPOR

1 Temmuz 2020 Çarşamba

Nihat Özdemir'den Semih Özsoy'a 250 bin liralık dava

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, Fenerbahçe Kulübü Başkan Vekili Semih Özsoy'a 250 bin liralık manevi tazminat davası açtı.

Fenerbahçe Kulübünden yapılan açıklamada, "TFF Başkanı Nihat Özdemir tarafından 3 Temmuz sürecine ilişkin kulübümüz değerlerine yöneltilen ve haksız olduğunu düşündüğümüz açıklamalara cevaben, başkan vekilimiz Semih Özsoy tarafından 5 Haziran 2020 tarihinde FBTV'de 'Gündem Özel' isimli televizyon programı yayını sırasında yapılan açıklamaların kişilik hakkına saldırı olduğu iddiasıyla Semih Özsoy hakkında Nihat Özdemir tarafından 250 bin lira manevi tazminat talepli bir dava açılmıştır. Kulübümüz bu davanın takipçisi olacaktır." ifadeleri kullanıldı.

Nihat Özdemir'den çarpıcı açıklamalar 
Semih Özsoy: "Nihat Özdemir FETÖ illetinin neresindedir, bunu anlatmalıdır" (Full Video)

17 Haziran 2020 Çarşamba

Fenerbahçe, Nihat Özdemir'i istifaya davet etti

Fenerbahçe Kulübü, Nihat Özdemir'in kulüp üyeliğinden istifasıyla ilgili açıklama yaptı. Sarı lacivertliler açıklamada, Nihat Özdemir'i TFF başkanlığından da istifa etmeye davet etti.

Fenerbahçe Kulübü, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı ve kulüp üyesi Nihat Özdemir hakkında taraflarından disiplin soruşturması başlatıldığını, bunun üzerine de Özdemir'e kararın tebliğ edildiğini duyurdu.
Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklama şöyle:
"Kulübümüzün 4654 sicil numaralı üyesi Nihat Özdemir'in, 4 Haziran 2020 tarihinde bir sosyal medya hesabından yapmış olduğu açıklamalar ve sonrasında kamuoyu gündemini meşgul eden süreç üzerine, Kulübümüz kongre üyeleri tarafından gelen ihraç başvuru dilekçelerine istinaden, Nihat Özdemir hakkında tüzüğümüzün 62/2 (D) (F) (G) bentleri uyarınca disiplin soruşturması başlatılmıştır.
Bu soruşturma kapsamında, Disiplin Kurulumuz 9 Haziran 2020 tarihinde toplanarak, Nihat Özdemir'in konu hakkında Kulübümüze savunma vermesi kararını almış ve bu karar kendisine tebliğ edilmiştir.
Açılan soruşturma nezdinde yollanmış olan tebligatın kendisine ulaşmasının ardından Nihat Özdemir bugün Kulübümüzün üyeliğinden istifa ettiğini tarafımıza yazılı olarak bildirmiştir.
İlgili istifa dilekçesi, gereği yapılmak üzere Sicil Kurulumuza iletilmiştir.

Tarihimizin en değerli şampiyonluklarından biri olan 2010-2011 şampiyonluğumuz hakkında tüm spor camiası tarafından yanlış anlaşılacak ve Kulübümüz aleyhine kullanılabilecek demeçler veren Nihat Özdemir, Başkanımız Ali Y. Koç'un ve Yüksek Divan Kurulu Başkanımız Vefa Küçük'ün tüm yanlış anlamaları bitirmek adına sorduğu basit soruyu cevaplamak yerine her bir Fenerbahçeli için kutsal olduğunu düşündüğümüz Fenerbahçe üyeliğinden istifa etmeyi tercih ederek, tutumunu açıkça belli etmiştir.

Kulübümüz aleyhine yaptığı açıklamalarla tarafsızlığını tamamen kaybettiği açık ve net şekilde gözüken Nihat Özdemir'in, aynı davranışı yürütmekte olduğu TFF Başkanlığı görevi için de göstererek, bu görevinden de derhal istifa etmesi gerekliliğini tüm kamuoyuna bildiririz.

Fenerbahçe Spor Kulübü"
FB TV Gündem Özel Full İzle | Konuk: Ali Koç | 15 Haziran 2020
Vefa Küçük: "Nihat Özdemir’den açıklama bekliyorum"

Nihat Özdemir, Fenerbahçe Spor Kulübü üyeliğinden istifa etti

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, Fenerbahçe Spor Kulübü üyeliğinden istifa etti.


Fenerbahçe Kulübü ile Türkiye Futbol Federasyonu başkanı Nihat Özdemir arasında yaşanan polemik istifayla sonuçlandı. 9 Haziran'da Fenerbahçe Yönetim Kurulu tarafından kulüpten ihraç edilmesi için disipline sevk edilen Başkan Nihat Özdemir, Fenerbahçe Kulübü üyeliğinden istifa etti.
Özdemir, Fenerbahçe Kulübü'ne gönderdiği mektupta; "9 Haziran 2020 tarihli disiplin soruşturması yazınız 17 Haziran itibarıyla tarafıma tebliğ edilmiştir. İlgili yazı üzerine Fenerbahçe Spor Kulübü Kongre Üyeliğinden istifa ettiğimi bilginize sunarım. Gereğinin yapılmasını rica ederim" ifadesini kullandı.

Kaynak: TRT SPOR - DHA

FB TV Gündem Özel Full İzle | Konuk: Ali Koç | 15 Haziran 2020
Vefa Küçük: "Nihat Özdemir’den açıklama bekliyorum"

16 Haziran 2020 Salı

Vefa Küçük'ten Nihat Özdemir'e mektup

Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir'in, 2010-2011 sezonuyla ilgili kendisine gönderdiği açıklamaya mektupla yanıt verdi.

Küçük, kulübün internet sitesinde de yer alan mektubunda, Özdemir'in ifadelerine açıklık getirmek üzere 8 Haziran'da kendisine gönderdiği yanıtın Fenerbahçe camiasını tatmin etmediğini vurgulayarak, "08.06.2020 Pazartesi tarihli mektubunuzu aldım. Öncelikle şahsıma hitaben kullandığınız cümlelere teşekkür ederim. Şahsıma yazılan mektubu kamuoyu ile de paylaştınız. İşbu size yazdığım mektubu ve vereceğiniz cevabı da yine kamuoyu ile paylaşabilirsiniz.

07.06.2020 Pazar günü FBTV’de Size yaptığım çağrıya 08.06.2020 Pazartesi günü mektup yazarak cevap verdiniz. Bu cevabınızdaki beyanınız Şahsımı ve Fenerbahçe Camiasını tam sarih ve açık şekilde tatmin etmemiştir.

2010-2011 Yılı Şampiyonu Fenerbahçe Futbol Takımı olduğunu TFF’nin önceki Başkanı Sayın Yıldırım Demirören zamanında Türkiye Futbol Federasyonunca tescil edilmiş ayrıca UEFA ve CAS’ta da yapılan tüm haksız iddialar reddedilerek o makamlarca da tespit edilmiştir. Türk Mahkemelerinde uzun süren yargılamalarda hakkımızdaki kumpası kuranların emelleri ve oyunları bozulmuş ve Yargı Fenerbahçe Başkanı ve Yöneticilerini beraat ettirmiştir.

Velhasıl 2010-2011 Yılı Şampiyonu bellidir. Gerisi boş laflardır. Sizin de Başkanvekili sıfatıyla görev yaptığınız dönemin yani 2010-2011 Yılının Şampiyonu Fenerbahçe’dir. Sizin açık şekilde bu hakikati ifade etmeniz bekleniyor. Bu zaten malümun ilanı olur.

Camiamızda şahsına karşı büyük bir tepki ve infial bulunmaktadır. Yüksek Divan Kurulu Başkanı sıfatıyla yaptığım çağrı ve bana hitaben yazdığınız mektup Fenerbahçelilerin kendi aralarındaki meselelerini birlikte çözme amacını taşıyordu. Her şeye rağmen, benim çağrım sonrasında bir açıklama yapmış olsaydınız, var olan tepki ve infiali bir nebze hafifletecekti. Ancak bu durumda Fenerbahçe Yönetim Kurulu sizinle ilgili disiplin soruşturması başlatırsa söylenecek fazla bir şey olmaz. Bununla birlikte, kendi aramızda kolayca çözebileceğimiz bir konuya ilişkin Fenerbahçe Başkanı Sayın Ali Koç ve Başkanvekili Sayın Semih Özsoy’u PFDK’ya sevk ettiğinizi üzülerek öğrendiğimi ifade etmek isterim.

Tüm bunlar düşünüldüğünde, içinde bulunduğumuz bu durumu düzeltmek adına, sizleri Fenerbahçe Spor Kulübü’nün en yetkili organı olan Genel Kurulumuz tarafından seçilmiş Başkanımız Sayın Ali Koç’un tarafınıza yönelttiği sorunun yanıtını kamuoyuna net bir şekilde vermenizi ve tüm tartışmaları sona erdirmenizi öneriyorum.

Benim dilek, temenni ve tavsiyem bu ihtilafı sonlandırmak sizin net açıklamanızla mümkün olacaktır.

Lütfen malümu ilan ediniz.
" ifadelerini kullandı.

8 Haziran 2020 Pazartesi

Nihat Özdemir'den Vefa Küçük'e mektup

TFF Başkanı Nihat Özdemir, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalarla ilgili Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanına Vefa Küçük'e bir mektup yolladı.

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, 2010-2011 sezonuyla ilgili ifadelerine açıklık getirmesini isteyen Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük'e gönderdiği yazıda "Yayında bana yöneltilen soruya karşılık verdiğim cevapta, asıl vurgulanmak istenen, tartışmaların o günden bu yana Türk futbolunda tekrar gündeme gelmemiş olmasıdır." ifadelerini kullandı.
Özdemir, Vefa Küçük'e hitaben "Büyüğüm olarak ve üzerimde hakkınız olduğunu belirterek, son günlerde yapılan yanlış değerlendirmeler sonucunda gündem olan sözlerimle ilgili, maksadımın ne olduğunu açıkça söylememe dair bir çağrıda bulundunuz." ifadelerini kullanarak, açıklamasında şunları kaydetti:
"Divan kurulu, her kulübün ve camianın en değerli organıdır. Bu kapsamda, sizin sağduyulu açıklamalarınıza istinaden şunu söylemek isterim ki; yayında bana yöneltilen soruya karşılık verdiğim cevapta, asıl vurgulanmak istenen, tartışmaların o günden bu yana Türk futbolunda tekrar gündeme gelmemiş olmasıdır. Konuşmamda, başka bir maksat ve ima aramak, o çatı altında 18 sene boyunca yaptığım tüm hizmetlere haksızlık olur."
Vefa Küçük'e kendisiyle ilgili açıklamalarından dolayı teşekkür eden Özdemir, "Bu tartışmanın, sizin de ümit ettiğiniz gibi artık sona ermesini diliyorum." görüşlerine yer verdi.
Vefa Küçük: "Nihat Özdemir’den açıklama bekliyorum"

7 Haziran 2020 Pazar

Vefa Küçük: "Nihat Özdemir’den açıklama bekliyorum"

Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir'den 2010-2011 sezonuyla ilgili ifadelerine açıklık getirmesini beklediklerini açıkladı.

Fenerbahçe Spor Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir’in tarihe 'rezalet' olarak not edilen beyanatlarının ardından Fenerbahçe Televizyonu’na açıklamalarda bulundu.
Nihat Özdemir’in beyanatlarıyla ilgili açıklama beklediğini belirten Vefa Küçük'ün konuşması şu şekilde:

“Sevgili Fenerbahçeliler,

Son birkaç gündür Kulübümüzü yakından ilgilendiren Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Sayın Nihat Özdemir’in talihsiz bir beyanatı üzerine önce Başkan Vekilimiz Sayın Semih Özsoy ve ardından da Kulüp Başkanımız Sayın Ali Koç’un değerlendirmeleri ve TFF Başkanının beyanatına karşı verdiği cevaplar camiamızı bayağı üzdü, infiale sevk etti. Ben bu konuda konuşma ihtiyacı hissettim. Hepinizin bildiği gibi şu anda Yüksek Divan Kurulu Başkanıyım, bu sıfatımla konuyla ilgili konuşmaya ihtiyaç hissettim.

Sayın Nihat Özdemir 1994 yılında Sayın Başkan Ali Şen döneminde benimle birlikte Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Daha sonra da Aziz Yıldırım Başkanlığı’nda uzun süre Kulübümüzde yöneticilik ve Başkan Vekilliği yaptı. Dolayısıyla hepimiz Fenerbahçeliyiz. Bizlerin üst kimliği Fenerbahçe’dir. Fenerbahçe’den sonraki kimliklerimiz şahıslarımızı ilgilendiren kimliklerimizdir. 2011 yılı 3 Temmuz’unda vukuu bulan talihsiz kumpas ve kumpası takip eden iddialar, o günkü Kulüp Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım’ı 1 sene hürriyetinden mahrum edecek şekilde o günün savcıları, emniyet mensupları ve bağlı oldukları meşhur örgüt elemanları Kulübümüzü ele geçirmek için öncelikle Kulüp Başkanımızı ve yöneticilerimizi hedef alan bir eylemde bulundular. O zamanlar Sayın Nihat Özdemir Kulübümüzün Başkan Vekili, Sayın Ali Koç da Asbaşkanı’ydı. Aziz Yıldırım’ın cezaevine gitmesinden sonra da Kulübümüzü Sayın Nihat Özdemir ve Sayın Ali Koç başta olmak üzere o günkü yöneticiler canla başla haksızlığa uğradığımızı, böyle bir şike olayının aslının olmadığı ve bunun bir gün mutlaka ortaya çıkıp bu kumpası kuranların mahcup olacaklarını devamlı beyan ettiler. Bunların en başında da Nihat Özdemir geliyordu. Nihat Özdemir’le beraber aynı saflarda Ali Koç da mücadele edip diğer yöneticiler de onlara destek veriyorlardı.

Aradan geçen 9 sene içerisinde çok şeyler değişti. 2011 yılındaki TFF Başkanı da bir Kulüp üyemiz Sayın Mehmet Ali Aydınlar’dı. Bizim şanssızlığımız, başımıza ne gelmişse federasyonda bizleri temsil eden, Fenerbahçeli olmakla övündükleri ama Fenerbahçe’ye haksızlık yapıldığı zaman bilerek, bilmeyerek, sessiz kalarak veya başka türlü konuşarak cephe alan insanlarla mücadeleyle geçti Fenerbahçe’nin tarihindeki mücadeleler.

Sayın Mehmet Ali Aydınlar da o zamanki şanssız olarak TFF başkanı olmasından dolayı bizim camiamız kendisine çok büyük ithamlarda bulundu. Ama geçen zaman içerisinde görüldü ki esas bu işin failleri ve bu işe sebep olanlar ne federasyon mensupları ne de başkaları değildi. Bilindiği gibi sonradan FETÖ olarak isimlendirilen paralel yapının kumpaslarıydı. Dolayısıyla bu kumpasa karşı ne TFF başkanının gücü yeterdi ne de başka güçlerin bu konuda dahli olabilirdi.

Şimdi geldiğimiz noktada 2011 yılındaki olayın şike mi değil mi konusu spor kamuoyunda ve Türk kamuoyunda çok tartışıldı ama Allah’a şükür ki geldiğimiz bugünlerde şikenin olmadığı, Kulübümüze ve o zamanki Başkan ve yöneticilere yapılan hareketin bir kumpas olduğu, bu kumpası da terör örgütü sempatizanı, mensubu polisler, savcılar ve hakimler tarafından tezgahlandığı ortaya çıktı.

Her zaman şunu söyleriz, ‘En son sözü adalet söyler. Şeriatın kestiği parmak acımaz.’ Şike var mıydı, yok muydu olayları artık Fenerbahçe camiası yönünden hukuki anlamda sona ermiştir. Daha sonra adil yargılama yapan mahkemeler şikenin olmadığını, Aziz Yıldırım’ın, yöneticilerinin ve o gün ismi geçen tüm kişilerin suçsuz olduklarına karar vermiştir. Artık bunun üzerinden tartışma yaratmak ve kişiler, kendi şahsi görüşlerini söylemek durumunda olmamalıdır. Oldukları zaman da bunun cevabı tabii ki camiamızı temsil eden başta Başkanımız ve yöneticilerimizin buna cevap vermesi gerekiyor. Bu verilen cevap bence yeterlidir.

Sayın Nihat Özdemir’in de kendisinin o zaman iddialara, ithamlara, kumpasa karşı verdiği mücadeleye ters düşen bir beyanat vermiş olması lazım birkaç gün önce vermiş olduğu beyanat.

Nihat Özdemir eğer, ‘2011 yılında şike var’ diyorsa, kendisiyle çelişiyor ama ben bu cümleyi farklı yorumluyorum. Kendisinin böyle bir tenakuza düşeceğini tahmin etmiyorum. Bir soru üzerine verdiği cevabı belki ifade ederken yanlış cümleler, yanlış kelimeler kullanmış olabilir ama bunu kalbinden böyle geçirdiğini hiç zannetmiyorum. Geçirse de mühim değil. Neticede bu işin doğrusuna Türk adaleti karar vermiştir ve bu kumpası kuranlar da ilahi adalet onlar yargılanmaktadır. Onların da yargılandığı dava sona gelmiştir. Kulübümüz bu davayı ciddi olarak Aziz Yıldırım döneminde de Ali Koç döneminde de takip etmeye devam etmiştir. Bizim Kulübümüzün böyle bir olayın içinde olmadığı, Başkanımız ve yöneticilerimizin böyle bir eyleme katılmadığı mahkemelerin kararlarıyla sabittir.

Onun dışında rakip kulüplerin, federasyonların, spor kamuoyunun veya Türkiye’deki başka kulüp taraftarlarının bu konuda yorum yapmaları hiç doğru değil ve hiç Fenerbahçe camiasını üzecek olaylar değil. Biz suçsuzluğumuzu baştan beri müdafaa etmiştik ve mahkeme kararıyla da suçsuzluğumuz kanıtlanmıştır. O bakımdan Nihat Özdemir'in sarf ettiği cümleleri açıklaması gerekir. Sayın Semih Özsoy da Sayın Ali Koç da bu beyanatın hangi amaçla verildiğinin açıklanmasını tavsiye edilmesini istemişlerdir. Nihat Özdemir başkandan böyle bir cevap gelmediği için de kendisine karşı bu beyanatlar verilmiştir.

Benim camianın bir büyüğü olarak dileğim Nihat Özdemir’in de bunca hizmetlerine, Fenerbahçe’deki mazisine karşılık üzerinde bir hakkım olduğunu tahmin ettiğim Sayın Özdemir’den de kullandığı cümlelerin, kelimelerin maksadı aştığını veya maksadının ‘bu’ olmayıp ‘şu’ olduğunu ifade etmesini camiamız bekliyor. Kendisinin de böyle bir düzeltme yapmasını, maksadının ne olduğunu açıkça söylemesini temenni ediyorum, bekliyorum. Bunu yaptığı takdirde de camiamızdaki infial suhulete erer ve Fenerbahçe kendi içindeki meselesini kendiliğinden halletmiş olur.

Yoksa bizim TFF ile mücadelemiz yeni değildir. Neredeyse 30 senedir TFF’ye Fenerbahçeli üyelerimiz başkanlık yapmıştır; Sayın Şenes Erzik, Sayın Mehmet Ali Aydınlar ve şimdi de Sayın Nihat Özdemir. Bu arada Fenerbahçeli olmayan federasyon başkanları da kısa devrede oldu. Dolayısıyla bizim Fenerbahçe içindeki meselelerimizi yine biz Fenerbahçeliler olarak çözmemiz lazım. Ben Sayın Özdemir’den böyle bir düzeltme yapmasını bekliyorum, tavsiye ediyorum, rica ediyorum. Bunu yaptığı takdirde camiamızın yatışacağına, suhulete ereceğine inanıyorum. Dolayısıyla Kulübümüzün yüce şahsiyetine kim olursa olsun, ben de dahil, Sayın Ali Koç da dahil, geçmişte Aziz Yıldırım dahil hiçbirimiz leke sürecek bir kelime sarf edemeyiz. Böyle bir itham yaptığımız zaman da Kulübümüz geçmişte olduğu gibi taraftarlarımız, camiamız, üyelerimiz kenetlenir. Bugün de kenetlenmiş durumdayız. Bu kenetlenmenin yanlış anlamadan kaynaklanan bir kenetlenme olduğunu tahmin ediyorum, öyle olmasını ümit ediyorum. Sayın Özdemir’den açıklama bekliyorum. Teşekkür ederim.”

Fenerbahçe'den yeni Nihat Özdemir açıklaması

Fenerbahçe Kulübü,  TFF Başkanı Nihat Özdemir'in katıldığı bir canlı yayında 2010-2011 sezonuyla ilgili yaptığı açıklamaların ardından gelişen süreç ile ilgili olarak bir açıklama yaptı.

Sarı lacivertli kulübün resmi internet sitesi üzerinden yapılan açıklamada, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'un geçtiğimiz günlerde kulüp televizyonunda Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir'e sorduğu "2010-2011 sezonu şampiyonu kimdir" sorusuna yanıt verilmemesine tepki gösterildi.

Fenerbahçe Kulübü'nün açıklaması şöyle:

"TFF Başkanı Nihat Özdemir'in Perşembe akşamı sosyal medyada canlı olarak yayınlanan bir programda yapmış olduğu açıklamalar tüm kamuoyunun malumudur.
 
Özdemir'in camiamızda ve toplumda infial yaratan açıklamalarının ardından, yönetim kurulumuz harekete geçmeden önce kendisinden düzeltme gelmesi için 24 saat beklemiştir. Ancak Özdemir, Kulübümüz ve Başkanvekilimiz açıklamalarına başlamadan önce, aradan geçen 24 saatte kamuoyuna bir demeç vererek veya yönetim kurulumuza ulaşarak yaptığı açıklamaları düzeltme ihtiyacı duymamıştır.
 
Kulübümüz ve Başkanvekilimizin açıklamalarının ardından ise, TFF Başkanı kimliği ile büyük bir hadsizlik yaptığı ve içindeki gerçek niyeti dışarı yansıttığı konular dışında, 7'den 70'e Fenerbahçeliyim diyen herkesin kırmızı çizgisi olan 2010-2011 sezonu şampiyonluğumuz hakkında ne söylediği belli olmayan, netlikten ve sarihlikten uzak açıklamalar gerçekleştirmiştir.
 
Özdemir'in açıklamalarının ardından Kulübümüzün televizyonunda canlı yayına bağlanan Başkanımız Ali Koç, kendisine 2010-2011 sezonu şampiyonluğumuz hakkında tartışma yaratan açıklamalarını netleştirip bitirmesi için çok basit ve yalın bir soru sormuştur.
 
Ancak söz konusu Fenerbahçe aleyhine tartışma yaratacak demeçler vermek olunca her an her tür yayına bağlanabilen, küçük, büyük demeden her kuruma demeç verebilen Nihat Özdemir, Başkanımızın ve akabinde tüm camiamızın toplu halde yönelttiği son derece net olan ve tüm tartışmalara nokta koyacak tek bir soruya aradan geçen 2 günde cevap vermemiş, aksine top çevirme çabalarına hızla devam ederek kendine yakın medya kuruluşları ve mensupları üzerinden aklama operasyonu yürütmeye çalışmıştır.
 
TFF Başkanı Nihat Özdemir,
 
Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, ısrarla yanıtlamaktan kaçtığınız sorunun cevabını aklınızın her köşesine iyice kazımak isteriz ki;
 
2010-2011 sezonu şampiyonu, namusuyla, alın teriyle, hakkıyla, taraftarıyla, camiasıyla FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ’dür!
 
2010-2011 sezonu şampiyonluğumuz, tarihimizin en anlamlı şampiyonluğudur ve FETÖ dahil hiçbir güç tarihe yazılmış bu gerçeği değiştiremeyecek, o kupa ilelebet Şanlı Fenerbahçe tarihini anlatan müzemizde sergilenmeye devam edecektir!
 
Bu vesileyle, Özdemir'in Perşembe akşamı yaptığı açıklamalardan beri, Fenerbahçe'lerine sonsuz bir aidiyet ile sahip çıkarak tepkilerini büyük bir güçle ortaya koyan, ilk dakikadan itibaren sessiz kalmayarak Kulüplerine, camialarına tıpkı 3 Temmuz 2011'in ilk günü gibi kalkan olan, 3 Temmuz 2011'deki duruşu ne ise bugün de tam o noktada olan tüm taraftarlarımıza, kongre üyelerimize, derneklerimize şükranlarımızı sunarız.
 
Siz varken Fenerbahçe yıkılmaz."

5 Haziran 2020 Cuma

Ali Koç: "Fenerbahçe 2010-2011 Yılında Alın Teriyle ŞAMPİYON OLMUŞTUR!" (Full Video)

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, FB TV'de gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Fenerbahçe Başkanvekili Semih Özsoy'un açıklamalarının arkasında olduğunu ifade eden Ali Koç, "Nihat Özdemir'den açıklama bekledik ancak olmadı." dedi.

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, TFF Başkanı Nihat Özdemir’in beyanatlarıyla ilgili Fenerbahçe Televizyonu’na açıklamalarda bulundu.

Ali Koç’un açıklamaları şu şekilde:

“Camiamızı, tüm taraftarlarımızı, kongre üyelerimizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Pandemi sürecinde önemli bir haftayı geride bırakıyoruz. Normalleşme adına önemli bir adım attık. İnşallah bu sıkıntılı süreci artık yavaş yavaş olsa da geride bırakırız. Böyle bir dönemde bu konuyla kimseyi meşgul etmek istemezdik ancak biz koskoca bir camianın, milyonların aşkla, gönülle ve tutkuyla bağlı olduğu bir camianın liderleriyiz. Sorumluluklarımız var. Bu konuya ne yazık ki cevap vermek ve sizleri meşgul etmek zorundayız. Bir kez daha Türkiye Cumhuriyeti’ni, Sağlık Bakanlığı’nı, tüm sağlık çalışanlarımızı kutluyorum, tebrik ediyorum. Bu süreci mükemmele yakın yönettik. Başka ülkelere nazaran daha iyi bir konumdayız. İnşallah bundan sonrasını da bu şekilde devam ettiririz. En kısa zamanda çoluğumuzla çocuğumuzla, büyüklerimizle normal hayatlarımıza dönebiliriz. Bu süreçte hayatını kaybeden herkese başsağlığı diliyorum. Ailelerine de sabırlar diliyorum. Şu an hasta olan tüm vatandaşlarımıza da acil şifalar. Bir kez daha cephede canlarını risk etme pahasına bizlerin sağlığı için mücadele eden tüm sağlık personelimize şükranlarımızı iletmek istiyorum.”

“Sayın Başkan Vekilimiz Semih Özsoy konuyla ilgili bazı açıklamalar yaptı. Kendisine de özellikle teşekkür ediyorum. Kelimesi kelimesine yaptığı açıklamaların arkasında olduğumuzu hem Başkanınız olarak hem de yönetim kurulumuz olarak ifade etmek istiyorum. Gönül isterdi ki bu süreçte bu gibi konularla spor dünyasını, camiamızı üzecek, kıracak konularla meşgul olmasaydık ama olmak zorundayız. Hatta biz bekledik. Dün gece ilk açıklamadan sonra gelen yoğun tepkiler ve bizim herhangi bir refleks, reaksiyon göstermememizden kaynaklanan eleştirilere rağmen bekledik. Bugüne kadar bekledik. Niye bekledik? Hepimizin hayatında konuşurken, canlı röportajlarda, mülakatlarda bir şey söylemek isteyebiliriz ama farklı bir mana çıkabilir. Yanlış ifade etmiş olabiliriz. Herkesin hayatında yaşadığı olaylardan biridir. Dolayısıyla bekledik. Hata yapmak insana mahsus, özür dilemek ise bir erdemdir. Belki Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Sayın Nihat Özdemir bir açıklık getirir, onu demek istemedim, şöyle demek istedim der diye tüm tepkilere rağmen bekledik. Özür diler, bir erdemlik gösterir diye bekledik. Ne yazık ki bu akşama kadar herhangi bir tepki, düzeltme, özür dileme gelmeyince aramızda yaptığımız istişareler sonucu Başkan Vekilimiz Sayın Semih Özsoy çok net ifadelerle durumu kamuoyuna açıkladı. Arkasından Nihat Bey’in açıklamaları geldi. Nihat Bey’in açıklamaları bana sorarsanız ilk açıklamasından da beter. Daha da talihsiz bir noktaya getirdi konuyu.

SÖZ KONUSU FENERBAHÇE İSE NASIL KÖTÜ BİR KALBE SAHİP OLDUĞUNU GÖZLER ÖNÜNE SERMİŞTİR

Nihat Özdemir’e şahsım ve camiam adına teşekkür ediyorum. Çok çok teşekkür ediyorum ki bu açıklamaları yaptı. Niye teşekkür ediyorum? Şu nedenle teşekkür ediyorum. Aslında Nihat Bey, tüm Fenerbahçelilerin gerçeği görebilmesi açısından, Allah’ın lütfu diyebileceğim bir açıklama yaparak belki de bir anlık refleksle aslında içindekileri dışa vurmuştur. Yani taraftarlarımızın ve camiamızın nezdinde söz konusu Fenerbahçe ise nasıl bir kötü kalbe, nasıl bir zihniyete ve niyete sahip olduğunu gözler önüne sermiştir. Bizleri bölmeye, parçalamaya çalışan 3 Temmuz sürecinde sıkı sıkı kenetlenmiştik. Yıllar sonra 3 Temmuz’a yakın bir tarihte, 3 Temmuz ile ilgili yaptığı açıklamayla bizleri bir kez daha sıkı sıkı kenetlemiştir. Dolayısıyla Sayın Başkan’a çok teşekkür ediyorum. Hem söz konusu Fenerbahçe ise gerçek yüzünü gösterdiği için hem de bizleri farkındalığımızı, nelerle uğraştığımızı, yönetim olarak nelerle mücadele ettiğimizi en son örneğiyle bir kez daha akıllara getirmiştir. 


3 TEMMUZ’UN KUMPAS OLDUĞU DEVLETİMİZ TARAFINDAN DA KABUL GÖRDÜ

Tabii biz muhtelif zamanlarda federasyonlarla yaşadığımız sıkıntıları da gündeme getiriyoruz. Hakem kararları olur, kurulların kararları olur, harcama limitleri olur vs. vs. Biz bu konuda çok çektik. Düşünebiliyor musunuz ki bir federasyon başkanı bu söylemlerde, bu konularda bu gibi sözler sarf etmiştir. Yanlış bir mana çıkmış olabilir ve düzeltir diye bekledik. Düzeltmedi ve tam tersi istikamette gitti. Hatırlatmak istiyorum ki Fenerbahçe Spor Kulübü’ne 3 Temmuz 2011 yılında başlayarak yapılan saldırı, kurulan tuzaklar, kumpaslar alenen ortaya çıkmıştır. Devletimiz tarafından da bu yapılanların camiamıza kumpas olduğu net bir şekilde kabul görmüştür. 3 Temmuz Kumpası’nı savunan, savunan demeyelim de hatırlatan, ne diyor bakalım? ‘9 yıldır bir şike olayına rastlamadık’ diyor. Sanki 9 yıl evvel rastlanmış gibi bir imaj çıkıyor. Düzeltmesini bekledik ama düzeltmedi. Demek sözlerinin arkasında duruyor. Hem de 18 yıl boyunca Fenerbahçe Spor Kulübü’ne yönetici olarak, bir dönem de başkan vekili olarak hizmet etmiş olan biri bu ülkede bu örgüte karşı mücadelenin bayraktarı olmuş bir kurum olan Fenerbahçe’ye bu sözleri söyleyebiliyor. Dolayısıyla camiamızdaki infial, tepki, mektuplar, mailler, telefonlar kulübümüze gelen ve bu infialin bir ispatı olarak bunu paylaşıyorum. Çok manidar olduğunu düşünüyorum çünkü kendisi asıl rezaleti bizim konuyu saptırmamıza bağlıyor. Velev ki biz konuyu saptırıyoruz, diyelim ki fırsatçıyız; böyle bir röportaj sonrasında kendimize fayda sağlamaya çalışıyoruz onun ima ettiği gibi. O zaman bizim taraftarlarımız, kongre üyelerimiz, kulübe mesaj yağdıranlar, rakip taraftarlar olarak bunu bizim aleyhimize kullananlar, onlar da farklı anlamamışlar. Onlar da aynı şekilde bu konuyu yorumluyorlar. Eminim ki Sayın Başkan’ın iletişim danışmanları da vardır. Kendisine de bu net bir şekilde ifade edilmiştir ki ‘Sayın Başkan yaptığınız açıklamalar ne kastetmiş olursanız olun bambaşka yerlere çekiliyor. Hakikaten bunları kastetmediyseniz de çıkın ve bir düzeltme yapın. Yanlış anlama için özür dileyin.’ eminim ki denmiştir. Ancak Sayın Başkan bu yolu tercih etmemiştir.

3 TEMMUZ DAVALARI ÖNCESİ BU LAFLAR MANİDAR

Zamanlamanın da manidar olduğunu söylemek istiyorum. Liglerin başlamasına bir hafta kala sanki bir kaos ortamı yaratılmak isteniyor. Hatta çok daha önemlisi bu konuyla ilgili 3 Temmuz davaları var Temmuz ayında. İki tane çok önemli davamız var. Bu mahkemeler başlamadan önce bu lafları etmiş olması.... zamanlamayı da manidar buluyorum. Bu kurgulanmış bir röportaj mıdır, yoksa spontane sorulmuş bir soru üzerine verilen bir cevap mıdır? Onu dahi bilemiyoruz. Onu dahi sorgulamak durumunda kendimizi hissediyoruz.

EMİNİM Kİ AZİZ YILDIRIM’IN DA AÇIKLAMALARI OLACAKTIR

Bu sözler aslında sadece Fenerbahçe camiasına değil; o zaman çok büyük bir mücadele veren, badireler atlatan, kulübümüzün liderliğini yapan Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım, yani Nihat Bey’in dostu olan ki son zamanlarda da yakınlığını görüyoruz. Ona karşı yapılmış bir saygısızlıktır. Eminim ki Başkanımız Aziz Yıldırım’ın da bu konuyla ilgili tez zamanda açıklamaları ve söylemleri olacaktır. Bundan hiçbir şüphem de yoktur. Ama bu söylemler bence maksadını aşmıştır. Bunu düzeltmek için veya açıklık getirmek için bu akşamüstü yapılan açıklamalar da rezalet.

İSTİFA EDEBİLMEK İÇİN İRADEYE SAHİP OLMAK GEREKİR

Biliyorum çok tepki var. Camiamızda iki yönde tepki var. Federasyondan istifa etmesiyle ilgili tepkiler var. Kulübümüze gelen kulüp üyeliğinden ihracıyla ilgili de tepkiler var. Bu iki konuya da değinmek istiyorum. İstifa, kişisel bir müessesedir. İsteyen bir kurumdan, bir pozisyondan, bir görevden istifa etmek isterse ‘istifa ediyorum’ der ve ayrılır. Ama istifa edebilmek için irade, özgürlüğe sahip olunması gerekmektedir. Ben muhtelif konuşmalarımda Sayın Başkanın itinayla seçildiğini, manevra ve özgürlük alanının kısıtlı olduğunu birkaç kez ifade etmiştim. Dolayısıyla bu anlamda istifa edeceğini ve istifa etmesini beklemenin doğru olacağını düşünmüyorum. Ama esas bizi ilgilendiren konu kulübümüzün üyeliğiyle ilgilidir. 

ÜYELİKTEN ATILMAK ONUR KIRICI BİR UNSURDUR, İHRAÇ EDİLMESİNİN NİHAT BEY İÇİN ÇOK FAZLA BİR ŞEY İFADE ETMEYECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM

Kulüp üyeliğinden ihraç bir sürece bağlıdır. Tüzüğümüzde de net bir şekilde tarif edilmiştir. Bu, Yönetim Kurulu’na kalan bir karar değildir. Ancak bugün ve birkaç gün içinde de devam edecektir; bu gelen yoğun talepler, tepkiler, mektuplar, mesajlar, başvurular ilgili kurullarımız ve yönetim kurulu tarafından da değerlendirilecektir. Amma velakin taraftarlarımıza bu konuda da birkaç söz söylemek istiyorum: Bir kurumdan üyelikten atılmak onur kırıcı, üzgünlüğe sebebiyet veren bir unsurdur. Ben şahsen kulübümüzden Nihat Bey’in ihraç edilmesinin Nihat Bey için çok fazla bir şey ifade etmeyeceğini hatta bir adım daha öteye gideyim, şirin gözükmek istediği kesimler çerçevesinde de aslında kendisine bir mükafat olacağını da düşünüyorum. Çünkü ‘bakın ben koskoca Fenerbahçe camiasını sizler için karşıma aldım’ı da çok rahat bir şekilde diyebilecektir. Dolayısıyla bizler tabii ki bu yoğun talep ve baskı çerçevesinde görevimiz süreci en doğru şekilde uygulamak ve kurulları çalıştırmak. Bundan ne netice çıkar bilemem fakat bunu yapacağız. Fakat taraftarlarımıza söylemek istediğim şu; Fenerbahçe’yi gerçek anlamda samimi bir şekilde, gönülden özümsememiş biri için çok da fazla bir etkisi olacağını düşünmüyorum hatta az önce ifade ettiğim sözler çerçevesinde belki de fayda sağlayacak mükafat gibi de görülebilir. 

Bu arada Fenerbahçe’nin gücü her zaman söylediğim gibi kulübün sahibi olan Kongre Üyeleri ve taraftarlarıdır. Kongre üyeleri ve taraftarları, Fenerbahçe’yi pek çok dönemde tarihte bol bol örnekleri olduğu gibi en sıkıntılı zamanlarında omuz omuza sahiplenmiştir. Burada da benzer bir reaksiyon görüyorum. İnisiyatif kullanarak, hassasiyet göstererek kulübünüze, yönetim kurulunuza sahip çıktığınız için de hepinize şahsım ve yönetim kurulum adına çok çok teşekkür ediyorum, sağ olun var olun diyorum. Çünkü bir kez daha gösterdiğiniz ki en sıkıntılı günde bile Fenerbahçe hiçbir zaman yalnız değildir. Bu camianın her bir ferdi bu camiayı korumak için, sahiplenmek için her şeyi yapmaya hazırdır.

BİR TAKIMIN PERFORMANSIYLA İLGİLİ YORUMDA BULUNMAK TFF BAŞKANININ İŞİ DEĞİLDİR

Şimdi gelelim bugünkü açıklamaya. Buradan da birkaç konuya değinmek istiyorum. ‘Fenerbahçelilerden ne kadar tepki alıyorsam, ya Nihat doğru yoldayım’ diye garip bir cümlesi oldu. Yani bu ne demek? Aslında Fenerbahçe’ye bedel ödeterek genele adaleti sağladığını göstermesi aslında hem vicdanen hem de adaletin doğasına ve tanımına çok ters gelen bir unsurdur. Yani Fenerbahçe Spor Kulübü ile ilgili almış olduğu kararlarla, tutumuyla, yaklaşımıyla aslında kendisinin ne kadar adaletli bir federasyon başkanı olduğunu ifade etmeye çalıştı. Bizim özellikle de bu sezon gerek sahada gerekse saha dışında neler yaşadığımızı ki bunların bir kısmını kamuoyu biliyor. Ama bildikleri bile şunu söylemek için yeterli: Evet Nihat Bey, siz bize bedel ödeterek, birilerine şirin gözükerek kendi kendinize adalet sağladığınızı inanıyorsanız bu tabii ki sizin takdirinizdir. Ama bilin ki bizim başarısızlığımıza değiniyorsunuz, bizim başarısızlığımızda bilhassa bu sezon sizin de büyük payınız var. Şimdi gelelim Türkiye Futbol Federasyonu’nda olan bir şahsın Türkiye Futbol Federasyonu’nun resmi sitesinden bu örnekte bizi ama herhangi bir takımın başarısızlığı ya da başarısızlığına dair etmiş olduğu cümleler ve kendinden gündemi saptırmak için bizi hedef alması aslında ilk defa değil. Bu, birkaç kez yaşandı. Ama dünyanın hiçbir yerinde hiçbir Futbol Federasyonu Başkanının veya Yönetim Kurulunun işi değildir, herhangi bir takımın iç siyasetine karışmak, onların performansı ile ilgili bir yorumda bulunmak. Ve bunu da artık norm haline getiriyor. Yani bunu birkaç defadır yaptı, yapmaya da devam ediyor. Ve bunu da son derece yakışıksız bulduğumuzu ve kabul etmeyeceğimizi de buradan ifade etmek istiyorum ama aslında bu sistemin çarpıklığını da en güzel göstergelerinden bir tanesi. 

SAYIN NİHAT ÖZDEMİR’E SORMAK İSTİYORUM. 2010-11 SEZONU ŞAMPİYONU KİMDİR?

Ben, sormak istiyorum, Sayın Nihat Özdemir’e! Çok basit ve net olarak sormak istiyorum! 2010-2011 sezonunun şampiyonu kimdir? Siz, bu soruyu cevaplamak için de günlerce beklemeyin! Alın telefonunuzu elinize atın bir tweet ya da mesaj ne yapacaksanız, kullanın resmi siteyi ve söyleyin ve deyin ki: ‘2010-2011 sezonu şampiyonu Fenerbahçe’dir. Hakkıyla, emeğiyle, alın teriyle, taraftarıyla ve camiasıyla bu şampiyonluğu gani gani hak etmiştir. Tüm terör örgütünün engellemelerine, ayak oyunlarına rağmen zaman da göstermiştir ki Fenerbahçe’ye yapılan saldırının tamamen bir kumpas olduğu pek çok farklı kumpaslarda olduğu gibi spor dışında da biz şu anda sporu konuşuyoruz, bunu açık söyleyin veya söylemeyin. Bunu söyleyebilir misiniz? Buna inanıyor musunuz? Neye inanıyorsanız 2010-2011 yılıyla ilgili, o senenin şampiyonu kimdir, çıkın ve söyleyin!

SİZİN GİBİ DOSTLARIMIZ VARSA DÜŞMANA NE GEREK VAR

Top çevirmeye gerek yok. Lafı uzatmaya da gerek yok. Siz, bizi hedef alıyorsunuz, defalarca hedef aldınız. Sizin gibi dostlarımız varsa düşmana ne gerek var. Ben size soruyorum. Tüm camiayı, kamuoyunu, diğer kulüpleri de rahatlamak açısından çok basit bir soru soruyorum: 2010-2011 yılının şampiyonu kimdir, Sayın Nihat Özdemir?

İSTEDİĞİNİZ HER PLATFORMDA TARTIŞMAYA HAZIRIZ

Dolayısıyla konuyu da daha fazla uzatmak istemiyorum. Taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. Başkan Vekilimiz Semih Özsoy’a teşekkür ediyorum, bu konuyu çok net bir şekilde ifade ettiği için. Ve tekrar söylemek istiyorum. İstediğiniz her platformda Sayın Nihat Özdemir, sizinle bu konuları tartışmaya açık ve hazır olduğumuzu, istediğiniz her yerde 3 Temmuz’dan bu yana Semih Bey’in de yaptığı ifadeleri, söylemleri de konunun içine alarak sizlerle, sizinle her ortamda bunu konuşmak, değerlendirmek, tartışmak isteriz. Sizin birkaç ortamda 3 Temmuz’la ilgili ifadeniz oldu, ‘ben bir konuşursam şöyle olur, böyle olur.’ Hodri meydan diyoruz, Sayın Özdemir. Ne istiyorsanız söyleyin.

YILLARCA FENERBAHÇE’YE HİZMET ETTİNİZ, İNŞALLAH BİR DAHA HİÇBİR ZAMAN HİZMET ETMEZSİNİZ

Heyecanla ve hararetle sözlerinizin arkanızda durmanızı, mümkünse de beraber isteyeceğiniz herhangi bir medya platformunda, kanalda, radyoda nerede istiyorsanız bu konuları sizinle tartışmaya hazır olduğumuzu ve çok arzuladığımızı da bilmenizi istiyoruz. Evet, yıllarca Fenerbahçe’ye hizmet ettiniz, inşallah bir daha hiçbir zaman hizmet etmezseniz.

Tekrardan kamuoyundan özür diliyorum, böyle bir konuyla meşgul ettiğim için ama biz 9 senedir çok çektik, 3 Temmuz bizim Kırmızı Çizgimizdir. Kimse bu konuyu bu şekilde ele alamaz. Hakkıyla, alın teriyle kazandığımız kupamızı bile muhafaza, müdafaa edebilmek için müthiş bir mücadele verdik, savaş verdik. Fenerbahçe taraftarları dışında da bu konuya saygı gösteren, alkışlayan milyonlarca insan oldu. Biz bu mücadelenin fitilini ateşledik, bu bizim tarihimize altın harflerle yazılacaktır. Keşke hiçbir zaman olmasaydı, halen bunun sıkıntılarını çekiyoruz. 9 senedir yaşananlar ortada, inşallah davalar da sonuçlanacak. Gönüllerdeki sonuç hukuka da yansıyacak. Beklediğimizden, arzu ettiğimizden daha fazla sürdü, inşallah tez zamanda da en kısa zamanda da bu süreç sonuçlanır ve biz de artık önümüze bakmaya başlarız. Fenerbahçelilere, tüm taraftarlara bu süreç sonuçlanana kadar da rehavete kapılmamalarını, yakinen takip etmelerini de özellikle rica ediyorum. Bir kez daha onlara kulübümüzü sahiplendikleri için, bir spor kulübü nasıl sahiplenilin güzel bir örneğini verdikleri için de ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Herkese iyi akşamlar, sevgiler, saygılar.”

Nihat Özdemir'den Fenerbahçe açıklaması

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, bir canlı yayında, "Şike tartışmalarını bitirmek için nasıl bir strateji izleyeceksiniz" sorusuna verdiği cevabın Fenerbahçe yönetimi tarafından saptırıldığını söyledi.

Nihat Özdemir, TFF'nin internet sitesinde yer alan açıklaması şöyle:

"Ekonomist Dergisi'nin instagram yayınında "Futbolda şike tartışmalarını bitirmek için nasıl bir strateji izleyeceksiniz?" sorusuna verdiğim cevabın önce kamuoyu ve sosyal medyada, daha sonra da Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından amacından çok farklı olarak yorumlandığını maalesef üzülerek takip ettim.

Herkesin bildiği gibi 2010-2011 sezonunda birçok kulüple ilgili "şike tartışmaları'' olmuştur. Yayındaki sözlerimde herhangi bir kulübün veya kulüplerimizin ismi geçmemiş, imada bulunulmamıştır.

Buna rağmen Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetimi tarafından konunun saptırılması asıl 'rezalet'tir.

Daha üzücü olan ise Fenerbahçe gibi güzide bir kulübümüzün ve köklü bir camianın bu anlayışla yönetilmesidir.

Türk futboluna ve Fenerbahçe Kulübü'ne, şu anda Fenerbahçe Başkanı ve Başkanvekili olan şahıslardan daha uzun yıllar hizmet etmiş olmak gurur madalyamdır.

Adımı bir terör örgütü ile yan yana getirme cüretini gösteren Semih Özsoy'un şahsımla ilgili itham ve saldırılarını esefle kınıyor ve ayıplıyorum. Benim, yıllardır Türkiye'ye nasıl hizmet ettiğimi herkes biliyor.

Fenerbahçe'ye nasıl hizmet ettiğimi ise, 2010-2011 sezonunda yönetici olan, şimdiki Başkan Ali Koç, ''Nihat Özdemir'in Başkanlığında bu yönetim yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalışmıştır" diyerek özetlemiştir.

Türkiye'ye ve Fenerbahçe'ye olan hizmetlerimi sorgulamak başkanvekili olan şahsın haddine değildir.

Göreve geldiklerinden bu yana sportif başarısızlıklarını sosyal medyanın yönlendirmesi ile örtmeye çalışanların bu tür açıklamalarına itibar edilmemesini kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

Saygılarımla

Nihat Özdemir
TFF Başkanı"

Semih Özsoy: "Nihat Özdemir FETÖ illetinin neresindedir, bunu anlatmalıdır" (Full Video)

Fenerbahçe Kulübü Başkan Vekili Semih Özsoy, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir'in kulüpten ihraç edilmesiyle ilgili büyük bir talep geldiğini ve gerekeni yapacaklarını söyledi.

TFF Başkanı Nihat Özdemir’in dün akşam saatlerinde tarihe 'rezalet' olarak not edilen beyanatlarının ardından Fenerbahçe Başkan Vekili Semih Özsoy, Fenerbahçe Televizyonu’nda yayınlanan ‘Gündem Özel’ programında açıklamalarda bulundu. Özsoy şöyle konuştu:

“Talihsiz bir açıklama diyemiyoruz, talihsiz olması için istemeyerek, bilmeyerek, yanlışlıkla, dil sürçmesiyle yapılmış gibi olması lazım. Neye hizmet ettiği belli olmayan, belki de kendince bilinen, çok kesimleri üzen, kahreden bir açıklama oldu. Açıklamayı şaşkınlıkla ve üzüntüyle seyrettik. Dava arkadaşı dediğimiz, bu yolda beraber yürüdüğümüz, yoldaş dediğimiz, mücadele verdiğimiz insanın böyle bir açıklama yapması akıllara durgunluk verecek bir durum. Bununla birlikte öncesinde de amacını kısmen de olsa defalarca gündeme getirmemize rağmen, bir türlü ispatlayamadığımız şeyi de kendisinin itiraf etmesiydi. Nihat Bey, kendi  beyanında  söylediği üzere ‘Fenerbahçe’nin aleyhinde karar verdiğinde Fenerbahçeliler beni eleştirdiği takdirde ben o zaman iyi yapıyorum, doğru yoldayım, doğruyum’ deme gibi Fenerbahçe’nin haklarının yenmesinde ve saldırıya uğramasında ön ayak olmasını bir tarafsızlık ilkesi olarak edinmiş. Bu da bizim açımızdan malumun ilanı oldu. Biz kime ne derdimizi anlatıyormuşuz? Bu da gündeme geldi. ‘Bizim aleyhimize bunlar yapılıyor, biz mağduruz, bunları yapmayın, objektif olun, dürüst olun başka bir şey istemiyoruz’ dediğimizde kimlere neler anlatıyormuşuz? Demek biz kapıdan çıktığımız zaman kafa arkasında çok daha farklı şeyler varmış. 3 Temmuz ile ilgili söylemem gereken şey şu, biz üzüntülüyüz, şaşkınız ama bununla birlikte kahırlarda olan, çok zor durumda olan Fenerbahçe’nin büyük taraftarı, büyük kongre üyeleri, önde gelenleri, kulübümüzü hem mail, hem faks, hem de telefon yağmuruna tuttular. ‘Neden bir şey yapmıyorsunuz? Gerekeni biz yapacağız’ şeklinde telefonların kitlendiğini biliyoruz. Biz de ‘Fenerbahçe gerekeni gerektiği zaman yapar ama bununla ilgili ucunun nereye kadar gittiğini görmek istiyoruz’ dedik. Nihat Bey bunu eminim ki kasıtlı ve bilinçli olarak yapıyor. Şu ana dek düzeltme gelmemesi de düzeltme yapılmayacak kadar bilinçli ve kararlı bir şekilde yapılmasındandır. Hepimiz hata yapıyoruz. Düzeltme şansın olur. Bir açıklama yaparsın. Taraftarlarımızın da camiamızın da söylediği, bunun bir açıklaması, düzeltmesi ve özrü de olmaz. Neye hizmet ediyor, niye bunları yapıyor bilmiyoruz. Biz anlayamayız. Ama kendisi biliyordur. 3 Temmuz bizim kırmızı çizgimiz. Bizim olmazsa olmazımızdır. Mücadele verirken de buraya aday olurken de Sayın Başkanımızın ilk söylediklerinden biri de bizim olmazsa olmazımız olduğudur. Başkanımız, ‘Şampiyonluk bugün var, yarın yok. Onun sonuna kadar mücadelesini veririz. Ama Fenerbahçemizin bu mücadelesinde hiçbir zaman bir adım geri adım atmayız. Hatta yerimizde bile saymayız’ dedi. Bilerek veya bilmeyerek, kimlere, niye hizmet ediyor? Nihat Özdemir'in bunu açıklaması lazım. Hayretlerle seyrettiğimiz ise, o mücadele sırasında sabahladığımız, hapishanelerin önünde Başkanımızın, yöneticilerimizin içeride mağdur olduğu dönemde hiç mi yüreği sızlamadı bu açıklamaları yaparken? Nihat Bey’in bizlerin gerekeni yapmasına izin vermeden, onurlu bir şekilde gerekeni yapması gerekiyor. Şimdiye kadar bizim ofsayttı, goldü mücadelemizde haksız olduğunu söylediğimizdeki gibi bir durum değil. Öncelikle gerekeni yapmalı, bundan önce de Nihat Bey çıkıp şunu dürüstlükle ve açıklıkla dile getirmeli. FETÖ'yü lanetlemeli ve kendisi tam anlamıyla bu FETÖ illetinin neresindedir, bunu anlatmalıdır. Bunu bize değil, bizim için değil; Fenerbahçe ve Türkiye için anlatmalıdır. Daha önceki dava arkadaşları için anlatmalıdır. 3 Temmuz’u yaşarken ki şimdi taşlar yerine oturdu çektiğimiz sıkıntıları, verdiğimiz kavganın, mücadelenin neresindeydi? Neredeyse 24 saat geçmiş, hiçbir açıklama yapmamış olması da nereye hizmet ettiğinin açıklamasıdır. En üzüldüğümüz de Metris’in kapısında mücadele eden insanların emeğine böyle bir saldırı olmasıdır. Türkiye’de şike oldu. Bak 9 yıldır olmuyor derken bunları kimler dedirtmiştir? Neye dayanarak bunları söylemiştir? Camiamıza, Ali Başkan’a, Fenerbahçemize bu kesimden yine bir atak başlamıştı. Anladığım kadarıyla bunun da bitirici vuruş olması istendi ama oyunu yapan oyun bulur. Allah o kadar büyük ki o gün ispatlayamadıklarımız, bugün gün yüzüne çıktı.”

Fenerbahçe Başkan Vekili Semih Özsoy sözlerine şöyle devam etti:

“Kulüp üyelerinden büyük bir serzeniş var. Telefonlar kitlendi. Fenerbahçe, Türkiye'dir. Türkiye’nin dört bir yanından, yurt dışından kongre üyesi olmayan insanlardan da çok tepki geliyor. Burada halkın sesine kulak vermek durumundayız. 2011'den beri gözyaşı var, kan var, ter var, bir mücadele var.  Fenerbahçemizin haklı davasında kimsenin böyle bir şey yapmasını kabul edemeyiz. Dolayısıyla tabii ki kayıtsız kalamayız. Bu bir davadır. Yapılan en büyük haksızlık da dava arkadaşlarınadır. Tabii ki değerlendirilecek ve ne gerekiyorsa yapılacaktır. Bunun önünde biz de duramayız. Gerekli tüzük, disiplin dikkate alınır ve ne gerekiyorsa yapılır. Sayın Başkanımız da bir açıklama yapacak. Yeni dönemin yapılanması hakkında bir çalışma içerisinde. İlerleyen saatlerde o çok daha net ve verimli açıklamalar yapacaktır. Kayıtsız kalmamız mümkün değildir. Dilekçelerini veren, bize itiraz eden ve sessiz kalmayan kesime de teşekkür ediyoruz. Sessiz kalan kesimi anlamak mümkün değil. Bu da düşündürücü, manidar ve çok üzücü. Haklı mücadelemizde, yıllardır süregelen neredeyse bitme aşamasında olan Kumpas Davası ile birlikte önümüzdeki hafta yapılacak olan ama Temmuz başına ertelenen davanın arifesinde böyle bir açıklama yapması da gerçekten düşündürücü. Neden apar topar böyle bir şey yapma ihtiyacı hissedildi? Devletin mahkemelerinde şike yoktur denildiği yerde, bir tek onamaya kalmış. Arkasından da bizim mağdur olduğumuzdan dolayı Kumpas Davası ile süregelen haklılığımızla birlikte mağduriyetimizi de belgeleyecek olan süreçte Nihat Bey’in böyle bir açıklama yapması da bizim tarafımızdan ayrıca değerlendirilmesi gereken ve dikkat edilmesi gereken bir şeydir.”



25 Nisan 2013 Perşembe

Emenike Beraat Etti



Futbol'da Şike Davası kapsamında yargılanan ancak dosyası ayrılan Emmanuel Emenike için karar bugün çıktı. Nijeryalı oyuncu, beraat etti. 

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi, "Futbolda Şike" Davası kapsamında, savunması alınamadığı için dosyası ayrılan futbolcu Emmanuel Emenike'nin beraatine karar verdi.
İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen karar duruşmasına, sanık Emmanuel Emenike katılmadı. Duruşmada, Emenike'yi temsilen avukatı Rezzan Epözdemir ile müdahil Trabzonspor Kulübü avukatı Nusret Yılmaz hazır bulundu.
TRABZONSPOR'UN AVUKATI: EMENİKE CEZALANDIRILSIN
Duruşmada söz alan müdahil avukat Nusret Yılmaz, savcılığın daha önce verdiği mütaalaya katıldıklarını ve sanık Emenike'nin şikeden yargılandığını belirterek, "Emenike, 25 Mayıs 2011'de Fenerbahçe ile transfer sözleşmesi yaptığı bilinmesine rağmen Karabük maçından önce teklif gelmediğini beyan etmiştir. Nitekim daha önce yargılanan Aziz Yıldırım, Şekip Mosturoğlu'nu Emenike'nin transferiyle ilgili görevlendirdiğini beyan etmiştir" dedi.
Şekip Mosturoğlu'nun, Emenike ile mart ayında ön sözleşme imzaladığını belirttiğini ifade eden avukat Yılmaz, daha sonra da Karabükspor-Fenerbahçe maçından 5-6 hafta önce ise Karabükspor Başkanı Feridun Tankut'un da transferle ilgili dönemin TFF Başkanı Göksel Gümüşdağ ve Alaattin Yıldırım ile görüşme yaptığını beyan ettiğini anlattı.
reklam
Emenike'nin şike yaptığına yönelik iddialarını tekrarlayan avukat Yılmaz, sanığın cezalandırılmasını talep etti.
SAVCI MÜTALAASINI TEKRARLADI
Emenike'nin avukatı Rezzan Epözdemir ise yazılı dilekçe vererek müvekkilinin beraatine karar verilmesini istedi.
Esas hakkında görüşü sorulan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ufuk Ermertcan ise Emenike'nin cezalandırılmasını öngören eski mütalaasını tekrar ettiğini söyledi.
Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanık Emmanuel Emenike'nin Süper Lig'de 8 Mayıs 2011'de yapılan Karabükspor-Fenerbahçe maçında şike yaptığı iddiasıyla hakkında dava açıldığını hatırlatarak, söz konusu suçtan cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıtlara ulaşılamadığını belirtti.
Suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle sanık Emmanuel Emenike'nin beraatine hükmeden heyet, yargılama giderinin de devlet üzerinde bırakılmasına karar verdi.
EMENİKE: GERÇEK ORTAYA ÇIKTI
Duruşma çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan avukat Rezzan Epözdemir, adaletin tecelli ettiğini söyledi.
Avukat Epözdemir, karardan sonra, Rusya'da bulunan menajer Erdem Konyar aracılığıyla müvekkili Emenike ile telefonda görüştüğünü belirterek, "Emenike bana 'Uykusuz günler geçiriyordum. Türk adaletine güveniyordum, çok teşekkür ederim. Gerçek ortaya çıktı, çok mutluyum. Artık kariyerim de yeni bir planlama yapacağım' dedi" ifadelerini kullandı.