TV İZLE

Canlı TV'ler burada...

Aromaterapi, Fitness ve Beslenme: Doğal Yağlarla Bütüncül Sağlık Rehberi

Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!

BYD HAN | Test Sürüşü

BYD HAN 3.9s | Avrupalı Premium otomobillere kafa tutar mı?

En Seksi Voleybol Frikikleri

Birbirinden seksi voleybolcular plajda ve salonlarda ter dökerken zaman zaman da verdikleri frikiklerle yürek hoplatıyorlar…

TV’de Spor Ekranı

TV’de Spor Ekranı ile TV'de canlı spor yayınları ve canlı maçlar hangi kanalda öğrenin.

UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri

2024-2025 UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri TRT farkı ile burada...

Vodafone Sultanlar Ligi'nde biten transferler (2026-2027 sezonu)

Vodafone Sultanlar Ligi ekipleri, 2026-2027 sezonu öncesi kadrolarına takviye yapıyor. İşte şu ana kadar biten transferler...

UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri

UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri​ TRT farkı ile burada ...

UEFA Avrupa Ligi Maç Özetleri

UEFA Avrupa Ligi​ Maç Özetleri TRT farkı ile burada...

NFL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
NFL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2025 Pazartesi

Super Bowl'da şampiyon Philadelphia Eagles

Amerikan Futbolu Ligi'nin (NFL) şampiyonluk mücadelesi Super Bowl'da zafer Kansas City Chiefs’i 40-22 mağlup eden Philadelphia Eagles takımının oldu. Filistin protestosunun da yapıldığı maça Beyonce'dan Taylor Swift'e dünyaca ünlü yıldızlar akın etti.


Louisiana eyaletinin New Orleans kentindeki Caesars Superdome'da oynanan mücadeleye ağırlığını koyan Eagles, üçüncü çeyreğin sonlarına kadar rakibine sayı şansı tanımadı. Eagles, 34-0'lık seriyle girdiği karşılaşmada Chiefs'i 40-22 yenerek 2024 sezonunun şampiyonu oldu.

Statta 65 bin 719 sporseverin takip ettiği karşılaşmayı kazanan Eagles, 2017'den sonra ikinci kez Lombardi Kupası'nı müzesine götürdü. Eagles, Chiefs'e 38-35 yenilerek şampiyonluğu kaçırdığı 2022 sezonundaki Super Bowl'un rövanşını da almayı başardı.

Eagles'ın oyun kurucusu Jalen Hurts, 59. Super Bowl'un en değerli oyuncusu (MVP) seçildi. Kariyerinde ilk kez MVP ödülünü layık görülen Hurts, 22'de 17 pas isabetiyle oynadığı müsabakada 2 sayı (touchdown) pası ve 222 yardalık pas mesafesi kaydetti.

Chiefs ise üst üste üçüncü olmak üzere tarihinin 5. şampiyonluğu için çıktığı mücadelede hayal kırıklığı yaşadı.

Kariyerinde üçer kez NFL şampiyonluğu yaşayan ve Super Bowl maçlarının MVP'si seçilen Chiefs'in yıldız oyun kurucusu Patrick Mahomes da kupanın bir adım uzağında kaldı.

Ayrıca karşılaşmanın devre arasında Kendrick Lamar ve SZA, şarkılarıyla sahne aldı.

Devre arası gösterisi sırasında dansçıların arasına giren bir kişi, elinde Sudan ve Filistin bayrağı ile Sudan'daki savaşı ve İsrail'in Gazze'ye saldırılarını protesto etti.

8 Aralık 2024 Pazar

Spor endüstrisinin 2025 yılına bakışı

2024 yılının son günlerine yaklaşırken aslında çok önemli bir spor yılını da geride bıraktık diyebiliriz. Peki 2025 yılının spor endüstirisi açısından nasıl geçmesi öngörülüyor. Seçkin Renklibay yazdı...

2024 yılının son günlerine yaklaşırken aslında çok önemli bir spor yılını da geride bıraktık diyebiliriz. Sektörün içinden gelen bir Spor yöneticisi olarak spor endüstrisi gibi dinamik bir sektöre ayak uydurmak için ulusal ve uluslararası alanda çalışmaları yakından takip etmeye özen gösteren biriyim ve yıl bitmeden ufak çaplı bir araştırma yazısı hazırladım.

Spor branşları yayın süreçleri ve medya hakları sponsorluk

Yapay zeka olarak konuya girmeden... Bu yaz Paris de düzenlenen olimpiyat oyunları, Avrupa futbol şampiyonası, Genç yüzücümüz Kuzey Tunçelli'nin Türkiye’nin Olimpiyat Oyunları tarihinde final yüzmeye hak kazanan ilk sporcu olması, Voleybolda Filenin Sultanlarının ilk defa son 4’te yer alması ve atıcılık branşındaki ilk madalyayı almamız 2028 Los Angeles Olimpiyatları için bizlere umut verdi ve olimpik branşlarda kadın sporcularımızın kayda değer başarıları.

Belki de en değerlisi Tabi ki Para yüzme ve paralimpik branşlarda elde edilen başarılar olimpiyat tarihimize çok güzel harflerle kazındı diyebiliriz. Kuşkusuz Paris 2024 Olimpiyat Oyunlarının en çok konuşulan olayı ise Türkiye'ye atıcılık branşında gümüş madalya kazandıran ve atış tarzıyla fenomen olan Yusuf Dikeç’in ikonik pozu oldu.

Olimpiyatlar boyunca birçok bireysel sporcu ve takım sporcuları bu pozu verdi ve aslında ülkemizin tanıtımı açısında çok değerli bir ikonik duruş oldu diyebiliriz. Aslında uluslararası alanda var olan tüm sporcular antrenörler biz yöneticiler birer spor diplomatı misyonuyla ülke değerlerimizi yansıtıyoruz.

Ayrıca bu yılın son günlerinde ise Hentbol branşında da tarihimizde ilk kez katılığımız Avrupa şampiyonasına katılan kadın Milli takımlarımızı da mücadelelerinden dolayı tebrik etmek gerekli diye düşünüyorum. Tabi ki konuyu ülkelerin spor branşlarına olan bakışı ve spor kültürü olarak da değerlendirmek de fayda var.

Peki 2025 yılının spor endüstirisi açısından nasıl geçmesi öngörülüyor. Profesyonel bir spor yöneticisi gözüyle araştırmalarımı sizler için derledim.

Spor ekosistemi her branşın kendine has potansiyeli ile birlikte kitleleri peşinden sürüklemeye devam edecektir.Küresel spor endüstrisi bu dönemde ilerlemeye devam ederken büyük dönüşüm, 2025 bakış açımız trendlerini inceleyecek önümüzdeki yıl karşılaşılması beklenen spor organizasyonları ve buna değişen ekonomi de dahil olmak üzere sporda yapay zekanın kullanım örnekleri, mega etkinliklerin geleceği, taraftar verilerine yapılan yatırımlar ve potansiyelleri olarak değinebiliriz.

Taraftar verilerinin daha iyi toplanması, analiz edilmesi ve kullanılması. Ortaya çıkan trendler yatırımcıların ve medya hak sahiplerinin çeşitliliğinin artması, küreselleşme, kadın sporlarının büyümesi ve yeni tesisleşme girişimleri gibi örnekler le çoğalabilir.

Yapay zeka

Yapay zeka, taraftarlar için büyük ölçekte kişiselleştirmeyi mümkün kılarak spor endüstrisinde devrim yaratmaya devam edecek.Bilet satın almaktan devre arası eğlence süreçlerine gibi yapay zeka destekli yetenekler taraftar katılımını artırabilir, taraftar sadakatini artırabilir ve geliri yükseltebilir.

Ancak kuruluşlar bu heyecan verici yeni deneyimleri tasarlarken aynı zamanda sorumlu yapay zeka uygulamalarına ve sağlam veri yönetimine öncelik vermelidir düşuncesindeyim.Artık ünlü bir sporcunun yanında müsabakaya hazırlanabilir spor alanına gitmeden orada ki atmosfere yapay zeka marifetiyle şahitlik edebilirsiniz.

Oyunu yayınlamak: Dijital platformların yükselişi spor tüketimini nasıl değiştiriyor?

Yayın hizmetlerinin ve doğrudan tüketiciye spor tüketiminin yükselişi, insanların sporu izleme biçimini dönüştürüyor. Geleneksel bölgesel spor ağları zorluklarla karşı karşıya kalırken, ligler ve takımlar kablosuz yayıncılığı keşfederek, kendi yayın platformlarını oluşturarak ve yayın kuruluşlarıyla ortaklık kurarak uyum sağlıyor.

Bu yeni spor tüketimi çağının spor izleyiciliği için oyunu nasıl değiştirdiğini ve kuruluşların başarılı olmak için benimsediği stratejileri keşfetmek gerek.

Oyunu değiştiren hamleler: Lig genişlemesi Spor branşlarında büyüme fırsatlarının kilidini nasıl açıyor?

Lig genişlemesi hayranlar için heyecan verici ve aynı zamanda spor endüstrisi için önemli büyüme fırsatları sunuyor. NFL'nin potansiyel Avrupa genişlemesinden NBA'in yerel ve uluslararası takımları değerlendirmesine kadar, ligler yeni pazarlara ve daha geniş kitlelere göz dikiyor. Ligler yeni bölgelere girerken ve yeni büyüme potansiyelini açığa çıkarırken sporun geleceğine hazır olun.

Spor endüstrisi gelirinin çoğunu bilet satışlarından değil, medya haklarından ve reklamlardan elde edilirken son derece ilgili bir kitlenin dikkatini çekip ardından sponsorlarla etkileşime giriyorlar.

Yapılan araştırmalarda Spor sponsorluğu pazarının 2021'de 63,1 milyar dolardan 2030'da 109,1 milyar dolara çıkması bekleniyor çünkü yayın devleri gibi birçok yeni sponsorla etkileşime giriyorlar. Ancak, bu teknoloji odaklı şirketler, önemli yatırımları karşılığında takımların anlamlı bir getiri elde edebileceklerini kanıtlamalarını bekliyor.

Müsabaka gününün ötesinde — Eğlence bölgeleri taraftar deneyimlerinde artış sağlıyor

Taraftarların müsabaka için alana koşup hemen ardından eve gittiği günler geçmişte kalmış olabilir. Daha heyecanlı bir müsabaka günü deneyimi ortaya çıkıyor; taraftarlar genellikle alışveriş yapmak, yemek yemek ve stadyum kompleksinin eğlence bölgesinde maç öncesi eğlenmek için erken geliyor.

Günümüzün önde gelen spor organizasyonları, karma kullanımlı eğlence bölgelerine sahip olarak ve bunları işleterek ek gelir kaynakları yaratıyor ve taraftar deneyimini iyileştiriyor.

Bu bölgeler genellikle alışveriş, yemek, eğlence ve ofis ve konut alanının bir kombinasyonunu sunarak ziyaretçilere yıl boyunca eğlence sağlıyor ve spor takımını çevredeki toplulukla daha fazla bağlıyor.

Geçtiğimiz iki yılda, eğlence bölgeleri beş büyük spor liginin her birindeki projeler için yeni mekan önerilerine dahil edildi. Eğlence bölgelerinin 2025'te duyurulan her büyük yeni mekan geliştirme projesinin odak noktası olacağını öngörülüyor.

Özetin özeti

Aslında spor endüstrisinin geniş kitlelere hitap etmesi farklı sektörlerin bu pastadan tanıtım anlamında paylarını almalarını da sağlıyor diyebiliriz. Özellikle sportif başarılar arttıkça sponsorların ilgisi artıyor ve yukarıda bahsettigim medya hakları sponsor gelirleri ve belkide artık bundan sonra hep konuşacağımız yapay zeka destekleyici itici güç olarak sporun her branşında karşımıza çıkacaktır. 2025 i bekleyip göreceğiz.

Kaynak : Seçkin Renklibay / TRT SPOR 

13 Şubat 2023 Pazartesi

Super Bowl'da Kansas City Chiefs şampiyon oldu

ABD'nin en büyük spor organizasyonlarından Amerikan Futbolu Ligi'nin (NFL) şampiyonluk mücadelesi Super Bowl'da Kansas City Chiefs zafere ulaştı.

Arizona eyaletinin Phoenix kentindeki State Farm Stadı'nda 67 bin 827 seyirci önünde oynanan müsabakada Amerikan Futbol Konferansı (AFC) şampiyonu Kansas City Chiefs ile Ulusal Futbol Konferansı (NFC) şampiyonu Philadelphia Eagles kozlarını paylaştı.

ABD'nin en çok izlenen organizasyonu olan ve bu yıl 57'ncisi düzenlenen Super Bowl'da Kansas City Chiefs, Philadelphia Eagles'ı 38-35 yenerek 4 yıl içinde 2. kez NFL şampiyonu oldu.

Super Bowl final karşılaşmasının merakla beklenen devre arası gösterisinde ise Barbadoslu şarkıcı Rihanna sahne aldı.

Merkez üssü Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan ve 10 ili etkileyen depremler, ABD'yi ekran başına kilitleyen Super Bowl'un da gündemindeydi.

Super Bowl'da Kahramanmaraş depremlerinde hayatını kaybedenler anıldı ve Kızılhaç'ın bölgedeki yardım çalışmalarının bağışlarla desteklenmesi için duyuru yapıldı.

Maçın başlamasından hemen önce statta yapılan anonsta "Biz burada Chiefs ve Eagles arasında inanılmaz bir Super Bowl maçına hazırlanırken, Türkiye ve Suriye'nin binlerce can kaybının olduğu depremlerde yaşadıkları yıkımı anıyoruz. Dualarımızı sunmaya devam ediyoruz ve taraftarları bu yardım çabalarına destek olmaları için www.redcross.com/nfl adresini ziyaret etmeye teşvik ediyoruz." ifadeleri kullanıldı.

14 Şubat 2022 Pazartesi

Super Bowl'da şampiyon Los Angeles Rams

ABD'nin en büyük spor organizasyonlarından Amerikan Futbolu Ligi'nin (NFL) şampiyonluk mücadelesi Super Bowl'da Los Angeles Rams zafere ulaştı.

NFL'in şampiyonluk müsabakası California eyaletinin Inglewood şehrinde yer alan 100,240 kapasitelik SoFi Stadyumunda oynandı. KOVID-19 önlemleri nedeniyle yaklaşık 70 bin kişinin izlediği karşılaşmada seyircilerden maske takma zorunluluğu, aşı karnesi veya negatif test sonucu ibraz etmeleri istendi.

Bu yıl 56'ncısı düzenlenen mücadelede normal sezonu 10 galibiyet ve 7 mağlubiyet ile tamamlayan Amerikan Futbol Konferansı (AFC) şampiyonu Cincinnati Bengals ile normal sezonu 12 galibiyet ve 5 yenilgi ile tamamlayan Ulusal Futbol Konferansı (NFC) şampiyonu Los Angeles Rams kozlarını paylaştı.

Los Angeles Rams'in kendi sahası olan SoFi Stadyumu'nda oynanan maçta, Rams, Cincinnati Bengals'ı 23-20'lik skorla mağlup etti.

Böylece Rams 1999 sezonundan bu yana ilk Super Bowl şampiyonluğunu elde etti. Rams, NFL birleşmesi ve Super Bowl formatı başlamadan önce 1945 ve 1951'de şampiyonluk yaşamıştı.

Ayrıca, bu sonuçla, Super Bowl'da iki yıl üst üste kendi sahasında oynayan takım şampiyon oldu.

Rams'in baş antrenörü Sean McVay 36 yıl ve 20 gün ile NFL tarihinde Super Bowl kazanan en genç başantrenör olarak tarihe geçti.

Los Angeles Rams'in 28 yaşındaki oyuncusu Cooper Kupp maçın en değerli oyuncusu (MVP) seçildi.

ABD'nin NBC televizyon kanalının canlı yayınladığı müsabakanın devre arası şovunda Dr. Dre, Snoop Dogg, 50 Cent, Eminem, Mary J. Blige, Kendrick Lamar, Sean Forbes ve Warren Snipe'tan oluşan rap, hip-hop ve soul müziğin önde gelen isimleri sahne aldı.

NFL finalinde ırkçılığa tepki

Grammy ödüllü rapçi Eminem, NFL finalinin devre arasında verdiği konserde NFL yönetiminin uyarısına rağmen ABD'deki ırkçılığa diz üstüne çökerek tepki gösterdi.

18 Aralık 2021 Cumartesi

NFL'de 3 maça Kovid-19 engeli

Amerikan Futbolu Ligi'nde (NFL) 3 karşılaşmanın yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle ertelendiği açıklandı.

NFL'den yapılan açıklamada, 15. haftada bu hafta sonu oynanması gereken Cleveland Browns-Las Vegas Raiders, Seattle Seahawks-Los Angeles Rams ve Washington Futbol Takımı-Philadelphia Eagles maçlarının, ülke çapında artan vakalar sebebiyle planlandığı tarihlerde oynanamayacağı belirtildi.

Cleveland Browns-Las Vegas Raiders mücadelesinin 20 Aralık Pazartesi, Seattle Seahawks-Los Angeles Rams ve Washington Futbol Takımı-Philadelphia Eagles karşılaşmalarının ise 21 Aralık Salı günü yapılacağı ifade edildi.

Ligde son yapılan Kovid-19 testlerinde 36 oyuncu ve bir kulüp personelinin sonucunun pozitif çıktığı duyurulmuştu.

14 Aralık 2021 Salı

NFL'de 37 koronavirüs vakası

Amerikan Futbolu Ligi'nde (NFL) son bir haftada yapılan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testlerinde 36 oyuncu ve bir kulüp personelinin sonucunun pozitif çıktığı duyuruldu.

NFL'den yapılan açıklamaya göre, testler sonucu Kovid-19 listesindeki oyuncu sayısı 36 oldu. Washington Futbol Takımı'nın bir personelinde ise Omicron varyantına rastlandı.

Lig yönetimi, vaka sayılarındaki artış nedeniyle daha önce aşı olan 1 ve 2. kademedeki tüm personelin, 27 Aralık'a kadar takviye dozu yaptırmasını zorunlu hale getirdi. Fakat uygulama, NFL Oyuncular Birliği ile görüşmeler sürdüğü için sporcuları kapsamıyor.

NFL sağlık protokolleri, kulüplerin çalışanlarını 3 gruba ayırıyor. 1. kademede oyuncular, teknik heyet, sağlık ekibi ve sporcularla doğrudan teması bulunan kişiler, 2. kademede yöneticiler, sportif operasyonlarda çalışanlar, 3. kademede ise basın işleri, ulaşım, stat görevlileri gibi idari işler personeli bulunuyor.

10 Aralık 2021 Cuma

Demaryius Thomas evinde ölü bulundu

Eski Amerikan futbolu oyuncusu Demaryius Thomas, 33 yaşında hayatını kaybetti.

ABD'nin Georgia eyaletine bağlı Roswell kenti polis departmanından Tim Lupo, yaptığı açıklamada, Thomas'ın evinde ölü bulunduğunu belirterek, "İlk bulgular ölümün sağlık sorunundan kaynaklandığı yönünde, aksini düşünmek için bir neden yok." dedi.

Kariyeri boyunca New York Jets, New England Patriots, Houston Texans ve Denver Broncos takımlarında top tutucu (wide receiver) pozisyonunda oynayan Thomas, bu yıl haziran ayında emekli olmuştu.

Thomas, 2016 yılında 50'ncisi düzenlenen NFL'nin şampiyonluk mücadelesi Super Bowl'da Denver Broncos ile kupayı kaldırmıştı. Deneyimli oyuncu, 4 kez de NFL All-Star takımlarına seçilmişti.

17 Mayıs 2021 Pazartesi

Spor sponsorluklarında yeni boyutlar

Spor sponsorluklarının yeni boyutları ve sürdürülebilir sponsorluk konusu, spor ekonomisinin önemli bir bölümünü kapsıyor. Seçkin Renklibay, bu konuyu değerlendirdi.

Yazılarımda spor sektöründe gelişen ve değişen tüm boyutları aktarmaya çalışıyorum. Bu kapsamda aslında spor sektöründe hep gündemde olan, topluma bu denli hitap eden ve yönlendiren spor alanını sporun aslında sadece spor yapmaktan ibaret olmadığını da aktarmaya çalışmak daha doğru sanırım.

Bu kapsamda spor ve sürdürebilir sponsorluk konusu özellikle popüler spor branşlarının da etkisiyle her geçen gün spor ekonomisin de yerini daha da fazla alıyor ve alacak. Ancak artık spor sponsorları konusu ayni, mali olmaktan çok daha fazlası. Marka değeri nasıl oluşur, sponsorlar neden spor sponsoru olur gibi soruların yerini sponsor kurumlar artık geniş kitlelere spor yoluyla ulaşıp sürdürülebilirlik konusunu daha kolay gündeme nasıl taşıyabiliriz diye düşünüyorlar. Tabi ki özellikle ülkelerin popüler branşları ve izleyici kapasitesi fazla olan liglerine yönelmelerine de neden oluyor. Böylelikle bu konu sadece iki kuruma yönelik faydalı olmaktan çıkıp, geleceğe faydalı bir proje özelliği de taşıyor. Anahtar cümle de bu sanırım.

Kurumsal ortaklıklar, spor kulüplerinin ve organizasyonlarının mali can damarıdır ve sponsorların sürdürülebilirlik projelerine dahil edilmesi için yapılması gereken güçlü bir iş akışı var.

Bunun en iyi örneği, dünyanın en zengin spor liginde; ABD'de bulunabilir. Ulusal Futbol Ligi'nin (NFL) Amerikan telekomünikasyon şirketi ile sürdürülebilirlik ortaklığı, ligin amiral gemisi Super Bowl oyunundaki sürdürülebilirlik etkisini artırmanın bir yolu olarak 2013'te buna başladı ve aynı zamanda şirkete daha geniş bir kitleyi kendi sürdürülebilirlik çabalarına ortak etti. Ortaklığa bir sürdürülebilirlik bileşeni ekleyerek NFL, bir telekomünikasyon şirketi ile daha yakın bir çalışma ilişkisini geliştirebildi ve birlikte, mevcut projeleri genişletti, yenilerini yarattı ve NFL etkinliklerine ev sahipliği yapan şehirlerde ve çevresindeki topluluklarda olumlu bir etki yarattılar. Buna, 100'den fazla okulun az kullanılmış ve yeni spor malzemeleri, kitaplar ve oyunların ihtiyaç sahibi binlerce yerel çocuğa bağışlanmak üzere topladığı Süper Çocuklar Süper Paylaşım planını da örnek verebiliriz. Firma, yerel bir sığınma evine veya gençlik programına büyük miktarda bağış yaparak her yıl önemli bir rol oynamakta. Telekom devi aynı zamanda Super Bowl'daki yıllık Community Greening Programında birincil ortak olarak görev yapıyor ve yerel kuruluşlara kentsel ormancılık ve çevrecilik konularını finanse etmeye yardımcı olmak için hibeler sunuyor.

Ardından, ilgili firma tarafından tasarlanan ve finanse edilen ve NFL ile ortaklaşa yürütülen bir proje olan Super Bowl'un E-Atık Geri Dönüşüm projesi de var. Bu arada Super Bowl organizayonunun ABD ekonomisine katkısının 17 milyar dolar olduğunu da belirtmek isterim.

Topluma Faydalı Sponsorluk Süreçleri

Kurumsal kuruluşlar sporu sadece müthiş bir pazarlama fırsatı olarak görmeye alışmış olsa da, NFL ölçülebilir bir olumlu etki bırakan ve topluluk katılımı sağlayan yerel topluluklarla sürdürülebilirlik katılımına odaklanan bu yeni tür ortaklığı geliştirmede önde gelen profesyonel spor kuruluşu olarak görüyor.

Sponsorun bakış açısından, spor organizasyonlarıyla ortaklıklar yoluyla sürdürülebilirliğe dahil olmanın faydaları oldukça fazla. Telekomünikasyon firmasının sürdürülebilirlik taahhüdü, 2035'e kadar karbon nötr olma taahhüdünün yanı sıra 2030'a kadar iki milyon ağaç dikmeye kadar uzanıyor ve sürdürülebilirlik bilgilerinizi desteklemenin dünyanın en popüler spor etkinliklerinden biriyle ilişkilendirmekten daha iyi bir yol sanırım yok.

NFL Green ortak direktörü Susan Groh, "NFL sürdürülebilirlik ortaklığının Verizon' un mevcut sponsorluğu için bir 'katma değerli' bileşen yarattığına inanıyoruz," diyor. "Bu ortaklık, yıl boyunca yatırım yaptıkları mevcut sürdürülebilirlik platformlarını almalarına ve hizmet ettikleri topluluklara katılımlarını göstermelerine olanak tanıyor.

Sporun Coşkusu Etkiyi Arttırıyor

Firmanın sürdürülebilirlik baş sorumlusu James Gowen, "Sporun doğal olarak yarattığı coşku, başka hiçbir şeye benzemiyor," diye ekliyor. "Her yaştan ve geçmişten insan şimdiden Super Bowl veya NFL Draft için heyecanlı ve bu coşku ilgili olaylara da taşıyor.

"Yaşadıkları ve oyun oynadıkları yerlerde insanlarla tanışıyoruz ve onlara sürdürülebilirlik getirip bunu eğlenceli hale getirebiliyoruz. Onlara nasıl geri dönüştürüleceğinden,bahçeler inşa etmenin, ağaç dikmenin ve parkları temizlemenin neden önemli olduğunu gösteriyoruz ,tüm bunlar en sevdikleri takımlara tezahürat yaparken yapıyorlar. “Bu bir kazan-kazan. "

Yeni Sponsorluklarla İlgili Ana Tema Sürdürelebilirlik Konusunu Gündeme Taşıyıp Etkiyi Nasıl Değerlendirebiliriz Şeklinde

Sponsorluğa sürdürülebilirliği entegre etmenin değeri konusunda başlangıçta bir dereceye kadar şüpheyle karşılaşsa da, şu anda sektör genelinde benimseniyor. Uzmanların görüşüne göre bu, sporun sponsorların sürdürülebilirlik kimlik bilgilerini büyütme potansiyelinin artan kabulünü yansıtıyor.

Uzmanlar, spor tutkularıyla hayranların ilgisini çekmek için muazzam bir erişim, farkındalık ve fırsat sunduğunu belirtiyor. Ayrıca, pozitif değerleri ödünç alarak veya hizalayarak markaları geliştirme fırsatı da sunuyor.

Sponsorların, sürdürülebilirlik alanındaki bireysel başarılarını spor yoluyla teşvik etmeleri ve hayranlarını gezegen için sürdürülebilirlik taahhüdünün faydaları konusunda eğitmelerine yardımcı olmaları için büyük bir fırsat var.

Sürdürülebilirlik Konusunda Ödül

Sürdürülebilirlik alanında sponsorlarla iş birliği hem su hem de karada başarı sağladı aslında. 2017/18 Okyanus Yarışı'nın en son sezonunda, dünya çapında yarış, plastik kirliliği konusuna odaklanan sürdürülebilirlik programını başlattı. Programa destek sağlamak için, saf su sağlayıcısı Bluewater dahil olmak üzere ortaklar, markalar, hayırseverler, vakıflar ve STK'larla etkileşim kurmak için sürdürülebilir bir sponsorluk platformu oluşturdu ve yarışta 400.000 daha az tek kullanımlık plastik şişe kullanıldı.

Sponsorların ve ortakların desteği sayesinde, #TurnTheTideOnPlastic kampanyası spor endüstrisinde yaygın bir beğeni topladı ve 2019 Nisan ayında BT Spor Endüstrisi Ödülleri'nde hem Sosyal Etki hem de Modern Spor Ödüllerini ve Halkın Farkındalık Ödülü'nü kazandı. Ayrıca Boat International Ocean Awards'da. Okyanus Yarışı Sürdürülebilirlik Programı başkanı Anne-Cécile Turner için, kuruluşunun sponsorlarla olan ilişkisinin simbiyotik doğası(ortak yaşam) bu sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmanın anahtarı oldu.

Günümüzde, yeni sponsorluk ile ilgili tartışmalarımızın çoğu sürdürülebilirlik ve masaya bir amaç getirip etkiyi nasıl değerlendirebileceğimizle ilgilidir görüşündeler.

Sürdürülebilir Çözümler

Turner, bu ortaklıkları geliştirmenin pratik öneminin farkındadır ve kısa bir süre önce, hükümetleri, işletmeleri, endüstri uzmanlarını ve sürdürülebilirlik etkileyicilerini tartışmak üzere bir araya getirmek amacıyla Cenova'da düzenlenen bir dizi 11 Okyanus Zirvesi'nin başlatıldığını duyurdu.

“İlk adım, kendi organizasyonunuza bakmak ve temel değerleriniz ve DNA'nız üzerine düşünmek olmalıdır” diyor. Bu, yaratabileceğiniz etkiyi ve sahip olabileceğiniz etkiyi belirlemenize yardımcı olacaktır. Daha sonra, pratik çözümlerle ileriye dönük yolları belirleyin ve ardından iç ve dış paydaşları ilişkilendirin. Sponsorlar ve ortaklarla etkileşim kurmak için sürecin sonuna kadar beklemek gerekli değil, çünkü katılım bir varış noktası değil, bir yolculuktur. Bu iş birliklerini oluşturmak, kuruluşun gerekli etkiyi elde etmesine yardımcı olacaktır. "

Özetle; Spor aslında toplumları iyiye, doğruya yönledirecek bir yol. Sponsorlukların sadece mali kazanım olarak görülmediği, geniş kitlelere ulaşan sporu kurumsal ve vizyoner yaklaşımlarla kazanımları daha geniş kitlelere taşımanın bir yolu aslında artık spor sponsorluğu.

Kaynak : Seçkin Renklibay / TRT SPOR

10 Mayıs 2021 Pazartesi

En zengin kulüpler açıklandı

Ekonomi dergisi Forbes, geleneksel en zengin kulüpler listesini yayımladı. Barcelona, en zengin futbol kulübü olurken; listeye dördüncü sıradan girdi.

Barcelona geçen ay ezeli rakibi Real Madrid'i geçerek 4.76 milyar Dolar'lık değeriyle en zengin futbol kulübü olmuştu. Katalan devi, dünyanın en zengin kulüpleri sırasında ise 4. oldu.

Kulüplerin değerlerinin 3.43 milyar Dolar arttığı ve geçen yıla göre ortalama yüzde 11'lik bir artış sağlandığı kaydedildi.

Dünyanın en zengin kulüpleri lisetisinin ilk sırasında Amerikan Futbol Ligi (NFL) takımlarından Dallas Cowboys yer aldı. 2016'da Real Madrid'i geçen ve ilk sıraya yerleşen Cowboys ilk sıradaki yerini korurken, değeri 5.7 milyar dolar olarak hesaplandı.

Amerikan Beyzbol Ligi takımlarından New York Yankees ise 5.3 milyar Dolar'lık değeriyle ikinci sırada yer aldı.

NBA takımlarından New York Knicks ise 5 milyar Dolar'lık değeriyle 3. sırayı elde etti.

4.76 milyar Dolar'lık değeriyle 4. sıradaki Barcelona'yı, 4.75 milyar Dolar'la Real Madrid 5.'liği elde etti.

İlk 50 sıradaki takımlar arasında 26 NFL takımı yer aldı. NFL'i 9 NBA, 6 da beyzbol takımı takip etti.

Dünyada zengin 10 kulüp:

1. Dallas Cowboys (NFL) 5.7 milyar Dolar
2. New York Yankees (MLB) 5.25 milyar Dolar
3. New York Knicks (NBA) 5 milyar Dolar
4. Barcelona (Futbol) 4.76 milyar Dolar
5. Real Madrid (Futbol) 4.75 milyar Dolar
6. Golden State Warriors (NBA) 4.7 milyar Dolar
7. Los Angeles Lakers (NBA) 4.6 milyar Dolar
8. New England Patriots (NFL) 4.4 milyar Dolar
9. New York Giants (NFL) 4.3 milyar Dolar
10. Bayern Münih (Futbol) 4.21 milyar Dolar

NTVSpor.net

20 Nisan 2021 Salı

Avrupa Süper Ligi'nin formülü ABD'de yazıldı

Reuters'ın haberine göre Avrupa Süper Ligi uzun süredir Avrupa futboluna finansal destek sağlayan ABD'li yatırım bankası JP Morgan tarafından fonlanacak.

Avrupa Süper Ligi projesi futbol dünyasının gündemine bomba gibi düştü. UEFA'nın yeni Şampiyonlar Ligi formatını açıklayacağı günden saatler önce Avrupa Süper Ligi'nin kurulduğu açıklandı. 12'si kurucu olan 20 takımlı lig projesi hala tartışmaların odağında. Tartışmalar yaşandıkça da projenin detayları ortaya çıkmaya başlıyor...

Avrupa Süper Ligi futbolun rekabetçi, eşitlikçi ve birlik yönünü zedelediği için birçok kesim tarafından tepkiyle karşılandı. Ligi kuranların bu tepkilere karşılık en güçlü argümanları ise 'en iyi'lerin bir araya gelerek devasa bir ekonomi oluşturacağı. Ancak bu ekonomi için zamana ihtiyaçları var. Başlangıç aşamasında ise onları destekleyen denizaşırı bir yapı bulunuyor: Amerikan formülasyonu...

Amerikalılar uzun süredir Avrupa futbolunda varlar. Sponsorluklarla başlayan bu ilişki daha sonra kulüp sahipliğine evrildi. Şimdi ise Avrupa futbolunu tamamen yönetmeyi planlıyorlar. Bu planın uygulayıcısı da ABD'li dev JP Morgan. Aslında bir yatırım bankası olan JP Morgan'ın Avrupa futboluna girişi 20 yıllık bir tarihe sahip. ABD'li Glazer ailesine Manchester United'ı satın almalarını tavsiye eden JP Morgan yönetimiydi. Kulübün ilk halka arzında da beraber çalıştılar. Manchester United CEO'su Ed Woodward da eski bir JP Morgan çalışanı...

JP Morgan'ın futbol dünyasıyla teması daha sonraki yıllarda da devam etti. Rocco Commisso'nun Fiorentina'yı, ABD'li milyarder Dan Friedkin'in de Roma'yı satın alma işlemleri sırasında danışmanlık hizmeti sundular. Everton'ın yeni stat inşaatı için 500 milyon sterlinlik bir finansman ayarladılar. Ayrıca Milan, Inter ve Roma'nın tahvil satışlarında ve Real Madrid'in Santiago Bernabeu inşaatı için ihtiyaç duyduğu fon da JP Morgan imzası vardı. Amerika kaynaklı haberlere göre JP Morgan, Avrupa Süper Ligi'ne ilk etapta yaklaşık 4 milyar Euroluk bir kaynak sağlayacak. Avrupa kulüpleri bunu yıllar içerisinde geri ödeyecek. Faiziyle beraber her yıl 264 milyon Euroluk bir ödeme konuşuluyor.

Başta Boris Johnson olmak üzere Avrupalı siyasetçi ve futbol yöneticilerinin Avrupa Süper Ligi'ne şiddetli karşı çıkmalarının sebepleri gerçekten futbolu düşünmeleri olabilir. Öte yandan Avrupa'da büyük bir ekonomi ancak daha da büyük bir sosyal etkiye sahip futbolda ABD kaynaklarının güçlenmesi de tedirginlik yaratıyor. Ligin formatı Amerikan formülüyle yazılmış: Küme düşme yok, maçların sürelerini kısaltmaya kadar varan radikal çözüm önerileri, kapalı bir ekonomik yapı... Sky Sports'tan Kaveh Solhekol geçtiğimiz günlerde bu lige katılan bir İngiliz kulübünün yöneticisinin, kendisine şunları söylediğini açıkladı: "Bu bir sivil savaş değil. Bu bir nükleer savaş. Dürüst olmak gerekirse başkanlarımızın oluşan kötü PR'ı pek önemsedikleri söylenemez. Bunun olacağını bekliyorlardı. Amaçları kârları maksimize etmek. Futbolun güzel yönleri şimdilik ikinci planda."

Avrupa Süper Ligi tam bu yüzden kuruldu. Daha fazla gelir ve daha fazla kâr. Önce 2018'de Şampiyonlar Ligi formatı değiştirildi. 'Büyüklere' daha fazla imtiyaz verildi. Yenilenen katsayı sistemiyle İngiliz, İspanyol, İtalyanlar başta olmak üzere takım sayıları artırıldı, kar payları yukarı çekildi. Ancak bu da yetmedi. Şimdi futbolu tamamen kendileri yönetmek istiyorlar. UEFA büyük ihtimalle kendi Frankenstein'ını yarattığı için pişmanlık duyuyordur.

Avrupa Süper Ligi'nin açıklanmasıyla beklenen etki kendisini göstermekte gecikmedi. Manchester United'ın New York'ta işlem gören hisseleri %9 arttı. Juventus da Milano borsasında %18 değer kazandı. Lige karşı duruş sergileyen kulüplerin hisse değerleri ise düşüşte. Lyon bile %0,4 etkilenmekten kurtulamadı mesela...

Avrupa Süper Ligi'nin kurucusu olan 12 takımdan Arsenal, Liverpool, Manchester United ve Milan'ın sahipleri doğrudan ABD'li. Hepsinin ortak özellikleri ülkelerinde de farklı spor dallarında takım sahibi olmaları. Futbolu da bu mantıkla yönetmeye çalışıyorlar. Bu bir araya gelme ve ABD merkezli fon sayesinde Avrupa Süper Ligi'nin yönetim mantığı Amerikan formülasyonuna göre belirleniyor. Genellikle amaçları maksimum kâr etmek ve ürünün, küreselleşme için bir fırsat olması. Örneğin; Arsenal ve Manchester United'ın sportif başarısızlıklarına rağmen kâr açıklamaları yöneticileri için işlerin yolunda gittiği anlamına geliyor.

Avrupa Süper Ligi'nin NBA ya da NFL mantığıyla kurgulanmış olmasının arkasında seyircisiz futbolun eskisinden daha çok ilgi çekmesi de yatıyor. Futbolun tamamen bir televizyon şovuna dönüşebileceğine inanıyorlar. Amerikan Futbolu Ligi NFL'in şöyle bir sloganı var: "Herhangi bir pazar günü, ligimizdeki herhangi bir takım, diğerini yenebilir..." Bunu eşitlik ve tahmin edilemezliğin cezbediciliği olarak sunuyorlar. Ancak bahsetmedikleri bir detay var; NFL maçlarında beraberlik yok! Yine de ilgi çekici bir öneri. Bunun seyirci/televizyon kısmıyla alakası ise şöyle; Birkaç yıl önce Salford Business School'dan David Forrest ve Lancaster Üniversitesi'nden Robert Simmons yaptıkları araştırmayla; tribünlere giden seyircilerin genellikle güçlü takımın kazanmasını istediklerini ortaya koydular. Daha dengeli bir maç izlemek isteyen grup ise televizyon izleyicisi. Sky TV ile beraber yürüttükleri çalışmaya göre iki rakip takımdan bir tanesi diğerinden bariz şekilde üstünse izleyici kanalı kapatıyor.

Avrupa Süper Ligi kurucuları da pandemi süresince seyircisiz oynanan futbolun artık televizyona hizmet edeceğini düşünüyorlar. Televizyon izleyicisinin de aralarında güç farklı olan takımları izlemektense birbirine yakın güçte, hem de en iyilerin mücadelesini izlemeyi tercih edecekleri fikrini taşıyorlar. 20 dev takımlı bir futbol fikstürü; bir nevi Şampiyonlar Ligi'nde tüm favorilerin üst tura yükselmesi ve izlemeye üst turdan başlamak gibi... Yani ABD formülasyonu ile futbolu daha da fazla ekran şovuna dönüştürecekler. Televizyon diye kısıtlamamak lazım aslında; yeni izleme tecrübeleriyle beraber belki de Avrupa Süper Ligi'ni 'Futbolflix' uygulaması üzerinden izleyeceğiz...

NFL eski yöneticilerinden Paul Tagliabue, Amerikan Futbolunun Avrupa'ya yaymaya çalışan isimlerin başında geliyordu. 2000'lerin başında şunları söylemişti: "Önümüzdeki 20 ya da 30 yıl içinde 400 milyonluk bir potansiyel taraftar tabanını mı istersiniz yoksa 4 milyarlık bir tabanı mı?" Birçok yazara göre bu sözler, ABD sporlarının yurt dışına açılması gerekliliğinin özetiydi. Simon Kuper ve Stefan Szymanski de yazdıkları Futbolun Şifreleri kitabında bu sözleri, 'Amerikalılar ve İngilizler arasındaki spor mücadelesinin nihayet ciddiye bindiği an bu' şeklinde tanımlamıştı. Sporlarını taşımadılar belki ama spor yönetim yöntemlerini taşıdılar. Ait olamadıklarına sahip olmak istiyorlar. Önce ekonomik kolaylıklar ve ardından kulüp satın alma... Avrupa Süper Ligi hamlesiyle de İngilizlere yani eski kıtaya 'şah' dediler. Şimdi sıra karşı cephede. Boris Johnson'ın "Hükümetimiz, Avrupa Süper Ligi projesini bitirecek. Bu konuda kararlıyız ve bu kararlığımızı herkes görecek." açıklamasının altında yatan sebepleri iyi anlamak lazım...

Kaynak: Serkan Akkoyun / TRT SPOR  

6 Şubat 2021 Cumartesi

ABD'de Super Bowl için nefesler tutuldu

ABD'de yıl boyunca sabırsızlıkla beklenen Amerikan Futbolu Ligi'nin (NFL) şampiyonluk mücadelesi Super Bowl için nefesler tutuldu.

ABD'nin en çok izlenen organizasyonu olan ve bu yıl 55'incisi düzenlenecek Super Bowl, pazarı pazartesiye bağlayan gece TSİ 02.30'da Florida eyaletinin Tampa kentindeki Raymond James Stadı'nda oynanacak.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle normal sezonda statlara kısıtlı sayıda seyirci alınırken ve bazı müsabakalar karantina protokolleri nedeniyle ertelenirken, final maçında da tribünler ancak 3'te 1 oranında dolu olacak.

Kurallar gereğince 65 bin 618 kapasiteli Raymond James Stadı'nda 14 bin 500 biletli taraftarın yanı sıra NFL'in davet ettiği 7 bin 500 aşı olmuş sağlık çalışanı tribünlerden karşılaşmayı izleyecek.

Bu yılki müsabakanın hakem kadrosunda yer alan ve 2015'ten bu yana ligde düdük çalan Sarah Thomas, Super Bowl tarihinde görev alan ilk kadın hakem olacak.

Super Bowl tarihinde ilk defa mücadele edecek bir takımın ev sahipliğini de yapacağı final karşılaşmasının merakla beklenen devre arası gösterisinde ise Kanadalı sanatçı The Weeknd sahne alacak.

Bu yılki müsabakada Ulusal Futbol Konferansı (NFC) şampiyonu Tampa Bay Buccaneers ile Amerikan Futbol Konferansı (AFC) şampiyonu Kansas City Chiefs kozlarını paylaşacak.

Normal sezonda 14 galibiyet ve 2 yenilgi alan ve geçen yılın şampiyonu olan Chiefs, 2004 ve 2005 yıllarında art arda şampiyon olan New England Patriots'ın ardından yeniden üst üste Super Bowl'u kazanan takım olmak için sahaya çıkacak.

Patriots ile 20 yıl içinde Super Bowl'da 6 galibiyet ve 3 yenilgi alan, ancak geçen yıl Buccaneers'e geçen Tom Brady ise final maçında 10'uncu kez yer alarak kendi rekorunu yenileyecek.

Normal sezonu 11 galibiyet ve 5 yenilgi ile tamamlayan, ancak playofflar dahil olmak üzere 7 maçlık galibiyet serisi yakalayan Buccaneers, son yenilgisini 30 Kasım'da 27-24 skorla Chief'e karşı almıştı.

Buccaneers, en son 2003'te kazandığı Super Bowl'un ardından yeniden Vince Lombardi kupasını kaldırmak için deneyimli oyun kurucusu Brady'e güveniyor.

Genç yetenek yaşlı kurta karşı

NFL tarihinin en başarılı oyun kurucusu olan 43 yaşındaki Brady'nin 6 Super Bowl şampiyonluğu ve 4 Super Bowl "En Değerli Oyuncu" (MVP) rekorlarının yanı sıra, 3 tane de lig MVP ödülü bulunuyor.

21 yıllık kariyeri boyuncu 2 kere "Yılın En İyi Hücum Oyuncusu" ödülüne layık görülen Brady, NFL'de 4 sezon "sayı" (touchdown) ve 3 sezon da "en çok pas mesafesi" (passing yards) lideri olmuştu.

2000 yılındaki NFL Draft'ında 199'uncu sırada Patriots tarafından seçilen Brady, 2002-2005 arasında Patriots'a 4 yılda 3 şampiyonluk, 2015-2019 arasında da 5 yılda 3 şampiyonluk daha kazandırmıştı.

Bu yılki maç ile son 7 yılda 5'inci kez Super Bowl'da oynayacak Brady'nin karşısında ise Chiefs'in yetenekli ve genç oyun kurucusu Patrick Mahomes dikkati çekiyor.

Geçen yıl Chiefs'i Super Bowl zaferine taşıyan 24 yaşındaki Mahomes, NFL tarihinde bunu başaran en genç ikinci oyun kurucu olmuştu.

Ayrıca, Mahomes, geçen yıl Super Bowl'da MVP ödülüne layık görülürken, NFL tarihinde bu ödülü alan en genç oyuncu olma başarısını elde etmişti.

2018'de lig MVP'si ve "Yılın En İyi Hücum Oyuncusu" ödüllerine layık görülen Mahomes, söz konusu sezon "en çok pas sayısı" (passing touchdowns) lideri olmuştu.

NFL'in bu yılki normal sezonunda oyun kurucular arasında toplam 4 bin 740 yardlık pasla Mahomes 2'nci sırada yer alırken, Brady ise toplam 4 bin 633 yardlık pasla 3'üncü sırada geldi.

Normal sezonda Chiefs takımı toplam 6 bin 653 yard kaydederek bu alanda lider olurken, Buccaneers takımı ise toplam 6 bin 145 yardla 7'nci sırada kaldı.

4 Şubat 2021 Perşembe

''Super Bowl'u evde izleyin'' çağrısı

Beyaz Saray Sağlık Başdanışmanından "Bu yıl Super Bowl'u evde sadece ailenizle izleyin" çağrısı yapıldı. 

ABD Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü ve Başkan Joe Biden’ın Sağlık Başdanışmanı Dr. Anthony Fauci, pazar akşamı oynanacak Amerikan Futbolu Ligi'nin (NFL) şampiyonluk maçı Süper Bowl'a ilişkin "Bu yıl Super Bowl, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle evde sadece aile fertleriyle izlenmeli." uyarısında bulundu.

ABC Televizyonuna açıklama yapan Fauci, Kovid-19 salgını nedeniyle taraftarlara, "Süper Bowl maçı partileri çok eğlenceli olur ama şimdi bu salgında sırası değil." çağrısında bulundu.

Ülkede Şükran Günü, Noel Tatili gibi insanların bir araya geldiği tatil dönemlerinde salgının hızla arttığına işaret eden Fauci, "Süper Bowl da ABD’de çok önem verilen partiler düzenlenerek birlikte izlenilen bir maç ancak bu yıl Super Bowl, Kovid-19 nedeniyle evde sadece aile fertleriyle izlenmeli." diye konuştu.

ABD’de yılın en önemli spor olaylarından biri olarak değerlendirilen ve bu yıl 55. düzenlenecek NFL'nin şampiyonluk maçı Süper Bowl, 7 Şubat'ta Florida eyaletine bağlı Tampa şehrindeki Raymond James Stadı'nda oynanacak.

Worldometers'a göre, ABD'de Kovid-19 vaka sayısı 27 milyonu geçerken, can kaybı da 460 bine yaklaşmış bulunuyor.

2 Şubat 2021 Salı

En çok kazanan sporcular hangi "spor dalında" yarışıyor?

Spor ekonomisi açısından değerlendirme yaptığımız zaman dünyanın en çok kazanan sporcularının maaşlarının ilk kez bu denli düşme nedenini hepimiz biliyoruz. Hangi spor dalında, kim en çok kazanıyor beraber inceleyelim...

Dünyada en yüksek ücret alan 100 sporcu 2020 yılında toplamda 3.6 milyar dolar kazandı. Bu kazanç 2019 yılının %9 altında ve 2016 yılından beri en düşük maaş gelir düzeyi oldu. Geçtiğimiz yılda en fazla kazanan sporcu ünlü tenisçi Roger Federer olurken, 106 milyon dolarlık kazancı ile ilk kez Cristiano Ronaldo ve Lionel Messi ‘yi geride bıraktı. İki futbol ikonu da Avrupa futbol kulüplerindeki maaş indirimleri nedeniyle 2019 yılına göre 28 milyon dolar düşüşle son 12 ayda toplam 209 milyon dolar kazandılar.

Sporda en iyi ciro portföyüne sahip olan ünlü tenisçi Federer, araştırma şirketlerinin sporcu kazançlarını takip etmeye başladığı ilk yıl olan 1990'dan bu yana zirveye çıkan dokuzuncu sporcu oldu. Ayrıca Federer, dünyaca ünlü sponsorlarıyla kazanç anlamında ilk sıraya oturan ilk tenisçi olma özelliğini de taşıyor. Cristiano Ronaldo kendi "CR7" markası ve marka değerini hepimizin bildiği firmalardan sponsorluk için yaklaşık 45 milyon dolar kazanırken, Lionel Messi ise yine marka sponsorluklarıyla 32 milyon dolar kazandı.

"Artık spor dalı seçerken tenis branşını göz ardı etmeyin derim"

Turnuvalardan 3.4 milyon dolar kazanan Japon tenisçi Naomi Osaka dünyaca ünlü spor giyim firması, araç firması ve olimpiyat sponsorları ile birlikte 37 milyon dolar toplayan bir başka "rüya ciro oyuncusu" oldu. Tenis sporcusu dışında başka hiçbir spor dalında hiçbir kadın sporcu bu rekoru henüz kıramadı. Naomi Osaka, Maria Sharapova’nın 2015 yılında 29,7 milyon dolarlık rekorunu da kırmış oldu. Bu arada Osaka en çok kazanan 100 sporcu arasında 29. sırada yer alıyor. Osaka’nın başarısı ve dolayısıyla geliri tesadüf değil. 3 yaşında ailesiyle birlikte ABD’ye taşınan Osaka,  16 yaşında profesyonel bir tenisçi oldu ve dünyada 1 numara olan ilk Asyalı tenisçi ünvanını elinde bulunduruyor. Ayrıca Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları'nda Japonya’yı temsil edecek.

Osaka bir röportajında ise marka ekibini kendi misyonuna uygun olarak seçmenin gelişim için çok önemli olduğunun farkında olduğunu ifade etmişti. (Forbes)

Diğer spor dallarında durum nasıl?

Dünyada en çok kazanan diğer spor dallarına gelince basketbolda NBA sporcularını unutmayalım. NFL Ligi ise organizasyonların en az yapıldığı 2020 yılında sezonun yaza denk gelmesi nedeniyle pandemi etkisini lig olarak en iyi şekilde geçirdi diyebiliriz. Pandemide kriket ve Amerikan futbolu dışındaki hemen her spor 2020 yılında olumsuz etkilendi. Oyuncu kazançlarının lig bazında spor dallarına göre dağılımında basketbol, futbol, amerikan futbolu ve tenis branşları şeklinde sıralanıyor. Artık sporcuların gelir düzeylerini spor başarıları kadar marka etkileşimleriyle de belirleyici olduğunu bir kez daha görüyoruz diyebiliriz.

Kaynak : Seçkin Renklibay / TRT SPOR

19 Ocak 2021 Salı

Küresel Spor İzleyiciliğinde Yeni Boyutlar

Günümüzde, spor kitlesini etkinliklere dahil edebilme adına sporcular kadar, çağımıza uygun etkinlik planlamalarının da büyük payı var...

Dünya çapında milyarlarca insan için spor, günlük yaşamlarının dokusunun küresel kültürde yaşayan birleştirici bir güç konumunda.

Popüler kültürün çok az alanı insanları spor kadar yoğun bir şekilde etkileme gücüne sahip. Bu bağlamda ilginç bir örnek vermek isterim. Yapılan araştırmalarda insanların, yaşamları boyunca tahmini % 5'i dini inançlarını bile değiştirirken, yine araştırmalara göre İngiliz futbol taraftarlarının takım değiştirme oranı % 2'ye yakın. Taraftarların spora olan tutkularını buradan pay biçebilirsiniz. Bunu açıklayan tek bir neden var, o da taraftarların takımlar ve oyuncularla olan güçlü duygusal bağları....

Spor büyük bir olay ancak izleyiciler olmadan hiçbir şey ifade etmez. Spor hayranlarının değişen ihtiyaçlarının karşılanmasının sağlanması konusunda geleceği planlamak gerekiyor. Günümüzde akademisyenler, spor uzmanları, sponsorlar ve hayran kitleleri birlikte çalışarak, spor hayranlarının dünyasını değiştirmek ve ilgi çekici kılmak için çalışmaya ve planlamalar yapmaya devam ediyor. Çağımızda küresel sporlar kuşkusuz her zamankinden daha erişilebilir durumda. Hiç düşündük mü, acaba spor izleyiciliğinde ilgi neden doğuyor? Acaba hangi ligler, hangi kulüpler, organizasyonlar ve sporcular uluslararası taraftarlar arasında en çok ilgi uyandırıyor? Örneklerle konuyu biraz daha açalım. NFL takımlarının en iyi oyun kurucuları, ABD'de izleyici ilgisini domine ediyor.

Aslında araştırmalarda taraftarlara 40'tan fazla spor ligi ve müsabakaları ile 500'den fazla takım, kulüp ve sporcuya olan ilgileri sorulduğunda, küresel grupların spora yönelik ilgi alanlarındaki benzerlikleri ve farklılıkları ortaya çıkıyor. En çok izlenen spor organizasyonlarına bakıldığında, test edilen tüm ülkelerde en iyi oyunculara ve bireysel sporculara büyük ilgi gösteriliyor. Birçok sporsever tarafından ülkede en çok ilgi gören kesim, olimpik sporcular ve futbolcular gibi çeşitli dalların sporcuları olmuş.

Sporcuların, küresel anlamda spor izleyiciliği üzerine etkisi ve yine aynı sporcuların takımlar, ligler, yayın ortakları ve sponsorlara değer katma yönünden önemi görülmektedir. Bulgularla beraber, kişisel markalar geliştirmek isteyen ve isimlerini, imajlarını, popülaritelerini ve bağlantılarını yeni yatırımlar yapmak için kullanan sporcuların, küresel izleyici kitle eğilimini desteklediğini düşünüyorum.

Ülke bazlı ulusal ligler üzerinden örnekler vermek gerekirse, NFL ve NBA gibi profesyonel spor liglerinin küresel çapta izlenmesi, takımlarda bulunan favori sporcuların spor izleyicisi üzerindeki etkisini doğruluyor.

Spor izleyiciliği yönünde bir diğer araştırmayla, insanların artık küresel alandaki spor olaylarını evlerinden takip ettikleri ortaya çıkıyor. Peki, izleyicilere nasıl bir strateji belirlenmeli ki, onları tekrar tribünlere taşımak mümkün olsun? Pandemi, insanları evlere mahkum etse de bu sürecin sonrası için gelişecek senaryoları şimdiden planlamak gerek. Şu esnada, daha fazla hayran geliri elde etme amacıyla yeni stadyum teknolojilerine giden büyük yatırımlar da mevcut. 

İngiltere'de, spor alanlarının % 70'nin artık stadyum içi Wi-Fi ağları var. İzleyicileri çekmek için artık tek başına etkinlik yeterli olmuyor. Spor mekanlarının, kitleler için gerçekten benzersiz bir şey sunması bekleniyor.

Özetle, spora olan ilgi sporcular, kulüpler ve organizasyonel alanlarda çeşitlilik gösterirken, müsabaka alanlarına taraftar kitlesini artık vizyoner planlamalar yaparak çekebiliyorsunuz. Tabi ki sporcuların da etkisiyle, spor branşı fark etmeksizin yeni stratejiler belirlemenin, spor izleyiciliğine doğrudan etki yaratacağını düşünüyorum.

Kaynak : Seçkin Renklibay / TRT SPOR

2 Ocak 2021 Cumartesi

Sporun 'yeni' dijital dünyası ve 2021'e giriş

2020, sadece saha içinde değil saha dışında da sporun bileşenlerini etkiledi. Artık sporcu da "içeriğin kendisi" haline geldi, başrolde oldukları daha net biçimde görüldü. Spor İletişim Uzmanı Alican Keser sporda içeriğin değişimini yazdı.

Alican Keser / Spor İletişimi Uzmanı

Pearl Jam’in Do the Evolution şarkısındaki “Evrim bu, evrimi gerçekleştirelim” sözleri geride bıraktığımız yılı benim için özetliyor. Sadece benim için değil kitlesel ya da bireysel, hepimiz bir evrim geçiriyoruz. Alışkanlıklarımızı sorguladığımız; bazılarını zorunlu ve bazılarını da istekli değiştirdiğimiz bir süreç, evrim.


İşlerin kontrolden çıktığı 2020’de spor en çok etkilenen sektörlerden biri oldu. Gelir kayıpları, iptal edilen maçlar, karantinalar derken İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra spora en fazla darbe vurulan yıl oldu. Covid-19’la birlikte sporun saha dışına dair öne çıkan notlarını pazarlama, iletişim ve dijital dönüşüm odağı çevresinde toparlamaya çalıştım.

Aslında bu notların merkezine baktığımızda Covid-19 öncesinde başlayan değişimin salgınla beraber daha da hızlandığını görebilirsiniz. Dijitalleşen dünya ve Z jenerasyonunun yavaş yavaş sazı eline almasıyla spor kulüplerinin Fortnite, Netflix gibi yeni nesil eğlence unsurlarıyla rekabetinin kızıştığı, sporda aktivizmin öne çıktığı, seyircisizlik nedeniyle yeni gelir kalemleri yaratılan, içerik kuraklığında nostaljinin geri döndüğü ve içerik denizinde dikkati çekebilmenin en değerli olduğu günler yaşıyoruz. 

HER ŞEYİ DEĞİŞTİREN YIL: 2020

SAHA DIŞININ YÜKSELİŞİ

Sporu takip edenlerin daha çok görmek istediği içeriklerin başında insan hikayeleri ve saha dışındaki, sporun mutfağında yaşananlar geliyor. Z jenerasyonun saha dışına olan merakıyla birlikte belgeseller insan hikayelerinin yanında soyunma odalarına da girmeye başladı. Salgınla birlikte ortaya çıkan içerik kuraklığında ise The Last Dance hepimizin imdadına yetişti.

ESPN’in temmuzda yayınlamayı planladığı belgeseli salgınla birlikte mayıs ayına çekmesiyle birlikte çöldeki vahada volta atanlar olduk. Tek kanallı döneme dönüş gibiydi. Hep bir ağızdan bahsedilen tek bir içerik. Bu kadar kitlesel bir bekleyiş en son Dallas’ta olabilir. 

The Last Dance’in ardından Amazon yapımı All or Nothing: Tottenham Hotspur da saha dışında neler döndüğünü merak eden kitleler için bir yapım oldu. Tottenham’ın etkisi o kadar yüksek olmadı zira sporun geri döndüğü tarihte yayınlanmıştı. 

Yayın gelirlerinin sınırları zorladığı ve maçların tamamının izlenme oranının her geçen gün düştüğü günümüzde belgeseller ve perde arkası spor içerikleri artmaya devam edecek. Talep var ve yayın haklarından çok daha ucuz. 

Tam bu noktada Ryan Reynolds’ın kendisi gibi aktör Rob McElhenney’le birlikte Galler merkezli futbol kulübü Wrexham’ı alması spor içeriğine olan talebin etkisini de barındırıyor. Bir taraftar kulübü olan Wrexham’ı satın alma görüşmelerine zaman zaman Deadpool 3’ün setinden de katılan Reynolds’ın isteklerinden biri anlaşma sürecini kayıt altına almak ve kulüp hakkında ileride yayınlanacak belgeselde bu görüntüleri kullanmak olmuş. Elbette belgesel ve içerik için takım aldılar söylemi oldukça iddialı ama kendi prodüksiyon şirketi ve futbol takımı olan birinin karlı iş yapacağını söylemek zor değil. 

SAHNE SPORCULARIN 

Sosyal medyanın hayatımıza girmesi ve çift yönlü iletişime geçilmesi, sporculara olan ilginin artmasına sebep oldu. Bugüne kadar kulüpleri izin verdiği çerçevede ya da magazindeki sansasyonlarla anılan (Maguire gibi sansasyonu sevenler o yoldan da devam ediyor) sporcular, artık kendi içerik dağıtım kanallarından taraftarlara ulaşma fırsatı yakaladılar. 

Covid-19’un patlak vermesi ve sporun durmasıyla sahne tamamen sporculara kaldı. Sosyal medyada ürettikleri içeriklerle taraftarlara içerik sunan sporcular Covid-19 sürecinin kazananları oldu. Sıkılan sporcular taraftarlarla birebir etkileşime girmenin yanı sıra farklı içerikler paylaştılar. Leclerc’in F1 deneyimi, Agüero’nun Fifa 20’deki performansı ya da Alphonso Davies’in trollükleri spor içeriği ihtiyacımızı bir nebze de olsa karşıladı. 

Mayıs ayı başında yapılan bir araştırmada sporcuların sosyal medyada izlenme oranların %82 oranında artış göstermiş. Sporcuların yükselişiyle birlikte sosyal medyanın hakkını da verelim. Sadece sporcular değil, Premier Lig’in etkileşim oranları bir önceki yıla oranla daha az paylaşıma rağmen %146 oranında daha fazla olmuş. 

Bireysel sporcuların yükselişini gören ve stratejisini bu yöne çeviren Puma pandemi sürecinde NBA Draftı’nın bir numarası LaMelo Ball (ki seçilmeden önce) ve Brezilyalı yıldız Neymar ile anlaştığını duyurdu. LaMelo Ball’u geleceğe yapılan bir yatırım olarak görebilir, Neymar ise Facebook, Instagram ve Twitter’da toplam 256 milyon takipçisi ile Puma’ya hatırı sayılır bir görünüm sağladığı kesin. Sosyal medyanın her geçen gün etkisini arttırmasıyla karmaşık kulüp yapıları yerine sporcularla çalışmak markalar için daha mantıklı gözüküyor.

ESKİDEN YENİYİ YARATANLAR

Covid dönemindeki kuraklığın bir diğer getirisi de nostaljiye dönüş oldu. Ülkemizde bunu en iyi yapanın TRT Spor olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Eski müsabakalar ve maçları tekrar ekranına taşıyan TRT Spor, bu dönemin kazananlarından biri oldu. Elbette sadece ülkemizde değil, dünyanın dört bir yanında milyonlar nostaljinin rüzgarına kapıldı. FIFA Youtube hesabında #WorldCupAtHome başlığıyla paylaştığı içeriklerle eskiden yeni yaratmayı başardı. Guardian’ın As It Happened içeriği de geçmişte oynanan birçok müsabakayı canlıymış gibi aktardı. Milan’ın Barcelona’yı 4-0 yendiği maçın canlı! anlatımına buradan bakabilirsiniz. BBC de aynı süreçte ertelenen Tokyo 2020’nin yerine Londra 2012 ve Rio 2016’nın öne çıkan anlarını yayın akışına aldı.

SESİNİ DAHA YÜKSEK ÇIKARAN SPORCULAR

Sporcuların sosyal medyayı toplum faydası için kullanmaya başlaması seslerini daha yüksek ve organize çıkmasını sağladı. Sporcun hayatımızda olmadığı yılda, sporcular toplumun faydasını gözeten konularda sesini daha yüksek çıkardılar. 

George Floyd’un öldürülmesiyle başlayan BlackLivesMatter hareketine başta LeBron James olmak üzere birçok sporcu destek verdi. Naomi Osaka, Amerika Açık süresince yedi ayrı maça yedi ayrı maske ile çıktı. Her maskede de öldürülen yedi siyahinin adını yazıyordu. WNBA’in yıldızlarından Breanna Stewart da harekete destek veren isimler arasında yer aldı ve bu konuda farkındalık yaratmak için çalışma yapan bir diğer isim oldu. 

BlackLivesMatter’ın yanı sıra İngiliz futbolcu Marcus Rashford da toplum faydasına yaptığı çalışmalarla bu yılın öne çıkan isimlerinin başındaydı. Rashford başlattığı kampanya ile İngiliz hükümetinin iptal ettiği ücretsiz okul yemeğinin pandemi sürecinde tekrar okul çağındaki çocuklara dağıtılmasını sağladı.
Sporcuların toplum üzerindeki etkisini oldukça iyi gösteren bir araştırma geçtiğimiz günlerde ABD’de yayınlandı. Ankete katılanların %25’i Michael Jordan’ın aşı olması halinde kendilerinin de aşı olacağını ifade etmiş. LeBron James, Serena Willams ve Tom Brady gibi isimler listede Jordan’ı takip etmiş.

EĞLENCE VE SPOR BİRBİRİNE YAKLAŞTI

Pandemi sürecinin hızlandırdığı süreçlerden bir diğeri de spor ve eğlence sektörlerinin daha da yaklaşması oldu. Jay Z’nin sahip olduğu yetenek yönetim ajansı Roc Nation’ın spor uzantısı Roc Nation Sports’un spor dünyasından birçok isimle anlaşma yapması eğlence ve spor yönetiminin aynı paralelde hareket ettiğini bizlere gösteriyor. Ajans bünyesinde Kevin de Bruyne ve Marcus Rashford gibi isimler yer alıyor. Hollywood merkezli ICM’in spor yönetim ajansını satın almasıyla birlikte Beyonce ve Gareth Bale aynı ajans çatısı altında buluştu. Geride kalan yılda Creative Artist Agency (CAA) ve Wasserman gibi global ajanslar da sporda büyüme fırsatlarını kovalayanlar arasındaydı.

KAYBOLAN GELİRLER VE DİJİTALLEŞEN KULÜPLER

Z jenerasyonunun eğlenceye olan merakı ve seçme özgürlüğü futbol kulüplerini birer medya şirketi haline getirdi. Buna ek olarak da rekabet artık tamamen saha dışına taşındı. Konu taraftar kazanmanın ötesinde gençleri futbolun içinde tutma noktasında artık. Juventus Başkanı Agnelli'nin, "Rakibimiz artık diğer futbol kulüpleri değil, Fortnite ve PUBG" sözleri aslında sporun ve taraftarların geleceğine dair fikir veriyor. Spor ve eğlencenin birbiriyle yakınlaşması ve dijital kanallar sayesinde içerik dağıtım kolaylığı futbol kulüpleri için bir fırsat.

Fırsatı görerek değerlendirmeye koyulan Barcelona, Barça TV+ ile Premium üyelik seçeneğiyle taraftarlarına içerik üretmeye başladı. Sony ile işbirliği yaptılar ve yeni bir animasyon serisini 2021’de yayınlayacak. Eğlence ve spor sektörlerinin güzel bir örneği. Fenerbahçe de geçtiğimiz yıl dijital içeriğe önem veren kulüp oldu. Sarı-lacivertliler youtube katıl uygulaması ile dijitalleşmeyi gelire dönüştürmeyi de başardı. İngiliz kulübü Chelsea kurduğu Chelsea Digital Ventures ile dijitale yatırım yapmaya başladı. Kulüp hayata geçirdiği sağlıklı beslenme uygulaması Blue Fuel ve antrenman uygulaması Perfect Play ile ek gelir arayışına giren kulüplerden biriydi. Olimpik Marsilya da yıl içinde plak şirketi BMG ile bir anlaşma yaptı ve kendi plak şirketi OM Records'u kurduğunu açıkladı. Kulüp kurduğu plak şirketi ile rap, R&B ve pop müzik odağına alıyor ve başta Marsilya olmak üzere Fransa'daki sanatçılarla çalışmayı hedefliyor. Spor kulüpleri artık sadece spor kulübü değil. Odağına sporu alan birer marka haline geldiler. Buna ayak uyduran kulüpler için evrim daha kolay olacak. 

Odak süresinin azaldığı ve içerik alternatiflerinin çoğaldığı günümüzde taraftarların dikkatini çekmek daha da önem kazandı. Son 10 yılda oyunu hızlandırmak için değişiklik yapan beyzbol ve sosyal medyaya dair katı kurallarını esneten golfün ardından NFL de odağın önemine ve yeni nesil taraftarların dikkatini çekmeye çalışıyor. NFL, Wild Card Game'in, 10 Ocak tarihinde Nickelodeon'da yayınlanacağını duyurdu. NFL ve Nickelodeon'ın önceki işbirliğinden de NFL Rush Zone animasyon serisi ortaya çıkmıştı.
Yeni nesil taraftarlara ulaşmak için yeni bir yol olsa da bugünün potansiyel taraftarlarını kaybetmek, bir nesli kaybetme riski demek. Alternatiflerin çoğaldığı dönemde bir neslin kaybı da düşen izlenme oranları ve gelirler demek. 

SPOR GİRİŞİMLERİNE YATIRIM ARTACAK

Salgının etkisinin az hissedildiği dijital dünyanın girişimleri 2020’de büyük yatırımlar aldı. Egzersiz uygulaması Peloton, 2020’de en çok hızlı büyüyenlerinden oldu. Pandeminin etkisiyle %400’ün üzerinden büyüyen şirketin yatırımcıları arasında Beyonce ve Jay Z de bulunuyor. Evde kalınan sürenin en fazla yaradığı markalardan biri de aktivite takibi yapan Whoop geçen yıl 200 kişiyi işe alırken, değeri de 1.2 milyar dolara ulaştı.

Büyük bir evrim geçiren sporun saha dışını 2021’de de yeni mücadeleler ve fırsatlar bekliyor. Dijital içeriklerin yükselişine ilave, Netflix, Amazon gibi ulusal markaların yanı sıra ülkemizdeki Exxen ve Gain gibi platformların spora olan yatırımları daha da artacak. 

Dijital yayın platformları gelişen teknoloji ve 5G ile birlikte sporda yayın haklarına daha fazla talip olacak. Youtube, Amazon ve Facebook’un belli coğrafyalarda uyguladığı yayın hakları stratejisi daha global hale gelebilir. Ülkemizde yapılacak yeni yayın ihalesinde de yerel platformlar dijital haklar için ihaleye girebilir. TTF’nin yepyeni bir ihale ile gelirini ciddi oranda arttırma fırsatı var.

Odak sürelerinin kısaldığı günümüzde yayın haklarına ilaveten maç özetlerinin de satış fiyatları artacak. Futbol özelinde bakıldığında 90 dakikanın tek bir ekranla geçmediğini kabul edersek, 4 dakikalık özetler ve NBA’in uzman olduğu kolay tüketilen içerik “snack content” üretimi sporda artarak devam edecek. Eğlence ve sporun birbirine yakınlaşması devam edecek. Sporcular kulüplerinden çok daha büyük bir hayran kitlesine sahip olacak. Bu da onları birer influencer haline getirmeyi sürdürecek. 

Markalar ve spor kulüplerinin sosyal olaylara olan duyarlılığı artarak devam edecek. Salgının bize gösterdiği ve hayatlarımıza iyice soktuğu fayda pazarlaması ve fayda iletişimi artık spor paydaşları için alternatif olmaktan çıkıp zorunlu hale gelecek. 

Dijitalleşmeyle başlayan spordaki evrim ve değişen roller salgınla birlikte daha da hızlandı. Önümüzdeki yılda da aynı hızda evrim devam edecek. Ayak uyduranlar krizi fırsata çevirirken, gelenekselliğinde ödün vermeyenler 2021’in mağlupları olacak.

Kaynak : TRT SPOR

14 Ekim 2020 Çarşamba

Sporda dijitalleşme nereye gidiyor?

Dijital dünyanın önlenemez yükselişi sporu da derinden etkiledi. Hem sporcu bazında hem de organizasyon bazında sporda da büyük değişiklikler var. Peki bu dijitalleşme bizi nereye götürecek? Seçkin Renklibay yazdı.

Spor yıllardır farklı biçimlerde dolaylı ya da doğrudan tüm insanların hayatında küçümsenemeyecek bir yere sahip... Birçok bireyin farklı yollarla yaşadığı bu faaliyet bir sosyal olgu olmanın ötesinde günümüzde her yönüyle incelenmesi gereken bir endüstri haline çoktan geldi. 

Spor alanında branş farketmeksizin teknolojide meydana gelen değişimleri spor alanında da fazlasıyla görüyoruz ve göreceğiz. Gelişimin her alanda süreklilik arz ettiği dünyamızda yeniliklerden faydalanmak kaçınılmaz oldu. Spor ekonomisinin büyümesi ve hata oranının azaltılma gereksinimi, sporun tüm paydaşlarına getirdiği konfor alanı ve spor pazarlama süreçlerinin teknolojiyle birleşmesi gibi birçok neden sayabiliriz. Teknolojiden her alanda faydalanılırken getirdiği olanaklardan sporun yararlanmaması düşünülemezdi bile.

Spor alanında teknoloji özellikle popüler branşların etkisiyle gün yüzüne çıkarken sporun özüne ve doğasına zarar vermeden ancak modern yaşama da adapte edilmesi gerektiği düşünenlerdenim. Özellikle 2000 yılların başından itibaren spor organizasyonları ekonomik etkileri büyümeye başladıkça organizasyonlar sadece spor değil, eğlence olmaya başladı. Bunların sonucunda ise izleyicilere elverişli ortamların sunulması,izleyenlerin alana sadece spor müsabakası için değil iyi vakit geçirecekleri bir yer olarak görülmesini de sağladı.



Eğitim için gittiğim sistem takımı Ajax da maçlarında stadyumların çok amaçlı kullanımına uzun bir süre bizzat şahit oldum. Birçok toplantımız stadyumda yapıldı diyebilirim.Ayrıca restaurant, kulüp resmi satış ofisleri, kültürel etkinlikler alanı gibi birçok alanı içinde barındıran bir stadyum. Günümüzde salonların, stadyumların son teknoloji ekipmanlarıyla donatıldığı,nitelikli spor alanlarını ülkemizde de fazlasıyla görüyoruz. Teknolojiden yararlanmanın bu denli önemli hale gelmesi spor branşı her ne olursa olsun yapılan hataların büyük ekonomik zararlarının en aza indirilmesinin amacının da yolunu açmıştır. Özellikle futbol da çizgi teknolojisi,basketbolda son saniyerlerde atılan sayılar, bireysel spor branşlarında tenis de yine futboldaki benzer çizgi teknolojisi, karate,judo ve yüzme de saniyelerle hatta saliselerle mücadele etme sanırım teknolojiden yararlanma adına bir çok spor branşı için yeterli sebebi içinde barındırıyor diyebiliriz.Yüzmede kulaç gücü ve su altı kameralarla sporcu analizleri gibi bir çok örnek verebiliriz. Spor branşlarında video teknoloji sayesinde antrenörler sporcularını daha detaylı analizleri mümkün hale de getirdi.Bir çok sporcuya koçları yada analiz uzmanları devre arasında ve maç sırasında bile oyunculara geri bildirimlerini bu yöntemle sağlıyorlar.Sanırım teknolojinin iyi yönlerini kullanmak sporun sadece sahadaki sporcuların performanslarının belirleyici olması temel amaç oluyor.

Teknoloji sadece hataları bulmak için değil tabii ki…

Konuya sadece dijitalleşmenin sektördeki hataların azaltılması yönüyle bakmak da doğru değil.Spor yayıncılığında da elde edilen gelirlerin,gelir kalemleri arasında önemli yere sahip olduğunu unutmamak gerekir.Teknolojik imkanlar sayesinde spor branşı farketmeksizin dünyanın bir çok noktasında farklı kanallar aracılığıyla izlenmekte ve spor branşının marka değeri ve bilinirlik düzeyinin artışını da böylelikle sağlamaktadır. Dijital teknoloji sayesinde spor organizasyonları içeriklerini canlı olarak direkt aktarabiliyor ve bazı uluslararası spor federasyonları bunu Tv olmadan direk izleyiciyle buluşturuyor bile. Yayın organlarındaki çeşitlilik ile az izlenen spor branşlarına da artık yer veriliyor diyebiliriz.Bu konuda ülkemizden örnek vermem gerekirse TRT Spor2 kanalı ile amatör spor ve olimpiyatlara hazırlanan tüm branşların müsabakaları da yayınlanarak sektöre olumlu etkilerini görmekteyiz.Bu sayede spor kültürünün oluşması ve sporun alt yapısı anlamında çok faydalı buluyorum.

Sektörde dijitalleşmenin bir diğer etkisi de mobil biletleme alanında gerçekleşti.Ülkemizde de uygulanan bu sistem spor organizasyonlarında turnikelerden çoktan dijital ortamda akıllı cihazlardan giriş yapılıyor. Dijital bilet anlayışı tabi ki her açıdan güvenli olacaktır. Spor organizasyonalarına kimin geldiğinden ,kapılarda oluşacak yığılmaların da önünde geçti diyebiliriz. Bu alanda bir örnek vermem gerekirse IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi) oyunlar kitapçığında yer alan maddeye göre Tokyo 2020 yapılsaydı eğer katılımcı ülkelerin milli takımları ve heyetlerin akreditasyon süreçlerini mobil tanıma cihazı ve yüz tanıma sistemiyle spor alanlarına girişleri sağlanacaktı. Bu büyük spor organizasyonuna da bu özelliği umarım önümüzdeki sene bizzat yaşayarak göreceğiz.

Sporda dijitalleşmenin bir etkisi de giyilebilir teknoloji alanında kendini gösterdi.Önemli sporcuların yapmış oldukları sponsorluk anlaşmalarıyla giyilebilir teknolojin ivme kazanmasını sağladılar. Giyilebilir teknoloji demişken sporcuların antrenman ve branşa özgü müsabaka esnasında vücutlarına bağlanan cihazlar yöntemiyle performans değerleri ve genel anlamda sağlık değerleri kontrol edilebilir ve gelişimleri de takip altında diyebiliriz.Bildiğimiz branşların dışında Euroleage organizasyon birliği ve NFL olmak üzere giyilebilir teknolojiden taraftarın sporcuların performans grafiklerini takip edebilecekleri çalışmalara başladılar bile.Bu sayede teknolojik alt yapısına sahip tesislerde akıllı teknolojilerle sporcu verileri taraftarların akıllı cihazlarına anlık verilerle bilgi olarak düşecek ve etkileşimine yeni bir boyut getireceğe benziyor.

E-Spor

Konumuz sporda dijitalleşme ve spor endüstirisine etkileri ise getirdiği yenilikleri bakımından E-spora değinmek gerekiyor diye düşünüyorum. Ülkemizde de federasyon olarak 2 yıl önce kurulan E-spor federasyonu farklı spor branşlarının elektronik ortamda da popüler olduğunu bizlere gösterdi diyebiliriz. Uluslararası alanda bağlı olduğu kuruluş ise merkezi güney kore de bulunan uluslararası e spor birliği ve şu anda bildiğim kadarıyla 47 üyesi bulunmaktadır. Önümüzdeki dönemde ülkemizde de bu alan da spor ve teknoloji etkileşimini göreceğiz ve teknoloji ilerledikçe her branşta bir hayli gündemde olacağa benziyor.
Spor Pazarlamasında yeni yöntemler… 

Spor ve teknoloji etkileşimden bir örnek de spor pazarlaması boyutunda vermek isterim. Brezilya'nın ünlü futbol kulüplerinden Gremio yenilikçi bir fikir ile çeşitli havaalanlarına yerleştirilen otomat sistemleriyle su, bisküvi alır gibi takım forma satışlarını bu yöntemle gerçekleştiriyor. Forma satışlarında pratik pazarlamanın teknoloji ile etkileşimine iyi bir örnek gibi görünüyor. Tüm branşlar için ilham kaynağı olacağa benziyor. Spor da dijitalleşme konusu uzun uzun ve detaylarıyla ele almak gerekir çünkü muhtemelen gelişen teknoloji sayesinde yukarıda yazdıklarımızın yerini çoktan yeni versiyonları almış olacaktır. Spor da dijitalleşmenin bir örneğini de yönetici olarak görev aldığım spor kulüplerinde proje olarak başlatmış olmam ve bunu spor kongrelerinde paylaşmış olmak teknolojiye ne denli önem verdiğimi de gösteriyor. Yönetim alanında spor da dijitalleşme projemde özetle 24 farklı spor branşının 40000 a yakın tüm lisanslı sporcuların alt yapı dahil antrenman takip, müsabaka takip sakatlık süreçleri, alt yapı sporcuları için devamsızlık süreçleri gibi kulübe adım atar atmaz tüm adımların analizlerinin objektif değerlerle branş teknik heyetleri tarafından yapılabileceği bir projeyi yazılımcı ekiple aylarca süren çalışmayla başlatmış olmanın da ne denli faydalı olduğunu hala görüyorum. Özetle spor ve teknoloji gündemimizde hep olacağa benziyor.

Kaynak : Seçkin Renklibay / TRT SPOR


30 Temmuz 2020 Perşembe

Yıldızı çabuk sönen 9 sporcu

Onlardan çok daha fazlası bekleniyordu. Ancak rüyaları kısa sürdü. İşte yıldızı çabuk sönen 9 sporcu...  

HOLLY HOLM
‘Papazın Kızı’ lakabıyla tanınan Holm, Ronda Rousey’i mağlup eden ilk dövüşçü olarak tarihe geçti. 2015 yılındaki müsabakada rakibini kafasına attığı bir tekmeyle 48 saniyede nakavt eden Holm, Rousey’in müthiş serisine de nokta koydu. Altın kemeri kaybeden Rousey, o dönem ringlerin efsane ismiydi. Unvanın yeni sahibi Holm’ü ise boks sporunun sıkı takipçileri dışında pek fazla tanıyan yoktu. Kariyerine 33 galibiyet, 2 mağlubiyet ve 3 beraberlik ile nokta koyan Holm, 2002 ile 2013 yılları arasında üç farklı sıklette dünya şampiyonluğu kazandı. Holly’nin kapasitesinin geç yaşta ortaya çıkması karma dövüş sanatları açısından üzücü bir durum. Hem boksta hem de karma dövüş sanatlarında şampiyonluk kazanan Papazın Kızı, bunu başaran ilk sporcu oldu.Rousey’i mağlup ederek bir döneme nokta koyan Holm için 2016 yılı oldukça kötü geçti. İlk unvan koruma maçında Miesha Tate’e kaybeden Holm, bir hezimet de Valentina Shevchenko karşısında yaşadı.2017 yılında Germaine de Randamie ile karşılaşmak için tüy sıklete geçen Holm, kariyerinde beyaz bir sayfa açmak istiyordu.Motive olduğunu söylese de eski şampiyonun yerinde yeller esiyordu. Holm, 2015’te Rousey karşısında gelen tarihi zaferin ardından iki yıl boyunca çıktığı tüm büyük maçları kaybetti. Boks kariyerinde önemli bir kariyer inşa eden Holm, karma dövüş sanatlarında ise sadece tek bir büyük maçta ringden galip ayrıldı. O maç da tarihe geçti.
TIM TEBOW
Tim Tebow bir dönem beyzbolun en iyi oyuncuları arasında yer alıyordu.Kolej Ligi’ni en iyi oyuncusuna verilen Heismann Ödülü’nü kazanan Tebow, 2010 Draftları’nın ilk turunda Denver Broncos tarafından seçildi. Tebow’un profesyonel kariyerindeki ilk sezonu kötü sayılmazdı ancak asıl patlamayı ikinci sezonunda yaptı.Tebow’un oyun kurucu pozisyonuna geçtiği 5. Haftaya kadar takımının sadece tek galibiyeti vardı. Yeni pozisyonunda Broncos’u ayağa kaldıran genç oyuncu, sezon sonuna kadar takımının aldığı 7 galibiyette önemli rol oynadı. Orta saha oyuncusundan topu aldıktan sonra diz çökerek yönettiği hücumlarla imza hareketini yaratan Tebow’u taklit edenlerden biri de Lindsey Vonn’du.Tebow’un popülaritesi giderek artıyordu.2012 Play-off’larında Pittsburgh Steelers ile karşılaştıkları maçın uzatma anlarında Demaryius Thomas’a 80 yardlık touchdown pası veren Tebow, galibiyeti getiren isim oldu. Denver Broncos 6 sezon sonra ilk kez play-off’taydı. Bazı maçlarda tarihi performanslar ortaya koysa da sezon sonunda Tebow’un performansı kafalarda soru işareti yaratmıştı. Oyun kurucu pozisyonu için Peyton Manning ile anlaşan Denver, Tebow’u New York Jets’e takasladı. New York’ta sadece 1 sezon kalan Tebow’un bir sonraki durağı New England Patriots oldu. Sakatlıklarla boğuşan ve kariyerinin başında gösterdiği parlak performansları mumla aratan Tebow, 2015 yılında ise Philadelphia Eagles ile anlaştı. Philadelphia’da da tutunamayan Tebow, 28 yaşındayken ikinci lig takımı olan New York Mets ile anlaştı. Artık gözden düşse de Tim Tebow hala daha kariyerinin tek bir sezondan ibaret olmadığını göstermek istiyor.
DON LARSEN
Beyzbol Dünya Serileri her zaman büyük ilgi çekmiştir. 1956 yılında New York Yankees ile Brooklyn Dodgers son 10 yılda 6. Kez karşı karşıya geldi. 4 maç sonunda 2-2 eşitlik vardı.5. maçta Dodgers atıcı ace pozisyonunda Sal Maglie, Yankees ise Don Larsen ile başladı. O güne kadar her iki oyuncu da bardan ziyade höyükteki performanslarıyla biliniyordu. 5. maça damga vuran isim Larsen oldu. Yankees ile 5. Sezonunu geçiren yıldız oyuncu, kariyerinin zirvesindeydi.Larsen, o sezon daha önce ulaşılmamış istatistikler yakaladı.5. maçta Mickey Mantle gösterdiği üst düzey performansla Larsen’e yardımcı olan isimlerin başında geliyordu.Don Larsen, Dünya Serisi tarihine geçmişti. Maçın sonunda rakip takımdan Maglie de Larsen’i tebrik etmeye gelerek o dönemlerde pek de rastlanmayan olgun bir davranışa imza attı...Larsen’in efsanevi menajeri Casey Stangel’ın maç sonunda oyuncusunun kafasını adeta bir kediymiş gibi okşaması da dikkat çekiciydi.Sonbahar Klasiği olarak da bilinen Dünya Serisi’nde Yankees’i şampiyonluğa taşıyan Larsen, En Değerli Oyuncu Ödülü’nün de sahibi oldu.Beyzbolda bir başlangıç atıcısı oyundan çıktığı sırada takımı galip durumdaysa ve maçın sonunda da önünde hanesine ‘Win’ yani galibiyet yazılır. Larsen’in kariyerinde 81 galibiyet, 91 mağlubiyeti bulunuyor. Ama bu 91 yenilgi pek de önemli değil. Larsen tek bir maçla adını tarihe yazdırmayı başardı.
MICHAEL CARTER-WILLIAMS
Michael Carter-Williams bir dönem NBA’in en parlak genç yetenekleri arasında gösteriliyordu ancak işler pek de iyi gitmedi. Yine de NBA kariyerine yaptığı başlangıç dikkat çekiciydi.
Kolej Ligi’nde Syracuse ile 2 sezon geçiren Carter-Williams, Philadelphia 76ers tarafından 11. Sıradan seçildi. Giannis Antetokounmpo’nun 15. Sıradan seçildiğini düşünürsek Philadelphia’nın sonradan yaşayacağı pişmanlığın boyutunu daha iyi anlatabiliriz.NBA kariyerine iyi bir başlangıç yapan çaylak oyuncu, izleyenlere “Daha da üst sıralardan seçilebilirmiş” dedirtmeye başlamıştı.İlk maçında LeBron Jamesli şampiyon Miami Heat’in karşısına çıkan Carter-Williams, 22 sayı, 12 asist, 7 ribaund ve 9 top çalmayla şov yaptı ve takımını galibiyete taşıdı.Ve aynı şekilde devam etti. Doğu Konferansı’nda haftanın oyuncusu seçilen genç yıldız, sezonu da 16 virgül 7 sayı, 6 virgül 2 ribaund ve 6 virgül 3 asist ortalamalarıyla sezonun çaylağı olarak tamamladı. İstatistikleri etkileyici olsa da Carter-Williams’ın bir problemi vardı: şut yüzdesi. Sadece yüzde 26 ile üçlük atıyordu.Philadelphia, sezon ortasına doğru Carter-Williams’ı Milwaukee Bucks’a takasladı. Mükemmel başlangıcından sonra bir türlü istikrarı yakalayamayan 1991 doğumlu oyuncu, takım takım dolaşmaya başladı.

MICHU
Swansea City 2012 yazında Michu’yu transfer ettiğinde pek dikkat çekmemişti.2 Milyon Pound bedelle İspanyol ekibi Rayo Vallecano’dan kadroya katılmıştı.… son sezonunda La Liga’da 37 maçta 15 gol atan İspanyol oyuncu, daha önceki en iyi performansını İspanya İkinci Ligi’nde 6 gol atarak sergilemişti. Galler ekibinin beyaz formasını sırtına geçiren Michu, farklı bir kimliğe büründü...… Premier Lig’de 35 maçta 18, tüm kulvarlarda ise 43 maçta 22 kez ağları sarsan İspanyol forvet, Lig Kupası’nda mutlu sona ulaşan Swansea’nin kilit ismi oldu. Lig Kupası Britanya’da pek önemsenmese de Swansea tarihinin en büyük zaferiydi.Swansea, İspanya Milli Takımı’na da çağırılan forvetinin bedelini 30 milyon Pound olarak belirlese de yakın zamanda bunun bir hayal olduğunu anladı.İspanya Milli Takımı ile ilk ve tek maçını 2013’te Belarus’a karşı oynayan Michu, beklenen performansın çok uzağında kaldı. Sakatlıklar da yaşamaya başlayan forvet oyuncusu için Swansea’nin yüksek bedelli satış hayali suya düşüyordu.Bir sonraki sezon sadece 2 gol kaydeden Michu, kiralık olarak önce Napoli’nin, bir sonraki sezon da İspanya İkinci Lig ekibi Langreo’nun yolunu tuttu.Michu, kariyerinde pek fazla başarıya sahip olmasa da Swansea formasıyla Premier Lig’de geçirdiği tek sezonla iz bırakmayı başardı.
LEON SPINKS
1953 doğumlu Leon Spinks 1976 Montreal Olimpiyatları’nda hafif ağır sıklette altın madalyayı kazanarak dikkatleri üzerine çekti. 1977 yılında profesyonelliğe geçiş yapan Spinks, kariyerinin sekizinci maçında Muhammed Ali’nin karşısına çıktı. O dönem 36 yaşında olan Ali, maçın favorisiydi. Ali alçakgönüllü davranıyordu. Bazıları bahane ürettiğini düşünse de söyledikleri doğruydu. Genç ve enerjik Spinks, Ali’yi 15 round sonunda hakem kararıyla mağlup ederek Dünya Şampiyonu unvanını ele geçirdi.Yenilmesine rağmen Ali, rakibinin bu seviyede uzun süre kalabileceğine dair şüpheler taşıyordu.Ali haklıydı. İsmi geçen boksörlerden hiçbiri ile karşılaşmayan Spinks, Ali ile ikinci karşılaşmasında unvanını kaybetti. Kariyerinin ilk 8 maçında 7 galibiyet alan, Ali’yi hakem kararıyla deviren Spinks, kariyerini toplamda 26 galibiyet, 17 mağlubiyet ve 3 eşitlikle sonlandırdı.Ringlere çıkışıyla herkesi heyecanlandıran Spinks, hiçbir zaman potansiyelini kullanamadı.Ve gözden düşüşü hızlı oldu..
ROBERT GRIFFIN III
Kariyerinin başında Robert Griffin’in geleceği çok parlak görünüyordu. Washington Redskins tarafından 2012 NFL Draft’ında ikinci sıradan seçilen Griffin, kolej liginde sezonun en iyi oyuncusuna verilen Heisman Ödülü’nün de sahibi olmuştu.Griffin, NFL kariyerindeki ilk maçında ligin en iyi hücum oyuncusu seçilen Drew Breesli New Orleans Saints ile karşılaştı ve oyunu domine ederek takımını zafere taşıdı. 26 pasından 19’unda rakibe herhangi bir müdahale şansı vermeden başarılı olan Griffin, ikinci touchdown pasında 88 yard geçerek müthiş bir iş başardı. Toplamda paslarıyla 320 yard geçen genç yıldız, kendi de 42 yard koştu. Cam Newton bir yıl önce 422 yard kat etse de takımı kaybetmişti. Griffin kariyerinin ilk maçında 300 yard üzeri kat eden ve takımını zafere taşıyan ilk isim oldu. Griffin performansını aynı şekilde devam ettirdi ve o dönem bir oyuncunun başlangıç sezonunda elde ettiği en iyi pas yüzdesini tutturdu. Washington’ı play-off’a taşıdı ve Sezonun Çaylak Oyuncusu Ödülü’nün de sahibi oldu.Ancak play-off’larda sezonu kapatmasına sebep olan bir diz sakatlığı yaşadı.Sakatlıklar peş peşe geliyordu. Sağlıklı olduğunda çok etkili bir hücum silahına dönüşen Griffin, artık sadece pasör yönüyle takımına katkı vermeye çalışsa da bu özelliği yeterince iyi değildi. Önce kulübeye mahkum olan Griffin, ardından serbest bırakıldı ve 2017 yılında takımsız kaldı. 2018’de Baltimore formasıyla NFL’e dönse de yedek oyuncu rolünden fazlasını alamadı.… ve NFL’in yıldızı çabuk sönen isimleri arasına adını yazdırdı.
JEREMY LIN
Jeremy Lin’in 2012 yılında New York Knicks formasını giymeye başlaması Mike D’Antoni’nin o dönem pek fazla seçeneği olmamasından kaynaklanıyordu.Profesyonel kariyerinin başlangıcında Lin’den beklentiler pek yüksek değildi. 1954’ten beri NBA’de forma giyen ilk Harvard çıkışlı oyuncu olan Lin, 2010 NBA Draftlarına katılsa da seçilemedi. NBA’de önce Golden State formasını giyen Tayland asıllı oyuncu, bir sonraki deneyimi için New York’un yolunu tuttu. New York Knicks’te oyun kurucu rotasyonunda 4. Sırada bulunan Lin, önce Gelişim Ligi’ne yollandı. Takımda üst üste sakatlıklar yaşanınca tekrar geri çağırılan Lin, aradığı şansı New Jersey Nets karşısında buldu.Bençten gelen ve 25 sayı, 5 ribaund, 7 asistle oynayan Lin, takımına galibiyeti getiren isim oldu. Bir sonraki maçta Utah karşısında ilk kez ilk 5 başlayan Tayland asıllı oyuncu, 28 sayı kaydetti ve arkasına bakmadan devam etti. Kobe Bryantlı Lakers potasına 38 sayı yollayan Lin, Toronto karşısında 27 sayı, 11 asistle yıldızlaşırken maçı kazandıran buzzer-beater’a da imzasını attı.Lin’in beklenmeyen katkısıyla şaha kalkan Knicks, üst üste 7 galibiyet aldı. Genç oyun kurucu, takımıyla çıktığı ilk 10 maçta 25 sayı, 9 asist ortalamalarıyla tüm dikkatleri üzerine çekti.Beklenmedik formuyla takımı ateşleyen Lin, yıllardır başarıya hasret kalan Knicks organizasyonunu heyecanlandırmıştı. İngilizce de ‘insanity’ yani çılgınlık anlamına gelen kelime artık ‘Linsanity’ olmuştu.Böyle bir başlangıcı Lin de beklemiyordu.Pek de fazla sürdüremedi. İlk 10 maçının 9’unda 20 ve üzeri skor üreten Lin, sezonun geri kalanında bunu sadece 2 kez başarabildi.Sezon sonunda Knicks oyuncusunun Houston’a gitmesine izin verdi. Houston’da da kalıcı olamayan Lin, istikrarı yakalayamamıştı.Her şeye rağmen Lin fena bir oyun kurucu değil. Düşük seviye takımların ilk seçeneği, şampiyonluk adaylarının ise yedeği olabilir ki bunu Toronto ile NBA şampiyonluğu kazanarak kanıtladı ve bu başarıya ulaşan ilk Asya asıllı Amerikalı oyuncu oldu.Toronto’da fazla süre almasa da şampiyonluk sevinci yaşayan Lin, 2019 yılında Çin Ligi’nin yolunu tuttu. Lin artık New York’taki doludizgin günlerinin çok uzağında.
BUSTER DOUGLAS
1990’ların başında Mike Tyson’ı durdurabilecek biri yoktu. 1.78 boyuyla ve peltek konuşmasıyla oldukça tehditkar olan Tyson, ringlerin 1 numarasıydı.Gelmiş geçmiş en genç ağırsıklet şampiyonu olan Tyson, bu başarıya ulaşırken hiçbir şüpheye yer bırakmamıştı. Trevor Berbick, Larry Holmes, Michael Spinks ve Frank Bruno gibi isimlerin hepsi etkileyici performanslara ve galibiyet yüzdelerine sahip olsa da Mike Tyson karşısında uzun süre ayakta kalamamışlardı.Ancak James ‘Buster’ Douglas’ın Tyson’a direnebileceği düşünülüyordu. 32 müsabakada 28 galibiyet ve 18 nakavtla Tyson’ın karşısına çıkan Douglas, rakibinden 6 yaş daha gençti. 1 metre 92 cm boyuyla namağlup şampiyondan oldukça uzun olsa da Tyson bu durumu her daim avantaja çevirmeyi başarmıştı.The Mirage gazinosu bu maç için bahis açma riskini göze alan tek yerdi ve Douglas galibiyetine 1’e 42 gibi inanılmaz bir oran veriyorlardı.Mike Tyson, mentoru olan Cus D’Amato’nun ölümünden sonra sahada daha agresif bir görüntü çiziyordu ve genelde erken nakavtlarla işi bitirmek istiyordu.Tyson maçları kısa sürse de izleyenleri yaşattığı heyecanla boksa doyuruyordu ancak bu kez işler farklıydı. Douglas’ın uzun sol direkleri Tyson’ın yüzünü şişirmişti. Rakibinden 2 kat fazla yumruk indiren Douglas, 243 vuruşunun yarısından fazlasında hedefi tutturmuştu.Bu mağlubiyet Demir Mike için bir yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Geri dönmeyi başaran Tyson, birkaç yıl sonra dünya şampiyonu unvanını tekrar aldı. Douglas ise ilk unvan koruma maçında Evander Holyfield karşısında üçüncü raundda nakavt oldu.Bu maçın ardından emekli olan Douglas, bir dönem geri dönse de asla Tyson’ı devirip dünya şampiyonu olduğu seviyeye yaklaşamadı.
Kaynak : TRT SPOR

7 Temmuz 2020 Salı

503 milyon dolara 10 yıllık sözleşme

Amerikan Futbolu Ligi (NFL) takımlarından Kansas City Chiefs, oyun kurucusu Patrick Mahomes ile 10 yıllık sözleşme imzaladı.

Şubat ayında oynanan Super Bowl'da, San Francisco 49ers'ı 31-20'lik skorla yenerek 50 yıl sonra şampiyonluğa ulaşan Kansas City Chiefs, 24 yaşındaki yıldızı Mahomes'i 10 yıllık sözleşmeyle takımda tuttu.
Mahomes, bonuslarla birlikte 503 milyon dolarlık sözleşmeye imza atarken, bu Kuzey Amerika takım sporlarındaki en pahalı mukavele olarak tarihe geçti.
Takımının başarısında büyük rol oynayan Mahomes, NFL tarihinde Super Bowl şampiyonluğunu ve en değerli oyuncu (MVP) ödülünü kazanan en genç oyun kurucu olarak tarihe geçmişti.

18 Mayıs 2020 Pazartesi

Bir 'duran top' analizi

2010 Dünya Kupası'nda her 61 kornerde bir, 2014 Dünya Kupası'nda her 36 kornerde bir, 2018 Dünya Kupası'nda ise her 29 kornerde bir gol oldu. Bu yüzden duran toplar önem sırasında 1. sırada olmalı artık. Peki bunu biz nasıl yapacağız?

İngiltere Championship takımlarından Leeds United'da menajer Marcelo Bielsa, korona sürecinde evde duran ekibine özel bir görev verdi. Avrupa'nın 5 büyük liginde atılan tüm duran top gollerini ve yapılan duran top organizasyonlarını analiz etmek. Bielsa hem kendi duran toplarını daha verimli nasıl kullanacağını hem de karşılaşabileceği potansiyel duran top tehlikelerine karşı nasıl önlem alacağını planlamak istiyor. Bielsa'ya göre takımının en zayıf yönü her iki taraftan da duran toplar.

2018 Dünya 'duran top' Kupası
Takımının boy ortalamasının kısa olması da bu durum için bir etken tabii. Bielsa, Şili ve Bilbao gibi dikkat çektiği dönemlerinde yüksek tempolu, hızlı geçişli ve topun hareketine ayak uyduran oyuncular üzerine bir kurguya sahipti. Ancak futbol değişti. Her zaman mükemmele yaklaşmaya çalışan Bielsa da bunun farkında. Günümüz futbolunda duran toplarda zaaf gösterirseniz cezasını çekersiniz. Bunu en yakından 2018 Dünya Kupası'nda gördük. 2010 Dünya Kupası'nda her 61 kornerde bir gol olmuştu. 2014 Dünya Kupası'nda ise her 36 kornerde bir tanesi gol oldu. 2018 Dünya Kupası'nda geldiğimizde oran gittikçe düştü; her 29 kornerde bir gol!
Amerikan Futbolu ve basketbol taktikleri
Turnuvanın yarı finalisti İngiltere 4 duran top golü attı. En son 2010 yılında bir duran toptan gol attıklarını düşününce ciddi bir gösterge. Bunda en önemli pay 2017 yılında teknik ekibe katılan Allan Russell'da. 'Hücum antrenörü' olarak görev yapan Russell kariyerini ABD'de bitirmiş ve orada tanıştığı Amerikan Futbolu ile bambaşka bir evren keşfetmişti. Belki bilirsiniz, Amerikan Futbolu'nda takımlar sahada iki ayrı ekibe ayrılır; savunmacılar ve hücumcular. Bu da iki ayrı bölge için ayrı taktik çalışmayı gerektirir. Ve böylece bölgesel taktik konusunda uzmanlaşırlar. Russell'ın fark ettiği de buydu: 'Bölgesel taktik uzmanlığı'. Fikir Southgate'in de aklına yattı. Çünkü o da sıkı bir NFL hayranıydı. Russell'ı göreve aldığı sene NFL takımı Seattle Seahawks'ı ziyaret ederek taktik toplantılara katılmıştı. İngiliz menajer bu çalışmalara NBA sosu da ekledi. Southgate'e göre basketboldaki dar alan oyunu ve herkesin durduğu anda 3'lü setlerle kurgulanan alan değişimleri korner organizasyonları için ilham vericiydi. Dünya Kupası'nda İngiltere'den attığı gollerde bu çalışmaları sıkça gördük. Premier Lig'de de her maç görmek mümkün.

İstatistiklere göre duran toplar hala önemsiz
Bazı istatistik verilerine göre duran topların toplam gollere oranı hala düşük. Hatta sezonlar ilerledikçe duran topla gol bulma oranının, toplam gol oranı içerisindeki değeri de düşüyor. Ancak 'ortalama' hesabına göre belirlenen bu durum bazı şeyleri söylemiyor. Buyurgan rakiplerine karşı oynayan takımların atacağı duran top golüyle maç kazanması ve bu kazanımın onları ligde tutması/Avrupa potasına sokması, çok saygı duyduğum istatistik için değersiz bir durum. Ancak futbol için çok değerli. İstatistiklere bakışım şöyledir: Rakamlar bize gideceğimiz yolu gösterirler ve genelde haklı çıkarlar. Ama haksız çıktıkları anlar, varacağımız yeri belirler.
İki efsanenin duran toplar üzerine kısa sohbeti
Hollandalı futbol efsanesi Marco van Basten, 2018 Dünya Kupası'nın taktiksel analizini yapan ekipteydi. Bir toplantı sırasında önüne gelen rakamlara bakınca şaşkın bir şekilde şöyle söylemişti: "Bizim zamanımızda duran toplara çalışmak için çok fazla vakit harcanmazdı. 5 ya da 10 dakika... Şimdilerde bu işlere çok fazla kafa yoruyorlar..." Aynı ekipteki Brezilya efsanesi Carlos Alberto Pereira ise şöyle cevap vermişti: "Çünkü duran toplar çok özel bir fırsat sunuyor. Bir sürü futbolcuyu ceza alanına sokabiliyorsun. Hem de önceden defalarca çalışabileceğin bir şey için..."

Türkiye'de duran top taktikleri bilen futbolcular var mı?
Ülkemizdeki altyapılarda futbolcu adaylarına duran toplara dair herhangi bir özel çalışma yaptırmıyorlar. Bu yüzden o adaylar birer futbolcu olduklarında duran top taktiksel bilgileri olmadan sahaya çıkıyorlar. Pragmatist düşünce olarak iyi bir duran top sistemi kuran takımlar bunu avantaja çevirecek ve bol bol gol bulacaklardır. Ancak mantıklı olan; akademilerde bölgesel taktik çalışmalar yapmak ve bunun için bölgesel antrenörlük modeline geçerek duran top kullanmayı da savunmayı da bilen futbolcular yetiştirmektir.

Duran topta uzmanlaşmak için önce antrenör yetiştirmeliyiz
Pragmatizm bugün maç kazandırır ama geleceği kurgulamaz. Her zaman söylediğim gibi bizim günü değil geleceği kurgulamamız lazım. Futbol teorisi üretmeliyiz ki daha sonra geleceği kurtaralım. Düşünün; son dönemde mükemmel bir Milli Takımımız var ve EURO 2020 elemelerinde akan oyunda gol yemedi. Fakat buna karşın tüm gollerini duran toptan yedi! Daha mükemmel olmak için işe, akademilerde duran toptan gol atmayı ve gol yememeyi öğreterek başlamamız lazım. Peki bunu nasıl yapacağız? Herhangi bir Türk antrenör ABD'ye gidip NFL ya da NBA izleyerek taktik hazırlar mı? Pek ümitvar değilim. O yüzden çözümün ilk ayağı antrenör yetiştirmek olmalıdır. TFF bir an önce antrenör lisanslama sistemini değiştirmeli, antrenörlüğü 'eski futbolcuların iş bulma alanı' olmaktan çıkarıp Avrupa standartlarına kavuşturmalı. Sonrası mı? Sonrasını konuşmak için bile henüz erken. Kat etmemiz gereken çok yol var. Baksanıza daha duran toplardan başladık...
Kaynak: TRTSPOR / Serkan Akkoyun