20 Mart 2020 Cuma

Diriliş: Santi Cazorla

Sadece birkaç yıl önce doktorlar ‘O’na, topa vurmasının mucizelere kaldığını, yürümesinin bile başarı olduğunu söyledi. Bugünlerde ise Cazorla, Villareal’deki performansıyla herkese parmak ısırtıyor. İşte Santi Cazorla’nın diriliş öyküsü…

Futbol Günlükleri’nin bu bölümünde, futbol hayatı bitme noktasına gelen Santi Cazorla’nın kariyeri, geçirdiği ağır sakatlıklardan sonra futbola geri dönüşünü ve milli takım seviyesine tekrar yükselişini konu alacağız.
Kuzey'den güneye...
İspanya’nın en kuzeyi sayılabilecek noktalarından Llanera adlı küçük bir kasabada dünyaya geldi. Sekiz yaşında genç takımlarda oynamaya başladı ve kısa süre içerisinde önce şehrinin takımı Oviedo’ya ordan da ülkenin diğer ucu, en güneyi Villarreal’e transfer oldu. İlk sezonunda fazla süre alamadı ancak ikinci sezonunda, sezonun genelinde değişilmez isimlerden oldu. Riquelmeli, Sorinli, Forlanlı takımda yer aldı. 2005-06’da Villarreal, Şampiyonlar Ligi yarı finaline kadar yükseldi ancak Arsenal’e elendi. (Juan Roman Riquelme’nin bu maçın son anlarında kaçırdığı penaltı hala tüm futbolseverlerin hafızalarında yer ediyordur.) Ancak Cazorla, Şampiyonlar Ligi’nde fazla süre alamadı ve genelde lig maçlarında rotasyon oyuncusu oldu.




Huelva’ya bir yıl kiralanmasının ardından performansını sürekli yükseltecek ve Sarı Denizaltı ile beraber emin adımlarla ilerleyecekti. 2007’de dikkat çekici performansı ile İspanya’da yılın futbolcusu olmayı başarmıştı. Bir yıl sonra yine müthiş bir sezonun ardından İspanya Milli Takımı’nın EURO 2008 kadrosuna da girmeyi başaran Cazorla, bu şampiyonada yarı final hariç bütün maçlarda kenardan gelerek takımına katkı verdi ve ilk kez dünya futboluna ‘ben de buradayım’ mesajı verdi. İspanya’nın ‘Altın Jenerasyonu’nda yer aldı. 19 yaşında girdiği Villarreal’in kapısından 27 yaşında biriktirdiği güzel anılarla çıktı.
2010 yılında Abdullah es-Sani tarafından satın alınan ve hatırı sayılır yatırımlar yapan Malaga, bir yıl sonra Santi Cazorla’yı da kadrosuna katacak ancak sadece bir sezon sonra 19 milyon Euro karşılığında Arsenal’e imza attı.



Ada günleri ve talihsiz sakatlık
Futbol hayatının büyük kısmında istikrarlı bir oyuncu olan Santi Cazorla’nın Arsenal günlerini hatırlayan çoğu futbolsever aslında onun sakatlık sorunları ile boğuşan, bir türlü istikrar yakalayamayan ve devamlılığı olmayan bir futbolcu olduğunu söyleyecektir ama kazın ayağı öyle değildir. İnsanların aklında hep kötü şeyler yer eder ya, Cazrola’nın durumu da işte tam da böyle. Arsenal ile geçirdiği ilk sezonlarda harika bir performans sergileyen İspanyol futbolcu kısa zamanda taraftarların sevgilisi haline geldi. Attığı kritik goller, tekniği, şık asistleri ve dinamizmi ile Wenger’in değişilmezleri arasına girdi. 6 yıl, 2 FA Cup, 180 maç, 29 gol ve 45 asist…



Wenger: Gördüğüm en kötü sakatlık 
19 Ekim 2016 gecesi Santi Cazorla, Emirates’in çimlerine çıkarken muhtemelen kırımızı formayı son kez giyeceğini bilmiyordu. Karşılaşmanın 57. dakikasında acıyla kenara gelen İspanyol oyuncu daha bir dakika önce Mesut Özil’e servis yapmış ve takımın 6-0’lık zaferinde pay sahibi olmuştu. Aşil tendonundan yaşadığı rahatsızlık sonrası hayatının en kötü günlerini yaşadı.



“Futbol hayatımda gördüğüm en kötü sakatlık. Şunu söylemeliyim ki, Santi Cazorla'nın futbol oynamayı ne kadar çok sevdiğini biliyorum. Ona olanlar için gerçekten çok üzgünüm çünkü bu gerçekten inanılmaz” diyordu Arsene Wenger bu sakatlık için. Geçirdiği ağır acıların ardından sağ ayağının kangren olma ihtimali de beliren futbolcu, çok zor günler yaşadı. Tüm dünya medyası ve futbolseverler, Cazorla’nın artık ilerlemiş yaşını da göz önüne alarak artık emeklilik zamanın geldiğini düşünüyordu. Belki bir kişi böyle düşünmüyordu o da Cazorla’nın ta kendisiydi.
Kolundan alınan deri ayağına nakledildi
Çocukları Enzo ve India’nın isimlerini iki koluna da dövme olarak yaptıran İspanyol futbolcu kaydettiği gollerin ardından bu dövmelerini öperek seviniyordu. Yaşadığı talihsiz sakatlığın ardından kolundan deri alınan bir deri parçası, aşil tendonunun üzerine greftleme ile aktarılacaktı. Sol kolunda yer alan kızı India’nın adının dövmesi artık sağ ayağında olacaktı. Bu süreçte onu en çok üzen olaylardan birinin de bu olduğunu söyleyecekti Cazorla daha sonra.



Sihirli imza töreni
2018’in yazında Villarreal’in El Madrigal Stadyumu’nu dolduran bir grup taraftar Santi Cazorla’nın sihir içeren imza töreninde İspanyol futbolcuya vefasını gösteriyor ve tekrar hoş geldin diyordu. ‘Küçük Büyücü’ lakaplı futbolcu, lakabına yakışır bir şekilde sihir dolu bir imza töreninde, dakikalarca ayakta alkışlanıyor ve taraftarlar tarafından onore ediliyordu. Bir grup insan ise bu olayların sadece Cazorla’nın rehabilitasyon aşamasının bir parçası olduğunu ve onun artık eskisi gibi olamayacağını söylüyordu. Şüphesiz o, taraftarların güvenini ve bu jestini karşılıksız bırakmayacaktı. İşte o imza töreni…


Yeşil sahalara geri döndü, milli takıma yükseldi
Dile kolay… Günümüz profesyonel futbol dünyası düşünüldüğü zaman, 636 gün yeşil sahalardan uzak kalan bir futbolcunun kısa zaman futbola adapte olup eski formuna kavuşması beklenmez, bekleyemezsiniz. İşin doğal tarafı, oluru budur. Hatta 33 yaşında bir futbolcunun yaklaşık iki yıl sahalardan uzak kalıp, on bir ameliyat geçirip sahalara geri döneceğini düşünmek hatta İspanya Milli Takımı’na yükseleceğinden falan bahsetmek abesle iştigal olarak nitelendirilir. Öyle ki İspanyol mucizesi bu adam doktorlara meydan okuyarak bunu başardı.



Yürümesine mucize gözüyle bakılan bu adam ikinci Villarreal döneminin ilk sezonunda herkesi şaşkına çevirerek tam 46 maçta forma giydi, 7 gol attı ve 11 asist yaptı. Bu sezona da hızlı başlayan Cazorla şu ana dek La Liga’da 29 maçta 12 gol ve 7 asistlik performansla oynadı. Geri dönüşün ardından sergilediği harika performans ona milli takım kapısını da tekrar açtı. En son Kasım 2015’te milli takım forması giyen Cazorla, Haziran 2019’da tekrar İspanya formasını sırtına geçirdi ve bu müthiş diriliş hikayesini zaferle sonuçlandırdığını ilan etti.
Santi Cazorla bugün 35 yaşında ve futbol hayatının ikinci baharını yaşıyor. Güçlü ve pes etmeyen hayat anlayışının herkese örnek teşkil etmesi dileğiyle…
Kaynak: TRT SPOR

0 yorum :

Yorum Gönder