Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!
Ziraat Türkiye Kupası B Grubu ilk maçında Kasımpaşa'yı deplasmanda 3-0 mağlup eden Fenerbahçe, kupaya 3 puanla başladı. Sarı-lacivertli ekip, bu sezon resmi maçlardaki en erken golünü attı.
Jose Mourinho'nun ekibi Fenerbahçe, Ziraat Türkiye Kupası B Grubu ilk maçında Taner Yapağıcı'nın yönetimindeki Kasımpaşa'yı deplasmanda 3-0 mağlup etti.
Recep Tayyip Erdoğan Stadyumu'nda oynanan ve hakem Kadir Sağlam'ın
yönettiği maçta sahaya U19 ağırlıklı bir kadroya çıkan Kasımpaşa'ya
karşı zorlanmayan Fenerbahçe'nin gollerini 2. dakikada Youssef
En-Nesyri, 27. dakikada Yusuf Akçiçek ve 45+1'de Bartuğ Elmaz kaydetti.
Bu sonuçla birlikte Fenerbahçe grubun ilk maçları sonrasında 3 puanla
ikinci sıraya yükselirken, 0 puanda kalan Kasımpaşa beşinci sırada yer
aldı.
Grubun bir sonraki maç haftasında Fenerbahçe evinde
Erzurumspor FK'yi ağırlarken, Kasımpaşa deplasmanda İstanbulspor ile
karşılaşacak.
MAÇTAN DAKİKALAR
2. dakikada Fenerbahçe
öne geçti. İrfan Can Kahveci'nin ara pasıyla ceza sahası içi sağ
çaprazda topla buluşan Cenk Tosun, son çizgiye indikten sonra ortasını
yaptı. En Nesyri'nin altıpasın içinden yaptığı kafa vuruşunda meşin
yuvarlak filelerle buluştu: 0-1.
27. dakikada sarı-lacivertli
takım farkı 2'ye çıkardı. İrfan Can Kahveci'nin ceza sahası dışı sağ
çaprazdan kullandığı serbest vuruşta savunmadan seken topu Mert Müldür,
kafayla Yusuf Akçiçek ile buluşturdu. Yusuf, kale sahası önünde göğsüyle
düzelttikten sonra yaptığı vuruşta meşin yuvarlağı ağlara gönderdi:
0-2.
45+1. dakikada konuk ekip üçüncü golü buldu. İrfan Can'ın
soldan ortasında savunmanın uzaklaştırmak istediği top, Bartuğ Elmaz'ın
önüne düştü. Bu oyuncunun penaltı noktasının biraz gerisinde bekletmeden
çıkardığı şutta meşin yuvarlak filelere gitti: 0-3.
Fenerbahçe, müsabakanın ilk yarısını 3-0 önde tamamladı.
İkinci
yarıda her iki takım da yakaladığı pozisyonları değerlendiremedi ve
sarı-lacivertli ekip, karşılaşmadan 3-0 galip ayrıldı.
Stat: Recep Tayyip Erdoğan
Hakemler: Kadir Sağlam, Anıl Usta, Murat Ergin Gözütok
Kasımpaşa:
Ali Emre Yanar, Taylan Utku Aydın, Yunus Emre Atakaya, Berkay
Muratoğlu, Adnan Aktaş, Beraat Doğan Yıldız, Yaman Suakar (Dk. 88 Kaan
Doğan), Yusuf İnci (Dk. 76 Dağhan Erdoğan), Emirhan Yiğit (Dk. 88
Muhammed Ayeş), Sarp Yavrucu (Dk. 87 Bünyamin Çetinkaya), Sinan Alkaş
(Dk. 70 Aras Özden)
Fenerbahçe: Ertuğrul Çetin,
Mert Müldür (Dk. 80 Muharrem Cizgili), Çağlar Söyüncü (Dk. 71 Amrabat),
Yusuf Akçiçek, Osayi-Samuel, İrfan Can Kahveci, Bartuğ Elmaz, Szymanski
(Dk. 46 Mert Hakan Yandaş), Kostic (Dk. 46 Levent Mercan), Cenk Tosun,
En Nesyri (Dk. 62 Cengiz Ünder)
Goller: Dk. 2 En Nesyri, Dk. 27 Yusuf Akçiçek, Dk. 45+1 Bartuğ Elmaz (Fenerbahçe)
Eczacıbaşı Dynavit, 2025 CEV Şampiyonlar Ligi B Grubu beşinci maçında
deplasmanda Sırbistan'ın Tent Obrenovac takımını 3-1 (21-25, 25-10,
25-16, 25-22) mağlup etti.
Şampiyonlar Ligi'nde 5'te 5 yapan ve
gruptan çıkmayı garantileyen Eczacıbaşı Dynavit'te karşılaşmanın
oyuncusu Kathryn Boden seçildi.
Amerikan Basketbol Ligi'nde (NBA) Cleveland Cavaliers, Oklahoma City Thunder'ı
129-122 yenerek rakibinin 15 maçlık galibiyet serisini bitirdi.
NBA'de 8 maç yapıldı. Konferanslarının zirvesinde bulunan iki takımın
mücadelesinde Cavaliers, Thunder karşısında Jarrett Allen'ın 25 sayı, 11
ribaunt, 6 asist ve Evan Mobley'nin 21 sayı, 10 ribaunt, 7 asistlik
performanslarıyla galip geldi.
Art arda 11, sezonun 32.
galibiyetini alan ev sahibi Cavaliers'ta Darius Garland 18 ve Max Strus 17
sayılık katkı sağladı.
Uzun galibiyet serisi sona eren Thunder'da
ise Shai Gilgeous-Alexander'ın 31 sayı, 5 ribaunt, 4 asist ve Jalen
Williams'ın 25 sayı, 5 ribaunt, 9 asistlik performansları, sezonun 6.
mağlubiyetini engelleyemedi.
Cleveland Cavaliers 36. maçında 32. galibiyetini alırken Oklahoma City Thunder 36. maçında 6. mağlubiyetini yaşadı.
Adem Bona'dan 2 sayı, 3 ribaunt, 2 asist, 3 blok
Milli basketbolcu Adem Bona'nın forma giydiği Philadelphia 76ers,
sahasında Washington Wizards'ı 109-103 yendi.
Sezonun 15.
galibiyetini elde eden 76ers'ta Tyrese Maxey 29, Guerschon Yabusele 21 sayı
üretti. Adem Bona ise yaklaşık 14 dakika süre aldığı mücadeleyi 2 sayı, 3
ribaunt, 2 asist ve 3 blokla tamamladı.
Doğu Konferansı sonuncusu
Wizards'ta Jared Butler'ın 26 ve Corey Kispert'ın 23 sayısı, sezonun 29.
yenilgisini önleyemedi.
Sonuçlar
Philadelphia
76ers-Washington Wizards: 109-103
Indiana Pacers-Chicago Bulls:
129-113
Cleveland Cavaliers-Oklahoma City Thunder: 129-122
New
York Knicks-Toronto Raptors: 112-98
Brooklyn Nets-Detroit Pistons:
98-113
New Orleans Pelicans-Portland Trail Blazers: 100-119
Galatasaray, Ziraat Türkiye Kupası'nda RAMS Başakşehir'i ağırladı. Gol düellosuna sahne olan mücadele 2-2'lik eşitlikle bitti. Sarı-kırmızı ekip, Batshuayi ile 90+7'de kazanılan penaltıyı gole çeviremedi. Başakşehir, maçı 10 kişi tamamladı.
Ziraat Türkiye Kupası C Grubu ilk hafta maçında Galatasaray, sahasında Başakşehir ile karşı karşıya geldi. RAMS Park'taki mücadelede kazanan çıkmadı ve mücadele 2-2 sona erdi.
Başakşehir, 35. dakikada Deniz Türüç ile öne geçti. Galatasaray, 51.
dakikada Davinson Sanchez ile eşitliği buldu. Başakşehir, 53. dakikada
Krzysztof Piatek'in attığı golle bir kez daha öne geçti. Galatasaray,
74'te Abdülkerim Bardakcı'nın attığı golle sahadan 2-2'lik eşitlikle
ayrıldı.
Galatasaray'da Michy Batshuayi, 90+7'de kullandığı penaltıda kaleci Muhammed Şengezer'i geçemedi.
Başakşehir, Onur Ergün'ün 86'da kırmızı kart görmesinin ardından mücadeleyi 10 kişi tamamladı.
Bu sonucun ardından iki takım da Türkiye Kupası'na birer puanla başladı.
LİGDE RAKİP OLACAKLAR
Galatasaray ve Başakşehir, 12 Ocak Pazar günü Başakşehir Fatih Terim Stadyumu'nda bu kez lig maçında karşı karşıya gelecek.
Galatasaray, kupada bir sonraki haftada Boluspor ile deplasmanda karşı
karşıya gelecek. Başakşehir, sahasında Çorum FK'yi ağırlayacak.
MAÇTAN DAKİKALAR
22. dakikada Berkan
Kutlu orta alandan taşıdığı topu ceza sahası dışında sol çaprazdaki
Kerem Demirbay'a çıkardı. Kerem'in uzak mesafeden vuruşunda Muhammed
Şengezer'in sektirdiği meşin yuvarlak Batshuayi'ye çarptı ve kalecide
kaldı.
24. dakikada Galatasaray atağında Yusuf Demir'in sağ
kanattan ceza sahasına girer girmez uzak köşeye yaptığı vuruşta top az
farkla direğin yanından auta çıktı.
31. dakikada Başakşehir'de
Kemen'in kaptırdığı topun ardından ceza yayının gerisinde meşin
yuvarlağı önüne alan Berkan Kutlu'nun kaleyi cepheden gören noktadan
şutunda kaleci Muhammed Şengezer, soluna gelen topu uzanarak çıkardı.
35.
dakikada RAMS Başakşehir golü buldu. Piatek'in pasıyla sol kanatta
topla buluşan Lima'nın arka direğe yaptığı ortaya iyi yükselen Deniz
Türüç, kafayla meşin yuvarlağı filelere gönderdi: 0-1.
38. dakikada Başakşehir ikinci gole çok yaklaştı. Kemen'in ceza sahası
dışından çektiği sert şutta Günay'dan dönen top, penaltı noktası
yakınında Piatek'in önünde kaldı. Oyuncunun, yakın mesafeden yaptığı
vuruşta kaleci Günay Güvenç, meşin yuvarlağı bu kez ayaklarıyla çıkardı
ve net pozisyonda gole izin vermedi.
Başakşehir, maçın ilk yarısını 1-0 önde tamamladı.
51.
dakikada Galatasaray beraberliği yakaladı. Ceza sahasının sağ önünden
Mertens'in kullandığı serbest vuruşta ceza alanında topa kafayla dokunan
Sanchez, meşin yuvarlağı uzak köşeden ağlarla buluşturdu: 1-1.
53.
dakikada Başakşehir bir kez daha öne geçti. Sağ kanattan içeriye giren
Figueiredo'nun ceza sahası yan çizgisinin üzerinden arka direğe yaptığı
ortada topa uçarak kafayla vuran Piatek, kaleci Günay Güvenç'in solundan
meşin yuvarlağı filelere gönderdi: 1-2.
74.
dakikada oyuna yeniden denge geldi. Hızlı kullanılan serbest vuruşta
Sallai'nin sağ kanattan kale önüne yaptığı ortada Batshuayi'nin ön
direkte kafayla dokunduğu topu, kaleci Muhammed Şengezer çeldi. Meşin
yuvarlağı önünde bulan Abdülkerim Bardakcı, boş pozisyonda topu ağlarla
buluşturdu: 2-2.
90+5. dakikada Galatasaray penaltı
kazandı. Jakobs'un pasıyla ceza sahası sol çaprazında topla buluşan
Sara, Ömer Ali Şahiner'in müdahalesiyle yerde kalırken hakem Ali
Şansalan penaltı noktasını gösterdi.
90+7. dakikada
kullanılan penaltıda topun başına geçen Batshuayi'nin vuruşunda kaleci
Muhammed Şengezer, sağına gelen meşin yuvarlağı uzanarak kornere çeldi.
Karşılaşma 2-2 sona erdi.
Stat: RAMS Park
Hakemler: Ali Şansalan, Mustafa Savranlar, Osman Gökhan Bilir
Fenerbahçe Başkanımız Ali Y. Koç, Türk futbolunda yaşanan gelişmeler hakkında çok önemli açıklamalarda bulundu.
Ziraat Türkiye Kupası'na katılma kararını da açıklayan Başkan Ali Koç, futbol takımının transfer planlamaları ve son dönemde Fenerbahçe'nin stadında yaşananlarla ilgili de konuştu.
Basın toplantısını YDK Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri de takip etti.
“Yeni yılınızı kutlar; sağlık, huzur, mutluluk içinde, ülkemizin
refahının, birlik ve beraberliğinin arttığı; Türk futbolunda da hem ülke
olarak yurt dışında başarıdan başarıya koştuğumuz, ondan daha da
önemlisi yurt içinde adı adım adil rekabet ortamına koştuğumuz bir yıl
olmasını hepiniz için canıgönülden temenni ediyorum.
Bugün ana konumuz, demin de ifade edildiği gibi son dönemlerde
yaşananlar, özellikle mabedimizde yaşananlar, sosyal medya ve taraftar
nezdinde geldiğimiz nokta, Türkiye Kupası’yla ilgili kararımız, bu
karara nasıl geldiğimizi, 2 Nisan’dan beri neler yaşandığını, bununla
beraber hak, hukuk, adalet konularında bazı örnekler vererek ‘Adalet
mülkün temeli midir, değil midir?’ sorusunu sizlerin de kendinize
sormanızı Türk futbolu için amaç diyorum.
İSLAM ÇUPİ’NİN İŞARET ETTİĞİ GİBİ, FENERBAHÇE’NİN ADI KONMAYAN BÜYÜKLÜĞÜ, GÜÇLÜ VE BAĞIMSIZ KARAKTERİNDEN GELMEKTEDİR
Biliyorsunuz 2018 yılında büyük hayaller, büyük beklentiler, büyük
hedeflerle seçime girdik, açık ara bir seçim kazandık ve görevimize
seçildik. Bizim aslında o dönemdeki hedeflerimiz, amacımız çok net ve
yalın idi, o şekilde de anlattık. Belki o yüzden de yüksek bir fark oldu
seçimde ve 3 tane hedefimiz vardı. O zamanlar Fenerbahçe bir kuraklık
döneminden geçiyordu; 4 senedir şampiyon olamamıştık, nispeten boş
tribünlere -10-15 bin kişi- oynuyorduk. Bu kuraklık dönemini bitirmek,
tribünlerde barışı, birlik ve beraberliği sağlamak, en kısa zamanda mali
bağımsızlığa ulaşmak ki o zaman UEFA’da rekabet eden kulüpler arasında
en kötü durumda olan bizdik ve aynı zamanda Avrupa’nın en yaşlı üçüncü
takımıydık. Ama ne kısa zamanda mali bağımsızlığa ulaşmak, en azından o
yolu dönüşü olmayan bir yola sokmak ve Sayın Aziz Yıldırım’ın da
başlattığı, inandığımız ve bizim de üstüne koyarak götürdüğümüz
‘Dünyanın En Başarılı Spor Kulübü’ vizyonunu geliştirerek sürdürmekti.
Üç tane çok net hedefimiz vardı. Ne yazık ki üç hedefimizin ikisinde
ciddi başarılar sağlasak da geride bıraktığımız sezonlar futbol
açısından hiç de hedeflediğimiz gibi gerçekleşmedi, hedeflediğimiz gibi
gelişmedi. Tabii her şey futbol, amiral gemi futbol ve bu başarıya
ulaşılmadıkça arzu ve beklenti daha da arttı. Ve diğer iki alandaki bize
göre ciddi mühim başarıların yeterince karşılığı olmadığını hep beraber
gördük, bunu da gayet anlayışla karşılıyoruz. Bu anlamda camiamıza
hayal kırıklığı yaşattığımız doğrudur. En büyük hayal kırıklığını biz
kendimiz yaşadık. Sanki biz üzülmüyoruz, sadece camia üzülüyor gibi bir
durum yok, hep beraber bir hayal kırıklığı yaşadık. Bunun için de son
derece üzgünüz ve mutsuzuz. Ancak İslam Çupi’nin işaret ettiği gibi,
Fenerbahçe’nin adı konmayan büyüklüğü, güçlü ve bağımsız karakterinden
gelmektedir. İşte bu karakterimize halel gelmemesi, her derdine kendisi
deva derman olan camiamızın dik başını kimselerin eğmemesi için gece
gündüz çalıştık. Ezeli rakibimiz yasa dışı bahis hatta karaborsa biletle
gelen paraya dahil tenezzül ederken, bu haberlerle anılırken, 100 küsur
yıllık formaya illegal bahis sitesinin ismini koyarken Fenerbahçe’nin
kasasına bir haram lira dahi sokmadığımız için de kendimizle gurur
duyuyoruz. Futbol dışı alanlarda Olimpiyatlarda rakiplerimizin adının
bile geçmediği ortamlarda Fenerbahçemizin 9 branşının 8’inin ulusal ve
uluslararası rekabette her daim en iyi ve en üst seviyede mücadele
veriyor olmasından da gururluyuz. Ancak tekrar söylüyorum; futbolda
şampiyonluk olmayınca bu başarıların gururunu doğal olarak
yaşayamıyorsunuz.
BİR SORU SORMAMA LÜTFEN MÜSAADE EDİN. SON 10 YILDA ŞAMPİYON OLAN
TAKIMLARIN HİÇ Mİ HATALARI YOKTU? BİZE ATFEDİLEN TRANSFER YANLIŞLARI,
YATIRIMLAR VS. VS. ONLARDA HİÇ YOK MUYDU? YÖNETİMSEL HİÇBİR EKSİKLİKLERİ
YOK MUYDU? HERKES HATALARINA, EKSİKLİKLERİNE RAĞMEN ŞAMPİYON
OLABİLİRKEN NE HİKMETSE BİZ OLAMADIK!
Evet, bizim çok hatalarımız olmuş olabilir. Bizim de her kulüp gibi
hatalarımız oldu, sadece Fenerbahçe’nin değil. Özeleştiri yapmaktan
hiçbir zaman çekinmedik, hiçbir zaman gocunmadık. İlk geldiğimiz
dönemlerde en ağır eleştiriler Fenerbahçe TV’de yapılıyordu. Kendi
kanalımıza dahi müdahale etmedik. Hepiniz bunu biliyorsunuz. Ancak bir
soru sormama lütfen müsaade edin. Son 10 yılda şampiyon olan takımların
hiç mi hataları yoktu? Bize atfedilen transfer yanlışları, yatırımlar
vs. vs. onlarda hiç yok muydu? Yönetimsel hiçbir eksiklikleri yok muydu?
Herkes hatalarına, eksikliklerine rağmen şampiyon olabilirken ne
hikmetse biz olamadık! Bizden hep kusursuzluk beklendi. Geçen sezon
kusursuz bir sezon geçirdik. Tarihimizin en yüksek puanını aldık. 6
derbinin 4’ünü kazandık, 1’inde berabere kaldık, 1’inde mağlup olduk.
Deplasmanda hiç yenilmedik, kusursuza yakın bir performanstı. Bizi
durduramayınca rakibimizi iteklediler. Kamuoyu ve basın rakiplerimizin
hatlarını hatta şu yeni, son dönemde suçlarını bizimkiler kadar
konuşmadı. Hatanın suçtan daha ağır şekilde cezalandırıldığı bir ortamda
yine de elimizden gelenin ne iyisini yapmaya çalıştık. Sadece bizim
dönem için söylemiyorum, tekrar baktırdım. Ben bunu çok ifade ediyorum,
medya tarafından yeterince irdeleniyor mu, bilmiyorum ama şurada
baktığım zaman son 10 sene, bu seneyi saymayın toplam puan tablosunda
bizim ile Galatasaray arasında 1 puan fark var. Peki, kaç şampiyonluk
farkı var? 5! Bunu istatistik diliyle de anlatamazsınız, hayatın olağan
akışıyla da aydınlatamazsınız. Arkadaşlarım ‘Oraya çok girmeyin’
diyorlar ama bence en büyük bizim şikayet ettiğimiz tablonun ispatı
budur. Son 5 seneye bakarsanız 5 puan öndeyiz ama yine bizde
şampiyonluk yok. Dolayısıyla Fenerbahçe Spor Kulübü, sadece benim
dönemde demeyelim, son 10 yıldaki dönemde baktığınız zaman başarısız bir
grafiği yok. Ama ne hikmetse rakamlar söz konusu Türk futbolu ise
gerçekleri anlatmıyor. İzah edilmesi güç bir durum deyip girişimi yapmış
olayım.
FENERBAHÇE TARAFTARI İNANIR VE İSTERSE FENERBAHÇE’NİN ÖNÜNDE HİÇBİR GÜÇ DURAMAZ
Taraftarlarımıza, camiamıza seslenmek istiyorum. Evet, sizin de
bildiğiniz gibi bu sene oynadığımız bazı maçlarda geçen sene o kadar iyi
gitmemize rağmen son maçta, bırakın resmi maçları bu sene her şey
yolundayken Zenit ile oynadığımız özel maçta hem de 2-1 öndeyken
taraftarlarımızın tepkileri tribünlerden yükseldi. Şimdi bir yere kadar
anlayışla serzenişleri karşılıyoruz, takdir de ediyoruz bir noktaya
kadar. Taraftarlarımızın duyguları ve beklentileri, bu kulübe
inanmaları, takımlarına destekleri Fenerbahçe’nin her daim saha içinde
olsun, saha dışında olsun en zor, en güç durumlarda dahi yegane
motivasyon kaynağı, yegane gücüdür. Bunu hepimiz biliyoruz, tarih
boyunca da ifade ediyoruz. Ancak dengeler değişti. Şöyle bir sezonu
bütün bir futbol maçı olarak düşünün! Takım devreye 2-0 mağlup girmiş,
koskoca bir ikinci yarı var. İkinci yarıya takımı destekleyerek mi
çıkmak mantıklı, akıl karı yoksa protesto edip aşağı çekerek mi? Maçın
bitmesine daha 45 dakika var. Şu anda aynı şekildeyiz. Koskoca sezonun
bitmesine bir yarı artı bir maç daha var. Kaç kere örneği var; 8 puanda,
9, 11 puanlardan gelip şampiyon olduğumuz. Ama inanmak gerekir.
İnanmadan havluyu erken atarak hiçbir şekilde başarı gelmez. Bu negatif
ortamda da başarı gelmez. Ancak Fenerbahçe taraftarı inanır ve isterse
Fenerbahçe’nin önünde hiçbir güç duramaz. Bunu yaşadık, yakın tarihte de
yaşadık. Ancak takımlara inançları azalırsa bugünkü gibi büyük aidiyet
duygusuyla ve şampiyonluk özlemiyle ortaya konan tavır ve tepkiler
ortaya çıkmaktadır. Bu da ne doğal, en gerçek şeydir. 10 yıllık özlem,
doğru! Yaşanan haksızlıklar, ‘Çözülmüyor’ diye görünen sorunlar, göz
göre göre yapılan hukuksuzluklar sabrı kalmayan Fenerbahçe taraftarının
duygularının öfkeye dönüşmesini sağlamıştır. Anlıyorum, takdir ediyorum
dediğim kısmı da budur. Kısacası bu tablo milyonlarca üyesi olan camiayı
yıprattı, zorladı, sabırsız bir duruma getirdi. Öyle bir hale geldik ki
düşünün ki bu sezon 17 maçta 7 gol, 7 asistle 14 katkı yapmış,
geldiğinden beri toplamda hiç maç kaçırmayıp 83 maça çıkmış, 24 gol, 27
asistle 51 gole katkı sağlamış Tadic’i bile tepkilerin hedefi haline
gelecek ruh halindeyiz, camia olarak! Bunun kime faydası, kime zararı
olduğunu iyi hesaplamamız lazım. Size kelimelerle anlatamayacağım bir
duyguyla söylemek istiyorum. Samandıra’da futbolcularımız niye bunu
durduramıyorsunuz? Mesut Özil zamanında da bunları yaşamıştık, o da
gelmişti. Böyle bir oyuncu dahi olsa tepkiler oyuncuların hepsi
etkileniyor. Top almak istemiyor, top almak istemeyen oyuncu odluğu
zaman pas verecek alternatifler azalıyor ya da yok oluyor. Ve bunu
dibine kadar hissediyorlar, niye bunun önüne geçilmediğini biz
yöneticilere soruyorlar. Dolayısıyla taraftarlarımızdan bu durumun
takımda yarattığı tahribatı iyi düşünmelerini rica ediyorum. Biz,
camiamızdan şahsi destek istemiyoruz. Bireysel her şeyi geçtik çünkü
hepimiz –taraftarı, üyesi, sosyal medyada Fenerbahçe yazan, çizen
herkes- bir mücadelenin parçası olmuş durumdayız. Camiamızdan ricamız
her zaman olduğu gibi bize istediğinizi söyleyin ancak tüm
sporcularımıza sadece futbol demiyorum, tüm sporcularımıza, bu armayı
taşıyan, çubukluyu giyen herkese destek olmalarıdır. Sahadaki gerçek
gücün taraftar olduğunu unutmamaları. Fenerbahçe için ortaya koydukları
tepkilerin dozajını ve zamanlamasını biraz daha vicdanlarında ölçüp
tartarak vermeleri. Sezon sonuna kadar destekse destek, mücadeleyse
mücadele, sabırsa sabır! Bunu istiyoruz. Verip vermemek tabii ki
taraftarın kararı. ‘Taraftar her zaman hancı, biz yolcuyuz’ dedik
yönetimler olarak, dolayısıyla hancılar karar verecek, kendi evlerinde
nasıl bir ortam istiyorlar.
ONCA GÜÇ VE KUVVETLE DIŞARIDAN YIKAMADIKLARI FENERBAHÇEMİZİ
İÇERİDEN YIKMAK ÜZERE OLDUKLARINI VE ÇALIŞTIKLARININ FARKINDA MISINIZ?
BUGÜN BU BAŞKANA YAPILIR, YARIN BAŞKA BAŞKANA YAPILIR
Taraftarlarımıza şu soruları yöneltmek istiyorum: Bu akşam düşünürken,
tribüne ve salonlara gelirken, sosyal medyada burayı etkilemek için çaba
içinde olan insanları okurken şunları bir düşünmenizi istiyorum;
mabedimiz dediğimiz Kadıköy’ü takımımız için deplasmana mı çevireceğiz,
yoksa sonsuz destekle itici güç mü olacağız? Bu tamamen size kalmış bir
şey. ‘Yönetim hakkımızı koruyamıyor’ diyen bir kitle var. Ben de şunu
sormak istiyorum: Siz tribünde takımımızın hakkını ne kadar
koruyorsunuz? Bazı tribünlerde hakemin hata bile diyemeyeceğiniz aleyhte
düdüklerine millet çökerken, burada %100 bariz olan pozisyonlarda ne
kadar bu tribünler yekvücut reaksiyon verebiliyor? Şu an geldiğimiz
nokta itibarıyla maç çeviren, kazandıran taraftar ruhunda olmadığımızın
farkında mıyız? Peki, son dönemde tribünlerde verdiğimiz görüntü
rakiplerimizin ekmeğine yağ sürmüyor mu? Şunun farkında mısınız; onca
güç ve kuvvetle dışarıdan yıkamadıkları Fenerbahçemizi içeriden yıkmak
üzere olduklarını ve çalıştıklarının farkında mısınız? Bugün bu başkana
yapılır, yarın başka başkana yapılır. Gördük, bazı kulüplerde taraftarla
başkan değişikliğinin nelere mal olduğunu gördük. En önemli soru şu
olsun istiyorum; taraftarla takımımızın, taraftarla hocamızın biz geçtik
yönetimle başkanı, bağlılığını ve bağını kopartmaya çalışan çok aktif
ve güçlü bir zihniyet olduğunun farkında değil misiniz, görmüyor
musunuz? 3 Temmuz’da camiamızın içinden geçen sözde bazı medya
mensupları, bizi tamamen hedef haline getiren sözde Fenerbahçeli bazı
medya mensuplarının şu an bizim bazı taraftar gruplarına yön verdiğini,
istikamet verdiğini göremiyor musunuz? Belki yaşını çok küçük dönüp
bakmanız gerek. O kişilerin neler yazdığını… Kısacası bu işi çözmemiz
lazım. Bu kadar negatif ortamda hiçbir başarı gelmez. Karar sizin. Biz,
inanmaya, çalışmaya, mücadele etmeye, savaşmaya devam edeceğiz. Hocamıza
da takımımıza da inanıyoruz. Oynanan futboldan tatmin olmayabilirsiniz,
yeri geldiği zaman bizler de tatmin olmuyoruz. İstatistiklere
bakıyorsun bir şey söylüyor, başka yere bakıyorsun başka bir tablo
çıkıyor. Ama hepimizin istediği ısıran, basan, dominant, kontrol eden
futbolu da istiyorsak sizce bu ortamda mümkün mü? Dolayısıyla bizim
takımımızın, sporcularımızın, kaptanlarımızın sizden tek beklediği, tek
istediği samimi destekleriniz. Bizim için ne derseniz deyin, ne
söylerseniz söyleyin hakkınızdır. Biz oralara karışmayız.
ÖYLE ALGILAR İÇİNDE YAŞIYORUZ Kİ BEN GELDİĞİMDEN BERİ
ARKADAŞLARIMA HİÇBİR ZAMAN TRİBÜN MÜHENDİSLİĞİ YAPMADIK. KOMBİNELERE
İPTAL ETTİRİYORMUŞUZ! ALGIYA BAKIN!
Taraftar demişken şunu da paylaşmak istiyorum; öyle algılar içinde
yaşıyoruz ki ben geldiğimden beri arkadaşlarıma hiçbir zaman tribün
mühendisliği yapmadık. Kombinelere iptal ettiriyormuşuz! Algıya bakın!
Bu sezon toplam 62 kombine iptal edilmiş, 49’u karaborsa ki karaborsa
işin çok çalışıyoruz, ekiplerimiz var. Bu iptal edilenler bizim
ekiplerimizle pazarlık yapıp bilet satmaya çalışan karaborsacılar.
Diyeceksiniz ki ekipleriniz mi var? Evet, ekiplerimiz var. Her
karaborsacıyla aranıyor, pazarlık yapılıyor. Oradan bu kadar yüksek
rakam var. Vefat var, görev değişikliği, tayin, ikamet değişikli var,
yer beğenmemeden, şikayetten dolayı iki kişi iptal etmiş. Şimdi 4 tane
iptal var: Biri, bir taraftarımızın üzerine idrar yapan taraftarımız,
öbürü kavga çıkaran bir taraftar, üçüncüsü yabancı madde atan bir
taraftar, sonuncusu da yaygarayı koparan ‘Samandıra’yı basalım,
tesisleri basalım, kulübü mü futbolcuları mı dövelim’ diyen bir kişinin
kombinesi iptal edilmiş. 62 kombineden bahsediyoruz ama o kadar yalanı,
iftirayı, algıyı satın almaya hazır bir camia içindeyiz ki şu an, bunlar
prim yapıyor, bunu da paylaşmak istedim.
ÜZÜLEREK ŞAHİT OLDUM, O ZAMAN DA, BİRAZ DA BU DÖNEMDE CAMİAMIZIN
BİR KISMI GEÇEN YIL YAPTIĞIMIZ KONGRENİN BOŞA GİTTİĞİNİ SÖYLESE DE BU
TARİHTEN İTİBAREN TÜRK FUTBOLUNDA YAŞANANLAR, DEĞİŞİMLER ASLINDA
CAMİAMIZIN O GÜNKÜ DURUŞUNUN NE KADAR ETKİLİ OLDUĞUNU GÖSTERMEKTEDİR
Gelelim Türkiye Kupası’na! Aslında Türkiye Kupası’ndan çok daha önemli
bir noktadayız. Hepinizin bildiği gibi geçen sezon 17 Mart günü
Trabzonspor ile oynadığımız maçta hem maç sırasında hem de sonundaki
linç girişimi Fenerbahçe camiası için bardağı taşıran son nokta olmuş ve
2 Nisan Olağanüstü Genel Kurul sürecinin fitilini ateşlemiştir.
Dolayısıyla 2 Nisan sürecini getiren olaylar Trabzon bardağı taşıran
damla, oradan dolayı yapıyoruz demiyorum. Ve Genel Kurulumuzda alınan
kararlar hepinizin malumudur. Üzülerek şahit oldum, o zaman da, biraz da
bu dönemde camiamızın bir kısmı geçen yıl yaptığımız kongrenin boşa
gittiğini söylese de bu tarihten itibaren Türk futbolunda yaşananlar,
değişimler aslında camiamızın o günkü duruşunun ne kadar etkili olduğunu
göstermektedir. Bugün içinde bulunduğumuz durum ilmek ilmek, 90’ların
sonunda dizayn edilmeye başlanmış, malum örgütün Türkiye’yi hakim olduğu
dönemde güçlenerek ve aleni bir şekilde ilerlemiş bir yapıdan
bahsediyoruz, bir düzenden, bir futbol ortamından bahsediyoruz. Biz,
bunun mücadelesini veriyoruz. Bir günde, bir federasyon değişikliğiyle,
üç tane adımla bu iş değişmez. Bu, sadece Fenerbahçe’nin de sorunu
değil, bu herkesin sorunu. Bu ortamı mı Türki insanına reva görüyoruz?
Bu futbol ortamını mı? Ama mücadeleyi biz veriyoruz. Biraz sonra
açıklayacağım artık işler değişti, farkındalık artıyor, başka kulüpler
topa giriyor, başka hocalar konuşmaya başladı. Bununla ilgili siz medya
mensuplarına bir iki sözüm var. Sizin ki aslında biraz da Titanik
batarken orkestranın çalmaya devam etmesi gibi. Futbol batıyor, sizler
hiçbir şey olmamış gibi takip ediyorsunuz.
‘TARİHİN EN KİRLİ FEDERASYONU, BAŞKANI VE KURULLARI DERHAL
İSTİFA ETMELİ’ DİYEN, ‘İMZA VERECEĞİM’ DEYİP DE VERMEYİP MAÇA İKİ SAAT
KALA URFA’DA DÖNEMİN FEDERASYON BAŞKANIYLA BULUŞUP SAYIN BÜYÜKEKŞİ’NİN
BAŞKANLIĞININ DEVAM ETMESİ İÇİN STRATEJİ KURAN BAŞKAN KİMDİ? SAYIN
DURSUN ÖZBEK!
Şimdi bu tarihten sonra neler oldu? Bir bakalım, bir konuşalım: Aynı
tarihte Kulüpler Birliği Vakfı’ndan mevcut federasyonun değişimi için
imza toplandı. Sonra Süper Kupa maçı. Biz oraya buradan aldığımız
yetkiyle Türkiye Kupası’na katılıp katılmama opsiyonumuzu elimizde
tutmak için istemeye istemeye U19 Takımıyla iki dakika sahaya çıktık.
Orada yaşanan, dünya basınında ses getiren bu hamlemiz aslında değişim
fitilini ateşleyen en önemli şeylerden biriydi. Hatırlıyor musunuz;
meşhur bir kundura fabrikasında bir toplantı oldu değil mi? ‘Tarihin en
kirli federasyonu, başkanı ve kurulları derhal istifa etmeli’ diyen,
‘İmza vereceğim’ deyip de vermeyip maça iki saat kala Urfa’da dönemin
federasyon başkanıyla buluşup Sayın Büyükekşi’nin başkanlığının devam
etmesi için strateji kuran başkan kimdi? Sayın Dursun Özbek! Kendisi
böyle bir toplantı yapabiliyor ama olmayan bir toplantı üzerinden mevcut
federasyon başkanını yalılarda gizli gizli bizlerle buluşmakla iftira
atıyor. Yok efendim bana ‘televizyona katılalım’ demiş, ben kabul
etmemişim, ‘Gündemi o belirleyecekmiş’ diyor. Biz de külliyen yalan
diyoruz. Türkiye’nin en önemli kurumlarının başındaki iki kişiden biri
gözünüzün içinde baka baka yalan söylüyor ve siz bunu araştırmıyorsunuz,
ilgilenmiyorsunuz, haber değeri olarak görmüyorsunuz. Biz, milyonları
etkileyen konumda olan insanlarız. Ya ben külliyen yalan söylüyorum ya
karşımdaki bey.
18 TEMMUZ’DA YAPILAN SEÇİMLERDE HERKESİN KAZANACAĞINI DÜŞÜNDÜĞÜ,
BANA GÖRE TARİHİN EN TARAFLI BAŞKANLARINDAN BİRİ OLAN BÜYÜKEKŞİ’NİN
FEDERASYONU DOĞAL, ORGANİK BİR ŞEKİLDE TEPKİLERDEN OLUŞAN ADI KONMAMIŞ
BİR KOALİSYON TARAFINDAN TÜRK FUTBOLUNDAN UZAKLAŞTIRILDI, İNŞALLAH BİR
DAHA DA GELMEMEK ÜZERE
2 Nisan’dan sonra olanlara devam edelim; 12 Nisan tarihinde TFF
tarafından yabancı VAR hakemi uygulanmasına geçilmesi kararlaştırıldı.
Önemli bir hamleydi. Eksikti çünkü her takıma yapılmamıştı. 18 Temmuz’da
yapılan seçimlerde herkesin kazanacağını düşündüğü, bana göre tarihin
en taraflı başkanlarından biri olan Büyükekşi’nin federasyonu doğal,
organik bir şekilde tepkilerden oluşan adı konmamış bir koalisyon
tarafından Türk futbolundan uzaklaştırıldı, inşallah bir daha da
gelmemek üzere. Yeni bir federasyon seçildi. 18 sene sonra malum örgütün
unsurları olmayan bir federasyon göreve geldi. Bunu şimdi yanlış yere
çekmeyin. ‘Öbür federasyonun hepsi öyleydi’ demiyorum ama içinde o
unsurlar vardı, o unsurlara yakın insanlar da söz sahibi yönetim kurulu
üyeleriydi. İlk defa böyle bir kadro geldi. Yeni yönetimle beraber
kurullar değişti. MHK değişti ki her federasyonda bu olur. Ama önemli
olan şaibeli görünen pek çok hakem ve gözlemci değiştirildi. İnanıyorum
ki değiştirilmeye de devam edecek. Genç hakemlere fırsat tanındı.
İstenilen sonuç alınamıyor şu an belki ama bu genç hakemlerden
alınamamasının sebeplerinden bir tanesi VAR’daki insanların da VAR
teknolojisini nasıl kullandığındandır. TFF önümüzdeki sezon Süper Lig ve
1. Lig hakem müessesesini veya hakem işlerini MHK ve Kulüplerin beraber
ortak kuracağı bir şirkete devretmek üzere bir model önerdi. Tek tip
sözleşme söz konusu ki çok çok önemlidir. Çünkü o sözleşmenin içinde
maaş, imza parası, imaj hakları, sponsorluk… ne varsa onun içinde olmak
durumunda. Sen 10-12 milyona adam oynayıp SPK’ya ‘4,5 milyona
oynatıyorum’ artık diyemeyeceksin, devletin vergisini kaçıramayacaksın,
TFF’nin harcama limitlerini aldatamayacaksın! Beni en çok
heyecanlandıran konunun başında gelen bu tek tip sözleşmedir. Tekerleği
yeniden icat etmemize gerek yok. Dünyadaki kurallar bakın nasıl işliyor,
cezalar nasıl veriliyor. Bu da o istikamette bu federasyonun önemli bir
adımıdır. Şimdi de bugün tam bize göre muallak da olsa ikinci yarı
Yabancı VAR kullanılacağı söyleniyor. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak şunu
söylemek istiyorum; memnuniyetle karşıladık, muallak anlamadık, ‘Bir
süre için’ demek ikinci yarı için demek? ‘Bir süre için’ demek ikinci
yarının birkaç haftası için mi demek? Şunu net bir şekilde söylemeliyim:
Yabancı VAR bütün maçlarda uygulanmayacaksa biz çekiliriz,
desteklemeyiz. Çünkü en büyük fahiş hatalar Anadolu maçlarında oluyor.
Televizyonlar göstermediği için oraya odaklanamıyoruz. Siz zannediyor
musunuz ki tesadüf, geçen sene düşen dört takımda Büyükekşi’ye karşı
imza veren 4 takım olması sizce bir tesadüf mü?
YABANCI VAR İKİNCİ YARININ TÜMÜNDE VE TÜM MAÇLARDA OLMALI
Siz zannediyor musunuz ki tesadüf… Geçen sene düşen dört takımın da
Büyükekşi’ye karşı imza veren dört takım olması sizce tesadüf mü?
Dolayısıyla net söylüyorum; ikinci yarının tümünde olmalı ve tüm
maçlarda olmalı. Şampiyonluk maçları, küme maçları… Yok öyle.
Küçüklüğümden beri ‘mecburi hizmet’ lafına sinir olmuşumdur. Sanki
doğuda oturan vatandaş Türk vatandaşı değil, oraya giden kamu görevlisi
mecburen gidecek. Bu da onun gibi. Onların maçı sanki önemli değilmiş
gibi. Olmaz. Tüm maçlarda olması lazım.
2 Nisan’dan beri en büyük değişikliklerden biri şu; Türk futbolunda
yaşanan adaletsizlik ve rezilliklerle ilgili ciddi bir kamuoyu bilinci
oluştu. Artık haksızlığa uğrayan takımların yöneticileri, başkanları,
hocaları isyankâr açıklamalar ve itiraflarda bulunuyorlar. Son 1 haftada
Göztepe, Sergen Yalçın, Çağdaş Atan, bugün Şansal Bey’in yazısı, dün
Mehmet Aslan’ın yazısı, Beşiktaş’ın, Trabzonspor’un Galatasaray
derbisinden sonraki açıklamaları… İnsanlar artık konuşmaya başladı.
İnsanlar farkında. Bunun böyle gitmeyeceğinin de farkındalar.
NİYE SADECE FENERBAHÇE BAHİS İŞİYLE UĞRAŞIYOR? DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?
Siz merak ediyor musunuz niye sadece Fenerbahçe bahis işiyle uğraşıyor?
Düşündünüz mü? Koca illegal sektör. Mafyası var, çetesi var, her şeyi
var. Bunun üstüne gitmek Fenerbahçe’ye mi kaldı? Hiç soruyor musunuz?
Birkaç gazeteciye sordum, ‘Hiç öyle düşünmedik.’ diyor. Biz bunları
gündeme getirdikten sonra operasyonlar başladı. Bugün gazetede bir haber
gördüm. Son iki ayda kamuoyuna mâl olmuş 40 ayrı insan illegal bahis
reklamı yapıyor diye gözaltına alınmış.
Umudumuzu arttırıyor çünkü bir yere kadar gizli kalır, bir yere kadar
saklı kalır, insanlar göz ardı ederler ama bir yerden sonra iş patlar.
Şimdi patlama aşamasındayız. Ayrıcalığa alışanlar, eşitsiz şartlarda
rekabet etmeyi sevenler adil rekabet ortamını engellemek için her şeyi
yaparlar. Bugün Fotomaç’ta bir yazı var, yok efendim biz yabancı hakem
istemişiz de Fenerbahçe istememiş. Galatasaray’ın Genel Sekreteri bunu
söyledi mi bilmiyorum. Haberi söylüyorum. Bu nasıl bir haber biliyor
musunuz? Herkes aptal, kendisi akıllı… ‘Benim kavgam Türk futboluna
herkes için adaleti getirmek içindir.’ –Türkçesi de bozuk ama neyse-
Dursun Bey’in açıklaması. Bu ne kadar Türk spor tarihinin en büyük
yalanlarından biriyse bugün Fotomaç’taki haber de bizim için aynı
değerdedir.
SERGEN YALÇIN’IN AÇIKLAMALARI HAKKINDA
Sergen Yalçın önemli açıklamalarda bulundu. Sergen’i nasıl bilirsiniz?
Özü sözü bir, dürüst, cesur, düşündüğünü söyleyen insan olarak
bilirsiniz değil mi? ‘Hakemlerden şikayet edecek en son camia
Galatasaray’dır. Aleyhlerinde hiçbir şey olmuyor.’ diyor. Bu adam
Türkiye’nin önemli hocalarından. Şu an bir görevi yok. Yarın
Galatasaray’ın da başına geçebilir, millî takımın da başına geçebilir.
Herkes bu açıklamayı yapamaz. Hele bir trol ordusunun hedefine konulacak
militan seviyeli gazetecilerin ağızlarına çiklet olacak diye bir sürü
insan bu işlerden uzak durur. Söylemiş. ‘O yüzden televizyona çıkıp
hakemlere karşı konuşmasınlar, hakemlere teşekkür etsinler. Göztepe’nin
hakkı yenildi, penaltısı yenildi.’ diyor. Daha enteresan bir şey var.
Kusursuz bitirdiğimiz bir sezon, 99 puan. Fenerbahçe tarihte bu puana
yaklaşmamış: İki puanla şampiyonluk kaybetmiş. Diyor ki, ‘Geçen sene
Antalyaspor’dayken Galatasaray maçımız vardı, 2-1 yenildik.’ Neler
olduğunu hatırlarsınız, hakkı yenmişti Antalyaspor’un o maçta. ‘Aynı
hakem 6-7 hafta sonra Antalya’ya geldi maçı kazandık. Hakem, Galatasaray
maçını telafi ettik dedi. Böyle şey olur mu? Kendi söyledi. Ayıp değil
mi?’ demiş. Hepiniz biliyorsunuz. Bu nedir sizce? 2 puan farkla
şampiyonluk bir yerden bir yere geçmiş. Dünyada yer yerinden oynar.
Başka ülkede olsa küçük çaplı deprem olur. Kim bunu araştıracak,
soruşturacak? Arkadaş dedi ki, ‘Etik Komiteyi çağırttıralım, gelsin
orada da söylesin.’ Ne etik komitesi, savcılık. Bu şike. Hakem kimdi?
Abdülkadir Bitigen. Kim Abdulkadir Bitigen? Geçen sene Zoom’la yapılan
hakemler eğitiminde VAR’a çağırılıp penaltıyı veren. ‘Bana göre penaltı
yoktu, hafif dokunma var’ deyip penaltı olmadığını itiraf eden. VAR’daki
adama sorulduğu zaman ‘Hala ruh halimi bilmiyorum, niye yaptım, değil’
diyen… Ne oldu? Şampiyonluk gitti.
GÖZTEPE’NİN GALATASARAY MAÇI SONRASI YAPTIĞI AÇIKLAMALAR
Gemi batıyor siz seyrediyorsunuz. Ama çok şükür ki artık tüm takımların
canına tak etti bu iş. Göztepe’nin açıklaması olağanüstü bir açıklama.
Bir kısmını okuyorum; ‘… Süper Lig’de hakemler eliyle yenen haklar tüm
Türkiye’nin gözü önünde yaşanırken kamuoyu vicdanı derin yaralar
almaktadır. Elbette Türk hakemleri bizim vazgeçilmezimizdir ancak
hakemlerin üzerindeki baskıyla, oynanan her türlü oyunla maçları idare
edebilecek imkânları kalmamış ve yoldan çıkılmıştır…’ Mesela Abdulkadir
Bitigen’le Sergen hoca arasındaki konuşma yoldan çıkmış bir konuşma
değil midir? ‘… Kimin şampiyon olacağı, kimin kupa alacağı, kimin
düşeceği artık yeşil sahalarda oynanaN futbol yerine hakemlerin
belirlendiği bir lig haline gelmiştir…’ Bunu ben söylemiyorum.
Türkiye’nin ilk yabancı başkanı olan takım söylüyor bunu. Premier
League’de de takımı var. ‘… O nedenle geçici olarak yabancı hakemlik
sistemi ivedilikle kurulması şarttır. Bu sistem kurulduğunda amaç sadece
Türk futbolunu rahatlatmak değil, Türk hakem kardeşlerimize sağlıklı …
Dünkü maçta sürekli aleyhimize gerçek olmayan fauller verilirken karşı
tarafın yaptığı faullerin bile bizim hanemize yazılması kör gözleri bile
ağlatmıştır…’ Bu çok tarihi bir açıklama. Sergen hocanın yaptığı tarihi
açıklama gibi. ‘… Maçın 42. dakikasında Göztepe’ye faul verilmemesi
tarihe geçmiştir…’ Mesela ben genç bir gazeteci olsam hemen araştırırım;
Türkiye’de bu sezon 42 dakika bir maçta bir takımın faul olmadığı kaç
maç var? Yerinizde olsam hemen araştırırım. ‘… Sağlıklı bir spor
kamuoyunda bir kişinin bile itiraz edemeyeceği üzere maç bitimine yakın
bin değişik açıdan incelense, uzaydan bile bakılsa açıkça görünen ve
lehimize verilmesi gereken penaltının hakem tarafından verilmemesi.
Daha da çarpıcı olanı, VAR’ın bile çağırmaması Süper Lig’de hak
yenilmesi açısından korkutucudur…’ Bunlar bizim için umut veren
gelişmeler arkadaşlar. Sivas kızıyor ofsaytımsı. Birkaç sene evvel Rize,
şimdi Göztepe… Niye kızılan maçların öznesi Galatasaray? Merak ettiniz
mi? Ben merak ediyorum. Olağan bir akışta hatalar kötü niyetli değilse,
yapı falan yoksa eşit dağılır. İstatistikte böyledir.
Size bugüne kadar Titanik filmindeki gibi gemi batarken çalan orkestra
benzetmesini yapmıştım. Sizler de tüm yaşananları bilmenize rağmen
sessiz kalarak bu düzenin devam etmesine zemin yaratan medyamızdı. Artık
çok daha sık ve gür sesle cesur arkadaşlarımız bu gidişatın gidişat
olmadığını, böyle devam edemeyeceğini açık ve net şekilde ifade
etmektedirler.
Her şeyden önemlisi yeni federasyon başkanımız göreve gelir gelmez ne
dedi? Az ve yalın konuştu: ‘Biz adil ve adaletli olacağız.’ Hatta
‘Kimsesizlerin federasyonu olacağız’ gibi bir şey de söylemişti.
VAR’daki hakemin insani hata yapmasını kabul etmiyorum. ‘Sahadaki yapar’
diyor ama ‘VAR’dakini kabul etmiyorum’ söylemleriyle bize umut
vadetmiştir. Dolayısıyla 2 Nisan Genel Kurulundaki duruş ve tavrımızın
ne kadar doğru ve etkili olduğunu son dönemde yaşananlardan bugün net
bir şekilde görüyoruz. Bunu da camiamıza hatırlatma ihtiyacı duydum.
Hatırlarsanız birçok kez Türk futbolunun toplumumuzu ayrıştırmasının
sıkıntı olduğunu, illegal bahis sektörünün burada deli gibi büyüdüğünü,
alt liglerde şike olduğunu, hukuksuzluk olduğunu, tribün olaylarına
değinerek ülkemiz açısından futbolun artık bir bekâ sorun u olduğuna
değinmiştim. Hiç mi devlette otorite yok bu gidişatı görüp de el
koymayacak, hamle yapmayacak, araştırmayacak? Yok mu? Bu sarmaldan
çıkmak için yol haritası bellidir. Bazılarının dediği gibi Amerika’yı
yeniden keşfetmeye, bazılarının da dediği gibi tekerleği yeniden icat
etmeye gerek yoktur. Neye gerek vardır? Niyet, cesaret, irade. Liyakat
bile demiyorum. Bu üçü olunca liyakat de olur. Geldiğimiz nokta
itibarıyla Türkiye Futbol Federasyonu yönetiminin bu niteliklere sahip
olduklarına inandığımız için Türk futbolu adına başarılı olmalarını
istiyoruz. ‘Bizim oy vermediğimiz federasyon’ diyor ya çıkıp. Biz oy
verdik, onlar vermedi. Niye onları destekliyorsun imajı yaratıyor. Onu
değil, bizi destekle demek istiyor. Kime verdiği de belli değil. Net
olan bir şey, böyle bir şey yaşasaydım utanırdım. Herkesin gözü önünde
kaybeden başkanın Dursun Özbek’e dönüp ‘Bizi sattın.’ demesi. Allah
inşallah bizi o günlere düşürmesin.
Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen sahadaki adaletsizliğin ve özellikle
bir takımın ayrıcalıklı muamele görmesini hakemler üzerinden bu sezon da
devam ediyor olmasını üzüntüyle takip ettik, yaşıyoruz, devam
etmektedir. Bugün açıklanan ikinci yarıda VAR sistemine geçiş kararı
keşke sezon başından itibaren geçen sezon olduğu gibi devam etseydi bu
kadar tartışma ortamı olmazdı, koskoca bir yarım sezonu kaybetmezdi,
daha da önemlisi federasyonumuz bu kadar yıpranmazdı.
FUTBOLU BİLEN ELİN YABANCISINA MAHKÛM OLMAK İSTEMİYORUZ AMA FUTBOLA YABANCI OLAN TÜRK HAKEMLERİNE DE MAHKÛM OLMAK İSTEMİYORUZ
2 Kasım 2024’te YDK toplantımızda bir konuşma yapmıştım ve ikaz
etmiştim. ‘Şu anda içeriden yapılan hamlelerle yapı tarafından
operasyona uğruyorsunuz Sayın Başkan’ demiştim hatırlarsanız. TFF’nin
bugünkü kararını bir nebze geç de olsa gerçekleri gördüğünün işareti
olarak algılıyoruz. Bir uyarı daha yapmak istiyorum. Geldiğimiz nokta
itibarıyla başkanımız millî duygularla Türk hakem müessesesinin ayağa
kalkmasını istiyor. Onun için mücadele etti ve gördü bu şekilde
olmayacağını. İleride de ne yapmak istediğini bugünkü açıklamalarında
ifade etti. Biz de futbolu bilen elin yabancısına mahkûm olmak
istemiyoruz ama futbola yabancı olan Türk hakemlerine de mahkûm olmak
istemiyoruz.
Şu anki uyarımı tekrar ediyorum. Sayın Acun Ilıcalı’nın kusursuz cinayet
olarak tariflediği VAR’ın müdahale edemeyeceği pozisyonlardaki hakem
kararları. Özellikle sarı kartlarda bu geçerlidir. Lütfen ikinci yarıyı
iyi izleyin, iyi takip edin ve sahada operasyon yapılmasına fırsat
vermeyin. Yapılmaya devam ettiğini düşünüyorsanız da önümüzdeki sezon
için sahada yabancı alternatifini önümüzdeki 4-5 ay bu danışma kurulunun
düşünmesi gerekir çünkü 35-40, -net bir rakam vermiyorum çünkü
otoritelerin söylediği aralık- rakibimize sezonun bu haftasına kadar
35-40 sarı kart çıkarılmaması otoritelerin söylediği rakamdır. Göztepe
maçında adamın gözünün içine baka baka neler yapıyor oyuncu, kart
almıyor. Benim oyuncum kafa yiyor, yere düşüyor, karşı oyuncu kırmızıyla
atılacakken iki oyuncuya sarı veriliyor. Veya Hatay maçında ne kadar
Fenerbahçe’ye kart verildiğini düşünün. Dolayısıyla bu konuda önlem
alınmayacaksa saha içerisinde yabancı hakem uygulamasını her zaman
düşünmemiz gerekmektedir. Hazırlıklı olmalıyız. İnanın adaleti
sağladığımız zaman bir sürü olay zincirleme düzelecek Türk futbolunda.
Marka değerinden ekonomisinden tribünlerin dolu olmasına, sponsorların
daha iştahlı olmasına kadar.
Bugün geldiğimiz noktada atılan olumlu adımlar karşısında atılan olumlu
adımlar karşısında yıkıcı olmaktansa yapıcı olmayı tercih ediyoruz.
Bununla beraber gerek camiamızın, özellikle son bir haftada bize gelen
mesajlar, maillerde ve Teknik Direktörümüz ve futbolcularımızın ısrarlı
bir şekilde bize bu konuda telkinde bulunmalarından dolayı bunların
hepsini, dikkate alarak, 2 Nisan’dan beri gelişmeleri dikkate alarak
Türkiye Kupası’na katılma kararımızı veriyoruz. U19’la değil, hocamızın
uygun göreceği bir kadroyla. ‘Niye böyle yapıyoruz, haksızlık bitmedi’
diyen camia mensuplarını da anlayışla karşılıyorum ama inanın pozitif
anlamda birçok adım atıldı. İş korktuğunuz gibi terse dönerse her zaman
çekilme hakkımız vardır, bunu da bilin. 2 Nisan bu sahada yapılan kongre
belki yollar sonra Türk futbol tarihine çok farklı bir şekilde
girecektir. Yarın maçımızı oynayacağız, sonuna kadar mücadelemizi
vereceğiz.
SORU-CEVAP
Başkanımız yaptığı açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
"Camianın ruh halini anlatmaya çalıştım. İş o kadar sirayet etmiş ki…
Bugün camiamızın Sergen Yalçın’ın açıklamalarını konuşması gerekiyor.
Medyada bunun konuşulması gerekiyor. Göztepe maçında Göztepe’ye yapılan
haksızlıkları konuşmak gerekirken bizim Hatay maçındaki tribünlerdeki
olaylar konuşuluyor. Bunu camiaya söylüyorum. Biz doğru bildiğimizi
yapmaya devam edeceğiz. Biraz evvel saydıklarım senin açından Türk
futbolunda ciddi değişiklikler değil mi? Bir şeyler oluyor değil mi? MHK
üyesi tokatlama ve başka bir MHK üyesinin bahis oynama konusunda bilgi
sahibi değilim ama bu ciddi bir iddia. Zaten MHK üyesi bahis oynayacak
seviyeye geldiyse vay halimize."
"Hocamız dün geldi bize bir sunum yaptı. Normalde iki, üç yöneticiyle
muhatap. Hepimizin kendi alanlarında sorumlulukları var. Kendi
felsefesini bir daha anlattı. Taraftarı anlıyorum. Taraftarın bazı
serzenişlerini ben de hocaya soru olarak soruyorum. Hocanın kendine has
bir oynama sistemi var. Hatırlıyor musunuz ‘Aykut Kocaman en kötü hoca,
ofansif değil, defansif’ falan diyorlardı, o yıl Fenerbahçe en çok gol
atan takımdı. Savunmayı çok kötü yapıyor denen Mourinho da bugün en az
gol yiyen hoca. Ama o dominant futbol, ilk yarıda maçı koparma, yeri
geldiğinde rakibe göz açtırmama noktasına daha taraftarımızın beklentisi
doğrultusunda tam gelemedik. Ama biz artık istikrar yakalamalıyız. Biz
olalım, olmayalım bu hoca devam etmeli. İkinci sene de devam etmeli.
Fenerbahçe bu alanda istikrar yakalayamadı. Yaptığımız hatalardan biri
budur. Diğeri ise iletişim konusunda. Bu kadar meydan boş. Ama biz
içimiz, dışımız bir olduğu için yan yollara sapmayı bilmiyoruz. Belki
sapmamız gerekirdi. Oynanan futbol konusunda memnun olmamaları da bu
öfkeyi bir nebze olsun yükseltiyor. Ama Allah’ın izniyle doğru
bildiğimize devam edip 3-4 transferle… 3 yabancı yerimiz var. 3 olmazsa
olmaz ihtiyacımız var; iki stoper, biri sol bek. Ondan sonra kafamızda
başka nokta atışları da var, onun da elimizdeki oyuncuların çıkmasıyla
paralel bağlantısı var. Biz takdir edersiniz ki bir şey imzalamadan
açıklama yapmadık, yapmayacağız. Yapsak bedeli var mı? Sizler
sorgulamadığınız için… Bir sürü transferin yapılacağı, bittiği, yola
çıktığı falan söyleniyor. Bizimle ilgili 10 isim geçiyorsa 8’iyle
uzaktan yakından alakamız yok. Ama biz iş bitmeden, ıslak imzayı
görmeden söylemiyoruz. Hocamıza inanıyoruz, takımımıza inanıyoruz. Ne
olursa olsun, fark artsa da sonuna kadar gideceğiz. Bu devre arasında da
eksiklerimizi tamamlamamız lazım. Eksiklik iki türlü olur; tatmin
olmazsın, güçlendirmek istersin. O var. Ama aynı zamanda iki çok önemli
oyuncumuz sezonu kapattılar; Jayden ile Becao. O departmanda da çok
şanslı değiliz ne yazık ki. Yapacağız. Bu bir fırsattır. Yapacağımız
transferlerin bir kısmı size maliyetli de gelebilir. Normal şartlarda
devre arasında bu kadar büyük yatırım da yapmayabiliriz. ‘Bu nereden
çıktı?’ diyebilirsiniz. Bize bu cesareti veren Yönetim Kurulu. Biz bu
Yönetim Kurulunu finansal açıdan çok güçlü olmak için oluşturduk. Ben
onlardan daha temkinliyim. Onların da taahhüdü, ‘gelirimizde ciddi bir
sapma olursa yönetim olarak bunu karşılayacağız.'
"Sivas maçında hakem hatasıyla ilgili biz sesimizi çıkartmadık ve
taraftarımız kızdı bize. Niye sesimizi çıkartmadık? Çünkü niyet
sorgulamadık. Hataydı. Pahalıya mâl oldu. Sivas son dönemde bize çok
pahalıya mâl oldu. 3 sene evvel burada bir maçı kaybettik, şampiyon
olamadık. Sorgulamadık çünkü biz inanıyoruz ki niyet adilse insan
hataları da eşit dağılır. Çözüm mü? Kesinlikle değil. Şimdi bu sarı
kartların bu dönemde çok esprisi olmasa da mart geldiği zaman birikiyor
bunlar. Bir takım 3 senede kendi sahasında kırmızı kart yemez mi? Ona
karşı oynayan takımlar, mesela bize geldikleri zaman daha sert
oynuyorlar çünkü biliyorlar burada kart görmek zor. Orada dikkat
ediyorlar çünkü kartlar çıkıyor. Aynı zamanda çok temkinli oynuyorlar
çünkü sert oynamaya müsaade ediliyor. Rakip temkinli. Galatasaray’ın
oyuncuları rahatlar çünkü kolay kart almayacaklarını biliyorlar. Neydi o
rezalet Barış Alper’in ki… Bu federasyon ne dedi? Bunlar da çok kötü. O
kadar milleti baskı altına alarak hedefe ulaşmaya alışmışlar ki…
Baskıyı koyuyorlar. Bu sefer herhalde o kadar tutmayacak gibi gözüküyor
ki başkalarını araya sokuyorlar. Çok talihsiz bir hareket oldu. Kart
verilmedi, VAR’a çağırıldı, yine kart verilmedi. Benim de o pozisyonda
içim acıdı. Bizim futbolcuya daha yeni oldu Szymanski’ye, Osayi’ye oldu
hiçbir şey olmadı. Neyse. Biz hayatımızda görmediğimiz bir şey gördük.
Federasyon başkanı açıklama yaptı, televizyonlara bağlandı. MHK başkanı
başka televizyona bağlandı. Hatta MHKL başkanı dedi ki, ‘Bu arkadaşı
araştırırken hiç olmayan bir prosedür uygulayacağız.’ dedi. Bunu yanlış
yaptılar diye söylemiyorum. Şikayet ediyorlar ya. Yine özel muamele
onlara. Geçen sene de bir maçtan sonra yine Büyükekşi ya da MHK başkanı
daha o hafta bitmeden Galatasaray maçındaki hakemi hedef aldılar. Bu
niye onlara oluyor? Yabancı VAR en azından doğru istikamette büyük bir
adım. Ama dediğim gibi sahadaki diğer operasyonun VAR’ın bakamadığı
yerlerde kötü niyet varsa uygulanacaktır, burada federasyonun çok
dikkatli olması gerekmektedir. Kesinlikle kafamızda hiçbir şekilde saha
hakemi yabancı olmayacak bugünden demesin federasyon. Gidişata bakalım.
Ona da ihtiyaç duyulabilir. Bu çok daha büyük bir operasyon. VAR hakemi
dediğin zaman cuma, cumartesi, pazar, pazartesi ikişer maç yapabilir.
Çok daha az insana ihtiyacın var, çok daha az insanın seyahatine
ihtiyacın var. Çok daha az konaklama vs… Hem operasyon açısından hem
mali açıdan daha olabilecek bir şey. Öteki çok daha zor ve maliyetli bir
operasyon. İnanın federasyon buna karar versin, Türk toplumunu bu kadar
ayrıştıran futbola adalet gelecekse buna sponsor rahat bulunur. Hem de
göğsünü gere gere. İşin para tarafına bakmamak lazım, lojistik tarafına
bakmak lazım."
“Yarın maçın oynanacağından futbolcularımızın haberi şu andan itibaren
var. Unutmamak lazım, kaç haftadır perşembe maçlarımız var. Bizim bütün
çalışma programları buna göre. Hocayı da dün çağırdık, ‘böyle olursa
böyle, böyle olursa böyle’ dedik. Bugün yabancı VAR kararı çıkmasaydı
biz yarın katılmayacaktık. ‘Yabancı VAR kararı çıkacak, haftaya
açıklayacağız’ deseler de biz katılmayacaktık. Daha bitmedi. Oradan
ayıklanması gereken insanlar var. Daha çok işimiz var. Bunlar küçük
adımlar ama hepsi doğru istikamette. Çaycı alırken bile o sisteme göre
alınıyordu federasyona daha düne kadar."
“Yabancı VAR kararı çıkacak biz haftaya açıklayacağız deselerdi biz yine
katılmayacaktık. Ve daha bitmedi orada ayıklanması gereken insanlar
var. Daha çok işimiz var, bunlar küçük küçük adımlar ama hepsi doğru
istikamette. Federasyona çaycı alınırken bile o sisteme göre alınıyordu,
çaycı ya.”
“Geçenlerde Kulüpler Birliği olarak toplandık, 15 kulüp, 2 kulübün
vekaleti bendeydi 17 kulüptük, kulüplerin seçimleri olduğu
katılamadılar. Yeni ulaşmak istedikleri formatı anlattılar. Orada
istisnasız bütün kulüpler bütün maçlarda ve bütün haftalarda olacak
şekilde yabancı VAR istediler. Bence bu ciddi bir uyanış. Siyasete
endeksli bir başkansan ki bu çok yapıldı siyasetin haberi olmadan
‘Ankara böyle istiyor diye’ birçok kulübün üstünde hâkimiyet kuruluyor.
Ankara’nın haberi yok. Belki dünkü dönem olsa ‘aman yabancı VAR
istenmiyor, siz sakın desteklemeyin’ diyeceklerdi, dedirteceklerdi
belki. Bugün, Büyükekşi’ye imza vermeyen kulüpler ne zulüm yaşıyor
biliyor musun? Anlatamıyorum detaylarını, hala devam ediyor bu ne
intikammış.”
“Cam tavan kırılmadı daha çok yolu var. Cam tavanın kırılması
Fenerbahçe’ye yarayacak şekilde soruyorsun haklı olarak çünkü en çok
cezayı biz çekiyoruz. Herkese yarayacak. Ne dedi hoca (Jose Mourinho)
‘bu sizin liginiz, sizin ülkeniz. Ben bugün varım, yarım yokum. Siz bunu
mu istiyorsunuz, çocuğuna çoluğuna bu futbolu mu reva görüyorsun’ dedi.
Bunun altında çok önemli mesaj var. O yüzden bizim şampiyonluk şansımız
vardır, zorlaştırdık mı? Evet zorlaştı. 1-2 maç 10-12’ye de çıkabilir
ama biz havlu mu atacağız, sonuna kadar savaşacağız, inanıyoruz. Yeter
ki şu 10 senedir en tepede 1 puan farkla yer alıp da şampiyon olamamış
bir takım, diğeri 5 kere şampiyon olmuş bir takımı sağlayan zihniyet
neyse başka yöntemler bulmasın, biz sonuna kadar mücadelemizi vereceğiz.
Ne yazıktır şu anlattığım saha içi ve saha dışı mücadeleyi camiamızın
bir kısmının eksik vermesi bizi zayıflatıyor. Biz inandığımız yolda
devam edeceğiz. Hoca nezdinde de bizim ömrümüz yeterse onunla da devam
edeceğiz. Getirdiğimiz adamların kaliteleri ortada ama bizim ülke
kimleri çer çöp yaptı? Nurlar içerisinde yatsın Aragones’e neler
yaptık?”
“Bahisle başlayalım ne dedim biraz evvel, 40 kişi son 2 ayda gözaltına
alındı. Bunlardan birkaç tanesi hepimizin evine mal olmuş insanlar. Hem
de apar topar sabahın beşinde alındılar, bir telefon etsen, gelecek
insanlar. Sonra bir takım çıktı 85 milyonun gözünün içine soktu, şanlı
formasına bu ismi koydu. Bizim bir toplantı olmuştu 4 başkan federasyon
başkanı orada bu konu gündeme geldi. Ben dedim sayın başkan ‘Google
girip hiç bakmadınız mı? sahibinin kim olduğu, neden ülkede olmadığı
hepsi yazıyor bize de geldi bunlar. ‘Vallahi para Malezya’dan,
Endonezya’dan parça parça gelince biz şüphelenmeye başladık sonra
vazgeçtik’ dedi. Şimdi devlete soruyorum, cevabını da vermek zorunda.
Bir tarafta yasa dışı bahis reklamı yapanlara bunları yapıyorsun bir
tarafta da 85 milyonun gözünün içine bakarak yapıyor bir de başkanı
diyor para aldık, bir diğeri yarısını aldık geri verdik hangisi soru
bunların ya? Siz mecbursunuz bunları öğrenmeye. Bize diyorlar sizi neden
ilgilendiriyor? Ne demek bizi neden ilgilendiriyor? Bu işin vergisel
boyutu, rekabeti, harcama limitleri, finansal boyutları var. Ne demek
bizi nasıl ilgilendiriyor? Hatta bir kere bize ‘Alışın dediler, burası
Amerika değil, ülke ekonomisi kayıt dışıyla dönüyor’ dediler. Ne demek
bu ya? İlk önce sizi ne ilgilendiriyor dediler düşünebiliyor musunuz?
Bize müfettişler geldi Bakanlığımızdan, Spor Toto’dan soru sordular
YDK’da da bunu anlatmıştım. Ben o şirket olsam parayla satın
alamayacağın reklamı yapmış olurum. Sadece bir kere birinin forma da
çıkmış olarak. Bulamayacağın hint kumaşı. Ama kimse bir şey yapmıyor, bu
nasıl bir dokunulmazlıktır, korunmaktır, kim, nasıl, neden? Fenerbahçe
taraftarı bunları sorgulayın. Bir tane kulübümüzü saldırmakla tehdit
eden, futbolcumuzu dövmekle tehdit eden adamın kombinesi iptal edildiği
için bizi yerden yere vuracağınıza bunları sorgulayın. Belli kesimlere
söylüyorum bunu.”
KARABORSA
“İddianameyi okuyan var mı? Orada çalışan bir hanımefendinin ifadeleri
var. Her şeyi detayına kadar anlatıyor. Türk futbolu bitmiş, batıyor.
Siz hala normal şeyler yazıyorsunuz. 56 milyon. Bu böyle bir anda çıkmış
bir rakam değil, kendi yöneticileri çıkıp söylüyor. Bize araştırmaya
geldiler, dedik hemen inceleyin. Beşiktaş da eminim kabul eder ama çok
da önemli değil Passolig de hepsi var. 3 müfettiş geldi sonra
başmüfettiş soruşturmadan eli ayağı çekildi, araştırın bakalım neden eli
ayağı çekildi. Zaten ondan birkaç gün sonra dosya kapatıldı. Kimse
sorgulanmadan, kimse çağırılmadan, Passolig’den bilgi almadan. Kim
koruyor, nereden geliyor bu güç, kim izin veriyor bütün bunlara, neden
sistem oraya ayrı başkalarına ayrı çalışıyor, o alınan 40 kişi Türk
vatandaşı değil mi? Adalet nerede?”
KONTRATLAR
“Eksik kontratlar, SPK’ya verilen ayrı yöneticinin aynı oyuncuyla
söyledikleri rakamlar ayrı, imaj hakları, sponsorluklar denildi.
Bunların vergileri verildi mi? Sen birine 4.5 veriyorsun adam 10 oluyor,
aradaki 5.5 nasıl veriliyor? Hangi imaj hakkı ve sponsorlukla. Velev ki
öyle bunların vergisi nerede? Biz niye bunları sormayalım, ben sormak
zorundayım. Harcama limitine 5, vergisiyle 7.5 girmek başka 10,
vergisiyle 15 girmek başka bir şey. Bunu başka kulüpler neden
sorgulamıyor, ben onu merak ediyorum. Bu hepimizin rekabetini etkiliyor.
Dediğim gibi başmüfettiş soruşturmadan geri çekildi, burada kimse
üstüne gitmiyor, çelişkili ifadeler var, yönetici başka bir şey diyor,
KAP’a başka bir şey verilmiş. Kimse gerçeğine inmek istemiyor, oh ne
güzel bir hayat bu. Her şeyi yap, yanına kalsın. Sen söz konusuyken ne
devlet, ne kurumlar, ne bürokrasi, ne yargı. Geçenlere de inin aşağı
kardeşim. Olur mu böyle bir dünya? Haksız rekabet sadece sahada mı, VAR
mı, sarı kartlar mı? Onlar mı zannediyorsunuz. Benim ve birkaç kez Acun
Bey’in de gündeme getirdiği ‘biz bu mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz.
Bir yere varırız varmayız bilmiyorum, bir takımın da kendi başına
yapacağı iş değil. Hele bir ayağı kırık, camiasının bir kısmı hedef
almış, rakiplerimizin yaptıklarını tamamen göz ardı etmiş bir ortamda
nereye gidecek bilmiyorum. Biz gideriz ama biz savaşçı ruhuz.”
“Tek onunla değil (Abdulkadir Bitigen) birçok hocayla şüphemiz var. Hele
akraba ilişkileri olan hakemlerden özellikle büyük şüphemiz var. YDK
Başkanımız Şekip Bey, Fethi Bey, Alper Bey ve İrfan Bey bizim
avukatlarımız başvuru yapacaklar ama biz çok başvuru yapıyoruz bu ilk
değil. Ben bahisle ilgili kaç defa ifade verdim biliyor musunuz? Benim
bahisle ne işim olur? Dolayısıyla biz üstüne gidiyoruz ama sistem olağan
çalışsa bunların hepsi ayıklanacak, dibine inilecek. Niyet, cesaret,
irade. Bu üçü varsa çözülür hepsi. Açık ortada. Sen bir şeyi devamlı
yaptıkça, kimse de sana dokunmayınca hem özgüvenin oluyor hem daha az
dikkat ediyorsun. Ortada her şey. Biz 3 Temmuz’dan beri belimizi
doğrultamadık. Aziz Başkan ve camia ne mücadeleler verdi. Siz tesadüf mü
zannediyorsunuz o zamandan bugüne bir kere şampiyon olduk. Bugün de
Fenerbahçe’nin ikinciliği mahkûm edilmesi o zihniyetin devamı değil mi?
Hangi sektörü en çok yoğunlaştı bu örgüt? Bir tanesi futbol. Geçen sezon
başkanla ilgili tartışmalar ortada. Bunların yakınından geçmemiş
insanların futbolda olması lazım. Bu da bir cam tavan.”
“Yapı canlı bir organizma. Devamlı ekleniyor, büyüyor, güçleniyor. Tek
tek isim verilecek bir şey değil yapı. Zaten sizin bunu hafife almanız
sebebi bu. Bu canlı bir mekanizma, yaşıyor.”
“Bizim yargımız sosyal medya ile harekete geçiyor yargısına katılıyor
musunuz hiç? Acun Bey’e bir soruşturma açtılar. Neymiş panolardaki
reklamlar illegal bahisle ilgiliymiş. Yeni duydum Sadettin Bey’e de S
Sports üzerinden soruşturma açılmış. Peki, böyleyse söz konusu takıma
veya TRT’ye neden bir şey olmuyor? TRT’nin play-off yayınlarının
hepsinde bu illegal bahis reklamları var. Çok önemli bir şey bu, bilmek
istiyorum. Gerçekten bilmiyorum buzlama veya kaldırma var mı? Ama
bildiğim tek şey var bu maçları gösteren kanallar bununla muhatap
oluyorlar. Bir kısmına soruşturma açılıyor bir kısmına dokunulmuyor.
Bazı insanlar illegal bahis reklamından gözaltına alınıyorlar, koskoca
kulüp formasına koyuyor ama hiçbir şey yapılmıyor. Bunu sorguluyorum
ben. Bu sorgulamanın da hepimizin görevi olduğunu düşüyorum.
Sorgulanmadığı zamanda ‘korkuyor musunuz?’ lafı insan ister istemez
sormak zorunda kalıyor.”
“Kulüpler Birliğinin TFF ile yaptığı toplantıda konuşuldu, karşı çıkan
olmadı. Zaten buna karşı çıkmak art niyet olur. İngiltere’de prim
sistemini de koyuyorsun kontrata biliyor musun? Maç çok önemli, bıçak
kemiğe dayandı, prim verelim o yok orada.”
“Ben son 10 senede yaşananları hakemlere bağlıyorum. Bu sezon tabii ki
bizim de hatalarımız, eksiklerimiz var ama bunlar olup da şampiyon
olamayan tek kulüp biziz. Bazı maçlarda puan kaybetmemeliydik ama her
maçı kazanabileceğin bir lig yok. Geçen sezon 102-99’luk lig tarihte
yok. 65-70 puanlarla şampiyon olunan sezonlar var. Hoca da toplantıda
‘biraz daha bilseydim şunu değil bunu transfer ederdim’ dedi. Eyüp
maçında iyi oynadık mı oynamadık, daha iyi oynayabilirdik ama bu bizim
puan kaybetmemizi gerektirmiyor. Zaten şampiyonluklar kötü oynanan
maçlarda alınan üç puandan geçiyor. Hatay maçına bakıyoruz, eksikler,
sıkıntılılar 3-0, 4-0 ilk yarı maçı koparman lazım taraftar ona kızıyor
ama istatistiklere bakıyorsun sezonun en iyi karşılaşması. Ben
istatistiği kabul etmiyorum gördüğüme bakıyorum. Daha iyi top oynayın
hakemi de yenin o zaman ben bunu kabul etmiyorum, neden hakemi de yenmek
zorundayım. Ben hakemi yenmek zorundaysam o da hakemi yenmek zorunda.
İletişimimiz zayıf ama bizim algı yaratma ve iftira atmaya fıtratımız
izin vermediği için o hinlikleri düşünemiyoruz. Ama daha iyi iletişim
yapmamız gerekiyor, taraftarımıza olanı biteni daha iyi anlatalım,
öfkelerini bir nebze olsun törpüleyelim. Bir kısım için söylüyorum benim
anladığım taraftarlık bu değil. Bir de şunu anlamıyorum; bizlere,
takıma, futbolculara küfür etmek, bağırmak-çağırmak demokratik hak,
onlara tepki gösterenler taraftarlık değil, onlar paralı asker oluyor.
Fenerbahçeliler karpuz gibi ortadan ikiye bölündü. En önemli soru
dışarıdan yıkılmayan Fenerbahçe acaba içeriden mi yıkılacak?"
"Hakemlerimizin uluslararası arenalarda görev yapmasını engelleyen
unsurlardan bir tanesi lisan hâkimiyetleri. Bu sınavları geçemeyenlere
FIFA kokartı takılanlar var. Geçen sezon sandığımız kadar problem
yaratmadı ama az sayıda maçta kullanıldı. Aşağı yukarı 10-15 dakika
uzatma oynuyoruz, o uzatmaları ekleyince top sahada şu kadar dakika
kaldı Avrupa’nın 3 dakika gerisindeyiz diyoruz hâlbuki Avrupa da 3-4
dakika uzatma oluyor. Biz o ekstraları ekleyince birazcık diplerine
geliyoruz, oyun oynanmıyor burada.”
‘Sayın Ferhat Gündoğdu’ya güveniyor musunuz?’ dediniz galiba. MHK’ya
güveniyor musunuz? Hakemler beceriksiz, kötü niyetli mi yoksa dışarıdan
talimat mı alıyorlar? MHK ile ilgili bugüne kadar şu an göstermiş
oldukları performanstan dolayı son derece rahatsızız, geldiğimiz nokta
itibarıyla. Trabzon kadar rahatsız olmayız, Ertuğrul Başkan ile
konuşuyoruz, onların maçlarını seyredemediğim için ne oluyor bitiyor
orada da çok ağır hatalar yapılıyor. Bizde de ağır hatalar yapılıyor.
Rakibimize ağır faydalar sağlanıyor. Dolayısıyla niyetleri ne olursa
olsun ben insanın niyetine bakarım, bugün geldiğimiz noktada sonuç arzu
edilenden uzakta. MHK’ye güveniyor musunuz? Ferhat Bey başta olduğu için
hep onu konuşuyoruz ama MHK 7 kişilik bir kurul. O yedi kişi içinde
ağır toplar var. Orada hiç ama hiç ama hiç ama güvenmediğimiz isimler
var bizim. Ne hikmetse adam bir şekilde o değişiyor, bu değişiyor, herif
hep orada. Nasıl oluyor, ne için oluyor ama biliyoruz iş adamları var,
yukarıya, Ankara’ya yakın, o ona tavsiye ediyor, o ona tavsiye ediyor ve
bir şekilde aynı adam karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla sayın başkan
özelinde konuşmuyorum ama MHK’nin içinde sorunlu insanlar var. Biz şu an
Danışma Kurulu için istişarelerimizde bir veya iki yabancı olsa daha mı
iyi olur diye konuşuyoruz. Bu fikri Kulüpler Birliği Vakfı’na da
sunacağım. Aynı zamanda bu danışma kuruşluna isimler tespit edilmek için
profesyonel destek de alacağız. Çünkü bunu başından doğru kurgulamamız
lazım, bu fırsatı kaçırmamamız lazım. Kulüpler Birliği toplantısından
sonra ne dedim? Kulüpler bu sefer de elini taşın altına koymazsa hiç
şikayet etme hakları yok diye. Şimdi beceriksizlik, kötü niyet ve
dışarıdan talimat! Hepsi var! Bugün genç arkadaşları çıkarıyoruz, onlar
hata yapabilirler çünkü tecrübeleri yok. Ona kötü niyetli ya da
dışarıdan talimat alıyor diyemezsin ama son 10 seneye baktığınız zaman
hepsi var. Birinde üçü birden olabilir, birince sadece biri olabilir ama
var.”
“Geçen sene yaptık. Bir de zarf var. O nasıl ortaya çıktı biliyor
musunuz? Bizim ısrarımızla. Soruyorum kulüp başkanlarına, ‘Merak etmiyor
musunuz içinde ne var?’ O diyor ki, ‘Zarf resmi değildi, ben açmadan
öbürüne verdim. Öbürü, ‘Yoktu içinde.’ Öbürü, ‘Ben kaybettim, taşındım,
kayboldu.’ Onu çıkartana kadar canımız çıktı. Hala tam olarak içinde ne
olduğunu bilmiyoruz. Bir dakika dahi burada kalmaması gereken insanlar
kimdir? Nedir, niçin bilmiyoruz. Niyet, cesaret, irade varsa hepsi
çıkar. Çorap söküğü gibi, hepsinin arkası gelir. İnanın bana. O kadar
çok şey var ki.”
İLLEGAL BAHİS KONUSU
“Yasa dışı bahis konusuna değineceğim demiştim. Rakibimiz sırtında
çıktı, biz ihbar ettik. Spor Toto teşkilatına suç duyurusunda bulunuldu.
Rakip takım başkanı ve yöneticilerinin çelişkili ifadelerine rağmen
gerekli ve detaylı araştırmalar hiç ama hiç yapılmadan ışık hızıyla
takipsizlikle kapatıldı. Ülkemizde gerek kulüp takımlarının gerekse
millî takımımızın uluslararası maçları TRT, EXXEN, S Sport gibi yayın
platformları tarafından yayınlanmaktadır. Rakip takımın yaptığı
sponsorlukla ilgili ülke gündeminde tanıtımını yaptığı illegal bir bahis
sitesi bu maçlarda da saha içi led reklamlarıyla ülke gündemine
gelmiştir. Aynı illegal reklamlar hem TRT, hem EXXEN hem de S Sport
kanallarında yayınlanan maçlarda yayıncıların elinde olmayan sebeplerle
ekranlara yansıtılmıştır. Buraya kadar normal diye düşünüyoruz ama konu
Fenerbahçe ve Fenerbahçeliler olunca normal giden bir şey olmuyor. Aynı
illegal bahis şirketiyle sponsorluk anlaşması yapan rakibimiz hakkında
dosya jet hızıyla kapatılırken Acun Bey ve Sadettin Bey hakkındaki
dosyalar açık tutuluyor. Üstelik savcılık Sadettin Bey hakkında yurt
dışı çıkış yasağı uygulamış, bunu bugün öğrendim. Uluslararası alanda
faaliyet gösteren birçok şirketin yetkilisi olan Sadettin Bey hakkında
yurt dışı çıkış yasağı getiriyorlar bu konudan dolayı. Bizim için
akılla, mantıkla açıklanacak bir durum değil. Lütfen sizler bunu da bir
değerlendirin. 40 kişi kim tutuklanmış? TRT’de, EXXEN’de ve S Sport’ta
kaç maçta çıkmış? Bunlar işlenirse, medyada yer bulursa bu konuların
üstüne gidiliyor. Hiç alakasız bir şeyi CİMER’e şikâyet ediyorsunuz,
soruşturma açılabiliyor, böyle bir şey milyonların gözüne sokuluyor,
yaprak kımıldamıyor.”
“3 Temmuz’da hiçbir hakemin isminin geçmemesi, işlem görmemesi, dosyada
olmaması hayatın olağan akışına aykırı bir durumdur. O dönemdekiler ne
dendi? ‘Şike var.’ Şikenin olduğu yerde hakem de olur başka şey de olur.
İllegal bahisin olduğu yerde özellikle. Burada hiçbir hakemin girmemesi
büyük bir soru işareti. Bence tüm hepsinin temizlenmesi lazım. Gençlere
yepyeni bir sayfa açılması lazım. Acele etmememiz lazım. Onları iyi
eğitmemiz, geliştirmemiz lazım. Belki gerekiyorsa 3 sene, -bunu son 3
başkana da söyledim- Avrupa’ya hakem yollamamalıyız. Arka bahçemizi
temizleyene kadar. Geçen dönemlerde hakemler atletik testleri
tutturabilsin diye koşu mesafeleri kısaltılıyordu. Ona rağmen tutamayan
bir isim biliyorum. Niye bunlar işlenmiyor? Niye bunların önüne
geçemiyoruz? Bunu sadece Fenerbahçe mi yapacak?”
BİZ CAMİAMIZIN İÇİN MÜCADELE VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ. İNŞALLAH SİZLER DE BİZİM YANIMIZDA OLURSUNUZ
Başkanımız son olarak, "Fenerbahçe tarih boyunca zorlukları hep
taraftarıyla birlik beraberlik ve camia içerisinde aşmayı başardı.
Tribünlerdeki pozitif enerjiye çok ihtiyacımız var. Biz hedefe
ulaşacaksak ancak ve ancak o pozitif güçle ulaşabiliriz. İsim
vermeyeceğim bazı futbolcularımız bizlere bu negatif ortamda nasıl
başarı sağlayabiliriz, bunun önüne geçemez misiniz diye soruyorlar. 20
maçlık zorlu bir sürecimiz var Avrupa’yı da eklerseniz. Biz inanıyoruz
ki hem saha içerisinde hem de saha dışında hep beraber savaşmalıyız,
takım savaşacak, biz savaşacağız o yüzden şüpheniz olmasın ama siz
olmadan olmuyor. Bir kere daha sizi vicdanınızla baş başa bırakıyorum,
demin sorduğum soruları da lütfen iyi düşünün. Bize maç kazandıran,
çeviren, ‘Kadıköy çıkışı olmayan ruhunda mı olacağız?’ yoksa daha 30.
dakikada ortada fol yok, yumurta yokken takımımızı yuhalayacağız mı?
Bizi, taraftarla, takımımızın, hocamızın bağını koparmaya çalışanlara
karşı uyanık olacak mıyız, olamayacak mıyız? Bu sizin kararınız. Takımın
buna çok ihtiyacı var, bunu birinci elden söylüyorum yine
taraftarımızın kararıdır ama ben inanıyorum ki Fenerbahçe taraftarı bir
konuya baş koyduğu zaman bunu engellemek imkânsızdır. Ama belki de bu
yüzdendir bizim aramıza nifak tohumları sokuluyor, aramızı açacak
operasyonlar yapılıyor. Umudumuz azalıyor öyle tepki verenler de vardır
ama Zenit maçında bunu yaşayınca bundan sonrası daha kötü günlere
gidecektir dedim. O zaman ne ara açıktı, güzel de oynadığımız maçtı. Biz
camiamızın için mücadele vermeye devam edeceğiz. İnşallah sizler de
bizim yanımızda olursunuz.” şeklinde konuştu.
Amerikan Basketbol Ligi'nde (NBA) Houston Rockets, milli oyuncumuz Alperen
Şengün'ün 26 sayı attığı maçta Washington Wizards'ı 135-112 yendi.
NBA'de 7 maç yapıldı. Rockets'ın Wizards'a konuk olduğu karşılaşmada
yaklaşık 30 dakika süre alan ve "double-double" yapan Alperen Şengün, 26 sayı,
10 ribaunt, 6 asist ve 2 top çalmayla oynadı. Alperen Şengün’ün Lakers maçı performansı karşınızda:
Sezonun 24.
galibiyetini alan Batı Konferansı ikincisi Rockets'ta Jalen Green 29 sayı, 8
ribaunt ve Amen Thompson 20 sayı, 15 ribaunt üretti.
Bu sezon 6
galibiyet, 28 mağlubiyet yaşayan Doğu Konferansı sonuncusu Wizards'ta Corey
Kispert 23 ve Jonas Valanciunas 18 sayı kaydetti.
- Celtics, Nuggets engelini geçti
Doğu Konferansı ikincisi Boston Celtics, deplasmanda Denver
Nuggets'ı 118-106 yenerek 27. galibiyetini elde etti.
Celtics'te
Jayson Tatum 29 sayı, 4 ribaunt, 6 asist ve Kristaps Porzingis 25 sayı, 11
ribauntla galibiyete katkı sağladı.
Nikola Jokic'in hastalığı
nedeniyle oynamadığı mücadelede 15. mağlubiyetini yaşayan Nuggets'ta Russell
Westbrook 26, Julian Strawther ve Jamal Murray 19'ar sayı attı.
- Sonuçlar
Washington Wizards-Houston Rockets: 112-135
Charlotte
Hornets-Phoenix Suns: 115-104
Dallas Mavericks-Los Angeles Lakers:
118-97
New Orleans Pelicans-Minnesota Timberwolves: 97-104
FIFA Dünya Kupası | Yeşil Burun Adaları - Suudi Arabistan (Özet) Dünya Kupası H Grubu'nda Yeşil Burun Adaları'nın p...
!doctype>
Copyright (DMCA)
Sitede yer alan tv yayın ve/veya logolarının içeriğinden Sportrendy sorumlu değildir ve hakları kendilerine aittir. Sportrendy embed teknolojisini kullanarak kendi resmi sitelerinden yayın yapan tv kanallarını biraraya toplamak için kurulmuştur. Tüm hakları kendilerine aittir. Kaldırmamızı talep ettiğiniz yayın ve/veya logo`yu İLETİŞİM kısmından irtibata geçerek bildirebilirsiniz. En geç 3 gün içinde değerlendirilip gereken işlem yapılacaktır.
2026 FIFA Dünya Kupası için geri sayım sürüyor. Tarihte ilk kez 48 takımla düzenlenecek dev turnuvada, 104 maçın programı netleşti. Mexico City Stadı 3. kez bu turnuvanın açılışına ev sahipliği yaparak tarihe geçecek. FIFA 2026'nın finaline ise New Jersey Stadı sahne olacak. İşte 4 farklı saat diliminde oynanacak 2026 Dünya Kupası'nın maç programı.
Dünyanın en çok izlenen liglerinde 2025-2026 sezonunun başlamasına sayılı haftalar kaldı. Sezon öncesinde sporseverlerin cevabını en çok merak ettiği soruların başında ise "Hangi Lig Hangi Kanalda?", sorusu geliyor. Makalemizde; UEFA Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi, Euroleague, Formula 1, NBA, İngiltere Premier Lig, İspanya La Liga gibi majör organizasyonların da dahil olduğu tüm liglerin Türkiye yayıncılarına mercek tutuyoruz...
Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!