TV İZLE

Canlı TV'ler burada...

Aromaterapi, Fitness ve Beslenme: Doğal Yağlarla Bütüncül Sağlık Rehberi

Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!

BYD HAN | Test Sürüşü

BYD HAN 3.9s | Avrupalı Premium otomobillere kafa tutar mı?

En Seksi Voleybol Frikikleri

Birbirinden seksi voleybolcular plajda ve salonlarda ter dökerken zaman zaman da verdikleri frikiklerle yürek hoplatıyorlar…

TV’de Spor Ekranı

TV’de Spor Ekranı ile TV'de canlı spor yayınları ve canlı maçlar hangi kanalda öğrenin.

UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri

2024-2025 UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri TRT farkı ile burada...

Vodafone Sultanlar Ligi'nde biten transferler (2026-2027 sezonu)

Vodafone Sultanlar Ligi ekipleri, 2026-2027 sezonu öncesi kadrolarına takviye yapıyor. İşte şu ana kadar biten transferler...

UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri

UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri​ TRT farkı ile burada ...

UEFA Avrupa Ligi Maç Özetleri

UEFA Avrupa Ligi​ Maç Özetleri TRT farkı ile burada...

seçim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seçim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2026 Perşembe

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı A Spor’a konuk oldu (Full Video | 23 Eylül 2026)

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı A Spor'a Özel Açıklamalarda Bulundu! Adalı Transfer Müjdesini Verdi!

❓ Beşiktaş’ın şampiyonluk şansını nasıl değerlendiriyor?
❓ Transferlerin perde arkasında neler yaşandı?
❓ Devre arasında yeni hamleler gelecek mi?
❓ Beşiktaş’ın Avrupa’daki hedefi ne?


7 Haziran 2026 Pazar

Fenerbahçe'nin yeni başkanı Aziz Yıldırım

Fenerbahçe'de başkanlık seçimini Aziz Yıldırım kazandı.

Fenerbahçe Kulübünde gerçekleştirilen olağanüstü seçimli genel kurulda başkanlık yarışını Aziz Yıldırım kazandı.

Chobani Stadı ile bitişik parselde bulunan eski Kenan Evren Lisesi arsasında yapılan oy verme işlemi, saat 10.00'da başlayıp saat 17.00'de sona erdi. Kongrede başkan adaylarından Hakan Safi için beyaz, Aziz Yıldırım için ise sarı pusula kullanıldı.

Kongrede kullanılan 27 bin 387 oyun, 27 bin 172 geçerli sayıldı. Aziz Yıldırım, 17 bin 245 oy alarak 8 yıl sonra yeniden başkanlığa seçildi. Hakan Safi ise 9 bin 927 oy aldı. Kullanılan oylardan 135 oy geçersiz sayılırken 80 tane boş oy atıldı.

Aziz Yıldırım, 45 sandığın tamamında Hakan Safi'ye üstünlük sağlamayı başardı.

2926 GÜN SONRA GERİ DÖNDÜ!

3  Haziran 2018'deki seçimi kaybederek Fenerbahçe başkanlığından ayrılan Aziz Yıldırım, 8 yıl 4 gün (2926 gün) sonra geri döndü.


30 Mayıs 2026 Cumartesi

Sözcü TV Aziz Yıldırım ile Özel Röportaj | (Full Video | 29 Mayıs 2026)

Sözcü TV Özel Röportaj

Aziz Yıldırım ile Özel Röportaj | Yasin Yıldırım | Fenerbahçe, Yeni Teknik Direktör ve Transferler

Fenerbahçe başkan adaylarından Aziz Yıldırım, Sözcü TV'de soruları yanıtladı.


25 Mayıs 2026 Pazartesi

TRT SPOR Özel Yayın - Aziz Yıldırım | (Full Video | 25 Mayıs 2026)

TRT SPOR Özel Yayın

Özel Yayın - Aziz Yıldırım | "Sörloth ile görüşmemiz oldu"

Fenerbahçe başkan adaylarından Aziz Yıldırım, TRT SPOR'un sorularını yanıtladı.


27 Haziran 2025 Cuma

2025 NBA Draftı Gerçekleştirildi! İşte 59 Seçimin Tamamı...

2025 NBA Draft

NBA’de 2025 Draftı dün gece gerçekleştirilen ikinci tur seçimleriyle birlikte sona erdi.

NBA’de 2025 Draftı’nı dün gece gerçekleştirilen ikinci tur seçimleriyle birlikte tamamlandı.

2025 Draft gecesi birçok takasa ve sürprize sahne olurken, 1. ve 2. sıra seçimlerinde beklenmedi bir durum yaşanmadı. 

Cooper Flagg, 1. sıradan Dallas Mavericks'e katıldı. Flagg, böylece son iki yılın bir numaralı Fransız seçim serisini bozmuş oldu; önceki yıllarda bu sıradan seçilen isimler Victor Wembanyama ve Zaccharie Risacher'di. 2. Sıradan ise San Antonio Spurs, Dylan Harper'ı kadrosuna kattı.

V. J. Edgecombe 3. sıradan Philadelphia 76ers'a, Kon Knueppel 4. sıradan Charlotte Hornets'a ve Ace Bailey 5. sıradan Utah Jazz'a katıldı. 

İlk seçilen Avrupalı oyuncu, BYU ile NCAA'de dikkatleri üzerine çeken Rus Igor Demin oldu. 2.06 m boyundaki guard, Brooklyn Nets tarafından 8. sıradan seçildi.

Draftın dikkat çeken isimlerinden biri de 2.18'lik boya sahip Güney Sudanlı basketbolcu Khaman Maluach oldu. Onuncu sıra seçimiyle Phoenix Suns'a katılan 18 yaşındaki Maluach'ın draft gecesi Houston Rockets tarafından seçildiği açıklansa da, draft hakları hafta başında süper yıldız Kevin Durant'in de dahil olduğu bir takasla Suns'a verildi. Sudan'da doğduktan sonra Uganda'ya mülteci olarak giden Maluach, NBA tarihinde en üst sıradan draft edilen Afrikalı basketbolcu oldu.

Öte yandan 2016’da Oklahoma City Thunder’dan ayrıldığından bu yana hiçbir takımda üç sezondan fazla kalmayan Durant, önümüzdeki sezon milli basketbolcumuz Alperen Şengün'ün de formasını giydiği Houston Rockets'ta oynayacak.

İşte Draft seçimlerinin tamamı:

1. Dallas Mavericks: Cooper Flagg

2. San Antonio Spurs: Dylan Harper

3. Philadelphia 76ers: V. J. Edgecombe

4. Charlotte Hornets: Kon Knueppel

5. Utah Jazz: Ace Bailey

6. Washington Wizards: Tre Johnson

7. New Orleans Pelicans: Jeremiah Fears

8. Brooklyn Nets: Egor Demin

9. Toronto Raptors: Collin Murray-Boyles

10. Phoenix Suns: Khaman Maluach

11. Memphis Grizzlies: Cedric Coward

12. Chicago Bulls: Noa Essengue

13. New Orleans Pelicans: Derik Queen

14. San Antonio Spurs: Carter Bryant

15. Oklahoma City Thunder: Thomas Sorber

16. Portland Trail Blazers: Yang Hansen

17. Minnesota Timberwolves: Joan Beringer

18. Utah Jazz: Walter Clayton Jr.

19. Brooklyn Nets: Nolan Traore

20. Miami Heat: Kasparas Jakucionis

21. Washington Wizards: Will Riley

22. Brooklyn Nets: Drake Powell

23. Atlanta Hawks: Asa Newell

24. Sacramento Kings: Nique Clifford

25. Orlando Magic: Jase Richardson

26. Brooklyn Nets: Ben Saraf

27. Brooklyn Nets: Danny Wolf

28. Boston Celtics: Hugo Gonzalez

29. Charlotte Hornets: Liam McNeeley

30. Los Angeles Clippers: Yanic Konan Niederhauser

31. Phoenix Suns: Rasheer Fleming

32. Orlando Magic: Noah Penda

33. Charlotte Hornets: Sion James (Duke)

34. Charlotte Hornets: Ryan Kalkbrenner (Creighton)

35. Philadelphia 76ers: Johni Broome (Auburn)

36. Los Angeles Lakers: Nets Adou Thiero

37. Detroit Pistons: Pistons Chaz Lanier

38. San Antonio Spurs: Kam Jones

39. Toronto Raptors: Alijah Martin

40. Washington Wizards: Micah Peavy

41. Golden State Warriors: Koby Brea

42. Sacramento Kings: Maxime Raynaud

43. Washington Wizards: Jamir Watkins

44. OKC Thunder: Brooks Barnhizer

45. Chicago Bulls: Rocco Zikarsky

46. Orlando Magic: Amari Williams

47. Milwaukee Bucks: Bogoljub Marković

48. Memphis Grizzlies: Javon Small

49. Cleveland Cavaliers: Tyrese Proctor

50. New York Knicks: Kobe Sanders

51. Los Angeles Clippers: Mohamed Diawara

52. Phoenix Suns: Alex Toohey

53. Utah Jazz: John Tonje

54. Indiana Pacers: Taelon Peter

55. Chicago Bulls: Lachlan Olbrich

56. Memphis Grizzlies: Will Richard

57. Boston Celtics: Max Shulga

58. Cleveland Cavaliers: Saliou Niang

59. Memphis Grizzlies: Jahmai Mashack

17 Nisan 2025 Perşembe

Farklı yolları seçen babalar ve oğulları

Efsane İtalyan kaleci Gianluigi Buffon'un oğlu Louis Thomas Buffon'un milli takım tercihini Çekya'dan yana kullanması, farklı ülkeleri temsil eden baba-oğul futbolcuları akıllara getirdi.


Sporseverler, baba-oğul, kardeş başta olmak üzere akrabaların aynı branşı seçerek birbirlerine takım arkadaşı ya da rakip olmasına oldukça alışkın. Ancak aynı aileden iki üyenin farklı mili takımlar seçmesi oldukça nadir yaşanıyor.

Bunun son örneği ise futbolun gelmiş geçmiş en başarılı kalecilerinden biri olarak gösterilen İtalyan efsane Gianluigi Buffon ile oğlu Louis Thomas Buffon oldu.

Çek manken Alena Seredova ile evli olan efsane file bekçisinin büyük oğlu Louis Thomas'ın milli takım tercihi futbol kamuoyunu şaşırttı. Juventus'un alt yapısında futbola başlayan 17 yaşındaki Louis Thomas, şu anda İtalya'da Pisa'nın altyapısında forma giyiyor. Louis Thomas, İtalya ile efsaneleşen babasının aksine annesinin ülkesi Çekya'yı tercih ettiğini duyurdu. Louis Thomas, Çekya'nın alt yaş milli takımlarından davet aldı.

Lukakular da ayrı takımda

Belçika'nın yıldız golcüsü Romelu Lukaku, babasının izinden gitmeyenlerden.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti asıllı olan ama Belçika'da doğan Lukaku, Belçika Milli Takımı'nın en önemli yıldızlarından biri olarak ön plana çıkıyor.

Lukaku'nun babası Roger Lukaku ise futbolculuk kariyerinde o dönemki ismi olan Zaire'de milli takımda forma giymişti.

Carragherlar da ayrı milli takımda

Liverpool efsanesi eski futbolcu Jamie Carragher'ın oğlu da babasının milli takım izinden gitmeyen isimlerde biri.

2013'te futbolu 15 sezon oynadığı Liverpool'da bırakan Carragher, İngiltere Milli Takımı'nda da uzun yıllar forma giydi. Jamie Carragher'ın 22 yaşındaki oğlu James Carragher ise tercihini Malta'dan yana kullandı.

İngiltere'de Wigan Athletic takımında oynayan James, büyük babalarından gelen Malta ve İrlanda genlerinden dolayı milli takım olarak Malta'yı tercih etti.

Küçük kardeş babasının izinde, büyük kardeş İspanya'da

Futbol dünyasının en çok konuşulan milli takım tercihlerini yapan ailelerden birisi de Alcantaralar oldu.

Brezilya Milli Takımı'nın 1994 Dünya Kupası'nı kazandığı kadroda olan Mazinho Alcantara'nın oğulları da babası gibi adından söz ettirdi.

Oğullardan Rafinha babası gibi Brezilya'yı tercih etti. Barcelona'nın altyapısında yetişen ve Bayern Münih ile Liverpool formaları da giyen Thiago Alcantara, İspanya Milli Takımı'nı tercih ederek babası ve kardeşinden farklı bir yol izledi.

Sane, Avrupa'yı tercih etti

Alman futbolunun önemli isimlerinden Leroy Sane de babasının izinden gitmeyen isimlerden birisi oldu.

Almanya'da futbola başlayan baba Souleyman Sane, kökenleri olan Senegal'i tercih etti ve Afrika ülkesinden milli formayı terletti.

Schalke 04 ile adından söz ettiren, Manchester City ve Bayern Münih forması giyen Leroy Sane ise Almanya Milli Takımı'ndan gelen teklifi kabul etti.

Efsane Weah'ın oğlu ABD için ter döküyor

Futbolun gelmiş geçmiş en büyük yıldızlarından biri olan George Weah da oğluyla ayrı milli formaları giydi.

Kariyerinde Ballon d'Or dahil birçok başarı bulunan Weah, doğduğu ülke olan Liberya'nın milli takımında oynadı.

ABD'de New York'da dünyaya gelen ve şu an Juventus'ta forma giyen Timothy Weah ise ABD Milli Takımı'yla sahaya çıkıyor.

Biri Gürcistan'da diğeri Azerbaycan'da

Baba-oğul olarak ayrı milli takımı seçen bir başka aile ise Kvaratskhelia ailesi.

Paris Saint-Germain'de kariyerine devam eden Khvicha Kvaratskhelia, Gürcistan Milli Takımı adına mücadele ediyor. Baba Badri Kvaratskhelia ise futbolculuk kariyerinde Azerbaycan Milli Takımı'nda oynamıştı.

15 Nisan 2025 Salı

WNBA'de 2025 draftı yapıldı

Amerikan Ulusal Kadın Basketbol Ligi WNBA'de 2025 draftı yapıldı. Dallas Wings, "yeni Caitlin Clark" olarak adlandırılan Paige Bueckers'ı ilk sıradan seçti.


23 yaşındaki yıldız oyuncu Paige Bueckers, Connecticut Ünversitesi ile Nisan ayında şampiyonluk kazanmıştı.

Bueckers, yetenekleri ve popülaritesi ile WNBA'in yeni "Caitlin Clark'ı" olarak adlandırılıyor.

Caitlin Clark, geçen yıl WNBA'ye giriş yapmış ligin izlenme oranları ve bilet satışları patlamıştı.

Paige Burckers ile Caitlin Clark'ın WNBA'in gelirlerinde ciddi bir sıçratma yaptırması bekleniyor.

13 takımlı WNBA'in 2025 sezonu 16 Mayıs'ta başlayacak.

trtspor.com.tr





18 Temmuz 2024 Perşembe

Yeni TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu oldu

Türkiye Futbol Federasyonu'nda başkanlık seçimini, eski başkan Mehmet Büyükekşi'ye karşı 5 oy farkla İbrahim Hacıosmanoğlu kazandı.


Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Olağan Mali ve Seçimli Genel Kurul Toplantısı, Ankara'da gerçekleştirildi.

Mehmet Büyükekşi ile yarışan İbrahim Hacıosmanoğlu TFF başkanlığına seçildi.

Seçimde 274 delege oy kullandı. İbrahim Hacıosmanoğlu, 134 oy alarak TFF'nin yeni başkanı seçildi. Mehmet Büyükekşi, 129 oy aldı.

İbrahim Hacıosmanoğlu'nun yönetim kurulu asil listesi şöyle:

Mecnun Otyakmaz, Bayram Saral, Zehra Neşe Kavak, Lale Cender, Fuat Gökdaş, Cengiz Gökay, Zafer Bahadır Saraç, Mevlüt Aktan, Bayram Akgül, Hasan Surözü, Ceyhun Kazancı, Mustafa Temel Bozbağ, Ural Aküzüm, Bilal Aslan.

İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu kimdir?

İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu 21 Şubat 1966 yılında Trabzon’da dünyaya geldi. Hacıosmanoğlu, Trabzon, Of, Hayrat beldesinde 12 çocuklu bir ailenin 11. Çocuğu olarak doğdu. Babası Hacı Osman Hüseyin Efendi İstanbul’da ticaret ile uğraşmaktaydı.

İbrahim Hacıosmanoğlu’nun eşi, iş adamı Ali Ağaoğlu’nun annesi tarafından yeğeni olur.

Uzun yıllar ticaret sektöründe uğraşan Hacıosmanoğlu çeşitli petrol ve inşaat işleriyle uğraştı.

2012'de de aday olmuştu

27 Şubat 2012 tarihinde Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı için aday olan İbrahim Hacıosmanoğlu seçilemedi.

2013'te Trabzonspor başkanı seçildi

6 Mayıs 2013 tarihinde yapılan seçimlerde kullanılan yaklaşık 4500 oyun 1571'ini alarak Trabzonspor'un 15. başkanı seçildi. 5-6 Aralık 2015 tarihinde yapılan seçimi kaybederek Trabzonspor başkanlık görevini Muharrem Usta'ya devretti.

28 Haziran 2024 Cuma

NBA'e bir Türk daha: Adem Bona

Nijerya asıllı milli oyuncumuz Adem Bona, Philadelphia 76ers tarafından 41. sıradan seçildi.

Nijerya asıllı milli oyuncumuz Adem Bona, NBA Draftı'nda 2. tur 41. sırada Philadelphia Sixers tarafından seçildi.

Adem Bona, "Beni destekleyen çok fazla isim var, arkamda iki ülke var. Ailem burada olmamda çok yardımcı oldu. Takım için her şeyi yapmaya hazırım, sabırsızım. Burada seçilmiş olmak bana kendimi kanıtlayabilmek için bir şans verecek" açıklamasında bulundu.

ADEM BONA KİMDİR?

Ikechukwu Stanley Okoro ya da Türkçe adıyla Adem Bona (d. 28 Mart 2003), pivot pozisyonunda oynayan Nijerya asıllı Türk profesyonel basketbolcu. Pac-12 Konferansı ekiplerinden UCLA Bruins'de kolej basketbolu oynadı ve Pac-12 Sezonun En İyi Beşi ve Pac-12 Yılın Savunma Oyuncusu seçildi.

İLK YILLARI VE KARİYERİ

Bona, Ikechukwu Stanley Okoro olarak Nijerya'nın Lagos kentinde beş çocuğun en küçüğü olarak dünyaya geldi. Orta saha oyuncusu olarak futbol oynayarak büyüdü ancak boyu nedeniyle basketbola geçti. Sık sık sahalarda derme çatma çemberlerle, bazen de topsuz basketbol oynardı. Okoro, yaklaşık bir yıl oynadıktan sonra bir videosu Türk antrenör Türkay Çakıroğlu'nun dikkatini çekti ve Çakıroğlu da İstanbul Basket antrenörü Nevzat Özdemir ile temasa geçti Bona, 13 yaşındayken ailesinin geri kalanını geride bırakarak Türkiye'ye taşındı ve kariyerine İstanbul Basket'te başladı. Şubat 2019'da Pınar Karşıyaka'ya transfer oldu ve altyapı seviyesinde yarışmaya devam etti.

30 Ekim 2019'da Pınar Karşıyaka formasıyla ilk profesyonel maçına çıkan Bona, FIBA Europe Cup'ta Donar karşısında alınan 77-57'lik galibiyette bir dakika oynadı. 16 Kasım'da Basketbol Süper Ligi'nde (BSL) ilk maçına çıktı ve Galatasaray'a karşı alınan 84-55'lik galibiyette iki sayı attı.

LİSE KARİYERİ

18 Eylül 2020'de Bona, kariyerine Napa, Kaliforniya'daki Prolific Prep'te devam edeceği açıkladı. Bona, önde gelen seçme servislerine göre beş yıldızlı bir oyuncu ve 2022 sınıfının en iyi oyuncularından biridir. 1 Kasım 2021'de, Kentucky'den gelen teklif üzerine UCLA için kolej basketbolu oynamaya karar verdi.

2024 NBA Draftı Gerçekleştirildi! İşte 58 Seçimin Tamamı...

2024 NBA Draftı’nın ilk turu Türkiye saatiyle sabaha karşı yapılan seçimlerle birlikte gerçekleşmişti. Dün gece de ikinci tur seçimlerinin yapılmasıyla draft sona erdi. 2024 NBA Draftı'nda Atlanta Hawks ilk sıradan Zaccharie Risacher'ı seçti.

Temsilcimiz Adem Bona, ikinci turda 41. sıradan Philadelphia 76ers tarafından seçildi. Bronny James Jr. ise 55. sırada Los Angeles Lakers tarafından seçildi ve babası LeBron James ile takım arkadaşı oldu.

İlk sıranın sahibi Atlanta Hawks, geçtiğimiz sezon BKT EuroCup’ta JL Bourg forması giyen Zaccharie Risacher’i ilk sıradan seçti.

Lotaryada beş Avrupalı oyuncu seçilerek rekor kırılırken Kızılyıldız’ın genç potansiyeli Nikola Topic, 12. sıradan Oklahoma City Thunder tarafından seçildi.

2024 NBA Draftı Seçimleri:

İLK TUR
  1. Hawks: Zaccharie Risacher (JL Bourg-en-Bresse)
  2. Wizards: Alex Sarr (Perth)
  3. Rockets: Reed Sheppard (Kentucky)
  4. Spurs: Stephon Castle (Connecticut)
  5. Pistons: Ron Holland II (G League Ignite)
  6. Hornets: Tidjane Salaun (Cholet Basket)
  7. Trail Blazers: Donovan Clingan (Connecticut)
  8. Spurs: Rob Dillingham (Kentucky) — Timberwolves‘a takaslandı
  9. Grizzlies: Zach Edey (Purdue)
  10. Jazz: Cody Williams (Colorado)
  11. Bulls: Matas Buzelis (G League Ignite)
  12. Thunder: Nikola Topic (KK Crvena Zvezda)
  13. Kings: Devin Carter (Providence)
  14. Trail Blazers: Bub Carrington (Pittsburgh) — Wizards‘a takaslandı
  15. Heat: Kel’el Ware (Indiana)
  16. 76ers: Jared McCain (Duke)
  17. Lakers: Dalton Knecht (Tennessee)
  18. Magic: Tristan da Silva (Colorado)
  19. Raptors: Ja’Kobe Walter (Baylor)
  20. Cavaliers: Jaylon Tyson (Cal)
  21. Pelicans: Yves Missi (Baylor)
  22. Suns: DaRon Holmes II (Dayton) — Nuggets‘a takaslandı
  23. Bucks: AJ Johnson (Illawarra)
  24. Knicks: Kyshawn George (Miami) — Wizards’a takaslandı
  25. Knicks: Pacome Dadiet (Ratiopharm Ulm)
  26. Wizards: Dillon Jones (Weber State) — Thunder’a takaslandı
  27. Timberwolves: Terrence Shannon Jr. (Illinois)
  28. Nuggets: Ryan Dunn (Virginia) — Suns‘a takaslandı
  29. Jazz: Isaiah Collier (USC)
  30. Celtics: Baylor Scheierman (Creighton)
  31. 2.TUR
  32. Raptors: Jonathan Mogbo (San Francisco)
  33. Jazz: Kyle Filipowski (Duke)
  34. Bucks: Tyler Smith (G League Ignite)
  35. Trail Blazers: Tyler Kolek (Marquette) – Knicks’e takaslandı
  36. Spurs: Johnny Furphy (Kansas) – Pacers‘a takaslandı
  37. Pacers: Juan Nunez (Ratiopharm Ulm) – Spurs’e takaslandı
  38. Timberwolves: Bibo Klintman (Cairns) – Pistons‘a takaslandı
  39. Knicks: Ajay Mitchell (UC Santa Barbara) – Thunder’a takaslandı
  40. Grizzlies: Jaylen Wells (Washington State)
  41. Trail Blazers: Oso Ighodaro (Marquette) – Sunsa’a takaslandı
  42. 76ers: Adem Bona (UCLA)
  43. Hornets: KJ Simpson (Colorado)
  44. Heat: Nikola Djurisic (KK Mega Basket) – Hawks’a takaslandı
  45. Rockets: Pelle Larsson (Arizozan) – Heat’e takaslandı
  46. Kings: Jamal Shead (Houston) – Raptors’a takaslandı
  47. Clippers: Cam Christie (Minnesota)
  48. Magic: Antonio Reeves (Kentucky) – Pelicans‘a takaslandı
  49. Spurs: Harrison Ingram (North Carolina)
  50. Pacers: Tristen Newton (Connecticut)
  51. Pacers: Enrique Freeman (Akron)
  52. Knicks: Melvin Ajinca (Saint-Quentin Basketball) – Mavericks‘e takaslandı
  53. Warriors: Quinten Post (Boston College) – Önce Thunder’a, sonra Blazers’a, sonra Warriors‘a takaslandı
  54. Pistons: Cam Spencer (Connecticut) – Grizzlies’a takaslandı
  55. Celtics: Anton Watson (Gonzaga)
  56. Lakers: Bronny James (USC)
  57. Suns: Kevin Mccullar Jr. (Kansas) – Knicks’e takaslandı
  58. Grizzlies: Ulrich Chomche (NBA Academy Africa) – Raptors’a takaslandı
  59. Mavericks: Ariel Hukporti (MHP Riesen) – Knicks’e takaslandı

eurohoops.net

9 Haziran 2024 Pazar

Fenerbahçe'de Ali Koç yeniden başkan (Video)

Fenerbahçe'de gerçekleştirilen Olağan Seçimli Genel Kurulu'nun sonucunda Ali Koç, Aziz Yıldırım ile girdiği yarışı kazanarak 3. kez başkan seçildi.

Ali Y. Koç, 16 bin 464 oyla üçüncü kez Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanlığına seçildi.

Fenerbahçe Spor Kulübü Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı, 8-9 Haziran tarihlerinde Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi’nde gerçekleştirildi. Üyelerin yoğun katılım sağladığı kongrenin ikinci gününde 47 sandıkta gerçekleştirilen oy verme işlemi, saat 10.00’da başladı ve 17.00’de tamamlandı.
 
Fenerbahçe Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda 27 bin 489 oy kullanırken; Başkan Ali Y. Koç 16 bin 464 oyla yeniden başkanlığa seçildi. Eski Başkan ve Başkan Adayı Aziz Yıldırım ise 10 bin 483 üyenin oyunu aldı. 542 oy ise geçersiz sayıldı.
 
Ali Y. Koç, oyunu 27. sandıkta, Başkan Adayı Aziz Yıldırım ise 46 numaralı sandıkta kullandı.
 
İki başkan adayı birlikte sahaya çıktı ve üyelerimizi selamladılar
 
Sandıkların açılmasının ardından iki başkan bir araya geldi. Sahaya birlikte çıkan başkan adayları Ali Y. Koç ve Aziz Yıldırım birbirilerine sarıldılar ve tribünleri selamladılar. Eski Başkan ve Başkan Adayı Aziz Yıldırım kürsüde üyelere şu ifadelerle seslendi:
 
İnşallah Sayın Ali Koç ve yanındaki arkadaşları Fenerbahçe’yi şampiyon yaparlar. Biz de elimizden gelen desteği veririz
 
“Sevgili Fenerbahçeliler, bugün Fenerbahçe’ye yakışan bir kongre yaptık. Bütün delegelere ve hepinize teşekkür ediyorum. Ben ve arkadaşlarım görevimizi yaptık Fenerbahçe’de, yol haritasını çizdik. İnşallah Sayın Ali Koç ve yanındaki arkadaşları bu harita doğrultusunda bu sene Fenerbahçe’yi şampiyon yaparlar. Biz de elimizden gelen desteği veririz. Hepinizi seviyorum, saygı ve sevgilerimi sunuyorum. İyi ki varsınız, iyi ki Fenerbahçeliyiz.”

Ardından Başkan Ali Y. Koç, bir teşekkür konuşması yaptı.  

Ali Y. Koç’un teşekkür konuşması şöyle:

Değerli Kongre Üyelerimiz ve Sevgili Fenerbahçeliler;

"Güzel, demokratik, heyecanlı, yeri geldi mi coşkulu, yeri geldi mi gergin bir kongreyi daha hep beraber tamamladık. Bugün, yaklaşık 28 bin Kongre Üyemiz oy kullandı. Bu Fenerbahçe demokrasisi adına büyük bir mutluluk, yeni bir rekordur. Türkiye’de hiçbir kulüp bu rakamlara yaklaşamıyor. Fenerbahçe büyüklüğü pek çok konuda büyüktür ve kongrede de bunu gösterdik.

Biz, Yüksek Divan Kurulu Toplantılarımızı bile rakip takımların üye sayısından daha fazla olduğu için bir demokrasi şöleninde yapıyoruz. Fenerbahçemizin geleceğine sizler, Kongre Üyelerimiz karar verirsiniz. Resmi olmayan sonuçlar hepimize hayırlı, uğurlu olsun. Kongrede yarıştığım Sn. Aziz Yıldırım ve ekibine… Bunu bir demokrasi şölenine çeviren siz değerli Kongre Üyelerimize şahsım, Yönetim Kurulum ve tüm camiamız adına yürekten teşekkür ediyoruz.

FENERBAHÇE ÇAĞI BUGÜNDEN İTİBAREN BAŞLIYOR

Kampanya süresi boyunca birkaç kez özelliklede burada yaptığım son konuşmada birkaç kez tekrar ettim. ‘Bu yarışın bir kaybedeni olmasın, kazananı olsun ve o da Fenerbahçe olsun’ dedim. Şimdi bunu hep beraber gerçekleştirme zamanı. Bundan sonra önümüze bakma zamanı. Artık Fenerbahçe çağı bugünden itibaren başlıyor.

ARTIK FENERBAHÇE ADI DUYUNCA RAKİPLERİMİZİN İRKİLECEĞİ BİR DÖNEME GİRİYORUZ, KİMSE FENERBAHÇE’DEN BÜYÜK DEĞİLDİR. BÜTÜN DÜNYAYA FENERBAHÇE’NİN BÜYÜKLÜĞÜNÜ GÖSTERME ZAMANIDIR

Başarılara doyacağımız, Dünya’da Fenerbahçeli olmayan taraftarlarımızın da Fenerbahçe’yi izleyeceği, hayran sayımızın artacağı, marka değerimizin gelişeceği, ulusal ve uluslararası başarılarımızı elde edeceğimiz bir dönem inşallah yarından itibaren başlamaktadır. Artık Fenerbahçe adı duyunca rakiplerimizin irkileceği bir döneme giriyoruz, kimse Fenerbahçe’den büyük değildir. Bütün dünyaya Fenerbahçe’nin büyüklüğünü gösterme zamanıdır. Hem Türkiye’de, hem de yurtdışında.

Yarından itibaren hepimiz bu yeni dönemin bir parçası olalım lütfen, herkesin çorbada tuzu olsun. Bizler bugün bu camianın bütün renklerini kucaklamak için buradayız. Bizler hiçbir kulüpte olmayan bu dostluk dizilerini sahipleniriz. Hem de artık sıkı sıkıya sahipleneceğiz. Size şampiyonluk yolunda, kuracağımız takım yolunda belli taahhütler verdik ama verdiğim bir diğer önemli taahhüt ve inşallah kalıcı bir şekilde gerçekleştireceğimiz artık kırgınlıklar bitsin, geçmişi kapatalım. Geleceğe yepyeni bir sayfa açalım ve bu yolda samimi bir şekilde hiç düşünmeden, hiç hesap kitap yapmadan bir adım atan herkese on adım atacağımızdan zerre kadar şüpheniz olmasın. Bize oy verilsin veya verilmesin, bu kutsal renkler altında birleşmek için elimizden geleni yapacağız siz de muhakkak bu sürecin bir parçası olacaksınız, çünkü olmadığınız takdirde bu hayali gerçekleştirmek mümkün değildir.

EMİNİM RİVA TARAFINDA BU AKŞAM Kİ SONUÇLARDAN MEMNUN OLMAYAN BİRİ VARDIR

Ve sizden ilk ricam, hepimizin ilk vazifesi, ilk ev ödevi artık Fenerbahçe’yi, hocasını, sporcularını, yönetimini, başkanını sosyal medyada bir oyuncak bir çerez haline getirmeyelim. Bütün sosyal medya gücümüzü; rekabete, rakiplerimize, bize belden aşağı vuranlara ve yıkmak istediğiniz sistem için harcayalım bu enerjiyi.

Eminim Riva tarafında bu akşam ki sonuçlardan memnun olmayan biri vardır. Artık değişim zamanı, küskünlükleri, dargınlıkları arkamızda bırakarak daha güçlü bir Fenerbahçe oluşturalım.

Yeni bir dönemin başlangıcı için çalışıyoruz ve buradan hepinize şahsım ve yönetim kurulum adına söz veriyorum; dün olduğu gibi bugün de Fenerbahçemizin menfaatlerini her şeyin üstünde tutacağız. Dün olduğu gibi bugün de Fenerbahçemizin haklarını korumak için her türlü zorluğu göğüsleyeceğiz, her türlü riski alacağız. Ve de dün olduğu gibi bugün de ‘Aslolan Fenerbahçe’dir, Fenerbahçelilerdir’ diyeceğiz.

ŞİMDİ SEN, BEN DEĞİL; BİZİM İÇİN, FENERBAHÇE İÇİN ‘YAŞA FENERBAHÇE, EN BÜYÜK FENERBAHÇE, İYİ Kİ FENERBAHÇE’

Sesini yükseltenler, bize karşı güç gösterisi yapanlar çok iyi bilsinler ki ağaçları büyüten gök gürültüleri değil, yağmurlardır. Fenerbahçe sağanak yağmuruna herkes hazır olsun. Çünkü biz sesimizi değil, sözümüzü ve gücümüzü yükseltmek için devam ediyoruz ve yarın sabah ilk başlangıcımızı yapıyoruz. Gelin omuz omuza Fenerbahçe’nin umut ve başarı dolu geleceğini hep birlikte inşa edelim. Şimdi sen, ben değil; bizim için, Fenerbahçe için ‘Yaşa Fenerbahçe, En Büyük Fenerbahçe, İyi ki Fenerbahçe.’

BU SEÇİMDEN EN ÇOK SİZ GURUR DUYACAKSINIZ

Öncelikle bu seçim kampanyamda çalışan bütün arkadaşlarıma, ikinci dönemdeki yönetim kurulu üyelerime 6 sene boyunca verdiği hizmetler için keza bu yönetim kurulunda olan ama bir sonrakinde olmayacak fakat sanki yarın tekrar yönetime giriyormuş gibi koşulsuz, hesapsız, kitapsız çalışan tüm yönetim kurulu arkadaşlarıma, beraber oluşturduğumuz güçlü, kudretli, yeni yönetim kuruluma, divan heyetimize, Sayın Vefa Küçük ve heyetine bir kez daha müthiş bir genel kurul yönettikleri için, sandıklarda çalışan herkese, kurullarımıza girmeyi kabul eden herkese, son iki dönemde hizmet veren tüm kurul üyelerimize, bu çetrefilli, karmaşık, acımasız, vicdansız, dalga dalga işler kötüye gittiği zaman üstüme gelen bu futbol dünyasına tahammül eden aileme, iki gündür buraya gelen kongre üyelerimize, şartlar ne olursa olsun bir gram benden vazgeçmeyen sizlere, burada olmayan diğer arkadaşlara ve en büyük hayalimi anlattım ki en büyük hayalim sizler beni korurken, sizler benim yanımda dururken eş dost etrafında, sosyal medyada size hakaret eden, sizi zorlayan, sıkıştıran, küfür edenlere karşı dimdik durduğunuz için çok çok teşekkür ediyorum. Ve bu seçimden en çok siz gurur duyacaksınız.

Stadımızı seçim gününe hazırlayan tüm profesyonellerimize, dışarıdan hizmet aldığımız şirketlere, özellikle de her daim yanımızda olan Magicbox şirketine, Vedat Bey ve ekibine de teşekkür etmek istiyorum.

Sağ olun var olun, Yaşa Fenerbahçe, En Büyük Fenerbahçe.

Çok teşekkür ederim, sevgi ve saygılarımla."

BAŞKANIMIZ ALİ Y. KOÇ’TAN FB TV’YE ÖZEL AÇIKLAMALAR

Başkanımız kürsü konuşmasının ardından Fenerbahçe Televizyonu’na da özel açıklamalarda bulundu.

Seçim sonuçlarının camiamıza hayırlı olmasını dileyen Başkanımız Ali Y. Koç, “İnşallah hayırlı ve uğurlu olur. Öncelikle çok mutluyum çünkü bitmemiş işlerim, bitmemiş mücadelem var. Ektiğimiz tohumlar meyve vermeye başlıyor. Futbolu da inşallah bu sene cam tavanı kırdığımız zaman göreceksiniz.

Allah’ın izniyle bizim mücadelelerimiz, yatırımlarımız ve çabalarımızla işler eskisine göre daha iyi olacak, özellikle futbolda. Dünya’nın gelmiş geçmiş en iyi hocalarından birini getirdik, onun da büyük faydasını göreceğimizi inanıyorum, hem sportif hem sportif dışında.

FENERBAHÇE’NİN NE KADAR BÜYÜK BİR CAMİA OLDUĞUNU BİR KEZ DAHA BU KATILIMLA GÖSTERDİK

Güzel bir demokrasi şöleni oldu. Gergin, renkli, heyecanlı, coşkulu yeri geldi mi ilginç, garip. Fenerbahçe’nin ne kadar büyük bir camia olduğunu bir kez daha bu katılımla gösterdik. 28 bine yakın katılım var. Geçen sefer rekor kırmıştık, bu sefer üstüne koyduk. Ben 30-35 bin katılım bekliyordum doğruyu söylemek gerekirse ama sanki dün seçim bitti havası yaratıldığı için ben bizzat biliyorum, eş dost, İstanbul dışından gelmeyen, nasıl olsa bu iş bitmiştir diye.

AZİZ BEY’İNDE BURAYA GELMESİ, SAHNEYE ÇIKMASI, BERABER GÖRÜNTÜ VERMEMİZ CAMİAMIZIN ÇOK İHTİYACI OLAN ŞEYLER. DEDİĞİM GİBİ BEN BİR ADIM ATANA ON ADIM ATARIM AMA FENERBAHÇE’YE KÖSTEK OLANLARLA DA AYNI YOLU YÜRÜYEMEM

Resmi olmayan sonuçlar dolayısıyla tam sonuçları bilmiyorum ama her türlü hayırlı ve uğurlu olsun. Aziz Bey’in de buraya gelmesi, sahneye çıkması, beraber görüntü vermemiz camiamızın çok ihtiyacı olan şeyler. Dediğim gibi ben bir adım atana on adım atarım ama Fenerbahçe’ye köstek olanlarla da aynı yolu yürüyemem. Sadece Aziz Bey değil, bütün buraya hizmet etmiş yöneticiler, çok fazla başkanımız hayatta yok ne yazık ki. Fenerbahçe’ye omuz vermeli, bu camia bu ayrıştırmayı istemiyor. Böyle ayrıştırma olduğu zaman da Fenerbahçe’nin potansiyel gücünü gerek geleneksel medyada gerek sosyal medyada kullanamıyoruz.

BİR VE BÜTÜN OLDUĞUMUZ ZAMAN KİMSENİN YAPAMADIĞINI 3 TEMMUZ’DA BİZ YAPTIK. AZİZ BAŞKANIN DEDİĞİ GİBİ, ‘BU DEVLETİN ÇOK BORCU VAR, FENERBAHÇE’YE

Fenerbahçe sosyal medyanın oyuncağı ve mezesi haline geliyor. O yüzden de bize istemediğimiz şeyleri yapanlar daha cesaretleniyor, bedeli olmuyor. Fenerbahçelilerin bu denklemi iyi düşünmesi, silkelenmesi lazım. Yeni bir döneme yarından itibaren başlıyoruz. Söylediklerimizin gerçekleşmesi için en önemli şey bu camianın bir ve bütün olmasıdır. Bir ve bütün olduğumuz zaman kimsenin yapamadığını 3 Temmuz’da biz yaptık. Aziz Başkanın dediği gibi, ‘Bu devletin çok borcu var, Fenerbahçe’ye.’

ÇOK İŞİMİZ VAR, KUTLAYACAK HİÇBİR ŞEYİMİZ YOK. BİZ, SENEYE BU ZAMAN BİR ŞEYLER KUTLUYOR OLMAK İSTİYORUZ

Dün Sayın Aziz Yıldırım beni aradı saat 20.00 civarında ve ‘Çıkmak istiyorum’ dedi. ‘Peki, Fenerbahçe TV’ye çıkalım’ dedim. ‘Ulusala çıkalım, daha çok insan seyretsin’ dedi. Fenerbahçe TV’den ulusala yayın verebilirdik ama onu istedi. Geç gelen bir talepti ama iyi oldu geldiği. Programa baktığınız zaman program dağ fare doğurdu ama gelecek için, geleceğin ilişkileri, inşası açısından çok önemli bir tohum atıldı. İnşallah beraber bu camianın istediği birlik ve beraberliği hem kendi içimizde hem de camianın bütününde gerçekleştirebiliriz. Çok işimiz var, kutlayacak hiçbir şeyimiz yok. Biz, seneye bu zaman bir şeyler kutluyor olmak istiyoruz.

AZİZ BAŞKANIN DÜNKÜ HAMLESİ, DÜNKÜ ADIMI DEVAM ETTİREBİLİRSEK BENCE ÇOK ÇOK KIYMETLİ VE RAKİPLERİMİZİ DÜŞÜNDÜRECEK ADIMLAR BUNLAR

Siz beni altı senedir insan olarak tanıyorsunuz. Ben, iyilik üstüne hareket eden bir insanım. Bana iyilik yapana ben misli misli yaparım. Aziz Başkanın dünkü hamlesi, dünkü adımı devam ettirebilirsek bence çok çok kıymetli ve rakiplerimizi düşündürecek adımlar bunlar. İyi olacak diye düşünüyorum, iyi olacak diye dua ediyorum. Hayırlısı olsun. Sizlere de Fenerbahçe TV’ye de çok teşekkür ederim. Fenerbahçe TV’nin ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Benim hayalim dün, bu podyumdan Fenerbahçe TV’de o programı yapmaktı ama bir sonrakini yaparız.

Yarın büyük bir maçımız var. Yarın akşam Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda hep beraber buluşalım. Biletlerimiz de tükendi. Allah’ın izniyle yarın bu seriyi bitirelim. Peki, totem işini ne yapacağız? Benim gitmediğim iki maçı kazandı. (Gülerek) Sözümüz var, artık gideceğiz." diyerek sözlerini noktaladı.


 
Ali Y. Koç’un önümüzdeki yeni dönemde Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Aday Listesi aşağıdaki gibidir:
 
Asil Liste:
 
Hamdi Akın, Hulusi Belgü, Nevres Erol Bilecik, Hüseyin Bozkurt, Mehmet Salih Dereli, Esin Güral Argat, Ali Acun Ilıcalı, Korkut Nedim Keçeli, Ahmet Ketenci, Burak Çağlan Kızılhan, Acar Sertaç Komsuoğlu, Sait Ergun Özen, Fethi Pekin, Mustafa Hakan Safi.
 
Yedek Liste:
 
Ali Alper Alpoğlu, Selma Perihan Altay Rodopman, Mustafa Kemal Danabaş, Eren Ali Dişli, Özgür Özaktaç, Cenk Öztanık, Rıfat Perahya.


Ali Koç ve Aziz Yıldırım Habertürk TV'de buluştu (Full Video | 08 Haziran 2024)

Aziz Yıldırım - Ali Koç buluşması Habertürk'te | Fenerbahçe'de başkanlık yarışı

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ile başkan adayı Aziz Yıldırım, bugün gerçekleştirilecek seçim öncesi Habertürk TV canlı yayınında kozlarını paylaştı. İkili, anlaşamadıkları birçok konu hakkında görüşlerini paylaştı.


Fenerbahçe'de yarın gerçekleştirilecek seçim öncesi mevcut başkan Ali Koç ile başkan adayı Aziz Yıldırım, Habertürk TV'de kozlarını paylaştı. 

Ali Koç ve Aziz Yıldırım, tüm Türkiye'nin merakla beklediği düelloda Ahmet Selim Kul'un moderatörlüğünde canlı yayında merak edilenleri yanıtladı.

Koç ve Yıldırım'ın açıklamaları şu şekilde:

Aziz Yıldırım: Şimdi ben neden geldim? Sayın Ali Koç konuşma yapmış. Son bölümünde enteresan çağrı söylemiş. Demiş ki, 'Bizim antiFener durumundan dolayı Fenerbahçe başarılı olamıyor, bunun için beraber mücadele edelim'. Bu isteği doğrultusunda konuşmak istedim. Kendisi geçmişten bahsetmeyeceğim diyor. Biz de bahsetmeyeceğiz, kapattık.

Ali Koç: Siz devam edin, güçbirliği yapalım dedim ama geçmişi konuşmayalım demedim.

Aziz Yıldırım: Siz gündüz konuşmanızda o ifadeyi kullandınız. 'Geçmişi kapattık. Ben başkan seçilirsem veya Aziz Bey seçilirse beraber yol yürüyelim'. Şimdi bu antilobiden ne kast ediyorsunuz? Ben ne kast ediyorum anlatalım. 

Ali Koç: Öncelikle bizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Son dakika başkan beni aradı. Allah'ın işi tanımadığım numarayı açmam. Sayın Başkan 'kabul ediyorum çıkalım' dedi. Ben FB TV istemiştim. Aziz Bey 'ulusal kanala çıkalım, moderatörsüz yapalım' dedi. Geç çıkmamızın sebebi benden kaynaklanıyor. Bir nikah vardı, bir de FB dernekleriyle tekne gezisi yapıyorduk. Kusura bakmayın. Öncelikle benim için memnuniyet verici durum. Uzundur bunu istiyordum. Kim kazanırsa kazansın, yarın Pazartesi sabahı kalktığımızda bir ve bütün Fenerbahçe'ye ihtiyacımız var. 20 yıl Aziz Bey, diğeri 6 yıl ben. Bu iki kişinin arasındaki kırgınlık, kızgınlık, ayrışma vs. bu camianın da bütünleşmesine, birleşmesine engel oluyor. Sosyal medyada biz Fenerbahçe'yi çıtır ediyoruz, görüş ayrılıklarından beri. Pazartesi sabahı bütün Fenerbahçelilerin güç birliği yapması lazım. Babamdan da örnek verdim 'affedilmeyecek bir şey yok' diye. 20 yıldır en çok sizin döneminizde, benim dönemimde de futbol mantığı ile anlatamayacağımız şeyler yaşadık. Kurşunlama, 3 Temmuz, şampiyonlukları son dakikada kaybetmek. Ve bu sene yaşadıklarımız. Camia kırılgan olduğu için Fenerbahçe'nin caydırıcılık gücü çok azaldı. Sayın Aziz Yıldırım 'Siz beceremiyorsunuz' düşüncesi içinde. 10 sene gelmeyen şampiyonluk, iki liderin birbiriyle ters düşmesi. Yarın Allah'ın izniyle seçim yapacağız. Akşam 6-7 gibi sonuçlar belli olur. Ben başkan olduğum takdirde sayın Aziz Yıldırım, istiyorsa destek olmak, amenna. Kendisi başkan olduktan sonra bizim yapabileceğimiz bir şey varsa geçmişi kapatırım. Ama iki tarafın da birbiri hakkında ciddi söylemleri oldu. Kendisiyle birlikte yöneticiydik, ondan önce dostluğumuz vardı. Sonra koptuk. Aramızda güven müessesesini tesis etmemiz lazım. Söylenmiş laflar var hatta ailelere kadar uzanan.

Sayın Başkanım birbirimize ne düşünürsek söyleyelim. Camia da bilgilensin, en sağlıklı kararı versin. 6 sene boyunca sayın başkan bir YDK'ya geldi, Şekip Bey'in seçildiği. Onun haricinde anlam veremediğimiz ölçüde kongreden bir gün önce basın toplantıları.

Aziz Yıldırım: Aliciğim 6 senedir iyi olan bir şey yok ki. Benim de son 4 senem kötü.

Ali Koç: Siz sadece futbol düşünüyorsunuz.

Aziz Yıldırım: Amatöre çekmeyin. Kurucusu benim. 1998'de ben verdim Forti Murat'la kadınları kurduk. Amatörlerle ilgili bir şey söylemiyorum. Burada bir tek futbol sıkıntılı.

Aliciğim sana bir şey tavsiye edeyim; Hallac-ı Mansur'u oku. Benim ne dediğimi anlarsın.

Ali Koç: Ben sizin basketbolu kurmuş olduğunuzu biliyorum.

Aziz Yıldırım: Televizyonlarda söyledim, tebrik ettim, duymadınız mı?

Ali Koç: Ben duymadım.

Aziz Yıldırım: O zaman sizin iletişimciler haber vermiyor. Obradoviç çok başarılı olacak dedim. Her şeyi söyledim. Final foura kalmak da başarılıdır.

Ali Koç: Ona gelene kadar da basketbolda bir sürü şey söylediniz.

Aziz Yıldırım: Çırağan'da sana dedim 'erkek basketbolu bana ver, ben karşılayıyım' dedim.

Ali Koç: Hatırlamıyorum.

Aziz Yıldırım: Konuşmamda mesaj verdim. Çırağan'da. 'Basketbolu bize verin' dedim. Seçildikten 1 sene sonra siz. Belgesi var.

Ali Koç: Öncelikle ne oldu da son dakika 'buluşalım' dediniz? Dışarısı Kurtlar Vadisi gibi.

Aziz Yıldırım: Ben sana dedim ki 'senin yaptığın çağrıdan dolayı geldim' dedim.

Ali Koç: Sayın Başkan o çağrıyı 6 senedir yapıyorum.

Siz nasıl başkansanız, 2018'den sonra ben başkan oldum. Başkan olan Aziz Yıldrım ile başkan olmayan Aziz Yıldırım arasında siyah beyaz fark var.

Aziz Yıldırım: Bugün bu çağrıyı ilk defa yaptın. Sen hep başarısız oluyorsan ben ne yapayım? 6 senede bir defa doğum günü kutladım, devamlı onu söylüyorsun. Bir defa yaptım. Tesadüf. Yemek yiyorduk. Çalgıcılar vs. Sonra eğlendik.

Ali Koç: Fenerbahçe'nin ta kendisi olarak gören kişinin Fenerbahçe'nin duruşuna ne verirsiniz.

Aziz Yıldırım: 10 üzerinden 10. Galatasaray Başkanı size salladı. Ben çıktım 'sinek 2'li' dedim. Bu ifadeyi kullanmak kolay değil.

Ali Koç: Dursun Bey'e karşı herşeyi kullanırız.

Aziz Yıldırım: Rahmetli Türker Aslan, 28 şampiyonluk olarak Fener'in müracaatı yok, dedi. Yalan söylüyorsunuz dedim.

Nihat Özdemir, onu verirsem Ankara Demirspor, Eskişehirspor hepsi gelir dedi.

Ali Koç: Kim hak ediyorsa almalı. Siz zeki insansınız. 'Nihatçığım bu tarihten önce kim aldıysa hepsine vermek zorundasınız' dersiniz.

Aziz Yıldırım: Orada başka şey söylüyor.

Ali Koç: Size mektup yolladım açmadınız.

Aziz Yıldırım: Açarız şimdi.

Ali Koç: Ne oldu da açıyorsunuz şimdi?

Aziz Yıldırım: Kendi hatalarını lütfen gör. 1 yıl hapis yatmışım, 'gık' dememişim. Benimle kimler pazarlığa geldi kabul etmedim. Çocuğumla Cannes'e gittim. Israrla bana 'Türkiye'ye dönme' demelerine rağmen 'Ben Fenerbahçe Başkanıyım gitmem lazım,' uçak tuttum geldim.

Ali Koç: Bütün Türkiye takdir etti.

Aziz Yıldırım: Uçağa bindim ve geldim. 6 ay yakalayabilir beni içeri atabilirlerdi. Yeniden yargılama çıktı, süreç devam etti.

Ali Koç: Çok badireler atlattık, en kötüsünü siz atlattınız.

Aziz Yıldırım: Şu mahkemeleri halledebiliyorsam halledeyim 'Sen devam et arkadaşlarla' dedim. Sen 'hayır' dedin.

Ali Koç: O kadar çok zigzag yaşıyorsunuz ki.

Aziz Yıldırım: Ben hiç yapmam.

Ali Koç: Mesela bugün genel kurullarda tezahürat olmaz diyorsunuz. Tezahürat yaparken videolarınız var.

Aziz Yıldırım: Konuşmacı varken herhangi tezahürat yapmış mıyım? Bir konuşma yapılıyorsa onu yuhalamak, tenkit etmek. Alkış yapabilirsiniz. Bizim genel kurul o hale geldi ki sana da bana da bağırıyorlar. Böyle olmaz.

Ali Koç: Bir kere biz sizinle 6 sene yöneticilik yaptık. Siz başkan biz yöneticiydik. Güzel günlerimiz de oldu, badireler de atlattık.

Aziz Yıldırım: Sona kadar hep iyiydik.

Ali Koç: 2012'de ben ayrıldım. Size yapılan zulme son verildi. O günden bugüne Fenerbahçe'ye yapılanlar, yaşatılanlar, eminim siz de benim kadar isyan ediyorsunuzdur.

Aziz Yıldırım: Öyle.

Ali Koç: Ben niye Fenerbahçe'ye başkan oldum. Ömer Temelli'nin evindeydik. Siz davet ettiniz. 1 haftalık süreçti. Sonra Cumartesi günü oldu. Mahmut Bey 'seni zorla yazacağız listeye' dedi. Hayatımın en uzun mesajını çektim. 'Sakın beni yazmayın' dedim.

Aziz Yıldırım: Hangi yıl?

Ali Koç: Siz beni çağırdınız. 2015. Yargılanma kararı çıktığı zaman 2014'dü. Sonra Londra'ya gidiyordum, mesaj yağıyor. Tekrar yargılama çıktı. Eve varana kadar Londra'da bütün mutluluk bitiverdi. Çünkü siz 1907'ye kızmışsınız. O zaman Can buradaydı. Seni arayıp, hakaretler etmişti.

Aziz Yıldırım: 1907 teşekkür metnini kulüp üzerinden niye yayınlamıyorlar. Niye bilginiz olsun demiyorlar.

Ali Koç: 1907 kampanya yapmış, siz de destek vermişsiniz. Camia olarak bir ve bütün şekilde yaptık. Bir müddet sonra yeniden yargılama çıktı. Ben daha uçaktayım. Bana sormadan Adalete Fener Yak'a teşekkür yayınlanmış. Siz kızmışsınız, ağır küfür ve hakaretler.

Ahmet Selim Kul: Teşekkürlerde siz yoktunuz (Aziz Yıldırım)

Ali Koç: Siz çok kızmışsınız. Arkadaşlarıma dedim ki 'olabilir' dedi. Sonra ben 2015'e kadar seçimden 1 hafta önceye kadar sayın Aziz Yıldırım'ı iki kez gördüm. Biri cenaze biri Selçuk Şahin'in düğündeydi. Arıza olduğunu orada anladım. Bize apayrı iki masa koydular.

Aziz Yıldırım: Ben yapmadım, Selçuk'u çağır.

Ali Koç: Sonra siz beni çağırdınız. 'burayı kurda kuşa bırakmayın' dediniz. Ondan sonra davet ettiniz, sağolun. Niye olamayacağını anlattım. Allah korusun size bir şey olursa biz hepimiz hazırız, dedim. Sonra bir iki telefon, mektuplaştık. Niye katılamayacağımı size anlattım. Cuma akşamı sayın Ömer Temelli mesaj yolladı. Dedi ki, 'yarın çık gazetecilere iki laf et, Aziz Bey davet etti, açıkla' dedi. Geldik salona, konuşmalar başlamıştı. Adımı yazdıramamıştım. Telefon ettiler sizin masanızdan 'Çık iki laf et'.

Aziz Yıldırım: Bilgim yok yahu...

Ali Koç: Ömer Temelli ikimizin de sevdiğimiz saydığımız isim. Sonra ismimiz yazıldı. Çıktık konuştuk. O gün sizlerden gelen talep üzerine...

Aziz Yıldırım: Benden değil. Olsa söylerim. Ben seni veliaht ilan ettim olsa çıkıp derim.

Ali Koç: Sonra ben çıktım konuştum. Çok da güzel konuşma yaptım. Kafamda süre yok. Masadan indik gittik. Siz seçildiniz.

Aziz Yıldırım: Tek adaydım.

Ali Koç: Aziz Bey rahat seçildi. Biz Ağustos ayı gibi Burhan Karaçam'la size gelecektik. Sonra şampiyonlar liginden elendik. Biraz bekleyelim dedik. Çok tatsız bir toplantı oldu aramızda.

Aziz Yıldırım: Neden olduğunu söyle?

Ali Koç: Çabucak anlatayım. Havadan, sudan, dağlardan konuşuyoruz. Burhan Bey 'kulüp iflas etmiş' dedi. Siz birdenbire şiddetlendiniz.

Aziz Yıldırım: Nedeni şu; Burhan Karaçam bana başladı 'Aziz' demeye.

Ali Koç: Sizin ilişkinizi bilemem.

Aziz Yıldırım: Benim ilişkim yok. Savcı memleketine gidiyor, karar vermiyor, savcının peşindeyim kararı imzalasın diye. Ben ne dedim 'Ali Bey'e söyle gelsin sahip çıksın' dedim.

Ali Koç: Siz çok öfkelendiniz. Sayın Başkan siz seçim öncesi farklı, seçim sonrası farklısınız dedim.

Aziz Yıldırım: Ben daha ölmedim, yaşıyorum, dedim.

Ali Koç: Ben size Aziz diyen çok az insan bilirim.

Aziz Yıldırım: Benimle samimiyeti yok yahu!

Ali Koç: Çok sert ve yakışıksız çıkışınız oldu. 'Sizinle aynı gemide değilim' dedim. Ben 'bana mı dediniz' dedim. Anladınız sonra etrafı gösterip 'bunlarla da aynı gemide değilim' dediniz. Ben karşımdaki insanın bir dediğinin bir dediği ile t utmasını beklerim.

Aziz Yıldırım: Benim hep tutar.

Ali Koç: Hiç tutmuyor.

Aziz Yıldırım: Kongrede seçildin, ben daha rahat oldum. 'Ali Şen Başkan Fenerbahçe başkan' dedikleri döneminde başkan oldum. Ali Bey stada geldiğinde 3-5 ay rahatsızlık duyardık. Biz yönetimiz, biz karar vereceğiz. Ali Bey tez canlı. Sizin bana teşekkür etmeniz lazım. Aziz Bey stada gelmiyor diye. Bundan rahatlık duymanız lazım. Rahatsız olmayın diye gelmedim. Bu kadar basit.

Ali Koç: Hiç inandırıcı bulmuyorum söyledikleriniz.

Aziz Yıldırım: Ben geleyim rahat mısınız bakın görün.

Ali Koç: Niye siz gelince olay oluyor?

Siz Fenerbahçe'nin efsane başkanısınız. 20 yıl başkanlık yaptınız.

Aziz Yıldırım: Benim için bitti o.

Ali Koç: Benim uğruna çok şey yapacağım Aziz Yıldırım, benim tanımadığım bir Aziz Yıldırım konumuna girdi. Destek değil köstek oldunuz. Siz bize öğretmediniz mi, Fenerbahçe hakkında birisi bir şey söyleyecek, o kürsüye söyleyecek. Bir kere öğrettiğinizi yaptınız mı?

Aziz Yıldırım: Şampiyon olsaydın 'niye gelmiyorsun' dediğinde haklısın. Başarı yok.

Ali Koç: Beni en çok tenkit eden Hulusi Bey burada. Siz hiç konuşmasanız saygı duyarım.

Aziz Yıldırım: Konuştuğum yok yahu! Senede bir kez konuşuyorum.

Ali Koç: Bu akşamki samimiyetinizi sorgulama sebebi geçmişte yaşadığımız. Ben istemez miyim dertleşmeye, yardımlaşmaya. 'Başkanım şu Nihat Bey'e söyleyin de ayağını denk alsın. 9 senedir şike yapılmıyor' dedi. Neyi kast etti sizce?

Aziz Yıldırım: Sen de Nihat Bey'in yerinde olsan sana karşı da aynı tavrı gösteririm. Dostluğumu satmam.

Ali Koç: Söz konusu Fenerbahçe ise dostluğumu tanımam. Ben öyle Fenerbahçeliyim. Size yapılan hakaret bu, bana yapılan değil. Siz bırakın reaksiyonu. Trabzon'da linç edildik bizi haksız buldunuz.

Aziz Yıldırım: Sizi haksız bulmadım. Çocuk aldı meşaleyi, bitirmedi. Ali Koç ne yaptı? 2 Nisan'da kongreyi topladı. Dedim ki 'yanlış yapıyorsunuz, yapmayın A takımla çıkın Galatasaray'ı yenin' dedim. Sen 'Ligden çekiliyoruz' dedin. Bu sefer SPK girdi devreye. Şu kadar para ödenecek vs. Ondan sonra ne yaptınız?

Ali Koç: Öyle bir şey demedik. Nerede dedik, söyleyin.

Aziz Yıldırım: Televizyonda söylediniz.

Ali Koç: Bütün opsiyonları değerlendirmek üzere kongre üyelerini çağırıyoruz dedik. Bu ligden çekilme midir? Bütün Fenerbahçeli eski yöneticilerle görüştüm. İstisnasız hepsi çekilmeye karşıydı. Benim ağzımdan hiçbir zaman çekilme çıkmadı. Anı kurtarmak için sizin gibi bir şey söyleyip, geri adım atmam. Adam soruyor diyor ki, '15 milyona anlaşmışsınız, onlar 12 milyon' diyor.

Aziz Yıldırım: Kim diyor, ben demiyorum. Mahmut bahsetmiş, ben değil.

Benim ağzımdan çıkan görüntüyü getirin. 12 milyon mu demişim. Siz 10,5'a aldık demişsiniz.

Ali Bey siz 12 açıkladınız, ben 15 dedim. Öyle bir açıklama yapmadım.

Ali Koç: O gelene kadar baronları anlatır mısınız?

Aziz Yıldırım: Londra'daki FETÖ'cü baronlar, öğrenirsin yakında.

Ali Koç: Niye anlatmıyorsunuz? Anlatın yahu.

Aziz Yıldırım: Anlatırsam ben altında kalırım sen kalmazsın. Sen Koçsun.

Ali Koç: Baronları bitirelim.

Aziz Yıldırım: Seni destekliyorlar. Benden dolayı. Ben olmasaydım seni desteklemeyeceklerdi.

Ali Koç: Baronların benimle ilişkisi neymiş?

Aziz Yıldırım: İlişkisi yok seninle. Seninle benimle değil. Onların işi Türkiye'de.

Ali Koç: Niye bunları aklınıza sokuyorsunuz?

Aziz Yıldırım: Bir araştırın. Senin şahsınla ilgili değil. Ben olduğum için sizi destekliyorlar.

Ali Koç: Siz bana ABD projesi, siyaset FETÖ iması yaptınız?

Aziz Yıldırım: Kumpas davasına gittim. Şikayetçi oldum. Seninle ilgili 'alalım' dediler. Şekip şahittir.

Ali Koç: Beni nereye alacaklar?

Aziz Yıldırım: Emniyet'e

Ali Koç: Neden?

Aziz Yıldırım: Böyle bir şey yaparsanız şikayeti geri alırım dedim.

Ali Koç: Bu camia size Fenerbahçe'nin başkası olduğu için sahip çıktı.

Aziz Yıldırım: Şikayetçiyim dedim, savcı, hakimden. Orada bu sözü söylediler. Ali Bey'i de çağıracağız dediler. Sakın ha dedim. Şekip Mosturoğlu şahit.

Ali Koç: Bir şey söylemek istiyorum. 103 gerçek kişi. 2018 öncesi beni Cimer'e şikayet etti.

Aziz Yıldırım: Benim adım var mı?

Ali Koç: Bir şey sormak istiyorum, 3 Temmuz davasında beni sorumlu tutuyor. Benim tapemin çıkmadığını bütün operasyonları ben yapıyormuşum.

Aziz Yıldırım: Adamları tespit edelim.

Ali Koç: Ciner vermiyor, 1 kişiden bahsediyor. Siz yaptınız demiyorum. Sonra sizin FETÖ imanız oldu. Ankara'da evrak dağıttınız Amerikan projesi olduğuma dair.

Aziz Yıldırım: Şerefsizim öyle bir evrak dağıtmadım, hani getir.

Bu işin içinde olan 20 sene başkanlık yapan adamım. Adam 15'e pazarlık ettik. Adam 18'lerdeydi. 14,5 verdik biz. 3-4 yardımcısı vardı. 15'e anlaştık. Siz aşağıya anlaşabilirsiniz.

Ali Koç: 15 hoca ve ekibi için, menajer yok.

Aziz Yıldırım: Ben de alsaydım öyle yapacaktım, imaj hakkı verecektim. 15'in içinde olacaktı. 5-6 milyon diyecektim sponsorlarla diğerini verecektim. Türkiye duysun.

Ali Koç: Açıktan para mı vermişler diyor, 'o menajeri biz biliriz' diyor.

Aziz Yıldırım: Mourinho geldiği için mutlu musun?

Ali Koç: Mutluyum tabii.

Aziz Yıldırım: Yüzde 1 katkım varsa bana teşekkür etmelisin.

Ali Koç: Ben sana teşekkür ediyorum.

Aziz Yıldırım: Beraber gidip alalım getirelim, seçimi kaybedersek yarısını ben ödeyeyim dedim.

Ali Koç: Başkanım siz anlaştık dediniz. Ben kaybedersem yarısını vermem. Ama siz kaybederseniz verecektiniz.

Aziz Yıldırım: Gelseydin verecektim. Gittim kendisiyle görüştüm. Bana 'diğer aday beni telefonla aradı' dedi.

Ali Koç: Sadettin Bey mi?

Aziz Yıldırım: O zaman üç adayız. Ama Fenerbahçe'nin sana, senin de Fenerbahçe'ye ihtiyacın var dedim. Daha önce alamadık. Bizden hangisi kazanırsa kazansın muhakkak Türkiye'ye gel dedim.

Sonra Mendes'in telefonlarını verdi. Önder ile Mahmut, Mendes'le Portekiz'de evinde görüştüler. 15'i verdik. İmzayı hazırladılar. Kendisi Bükreş'te maça gitmişti. Siz devreye girdiniz.

Ali Koç: Biz çoktan devredeydik.

Aziz Yıldırım: Adana'da dediler ki 'Ali Bey burada konuştu, İsmail Kartal'la devam ederiz imajı verdi'. Bursa'da da söylediler aynı şeyi. Yüzde 1 de katkı varsa ne mutlu size.

Ali Koç: Açıktan para verdik mi? Velev ki verdik, illegal değil mi açıktan para vermek.

Sizin 'açıktan verdi' dediğiniz nedir?

İrfan Can'da ne oldu?

Aziz Yıldırım: Siz 11'e aldınız.

Ali Koç: Bizi neyle ihbar ettiniz SPK'ya?

Aziz Yıldırım: Şeffaf demediniz mi? Bakın hesaplarınıza.

Ben suç işlediniz demiyorum. Şeffaf olun diyorum. Öbür tarafın bana söylediği hesap 4,5-5,5'tu, yanlış söylemeyim, Sizin önünüze kağıt uzatılmış, 10,5-11 demişler. Saklama değil, başka bir şeyle ödemişsiniz.

Ali Koç: SPK bunu ihbar olarak alıyor.

Aziz Yıldırım: İhbar olsa senin takımı ligden çekilirdi.

Ali Koç: Ali Koç'un Fenerbahçe Spor Kulübü'nü ligden çekiyorum ifadesi varsa yarın bize gösterin.

Aziz Yıldırım: Yarın olmaz, Pazartesi gösteririm.

Ali Koç: Pazartesi gönderin.

Aziz Yıldırım: 2 Nisan'da milleti toplarken niye maddelerden bir tanesine 'takımı sahadan çekeceğiz' dedim.

Yapamayacağın bir şeyi niye koyuyorsun?

Ali Koç: Sizin gibi değilim istişare ettim insanlarla. Fenerbahçe'nin menfaati için çekilmenin faydadan çok zarar getireceğinde mutabık kaldık. Bizi linç etmeye çalıştılar. Sizin döneminizde iki maç iptal oldu Trabzon'da.

Aziz Yıldırım: Maç yarıda kaldı.

Ali Koç: Aşağı yukarı çoğu maç olaylı geçiyor.

Aziz Yıldırım: 20 sene başkanlık yaptım 3-2 yenildiğimiz maçta rahattık. Diğerlerinin hepsinde polis arabasının içinde kalkanlarla gittik. Trabzon öyle bir yer var.

Ali Koç: Bir hafta önce Pendikspor maçı vardı. Denizli'de maça zulmederek şampiyonluğu elimizden aldılar. Burada da şampiyonluk elimizden gidecekti. Sonra duyum aldık. Oyuncularımıza ceza vereceklerdi. 'Yeter' dedik 2 Nisan'a çağrı yaptık. Biz kurusıkı ateş falan etmedik.

Aziz Yıldırım: Sen orada d ile getirmesen, insanlar geldiğinde deseydin ki 'takımı çekebilir miyiz' deseydin. Zaten hepsi o niyetle gelmişti. Onu dediğin zaman kulübün durumu ne olacaktı?

Ali Koç: Ona mı yetki almadın diyorsunuz?

Aziz Yıldırım: Hayır. Urfa'ya U-19'la gidiyoruz dediniz. Hüsran oldular, üzüldüler. İnsanlar yeterince konuşmadı kongrede.

Ali Koç: İnsanlar konuşmadı eleştirisine katılırım. Ama işin öznesinde ben ligden çekiliyoruz falan demedim.

Aziz Yıldırım: Demediysen biz öyle biliyoruz, bakarız.

Aziz Yıldırım: Bir soru sorayım; 6 yıl neden şampiyon olamıyoruz?

Ali Koç: Siz 6 yılda kaç kere şampiyon oldunuz?

Aziz Yıldırım: 6 senede iki kez şampiyon oldum.

Benimle karşılaştırma.

Ali Koç: Siz efsanesiniz haddime mi?

Aziz Yıldırım: İki efsane var biri Fatih Sultan Mehmet diğeri Atatürk.

Ali Koç: Kötü tercihler, kötü hoca, kötü planlama vs. Sizin bıraktığınız takımla finansal fair playdan dolayı sattığımız kadar alabiliyorduk. Bugünkü rahatlığımız yoktu. Sizin borçlanarak almış olduğunuz gayrimenkulleri TFF'ye verimiyoruz. İlk iki sene hatalar, kadro mühendisliği, hoca tercihi. 22. haftada şampiyonluğun en büyük adayı bizdik. Hakemler bizi doğradı. Siz maçları seyretseydiniz. O kadim dostunuz Mehmet Uçum topa girdi.

Aziz Yıldırım: Senin de dostun. Beylerbeyi'nde buluşup konuşmadınız mı?

Ali Koç: Konuştum.

Ben hayatımda bir kere gördüğüm adamla siz onlarca görüştünüz. Kongre üyelerinin gözünde yanlış anlaşılmasın diye eksik bilgi ile insanları yönlendiremezsiniz. Ne kadar harcadınız sosyal medyaya?

Aziz Yıldırım: Sosyal medya ile hiçbir ilişkim yoktur.

Aii Koç: Teknolojik olarak olmadığını biliyorum.

Aziz Yıldırım: Sen ne kadar harcadın?

Ali Koç: Harcamadım.

2 sene öyle geçti. Sivas maçını ucundan kaçırdık. Geçen sene iyi hoca getirdik. Dünya çapında hoca getirdik. Hoca 'burada şampiyonluklar sahada kazanılmıyor' dedi. Siz 20 sene boyunca bir kere 90 puan almadınız.

Aziz Yıldırım: Valla 60 puan alayım şampiyon olalım. Biz 6 kez şampiyon olduk. Sen de içindesin

Ali Koç: Allah razı olsun, ben ikisinde vardım. Fenerbahçe'nin şampiyonluğunun çalınması Ali Koç'a has değil.

Aziz Yıldırım: Doğru. Bir soru sorayım Bankalar Birliği ile kaç liraya anlaştınız.

Ali Koç: 347 milyon Euroydu.

Aziz Yıldırım: Bankalar Birliği ile konuştum 330 milyon dolar.

Ali Koç: Kulubümüz mali çıkmazda iken siz niye yüksek faizle borçlanıp arazi alıyorsunuz? Ne hakkınız var. Çoğunu biz ödedik.

Aziz Yıldırım: Hepsini ben ödedim, getirin önüme koyun.

Ali Koç: Kongre üyelerimize kalma saygısını gösterseydiniz.

Aziz Yıldırım: Hepsini ben ödedim.

Ali Koç: Siz kürsüyü işgal ederken Erol Bey borçları anlatıyordu.

Aziz Yıldırım: Hep yanlış anlatıyor. Bugün bir tehlike var çevirdiğiniz faizler terse döndü, yüzde 50 faiz var. Haberiniz var.

Ali Koç: Kimin borcunu ödemeye çalışıyoruz?

Aziz Yıldırım: Mal varlığı ne kadar?

Ali Koç: 300 verin size verelim.

Aziz Yıldırım: Almazsam şerefsizim.

Getirin aynısını alacağım.

Ali Koç: Halkın takımı holdingin takımı laflarına cevap vereceğim, Koçspor diyorsunuz.

Aziz Yıldırım: İsim hakkını Ülker'e verdik.

Ali Koç: Ülker'e borç ödediniz. Sonra transfer yaptınız. Geldiğimizde bütün gelirler temlik miydi?

Aziz Yıldırım: Aldığın parayı kullanamama diye bir şey var mı?

Ali Koç: Kulübün manevrasını bitirmiştiniz.

Bugün planım 11'de yatmaktı. Teşekkür ederim. Keşke daha sık görüşebilseydik, k eşke size danışabilseydik, eski günler gibi olsaydık. Fenerbahçe'ye faydanız olurdu. Benim için Aziz Yıldırım kredisi tükendi. Eminim sizin de krediniz tükenmişti. Yeni bir sayfa açmak isterseniz elimden gelen herşeyi yaparım. Seçim bitsin yemek yiyelim.

Aziz Yıldırım: Aziz Yıldırım'a otobüs çarptı, ne yaparız demeyeceksin bir daha. Benden yardım istiyorsunuz. Niye yapmıyor, niye etmiyor. Beni sağlam bırakacaksın Ali, otobüs çarptı demeyeceksin.

Ali Koç: Beni de araba çarpabilir, o zaman diyelim.

 

3 Mayıs 2024 Cuma

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'un Basın Toplantısı (Full Video | 03 Mayıs 2024)

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç gündeme dair açıklamalarda bulundu.




Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, 18 Temmuz 2024 tarihinde yapılacak seçimli mali genel kurul tarihinin öne çekilmesi talebiyle toplanan imzalar ve TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ile ilgili konuştu.

TÜRKİYE’DEKİ FUTBOL SEKTÖRÜ SON DERECE KİNDAR VE ÇOK KOLAY YALAN SÖYLEYEN BİR İNSANIN ELİNDE
 
"Hoş geldiniz, hepiniz teşekkür ederiz. Şahsım ve yönetim kurulum adına teşekkür ederim. Çok hızlı gidelim, hızlı bitirelim. Benim söyleyeceklerimden daha önemlisi sizin bana bu konuyla ilgili soracaklarınız. Şimdi durup-dururken imza süreci başlamadı. İmza toplanma ihtiyacı durup-dururken oluşmadı. Herkes memnun, mesut, dünya tozpembe, kimse şikayet etmiyor, boş vaktimiz var, çıkıp imza toplayalım denilmedi, niye imza toplandı önce ona bir gelelim çünkü bugün bu toplantının sonunda buradan ayrılırken aslında dinamik bir dünyada yaşıyoruz onu anlayacağız ama olağanüstü bir kişi ile muhatap olduğumuzu, milyonların maç skorlarına ve hafta sonu skorlarına göre bütün haftasını etkilediği futbol sektörünün nasıl son derece ilginç, garip, kindar ve son derece kolay yani anı kurtarmak için yalan söyleyen bir insanın elinde olduğunu sizlere anlatmaya çalışacağım. Biz de bıktık, devamlı kendimizi müdafaa etmekten. Riyad’da ihaleyi bize çıkardılar, şimdi yine yapıyorlar o yüzden en sert cevabı burada mecburen istemeyerek vermek zorundayım. İster istemez de onlar siyaseti karıştırdıkları için ben de siyasete değinmek zorundayım.
 
Hemen başlayalım. Niye biz Kulüpler Birliğinde imza toplama ihtiyacı duyduk. Biyorsunuz 18 Temmuz süreci ortada yokken başladık. İmza süreci başladığı için zaman kazanmak adına 18 Temmuz tarihi verildi ve bu tarihte bazı kulüpler yanlarına çekilerek, ‘ Ben kesin aday olmayacağım ama beni de mağdur etmeyin, rencide olmayayım. 18 Temmuz’da Avrupa Şampiyonasına gideyim sonrasında aday olamayacağım, bırakacağım’ dediği için bazı kulüplerimiz gerçekten samimi bir şekilde inandıkları için bazı kulüplerimiz de neyin ne olduğunu bilmesine rağmen rekabette kendilerine avantaj sağlamak için pozisyonda nasıl zikzak çizdiklerini anlatmaya çalışacağım.
 
HİÇBİR ZAMANDA OLMADIĞI KADAR KAOTİK FUTBOL ORTAMI YAŞIYORUZ
 
Şimdi biliyorsunuz bu sezon da hiçbir zaman olmadığı kadar kaotik futbol ortamı yaşıyoruz ve pek çok kriz oldu, pek çok skandal oldu sahada. Hakem tokatlanma olayı oldu, bir takım sahadan çekildi,  kupa Şanlıurfa’da oynandı. Bir sürü bir sürü olay oldu. Sızan görüntüler, hakemlerin ifadeleri,  beklentiyle karar verenler. Üst üste bir şeyler.  Kendisi diyor ya ‘’hakemlik dışı bir sıkıntımız yok’’ diye nasıl olduğunu anlatmaya çalışacağım.
 
TFF BAŞKANI KRİZLERİ YÖNETEMEDİ, GEREKEN CESARETİ GÖSTEREMEDİĞİ İÇİN KULÜPLER ARASINDA SIKINTILAR OLUŞTU
 
Krizleri yönetemedi, kriz yönetimi olağanüstü kötü ve anı kurtarabilmek için yalpalaya, yalpalaya gereken cesareti gösteremediği için kulüpler arasında da sıkıntı oluştu. Dolayısıyla bugün Türk futbolunda büyük bir güven bunalımı var, bu zaten vardı ve daha da derinleşti. Bugün belki de Türkiye’de en güvenilmez kurum Türkiye Futbol Federasyonu belki de en güvenilmez sektör de Türkiye’deki  futbol sektörü. 
 
ZATEN YERLERDE OLAN HAKEMLİK MÜESSESİ BİR DE YAZBOZ TAHTASI HALİNE GETİRİLDİ

Hakemlik müessesi yerle bir edildi, biliyorsunuz. Sayın Başkan aslında hem başkan hem de MHK başkanı olarak hareket etmeyi tercih etti. Niyeti çok skandal olan bir müesseseyi düzeltmek olabilir ama daha da sıkıntılı bir hale getirdi. Hakemlik yazboz tahtasına döndü, ne demek istediğimi şu yazı ile gündeme getireceğim: Sayın Ömer Faruk Ünal’ın 29 Mart 2024 tarihinde Türkiye gazetesinde yazdığı ‘’Ben Mehmet Büyükekşi’’ yazısı, bu yazıyı okursanız 21 ayda hakemlik müessesesinde ne kadar çok yeni uygulamalar, sistemler, formatlar neyse denenip vazgeçildiği burada yazıyor. Zaten yerlerde olan hakemlik müessesi bir de yazboz tahtası haline getirdi. Bir de bu yazıyı özellikle okumanızı sizlerden rica ediyorum.
 
Kişilere ve kurumlara göre özel durumlara gidildi ama TFF statüsünün madde üçü diyor ki; ‘’Tarafsız davranma ve ayrımcılık yapmama’’  bize göre tamamen ters bir yönetim anlayışı var bunu anlamamız da biraz zaman aldı. Son derece kindar bir başkanımız var, diyeceksiniz ki nerden çıkarıyorsunuz. Sayın Ahmet Nur Çebi ile girdiği polemik sonrasında olayı tamamen kişiselleştirip ki bir çok kez arayı bulmaya çalışmama rağmen hedeflediğimizi yapamadık ama Beşiktaş’a göstermiş olduğu muamele sonuçta bizim amirimiz TFF başkanıdır. Seviyorum-sevmiyorum, katılıyorum-katılmıyorum ile futbolu yönetemezsin. Herkese eşit mesafede olması lazım herkese standart bir şekilde muamele gösteriyor olması gerekiyor. Ama bize göre Beşiktaş polemiğinde bizim de yaşadığımız gibi son derece kindar biri.
 
GALATASARAY İLE ARASINDA GARİP BİR İLİŞKİ VAR
 
Çoğu zaman kendilerine de söylüyorum, Galatasaray başkanı ve federasyon arasındaki kavganız kayıkçı kavgası diye biraz sonra onun detaylarına gireceğim. Garip bir ilişkileri var, işte Sayın Ahmet İbanoğlu’na şahsıma dava açmasına telkinde bulundu, izin verdi ama esas çarpıcı olan Fenerbahçe - Karagümrük maçından sonra.  26 Kasım 2023’te maç oynanmıştı haftanın son maçı değildi bir pazar günüydü, orada Fenerbahçe’nin lehine Karagümrük’ün aleyhine net bir hakem hatası oldu ve malum camiada bu işleri çok iyi takip ettiği için yaygarayı koparttı.

Aynı benzer şeyler kendi maçlarında olmasına rağmen ve 27 Kasım Pazar günü Sayın Başkan büyük bir sinir ve gerginlik için de Federasyona giriyor girişte yakınındakilere beni camiam ile karşı karşıya mı getirmeye çalışıyorlar diye şiddetle konuşuyor. Yukarı çıkıyor ve pek çok insanın önünde Sayın Medine hanıma başkanın ağzından bir açıklama yazdırıyor. Sayın İbanoğlu’na onaylatıp onun imzasıyla bu açıklamayı yayınlıyorlar.
 
Şunu söyleyeceğim sizlere daha haftanın maçları tamamlanmamış, bırakın haftanın maçlarının tamamlanmadığını sizin hafızanıza değinmek istiyorum. Hangi futbol takımının hangi takım olursa, şampiyonluk adayı olur, Avrupa adayı olur, düşme-düşmememe yarışında olur. Hangi takıma yapılan bir hakem hatasından sonra MHK başkanı açıklama yapmıştır, soruyorum sizlere herhangi bir Beşiktaş, Trabzon, Galatasaray veya herhangi bir başka takım hatırlıyor musunuz? Bunun teşkilat üstünde bıraktığı etkiyi düşünebiliyor musunuz? Bir federasyon başkanı eşit rekabet sağlaması gerekirken adam geliyor öfkeyle bağırıyor, camiamla beni karşı karşıya getireceksiniz diyor yukarı çıkıyor sonra diyorlar ki ona ‘Ya başkan öfkelenme 3-4 maç ceza veririz. Daha evvel de böyle şeyler oldu’ dinlemiyor, yazı yazdırıyor. MHK başkanına omurgasız derken bunu ifade etmek istiyorum. Onun imzasını koydurtuyor, tamam mı Ahmet diyor? ‘Tamam’ diyor ve bu açıklamayı yapıyor. Yani nerede bu görülmüştür, yaşanan bunca kriz, olay var bunları yönetemedi. Mesela hakem olayı, biz o gece talihsiz olaydan 2 saat önce federasyondaydık, 6-7 yönetim kurulu üyesi vardı, 3 veya 4 başkandık ve devre arasında MHK’yı değiştireceğini, hakemlerin %40’nı değiştireceğini, buna göre talimat değiştirildi.  Alt ligden 30 maç oynayıp üst lige çıkabiliyorsun onu 20’ye indirdik, dedi. Bunları anlattı.
 
Bir yumruk olayı oldu, bizim başkan 180 derece değişti. Riyad olayı zaten malumunuz. Bir sürü başkan çıktı, ‘Bana şike teklif edildi, şöyle yapıldı böyle yapıldı’ dedi, onları soruşturdu mu soruşturmadı mı? bahis iddiaları diz boyu.
 
Trabzonspor maçından sonra etki altında kaldı ve Fenerbahçe futbolcularına ağır cezalar verdirtmek üzere raporlar değiştirildi vs vs ama nitekim yapamadı, cesaret edemedi, 4’er, 5’er maç verilecekti bizim futbolculara.
 
Böl-parçala-yönet, yönetim anlayışı ile kulüplerin arasına nifak tohumları ekti. Aslında bu imza sürecinde de görüyorsunuz, Kulüpler Birliği Vakfını bölme çabalarını, tabii iki kişi ile tango yapılır, bölme çabası olabilir ama kulüpler dik durursa bölemez ama bazı kulüplerimiz zikzak çizdikleri için orda da muvaffak oldu, koltuğa tutunmak için kulüplerin arasına nifak tohumları, liyakatsiz kadrolar, duyduğumuza, anladığımıza ve gördüğümüze göre kurumsal hafıza silindi silinecek futbol ile hiç alakası olmayan danışmanlarla futbolu yönetmeye çalıştı. Çok danışman var denildiği zaman da danışmanları bordraya aldı, ‘ben sadece bir danışman kullanıyorum’ dedi. Ama esas sıkıntı şu, doğruları söylemek, gerçekleri çarptırmak kısacası olağanüstü rahatlıkla ve kolayca yalan söyleyen bir insandan bahsediyoruz. İşte Mete Kalkavan olayında yaşandı, gerçi olayda başlı başlına bir skandaldır, herhangi bir ülkede olsa, yani bir kulübün arzusu ile bir hakemin görevinin son verilmesine, düşünebiliyor musunuz oraya Trabzon’da maç yönetmeye giden hakemlerin, hangi ruh haliyle maç yönetebileceklerini düşünebiliyor musunuz? Ama o işin ayrı tarafı.
 
Söz verdiniz, dedi. Vermedim dedi, verdin- vermedin herkesin önünde oluyor bu ondan sonra özelde ‘Ben sana söz verdiğimi söyleyemedim, hakkını helal et’ dedi. 1 Mart saat 15.00’de, MHK Eğitim toplantısı yapılmıştı, şahsım kendisine sordum ‘’Böyle bir toplantı yapılmış siz katılmışsınız böyle böyle olmuş’ diye. ‘’Böyle bir toplantı yapılmadı, zaten ben de toplantıya katılmadım’’ dedi. Külliyen yalan. İmza sürecinde basınla yaptığı iletişimlerde de biraz sonra bir tanesine gireceğiz, 1 Mayıs açıklamasına.  Yalan yanlış bilgiler. Algı yaratma. İmza sürecini baltalama ve bazı kulüplerin desteğini almak için mağdur edebiyatı yapma.  Burası çok çok önemli. ’18 Temmuz’u bekleyelim’ diyen kulüpler ve bunu kendileri söylediler, diyorlar ki, ‘Bize aday olmayacağına dair söz verdi’. Size soruyorum, siz bu işte yatıp kalkıyorsunuz. Şu gördüğünüz profil, bu söylemler sizce aday olacak mı, olmayacak mı? Önce ‘Aday olmayacağım, kesin. Ama beni rencide etmeyin’. Saygı duyulur, diyalog işi oradan çıktı. Biz de imzaya inananlar dedik ki ‘Tamam, diyalog yapalım ama imzayı da devam ettirelim’. Ama kesinlikle aday olmayacağını ifade etti. Bunu kendi yönetim kurulu üyelerine de yaptı. Aramızda konuşuyoruz. Tabii aptallar ile ölüler fikir değiştirmek, fikir değiştirebilir ama bu kadar önemli konuda, bu kadar kısa sürede bir tarafa böyle demek, bir tarafa böyle demek, aslında kendisinin gerçekleri ve doğruları söyleme konusunda nasıl çarptırdığını gösteriyor.
 
BUNLARIN NE TAKTİKLERİ OLDUĞUNU SİZ BENDEN DAHA İYİ BİLİYORSUNUZ; ZAMAN KAZANMA, GÜNÜ KURTARMA, ANI KURTARMA
 
Soruyorum: ‘Kesinlikle aday olmayacağım’ demişti, şimdi de ‘Mayıs’ta bakacağız’ diyor! Bunların ne taktikleri olduğunu siz benden daha iyi biliyorsunuz; zaman kazanma, günü kurtarma, anı kurtarma…
 
Dolayısıyla neden imza toplamaya başladık? Şimdi imza sürecine gelelim. Hani başını ben çekiyorum ya, liderliğini ben yapıyorum(!) Bu sürece gelelim: Öncelikle şunu söylemek istiyorum, hiçbir şekilde imza verenler, vermeyenler ayrışımına gitmedik, gitmeyeceğiz. 16 Nisan’da yaptığım basın toplantısında da aynı şeyi söylemiştim. Ama benim en çok saygı duyduğum, başından itibaren ‘Vereceğim veya vermeyeceğim’ deyip buna sadık kalan, dimdik duran kulüpler. İmza versin ya da vermesin. Bir de yalpalayan, zikzak çizen veya buradan rekabet avantajı yaratmaya çalışan kulüplerin durumu. Dolayısıyla imza veren de vermeyen de başından beri dik duran, duruşunun arkasında duranlara saygım çok büyük. Detaya girmeden önce aynen Riyad’da olduğu gibi bu süreci de Kulübüme ve şahsıma mal etme yaklaşımı var. Riyad’da tuttu ya, Sayın Cumhurbaşkanımıza kadar kandırdılar. Bütün suç bizim, Galatasaray bile işin içinde yok. Zaten Galatasaray ne kadar garip ilişki olduğunu söylediğim örneklerden bir tanesi de bu, bütün ilişki bir. Ben sordum, ‘Şikayet etmişsiniz Ankara’ya’ dedim. ‘Ben etmedim, bana sordular; Fenerbahçe-Uğur Dündar-Ali Koç’tan dolayı mı böyle oldu?’ diye, ben de ‘Evet dedim’ dedi. Niye ‘Evet dediniz’ dedim? ‘Sizin Uğur Bey’in tweeti vardı’ dedi. ‘Uğur Bey’in tweetinden iki saat önce Galatasaray’ın genel sekreterinin tweeti var, İstiklal Marşı yoksa maç yok’ diye. ‘Ben onu görmedim’ dedi. Şimdi kim inanır buna? Soruyorum arkadaşlar, kim inanır buna? Ama bu tuttu! Ankara’da da tuttu, ‘Size karşı yapılan bir eylem: Ali Koç-Fenerbahçe vs.’ O tuttuğu için bugün de aynı şeyi yapmaya çalışıyor. Kulüplere biraz sonra neler anlattıklarını söyleyeceğim, dibiniz düşer. Olacak iş değil. Riyad’da da kendi beceriksizliğini, yüzüne gözüne bulaştırmasının sebebi olarak bunu örtbas edebilmek için Ankara’ya Süper Kupa maçının oynanmama sebebi olarak bizleri şikayet etmişti. Bugün de koltuğunu koruyabilmek için aynı yönteme başvurması, imza sürecini bana, bize ihale etmesi, ‘Ali Koç’un başını çektiği grup Cumhurbaşkanımıza karşı hamle yapıyor’ algısını yaratması olacak iş değil. Aslında ürkütücü bir durum. Bizler belli yaşa, belli tecrübeye, belli makamlara gelmiş insanların bu şekilde göz göre göre yaptığı söylemler olacak iş değil.
 
BİZ, SÜREÇTEN BİRAZ UZAK DURUYORDUK. ZATEN YAŞADIĞIMIZ SIKINTILAR VS. KULÜPLER BİRLİĞİ DEVAM EDİP ETMEME KONULARI… UZAK DURUYORDUK. BİZE GELEN RİCA, BASKI, MESAJLAR ÜZERİNE AMA DAHA DA ÖNEMLİSİ BİZE FEDERASYONDAN SÜPER KUPA İLE İLGİLİ ZEHİR ZEMBEREK BİZE BİR YAZI GELDİ. BİZ, ORADA KÖPRÜLERİ ATTIK
 
Şimdi ‘Ali Koç’un, Fenerbahçe’nin başını çektiği’, bakalım çekiyor muymuşuz! Kulüpler Birliği WhatsApp grubundan açıklıyorum: Bu süreç 2 Nisan’da başlıyor, İstanbulspor’un çağrısıyla. 4 Nisan’da saat 14.11 ile 18.11 arası 8 takım ki Galatasaray ve Trabzonspor da dahil buna, imza vereceklerini söylüyorlar. Hatta ‘Pazartesiye kadar lafı geçiyor, ‘Pazartesi çok geç’ diyenler de var. ‘Pazartesi çok geç’ deyip imzası geri çekilenler de var. 5 Nisan’da 15.22 ile 17.36 arası 4 takım daha sürece dahil oluyor, bunlardan bir tanesi de Fenerbahçe. Biz, süreçten biraz uzak duruyorduk. Zaten yaşadığımız sıkıntılar vs. Kulüpler Birliği devam edip etmeme konuları… Uzak duruyorduk. Bize gelen rica, baskı, mesajlar üzerine ama daha da önemlisi bize federasyondan Süper Kupa ile ilgili zehir zemberek bize bir yazı geldi. Biz, orada köprüleri attık. Tehditkar, şöyle yaparız, böyle yaparız, şunu ödeyeceksiniz, bunu ödeyeceksiniz vs. vs. Biz de orada ‘Yeter’ dedik ve katıldık. Sonra da en son Beşiktaş katıldı. Beşiktaş da suçlanıyor ya! Yani sonuç olarak 14-15 takım olduk. Bu işin ciddiyetinin farkına varan Sayın Büyükekşi, kendine yakın bazı kulüp başkanlarıyla yaptığı istişareler sonucunda sürece dayanamayacağını anlayıp, zaman kazanmak adına 7 Nisan’da Urfa’dan bir açıklama yaptı, 18 Temmuz’da Mali Genel Kurulu’nun seçimli yapılacağını söyledi. Hala bu yönetim kurulu kararı var mı yok mu bilmiyoruz! Onu bilmiyoruz, o tabii sizin bulacağınız iş. Dolayısıyla bu açıklama gelince orada da Sayın Dursun Özbek ile bir istişare yapıyorlar, Dursun Bey ayrılıyor, yanına gidiyor, şirketinde bir şeyler konuşuyorlar. ‘Derhal imza toplayalım, seçime gidelim’ diyen Dursun Bey, pozisyon değiştiriyor ve ‘Ne olacak 15-20 günden’ noktasına geliyor. Bu açıklamadan sonra akşam 20.00’a kadar imza vereceğini söyleyen takımlardan 3’ü ’18 Temmuz hedefimize ulaştık. 18 Temmuz tamamdır, imzaya gerek yok’ diyorlar. Saygı duyarız. Tabii onu söylerken 18 Temmuz’da yeni bir federasyon seçileceğini ve kendisinin aday olmayacağını düşünerek bunları söylüyorlar. ‘Seçim tarihi uygundur’ diyorlar. Sonra o ana kadar hiç görüş vermemiş iki kulübümüz de ’18 Temmuz seçim tarihi uygundur’ diye mesaj veriyor. Diğer imzada diretenler, bu açıklamayı samimi bulmayanlar, tarihin çok geç olduğunu düşünenler ‘İmzaya devam edelim’ diyorlar.
 
BELLİ YERLERE YAKIN, BİZE UZAK, BİZİ HEDEF ALAN MECRALAR HEP ‘ALİ KOÇ ALİ KOÇ’ DİYOR
 
Dolayısıyla iki ayrı görüş oluşuyor, bizim grubumuzda ve biz bunları değerlendirmek üzere 16 Nisan’da Kulüpler Birliği Vakfı’nda bir toplantı yapıyoruz. O toplantıda benim açıklamalarım var; belli yerlere yakın, bize uzak, bizi hedef alan mecralar hep ‘Ali Koç Ali Koç’ diyor. Ben, Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı olarak 14 kulüp yanımda bir açıklama yapıyorum. İstisnasız toplantıya katılan herkesin orada da açıklamada yaptığımız gibi, Federasyonun değişmesi gerektiğini, taze bir kana ve yeni bir lidere ihtiyaç olduğunu ifade ediyor. Hepiniz de oradaydınız. Seçimin de mümkün olan en kısa zamanda –haziran- yapılmasını istiyor. Yöntem olarak da Dursun Bey’in önerisiyle ‘Diyalog ve imza sürecine devam edelim’ deniyor. İmza toplamanın sembolik değeri çok önemli arkadaşlar. Biz, o toplantıda da açıklama yaptık, biz o imzaları toplasak da ki diyelim ki 2 Nisan’da imzalar toplantı, Federasyonun yine bu işi uzatma imkanı var, iyi niyetli değilse! Halbuki kendi yönetim kurulu kararı alıp 22 günde seçime gidebilirdi. Şimdi diyor ya ’60 günden önce yapılamaz’ diye, tabii özgüven de tavan yapmış. O 25 günü Dursun Özbek sayesinde cebe koydu ya, şimdi de ’60 gün’ diyor. ‘1 Temmuz, o zaman 18 Temmuz’da yaparız’ diyor. Yine bugün istese Yönetim Kurulu kararı alıp bu işi haziran başına getirir. Tabii haziran başına getirmemek için Mili Takımı söylüyor. Enteresan bir düşünce. Bunun kendisi için bu kadar motivasyon kaynağı olduğunu bilmiyordum. Geçmişte, 2008’de Haluk Ulusoy ile yaşanan bir olay var. Kendisi çağrıları dinlemedi, hatta seçime gidilmesi için kayyum atanmıştı ve ondan sonra dün de İstanbulspor’un basın toplantısında ifade edildiği gibi tarihin en önemli başarısını üçüncülükle Avrupa Şampiyonası’nda almıştık. Tamam, katılırız ya da katılmayız, hakkıdır deriz ya da demeyiz. Ama imza toplamanın sembolik değeri çok çok önemli. Yoksa bunlar harekete geçmeyecekti. Şimdi hal böyleyken kimin ne dediğini, hangi gün, kaç kulübün katıldığını anlattım.
 
NASIL OLUYOR DA BU İŞ FENERBAHÇE VE ALİ KOÇ’UN ÜSTÜNE YAPIŞIYOR?  İŞTE BUNUN CEVABI VERİLMELİ
 
Peki, nasıl oluyor da bu iş Fenerbahçe ve Ali Koç’un üstüne yapışıyor?  İşte bunun cevabı verilmeli. Doğru da verilmeli. Dolayısıyla imza sürecini anlattım. Biz, ne işin başıyız ne lideriyiz ama biz için içindeyiz. İşin içinde olmasak riyakarlık olurdu. Hatta insanlar diyorlar ki ‘Ya sen olmasan bu adamı çoktan yollamışlardı. Sen olduğun için yollamıyorlar.’ Dolayısıyla biz nasıl bu işin bayraktarlığını yaptığımızı henüz anlayamadık ama imzamızı da verdik. Çünkü biz zaten istifa etmesi gerektiğini ocak ayında söylemiştik. Biz, bunlar yüzünden Süper Kupamızı çöpe attık, sahaya çıkmadık. İnşallah önümüzdeki sezon Türkiye Kupası’na da katılmayacağız. Bizim imza vermememiz riyakarlık olurdu. Dolayısıyla biz, imzamızı verdik ve dimdik de arkasında durduk. Şimdi birazdan kulüplere söylediklerini paylaşacağım, hayret edeceksiniz! Şimdi neden imza toplandığını anlattık.
 
İmzaların engellenme durumu var ama ona gelmeden önce 1 Mayıs 2023’teki  federasyonun açıklamasına gelelim. Ben bunu son derece tehlikeli, riskli hatta satır arası okuduğunuz zaman pek çok başka mecralara çekebileceğin açıklamalar olarak görüyorum. Benim, bu kulübün DNA’sı, ilkeleri, değerleri apaçık ortadayken bize vatan haini muamelesi yapmaya çalışan bir açıklamaya en şiddetli cevabı da vereceğim.
 
NET BİR ŞEY VAR Kİ SAYIN BAŞKAN, RÜZGARI ALMIŞ. 1 MAYIS’TA RESMİ SİTEDEN BİR AÇIKLAMA YAPMIŞ, OLACAK İŞ DEĞİL! AMA SKANDAL BİR AÇIKLAMADIR. BU AÇIKLAMAYA GÖRE VE BU HAFTA İÇİNDE YAPTIĞI RÖPORTAJLARA GÖRE FUTBOLDA TÜRKİYE’DEKİ ORTAM TOZPEMBE, HUZUR VAR, MUTLULUK VAR, MÜKEMMEL BAŞARILAR VAR, SEZON İÇİNDE YAŞANAN HİÇBİR SKANDAL KRİZ YOK, KİMSE ŞİKAYETÇİ DEĞİL
 
Net bir şey var ki Sayın Başkan, rüzgarı almış. Yelkenleri doldurmuş, özgüven tavan yapmış, röportaj üstüne röportaj ve bakmış ki tohumlar meyve veriyor, 1 Mayıs’ta resmi siteden bir açıklama yapmış, olacak iş değil! Şimdi oraya gireceğiz. Ama skandal bir açıklamadır. Bu açıklamaya göre ve bu hafta içinde yaptığı röportajlara göre futbolda Türkiye’deki ortam tozpembe, huzur var, mutluluk var, mükemmel başarılar var, sezon içinde yaşanan hiçbir skandal kriz yok, kimse şikayetçi değil. Hatta hızını alamayıp şöyle bir şey demiş; ‘Hakemleri bir kenara bırakın, 2 yıllık görev süremde bir tane yanlış işimi söyleyin dedim, söyleyemediler’ diyor. Kime söylediyse! Artık bu söze ne denir bilmiyorum. Yani bakar mısınız, bir sezonda hakem yumruklanması, alt liglerde ortalık yangın yeri, şike-bahis iddiaları, Riyad Krizi, Süper Lig yayın ihalesi, Süper Kupa süreci, takımların sahadan çekilmesi, Trabzonspor maçında yaşananlar, FIFA Başkanının açıklaması, Uluslararası Oyuncular Birliği’nin açıklaması, sızan video görüntüleri… yani bunların hepsi bir sezonda oldu ve daha sezon da bitmedi! Dolayısıyla biz herhalde farklı değerlendiriyoruz. Ama istisnasız herkesin tarihin en kaotik, en skandal sezonu dediğimiz bu sezonda başkanımız anlaşılan çok farklı düşünüyor, değerlendiriyor. Tarihe geçmiş bir söz var; ‘Şu mektepler olmasa da ben bu maarifi ne güzel idare ederim’ diye. Durum burada birebir aynıdır.
 
AZINLIK MANTIĞIYLA GİDERSENİZ ‘SİZ AZINLIĞIN FEDERASYON BAŞKANISINIZ’ DEMEK YANLIŞ OLMAZ
 
Gelelim açıklamaya: ‘Azınlık çoğunluğa tahakküm edemez’ diyor. Biz, azınlığız. ‘Üç beş kulüp’ diyor ve Aşağılıyor, küçümsüyor. Belgeleri ben toplamıyorum. Ben, Ecmel Başkana inanırım. Bizim arkadaşlar da gördü, 136 tane noter tasdikli ihtarname var. Bunun ne kadarı gitti, ne kadarı baskı yaparak çektirildi, önemli değil. Ama şunu size söyleyeyim; buradan 10 küsur Süper Lig kulübü var, onlarca PTT, 2. Lig ve 3. Lig kulüpleri var. Velev ki siz bir daha başkan seçildiniz, nasıl bu kişilerin amiri olacaksınız, biraz sonra sizinle paylaşacağım hakaretlerden sonra? Öncelikle şunu hatırlayın, 325 delegenin 191’i oy kullandı ve siz sadece 169 aldınız. Yönetim Kurulunu ise 154 oy aldı, 325’in. Yani bu azınlık mantığıyla giderseniz ‘Siz azınlığın federasyon başkanısınız’ demek yanlış olmaz. Tüm siyasi desteğe rağmen, size verilen omuza rağmen, başka adayların önü kesilip sizin tek aday yapılmanıza rağmen bu kadar oy aldınız ama 130 veya 100 veya 109. 13’ünü geri çektirmişsiniz ya nasıl geri çektirdiğinizi anlatacağım, şimdi. Sizin gözünüzde bunun bir kıymeti harbiyesi yok. Bu zaten sizin kindar karakterinizin ve futbol ortamı gerçekten anlamamızın çok güzel bir yansıması örneği.
 
Demokratik yollarla seçilmeyen bir başkanın demokratik haklarını kullanan kulüplere anti demokratik yöntemlerle baskı kullanarak engelleyici çalışmasını artık kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
 
Tekrar söylüyorum.   Demokratik yollarla seçilmeyen bir başkanın demokratik haklarını kullanan kulüplerin çabalarını, adımlarını, imza sürecini anti demokratik yöntemlerle…Sizlerin takdirine bırakıyorum.
 
BÖL VE YÖNET YAKLAŞIMI KABUL EDİLEMEZ
 
Bize göre en çarpıcı ve satır araları tehlikelerle dolu vatan millet Sakarya söylemleri. Değil sizden kimseden bu söylemleri kabul etmeyiz ama sizden hiç kabul etmeyiz. İmza verenleri milli değerlerden uzak olmakla suçlamak, imza verenlerle-vermeyenleri net bir şekilde ayrıştırmaya çalışmak. Böl ve yönet yaklaşımı kabul edilemez unsurlardır.
 
BURADA KISACASI ‘VATAN HAİNİSİNİZ’ DİYOR. BUNLAR ÇOK TEHLİKELİ SÖYLEMLER
 
‘Bizim için diyor, bir büyük milletin tek yürek olacağı bu tarihlerde kişisel çıkarları uğruna TFF kongresi talep etmek abesti iştigaldir’ diyor.   Hangi çıkarlar Sn. Başkan? Bizim hangi çıkarlarımız? Size karşı bayrak açanlar, şu anda rekabette risk alıyorlar. Özellikle alt liglerde. Hangi çıkar? ‘Seçimi Avrupa Şampiyonası ile eş zamanlı yapma ısrarı en hafif tabirle bu ülkenin değerlerine uzak düşmektir. Milli değerlerimize uzak bu beyhude çabayı Yüce Türk milletinin takdirine bırakıyoruz.’ Ben de biraz sonra Yüce Türk milletinin takdirine bir şey bırakacağım. Burada kısacası ‘vatan hainisiniz’ diyor. Bunlar çok tehlikeli söylemler.
 
‘Kamuoyunca malum bazı isimlerin kişisel hırs ve menfaatleri milli menfaatlerin bile üstünde tuttuğunu ibretle şahit oluyoruz.’ Kendi menfaatlerimiz, neymiş o menfaatler gerçekten bilmek istiyorum.
 
‘Seçimli Genel Kurulun Avrupa Şampiyonası sırasında yapılması için ısrarla çalışanlara imza vermeyen bize teveccüh gösteren büyük Türk futbol ailesine teşekkür ediyoruz. ‘ Böl ve yönet. Sn. Başkan biliyor musunuz, kaç tane kulüp var. Sizin arkanızdan sövüyor. ‘Ellerimiz kollarımız bağlı ne yapalım’ diyor. Biliyorsunuz da teveccüh. Peki teveccüh varsa niye Seçimli Genel Kurula gitme ihtiyacı duydunuz? Görev sürenize daha üç seneniz var. Böyle bir teveccüh varsa. Böl ve yönet yaklaşımı bu.
 
TAM BİR HEDEF ŞAŞIRTMA, FETÖ AĞZI
 
Şimdi tam bir hedef şaşırtma ve FETÖ ağzı ile konuşma okuyacağım:  ‘Avrupa Futbol Şampiyonası sırasında ısrarla acele seçim yaptırmaya çalışılmasının hedefinin TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ve Yönetim Kurulu olmadığını düşünüyoruz. Tüm Türkiye'nin A Milli Futbol Takımımız ile birlikte Avrupa Futbol Şampiyonası'na konsantre olacağı bir dönemde ısrarla acele seçim yapılmasını isteyen azınlığın asıl hedefi ve amacı nedir?’ Asıl hedef ve amaç nedir? Biz basit bir seçim istiyoruz. Daha liyakatlı insanlar gelsin istiyoruz. Seçim de erken yapılsın. Geç yapılırsa yeni sezon planlamasını etkileyecek diyoruz, adamın işi getirdiği noktaya bakın. Tam bir hedef şaşırtma ama ne yazık ki öyle bir ülkede yaşıyoruz ki prim yapıyor. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki doğruları ispatlamak zorundasınız. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki attığınız yalanlar ve algılar gerçeklerin çok önünde gidebiliyor. Bu ve bu gibi zihniyetteki insanlar da bundan prim yapıyorlar.
 
Şimdi işi başka bir noktaya taşıdılar. ‘Kongre için ilan edilen tarihin öne çekilmesi için TFF Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerine, yakınlarına, TFF Genel Kurul üyelerine, kulüplerin sponsorlarına tehdit mesajları gönderen’ hem vatan haini olduk hem de mafyatik yöntemler. ‘Toplumsal huzura zarar verecek kavgacı bir tavır takınan bu azınlığın, çoğunluk üzerinde tahakküm kurma çabalarına asla izin verilmeyecektir.’ Coşmuş, tutamıyor kendini. Almış rüzgarı… Bir de buna sağolsun Turkuvaz medyanın atmış olduğu başlıklar, ‘CHP belediyeleri tehdit ediyor, bilmem ne yapıyor.’ Kimin kimi tehdit ettiğini birazdan anlatacağım. Böyle okununca deniliyor ki, ‘Hmm bu grup zaten Ankara’ya yakın. Ankara’da böyle düşünüyor.’ Böyle algılar yaratılıyor. Tabii Turkuvaz grubu da böyle bir açıklama yapınca tamamen bugüne kadar Kulüpler Birliğini itibarsızlaştırma üzerine yaptığı açıklamalar. Aslında beni. Aslında kulüplere mesaj verirken, biraz sonra mesajları anlatacağım. Bu grupta da haberler çıkınca daha rahat mesajlarını iletebiliyorlar kulüplere.  
 
SÖZ KONUSU MİLLİ DEĞERLER İSE BİZLERİ EN SON SORGULAYACAK BİZLERE EN SON LAF EDECEK KİŞİLERDEN BİRİSİ SİZLERSİNİZ. NİYE SİZSİNİZ? ÇÜNKÜ SİZİN İKİ TELEFONUNUZDA BYLOCK ÇIKTI. SİZİN TELEFONUNUZA BYLOCK  YÜKLEYENLER VARYA BENİM TELEFONLARIMI İKİ YIL BOYUNCA KANUNA AYKIRI BİR ŞEKİLDE DİNLEMİŞLER VE BENİM İKİ TANE DAVAM VAR
 
Sn. Başkan ben size bir şeyler söyleyeyim. Beni de iyi dinleyin. Söz konusu milli değerler ise bizleri en son sorgulayacak bizlere en son laf edecek kişilerden birisi sizlersiniz. Niye sizsiniz? Çünkü sizin iki telefonunuzda Bylock çıktı. İki telefonunda da Bylock çıkan biri bizi milli değerler konusunda hele Fenerbahçe Spor Kulübü gibi ve diğer kulüpleri de söyleyeceğim. Asla laf edemez, konuşamaz, yön veremez, ithamda bulunamaz. Size bir hatırlatma daha yapayım. Sizin telefonunuza Bylock  yükleyenler var ya benim telefonlarımı iki yıl boyunca kanuna aykırı bir şekilde dinlemişler ve benim iki tane davam var. Bir tanesi Ergenekon örgütünü mensup olmak, bir tanesi de uyuşturucu ve tarihi eser kaçakçılığından başkasının isminde yapılan binlerce dinlemem var.
 
Ne demek istiyorum, biliyor musunuz? Sadece telefonlarımızdan yola çıkarsak milli değerler konusunda kimin doğru noktada kimin yanlış noktada olduğunu herkes net bir şekilde anlamıştır. Sadece telefondan diyorum, başka şeylerden çıkarsak daha da netleşir. Onun için sakın ha bir daha böyle bir şey yapmaya tenezzül etmeyin. Sizin için çok tatsız olur.
 
Ben ülkemizi de anlamıyorum. Futbol üzerinden bu kadar kaos yaratmaya çalışmış bir örgütün yanından yakınından geçmiş kimselerin futbolda olmaması lazım. Biz ülke olarak 180 derece dönüştük mü, değiştik mi? Artık bu konu önemli değil mi? Biz Fenerbahçe Spor Kulübü olarak 3 Temmuz’u yaşadık. Bu konuda hassasız. Belki gereğinden fazla hassasız ama hassasız. Niye? İnsan mı kalmadı bu ülkede.
 
FETÖ UNSURU HALA TÜRK FUTBOLUNUN İÇİNDEDİR
 
Biliyorsunuz benim seçimlerden önce bazı açıklamalarım olmuştu. Başkanın niye başkan olmaması ile ilgili. Tabii o zaman Bylock işleri yoktu. Çünkü hassas olduğumuz için. Çok acı tecrübelerimiz olduğu için. Hakkımızın yendiği için. Hala belimizi doğrultamadığımız için yıllardır o yaşananlardan sonra. Bu Fetö unsuru hala Türk futbolunu içindedir. Her geçen gün daha fazla temizlenmesi gerekirken bence daha fazla o günlere dönme adımları atılmaktadır.
 
Şimdi gelelim engelleme sürecine. Burası bizim açımızdan korkunç olan tarafı. Bu açıklıkta ve netlikte bunları söyleyeceğim. Çünkü devletimizin artık demesi lazım ki bunlar doğrudur veya doğru değildir.
 
BİZİM DİNİMİZDE EN BÜYÜK GÜNAH İFTİRA ATMAK, KUL HAKKI YEMEKTİR. İFTİRA ATMAK VE KUL HAKKI YEMEK BU ÜLKEDE BİR NORM HALİNE GELDİ
 
İşin özünde bu işin bana ihale edilmesi, kulübüme ihale edilmesi anlamadığımız diyecektim anlıyoruz ama artık anlam vermek istemiyoruz. Bıktık, mütemadiyen kendimizi ifade etmeye çalışmak, korumak, doğruları ispatlamak ama sağ olsun demin bahsettiğim grupla beraber bu konuda da ihaleyi bize çıkartıyorlar.
 
Bizim imza sürecinin neresinde olduğumuz biraz önce de anlattığım gibi net ve sarihtir. Keşke Kulüpler Birliği Vakfı’ndaki mesajları sizler okuyabilseniz. Zaten şu an piyasada yazılanla, söylenenle ne kadar yanlış olduğunu, gerçekleri yansıtmadığını görürdünüz. Keşke size gösterebilsem. Keşke birinden görebilseniz. Ben gösteremem, göstermem. Zaten 2 Nisan ile ondan sonraki 2-3 hafta içinde yazılanları okusanız neyin ne olduğunu çok daha iyi anlayacaksınız. Dediğim gibi öyle bir ülkede yaşıyoruz ki algılar gerçeklerin çok önünde.
 
Doğruyu söyleyen kendini ispatlamak zorunda. Çamur atan, algı yapan ve yalan söyleyen de genelde hedefine ulaşıyor. Bu sadece futbolda değil ne yazık ki ülkemizin birçok konusunda böyle. Bir norm haline gelmiş. Bizim dinimizde en büyük günah iftira atmak, kul hakkı yemektir. İftira atmak ve kul hakkı yemek bu ülkede bir norm haline geldi.
 
RİYAD’DA İHALE BİZE ÇIKTI. TUTTU. ANLAŞILAN SN. CUMHURBAŞKANIMIZI DA KANDIRDILAR. ANKARA’DAKİLERİ KANDIRDILAR
 
Riyad’da bize ihale çıktı. Tuttu. Anlaşılan Sn. Cumhurbaşkanımızı da kandırdılar. Ankara’dakileri kandırdılar. Kimse çıkıp demiyor. Ben Dursun Özbek olsam derim ki ‘benim başım kel mi?’ Ben de vardım neden kimse benden bahsetmiyor, derim ama aralarında öyle güzel bir ilişki var ki neyi ne zaman çalacaklarını biliyorlar.
 
Nasıl bu süreci itibarsızlaştırıyorlar, baltalıyorlar, engellemeye çalışıyorlar. Bunlar hepsi söylenen şeyler. Bunu bürokrat, Ankara’ya yakın, milletvekili, belediye başkanı söylüyor olabilir. Kendi söylüyor, olabilir. Kendi yönetim kurulunda olanlar söylüyor, olabilir.
 
‘Ali Koç’un başını çektiği hükümete ya da Cumhurbaşkanımıza karşı bir eylem.’ Bazı siyaset mensupları imza verenleri Cumhurbaşkanımıza karşı bir oluşum olarak pozisyonluyorlar. Yeri geliyor bir siyasetçi bir belediye başkanını arıyor, ‘imza çeksin kulüp’ deniliyor. O belediye başkanı zavallım o talimatı yapabilmek için maddi destek teklifi yapıyor. İmza çekmesini istiyor. İmza verenlerin isimleri not ediliyor, ‘sakın imza vermeyin’ diyor.  Düşünebiliyor musunuz, bahsettiğimiz bir imza TFF seçimleri için.
 
Kendisi bizzat aradığında ‘Ali Koç mu size baskı yapıyor?’ diyor. Kendi kulüpleri aradığı zaman. ‘Bu işe artık bakanlar girdi, sizi arayabilir diyor. Seçim sonuçlarına değinerek, ‘şimdi de futbolu ele geçirmeye çalışıyorlar,’ diyor. ‘Bu bir seçim çabası falan değil arkadaşlar, beni buraya kimin atadığını biliyorsunuz. Bana yapılan aslında O’na yapılan harekettir’ diyor. En hayret ettiğim yeni çıktı. Bu da pompalanıyor. ‘CHP Belediyeleri düğmeye bastı. Reisi yıkmaya çalışıyorlar’ diyor. Arkadaşlar olacak iş mi? Bir de söyle bir şey var. Bu kendi söyledikleri. Bazı kulüpleri günde 7-8 defa arıyor. Baskı yapıyor, şiddet-middet bir şey. Kendi açıklamasında tehdit-falan diyordu ya. ‘Bu başkan gidecek her halükârda ama siz şu imza sürecine katılıp Ali Koç bunu yolladı olmasın, biz bunu zaten yollayacağız’ diyorlar kulüplere. Bir Volkan Can var meşhur. Allah’ı var, o siyasete girmiyor ama kulüpleri arayıp şöyle diyor; ‘Bir sürü kulüp var düşme hattında, play-offa kalmak isteyen, çıkmak isteyen… Ne olur imza vermeyin. İmza verenlerin maçlarına atanan hakemlere daha titizlikle bakılıyor.’ Ne demek bu? Ve maddi destek imalarında bulunuyor. Şunu araştırmanızı istiyorum. Bir.com, yani dijital bir yerle anlaşma yapmışlar. Biliyorsunuz Trendyol’dan dolayı izin almaları gerekiyor. Milli takım sponsorluğu yapmışlar. 50 milyon TL’lik ve 25 milyon bonusları var. Bunun %60’ını fatura kesmeden peşin almışlar ve 2.Lig ve 3.Lig kulüplerine dağıtmışlar. Yalansa ‘yalan’ deyin. Ben çıkayım kamuoyundan özür dileyim. Ama ispatlayın bana yalan olduğunu. 400-500 bin size küçük rakam gelmesin arkadaşlar. Siyasi baskı var, sportif tehdit var, aman ha isimler falan not edilecek var, şimdi de işin içinde para var. Sonra da böyle adaylar var. Ne diyor? (gazete sayfası göstererek)  ‘Kampanyada bomba iddia, CHPli belediyenin kulüpleri arayarak imza verin yoksa yapılan yardımınızı keseriz dedikleri ortaya çıktı.’ Demin size ne anlattım, bu haber ne diyor.
 
Benim anlatacaklarım bunlar. Eminim sizlerin çok değerli soruları olacak. Tabii siz de kamuoyunun doğru bilgilenmesini istiyorsanız… Bu işin dibine inmek istiyorsanız çok veri var. Ama yüzeysel yaklaşılacaksa inemeyebilirsiniz.
 
2008’de sürüncemede bırakılmıştı bu konu.  Mesela bazı teknik sıkıntılar da var. ‘30 gün sonra’ diyor böyle bir şey olursa, imza toplanırsa. Halbuki 30 gün içerisinde. Bir kelime çok şey fark ettiriyor. 2008’de sürüncemede bırakıldığında kayyum atanmıştı. Ben ‘kayyum atanacak’ demiyorum ama iyi niyeti varsa 35-40 gün içinde seçime gidebilirdi. En hızlı 22 günde gidebilirdi. İmza toplanma süreciyle gidecek, onu 2-3 ay erteleyebilir. Nitekim niyeti de öyleydi ama çok sembolikti. Zaten olduğu için şartlar dönmeye başladı. ‘Yetkisiz imza’ diyor. ‘Yetkisiz’ derken neyi kast ediyor? Yani ‘yönetim kurulu kararı alınmamış mı’ diyor, ne demek istiyor? Bütün kulüplerin yönetim kurulu kararlarına mı bakıyor onu bilmiyorum ama yetkisiz mi değil mi buna Genel Kurulda karar verilmesi gerekiyor.
 
Hadi size göre 109 takım ama 13’ü geri çekmiş. Niye geri çekti Sayın Başkan 13 kulüp? Neye göre geri çekti? Neye göre imza verdi? Siz kulüpleri arıyor musunuz? Demin ifade ettiğim şeyler mealinde şeyler söylüyor musunuz? Söylediğinizi biliyorum da doğruyu söyleyecek misiniz onu merak ediyorum. Ama çok yanlış yolda gidiyorsunuz. Türk futbolunda kaotik ortamı daha da derinleştiriyorsunuz. Sizin yüzünüzden kulüplerin birbirine olan itimat müesseseleri zedelendi. Ondan sonra tekrar aday olduğunuzda ve seçildiğinizi var sayalım, nasıl bu kulüplerin başkanı olacaksınız? Söylemek istediklerim bundan ibarettir.
 
Şunu da söylemek istiyorum: Sizin ana göreviniz ne? Vatandaşın sağlıklı bilgilenmesini sağlamak. Şu an TRT Spor, beIN Sport, A Spor hiç bizim basın toplantımıza girmemiş. Ben basın toplantılarının sonunda genelde ben unutuyorum, genelde bizim burada yaptığımız toplantıları da yansıtmıyorlar. İki en büyük grup var. Veya çok küçük ya da itibarsızlaştırarak yansıtıyorlar. Artık bayatladı bu yöntemler. Zaten kimsenin size de güveni kalmadı. Çok şükür ki dijital var. Bu bahsettiğim kuruluşların kameraları buradalar. Sosyal medyada da taraftarlar size tepki gösteriyormuş.
 
SORU-CEVAP
 
Başkanımız Ali Y. Koç, basın mensuplarının sorularına ise şu şekilde cevaplar verdi:
 
(Hukuki olarak 18 Temmuz’da seçimin yapılmama ihtimali olup olmadığı yönündeki ve TFF başkanıyla görüşen heyetten imza verenler olup olmadığı yönündeki sorular) Yönetim kurulu kararı aldılar mı almadılar mı bilmiyorum. Alsalar da başka bir yönetim kurulu kararı alıp onu değiştirebilirler. Bu dinamik dünyada Whatsapp grubunda yazışmalar oluyor. Bir karar onaylanırsa sonra belki resmi evraka dönüşebiliyor. Bilmiyorum. Bildiğim şu var; açıkladıkları gün yönetim kurulu üyelerinin çoğu bunu bilmiyordu. Whatsapp grubunda yazışılmadı, onaylanmadı, yönetim kurulu kararı da yoktu.  Şu an ne durumda bilmiyorum. 18 Temmuz için açık kapı var mı? Bana göre samimi değil. 18 Temmuzla ilgili değil, kendiyle ilgili samimi değil. Bekle ve gör politikası uyguluyor. Ona da saygı duymak lazım. Doğru da yapıyor olabilir. Mücadele ediyor adam. Ali Koç başkanlığı bırakır, İstanbulspor küme düşer, yaz gelir, millet tatile gider, lig biter, gerginlik kalmaz, şampiyonada da iyi bir sonuç alırız… Bekle, gör modundalar. Samimi olmadığını düşünüyorum. Açık kapı var mı? İsterse var. İmza vermeyen kulüpler diyorlar ki, ‘isterse aday olsun, hayatta bizden oy alamaz.’ Ama burası Türkiye iki günde çok şey değişir.
 
TÜRKİYE’NİN POTANSİYELİNE ULAŞMASI, O HEDEFLEDİĞİMİZ 6. VEYA 7. ÜLKE OLMA YOLCULUĞU, VİZYONU İÇİN BİR DEVLET STRATEJİSİ GEREKLİ
 
(FIFA’dan TFF’ye yaptırım olabilir mi kulüplerin bundan sonraki tavrı ne olur soruları üzerine) 16 Nisan’da yaptığımız ibra konusunu kimseyle konuşmadım. Dolayısıyla başkası adına konuşamam. 16 Nisan’da yaptığımız açıklamada aday olmak istiyorsa hakkıdır ama olmaması gerektiğini, taze kan gerektiğini ve aday olacağı tarihte kulüplerin desteklemeyeceğini kendi kafamdan atmadım. Bunlar daha evvel konuşuldu. Diyaloğa gideriz, diyalogda sonuç olmazsa şöyle olur… Aday olursa vermeyiz, aday olmayacağını söyledi. Dolayısıyla ne olacağını süreç gösterecek. (FIFA müdahalesi) Bana göre bir büyüteçle bakma arzusu varsa çok fazla veri var iç içe geçtiğine bu iki unsurun. Müdahale edilebilir. Öyle bir çalışma var mı hiç haberim bile yok. Biz 2 Nisan’daki Olağanüstü Genel Kurulda yaptığımız gibi uluslararası başvurularımızı da yapıyoruz. Futbolun yönetiminin bağımsızlığı çok önemli. Demokratik seçimler çok önemli. Biz bunu söylerken şunun da üstüne basmak istiyorum; ülke futbolunun ayağa kalkması, Türkiye’nin potansiyeline ulaşması, o hedeflediğimiz 6. veya 7. ülke olma yolculuğu, vizyonu için bir devlet stratejisi gerekli. Ne demek devlet stratejisi? Milli Eğitiminden, Spor Bakanlığından, devletin en üst unsurlarına, sivil toplum kuruluşlarına kadar Türkiye’nin 10 yıllık bir futbol stratejisi yapması lazım. Bu demek değildir ki siyaset futbola karışsın. Başka ülkeler yaptı. Tekerleği yeniden icat etmeye gerek yok. Kendimize uyarlayabileceğimiz yol haritaları var. Bununla bunu karıştırmayın. ‘Siyaset olmasın’ diyorsunuz ama şimdi ‘devlet stratejisi’ diyorsunuz. Çok farklı şeyler. Biz futbolun günlük yönetiminde ve sahadaki yarışta olmaması gerektiğini söylüyoruz. ‘Bir kulübün transfer yasağı varsa, o kulübün bakanı, siyasetçisi o takımın transfer yasağı için çalışmamalı’ diyoruz. Bir kulübün siyasi desteği var, öbürünün yok. Bir kulübün belediyesi stadını, elektriğini, suyunu ödüyor, ötekinin ödemiyor. Bunlar yarışı etkileyen unsurlar. Ama Türkiye’nin hak ettiği pozisyona gelebilmesi için topyekûn futbolumuzu yeniden dizayn etmemiz lazım, yeniden icat etmemiz lazım. Bunda da devlet olmazsa olmaz.
 
(Suudi Arabistan’da oynanacak Süper Kupa finalinde ödenecek ücretin 4,5 milyon Euro değil de 6,4 milyon Euro olduğu yönündeki iddiayla ilgili soru) Hayır, bilmiyorum.
 
(Alt lig kulüplerine uygulanan sportif tehdit, Süper Lig’e de uygulanıyor mu?) Süper Lig’den gelen böyle bir şey yok. Alt lige söyleniyor bu. Süper Lig’e herhalde bunu kolay kolay söyleyemezler. Sahada oluyor, ‘olmuyor’ demiyorum ama intibayı söylüyorum. Ben sana ‘Sen imza verirsen senin maçına atanan hakemler daha dikkatli bakıyorlar’ desem ne anlarsın? Buraya çıkıyor. Evet, 10 kulüp var.
 
(Federasyon başkanının ‘hakemler dışında fazla hatamız yok’ açıklamalarıyla ilgili soru üzerine) Onun bakış açısıyla bizim bakış açımız arasında fark var. Biz, ‘En kaotik, en skandal sezon’ diyoruz. O da ‘hakemler dışında sorun yok’ diye toz pembe bir tablo çiziyor. Apayrı noktalardayız. Katılmıyoruz. Evet, hakemler büyük sorun. Daha da büyük sorun oldu bu yönetimden sonra.
 
(Yola çıktıktan sonra bazı kulüpler fikir değiştirmeseydi bu sorun daha hızlı çözülebilir miydi?) Ben en büyüğümüz olan, çoğu başkanın ‘ağabey’ dediği Sayın Dursun Özbek’i anlamakta biraz zorlanıyorum. Hepimiz belli bir seviyeye, yaşa, makamlara geldik. Bu kadar rahat pozisyon değiştirmek… Sadece bu konuda değil, pek çok konuda. Ancak bu ülkede itibar görür, ancak bu ülkede sorgulanmaz. Biliyorsunuz bir başka kulüp başkanıyla ilgili arada mesaj getirme götürme, benle toplanmak istemişti. ‘Ben istemedim, aracı istedi’ dedi. Aracı çıktı, ‘Hayır, siz istediniz’ dedi. Bir şey demedi. Kimse de sorgulamadı. 14 Aralık’ta kendisine soruyorlar ‘TFF’ye güveniyor musunuz?’ diye. Çok sert bir tepki veriyor. ‘Bizim federasyonumuz, 6 yıl önce seçtiğimiz federasyon için bu soru hoşuma gitmedi’ diyor. ‘Tabii ki TFF’ye güveniyoruz’ diyor. 24 Aralık’ta hepinizin malûmu şu açıklamayı yapıyor; ‘Her türlü tehdide boyun eğen’ diye başlayıp, ‘Tarihin en kötü TFF başkanı Mehmet Büyükekşi’nin tüm kurullarıyla birlikte derhal istifa etmesini bekliyoruz’ diye biten bir açıklama. Bunu Fenerbahçe, Beşiktaş, İstanbulspor yapmıyor. Galatasaray yapıyor. 1 Nisan’da, ‘O koltuklarda hala oturmak vicdanınıza sığıyor mu?’ diye bir açıklaması var. ‘Trabzonspor-Fenerbahçe maçında yaşanan olaylarla ilgili yapılan ve yapılmayan sevkler Türkiye Futbol Federasyonu’nun ne kadar basiretsiz, adaletsiz, baskılara ve tehditlere boyun eğen bir tutum içinde olduğunu bir kez daha açıkça gözler önüne sermiştir’ diye başlıyor. ‘Yine de bir umutla o koltuklarda oturan herkese soruyoruz, hala orada olmak, görevinizi yapıyor gibi davranmak vicdanınıza sığıyor mu?’ Ben böyle açıklamalar yapsam suratına bakmam bir daha. 1 Nisan’dan 7 Nisan’a geldik. Urfa’daki meşhur olay, 18 Temmuz açıklamasından sonra. ‘Seçimi niye 20-25 gün öne çeksin? TFF’ye saygı duymak lazım’ diyor. ‘Herkesin şunu anlaması lazım, akıl tutulmasının içinde bunlar da var. Erken seçim kararını federasyon alabilir. Federasyon bu kararı almış, açıklamış, haziranla arasında 18-20 gün var. 20 gün çok mu önemli. Federasyon kararına saygı duymak lazım.’ diyor. Sonra 16 Nisan’da Kulüpler Birliği Vakfı Toplantısına girerken de ‘Seçim haziran ayında yapılsın, daha iyi olur’ diyor. Anlamadım ki. 20-25 gün çok bir şey fark etmiyor, sonra haziranda olsun… İmza kampanyasını ilk başlatanlardandır bu başkan. Ama rekabette avantaj yaratmak için işte böyle… Ben şahsen böyle zikzak yapsam, her tarafım oynasa utanırım. Ama bu şahsiyet meselesi, karakter meselesi, duruş meselesi. Ama bizim ülkemizde böyle olanlar daha çok kazanıyor.
 
Hiç biriniz sormuyorsunuz, ’Sayın Başkan bu nasıl iştir, bir gün öyle diyorsunuz, bir gün böyle diyorsunuz’ demiyorsunuz. Veya diyemiyorsunuz.
 
(İktidar, kendisine atanmış başkan tanımlaması yapılan ve çifte ByLock’lı bir TFF başkanını iki yıl daha Türk futbolunun başında mı tutmak istiyor ve Kulüpler Birliğinin çözümü siyasette aramak gibi bir düşüncesi var mı soruları üzerine) Hayır. Biz zaten siyasetin mümkün olduğu kadar az karışması gerektiğini özellikle seçimlere… Futbol yönetiminin bağımsızlığından bahsediyoruz. Çok adaylı seçimler olması gerektiğinden bahsediyoruz. Bunları yaparken Ankara’ya gidip ‘Bu adamı görevden alın’ demek çelişkili olur. Kendimizle çelişiriz. Ama sadece bu konuda değil, pek çok konuda insanlar; şu şöyle istiyor, bu böyle istiyor, bu böyle yapılıyor, diyerek Türkiye’nin en kutsal, en üst makamını kendi küçük işleri kullanıyorlar. Ama kullandırtmayacaksın. Ya işin içindesin, -belki senin de dediğin gibi- ben inanmak istemiyorum çünkü bizim de aldığımız kulisler var. Hatta bütün sorun, biz,  ben, ‘ben olmasam bu süreç çoktan bitti’ diyen başkanlar var. Ama senin bu cüretkâr adımları tek başına atamayacağına göre, ‘iki sene daha devam etmesini iktidar istiyor’ gibi bir şeyler dedin, o da olabilir. Türkiye’de niyet okuma, noktaları birleştirip bir sonuca varma çok yapılan bir olay. Belki birileri en kutsal makamın ismini kullanıyor, belki de orası hakikaten böyle istiyor. Bilmiyoruz. Ama ismi telaffuz ediliyor mütemadiyen. Ben geçmişte böyle bir şey yaşamıştım, hiç futbolla alakalı değil. ‘Yapacak mısınız?’ dedi. ‘Ben mesajı aldım, gerekirse yukarı sorarım’ dedim. Sonra geri çekildi bu adam. Meğerse böyle bir şey olmadığını gördüm. Burada durum nedir bilmiyorum. Ama bizim, istisnasız herkesin mutsuz olduğu bir federasyonu değiştirmek için demokratik haklarımızı kullanıyor olmamızın bu şekilde ele alınması, sanki devletimize karşı bir eylem içine giriyor olmamız olarak gösterilmemiz olacak iş değil. Sizlerin ismini kullanarak böyle algı yaratanlara siz de müsaade ediyorsanız o da sizin bileceğiniz iş.
 
(Urfa’da bir fabrikada yapıldığı iddia edilen bir görüşme ve Galatasaray ve Trabzonspor’un TFF’nin kongreye gitmesi yönündeki düşünceleriyle alakalı soru) Urfa’da Sayın Özbek bir iftarda bir telefon geliyor. Apar topar iftarı bırakıyor ve o dediğiniz yere gidiyor. Ondan önce zaten açıklama yapılmış 18 Temmuz. Anlaşılan orada o 18 Temmuz açıklamasını desteklemesi için Sayın Özbek’ten yardım isteniyor. O da çıkıyor, ‘15-20 gün ne fark eder?’ diyor. ‘Hemen seçim yapmamız gerek’ diyen adam, ‘ilk imza vereceğim’ diyen başkanlardan biri olmasına rağmen ‘15 gün ne fark edecek, saygı duymamız lazım’ diyor. Şimdi Sayın Özbek şöyle düşünmüş olabilir; biz hedefe ulaştık, adam zaten aday olmayacağını söyledi, öyle demiş orada. Sorun Sayın Özbek’e. Bize Kulüpler Birliği’nde öyle dediğini söyledi. 15-20 gün için belki onu sözcüsü yaptı, destekledi, sahiplendi, karşılığında rekabette bir fayda sağladı mı göreceğiz. Ama bunlar devamlı yaşanıyor. Bu bir konu. Evet, oldu. Bunda şahitlerimiz var. Urfa’da yaşayan insanlar bize anlattılar. Kendileri de zaten inkar etmiyorlar. Sordum ben toplantıda. ‘Ne yaptınız? Gitmişsiniz’ dedim. Ben ondan sonra açıklama geldi zannetmiştim, 18 Temmuz ondan önce gelmiş. Birkaç kulüp daha var böyle sözcü olan, ’18 Temmuz iyi olur, uygundur’ diyen. Ama sonuçta Genel Kurula gidilmesi ve yeni bir yönetim gelmesi için uğraşıyoruz. Bu arkadaşların dönüp Sayın Büyükekşi’ye şunu söylemesi lazım, ‘Kardeşim bize dedin ki aday olmayacağım. Biz de gittik kulüplere aday olmayacağını söyledik. İmzayı durdurun, diyalogla iş yapalım dedik. 30 gün kazandırdık sana. Şimdi aday olmaktan falan bahsediyorsun.’ diye sormaları gerek diye düşünüyorum.
 
Trabzonspor da enteresan. Trabzonspor’un kamuoyunda net bir duruşu var. Trabzonspor başkanının tüm açıklamalarına bakarsanız federasyona karşı çok ağır ifadeler var. ‘Yok hükmündedir’ diyor. 4. başkan galiba imza vereceğini söyleyen, ‘hemen toplayalım’ diyen. Sonra ne oldu bilmiyorum. Şöyle bir şey derse ona da saygı duymak gerekir; ‘Seçim istiyorduk, hedefimize vardık, tamam biraz geç oluyor, yeni gelen için zorluk olabilir, bu başkan gidiyor, biz onun için imza vermedik’ diyebilir. Ben o zaman sayın başkana soruyorum; size söylendiği gibi bu adam aday mı değil mi? Tekrar soracağınız soru o. Bugün baktığınız zaman 4 büyük kulüp arasında en ağır ve istikrarlı bir şekilde federasyona gitmesi gerektiğini söyleyen Trabzonspor’dur. İmza sürecine de ilk başta girendir. Sonra da amaç hasıl olmuştur, ‘18 Temmuz bizim için uygundur’ demiştir. Net. Dursun Bey gibi git gel yaşamamıştır. Ama ‘4 büyük kulüp arasında federasyondan en az memnun Trabzonspor mu?’ diye sorsanız, ‘Olabilir’ derim. Bütün açıklamaları çıkarttım. 2024 yılında Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor ne demiş… Siz de yapın. Net tabloyu göreceksiniz. Kim sözlerinin arkasında duruyor kim durmuyor onları daha net göreceksiniz. ‘Trabzonspor durmuyor illaki’ demiyorum ama 18 Temmuz’u duyunca o net duruşta daha esneklik sağlandı. Diğer kulüpler inanmıyorlar, samimi bulmuyorlar 18 Temmuz’u, ‘aday olmayacağım’ vaatlerini.
 
SÖZ KONUSU DEVLETSE FENERBAHÇE’NİN BOYNU KILDAN İNCEDİR. AMA FENERBAHÇE HAKKINI SAVUNMAK ZORUNDADIR. HEP OLAĞAN ŞÜPHELİ DURUMUNDAYIZ NE HİKMETSE. BİZİM DEVLETİMİZLE HİÇBİR PROBLEMİMİZ YOK AMA SİYASETİN BİZİMLE PROBLEMİ OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ, HİSSEDİYORUZ
 
(Fenerbahçe’nin Riyad’daki süreçle alakalı Cumhurbaşkanı’na şikayet edildiği ve kamuoyunda yaratılan Fenerbahçe’nin iktidarla, devletle kavgalı algısıyla alakalı soru üzerine) Söz konusu devletse Fenerbahçe’nin boynu kıldan incedir. Ama Fenerbahçe hakkını savunmak zorundadır. Bizim görevimiz de budur. Biz bunun için seçildik buraya. Hep olağan şüpheli durumundayız ne hikmetse. Bu da tutuyor. Prim de yapıyor. Onun için Fenerbahçe camiasının biraz silkelenip omuz omuza tek yürek, tek vücut olması gerekiyor ki, biraz olunca neler oluyor gördük. Ama kırılgan bir camia olduğumuz için bizim hakkımızda yapılan algılar sosyal medyada, geleneksel medyada iki en büyük kurum bizi hedef alıyor. Medyanın %80’i midir, 90’ı mıdır… Tutuyor. Ankara’da inanmaya da müsait bir anlayış var. Kolaya da kaçılıyor. Ama 6 senedir bunu yaşıyorum. Gidiyoruz, anlatıyoruz, ediyoruz. Biz bir gidiyorsak, bizim hakkımızda konuşanlar belki 10, belki 100 gidebiliyor oraya. Riyad konusunda anlatmak istedik, çağırın, sorgulayın. ‘Kasıt var mı ona bakın, devlet müfettişleri topa girsin’ dedik. Ses yok. Kendine güvenen ancak bunu yapabilir. Doğruyu söyleyen bunu söyleyebilir. Onlar da biliyorlar soruşturulursa bambaşka bir fotoğraf çıkacağını. 1 Mayıs açıklamasında millî değerlerden bahseden kişi Riyad’da pankarttan taviz verdi, Atatürk görsellerinden taviz verdi, 100. yıl logosundan taviz verdi, Norm Ender’in ‘Parla’ şarkısının çalınmasından taviz verdi. Sen kimsin millî değerlerden bahsediyorsun? Dolayısıyla kendi aramızda da konuşuyoruz, biz diyalogla çözmeye çalışacağız ama diyalogla bir şey çözmek için tango gibi iki kişinin yapması gerekiyor. Tek taraflı olmuyor. Niye bizim hakkımızda söylenen bu asılsız şeyler Ankara’da bir şekilde itibar görüyor, kabulleniliyor, işleniyor, büyütülüyor, abartılıyor? Bunu anlamak istiyoruz. Bizim devletimizle hiçbir problemimiz yok ama siyasetin bizimle problemi olduğunu görüyoruz, hissediyoruz.
 
(TFF’nin seçimi 18 Temmuz’da yapmak istemesinin motivasyonuyla ilgili soru üzerine) 18 Temmuz’un ana motivasyonu olarak Avrupa Futbol Şampiyonası olduğu söyleniyor. Biz de futbol dünyasından gelen bazı başkanlar olarak bunun ‘deli saçması’ olduğunu söylüyoruz. Bu kulüp takımı değil ki, millî takım. Millî değerler için bizim futbolcularımızın, çocuklarımızın motive olması federasyonun başında kimin olduğuna bağlıysa onlar zaten hiçbir millî değerden anlamamışlar, millî, formayı hak etmiyorlar demektir. Yani o forma motive olmalarına yetmeyecek bir de üstüne Büyükekşi olacak hocayı getirdiği için. Gerçekle yakından alakası olmadığını biliyorsunuz. Bana göre zaman satın alma. Ligler biter, gerginlik biter, Ali Koç başkanlığı bırakır, İstanbulspor küme düşer, yaz olur, tatil olur, insanlar daha mutlu ve huzurlu, bir de şampiyonadan iyi bir şey çıkarsa ‘Tekrar yoluma devam ederim’ düşüncesi içinde olduğunu zannediyorum.
 
(Riyad’da oynanması planlanan Süper Kupa finaline Fenerbahçe’nin U19 takımıyla çıkacağı yönündeki iddiayla ilgili soru üzerine) O da büyük bir yalan. Doğru ama yalan. Nasıl? İyi dinleyin. Hakem olayının yaşandığı gece bir pazartesi gecesiydi. Biz başka bir iş için federasyonda -galiba e-bilet ihalesiydi- toplantıdaydık. Toplantı bitti. Profesyonellerden ayrılmalarını rica ettim. Ben rica ettim, bir şey konuşmak istiyordum. Orada aramızda bir konuşma geçti. Şöyle şeyler geçti, ben dedim, ‘Senin MHK Başkanın İbanoğlu değil, Tolga Özkalfa.’ Onun Tolga Özkalfa hakkında söylediklerine burada değinmeyeceğim. Sonuçta o toplantıda ve öncesinde bize söylediği MHK’yi devre arasında değiştireceği, %60 hakemleri değiştireceği ama %40’ta sınırlı tutması gerektiği, alttan yeterince hakem gelmediği için %40 falan. Yumruk olayı oldu değişti. Bir de Riyad’da yabancı hakem olması konusuydu. Tek maç, ucunda bir kupa var. Nasıl olsa yurt dışındayız. Bir deneme. Zaten onun için yurt dışında olmasını istedik Süper Kupa’nın ki yabancı hakem olabilsin. Kıvamına da gelmiştik ta ki yumruk olayı olana kadar. Yumruk olayının olduğu haftayı hatırlayın, Kulüpler Birliği Vakfında kulüpler bir toplantı yaptı, Bakan Bey katıldı. Ondan bir müddet sonra federasyona gittik, yine Bakan Bey’in katıldığı, bütün kulüplerin bütün federasyonun katıldığı bir toplantı oldu. Cuma günüydü. Hafta sonu Fenerbahçe-Galatasaray maçı vardı. Derbinin hakemi Abdülkadir Bitigen idi. Dedik ki, ‘Hakem yok bu atamaları yapıyorsunuz.’ Ama o mağduriyetten sonra yabancı hakem düşüncesinden vazgeçilmeye başlandı. Bir de o toplantı sonrasında Sayın Bakanımıza ve Sayın Başkana üçümüz olarak dedim ki, ‘Biz yabancı hakem için bunun yurt dışında olmasını istedik. Ve dik durduk. Riyad’la ilgili Galatasaray gibi zikzak çizmedik. Bütün hassasiyetlere rağmen, bütün yediğimiz tenkitlere rağmen…  Biz dik durduk. Oramız buramız oynamadı. Ama biz burada yabancı hakem istiyoruz. Yabancı hakem olmaz ise biz çıkmamayı düşünüyoruz.’ Ancak çıkmamanın bedeli çok ağır, bütün maliyetleri ödüyorsun. Onun için dedik, ‘Sayın Bakanım, lütfen bu konuda destek olun. Çıkmama gibi bir ihtimal yok. Yabancı hakem olmayacaksa biz U19 ile çıkacağız. Ama vizeleri yetiştirip yetiştirmeyeceğimizi bilemiyoruz. 1 hafta sonra cuma Süper Kupa maçı var. Lütfen, bize en kısa zamanda bu konuda söyleyin, biz de ona göre pazartesi sabahı ilk iş vizelere başvuralım’ dedik. Bakan Bey ayrıldı. Sayın Başkan bana dedi ki, ‘Ne olur bu açıklamayı yapmayın, şu derbi bitsin ondan sonra’. Ben de ‘Peki’ dedim. Derbiden sonra kendisiyle konuşamadım. Müslüm Bey’i aradım ve dedim ki, ‘Durum böyle böyle. Yabancı hakem konusunda bize yarın 9-10’a kadar söyleyin. Yabancı hakem olmayacaksa biz U19 ile gideceğiz.’ Dedi ki ‘Ya ben de yabancı hakem istiyorum.’ Hatta Serdar diye Hollanda’da bir hakem varmış, onunla konuşmuşlar. O hakem demiş ki, ‘Şeref duyarım ülkeme hizmet etmekten.’ Yani federasyonda yabancı hakem için bir çaba var. Hatta cuma günü Bakan Bey ile yaptığımız o üçlü görüşmede yabancı hakem ısrarından sonra Sayın Başkan, ‘Biz de düşünüyoruz. Hollandalı Türk bir hakem var.’ dedi. Niye Türk olması gerekiyor, onu da anlamıyorum. Hollanda’dan bir Türk hakem getireceksin, adamın çocukluğunda bir Fenerbahçe, Galatasaray formalı fotoğrafı çıkacak, babasının tribünde bir yerde fotoğrafı çıkacak, yine polemik olacak. Neyse, Türk düşünüyorlarmış. ‘Konuştunuz mu hakemle?’ dedim. ‘Daha temasa geçmedik’ dedi. Bunun usulü, UEFA’ya başvurursun, UEFA sana elit bir hakem  verir. Pazar günü konuştuğum zaman Müslüm Bey’le ‘Serdar ne dedi?’ ‘Şeref duyarım’ dedi. Senin başkanın iki gün evvel ‘konuşmadık’ diyor Serdar’la. Hanginiz doğru söylüyorsunuz? Bu adamla konuştunuz mu konuşmadınız mı? ‘Konuştuk.’ ‘Konuştuğunuzu raporladınız mı başkana.’ ‘Raporladım.’ Senin başkanın bakanın önünde bana dedi ki, ‘Adamla konuşmadık.’ Kime inanacağımızı bilmiyoruz. Neyse. Pazartesi sabahı oldu, ses seda yok. 9, 10, 11, 12 biz haber bekliyoruz. Saat 14’te açıklama yapıldı, Türk hakem. Volkan Bayarslan. İyi hakemlerimizden. Öyle olunca Genel Sekreterimle konuştuk. Hatta akşam Sayın Bakan Bey’le bir daha konuştum. O arada şehitler oldu. Allah biz bir daha şehit göstermesin. ‘Şehitler var, yabancı hakem şimdi zamanı değil.’ Bağlantıyı kuramadım. Şehitleri gündeme getirdiler. Birkaç siyasi şey de söylediler. Baktık ki bu iş olmuyor. Salı günü U19 vizesi için başvurduk. Çarşamba günü yola çıkıyoruz. Salı günü başvurduk, aynı gün vizeler geldi. Fakat vizelerde bir sıkıntı vardı. Bizim A Takım vizelerinde Süper Kupa vizesi diyor. U19’a gelen vizede de ‘turist vizesi’ diyor. Turist vizesiyle sahaya çıkamazlar, çıkarsa sıkıntı olur, şöyle olur, böyle olur… Biliyorsunuz haç vizesi var, iş vizesi var, turist vizesi var. Biz de zaten Antalya’ya U19’u çağırdığımız için bu riskli bir şey olacak diye çarşamba günü uçağa bindiğimizde U19’u da yanımızda götürdük. Dolayısıyla hem doğru hem yalan. Velev ki Ali Koç böyle dedi. O yüzden mi maç oynanmadı? Biz U19’la gittik diye mi maç oynanmadı? Şimdi onu kullanıyor. Riyad’ı soruyorlar, ‘U19’la çıkacaktı zaten’ diyor. Ne demek? Çıkacaktım. Çıkamadım vizeden dolayı, A Takımı götürdüm. Anı, günü, dakikayı kurtarmak için o kadar rahat bizi hedef gösteriyor ki. O da tutuyor. Meyvesini bir kere yemiş. Çok yiyeceğini zannediyor. Ama o kadar çok yiyeceğini sanmıyorum.
 
(1959 öncesi şampiyonluklarla ilgili TFF’ye yapılan başvuruyla ilgili süreçle alakalı soru) Komisyon kurulacağı söylendi, hiçbir şey kurulmadı. Bu saatten sonra o iş Büyükekşi’yle olmaz. Çok kindar bir insan. Kuracağı komisyonu da adil gözle kurmaz. Ret verecek adamlar arar bunlar. Bunlar bu zihniyette insanlar. Arpa boyu yol kat edemedik.
 
Adam 2 sene evvel ikinci el telefon alıyor, içinde ByLock çıkıyor tesadüfen ceza yiyor,  dolayısıyla katılıyorum hakemlik müessesesinin içinde ben hep ne diyorum irade, cesaret, yol haritası varsa bunların dibine inilir, ama onu göremiyorum. Dolayısıyla Türk Futbolunun içinde olduğunu ne kadar güçlü olamadığını bilmiyorum ama bu işin çok ciddi anlamda sulandırılması esas ülkenin beka problemlerinden biridir. 
 
KAÇ DEFA ÇIKTIM SÖYLEDİM, ‘SİYASETE GİRERSEM SURATIMA TÜKÜRÜN, DÜNYANIN EN YALANCISI BENİM’ DEDİM. BENİM SİYASETLE BİR İŞİM YOK, BİR ŞEKİLDE ANKARA’YI İNANDIRIYORLAR
 
Siyaset hedefiniz var mı diyorsunuz, kaç defa çıktım söyledim yani siyasete girersem suratıma tükürün, dünyanın en yalancısı benim dedim. Benim siyasetle bir işim yok, bir şekilde Ankara’yı inandırıyorlar. Bizim eski başkanımız bunu yaptı. Proje dedi, FETÖ dedi. Bana FETÖ dedi. Bizim yakından uzaktan hiçbir şekilde siyasetle alakamız yok, Fenerbahçe’yi her kesimden adam tutar, dindarı tutar, dinsizi tutar, sağcısı solcusu, komünisti, işi gücü olan da işsizi genci yaşlısı Galatasaray ve Beşiktaş’ta da olduğu gibi. Biz siyasete çekilmemek için çok ama çok dikkatli davranırız, Fenerbahçe’nin tarihine baktığımız zaman Fenerbahçe’nin devlet ile ilişkisi net ve açık bir şekilde ortadadır. Ama bizi çekiyorlar devamlı içeri, benim yakından uzaktan siyasetle bir alakam ve hedefim yok buna inananları da ayıplıyorum. Bu yalanı çıkaranlarında ahirette cevaplarını vereceklerini biliyorum. 
 
Fotospor kim, sahibi kim onu da bilmiyorum, bizimle ilgili haberler yapıyorlar bana geliyor, diğer kulüplerle bilmiyorum ama bizimle ilgili yaptığınız haberler o kadar yanlış, yalan bile demek istemiyorum, olmayan o kadar çok garip bir Fenerbahçe yayın şekliniz var.
 
(Ali Koç giderse Türk futbolu düzelecek sorusu üzerine) Kısa vadede öyle gözüküyor, ama bu ebediyen gidecek bir şey değil. Er ya da geç bir yerde değişecek, kırılacak.
 
Başkan adaylarına gelince de son dört seçimde nasıl aday belirlendiğini biliyorsunuz, hepimiz biliyoruz, bilip de söyleyemediğimiz şeyler bunlar. Böyle olunca da başka çıkacak liyakatli insanlar ‘bana bir sinyal versinler’ diye bekliyor. Şimdi anladığım kadarıyla da bu seçimin aday olması isteniyor ama buna bir cesaret verilmesi lazım, biri çıkıp demokratik bir şekilde aday olup gerekli imzayı topladığı zaman kimsenin ona yanlış bir adım atmayacağı, sıkıntı yaşamayacağını bilmesi gerekiyor, yoksa herkes nasıl olsa birini seçiyorlar, yönetimi de dolduruyorlar kendi de yönetimini yapamıyor biz seçilemedik düşüncesi içine giriyorlar. Tam zamanı şimdi, demokratik, çok adaylı seçim tek aday olduğu zaman işte bu şekilde atandığı zaman da 325 delegenin 190’ı gidiyor. Gitmiyor insanlar. Benim dediğim gibi, bizim futbolumuzu baştan aşağı icat etmemiz yeniden dizayn etmemiz gerekiyor, onlardan bir tanesi de futbolun amiri olan seçimlerin nasıl yapılacağıdır.
 
(9 kulübe destek yapıldığı sorusu hakkında) Ben kulüp ismi bilmiyorum, Ecmel Başkan bir şey diyorsa boş konuşmaz Ecmel Başkan. Bile bile kimse çamurda atmaz yalanda söylemez, eksik bilgi ile konuşmuş olabilir ama benim de biraz evvel paylaştığım, 50 milyonluk bir faturanın kesilmeden %60’ı tahsil edilmiş, onlarda ikinci ve üçüncü kulüplere dağıtılmış. Markanın isminin söyleyemiyorum reklam olmasın, sponsorumuz Trendyol’dan izin alınmış bunu öğrenmek zor değil. İtalya hazırlık maçında galiba lansmanı yapılacakmış bu milli takım iş birliğinin.  
 
BU BATAKLIK ÖYLE YA DA BÖYLE KURUYACAK. İNANIN BU BATAKLIK KURURSA SİZİN DE HAYATINIZ, İŞİNİZ DAHA KOLAY OLUR
 
Şimdi size çok teşekkür ediyorum geldiğiniz için, zaman ayırdığınız için..
 
Daha eğlenceli olur daha keyifli olur inanın buna ve sizin de çorbada tuzunuz olsun. Artık iyi insanlara, cesur insanlara, temiz insanlara futbolun ihtiyacı var ve tabii ki liyakatli insanlara. Bunu da bir Fenerbahçe Kulübü veya üç kulüp bir araya gelip yapamaz, tüm paydaşların çoğunluğunun çorbada tuzu olması lazım, olmadığı takdirde bugünkü federasyon başkanının yaptığı gibi onlarca kulübün verdiği imzaları üç, beş azılı kulüp diye aşağılayıp, bizi vatan haini ilan edip, milli değerlere sadık olmamakla suçlayabilir noktaya gelir. O yüzden bunu hep beraber değiştirmeliyiz, size de onun için çağrıda bulunuyorum. Sözlerime son verirken bir kez daha size teşekkür ediyorum, bugün Atamızın Kulübümüzü ziyaretinin 106. yılı, Fenerbahçemizin kuruluşunun da 117. yıl dönümü. Dünyanın en büyük spor kulübü, Türk bayrağının neferi, bu Cumhuriyetin, Atamızın ilkelerinin sadık bekçisi Türk sporunun gururu olan Fenerbahçemizin 117. yaşı kutlu olsun, daha nice yıllar diliyoruz. Sarı lacivert başarılarla dolu sonsuza dek yaşasın Fenerbahçe diyorum. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum, sağ olun, var olun."