18 Temmuz 2020 Cumartesi

Erken yaşta kariyerini noktalayan sporcular

Kariyerini erken tamamlayan onlarca sporcu gördük. Son olarak da Schürrle… Kimi sakatlıklardan, kimi “tükenmişlikten” kimi de sebepsiz yere kariyerini noktaladı.

Sporcu psikolojisi üstüne düşünüldüğünde çok fazla ayrıntı barındıran bir dal. Üstün körü düşünecek olursak, 7-8 yaşından beri her gün, 365 gün antrenman yaptığınızı düşünün. Tek bir hayalle: Kazanmak. Bu sadece para değil. Başarı kazanmak da var. İstediğin takıma gitmek, görünür olmak, madalya alabilmek, alkışlanmak, “büyümek…”
Ya başaramazsanız? Ne düşünürdünüz? Ne yapardınız?
Bugün, 5 sene öncesine kadar dünya futbolunun “yeni” yıldızlarından olan Andre Schürrle futbolu bıraktığını açıkladı. 2014’te Dünya Kupası kazanmıştı. Peki ne oldu sonra? Biz birkaç sakatlığını biliyoruz. Fazlasını da değil. Schürrle, futbolcu olarak son açıklamasında, “Şimdi bana doğru gelen tüm güzel olasılıklara hazırım ve açığım.” dedi.
Tüm bu giriş hakkında Safter Elmas’ın, “Bi futbolcu olursak…” kitabını öneririm.
Biz bugün, sporu erken bırakmış sporculara ve “son açıklamalarına” bakacağız.
- Nico Rosberg – 31 yaşında 
Listeye kazandıktan sonra emekli olan bir isimden başlıyoruz. Nico Rosberg… Rosberg, senelerce padokun bilinir isimlerindenken, 2016’ta Lewis Hamilton ile girdiği şampiyonluk yarışını kazandı ve Dünya Şampiyonu oldu. O sezon aslında tartışmalarla, polemiklerle geçmişti ancak kimse Rosberg’in böyle bir karar alabileceğini düşünmedi. Rosberg, son açıklamasında, “25 yıl bu an için mücadele ettim. Çok çalışarak, çok acı çekerek, fedakarlık yaparak bu amacıma ulaştım. Bence bırakmak için en doğru zaman” dedi. Çoğu insan, bir şey kazandıktan sonra daha fazlasını istiyor. Rosberg, yerinde durmayı tercih etmişti.
- Tutya Yılmaz – 20 yaşında
Tutya’yı ilk izlediğimizde “gelecek” demiştik. Sadece yaptığı spor için, minder üstündeki başarısı için değildi. Ancak Tutya, henüz 20 yaşında sporu bırakma kararı aldı. Tutya’nın şu açıklaması, birçok şeyi de anlatıyor: “Senin “Kas Yığını” dediğin şey benim 16 yıllık emeğim, gözyaşım, döktüğüm ter, harcadığım emek, kaçırdığım mezuniyetim ve yazamadığım bir dünya şey…”

Sercan Yıldırım – 29 yaşında
Sercan Yıldırım’ın hikayesi malum… Futbolu bıraktı, Survivor’a gitti. Sercan, 2012’de Galatasaray Dergisi röportajında şöyle ilginç bir açıklama yapmıştı:
“Ben kendi açımdan şöyle düşünüyorum. Küçük yaşta oyuncu büyük beklentiye giriyor, dışarıdan da onunla ilgili çok şey bekliyorlar. “Yaparsın, edersin, sen çok iyisin” diyorlar, çocuk da “ben oldum” havasına giriyor. Büyüdüğü zaman da biraz yaşamışlığı oluyor onun, fazla sıkmıyor, nasıl olsa yaparım demeye alışmış oluyor. 18 yaşımda milli takıma gitmek belki o anlamda bir şans bile olmuş olabilir benim için. O yaşta aklım fikrim yerindeydi, çocuk değildim, biliyordum ne olup bittiğini. Zor ulaştığımı, çok çalıştığımı biliyordum. 15 yaşından itibaren milli takımda oynayan oyuncunun, biraz da başarılı olmuşsa havaya girmesi daha kolay. Ama bu sorunun yavaş yavaş aşıldığını düşünüyorum. Küçük yaşlarda başarı kazanıp kariyerini istenilen seviyeye taşıyamayan oyuncular hiç olmadılarsa da bir şekilde yararlı oldular futbolumuza; artık genç futbolcuların önünde bu örnekler var, herkes biliyor sadece yetenekle bir yere gelinemediğini. Çalışmayı bırakırsa altyapıların yetenekli oyuncusu olmaktan öteye gidemeyeceğini artık herkes görüyor.”

- Brandon Roy
Brandon Roy örneği ise tamamen sakatlıklarla alakalı. NBA’de 2006 draftlarında 6. Sıradan seçilen ve 2009’a kadar her sene All-Star olan Roy, dizinden yaşadığı sakatlıklar nedeniyle kariyerini 2011 yılında noktaladı. Yaptığı en unutulmaz açıklama: “Dizlerim artık kaldırmıyor” oldu.

- Björn Borg
Borg, tenis tarihinin en özel isimlerinden biri olarak gösterilir. Tarzı, oyun anlayışı ve kısa sürede yaptığı 16 grand slam finaliyle Borg, tenisin ünlenmesine yardımcı olan isimlerden biriydi. Ancak Borg, 26 yaşında emekli oldu. Borg’a göre emeklilik sebebi sakatlıklar ve sıkılmış olması idi. Kendi sözleriyle; oteller, uçaklar ve bitmek bilmeyen monotonluk…

- Michael Jordan
The Last Dance izleyen herkes, Jordan’ın girdiği psikolojiyi anımsayacaktır. Babasını kaybettikten sonra “amaç” bulamayan Jordan, henüz 30 yaşında emeklilik kararı almıştı. Sonradan basketbola dönse de, son basın toplantısında, tüm o mücadeleci yapısına rağmen “yoruldum” mesajı vermişti. "Medyadan, baskıdan, takımdan, her şeyden..." diye de eklemişti.

- Yao Ming
Yao Ming de hem vatandaşı olduğu ülke hem de fiziğiyle uzun yıllar dünyada en çok konuşulan basketbolculardan biri oldu. Ancak sakatlıklar yakasını bırakmadı. Ming, Çin için çok büyük bir figürdü ve Çin’deki neredeyse tüm sporcuların idolü olmayı başarmıştı. 2002’de başladığı NBA kariyerine 2011’de nokta koymak zorunda kalan Ming, son açıklamasında, “"Dokuz yıl önce Houston’a geldiğim zaman genç, uzun boylu ve sıska bir oyuncuydum. Bu kent ve bu takım beni sadece basketbol oyuncusu olarak değil, bir insan olarak da yetiştirdi, kızım burada doğdu. Kendimi Houston’ın yerlisi gibi hissediyorum, her zaman da böyle olacak." demişti.

- Carlos Roa
Listenin sonunda ise belki de en çok ilgi çeken sebep var. Carlos Roa, 1998 Dünya Kupası’nda Arjantin’in kalesini korudu ancak turnuva sonunda kendisini dinine vereceğini söyleyerek emeklilik kararı aldı. Roa, “"Futbolcu olmayı istemedim ve futbolu özlemiyorum. Futbol olmadan da mutluyum." demişti.
Tüm bu örnekler ne ilk, ne de Schürrle son olacak… Ancak kariyer hedefleri, hayattaki tüm hedefler, başarılanlar, başarılamayanlar düşünüldüğünde bu konu her zaman hikaye barındırmayı sürdürecek.


Kaynak: Alperen Delibaş / TRT SPOR

0 yorum :

Yorum Gönder