TV İZLE
Canlı TV'ler burada...
Aromaterapi, Fitness ve Beslenme: Doğal Yağlarla Bütüncül Sağlık Rehberi
Günlük egzersiz performansınızı artırmak, kas ağrılarını azaltmak ve sağlıklı beslenme düzeninizi desteklemek istiyorsanız, aromaterapi ve doğal yağlarla fitness dünyasını birleştiren bu kapsamlı rehber tam size göre!
BYD HAN | Test Sürüşü
BYD HAN 3.9s | Avrupalı Premium otomobillere kafa tutar mı?
En Seksi Voleybol Frikikleri
Birbirinden seksi voleybolcular plajda ve salonlarda ter dökerken zaman zaman da verdikleri frikiklerle yürek hoplatıyorlar…
TV’de Spor Ekranı
TV’de Spor Ekranı ile TV'de canlı spor yayınları ve canlı maçlar hangi kanalda öğrenin.
UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri
2024-2025 UEFA Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri TRT farkı ile burada...
Vodafone Sultanlar Ligi'nde biten transferler (2026-2027 sezonu)
Vodafone Sultanlar Ligi ekipleri, 2026-2027 sezonu öncesi kadrolarına takviye yapıyor. İşte şu ana kadar biten transferler...
UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri
UEFA Konferans Ligi Maç Özetleri TRT farkı ile burada ...
UEFA Avrupa Ligi Maç Özetleri
UEFA Avrupa Ligi Maç Özetleri TRT farkı ile burada...
21 Temmuz 2016 Perşembe
Darüşşafaka Doğuş'a NBA'den transfer
Önümüzdeki sezon THY Euroleague'de mücadele edecek olan Darüşşafaka Doğuş, kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Daçka; Birkan Batuk, Brad Wanamaker, Adrien Moerman ve Dairis Bertans'ın ardından James Anderson'ı da renklerine bağladı. Forvet pozisyonunda oynayan 27 yaşındaki oyuncu, Darüşşafaka Doğuş ile 2 yıllık sözleşme imzaladı.
1.98 metre boyundaki Anderson, geçen yılı NBA ekiplerinden Sacramento Kings'te geçirmişti. Darüşşafaka Doğuş'a transferiyle ilgili mutlu olduğunu ifade eden Anderson, "Koç David Blatt ile çalışmak benim için büyük bir fırsat olacak. Ondan çok şey öğrenmeyi ve oyuncu olarak gelişme sağlamayı ümit ediyorum" ifadelerini kullandı.
Ricky Hickman EA7 Emperio Armani Milano'da
EA7 Emperio Armani Milano, Fenerbahçe'den ayrılan Ricky Hickman'i kadrosuna kattı.
Son iki sezondur ülkemizde Fenerbahçe forması altında oynayan otuz yaşındaki tecrübeli oyuncu, İtalya’ya dönme kararı aldı.
Son günlerde EA7 Olimpia Milano ile adı sıkça anılan Ricky Hickman, İtalyan ekip ile bir yılı opsiyonlu iki yıllık sözleşme imzaladı.
Geçirdiği sakatlığın ardından sarı lacivertli forma ile beklentilerin altında kalan ve takımdn ayrılan Ricky Hickman'in yeni takımı İtalyan Armani Milano oldu. Hickman geçen sezon Fenerbahçe formasıyla ligde 10 maçta 5.1 sayı 2.0 ribaund ve 1.5 asist Euroleague'de ise 20 maçta 4.6 sayı 1.2 ribaund ve 1.3 asist ortalamalarıyla mücadele etmişti.
Ricky Hickman, 2012 – 14 sezonlarını İsrail ekibi Maccabi Tel Aviv ile birlikte geçirmiş, 2014 senesinde de takımı ile Euroleague şampiyonluğu yaşamıştı.
Şebnem Kimyacıoğlu: ''Keşke Biraz Daha Girişken Olsam''
Şebnem Nezahat Kimyacıoğlu.. Siz onu Galatasaray Kadın Basketbol Takımı’nın eski yıldızı olarak tanırsınız..
2014 Eurolig finalinin en kritik anlarında Fenerbahçe potasına attığı iki inanılmaz 3’lükle takımına kupayı getiren oyunculardan biri olarak hatırlarsınız..Yaşamını sürdürdüğü Amerika’da avukatlık yaptığını..
Sık sık Türkiye’ye gelip gittiğini..
Şimdilerde ise A Milli Kadın Takımı’nın Rio yolundaki en güvenilir isimlerinden biri olduğunu da anımsarsınız..
Ama biz Şebnem’i size biraz da ‘’Pek de konuşulmayan tarafları’’ ile karşınıza getireceğiz..
Karşımızda, kendinden emin, sevecen, heyecanlı, insani duyguları tavan yapmış biri var.
Kendi alçak gönüllülük yapsa da onun yürüdüğü yoldan yürüyecek, yüzlerce, binlerce kıza ilham kaynağı olacak bir rol model var..
Türk Milli Takımı’nda oynuyorsun ama hakkında fazla bir bilgi yok. Örneğin ailenden söz ederek başlayalım?. Şebnem Nezahat Kimyacıoğlu kim? Sonuçta bu kızı leylekler getirmedi?
-Babam Tübitak’ta elektronik mühendisiydi.. Araştırma bölümünde ODTÜ mezunları çalışıyordu. ABD’deki Silikon Vadisi’nden teklif geliyor. İlk olarak babam, annemi de alıp gitti.. Sonra diğer çalışanlardan da gelen oldu. Topluca Silikon Vadisi’ne transfer oluyorlar. İlk olarak ablam doğdu. Sonra ben, sonra kız kardeşim. 3 kız kardeşiz. Aradan bir süre geçtikten sonra Türkiye’ye yavaşça dönme kararı alıyor annem ve babam. Bir yıl da Londra’da yaşıyoruz. Türkiye’ye dönme zamanı gelince, babamı arkadaşları Türkiye’ye değil, ama Amerika’ya dönmeye ikna ediyorlar. Hep birlikte yeniden Amerika’ya dönüyoruz..
''Kader Basketbol Hayatımdaki Şanslı Anların Bir Parçası''
Kadere inanır mısın?. Çünkü ben bu olayda senin de kaderinin değiştiğini görüyorum. Londra’dan Türkiye’ye dönsen farklı bir Şebnem olarak karşımıza çıkacaktın, şimdi ABD’de yaşayan daha farklı bir Şebnem olarak buradasın.
-Çok inanırım. Kardeşim de, benim gibi burslu okudu. Ablam dünya’nın en büyük hukuk bürolarından birinde çalışıyor. California’nın Silikon Vadisi gibi teknolojinin merkezi olan bir yerde bursla okumak, kadınlara eşit imkanların sunulması, ne olmak istersem odaklanıp yapabileceğimi hissi veren bir yerde büyümek ve okumak, bugünkü konumumda önemli etkinlerdi. Kader hem bunların, hem de basketbol hayatımdaki yaşadığım şanslı anların bir parçası olduğuna inanıyorum. Tabii ki, kadere güvenip fırsat değerlendirilmezse, o zaman bir şey gerçekleşmeyeceğine de inanıyorum.
İlginç bir kariyerin var. Türkiye’ye geliyorsun, oynuyorsun. Sonra yeniden ABD’ye dönüyorsun sonra yine geliyorsun. Vallahi benim başım döndü.
-Basketbola hasretimden farklı şeyler yaşadım. 2005 yılında Amerika’dan ilk olarak Beşiktaş’a geldim. 2.5 yıl oynadım sonra Amerika’ya geri döndüm. O aralar kafamda sadece eğitim vardı. Basketboldan soğumuştum. Bir gün Nevin Nevlin’le eşi Emre Vatansever beni ziyarete geldiler. Emre bana basketbola dönüp dönmeyeceğimi sordu. Kendisi Galatasaray’da asistan antrenördü. Dönmeye sıcak baktım. Baro sınavları sonrası İstanbul’a geldim. Eurolig seviyesinde bir oyuncu olup olmadığımı bilmiyordum. Ekrem abiyle (Memnun) görüştüm. Onun çalışma tarzı, fikirleri bana hitap ettiğini anladım ve onun sisteminde istatistikte katkım olmasa bile, diğer yönlerden değerli olabileceğimi anladım. Biraz oynama fırsatı buldum. Benim için her saniye önemliydi. Eurolig şampiyonluğundan sonra şimdi de birlikte Olimpiyat’a gidiyoruz..
-Sonrasında Galatasaray’da 1 yıl daha oynadım. Basketbolu 2014-2015 sezonu sonunda bırakmayı düşünüyordum. ABD’ye dönüp, yeniden hukuka başlayacağım, yeni bir sektörde çalışacağım diye düşünüyordum. O 2014-15 senesi oynarken aynı zamanda Odeabank’ta haftada 2 gün avukat olarak da çalıştım. Yani bir anlamda burada işimi de yaptım. Sezon sonunda Amerika’ya dönüp avukatlığa başladım. 2015-16 sezonun ortasında Yakın Doğu Üniversitesi’nden 2-3 aylık bir teklif aldım. O aralar ABD’de bağlı olduğum bir işim olmadığı için teklifi kabul edip geldim. Bunu da kaderin bir parçası olarak görüyorum.
''Yakın Doğu Güzel Bir Tecrübeydi''
-Yakın Doğu’nun teklifini kabul etmemin büyük bir parçası 2015’in yaz aylarında Kuzey Kıbrıs’ta Peace Players International isimli bir hayır kurumunun basketbol kampına katılıp, oradaki insanları tanımamdı. Kuzey Kıbrıs’ın sıcak kanlı insanlarını çok sevdim. Takımın da belirli hedefleri vardı. Onlara yardımcı olabileceğimi düşündüm. Benim için çok güzel bir tecrübeydi. En önemli hedefimize ulaştık ve yöneticilerden takım arkadaşlarıma, çok iyi insanlar ile tanıştım. Aynı zamanda orada oynamak Milli Takım’a yeniden dönme kapısını bana açtı. Yine kaderin bir parçası…
Amerika’da Amerikalı Şebnem, Türkiye’de Türk Şebnem misin? Yoksa ABD’de Türk gibi mi yaşıyorsun?
-Ben nerede olursam fark etmiyor, ayni insanım. Hem ABD hem Türkiye farklı güzelliklere sahip… Ben küçükken utangaç bir tiptim. Türk kültürü daha sıcak, daha cana yakın, daha samimi. Ben insanlarla kaynaşmayı seviyorum, ama sessiz olduğum için insanlara ısınmam vakit alıyor. Türk arkadaşlarım benim o kalıbımdan biraz çıkmama yardımcı oldular. Türk kültürünün beni iyi yönlerde geliştirdiğine inanıyorum. Yine de tam Türk ya da tam ABD’li kültüre sahip değilim. Her zaman ikisinin arasında bir yerde kalmışımdır…
''Şeb Veya Şebi''
Buradaki lakabın Şebo.. Orada seni nasıl çağırıyorlar?. Örneğin Hidayet Türkoğlu’na Hedo diyorlardı. Senin böyle bir lakabın var mı?
-Şeb veya Şebi diyorlar. Maç içinde daha kısa diye Şeb, normal hayatta Şebi. Annem bile bana Şebi diye hitap eder.
İsmin tam olarak Şebnem Nezahat Kimyacıoğlu. Ortadaki Nezahat nereden gelme?
-Hem anneannemin, hem babaannemin isimleri de Nezahat. Aslında annem ve anneannem istemiyorlarmış göbek isminin konulmasına. Ancak dedem ve babam doğum sertifikasına yazdırmışlar. Örneğin ablam ve kardeşim de böyle bir şey yok. Onlar tek isimli.

Stanford Üniversitesi’nde ekonomi, Santa Clara Üniversitesinde hukuk eğitimi aldın. ABD’de avukatlık yapıyorsun bildiğim kadarıyla. Duruşmalara giriyor musun?
-Suçla ilgili mahkemelere girmiyorum. Benim işim daha çok işletme, şirket hukuku, sözleşme ihtilafları ile. Yani öyle jüri falan gibi şeyler yok. Avukat olan ablam ise tam mahkeme işleri yapıyor.
-Aslında ablam çalıştığı şirkette 2 bin den fazla avukatın içindeki tek Türk avukatlardan biri. ‘Türk müvekkilimiz var, gel yardımcı ol’ diyorlar. Ablam hayatımdaki önemli örneklerinden biri…
Koçluk eğitimi de almışsın.
-Resmi eğitim almadım ama genç takımda koçluk yaptım.
''Ceza Şutlarını Yüzdeli Atmaya Çalışıyorum''
Senin için çok iyi 3’lükçü diyorlar?. Bütün oyun felsefen 3’lük atmak üzerine mi kurulu?
-Biraz yaşım ilerledi ve öyle oldu. 2005-2008 araları oynarken daha farklı yönlerden katkım oluyordu. Bırakıp geri döndüğümde ise bu rolüm normal olarak değişti ve onu benimsedim. Takım drive, screen yaparken, boşta kalan oyuncu olup, ceza şutlarında yüzdeli atmaya, savunmada doğru pozisyonlarda bulunmaya çalışıyorum. Genel olarak, takım arkadaşlarımın sahada her konuda güvenebileceği birisi olmaya çalışıyorum.
''Şebnem Bunu Atar!''
Oyun stilin itibariyle seni Stojakoviç’e benzetenler var
-Bundan haberim yoktu. Ama NBA’i izlerken Stajakoviç’i de izlerdim. Oyuncu olarak çok seviyordum ve bu benzetmeye onur duyuyorum. Siz onun 10 üçlük attığı maçı bahsettiniz ama benim kafamda 10 tane 3’lük atmak değil, maçın en kritik anında ne gerekiyorsa onu atıp takıma faydalı olmak var. Bu atışları yaparken takımın bana güveni olduğunu görmek, ‘Şebnem bunu atar’ demeleri, ve o şutları sokabilmem daha önemli.
Başkaları gibi forma numaralarına takıntın var mı?. Genelde hep 33 numarayı giyiyorsun.
-Takıntım yok ama 33’ü tercih ederim. Nantes’te Olimpiyat Elemeleri’nde 8 numaralı formayı giydim. 8, iki tane 3’ün ters ve düz birleşmesi. Basketbolu 33 numaralı forma ile noktalamak güzel olacak.
''Elimden Geleni Yapmak''
Türkiye’de bir dönem lakabın ‘’Nöbetçi 3’lükçü’ ye çıkmış. Bunun da sebebi bazı maçlarda oyuna sonradan girip, attığın birkaç 3’lükle maçı takımına kazandırman. (13 Nisan 2014 Fenerbahçe maçı. Son anlarda iki kritik üçlük)
-Benden o gün ne isteniyorsa onu yapmaya çalışıyorum. Belki bazı maçlarda 0 dakika sahada olacağım, belki 20 dakika. Benim için hep hazır durumda olup, sahaya girdiğimde elimden geleni yapmak olur.
Şöyle bir baktığında ilginç bir hayatın olduğunu söyleyebilir misin? Yoksa sıradan bir yaşantı mı sürüyorsun?
-Baştan başlarsak, hayatım sıradandı. Basketbolu oynadım ve bıraktım. 2008’den sonra ise ilginç olmaya başladı. Sporcular spor yapar sonra hayatına devam eder. Basketbola ara verdikten sonra geri dönüşüm biraz farklı oldu. 2012’de bir iş teklifini kabul etmiştim. Bir yol ayrımı oldu. Bıraksam mı, bırakmasam mı? 2016 sezon sonrası için iş teklifini kabul etmiştim. Karşıma hep yol ayrımları çıktı. O kararların iki tarafında da risk vardı. Ve o riskleri göze almaya karar verdim. Doğru yaptığımı düşünüyorum. Yanlış da olabilir. Her işte bir hayır vardır diye düşünüyorum. 2008’de basketbolu bıraktığımda yanlış karar verip vermediğimi sorguluyordum, ama kişisel gelişmem için en iyi verebileceğim karar olduğuna şimdi inanıyorum. 2012’de dönüş yapmak nasip oldu. O verdiğim karar 2014’te Eurolig şampiyonluğunu ve 2016 Olimpiyatları’nın yolunu açtı bana…

Hayat felsefen neyin üstüne kurulu?
-Temeline her zaman güven olan bir yaşam tarzı. Annem ve babam kişilik ve karakter üzerine çok güzel bir temel kurdu ve ona güvenerek, ona dayanarak yaşamak, her zaman en emniyetli seçeneği seçmemek, hesaplanmış risk almak ve bir yola karar verdikten sonra hiç pişmanlık duymayacak şekilde o yolu kovalamak. Hiç geriye bakıp, keşke daha fazla çalışsaydım demek istemiyorum. Benim için hukuk okumak ve sonrasında basketbola geri dönmek öyle yaklaşımım oluğu kararlardı.
Sana eline bir kağıt kalem verip bir hikaye yaz deseler nereden başlarsın?
-Ben geriye doğru giderek, ailemin tarihini yazmak isterdim. Çok bilmediğim şeyler var ve onları öğrenmek isterdim.
''Rüyamda Mutlu Anları Görmek İsterim''
Gece uyuduğunda bir rüya göreceksen, bunun ne tür bir rüya olmasını dilersin?
-Nadir rüya gören birisiyim. Kardeşim çok rüya görür, kıskanırdım. Hep mutlu anları görmek isterim. Olimpiyatlarda bir madalya hayalim var. Onu görmek isterim. 2 gün önce bir yeğenim oldu. Ailemin ve sevdiklerimin yanında onu görmek, kucaklamak isterim.
Kendinde en beğenmediğin özelliğin.
-Biraz önce söylediğim gibi, insanlara ısınmam vakit alıyor. Keşke biraz daha girişken olsam…
''Şebnem İyi Birisidir''
Arkadaşların senin en çok neyini beğenirler?
-Tam bilmiyorum ama ‘Şebnem iyi birisidir’ derler. Bundan daha iyi iltifat olamaz.
Stanford mezunu birkaç arkadaşınla bir şirketiniz var. Hem bireysel ders veriyorsunuz, hem de antrenörlük yapıyorsunuz. İmkanı olmayan fakir kızlarla çalışıp, onların öz güvenini yükseltmeyi hedefliyorsunuz. Farklı ülkelerde bu işi yapmak istiyorsunuz. İlk gittiğiniz ülke de Surinam olmuş. Ne oldu o proje?
-Proje şu an durdu. Benimle birlikte şirketi kuran kız Chiago’ya işletme master’ını almak için gitti. Biz bunu San Francisco’da yapıyorduk. Ders tarafı duruyor, biz hayır tarafındaydık. Surinam’a gittik. Oraya gittiğimizde basketboldan da yakaladığımız özgüven ile sporda kadın olmanın katkılarını gerçek dünyada göstermek istedik. Mesela, Surinam’da kadın antrenör yoktu. Oraya bir ekip olarak gittik. Kızlar bizi örnek olarak gördüler. Bire bir oynadık. 3 gün kamp yaptık. Hem kızlar, hem biz çok etkilendik. İnşallah ileride yine yapacağız. Biraz önce basketbolla alakalı hayır şirketi bassettim – Peace Players Internatıonal. Kıbrıs, İsrail, Güney Afrika ve Kuzey İrlanda’da ofisleri var. Orada birbirlerine normalde karşı olan gençleri kaynaştırıyorlar. Birbirlerinden farklı olmadıklarını göstermeye çalışıyorlar. Basketbolun sadece saha içini değil, hayata bakış açısını da göstermeye çalışıyorlar. Biz basketbol oynuyoruz. Takım arkadaşım hangi ırktan, dinden, nereden gelmiş önemli değil, hep birlikte ve birbirimize dayanarak ortak hedeflere odaklanıyoruz. Bu çok önemli bir şey… Spor kültürü toplum için önemli bir örnek. Böyle projelerin parçası olmaya devam etmek isterim.
''Normal Zamanlarda Evde Otururum''
Şebnem Kimyacıoğlu’nun Türkiye’de ve ABD’de 1 günü nasıl geçiyor?
-Normalde çok sıkıcı. Yaz aylarında bir farklılık oluyor. Los Angeles’te bir arkadaş grubum var. Hafta sonları bir araya geldiğimizde plaj voleybolu oynuyoruz. Güneş, deniz ne ararsan var. Herkes hafta içinde ne yaptığını anlatıyor. Biri uzay merkezinde çalışıyor, biri Hollywood’da oyuncu, bir diğeri filmlerle alakalı bir işte. Bazıları antrenör. Farklı insanlar bir araya geliyor. Yazın çoğu hafta sonları beni en çok mutlu eden olaylardan biri bu. Cumartesi-Pazar arkadaşlarla birlikte olmak. Normal zamanlarda ise evde oturan biriyim. Sabah kahvemi programlayıp hazır olduğunda çok sevinirim. Türkiye’de Boğaz’ın karşısında bir kafede, özellikle de Kuruçeşme’de Aşk Cafe’de oturmayı, kitap okumayı, kahve içmeyi çok seviyorum. Bence İstanbul gibi bir şehir dünyanın hiçbir yerinde yok. California’nın güzel plajları var. Ama ben Akdeniz’in sıcak ve köpek balıksız sularına bayılıyorum..
ABD’de mi yaşamak daha kolay, Türkiye’de mi?
-Her iki tarafın da kolaylıkları var. ABD’de alıştığım bir ortam var. Ama Türkiye’de gerçek komşu hissi var. Yanındaki oturanları hiç tanımasan bile, bir şeye ihtiyacın olsa, tereddüt etmeden yardımcı olacaklarını biliyorsun. Türklerin yardım severliği ve misafirperverliği Amerika’dan farklıdır.
''İstanbul'u Özlüyorum''
Oradan bakınca burası nasıl gözüküyor?.
-Ben oradan bakınca İstanbul’u özlüyorum. Kalbimde çok ayrı bir yeri var. Beyoğlu’nu, Boğaz manzarasını özlüyorum. Farklı kültürlerden, farklı ırklardan insanlar var Türkiye’de. Gerçekten farklı insanların olmasını seviyorum. California’da da çok çeşitli insan var ama İstanbul’da bu kesişmeleri izlemeyi seviyorum.
Ya buradan bakınca orası?
-İşi bir kenara bırakırsak, en yakın arkadaşlarım orada. Sosyal medya var ama 10 saat de fark var. Mecburen bir kopukluk oluyor. Günün her saati mesajlaşamıyorsun. Pause düğmesine basmış, bekliyorum. O beni üzüyor.
Basketbolu bıraktıktan sonra Türkiye’ye sadece tatil için mi geleceksin?
-İdeal bir iş için hem Amerika’da hem Türkiye’de bir ayağım olursa çok mutlu olurum.
Bir gün Türkiye’de avukatlık yapar mısın?
-Denklik almam gerekir. Bu yüzden o olasılık düşük. Fırsatları aktif olarak kovalamıyorum. Ama bir iş fırsatı çıksa düşünürüm.
''Avukatlığa Yeni Başladım''
Şebnem Kimyacıoğlu hangisinde daha başarılı. Basketbolculukta mı, avukatlıkta mı?
-Başarı bakımından basketbol. Daha avukatlığa yeni başladım. İnşallah orada da farklı olacak. Spor dünyasında avukat olarak çalışmak isterim.
Olaylara hangi gözle bakarsın?. Avukat gözüyle şüpheli mi, sporcu gözüyle daha iyimser mi?
-Hukuk insanı bozuyor. Her gördüğümü kanuni mesuliyet gözü ile bakıyorum artık. Bu yüzden avukat olmayan arkadaşlarımın etrafımda kendimi tutmaya çalışıyorum. Yoksa, yanımdakileri çok sıkarım.
''Türkiye'de Futbol, Amerika'da Basketbol''
Türkiye ile ABD’nin kıyaslamasını sık sık yapar mısın?. Örneğin basketbollarını?
-Aklıma ilk gelen en büyük fark; ABD’deki sistemde üniversite tahsilini alabilmek için ikisini de bir arada yürütmek zorundasın. Biri olmazsa diğeri de olmaz. ABD’de okul hayatında belirli bir seviyenin altına düşersen, takımdan da otomatikman düşersin. NBA’ye direkt gidenler 10 sene geçse bile dönüp tahsillerini tamamlıyorlar. Sokakta, Türkiye’deki çocuklar futbol, ABD’dekiler basketbol oynuyorlar. Milli spor olarak farklı yetenekler çıkıyor orada ortaya. Ancak ABD U 17 Takımı Dünya Şampiyonası’nda Avustralya’ya kaybetti. Atletik oyuncular var ama Avustralya’ya karşı yetenek bakımından geri kaldılar. Türkiye’deki gibi spor okulu eğitiminde oyuncuların yetenekleri gelişeceğinden emin olabilirsin. ABD’de bazen şansa kalıyor. Türk Milli Takımı’nın geleceği parlak olabilir. Aradaki farklar azalıyor. WNBA Dünyanın en iyi liglerinden biri. Ama 3 aylık bir lig. ABD Milli Takımı’ndan çoğu oyuncu Türkiye’de oynuyor. Şampiyonalarda ABD takımları ile karşılaşınca, daha önce defalarca karşı veya birlikte oynadığımız oyunculara karşı oynuyoruz. Bu başarıya yol açan bir tecrübe.
Önceliklerini bir sıralama yapsan ilk sıralara neleri koyarsın?
-Öncelik olarak kahve. Kahvesiz günüm geçmez. Kamp ortamlarında sabah ilk iş kahvaltıda bir birimizi görüyoruz ve arkadaşlarım uykulu halimi görüp sorun var mı diye soruyor. Kahvemi içince gözlerim açılacağını belirtirim. Ama bu kamp sürecinde herkes bu halime alıştığını düşünüyorum.
Sporcular ABD’de mi daha çok eleştiriliyor, Türkiye’de mi?. Yoksa ikisinden birden mi?
-Sosyal medyada her zaman bir eleştiri var. Anonim bir şekilde eleştir yapabilince, insanların ne yazık ki bazen çirkin tarafları çıkabiliyor. Bu her yer için geçerli.
TBF
Beşiktaş'ın sıkıntısı transfer !
Beşiktaş'ta transfer dönemi sıkıntılı geçiyor. Mario Gomez takımdan ayrılırken yönetim, takımdan ayrılmak isteyen Jose Sosa'yı henüz ikna edemedi.
Milan kulübüyle bonservis pazarlığı yapan Sosa'nın takımdan ayrılma düşüncesinin devam ettiği öğrenildi.
Siyah beyazlılar, stoper ve sol bek takviyesi konusunda da istediği adımları atamadı.
Manchester City'den Kolarov, San Lorenzo'dan Mas için uzun süredir temaslar sürerken, Flamengo'dan Anderson Pico ve Barcelona'dan Adriano ile de görüşmeler sürüyor.
Stoper takviyesi için Lanus'tan Gustavo Gomez'i gündemine alan Beşiktaş, yine Barcelona'dan Mathieu için de nabız yokluyor.
32 yaşındaki Fransız stoper için Liverpool kulübünün de devrede olduğu belirtilirken, siyah-beyazlıların stoper ve sol bek takviyelerini Temmuz sonuna kadar bitirmeyi planladığı öğrenildi.
1 Nisan 2016 Cuma
19 dakikada forma girin!
Sadece 19 dakikanızı ayırarak tüm ana kas gruplarını etkin bir şekilde çalıştırın, kas gücünüzü artırırken sıkılaşıp forma girin.
NTC’nin (Nike Training Club) temel antrenmanlarından biri olan bu program tüm vücudunuzu hedefleyen 6 hareketten oluşuyor. 6 hareketi peş peşe 50’şer saniyelik sürelerde tekrarlayın. 6 hareketi de bitirdikten sonra 45 saniye dinlenin ve baştan bir tur daha yapın. Bu şekilde aralarda 45’er saniye dinlenerek 3 tur halinde çalışın.
SARKAÇ - 50 SANİYE
Çalışan bölge: Bacaklar, kalça ve karın
Çalışan bölge: Karın, göğüs, omuz, sırt
Çalışan bölge: Kalça ve bacaklar
Çalışan bölge: Göğüs, omuz, kollar, karın
Çalışan bölge: Kalça ve bacaklar
Çalışan bölge: Yan karın (oblikler) ve karın
30 Mart 2016 Çarşamba
Fitness performansınızı artıracak 7 kural
Kabul ediyoruz, fit olmak emek ve zaman istiyor! Fitness adına yaptığınız hiçbir şey hızlı ve kolay olmamalı. Fitness performansınızı doğru adımlarla iki katına çıkarmak için bu maddeleri izleyin.
İyi şeyler zaman alır sözünden yola çıkalım. Başarı hiçbir zaman kolay elde edilmiyor. Bu ister mesleğinizle alakalı olsun ister vücudunuzla… Bir şeyin sonucunun iyi ve güzel olmasını istiyorsanız, emek harcamanız ve sabır göstermeniz gerekiyor. Etrafınızda ya da arkadaş çevrenizde gördüğünüz hızlı ve kolay yoldan sonuçlar verdiğini iddia eden egzersiz ve beslenme programları konusunda çekimser davranmanızı öneririz. Programlar ya da listeler doğru olsa bile, bunları bir kere uygulayıp bırakmanız hiçbir işinize yaramaz… İyisi mi siz sağlıklı beslenmenize ve düzenli egzersizlerinize sadık kalın, gerisi çorap söküğü gibi gelecektir.
SAĞLIKLI BESLENİN
Kolay değil, egzersiz yaparken enerji harcıyor, kalori yakıyorsunuz… Kilo vermek isteyen biri için enerji harcamak güzel gibi gözükse de unutmayın ki kaybettiğiniz enerjiyi ayakta durabilmek için geri almaya ihtiyacınız var. Spor yaparken amacınız kilo vermek olabileceği gibi, kas kütlesini artırarak yapınızı genişletmek de olabilir. Her iki durum için de farklı beslenme tekniklerinin olduğunu hatırlayın. Spor yaptığınız zaman diliminde vitamin ve minerallerin çok önemli bir yere sahip olduğunu, bunların aynı zamanda sizi hastalıklardan da uzak tutacağını unutmayın. Dengeli bir diyet programı uygularken, renkli sebze ve meyvelerden, protein kaynaklarından ve işlenmemiş gıdalardan destek almaya çalışın.
MEDİTASYON YAPIN
Genel olarak hareketli ve temposu yüksek egzersizler yapmaktan keyif alıyorsanız bugüne kadar yoga ya da pilates yapmamış olmanız normal karşılanabilir. Ancak ne kadar hızlı hareketler yaparsanız yapın, kaslarınızın ve eklemlerinizin ekstra özene ihtiyacı olacak. Bu ihtiyacı 5-10 dakikalık esnemeyle giderebilirsiniz tabii. Ancak uzun vadede kalıcı bir rahatlıktan bahsediyorsak yoga ve benzer meditatif egzersizler tek çözümünüz olacak. Bu teknikler vücudunuzu, kas dokularınızı ve kemiklerinizi rahatlatacağı gibi zihninizde de olumlu değişiklikler sağlayacak.
SU İÇİN
Egzersiz boyunca vücudunuz su ve elektrolit kaybına uğruyor. Kaybettiğiniz enerji ve kaloriyi geri almanız gerektiği gibi vücudunuzdan attığınız suyun da telafisini yapmanız gerekiyor. Günlük yaşantınızda en az iki litre su içmeniz gerektiğini zaten biliyorsunuz. Ancak yoğun olarak egzersiz yapan biriyseniz, su tüketimine daha fazla dikkat etmeniz şart. Egzersiz sırasında suluğunuzu yanınızdan ayırmayın. Her susadığınızda az da olsa içmeye çalışın. Egzersiz sırasında su içmenin kas kramplarını önleyeceğini unutmayın.
DOĞRU NEFES ALIN
Egzersiz yaparken çok yoruluyorum, bir anda nefesim kesiliyor diye şikayet ediyorsanız, muhtemelen egzersiz sırasında doğru tekniklerle nefes alıp vermiyorsunuz. Doğru tekniği bir yana bırakalım, bazen nefes almayı unutup, nefesinizi tutuyor bile olabilirsiniz. Yaptığınız egzersizin hakkını verebilmek, daha dayanıklı olabilmek, egzersizi yarıda kesmemek için düzenli olarak nefes alıp vermeniz gerekiyor. Nefesi nasıl alıp vereceğiniz, yapacağınız harekete göre değişkenlik gösteren bir durum. Nefesinizi doğru bir sisteme oturttuğunuz takdirde, antrenmanlarınız daha uzun soluklu ve etkili olacak…
FARKLILIK YARATIN
Hep aynı sporu yapmaktan sıkılmıyor musunuz? Evet, belli bir programınız ya da sadık kalmanız gereken setler olabilir ancak bu yeni denizlere yelken açmayacağınız anlamına gelmemeli. Kardiyo egzersizi yapmayı, koşmayı çok seviyorsunuz diyelim. O zaman bir de kick boksa ya da crossfit’e yönelin. Peki ya sezon sporlarına ne dersiniz? Kışın kayak ya da snowboard, yazın sörf ya da kiteboard spor anlayışınıza farklı bir yorum katabilir.
SÜREKLİLİK SAĞLAYIN
Daha en başında söyledik, bu iş emek ve sabır istiyor… Bir hafta ya da ay boyunca ağır egzersiz yaptığınızda bir sonuç alamayıp her şeyi bir anda sonlandırmayın. Çünkü spor meyvelerini zaman içinde gösteriyor. Egzersiz tek başına bir şey ifade etmeyeceği gibi, sağlıklı beslenmeyi de şart koşar. Egzersizin ancak düzenli olarak yaptığınızda fayda sağlayacağını hatırlayın. Birkaç gün spor yapıp, bir ay ara verip sonra tekrar başlamanız sizin için yararlı olmayacak. Bu duruma karşı gelmek için kendinize hangi günleri spora ayıracağınıza dair bir program yazın. En önemlisi de sadık kalmaya çalışın. Notlar defterde kalmasın…
EĞİTMENE DANIŞIN
Her ne kadar sporla ilgilenen kişiler bir şekilde bilgi sahibi olsa da hiçbir şey bir kişisel eğitmenin bilgisiyle bir tutulmamalı. Sonuçta işin en doğrusunu bilen spor hocaları bu işin okulunu okudu. Haliyle en çabuk şekilde sonuca götürecek kişiler de onlar. Amacınıza uygun olarak, hangi hareketi nasıl, ne kadar yapmanız gerektiğini biliyorlar. Kendi başınıza spor yaptığınızda bir verim alamıyorsanız, dışarıdan destek almakta fayda var. Ancak ekonomik durumunuz her ay belli bir ödeme yapamayacak kadar güçlü olmayabilir. Siz de çareyi ünlü eğitmenlerin çıkarttıkları DVD’lerde bulabilirsiniz. Ev ortamında yapabileceğiniz DVD programları, cebinizi yakmayacak cinsten…
formsante.com.tr
9 Ocak 2016 Cumartesi
Pilates topuyla kalça ve bacak antrenmanı - SquatGirl
SquatGirl, yine evde yapabileceğiniz etkili bir antrenmanla karşınızda. Bir pilates topuyla günde 4 dakikanızı ayırarak forma girebilirsiniz...
Squatgirl
3 Ocak 2016 Pazar
20. Hafta Spor Toto Listesi | 30 Aralık 2016 - 03 Ocak 2016
2 Ocak 2016 Cumartesi
Seksi Sörfçü Anastasia Ashley
Seksi sörfçü Anastasia Ashley, Dünyaca ünlü spor dergisi Sports Illustrated'e verdiği özel pozlar ile büyüledi...
g
26 Kasım 2015 Perşembe
4 dakikada yuvarlak popoya sahip olun!
Çocukluğum Samantha Fox ve Pamela Anderson ile geçti. O dönemin erkek ve kadınları için büyük göğüsler ve küçük popolar son derece arzulanan şeylerdi. Ancak o zamanlar geçmişte kaldı. Artık büyük popolar çağını yaşıyoruz.
Sevgili Okurlar, Hayatımı kökten değiştiren spor ile tanıştığım güne kadar, reklam endüstrisinde çalışan iki harika çocuk annesi sıradan bir kadındım. Daha ne olduğunu anlayamadan bir spor bağımlısı oldum ve adrenalin dolu günlerim başladı. Şimdi ise bana bunu nasıl başardığımı soruyorlar. Çok kolay olduğunu söyleyebilirim. Çünkü her şeyi yapmanın en doğru yolunu öğrendim. Burada sizi daha kısa sürede, daha iyi sonuçlara götürecek tecrübelerimi paylaşacağım. Üstelik spor salonuna gitmeden, evde ve işte yapabileceğiniz basit hareketlerle… Nasıl antrenman yapmalı? Neler yemeli? Ne giymeli? En önemlisi de bunları yaparken sıkılmayacak, tam aksine çok eğleneceğiz! İhtiyacınız olan motivasyonu benden. Hadi bunu beraber yapalım ve başkalarına da ilham verelim!”Büyük popoların saklanacak bir şey olmadığını ve onları sergilemenin güzel bir şey olduğunu gösteren Jennifer Lopez, Beyonce ve Kim Kardashian’a teşekkür etmeliyiz sanırım. Büyük bir popoya sahip olduğunuz için koltukta yan gelip yatabileceğinizi ve televizyon karşısında patates cipsi yiyebileceğinizi düşünüyorsanız size kötü bir haberim var: Bir kadının poposunun seksi görünebilmesi için yuvarlak ve sıkı olmaya ihtiyacı var. Sıradaki videomuzda harika bir popo yapmanıza yarayacak en sevdiğim dört egzersizi bir araya topladım. Elbette hayalinizdeki popoyu squat yapmadan şekillendirmeniz mümkün değil. Bu hareketleri ancak beliniz ve sırtınız sağlıklıysa yapabilirsiniz. Faydasını görebilmeniz içinse en doğru şekilde yapmanız gerekiyor. Söylentilere son verme zamanı…
1.CİNSİYETİNİZ:
Kadınlar, erkeklere oranla çok daha yavaş kas kazanırlar. Çünkü
vücutlarında, proteini kasa çevirmeye yarayan testosteron hormonundan
çok daha az miktarda bulunur.2.GENLERİNİZ: Vücut yapınız, yaptığınız antrenmanın ne ölçüde size kas olarak geri döneceğini etkiler. Mesela mezomorf vücut tipine sahipseniz, hızlı bir şekilde kas kütlenizi artırabilirsiniz. Ancak ince vücut tipi olan bir ektomorfsanız, daha yavaş bir şekilde kas kazanırsınız. Üçüncü vücut tipi olan endomorflar ise genel olarak daha fazla vücut yağına sahip yuvarlak hatlı kişilerdir. Bu vücut tipli insanlar da kas kazanabilirler ancak kaslarının belirgin hale gelmesi için yağ yüzdelerini düşürmeleri şarttır.
3.ANTRENMAN YÜKÜNÜZ:
Kuvvet antrenmanı yapıyorsanız, kaslarınıza ekstra bir yük
yükleyeceğiniz için kas kütleniz artar. Kendi vücut ağırlığınızla
yapacağınız squatlar, kas kazanmanıza yardımcı olur ama bunun üzerine
bir de ağırlık eklerseniz daha iyi sonuç alırsınız.
4.BESLENMENİZ:
Yeteri kadar yemek yemezseniz ve uyumazsanız, kas kazanamayacağınız
için bacaklarınız şekillenemez. Şimdi kafa karıştırıcı konuya geri
dönelim. Squat yapmak bacakları büyütür mü? Evet, eğer bir mezomorf
(orta) vücut tipine sahip bir erkekseniz ve düzenli yemek yiyip
dinleniyorsanız büyütür. Evet, endomorf (kısa) vücut tipine sahip bir
kadınsanız ve dengeli bir şekilde beslenmeyip kardiyo antrenmanı
yapmıyorsanız büyütür. İşin özüne dönecek olursak, arkadaşınızla aynı
miktarda squat yapıyor olmanıza rağmen, yukarıda belirttiğim nedenlerden
ötürü onunla aynı sonuçları alamayabilirsiniz. Her vücut tipine ortak
olarak verebileceğim tavsiye şu olacaktır: Biçimli ve fit olabilmek için
sağlıklı beslenin ve squatlarınızı aerobik egzersizler ile birleştirin.

hurriyet.com.tr
Vücudunuzu Forma Sokacak 7 Egzersiz
Forma girmek ve güzel bir vücuda sahip olmak mı istiyorsunuz?
Bu hedefiniz için yapabileceğiniz birkaç güzel egzersiz var. Bu egzersizler kolay olmalarının yanı sıra, vücudunuzu kuvvetlendirecek ve kalori yakmanızı da sağlayacak. Ama ne var ki, bu hareketlerin yanı sıra iyi beslenmeli ve yeterince uyumalısınız.
İşte vücudunuza büyük fayda sağlayacak 7 egzersiz:
1) İp atlamak
En son ne zaman ip atlamıştınız? Belki de çocukluğunuzda. İp atlamak ucuz ve her yerde yapabileceğiniz bir egzersiz. Ve diğer tüm egzersizlerden daha fazla kalori yakmanızı sağlıyor. Muhteşem bir egzersiz ve eğlence için ip atlayın.
Ayrıca ip atlamayı çocuklarınızla da yapabilirsiniz. Üstelik istediğiniz her yerde de yapabilirsiniz. Sadece ipi çantanıza koyun ve istediğiniz yere götürebilirsiniz.
2) Squat
Squat (çömelme) birden çok kas grubunu çalıştıran bir tüm-vücut egzersizi. Bu güçlü egzersiz kalçalarınızı düzeltip, vücudunuzu kuvvetlendirecek ve bir sürü kalori yakmanızı sağlayacak.
Kalori harcamanızı artırmak ve kalp atımınızı hızlandırmak için hareketi zıplayarak da yapabilirsiniz ya da çömelme pozisyonunda elinizde dambılla durup hareketi zorlaştırabilirsiniz. Düzenli olarak squat yapmak vücudunuzu forma sokmak ve fiziksel sağlığınızı artırmak için çok iyi bir yol.
Eğer bütün gün evde veya işte oturursanız sağlığınız büyük tehlike altında demektir. Yemeğin pişmesini beklerken, çay yaparken veya bilgisayar açılırken birkaç squat yapabilirsiniz.
3) Şınav
Ne yazık ki birçok insan şınav çekmekten kaçınıyor çünkü yapması biraz zor ama aslında vücudunuz için muhteşem bir hareket. Omuzunuz ve göğsünüzün farklı bölgelerini çalıştıracak pek çok şınav çeşidi var. O yüzden şınav çekerken farklı çeşitleri deneyebilirsiniz.
Şınav sadece göğsünüzü veya omuzlarınızı değil tüm gövdenizi kuvvetlendirir. Eğer ilk başta şınav çekemiyorsanız kuvvetlenene kadar dizleriniz üzerinde şınav çekin. Forma girmek için haftada birkaç gün yapın. Şınav çekmek göğsünüzün büyümesinde de yardımcı olacaktır ve ayrıca kalbiniz için de iyi.
Ama belinizin ağrımaması için hareketi doğru bir şekilde, düz bir gövdeyle yapmanız önemli.
4) Lunge
Bacaklarınızı sıkılaştırmak için lunge hareketini yapmayı deneyin. Lunge bacakları teker teker çalıştırdığı ve izole ettiği için çok iyi sonuç verecektir. Biraz kardiyo katmak ve yoğunluğu artırmak için zıplayarak da lunge yapabilirsiniz.
Benim tavsiyem 2 günde bir, 3 set ve 10 tekrarlı çalışmanız.Çok meşgul de olsanız lunge yapmak için mutlaka zaman bulabilirsiniz. O yüzden bahane bulmayı bırakın.
5) Yüzme
Yüzme vücudunuzu forma sokmak için mükemmel bir spor. Çünkü vücudunuzdaki tüm kasları çalıştırıyor ve çok önemli miktarda kalori yakmanızı sağlıyor. Bunun yanı sıra tansiyonu azaltıyor, kalbinizi güçlendirip aerobik kapasitenizi artırıyor. Üstelik yüzme hem eğlenceli hem de ailece yapabileceğiniz bir spor. Ama tabi ki her zaman ve her yerde yapamazsınız.
6) Koşu
Koşmanın vücuda pek çok faydası var. Stresi azaltıyor, kalp sağlığınıza iyi geliyor,depresyon riskini azaltıyor, genel sağlığınızı artıyıro ve çok yüksek miktarda kalori yakmanızı sağlıyor. Koşu vücut yapınızı çok olumlu bir şekilde değiştirecektir. Kuvvetli ve sıkı bacaklara sahip olmanız için koşmanız çok iyi bir yol.
Koşmak özellikle de sabahları çok zevkli bir aktivite ve her gün yapabilirsiniz. Her koşudan sonra büyük bir başarmışlık duygusu hissedeceksiniz.
7) Bisiklet
Bana yağ yakmak, spor yapmak için en iyi, en kolay ve en eğlenceli yol hangisi diye sorarsanız "bisiklete binmek" derim. Bisiklet, hem bacaklarınız hem de bütün vücudunuz için çok etkili bir egzersiz.
Kollarınızı, sırtınızı, bacaklarınızı ve kalbinizi güçlendiriyor ve kilo vermenizi sağlıyor. Üstelik bisiklete binmeyi spor programınıza dahil etmeniz çok kolay çünkü bir yerden bir yere gitmek için bisikleti kullanabilirsiniz. Hem sağlığınızı hem de cüzdanınızı korumak için çok etkili bir yöntem.
23 Kasım 2015 Pazartesi
Puan Durumları





















































